<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ceza Hukuku &#8211; My Blog</title>
	<atom:link href="https://cozumavukatlik.com.tr/hukuk/ceza-hukuku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://cozumavukatlik.com.tr</link>
	<description>My WordPress Blog</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 May 2026 15:12:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/cozum-hukuk-ikon-150x150.png</url>
	<title>Ceza Hukuku &#8211; My Blog</title>
	<link>https://cozumavukatlik.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu ve Cezası</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-guvenligini-tehlikeye-sokma-sucu-ve-cezasi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-guvenligini-tehlikeye-sokma-sucu-ve-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 15:02:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1952</guid>

					<description><![CDATA[Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, 5237 sayılı TCK&#8217;nın 179. maddesinde düzenlenmiş olup alkollü araç kullanma, tehlikeli sürüş ve trafik işaretlerine müdahale gibi eylemleri kapsamaktadır. Şikayete tabi olmaksızın resen kovuşturulan bu suçun cezaları, 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile artırılmıştır. Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, trafik güvenliğinin tehlikeye sokma suçunun cezasına, unsurlarına, yargılama usulüne ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, 5237 sayılı TCK&#8217;nın 179. maddesinde düzenlenmiş olup <strong>alkollü araç kullanma, tehlikeli sürüş ve trafik işaretlerine müdahale gibi eylemleri kapsamaktadır.</strong> Şikayete tabi olmaksızın resen kovuşturulan bu suçun cezaları, <strong>04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile</strong> artırılmıştır.</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <b>trafik güvenliğinin tehlikeye sokma suçunun cezasına, unsurlarına, yargılama usulüne ve bağlantılı dava süreçlerine ilişkin </b>genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Nedir?</h2>
<p>Halk arasında &#8220;alkollü araç kullanma suçu&#8221; olarak bilinse de Türk Ceza Kanunu&#8217;nun 179. maddesinde üç ayrı ve bağımsız suç tipini bünyesinde barındıran trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda korunan hukuki değer olarak kamu düzeni ve genel güvenliği esas alınır.</p>
<ul>
<li><strong>179/1:</strong> Ulaşım güvenliğini sağlayan işaretlere ya da teknik sistemlere müdahale ederek tehlike yaratmak.</li>
<li><strong>179/2:</strong> <span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;">kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek biçimde araç sevk ve idare etmek.</span></li>
<li><strong>179/3:</strong> <span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;">alkol, uyuşturucu madde ya da başka bir nedenle emniyetli araç kullanamayacak hâlde olmasına karşın araç kullanmak.</span></li>
</ul>
<p>Hem teoride hem de Yargıtay uygulamalarında yerleşik biçimde kabul edildiği şekliyle, birinci ve ikinci fıkralardaki suçlar, somut tehlike suçu niteliği taşımaktır. Yani failin cezalandırılması adına hareketin somut bir tehlike <strong>doğurmuş ya da doğurabilecek nitelikte olduğunun</strong> saptanması gerekir. Üçüncü fıkrada ise suçun oluşması için bir <strong>tehlikenin somut biçimde tespiti aranmamaktadır. </strong></p>
<h2>Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçunun Cezası</h2>
<p>TCK m.179&#8217;da düzenlenen bu suçun cezası fıkradan fıkraya önemli farklılıklar taşımakta olup 7550 sayılı Kanun&#8217;un 12. maddesiyle 04.06.2025 tarihi itibarıyla bazı fıkralardaki yaptırımlar artırılmıştır.</p>
<p>Birinci fıkra (m.179/1): Ulaşımın güven içinde akışını sağlamak amacıyla konulmuş işaretleri değiştirme, kaldırma, yanlış işaret verme ya da teknik işletim sistemine müdahale ederek başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlike yaratan kişiye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir. Bu fıkradaki suç, seçimlik hareketlerin herhangi birinin gerçekleştirilmesiyle oluşmakta; kanundaki tüm suç tipleri arasında en ağır yaptırımı barındırmaktadır.</p>
<p>İkinci fıkra (m.179/2): Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayatı, sağlığı ya da malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek biçimde sevk ve idare eden kişi, 7550 sayılı Kanun ile belirlenen yeni düzenleme uyarınca dört aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. 04.06.2025 tarihinden önce alt sınır üç ay olarak belirlenmişti; artırım bu tarih itibarıyla geçerlilik kazanmıştır.</p>
<p>Üçüncü fıkra (m.179/3): Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli biçimde araç sevk ve idare edemeyecek hâlde olmasına rağmen araç kullanan kişi, 7550 sayılı Kanun&#8217;dan önce ikinci fıkraya yollama yapılarak cezalandırılmaktaydı. Yapılan değişiklikle bu fıkraya bağımsız bir ceza öngörülmüş ve yaptırım altı aydan iki yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Alt sınırın ikinci fıkradan daha yüksek tutulması, kanun koyucunun bilinçli uyuşturucu ya da alkol etkisiyle araç kullanmayı daha ağır değerlendirdiğini ortaya koymaktadır.</p>
<p>Cezanın alt ve üst sınırları arasındaki geniş takdir aralığı, hâkime olayın özelliklerine göre bireyselleştirme imkânı tanımaktadır. Bu bireyselleştirme sürecinde suçun işleniş biçimi, failin kastının yoğunluğu, trafik koşulları, alınan alkol miktarı, kaza olup olmadığı ve varsa zararın ağırlığı gibi etkenler birlikte değerlendirilmektedir. Bu denli değişken bir tablo karşısında cezanın miktarı ve olası bireyselleştirme seçenekleri konusunda deneyimli bir ceza avukatına danışmak, sürecin doğru yönetilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.</p>
<h2>Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçunda Adli Para Cezası ve HAGB (2026)</h2>
<p>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilip çevrilemeyeceği, cezanın miktarına ve failin koşullarına göre değişmektedir. TCK m.50 uyarınca bir yıl ve altındaki kısa süreli hapis cezaları, belirli koşulların varlığı hâlinde adli para cezasına çevrilebilmektedir. Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanık hakkında hükmedilen otuz gün ve altındaki hapis cezası ise TCK m.50/3 uyarınca zorunlu olarak seçenek yaptırıma çevrilmek durumundadır. Hesaplama yöntemi bakımından mahkeme günlük adli para cezası miktarını kişinin ekonomik durumuna göre en az 20, en fazla 100 Türk Lirası olarak belirleyip bu miktarı hapis cezasının gün sayısıyla çarpmaktadır.</p>
<p>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), bu suç bakımından son derece hareketli bir yasal süreçten geçmektedir. Anayasa Mahkemesi, 01.06.2023 tarih ve 2022/120 E., 2023/107 K. sayılı kararıyla HAGB kurumunu düzenleyen CMK m.231&#8217;in temel fıkralarını Anayasa&#8217;ya aykırı bularak iptal etmiştir. Bu iptal kararının yürürlük tarihi ise 01.08.2024 olarak belirlenmiştir. Yasama organı bu geçiş sürecinde 7499 sayılı Kanun&#8217;u (12.03.2024) yürürlüğe koyarak HAGB kurumunu tümüyle kaldırmak yerine yeniden düzenlemiş; sanığın HAGB&#8217;yi kabul etme zorunluluğunu 01.06.2024 itibarıyla kaldırmış ve kararın istinaf yoluyla denetlenebilmesini sağlamıştır. Yargıtay ve yerel mahkemelerin uygulaması, söz konusu değişikliklerin ardından yeniden şekillenmektedir. Bu konu son derece dinamik bir seyir izlemekte olduğundan suç tarihi ile hüküm tarihi itibarıyla hangi düzenlemenin uygulanacağının somut dosya kapsamında bir avukat aracılığıyla değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>
<h2>Trafik Güvenliğini Tehlikeye Düşürme Suçunun Unsurları</h2>
<p>Herhangi bir suçun oluşup oluşmadığının tespiti, o suçun kanuni tanımında yer alan unsurların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrıca irdelenmesini gerektirmektedir. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından da bu unsurlar birbirinden farklı işlevler üstlenmekte; birinin eksikliği suçun oluşumunu doğrudan etkilemektedir. Öğreti ve Yargıtay içtihadında bu suçun temel unsurları şu biçimde ortaya konulmaktadır:</p>
<p>Fiil unsuru: TCK m.179&#8217;daki suç seçimlik hareketli bir suçtur; kanunda sayılan seçimlik hareketlerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi bu unsuru karşılar. İşaret tahribi, tehlikeli araç kullanımı ya da alkollü araç kullanımı bu seçimlik hareketlerin başında gelmektedir.</p>
<p>Tehlike unsuru: Maddenin birinci ve ikinci fıkraları somut tehlike suçu olarak kurgulandığından gerçekleştirilen hareketin başkalarının hayatı, sağlığı ya da malvarlığı bakımından somut bir tehlike doğurmuş olması ya da doğurabilecek nitelikte bulunması aranmaktadır. Her trafik kuralı ihlalinin bu tehlike eşiğini karşıladığı kabul edilmemekte; Yargıtay, tehlikelilik hâlini somut olay özelinde ayrıca değerlendirmektedir.</p>
<p>Manevi unsur (kast): TCK m.179&#8217;daki suç kasten işlenen suçlardandır; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Taksirli fiiller TCK m.180 kapsamında ayrıca değerlendirilmektedir. Suçun olası kastla da işlenebileceği öğretide kabul görmektedir.</p>
<p>Maddenin 179/3 kapsamındaki özel unsur: Bu fıkra bakımından yalnızca alkol ya da uyuşturucu madde tüketilmiş olması yeterli değildir; tüketilen maddenin etkisiyle kişinin emniyetli araç kullanma yeteneğini yitirmiş bulunması da zorunludur. Adli Tıp Kurumu&#8217;nun bilimsel verileri ve Yargıtay&#8217;ın yerleşik uygulaması çerçevesinde 1,00 promilin üzerindeki alkol miktarı, tüm bireyler bakımından güvenli araç kullanma kapasitesini ortadan kaldırdığı kabul edilmektedir.</p>
<p>Hukuka aykırılık ve kusur: Zorunluluk hâli ya da meşru müdafaa gibi hukuka uygunluk nedenlerinin varlığı hâlinde suçun oluşumu engellenebilmektedir. Kusuru azaltan ya da ortadan kaldıran hâllerin tespiti ise cezayı doğrudan etkilemektedir.</p>
<p>Bu unsurların hangi somut olgularla karşılandığı ya da karşılanmadığı, dava stratejisi açısından belirleyici bir işlev üstlenmektedir. Yargıtay içtihadında tehlike unsurunun somut olay koşullarına göre ayrıca saptanması gerektiği defalarca vurgulanmıştır; dolayısıyla sanığın savunmasında bu unsurun eksikliğini ispat etmek, beraatla sonuçlanabilecek ciddi bir hukuki zemin oluşturmaktadır.</p>
<h2>Suçun Soruşturma ve Yargılama Usulü</h2>
<p>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, şikâyete bağlı olmaksızın resen soruşturulan suçlardandır. Trafikte durdurulma, kaza, ihbar ya da başka bir bildirim yoluyla suçtan Cumhuriyet savcılığı haberdar olduğunda soruşturma kendiliğinden başlar; mağdurun ya da herhangi birinin şikâyetçi olması aranmaz. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından suçun işlendiği yönünde yeterli şüphe oluşuyorsa iddianame düzenlenerek kamu davası açılır. TCK m.179/2 ve m.179/3 kapsamındaki fiiller, CMK m.250/1-a bendi uyarınca seri muhakeme usulüne tâbidir. Bu usulde Cumhuriyet savcısı, şüpheliye belirlenen cezada yarı oranında indirim önerir; şüphelinin bu teklifi kabul etmesi ve mahkemenin onaylaması hâlinde dosya hızlıca sonuçlandırılmaktadır. Seri muhakeme usulünün uygulanmaması hâlinde dava sıradan kovuşturma sürecine taşınır. Tüm yargılama seçeneklerinde görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi&#8217;dir.</p>
<h2>Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yargıtay Kararları</h2>
<p>Yargıtay&#8217;ın TCK m.179 kapsamındaki içtihadı, suçun uygulamadaki sınırlarını belirlemekte ve alt mahkemeler açısından bağlayıcı bir çerçeve oluşturmaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2020/6633, K.2023/4639:</strong></span></p>
<p>Alkollü araç kullanma nedeniyle hem trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hem de taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kurulan davada Yargıtay, zarar suçu ile tehlike suçunun aynı fiilden kaynaklandığını tespit etmiştir. Kararda; zarar suçunun oluştuğu hallerde, tehlike suçu tehlikenin zarar suçu içinde absorbe olması nedeniyle ayrıca cezalandırılmaması gerektiği vurgulanmıştır. Bu içtihat, taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının birlikte yargılandığı davalarda hakimlerin uyguladığı temel ölçütü ortaya koymaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2022/6696, K.2022/10524, 22.12.2022:</strong></span></p>
<p>Sanığın idaresindeki araçla meskun mahalde 28 saniye boyunca yolu kapattığı, drift yaparak arkadan gelen araçların görüş mesafesini engellediği olayda yargılama yapıldı. Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi sanığın eyleminin TCK m.179 kapsamında değerlendirilebileceğini tespit ederek alt mahkeme kararını onamıştır. Karar, sürücülerin &#8220;gösteriş&#8221; amacıyla yaptığı tehlikeli manevraların da bu suç kapsamına girdiğini açıkça ortaya koymaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2020/6894, K.2022/5253, 29.06.2022:</strong></span></p>
<p>1,19 promil alkollü olarak araç kullanan sanığın başka bir araçla çarpışması sonucunda yaralanmalı kaza meydana gelmiştir. Hem trafik güvenliğini tehlikeye sokma hem de taksirle yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerini inceleyen Yargıtay, aynı olay nedeniyle açılmış taksirle yaralama davasının varlığını araştırmadan her iki suçtan birden mahkumiyet kurulmasını hukuka aykırı bularak kararı bozmuştur. Bu karar, mükerrer yargılamanın önlenmesi ilkesinin bu suç tipindeki uygulamasını somutlaştırmaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2011/13369, K.2012/16661, 03.07.2012:</strong></span></p>
<p>Sanığın on gün içinde aynı suçu dört kez işlemesi üzerine yerel mahkeme her fiil için ayrı mahkumiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay bu uygulamayı hukuka aykırı bulmuş; aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda gerçekleştirilen fiillerde tek cezaya hükmedilmesi ve bu cezanın TCK m.43 uyarınca zincirleme suç hükümleriyle artırılması gerektiğine karar vermiştir. Karar, kısa süre içinde tekrarlanan alkollü araç kullanma vakalarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağını netleştirmesi bakımından emsal niteliği taşımaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Beraat kararları:</strong></span></p>
<p>Beraat kararları ağırlıklı olarak iki gerekçeyle verilmektedir: tehlike unsurunun somut olayda gerçekleşmediğinin tespiti ve alkol düzeyinin 1,00 promilin altında kalması durumunda güvenli sürüş yeteneğinin kaybedildiğine dair başkaca delil bulunmaması. Yargıtay içtihadında her kural ihlalinin suçu oluşturmadığı, tehlikelilik halinin somut olay özelinde ayrıca kanıtlanması gerektiği yerleşik biçimde kabul edilmektedir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi, E.2023/560, K.2023/896 &#8211; Bölge Adliye Mahkemesi onayı:</strong></span></p>
<p>Sanığın drift yaparak yolu kapattığı iddiasıyla açılan davada Bölge Adliye Mahkemesi, eylemin somut tehlike unsurunu karşılayıp karşılamadığını ayrıca irdelemiş; delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. Karar, tehlike unsurunun her somut olayda bağımsız biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>0,54 promil alkollü araç kullanma &#8211; Beraat:</strong></span></p>
<p>Yerel mahkeme; ölçüm değerinin tek başına emniyetli araç kullanamaz halin kanıtı olmadığını, somut tehlike yaratan bir davranışa ilişkin bağımsız delil bulunmadığını gerekçe göstererek CMK m.223/2-a uyarınca beraat kararı vermiştir. Adli Tıp Kurumu verileri ile trafik tutanağı içeriği birlikte değerlendirilmiş, salt alkol tespitinin mahkûmiyet için yeterli olmadığı hükme bağlanmıştır.</p>
<h2>TCK 179 Kapsamında Suçlamayla Karşı Karşıyaysanız Süreç Nasıl İlerler?</h2>
<p>Öncelikle, trafik güvenliğini tehlike sokma suçu, toplumun genel güvenliğini korumaya yönelik bir suç olduğundan dolayı şikayete tabi olmaksızın resen kovuşturulan bir hukuki süreç vardır. Dolayısıyla taraflar kendi arasında anlaşsa dahi ceza yargılaması devam eder.</p>
<p>Trafik ekiplerinin düzenlediği tutanakla başlayan süreçte dosya Cumhuriyet savcılığına gönderilir ve savcılık, olayın özelliklerine göre ifade alır, bilirkişi incelemesi yaptırır ya da <strong>yeterli şüphe bulunduğu kanaatine varırsa iddianame düzenleyerek ceza davası açar.</strong></p>
<p>Ceza davası kapsamında öngörülen cezalar, suçun işlendiği fıkraya göre değişir. Birinci fıkra bakımından 1 yıldan 6 yıla kadar, ikinci fıkra bakımından 3 aydan 2 yıla kadar, üçüncü fıkra bakımından ise 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Burada kritik bir nokta olarak, <strong>suçun oluşması için mutlaka bir kazanın meydana gelmesi veya somut bir zararın doğması gerekmez</strong>, trafik güvenliğinin ciddi biçimde tehlikeye düşürülmesi yeterlidir.</p>
<p>Yargılama sürecinde <strong>seri muhakeme usulü, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/adli-para-cezasi/">adli para cezasına</a> çevirme ya da cezanın ertelenmesi</strong> gibi kurumlar ve süreçler gündeme gelir. Yine olayın niteliğine, kapsamına bağlı idari ve cezai yaptırımlar birlikte de uygulanabilir.</p>
<p>Tüm bu süreçler, özellikle olası alternatif sonuçlar açısından TCK m. 179 <strong>teknik bir ceza yargılamasıdır</strong> ve sürecin başından itibaren alanda deneyimli bir ceza avukatından hukuki destek alınmasını gerekli kılar.</p>
<h3>Avukat desteği almak neden önemlidir?</h3>
<p>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ilk etapta her ne kadar yalnızca trafikteki belirli davranışları kapsayan sınırlı bir suç gibi görünse de, bir önceki bölümde de bahsettiğimiz gibi<strong> pek çok hukuki inceliği ve süreci bünyesinde barındırır.</strong></p>
<p>Aşağıda sıralayacağımız bu süreçlerin her biri tek başına belirleyici hukuki sonuçlar doğurabilecek noktalardır ve <strong>soruşturma aşamasında yapılacak bir beyan ya da savunma stratejisindeki yanlış tercih</strong>, telafisi güç hak kayıplarına ve sonuçlara yol açabilir.</p>
<ul>
<li>Suçun unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği</li>
<li>Alkol ölçüm raporunun usule uygunluğu</li>
<li>Tehlike unsurunun somut olayda tespiti</li>
<li>Seri muhakeme teklifinin kabul edilip edilmeyeceği</li>
<li>HAGP koşullarının mevcut olup olmaması</li>
<li>Cezanın bireyselleştirmesi seçenekleri</li>
</ul>
<p>Burada bir parantez de sürekli değişen prosedür ve mevzuatlara açmak gerekir. 10. Yargı Paketi ile cezalarda artışa gidilmesi ve HAGB&#8217;nin sürekli değişen yapısı, <strong>hem adil bir yargılama hakkının kullanılması hem de mümkün olan en iyi sonuca ulaşılması açılarında</strong> bu alanda deneyimli bir avukat ihtiyacını ortaya koyar.</p>
<h3>Etkin pişmanlıktan yararlanmak mümkün müdür?</h3>
<p>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından kanunda <strong>özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir.</strong> Bununla beraber, yargılama sürecinde failin pişmanlığını ortaya koyması ve meydana gelen zararın telafisine yönelik samimi ve somut adımlar atması, hakimin<strong> TCK 62. madde kapsamında takdir indirimi</strong> uygulamasında, cezanın ertelenmesinde ya da HAGB kararı verilmesinde etkili olabilir. <strong>Hakimin takdirine bağlı</strong> bir süreç olduğunun altını çizmek gerekir.</p>
<h3>Şikayete tabi bir suç mudur?</h3>
<p>Hayır, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak şikayete tabi suçlardan değildir ve Cumhuriyet savcılığı, suçu nasıl öğrenirse öğrensin (ihbar, trafik denetimi, kaza tutanağı vb.) <strong><a href="https://cozumavukatlik.com.tr/hukukta-resen-ne-demek/">resen</a> soruşturma başlatır.</strong> Suçun yalnızca bireysel bir menfaati değil kamu güvenliğini ve toplumun genelini etkilemesi dolayısıyla <strong>mağdurun şikayetinde vazgeçmesi de hukuki süreci sona erdirmez </strong></p>
<h3>Zamanaşımı süresi nedir?</h3>
<p>Suçun işlendiği tarihten itibaren başlayan zamanaşımı noktasında kritik birkaç detay vardır. Anlaşılır olması açısından şöyle maddelendirebiliriz bu süreleri:</p>
<ul>
<li>TCK m.179/2 ve m.179/3 kapsamındaki suçlar için dava zamanaşımı<strong> sekiz yıl</strong></li>
<li>m.179/1 kapsamındaki suç için ise <strong>on beş yıldır.</strong></li>
</ul>
<p>Peki bu fark neden kaynaklanır?</p>
<p>Birinci fıkradaki suçun üst ceza sınırının altı yıl olması dolayısıyla <strong>TCK 66&#8217;daki dava zamanaşımı hesaplama kuralı devreye girer. </strong>Hak kaybına uğramamak adına <strong>bu sürelerin uzman avukat gözetiminde takibi önemlidir. </strong></p>
<h3>Uzlaşma sürecinden yararlanılabilir mi?</h3>
<p><strong>Hayır</strong>, CMK m. 254&#8217;te tanımlanan suçlar arasında yer almadığından dolayı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda uzlaştırma süreci işlemez. <strong>Kamu güvenliğini tehlikeye sokan bu tür suçlar</strong> uzlaştırma kapsamına dahil edilmemiştir. Fail ile mağdur ve varsa diğer ilgililer anlaşmaya varsa dahi ceza yargılaması sona ermez.</p>
<h3>Bu suçun oluşması için bir kazanın gerçekleşmesi şart mıdır?</h3>
<p>Suç, tehlike yaratan hareketin gerçekleşmesi olarak tanımlandığından suçun oluşması için <strong>bir kazanın meydana gelmesi ya da fiili bir zarar oluşması şart değildir. </strong></p>
<p>1,00 promilin üzerinde alkollü halde araç kullanan bir sürücü, <strong>herhangi bir kaza yaşamasa dahi m. 179/3 kapsamında suç işlemiş kabul edilir.</strong> Eğer bu eylem kaza ya da maddi, manevi zarar ile sonuçlanırsa trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna ek olarak taksirle yaralama ya da öldürme gibi suçlar da gündeme gelir ve ayrı yargılamalar yapılır.</p>
<h3>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma taksirli bir suç mudur?</h3>
<p>TCK m.179 tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu <strong>yalnızca kasten işlenebilir,</strong> taksirle işlenmesi mümkün değildir. <strong>Sürücünün dikkatsizliği ya da ihlali bilinçsiz gerçekleştirmesi</strong> bu kapsamda değerlendirilmez.</p>
<ul>
<li>Alkol veya uyuşturucu etkisi altında araç kullanmak,</li>
<li>bilinçli şekilde aşırı hız yapmak ve</li>
<li>trafiği ciddi şekilde tehlikeye düşürecek manevralar yapmak.</li>
</ul>
<p><strong>Sürücü bu davranışların tehlikeli olduğunu bilir f</strong>akat buna rağmen yapmaya devam eder. Dikkatsizlik sonucu meydana gelen olaylar ise <strong>taksirle yaralama (TCK m.89) ya da taksirle öldürme (TCK m.85)</strong> kapsamında değerlendirilir.</p>
<p><strong>TCK m. 180&#8217;de</strong> ayrı bir suç tip olarak düzenlenen taksirle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ise deniz, hava ve demiryolu ulaşımını kapsamakta, <strong>karayolu araçlarını kapsam dışında bırakmaktadır.</strong></p>
<h3>Alkollü araç kullanmak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu sayılır mı?</h3>
<p>Burada belirleyici olan sürcünün kanındaki alkol seviyesidir. Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 48/6 hükmü çerçevesinde, <strong>1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu hükümleri uygulanır. </strong></p>
<p>Alkollü bir şekilde kazaya karışılması noktasında ise <strong>otomobil sürücüleri için 0,50 promil</strong>, diğer araç sürücüleri için <strong>0,20 promil</strong>, sürücünün güvenli araç kullanma yeteneğinin azalmasını gösteren önemli bir delil olarak kabul edilir ve<strong> kusur ile ceza sorumluluğunun değerlendirilmesinde belirleyici rol oynar.</strong></p>
<h3>1,00 promil altındaki alkol oranında ceza verilir mi?</h3>
<p>1,00 promil altındaki alkol oranı,<strong> tek başına trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu kapsamında değerlendirilmez. </strong></p>
<p>Bir örnekle açıklayalım buradaki durumu. Örneğin, 0,75 promil ile araç kullandığınız tespit edilirse, <strong>TCK m. 179/3 kapsamında hakkınızda ceza davası açılmaz.</strong> Fakat yasal sınırın üzerinde olduğunuz için 11.629 TL <strong>idari para cezası uygulanır</strong> ve ehliyetinize eğer ilk vaka ise <strong>6 ay süreyle el konur.</strong></p>
<p>Yine bu promil oranı ile bir trafik kazasına karışmanız ve yaralanma ya da ölüme sebebiyet vermeniz durumunda<strong> taksirle yaralama (TCK m. 89) veya taksirle öldürme (TCK m. 85)</strong> suçlarından cezai sorumluluğunuz doğar. Bu durumda da mahkeme, alkollü araç kullanmanızı bilinçli hareket etmek şeklinde değerlendirirse<strong> bilinçli taksir hükümlerini uygulayarak verilecek cezayı artırabilir. </strong></p>
<h3>Uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanmanın cezası nedir?</h3>
<p>Uyuşturucu madde noktasında yalnızca trafik güvenliğini tehlikeye atma suçu değil (<strong>6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası)</strong>, uyuşturucu maddeye ilişkin Ceza Kanunu hükümleri <strong>(2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası)</strong> de devreye girer. Yine alkollü araç kullanımından farklı olarak burada bir kullanım sınırı aranmaz. Testlerde uyuşturucu ya da uyarıcı madde etkisinin tespiti suçun oluşması açısından yeterlidir. Bu durumda kişi aynı olay nedeniyle birden fazla suçtan ayrı ayrı soruşturulur ve cezalandırılır.</p>
<h3>Ehliyete el konulur mu?</h3>
<p>Evet, davranışın niteliğine göre ehliyete geçici olarak el konulabilir. Örneğin,<strong> ilk kez alkollü araç kullandığı tespit edilen bir sürücünün ehliyetine 6 ay süreyle el konulur.</strong> Aynı ihlalin tekrarlanması durumunda bu süre kademeli olarak artar. Uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında araç kullanılması durumunda ise ehliyete daha uzun sürelerle el konulması söz konusu olur.</p>
<p>Bu işlem idari bir yaptırımdır ve ceza davasından bağımsız olarak uygulanır. Yani kişi hakkında henüz mahkeme kararı verilmemiş olsa bile trafik ekipleri ehliyeti olay anında geri alabilir. Ayrıca ceza yargılaması sonucunda mahkeme, olayın özelliklerine göre sürücü belgesinin geri alınmasına yönelik ek tedbirlere de karar verebilir.</p>
<h3>Mahkeme sürücü belgesinin geri alınmasına karar verebilir mi?</h3>
<p>Evet, mahkeme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu kapsamında mahkumiyet kararı verdiği takdirde kişinin motorlu taşıt sürücüsü belgesi alma ve kullanma hakkından belirli süreyle yoksun bırakılmasına (TCK m. 53’te düzenlenen) karar verebilir. Karayolları Trafik Kanunu kapsamında trafik polisi ya da jandarma tarafından uygulanan ehliyete el koyma işlemi ise<strong> idari bir yaptırımdır ve ceza davasından bağımsız olarak uygulanır. </strong></p>
<h3>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu adli sicile işler mi?</h3>
<p>Kesinleşmiş mahkûmiyet kararları adli sicile işlenmektedir; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu da bu kuralın dışında değildir. Hapis cezası verilmesi hâlinde mahkûmiyet adli sicil kaydına geçmektedir. Adli para cezasına çevirme ya da erteleme kararı da verildiğinde kural olarak adli sicile işlenmektedir; ancak ceza mahkûmiyetle sonuçlanmış olmakla birlikte erteleme süresinin başarıyla tamamlanması hâlinde kaydın silinmesi gündeme gelebilmektedir. HAGB kararı verilmesi ve denetim sürecinin sorunsuz tamamlanması hâlinde ise açıklanan hüküm adli sicile işlenmemektedir. Bu mesele, özellikle kamu görevine ya da sürücü belgesine yönelik sonuçları bakımından son derece önem taşıdığından mahkûmiyet kararı öncesinde hukuki değerlendirme yapılması kaçınılmazdır.</p>
<h3>Bu suç nedeniyle tazminat davası açılabilir mi?</h3>
<p>Evet, trafik güvenliğini tehlikeye sokma eyleminden zarar gören kişiler, ceza davası dışında <strong>malvarlığı ve bedensel zararlar ve manevi tazminat talebi haklarını kullanabilir.</strong> Bu talep, ceza mahkemesinden ayrı bir hukuk davası yoluyla da ileri sürülebilir. <strong>Ceza mahkemesinin verdiği karar,</strong> hukuk hakimi bakımından kusur tespitinde güçlü bir delil işlevi görür. Tüm bunları dışında, <strong>sigorta şirketleri de ceza kovuşturmasından bağımsız olarak rücu davaları açabilir.</strong></p>
<h3>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda dava ne kadar sürer?</h3>
<p>Davaya ilişkin kesin bir süre ifade etmek güçtür çünkü yargılamanın seyri, dosyanın niteliğine ve takip edilen usule göre önemli değişiklikler gösterir.</p>
<p>TCK m.179/2 ve m.179/3 kapsamındaki suçlarda s<strong>eri muhakeme usulünün uygulanması durumunda 1-3 ay gibi oldukça kısa bir sürede dosya sonuçlanabilir.</strong> Bu usulün kabul edilmemesi ya da uygulanmaması durumunda ise</p>
<ul>
<li>olayın kaza içerip içermediği,</li>
<li>müdahil sayısı,</li>
<li>bilirkişi incelemesi gerekliliği ve taraf tutumları gibi</li>
</ul>
<p>faktörlere bağlı olarak dava aylarca, hatta yıllarca sürebilir. İstinaf başvurusuna bulunması durumunda süreç daha da uzar.</p>
<h3>Hangi hareketler bu suç kapsamında değerlendirilir?</h3>
<p>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun seçimlik hareketleri oldukça geniş bir yelpazeyi kapar ve kanunda tek tek sayılmıştır. Bu hareketleri şunlardır:</p>
<ul>
<li>Trafik levhalarını değiştirmek ya da sökmek.</li>
<li>Yanlış ışık ya da işaret kullanmak.</li>
<li>Geçiş yolu üzerine nesne koymak ve sinyalizasyon sistemlerine teknik müdahalede bulunmak.</li>
<li>Aşırı hız</li>
<li>Kural dışı sollama</li>
<li>Diğer araçları köşeye sıkıştırmak.</li>
<li>Bilerek frene basmadan geriden yaklaşmak ve araçla trafiği durdurmaya zorlayan davranışlar.</li>
<li>Alkol, uyuşturucu madde, uyku ilacı ya da başka bir etken nedeniyle emniyetli araç kullanma kapasitesini yitirmiş olmasına karşın direksiyona geçmek.</li>
</ul>
<h3>Promil ölçümüne itiraz edilebilir mi?</h3>
<p>Evet, <strong>alkolmetre ölçümü tek başına kesin delil sayılmaz</strong> ve sürücü ölçüm sonucuna itiraz ederek hastanede kan testi yaptırma hakkına sahiptir. Adli Tıp Kurumu verilerine göre <strong>kandaki alkol düzeyi saatte ortalama 0,15 promil azalır.</strong> Kan testindeki sonuç değerlendirilirken ölçüm ile test arasında geçen süre bu şekilde hesaba katılır. Burada alkolmetrenin<strong> kalibrasyon belgesi, son bakım tarihi ve ölçüm koşulları da itiraz gerekçesi olabilir.</strong> Dolayısıyla delillerin kullanılmaz hale gelmemesi adına vakit kaybetmeden itiraz sürecinin ilerletilmesi gerekir.</p>
<h3>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu memuriyete engel midir?</h3>
<p>Bu sorunun yanıtı, cezanın niteliğine ve miktarına göre değişir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu&#8217;nun 48/5. maddesine göre <strong>&#8220;bir yılı aşan hapis cezasına mahkum olanlar&#8221;</strong> kamu görevine alınamaz. TCK m. 179&#8217;un ikinci ve üçüncü fıkralarında da üst sınır iki yıl olduğundan, memuriyet engeli doğma ihtimali vardır. Bununla beraber <strong>HAGB kararı ya da cezanın ertelenmesi durumları memuriyete engel değildir</strong> çünkü denetim süreci başarıyla tamamlandığı takdirde adli sicile işlemez.</p>
<h3>Seri muhakeme usulünü reddetmek sanık açısından avantajlı olabilir mi?</h3>
<p>Ceza miktarında yarı oranında indirim sağlayan seri muhakeme usulünü kabul etmek, suçun işlendiğini fiilen kabul etmek anlamına gelir.</p>
<p>Süreç açısından stratejik bir karardır. Tehlike unsurunun somut olayda gerçekleşmediği, promil ölçümünün usule aykırı yapıldığı ya da kastın ispat edilemeyeceği durumlarda seri muhakemeyi reddedip duruşmalı yargılama talep etmek, <strong>beraat ihtimali taşıyan dosyalarda anlamlı olabilir. </strong></p>
<p>Ceza indirimi ile beraat ihtimali arasındaki bu denge, dosyanın delil durumuna göre bir <strong>avukat aracılığıyla değerlendirilmeli </strong>ve her iki seçeneğin de sonuçları <strong>geri dönülemez nitelikte olduğundan aceleyle karar verilmemelidir.</strong></p>
<h3>Ehliyetsiz araç kullanmak TCK m.179 kapsamında suç teşkil eder mi?</h3>
<p>Yargıtay içtihadında ehliyetsiz araç kullanmak tek başına TCK m. 179 kapsamında suç değildir. Bu eylem, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında<strong> ayrı bir idari yaptırım olarak gündeme gelir.</strong></p>
<p>Bununla beraber, ehliyetsiz sürücü aynı zamanda alkollü ya da trafiği tehlikeye atacak biçimde araç kullandığı takdirde m. 179 hükümleri devreye girer. Burada önemli bir nokta olarak Yargıtay, suçun faili bakımından sürücü belgesini zorunlu koşul saymamakta, yani ehliyetsiz bir kişi de bu suçun faili olabilmektedir.</p>
<h3>Hem idari para cezası hem hapis cezası aynı anda uygulanabilir mi?</h3>
<p>Evet, bu suç kapsamında hem idari hem de adli yaptırımlar aynı olay nedeniyle birlikte uygulanabilir. Örneğin, sürcünün yaptığı ihlal nedeniyle <strong>trafik polisi idari para cezası uygulayarak ehliyetine el koyabilir.</strong> Bunun yanında aynı eylem TCK 179 kapsamında suç oluşturuyorsa <strong>Cumhuriyet savcılığı tarafından ceza soruşturması başlatılır ve mahkeme tarafından hapis cezasına hükmedilebilir. </strong></p>
<p><strong>Bu iki süreç birbirinden bağımsızdır</strong> ve idari para cezasının ödenmesi, ceza davasını ortadan kaldırmayacağı gibi ceza davasının düşmesi ya da failin beraati de idari yaptırımların iptali anlamına gelmez.</p>
<h3>İstinaf başvurusu için süre ve yol nedir?</h3>
<p>Asliya Ceza Mahkemesi&#8217;nin verdiği karara karşı <strong>CMK m. 273&#8217;e dayanarak hükmün tebliğinden itibaren yeni gün içerisinde istinaf yoluna başvurma hakkınız vardır.</strong> Başvuru, yazılı dilekçe sunarak kararı veren mahkemeye yapılmalıdır. Doğrudan Bölge Adliye Mahkemesi&#8217;ne başvurmak geçerli değildir. Süre kaçırıldığı takdirde <strong>karar kesinleşir ve istinaf yolu kapanır. </strong></p>
<h3>Yabancı uyruklu kişiler bu suç nedeniyle sınır dışı edilebilir mi?</h3>
<p>Evet, TCK m. 179 kapsamında mahkum olan yabancı uyruklu kişiler, <strong>6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu&#8217;nun 54. maddesi çerçevesinde sınır dışı edilebilir.</strong> Bu kararın uygulanması için İl Göç İdaresi Müdürlüğü&#8217;nün ayrıca işlem yapması gerekir ve karara İdare Mahkemesi nezdinde <strong>durdurma talepli itiraz mümkündür.</strong> Türkiye&#8217;de ikamet izni ya da aile bağları bulunan yabancılar açısından risk taşıdığından dolayı ceza davasını bir avukatla takip etmenizi öneririz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-guvenligini-tehlikeye-sokma-sucu-ve-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kilometresi Düşürülmüş Araç Davası</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/kilometresi-dusurulmus-arac-davasi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/kilometresi-dusurulmus-arac-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 16:12:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tazminat Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1929</guid>

					<description><![CDATA[İkinci el araç satışı her ne kadar tarafların güven ilişkisine dayanan bir süreç olsa da uygulamada alıcılar, aracın gerçek kullanım geçmişinin gizlenmesi amacıyla kilometresinin düşürülmesi mağduriyetiyle karşı karşıya kalabilmektedir.  Aracın kilometresinin değiştirilmesi yalnızca aracın değerini ve kullanım durumunu yanlış göstermez, aynı zamanda alıcının iradesini sakatlayan, ayıplı mal hükümlerini gündeme getiren ve cezai sorumluluk doğuran bir &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İkinci el araç satışı her ne kadar tarafların güven ilişkisine dayanan bir süreç olsa da uygulamada alıcılar, aracın gerçek kullanım geçmişinin gizlenmesi amacıyla <strong>kilometresinin düşürülmesi mağduriyetiyle karşı karşıya kalabilmektedir. </strong></p>
<p>Aracın kilometresinin değiştirilmesi yalnızca aracın değerini ve kullanım durumunu yanlış göstermez, aynı zamanda alıcının iradesini sakatlayan, <strong>ayıplı mal hükümlerini gündeme getiren</strong> ve <strong>cezai sorumluluk doğuran</strong> bir müdahale niteliği taşır.</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <b>kilometresi düşürülmüş araç satışında ayıplı mal kavramı, tazminat talepleri ve cezai yaptırımlara ilişkin </b>genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Aracın Kilometresinin Düşürülmesi ve Ayıplı Mal Kavramı</h2>
<p>Türk Borçlar Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ayıplı mal, <strong>bir malın gereken ya da vaad edilen niteliklerden, özelliklerden yoksun olması durumunu ifade eder.</strong> Kilometresi düşürülmüş araç meselesi de temel olarak ayıplı mal kavramı çerçevesinde değerlendirilmektedir.</p>
<p>İkinci el araç alımında alıcının <strong>karar verme sürecini doğrudan etkileyen ve satışın temel unsurlarından birini oluşturan kilometre bilgisinin gizlenmesine yönelik her türlü eylem</strong>, hukuken açık bir ayıp hali olarak kabul edilir. Burada <strong>gizli ayıp kavramı devre girer</strong> çünkü alıcı, aracı teslim alırken kilometrenin düşürüldüğünü fark etme imkanı bulamaz. Bu durum da hem zamanaşımı hesabı hem de ispat yükü açısından kritik birtakım sonuçlar doğurur ve yaptırımlar <strong>yalnızca tazminat değil ceza hukukunu da devreye sokmaktadır. </strong></p>
<div class="law-cta-box">
<h3>Süreç Hakkında Bilgi</h3>
<p>Hesaplama sonucunuz hakkında bilgilendirme için bize ulaşın.</p>
<p>  <a href="https://wa.me/905413710609" class="law-cta-btn law-cta-whatsapp" target="_blank" rel="noopener"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M12 2a10 10 0 00-8.65 15.03L2 22l5.12-1.34A10 10 0 1012 2zm0 18a8 8 0 01-4.07-1.1l-.29-.17-3.04.8.81-2.96-.19-.3A8 8 0 1112 20zm4.39-5.61c-.24-.12-1.41-.7-1.63-.78-.22-.08-.38-.12-.54.12-.16.24-.62.78-.76.94-.14.16-.28.18-.52.06-.24-.12-1.02-.38-1.94-1.22-.72-.64-1.2-1.42-1.34-1.66-.14-.24-.02-.37.1-.49.1-.1.24-.28.36-.42.12-.14.16-.24.24-.4.08-.16.04-.3-.02-.42-.06-.12-.54-1.3-.74-1.78-.2-.48-.4-.42-.54-.43h-.46c-.16 0-.42.06-.64.3-.22.24-.84.82-.84 2s.86 2.32.98 2.48c.12.16 1.7 2.6 4.12 3.64.58.25 1.03.4 1.38.52.58.18 1.1.15 1.52.09.46-.07 1.41-.58 1.61-1.14.2-.56.2-1.04.14-1.14-.06-.1-.22-.16-.46-.28z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">WhatsApp</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a href="tel:+905413710609" class="law-cta-btn law-cta-phone"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M6.62 10.79a15.05 15.05 0 006.59 6.59l2.2-2.2c.27-.27.67-.36 1.02-.24 1.12.37 2.33.57 3.57.57.55 0 1 .45 1 1V21c0 .55-.45 1-1 1C10.85 22 2 13.15 2 2c0-.55.45-1 1-1h3.5c.55 0 1 .45 1 1 0 1.24.2 2.45.57 3.57.11.35.03.74-.25 1.02l-2.2 2.2z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">Telefonla Görüşün</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a style="color: #062440 !important;" href="/iletisim/" class="law-cta-link">Tazminat Davaları Avukatlık Hizmetlerimiz →</a>
</div>
<h2>Kilometre Düşürmenin Cezası (2026)</h2>
<p>Alıcıyı aldatmaya ve ekonomik zarar vermeye yönelik bilinçli bir manipülasyonu barındıran  kilometre düşürme eylemi, Türk Ceza Kanunu kapsamında kural olarak <strong>m. 157&#8217;de tanımlanan dolandırıcılık suçu çerçevesinde değerlendirilir.</strong> Dolandırıcılık suçu için öngörülen temel ceza bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır ve suçun nitelikli halleri söz konusu olduğunda bu süre önemli ölçüde artabilir.</p>
<p>Diğer taraftan kilometrenin düşürülmesinde eş zamanlı olarak TCK m. 151 (mala zarar verme suçu) ve TCK m. 204 (evrakta sahtecilik) suçları gündeme gelebilir. Bu eylemi galerinin yani <strong>araç alış satışını ticari iş olarak yapan bir kurumun işlemesi</strong>, <strong>birden fazla mağdurun bulunması</strong> ya da <strong>failin bu eylemi meslek edinmiş olması</strong> gibi ağırlaştırıcı unsurlar söz konusu ise <strong>TCK m. 158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık hükümleri</strong> uygulanır ve öngörülen ceza sınırı doğrudan yükselir.</p>
<h2>Kilometresi Düşürülmüş Araç Aldım, Ne Yapmalıyım?</h2>
<p>Aracınızın kilometresinin düşürüldüğünü öğrendiğinizce öncelikle aceleci davranmamalı ve <strong>satıcı ya da galeri ile iletişime geçmeden önce</strong> mümkünse hukuki bir yönlendirme almalısınız. Bu kapsamda takip etmeniz gereken adımları şöyle sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li><strong>Aracın yetkili servis ya da bağımsız bir eksper aracılığıyla teknik incelemeye tabi tutulması</strong> ve gerçek kilometreye ilişkin uzman raporunun alınması.</li>
<li>Satın alma sürecine ait tüm belgelerin, fatura veya alım sözleşmesinin, ilan ve iletişim kayıtlarının saklanması.</li>
<li>Araçtaki kilometre tahrifatını doğrulayan elektronik arıza kayıtları, servis geçmişi ve benzeri teknik verilerin temin edilmesi.</li>
<li>Ayıbın fark edildiği tarihten itibaren makul bir süre içinde satıcıya yazılı bildirimde bulunulması ve bu bildirimin <strong>elden teslim tutanağı, noter ihtarnamesi veya iadeli taahhütlü posta aracılığıyla yapılması.</strong></li>
<li>Olası bir dava sürecinde ciddi avantaj sağlayacak delillerin kaybolmaması için <strong>araçta herhangi bir değişikliğe gidilmemesi.</strong></li>
</ul>
<p>Tüm bu adımların hukuken <strong>zamanında ve eksiksiz atılması</strong>, tazminat talebinin ve cezai sürecin güçlü bir ispat zeminine oturtulması açısından kritiktir. Süreç aynı anda<strong> hem teknik hem de hukuki bir boyut taşıdığından</strong> dolayı yukarıda belirttiğimiz gibi ilk anda doğru bir hukuki destek almanızı öneririz.</p>
<h2>Kilometresi Düşürülmüş Araç Satışında Tazminat Davası</h2>
<p>Kilometresi düşürülmüş bir araç aldığınız takdirde, karşı tarafa tazminat davası açarak zararınızın çeşitli yollarla karşılanmasını talep etme hakkınız vardır. Hukuki niteliği itibariyla <strong>karmaşık ve birçok teknik bileşenin yer aldığı bu dava sürecinde</strong> alıcı, satıştan dönme, bedel indirimi yahut ayıptan doğan zararın karşılanması çözümlerinden bir ya da birkaçını aynı anda ileri sürebilir.</p>
<p>Satıcının sözleşmeden dönmesi yani satıştan vazgeçmesi halinde alıcı, <strong>aracı iade ederek ödediği bedeli tümünü geri alır. </strong></p>
<p>Bedel indiriminde ise araç alıcı kalmakla beraber kilometre farkının yarattığı <strong>değer düşüklüğü satıcıdan tahsil edilir.</strong> Burada araç bakımı, onarımı ve değer kaybına bağlı ortaya çıkan tüm zararlar da tazminat kapsamında değerlendirilir. Bilinçli aldatma olgusunun açıkça ortaya konulduğu durumlarda ise <strong>manevi tazminat talebi de gündeme gelir.  </strong></p>
<p>Araç ve teknik dosyalalar üzerinde yürütülen inceleme neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu, dava sürecinde belirleyici bir rol oynar. Bu rapor kilometre farkını, değer kaybını ve tarafların sorumluluğunu somut verilerle ortaya koyar. Maddi tazminat miktarının tespitinde <strong>aracın modeli, rayiç piyasa değeri, fark edilen kilometre ve satış bedeli birlikte değerlendirilir. </strong></p>
<h3>Dava Ne Kadar Sürer?</h3>
<p>Tazminat davasının süresi yargılama süresine, dosyanın karmaşıklığına, delil durumuna ve mahkemenin iş yüküne bağlı olarak <strong>ortalama 1-3 yıl arasında sonuçlanır.</strong> Bilirkişi incelemesinin tek aşamada tamamlandığı, güçlü delillerin olduğu ve tarafların anlaşmazlıklarının sınırlı kaldığı davalarda<strong> süre önemli ölçüde kısalır. </strong>Önemli bir dipnot olarak, karar temyiz aşamasına taşınırsa <strong>süreç 1-2 yıl kadar daha uzayabilir. </strong></p>
<p>Dava öncesinde zorunlu arabuluculuk kapsamında başvurulan süreç birkaç hafta içerisinde sonuç verebilir ve anlaşma sağlandığında dava sürecine geçilmez. Dolayısıyla arabuluculuk aşaması <strong>hem zaman hem de maliyet açısından</strong> mutlaka dikkate alınması gereken önemli bir süreçtir. Bu süreçte de <strong>doğru anlaşma zeminini yakalayabilmek ve hak kaybı yaşamamak adına uzman yönlendirmesi gerekir. </strong></p>
<h3>Görevli ve Yetkili Mahkeme</h3>
<p>Bireysel alıcının, esnaf ya da galeriden araç satın alması durumunda <strong>Tüketici Mahkemesi</strong> görevlidir. Bu mahkemenin olmadığı yerlerde ise <strong>Asliye Hukuk Mahkemesi</strong>, tüketici sıfatıyla bu davalara bakmakla görevlidir. Tarafların her ikisinin de tacir sıfatı taşıdığı durumlarda <strong>Asliye Ticaret Mahkemesi</strong>&#8216;ne başvurmak gerekir.</p>
<p>Yetkili mahkeme bakımından genel kural, davalının ikamet ettiği yerdeki mahkeme olmakla beraber tüketici uyuşmazlıklarında alıcının bulunduğu yerdeki mahkeme de yetkili sayılır.</p>
<p><strong>Davanın görevsizlik ya da yetkisizlik kararıyla reddedilmemesi adına</strong> görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi gerekir.</p>
<h3>Zamanaşımı Kavramı</h3>
<p><strong>Tüketici Mahkemesi&#8217;nde görülen davalarda</strong>, satıcının ayıptan doğan sorumluluğuna ilişkin <strong>zamanaşımı süresi iki yıldır ve bu süre, ayıbın fark edildiği andan itibaren işlemeye başlar. </strong></p>
<p><strong>Gizli ayıp</strong> söz konusu olduğunda süre farklılaşır. Kilometre düşürmenin dürüstlüğe aykırı biçimde gizlendiğinin ispatı halinde zamanaşımı <strong>beş yıla uzar.</strong> Yine satıcı tarafından verilen garanti ya da güvencenin olması halinde de bu süre uzayabilir.<strong> Dolandırıcılık suçuna</strong> dayanan ceza davalarında ise şikayet zamanaşımı süresi s<strong>ekiz yıldır. </strong></p>
<h3>Davanın Olası Sonuçları</h3>
<p>Mahkemede verilecek kararın hangi talep üzerinde şekillendirse şekillesin alıcı açısından doğrudan malı sonuçları olacağı bu süreçteki olası kararlar şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Sözleşmeden dönme ve tam iade:</strong> Mahkeme, satış sözleşmesinin iptaline ve araçla ödenen bedelin karşılıklı olarak iade edilmesine hükmedebilir. Bu sonuç, özellikle kilometre farkının büyük olduğu ve aracın kullanımının önemli ölçüde etkilendiği davalarda tercih edilen çözüm yoludur.</li>
<li><strong>Bedel indirimi:</strong> Alıcı aracı elinde tutmak istiyorsa, mahkeme kilometre farkına karşılık gelen değer düşüklüğünü hesaplayarak satış bedelinden indirilen tutarın satıcıdan tahsiline hükmedebilir. Bu durumda alıcı aracın gerçek değerine denk düşen bir ödeme yapmış olur.</li>
<li><strong>Maddi tazminat:</strong> Mağdurun araçla bağlantılı ek masrafları, değer kayıpları ve doğrudan zararları tazminat kapsamında değerlendirilerek satıcıdan tahsil edilebilir. Söz konusu zarar kalemleri arasında gereksiz yere yapılan bakım ve onarım giderleri, sigortaya esas olan piyasa değeri ile gerçek değer arasındaki fark ve benzeri ekonomik kayıplar yer alabilir.</li>
<li><strong>Manevi tazminat:</strong> Aldatma kastının açıkça ortaya konulduğu davalarda alıcı, uğradığı manevi zarar nedeniyle de tazminat talep edebilir. Bu talebin kabul edilmesi büyük ölçüde satıcının kusurunun niteliğine ve hâkimin takdir yetkisinin kullanılma biçimine bağlıdır.</li>
<li><strong>Davanın reddedilmesi: </strong>Delillerin yetersiz kaldığı, zamanaşımının dolduğu ya da usule aykırılıkların bulunduğu durumlarda dava reddedilebilir. Bu olasılığı en aza indirmek için sürecin en başından itibaren uzman avukat yönlendirmeleriyle ilerlemek gerekir.</li>
</ul>
<h2>Kilometresi Düşürülmüş Araç Satışında Yargıtay Kararları</h2>
<p>Yargıtay&#8217;ın kilometresi düşürülmüş araç satışı alandaki kararları, hem hukuki sorumluluk sınırlarını hem de cezai boyutu net şekilde çizen önemli bir içtihat birikimi oluşturmuştur. Aşağıda ele aldığımız kararlar, <strong>uyuşmazlığın hangi zemine taşındığından bağımsız olarak alıcı lehine yönelen yargı tablonun anlaşılması açısından</strong> bizce çok önemlidir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>1- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/6482, K. 2022/8092, 24.10.2022:</strong></span></p>
<p>Bu karar, konuya ilişkin en güçlü emsal niteliğini taşımaktadır. Karara konu olayda alıcı, 2020 yılında 21.300 TL&#8217;ye satın aldığı aracın muayene kayıtlarını incelediğinde 2015&#8217;te 277.000 km gözüken aracın 2019&#8217;da 127.000 km&#8217;ye düştüğünü fark etmiş; satıcı ise kilometre düşürme işlemini kendisinin yapmadığını ileri sürerek sorumluluktan kaçmaya çalışmıştır. Yerel mahkeme başlangıçta bu savunmayı kabul ederek davayı reddetmiş; ancak Adalet Bakanlığı&#8217;nın kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay devreye girmiştir. Daire, TBK m. 219 ve devamı hükümleri uyarınca satıcının ayıbı bilip bilmediğinden bağımsız olarak sorumlu olduğuna hükmetmiş ve yerel mahkeme kararını bozmuştur. Karar aynı zamanda Resmi Gazete&#8217;de yayımlanmış olup geniş kamuoyu ilgisine konu olmuştur.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>2- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/7985, K. 2016/14765</strong></span></p>
<p>Bu kararda internet ilanında 130.000 km olarak gösterilen araç, 15.08.2011 tarihinde 20.900 TL&#8217;ye satılmış; ancak alıcı aracı muayeneye götürdüğünde bir önceki muayenede 178.309 km gözüken aracın sayacının düşürülmüş olduğunu öğrenmiştir. Mahkeme başlangıçta davayı reddetmiş, fakat Yargıtay bozma kararında kilometre manipülasyonunun açıkça gizli ayıp oluşturduğunu, satıcının bu ayıpların varlığını bilmese dahi sorumlu tutulacağını ve bilirkişi raporu da dahil olmak üzere tarafların tüm delillerinin birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Karar, internet ilanındaki kilometre bilgisinin de sözleşmenin ayrılmaz bir parçası sayılması gerektiğini ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>3- Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/2513</strong></span></p>
<p>Daire bu kararında tazminat miktarının hesaplanma yöntemine ilişkin önemli bir ilke benimsemiştir. Karara göre bedel indirim tutarı belirlenirken &#8216;nispi yöntem&#8217; esas alınmalıdır: satış tarihi itibarıyla aracın ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı tespit edilmeli ve bu iki değer arasındaki oranın satış bedeline yansıması hesaplanmalıdır. Ayrıca söz konusu tespitlerin yalnızca Tüvtürk muayene kayıtlarına dayandırılamayacağı, bağımsız teknik bilirkişi incelemesiyle desteklenmesi gerektiği de hüküm altına alınmıştır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>4- Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/18022, K. 2016/4057, 05.04.2016</strong></span></p>
<p>Bu karar, konunun cezai boyutuna ilişkin emsal niteliğindeki kararlardandır. Daire, kilometre düşürerek araç satma eyleminin yalnızca temel dolandırıcılık (TCK m. 157) değil, TCK m. 158/1-f kapsamında &#8216;bilişim sistemleri araç olarak kullanılmak suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık&#8217; suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. Sayaç manipülasyonunun elektronik sistemlere müdahale yoluyla gerçekleştirildiğine dikkat çeken karar, bu fiilin ağırlaştırılmış hükümler çerçevesinde yargılanması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır; bu durum ise somut olayda öngörülen azami hapis cezasını doğrudan yükseltmektedir.</p>
<h2>Satıcının Hukuki Sorumluluğu</h2>
<p>Kilometresi değiştirilmiş araç satışında satıcının hukuki sorumluluğu hem özel hukuk hem de ceza hukuku kapsamında değerlendirilir ve Türk Borçlar Kanunu&#8217;na göre <strong>satıcı, sattığı malın ayıplarından kusurlu bulunmasa dahi sorumludur. </strong></p>
<p>Alıcının, satıcıdan talep edebileceği haklar şöyledir:</p>
<ul>
<li>Satıştan dönme ve ödenen bedelin iadesi.</li>
<li>Aracın piyasa değeri ile gerçek değeri arasındaki farka karşılık gelen bedel indirimi.</li>
<li>Kilometre değişiminde kaynaklı ek masraflar ve zararların tazmini.</li>
<li>Satıcının kastının ispatlanması halinde manevi tazminat.</li>
</ul>
<p>Satıcının araç alış satışını ticari bir faaliyet olarak yaptığı durumlarda satıcı profesyonel bir girişimci sayılmakta ve <strong>saklı tuttuğu her türlü kusurdan tam olarak sorumlu tutulmaktadır. </strong></p>
<h2>Galerinin ve Eksperin Hukuki Sorumluluğu</h2>
<p>Kilometresi düşürülmüş araç davalarında galeri ve eksper de sorumlu taraf olarak karşımıza çıkabilir. Galeri, ticari bir faaliyet olarak araç alış satışı yaptığından dolayı <strong>mesleki bir standarda uymakla yükümlüdür.</strong> Galeride çalışan bir personelin kilometredeki değişimi biliyor olması ya da bilmesi gerektiğinin ortaya konulması durumunda galeri <strong>hukuki sorumluluktan kurtulamaz.</strong></p>
<p>Eksper açısından ise, kilometredeki değişimi gözden kaçırması ya da bilerek rapora eklememesi durumunda ona karşı da hukuki talep hakkı doğar. Özellikle <strong>değişimin dikkatli bir teknik incelemeyle fark edilebilecek derecede net olduğu durumlarda</strong> eksperin ihmalden kaynaklanan sorumluluğu mahkemece kabul görmüştür.</p>
<p>Birden fazla tarafın (satıcı, galeri ve/veya eksper) davalı olarak gösterildiği davaların tazminat alınma olasılığını anlamlı biçimde yükselttiği görülmektedir. Bu nedenle <strong>tüm olası sorumluları sürecin başında tespit etmek</strong>, hak kaybını önlemek açısından belirleyici bir adımdır.</p>
<h3>Gizli ayıp nedir?</h3>
<p>Gizli ayıp, <strong>malın teslimi sırasında olağan bir incelemeyle fark edilemeyen</strong> fakat zaman içinde ya da özel bir teknik inceleme sonucunda fark edilen ayıplardır. Aracın kilometresinin düşürülmesi de klasik bir gizli ayıp örneğidir. Gizli ayıp durumunda <strong>zamanaşımı süresi malın teslim edildiği tarihten değil, ayıbın öğrenildiği andan itibaren işlemeye başlar. </strong></p>
<h3>Aracın kilometresindeki değişim nasıl anlaşılır?</h3>
<p>Aracın kilometresi ile oynandığını anlamanın <strong>birkaç farklı yolu vardır.</strong> Bu yolları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:</p>
<ul>
<li>Yetkili servis geçmişi ve bakım kayıtları, göstergedeki değerle örtüşmeyebilir.</li>
<li>OBD cihazlarıyla elde edilen elektronik arıza kayıtları yardımcı olabilir.</li>
<li>Koltuk, direksiyon, pedal ya da aracın iç mekanındaki diğer parçalardaki aşınma izlerinin kilometre ile çelişmesi önemli bir işarettir.</li>
<li>Araç hasar kayıtları, farklı kilometrelerde gerçekleşmiş hasarları kayıt altında tutabilir.</li>
</ul>
<p>Birtakım şüpheleriniz olduğu takdirde <strong>tüm bu analizleri birleştirerek bütüncül bir değerlendirme yapabilen bağımsız bir ekspere başvurarak</strong> en doğru sonucu alabilirsiniz.</p>
<h3>Durumu ilk adımda satıcıya bildirerek anlaşmayı mı denemeliyim?</h3>
<p>Satıcıya bildirimle bulunmak<strong> hukuki sürecin zorunlu bir ön adımıdır</strong> ve bu bildirimi yaparken birkaç noktaya dikkat etmek gerekir. Anlaşmazlığın sürmesi durumunda dava öncesinde zaman ve maliyet açısından etkili bir çözüm yolu sunan <strong>arabuluculuk aşaması doğru koşullarda değerlendirilebilir. </strong></p>
<p>Bildiriminizi elden teslim tutanağı, iadeli taahhütlü posta ya da noter ihtarnamesiyle yapmanız ispat açısından önemli bir noktadır. Yüz yüze ya da telefon görüşmesiyle yaptığınız bildirimler <strong>karşı tarafça kolaylıkla inkar edilebilir. </strong></p>
<p>Bu gibi durumlarda satıcının önerdiği para iadesi gibi <strong>bir çözümü onaylamadan ve imzalamadan önce bir avukata danışmanızı</strong>, aksi takdirde bu aşamada yapacağınız bir hatanın süreçteki<strong> hak taleplerinizi kısıtlayabileceğini belirtmek isteriz. </strong></p>
<h3>Uzman desteği ve yönlendirmesi almak neden önemli?</h3>
<p>Görünenden çok daha fazla teknik ve hukuki ayrıntı barındıran kilometresi düşürülmüş araç davalarında <strong>zamanaşımı hesabı, mahkeme seçimi, bilirkişi raporuna itiraz, tazminat talebinin doğru kurgulanması</strong> adımlarının her biri usul hukukunda yanlış adım atılırsa geri dönüşü olmayan hak kayıplarına neden olabilir. Dolayısıyla deneyimli bir avukat desteği almak bu riskleri ortadan kaldırırken <strong>tazminat hakkınızı ve cezai sorumluluk sürecini kayıpsız ilerletmenize yardımcı olur. </strong></p>
<h3>Farkında olmadan kilometresi düşürülmüş araç sattım, ne yapmalıyım?</h3>
<p>Öncelikle durumu fark ettiğiniz anda <strong>alıcıya yazılı olarak bildirmeniz gerekir.</strong> Hukuken iyi niyetli satıcı, ayıptan habersiz odluğunu ve <strong>bu ayıptan haksız kazanç elde etme amacı taşımadığını ispatlayabilirse sorumluluğu önemli ölçüde azalabilir.</strong> Diğer taraftan alıcı, sizden önceki satıcıya karşı hak talep edebileceğinden, zinciri bir önceki halkasına yani aracı size satan kişiye rücü davası açma hakkınız da saklıdır.</p>
<p>Günün sonunda tüm bu süreçte ne yapmanız, söylemeniz ve nasıl bir yol izlemeniz gerektiğini belirlemek ve hak kaybına uğramamak adına vakit kaybetmeden <strong>uzman bir avukata danışmanızı öneririz.</strong></p>
<h3>Satıcının &#8220;bilmiyordum&#8221; savunması mahkemede geçerli midir?</h3>
<p>Hayır, satıcı, sattığı maldaki ayıplardan habersiz olduğunu ileri sürerek hukuki sorumluluktan kurtulamaz. Türk Borçlar Kanunu kapsamında satıcı, söz konusu ayıbı bilip bilmediğinden bağımsız olarak <strong>ayıptan doğan zararları karşılamak ve müşteriyi tüm ayıplardan korumakla yükümlüdür.</strong></p>
<p>Araç ticareti yapan galerilerde bu sorumluluk daha da ağırlaşmaktadır. Mahkemeler galeri ile alıcı arasındaki işlemlerde bilgisizlik iddiasını kabul etmemekte ve<strong> mesleki gözetim yükümlülüğü çerçevesinde tam sorumluluk yüklemektedir.</strong></p>
<h3>Noter satış sözleşmesindeki &#8220;Mevcut haliyle kabul ettim&#8221; ibaresi hak aramayı engeller mi?</h3>
<p>Hayır, alıcının bu ifadesi gizli ayıplar için bir <strong>sorumsuzluk işlevi görmez.</strong> Yargıtay&#8217;ın bu konudaki içtihadı açık ve net biçimde kilometre değişimi gibi kasıtlı gizleme eylemlerinde sözleşme klişelerinin alıcının haklarını ortadan kaldırmadığı yönündedir. Bu ibare <strong>yalnızca aracın görünür durumunu kabul ettiğiniz anlamına gelir</strong> ve kilometre değişimi gibi<strong> gizlenen bir ayıptan haberdar olduğunuz ya da bu ayı kabul ettiğiniz şeklinde yorumlanamaz. </strong></p>
<h3>Davada hangi deliller gereklidir?</h3>
<p>Bağımsız eksper veya yetkili servis raporu, OBD arıza kayıtlar, araçtaki mekanik aşınma izleri, noter satış sözleşmesi, işlem belgesi, ilan görselleri, satıcı ya da galeriyle yapılan yazışmalar ve servis geçmişine ait kayıtlar delil olarak kullanılabilir. Bunların dışında, usul açısından <strong>ayıbın fark edildiğine ilişkin yazılı bildirim belgesi</strong> dosyanın vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu delillerin <strong>zamanında ve doğru biçimde toplanması</strong> davanın seyrini etkileyen en kritik noktalardan biridir.</p>
<h3>Ceza davası açılabilir mi?</h3>
<p>Evet, kilometre düşürme yalnızca bir tazminat davası meselesi değil, aynı zamanda cezai yaptırım gerektiren bir eylemdir ve <strong>TCK 157 kapsamında dolandırıcılık suçu gerekçesiyle</strong> şikayette bulunabilirsiniz. Bu süreçte ceza ve hukuk davası birbirini engellemez, <strong>her ikisi aynı anda yürütülebilir. </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/kilometresi-dusurulmus-arac-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>47/1-b Trafik Cezası: Kırmızı Işıkta Geçme Cezası</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/47-1b-trafik-cezasi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/47-1b-trafik-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 17:17:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1779</guid>

					<description><![CDATA[2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında düzenlenen 47/1-b, trafik ışıklarına uyulmamasının yaptırımlarını belirler ve 2026 yılında yürürlüğe giren kademeli ceza sistemi ile sürücülerin trafik bilincini artırmayı amaçlar. Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, 47/1-b (kırmızı ışıkta geçme) trafik cezasının tutarına, ceza puanına, ödeme koşullarına, cezaya itiraz sürecine ve kusur oranlarına ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında düzenlenen 47/1-b, trafik ışıklarına uyulmamasının yaptırımlarını belirler ve 2026 yılında yürürlüğe giren <strong>kademeli ceza sistemi ile sürücülerin trafik bilincini artırmayı amaçlar.</strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, 47/1-b (kırmızı ışıkta geçme) trafik cezasının tutarına, ceza puanına, ödeme koşullarına, cezaya itiraz sürecine ve kusur oranlarına ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>47/1-b Trafik Cezası Nedir?</h2>
<p>47/1-b trafik cezası, araç sürücülerinin <strong>kırmızı ışıkta durma mecburiyetine aykırı hareket etmesi</strong> neticesinde uygulanan idari yaptırımdır. <strong>Kavşak, yaya geçidi yahut kontrol noktalarında</strong> trafik akışının düzenli seyretmesi ve olası kazaların önlenmesini hedefleyen 47/1-b için kademeli ceza sistemi uygulanır.</p>
<h2>Kırmızı Işıkta Geçmenin Cezası (2026)</h2>
<p>47/1-b trafik cezasının (kırmızı ışıkta geçme) 2026 yılı için belirlenen ceza puanı ve idari para cezası tutarları:</p>
<table border="1">
<thead>
<tr>
<th>İhlal Sayısı</th>
<th>Ceza Tutarı (2026)</th>
<th>%25 İndirimli Tutar</th>
<th>Ceza Puanı</th>
<th>Sürücü Belgesi Yaptırımı</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>1. İhlal</td>
<td>5.000 TL</td>
<td>3.750 TL</td>
<td>20 Puan</td>
<td>&#8211;</td>
</tr>
<tr>
<td>2. İhlal</td>
<td>10.000 TL</td>
<td>7.250 TL</td>
<td>20 Puan</td>
<td>&#8211;</td>
</tr>
<tr>
<td>3. İhlal</td>
<td>15.000 TL</td>
<td>11.250 TL</td>
<td>20 Puan</td>
<td>30 Gün Süreyle El Koyma</td>
</tr>
<tr>
<td>4. İhlal</td>
<td>20.000 TL</td>
<td>15.000 TL</td>
<td>20 Puan</td>
<td>60 Gün Süreyle El Koyma</td>
</tr>
<tr>
<td>5. İhlal</td>
<td>30.000 TL</td>
<td>22.500 TL</td>
<td>20 Puan</td>
<td>90 Gün Süreyle El Koyma</td>
</tr>
<tr>
<td>6. İhlal</td>
<td>80.000 TL</td>
<td>60.000 TL</td>
<td>&#8211;</td>
<td>Sürücü Belgesi İptali</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2>47/1-b trafik cezasına nasıl itiraz edilir?</h2>
<p>Ceza tutanağının sürücüye veya araç sahibine tebliğ edilmesinden itibaren <strong>15 gün içerisinde</strong> 47/1-b trafik cezasına karşı yargı yolu açıktır. İtiraz süreci şu şekilde ilerlemelidir:</p>
<ul>
<li>İtiraz dilekçesi, kararın verildiği yer veya itiraz edenin yerleşim yerindeki <strong>Sulh Ceza Hakimliği’ne</strong> sunulmak üzere hazırlanır.</li>
<li>Dilekçe içeriğine kimlik fotokopisi, ruhsat örneği ve tebliğ edilen ceza tutanağı eklenir.</li>
<li>Plakanın yanlış okunması, EDS sistemindeki teknik arızalar veya ambulansa yol verme zorunluluk hallerine dair somut deliller (araç kamerası kaydı, sinyalizasyon raporu) dosyaya dahil edilir.</li>
<li>Hazırlanan başvuru dosyası ile birlikte ilgili hakimliğe müracaat edilerek süreç tamamlanır.</li>
</ul>
<h2>47/1-b maddesinin kusur oranı nedir?</h2>
<p>Kırmızı ışık ihlali neticesinde meydana gelen trafik kazalarında sabit bir kusur oranı öngörülmemiş olmakla beraber, uygulamada kırmızı ışık ihlali yapan sürücünün, <strong>karşı tarafında bir kusuru bulunmadığı sürece asli ve %100 kusurlu kabul edildiği görülür.</strong> Kusur dağılımı yapılırken kazanın oluş şeklinin (<a href="https://cozumavukatlik.com.tr/kaza-tespit-tutanagina-itiraz/"><strong>kaza tespit tutanağında</strong></a> bulunan detaylar), araçların konumunun ve bilirkişi incelemelerinin dikkate alındığını unutmamak gerekir.</p>
<h2>47/1-b asli kusur mudur tali kusur mudur?</h2>
<p>47/1-b, <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-asli-ve-tali-kusur-oranlari/"><strong>asli kusur</strong></a> halleri arasında yer alır ve kırmızı ışıkta durma yükümlülüğüne uymayarak kazaya sebebiyet veren sürücüler doğrudan sorumlu tutulur.</p>
<h2>47/1-b trafik cezası nereden ve nasıl ödenir?</h2>
<p>47/1-b trafik cezasını öderken tercih edebileceğiniz alternatifler şöyledir:</p>
<ul>
<li>e-Devlet (<a href="https://www.turkiye.gov.tr/gib-intvrg-trafik-para-cezasi-borcu-sorgulama-ve-odeme" target="_blank" rel="noopener"><strong>Trafik Para Cezası Sorgulama ve Ödeme Ekranı</strong></a>)</li>
<li><a href="https://dijital.gib.gov.tr/hizliOdemeler/MTVTPCOdeme" target="_blank" rel="noopener"><strong>Dijital Vergi Dairesi</strong></a></li>
<li>PTT Online İşlemler (<a href="https://www.pttavm.com/sayfa/trafik-cezasi-odeme.html" target="_blank" rel="noopener"><strong>Ceza Sorgulama ve Ödeme Ekranı</strong></a>)</li>
<li>PTT Şubeleri</li>
<li>Vergi Daireleri</li>
<li>Anlaşmalı Bankalar</li>
</ul>
<p>Bu birçok alternatiften sizin için en kolay olanı tercih ederek idari para cezasını ödeyebilirsiniz.</p>
<h3>Kırmızı ışıkta geçmenin cezasında erken ödeme indirimi var mıdır?</h3>
<p>Evet, idari para cezasının tebliğ edildiği tarihten itibaren <strong>30 gün içerisinde ödeme yaptığınız takdirde %25 indirimden yararlanabilirsiniz.</strong> Yani 5.000 TL’lik ceza tutarını 3.750 TL olarak ödeyebilirsiniz. Yasal süreyi aştığınız takdirde ise indirim hakkınız sona ereceği gibi tutara gecikme faizi de eklenecektir.</p>
<h3>Kırmızı ışıkta geçmek nedeniyle ehliyete el konur mu?</h3>
<p>Evet, kırmızı ışık ihlalinin yıl içerisinde tekrarlanması durumunda üçüncü ihlal ile beraber kademeli olarak sürücü belgesine el konulur. <strong>30, 60 ve 90 gün şeklinde giden bu kademelerde altıncı ihlalin görülmesi durumunda ise ehliyete süresiz şekilde el konur.</strong></p>
<h3>Birden çok kez kırmızı ışıkta geçme cezası aldım, ceza tutarı katlanır mı?</h3>
<p>Evet, 2026’da gündeme gelen kademeli ceza sistemi kapsamında <strong>ilk ihlalde ceza tutarı 5.000 TL</strong> iken ikincide 10.000, <strong>altıncı ihlalde ise 80.000 TL</strong> sınırına ulaşır ve sürücünün ehliyetine süresiz el konur.</p>
<h3>47/1-b trafik cezasının ceza puanı nedir?</h3>
<p>Kırmızı ışık ihlalinde sürücü belgesine <strong>20 ceza puanı</strong> işlenir.</p>
<h3>Cezayı araç sahibi mi yoksa sürücü mü ödemelidir?</h3>
<p>EDS ile yapılan tespitlerde ceza tutanağı araç plakasına istinaden araç sahibine tebliğ edilir. Araç sahibinin ihlali gerçekleştiren asıl sürücüye yasal süre içerisinde cezai sorumluluğu devretme hakkı vardır. Bu süre zarfında beyan yapılmadığı takdirde ödeme yükümlülüğü araç sahibi adına kesinleşir.</p>
<h3>47/1-b cezası nedeniyle ehliyete el konur mu?</h3>
<p>Bir takvim yılı içerisinde kırmızı ışık kuralını <strong>üç kez ihlal eden sürücülerin ehliyetlerine 30 gün süreyle el konulur.</strong> Eğer ihlal sayısı altıya ulaşırsa bu kez ehliyet tamamen iptal edilir ve sürücünün yeniden ehliyet alması gerekir.</p>
<h3>Fotoğraf olmadan ceza yazıldığı takdirde iptal edilebilir mi?</h3>
<p>Kırmızı ışık ihlalinin <strong>somut delillere dayanması zorunludur.</strong> EDS (elektronik denetleme sistemi) tarafından kaydedilen görüntülerin ya da trafik polisinin tespitinin bulunmadığı durumlarda cezanın iptali için Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurmanızı öneririz. İtiraz sürecinde ispat yükü idari makamlarladır ve eğer görsel kanıt yoksa cezanız iptal edilecektir.</p>
<h3>47/1-b trafik cezası e-Devlet’te görünür mü?</h3>
<p>Evet, e-Devlet’ın <a href="https://www.turkiye.gov.tr/emniyet-arac-plakasina-yazilan-ceza-sorgulama" target="_blank" rel="noopener"><strong>Araç Plakasına Yazılan Ceza Sorgulama</strong></a> hizmetini kullanarak trafikteki ihlallerinizi görüntüleyebilirsiniz. 47/1-b trafik cezası da sisteme işlendikten sonra bu sekmede görülecektir.</p>
<h3>Kiralık araç ile kırmızı ışıkta geçme yedim, ne yapmalıyım?</h3>
<p>Kiralık araç kullanımı esnasındaki kırmızı ışık ihlallerinde ceza tutanağı araç sahibi kiralama şirketine tebliğ edilir. Sonrasında kiralama firması, kira sözleşmesi ve kimlik bilgilerini kullanarak ihlali gerçekleştiren asıl sürücüyü emniyet birimlerine beyan eder. Bu bildirim ile beraber idari para cezası ve ceza puanı doğrudan sürücüye kesilmiş olur.</p>
<h3>47/1-b trafik cezası dolayısıyla araç trafikten men edilir mi?</h3>
<p>Hayır, kırmızı ışıkta geçme ihlali KTK uyarınca doğrudan <strong>trafikten men gerektiren</strong> (<a href="https://cozumavukatlik.com.tr/sigortasiz-aracla-trafik-kazasi/"><strong>sigorta eksikliği</strong></a> ya da alkollü araç kullanımı gibi) <strong>ihlallerden biri değildir.</strong></p>
<h3>Motorla kırmızı ışıkta geçmenin cezası nedir?</h3>
<p>Kırmızı ışık ihlallerinde motosiklet sürücüleri de otomobil sürücüleri ile <strong>aynı ceza uygulamalarına tabidir.</strong> Dolayısıyla motosikletiniz ile kırmızı ışıkta geçtiğiniz takdirde 5.000 TL’lik idari para cezası ve 20 ceza puanı ile karşılaşabilirsiniz.</p>
<p><script type="application/ld+json">{"@context":"https://schema.org","@type":"FAQPage","mainEntity":[{"@type":"Question","name":"47/1-b Trafik Cezası Nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"47/1-b trafik cezası, araç sürücülerinin kırmızı ışıkta durma mecburiyetine aykırı hareket etmesi neticesinde uygulanan idari yaptırımdır. Kavşak, yaya geçidi yahut kontrol noktalarında trafik akışının düzenli seyretmesi ve olası kazaların önlenmesini hedefleyen 47/1-b için kademeli ceza sistemi uygulanır."}},{"@type":"Question","name":"47/1-b maddesinin kusur oranı nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Kırmızı ışık ihlali neticesinde meydana gelen trafik kazalarında sabit bir kusur oranı öngörülmemiş olmakla beraber, uygulamada kırmızı ışık ihlali yapan sürücünün, karşı tarafında bir kusuru bulunmadığı sürece asli ve %100 kusurlu kabul edildiği görülür."}},{"@type":"Question","name":"47/1-b asli kusur mudur tali kusur mudur?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"47/1-b, asli kusur halleri arasında yer alır ve kırmızı ışıkta durma yükümlülüğüne uymayarak kazaya sebebiyet veren sürücüler doğrudan sorumlu tutulur."}},{"@type":"Question","name":"Kırmızı ışıkta geçmenin cezasında erken ödeme indirimi var mıdır?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evet, idari para cezasının tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde ödeme yaptığınız takdirde %25 indirimden yararlanabilirsiniz. Yani 5.000 TL’lik ceza tutarını 3.750 TL olarak ödeyebilirsiniz. Yasal süreyi aştığınız takdirde ise indirim hakkınız sona ereceği gibi tutara gecikme faizi de eklenecektir."}},{"@type":"Question","name":"Kırmızı ışıkta geçmek nedeniyle ehliyete el konur mu?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evet, kırmızı ışık ihlalinin yıl içerisinde tekrarlanması durumunda üçüncü ihlal ile beraber kademeli olarak sürücü belgesine el konulur. 30, 60 ve 90 gün şeklinde giden bu kademelerde altıncı ihlalin görülmesi durumunda ise ehliyete süresiz şekilde el konur."}},{"@type":"Question","name":"Birden çok kez kırmızı ışıkta geçme cezası aldım, ceza tutarı katlanır mı?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evet, 2026’da gündeme gelen kademeli ceza sistemi kapsamında ilk ihlalde ceza tutarı 5.000 TL iken ikincide 10.000, altıncı ihlalde ise 80.000 TL sınırına ulaşır ve sürücünün ehliyetine süresiz el konur."}},{"@type":"Question","name":"47/1-b trafik cezasının ceza puanı nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Kırmızı ışık ihlalinde sürücü belgesine 20 ceza puanı işlenir."}},{"@type":"Question","name":"47/1-b cezası nedeniyle ehliyete el konur mu?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Bir takvim yılı içerisinde kırmızı ışık kuralını üç kez ihlal eden sürücülerin ehliyetlerine 30 gün süreyle el konulur. Eğer ihlal sayısı altıya ulaşırsa bu kez ehliyet tamamen iptal edilir ve sürücünün yeniden ehliyet alması gerekir."}},{"@type":"Question","name":"47/1-b trafik cezası e-Devlet’te görünür mü?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evet, e-Devlet’ın Araç Plakasına Yazılan Ceza Sorgulama hizmetini kullanarak trafikteki ihlallerinizi görüntüleyebilirsiniz. 47/1-b trafik cezası da sisteme işlendikten sonra bu sekmede görülecektir."}},{"@type":"Question","name":"47/1-b trafik cezası dolayısıyla araç trafikten men edilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Hayır, kırmızı ışıkta geçme ihlali KTK uyarınca doğrudan trafikten men gerektiren (sigorta eksikliği ya da alkollü araç kullanımı gibi) ihlallerden biri değildir."}},{"@type":"Question","name":"Motorla kırmızı ışıkta geçmenin cezası nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Kırmızı ışık ihlallerinde motosiklet sürücüleri de otomobil sürücüleri ile aynı ceza uygulamalarına tabidir. Dolayısıyla motosikletiniz ile kırmızı ışıkta geçtiğiniz takdirde 5.000 TL’lik idari para cezası ve 20 ceza puanı ile karşılaşabilirsiniz."}}]}</script></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/47-1b-trafik-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ehliyetsiz Trafik Kazası Yapmanın Cezası (2026)</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/ehliyetsiz-trafik-kazasi-yapmanin-cezasi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/ehliyetsiz-trafik-kazasi-yapmanin-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:08:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1756</guid>

					<description><![CDATA[Ehliyetsiz araç kullanarak trafik kazasına karışılması, Türk Ceza Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu kapsamında hukuki ve cezai sonuçlar doğurabilen bir ihlal niteliğindedir. Sürücü belgesi bulunmayan kişilerin karıştığı trafik kazalarında idari para cezaları, somut olayın özelliklerine göre ceza sorumluluğu ve sigorta şirketlerinin rücu talepleri gibi çeşitli hukuki sonuçlar gündeme gelir. Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, ehliyetsiz &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ehliyetsiz araç kullanarak trafik kazasına karışılması, <strong>Türk Ceza Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu kapsamında</strong> hukuki ve cezai sonuçlar doğurabilen bir ihlal niteliğindedir. Sürücü belgesi bulunmayan kişilerin karıştığı trafik kazalarında <strong>idari para cezaları</strong>, somut olayın özelliklerine göre <strong>ceza sorumluluğu</strong> ve sigorta şirketlerinin <strong>rücu talepleri</strong> gibi çeşitli hukuki sonuçlar gündeme gelir.</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, ehliyetsiz sürücülerin taraf olduğu trafik kazalarına ve bu kazaların hukuki sonuçlarına ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<p>Dilerseniz bu sayfamızın <a href="https://notebooklm.google.com" target="_blank" rel="noopener"><strong>Google NotebookLM</strong></a> ile oluşturulmuş sesli anlatımını hemen dinleyebilirsiniz.</p>
<p><iframe style="border-radius: 12px;" src="https://open.spotify.com/embed/episode/1Wfw0DxUd94ZIaFFWfPkvY?utm_source=generator" width="100%" height="352" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen" data-testid="embed-iframe"></iframe></p>
<h2>Ehliyetsiz Trafik Kazası Yaptım, Ne Yapmalıyım?</h2>
<p>Ehliyetsiz araç kullanırken trafik kazasına karışılması durumunda, <strong>olay sonrasında atılacak adımlar</strong> hem hak kaybının önlenmesi hem de ileride doğabilecek <strong>cezai ve hukuki sorumluluğun doğru yönetilmesi bakımından önemlidir.</strong></p>
<p>Ehliyetsiz sürücünün kaza sonrasında dikkat etmesi gereken adımlar şöyledir:</p>
<ul>
<li>112 aranarak olay yerine trafik ekiplerinin gelmesi sağlanmalıdır.</li>
<li>Ehliyetsiz sürücülerin kendi aralarında düzenledikleri maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanakları, uygulamada çoğu zaman yeterli kabul edilmediğinden, olayın resmi kolluk tutanağına bağlanması beklenmelidir.</li>
<li>Mümkünse araçların konumu, yol durumu, fren izi, trafik işaretleri ve hasar durumu fotoğraf ve video ile kayıt altına alınmalıdır.</li>
<li>Olayı gören tanıkların isim ve iletişim bilgileri yine mümkünse alınmalıdır.</li>
<li>Trafik ekipleri geldiğinde, olayın oluş şekli eksiksiz anlatılmalı, sürücü belgesine ilişkin durum gerçeğe uygun şekilde beyan edilmelidir.</li>
<li>Kaza, vakit kaybetmeden ilgili sigorta şirketine veya sigorta temsilcisine bildirilmelidir.</li>
<li><strong>Yaralanma, ölüm, yüksek maddi hasar, kusur ihtilafı veya sigorta/rücu riski bulunan durumlarda</strong> ise sürecin doğru yönetilebilmesi adına <strong>uzman bir avukattan hukuki destek almanızı öneririz.</strong></li>
</ul>
<p>Kaza sonrasında yapılan hatalı beyanlar, eksik delil toplama ya da usule aykırı işlemler, ilerleyen süreçte hem ceza soruşturmasını hem de tazminat ve sigorta süreçlerini doğrudan etkiler. Bu nedenle, özellikle ehliyetsiz sürücünün karıştığı kazalarda, <strong>sürecin başından itibaren prosedürlere uygun hareket etmek ve bunu uzman bir avukat gözetimi ve yönlendirmesi ile yapmak</strong> gerekir.</p>
<h2>Ehliyetsiz Trafik Kazasının Cezası</h2>
<p>Ehliyetsiz bir şekilde trafik kazasına karışan sürücünün karşı karşıya kalabileceği cezalar birkaç farklı boyutta ele alınmalıdır. Öncelikle, sürücüye ve aracı ehliyetsiz kişiye kullandıran araç sahibine veya işletene Karayolları Trafik Kanunu m.36 uyarınca <strong>40.000 TL idari para cezası uygulanır.</strong> Kazanın yalnızca maddi hasarla sınırlı kalmaması ve yaralanma ya da ölüm ile sonuçlanması halinde ise idari yaptırımların yanında <strong>Türk Ceza Kanunu hükümleri de devreye girer. </strong>Bu durumda olayın niteliğine göre, <strong>TCK m.89</strong> kapsamında taksirle yaralama suçundan <strong>3 aydan 1 yıla kadar</strong> hapis cezası yahut <strong>TCK m.85</strong> kapsamında taksirle öldürme suçlarından <strong>2 yıldan 6 yıla kadar</strong> hapis cezası istemiyle sürücü hakkında kamu davası açılabilir.</p>
<p>Sürücünün kazadan sonraki davranışları, <strong>mağdurun zararının giderilmesine yönelik tutumu, olayın meydana gelme şekli, kusur oranı ve kişisel durumu yargılama sürecinde belirleyicidir.</strong> Bu unsurlar, mahkeme tarafından takdiri indirim nedenleri, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme, uzlaştırma veya diğer ceza hukuku kurumları bakımından ayrıca değerlendirilebilir. Bu değerlendirmenin her olayın kendi şartlarına göre yapılacağını unutmamak gerekir.</p>
<p>Nihayetinde ehliyetsiz trafik kazalarında uygulanacak yaptırımlar yalnızca ehliyetsiz araç kullanma fiiline değil, kazanın maddi hasarlı, yaralanmalı veya ölümlü olup olmamasına göre büyük değişiklikler gösterir.</p>
<h2>Kazada Ehliyetsiz Sürücünün Kusur Oranı</h2>
<p>Trafik kazalarında kusur oranının belirlenmesinde, kazanın meydana gelmesine neden olan trafik kuralı ihlalleri esas alınır. Her ne kadar ehliyetsiz araç kullanılması hukuka aykırı bir durum olsa da, <strong>her olayda sürücünün doğrudan asli kusurlu kabul edilmesine neden olmaz. </strong></p>
<p>Kusur değerlendirmesi yapılırken sürücünün hız durumu, şerit takibi, geçiş önceliği, frenleme ve takip mesafesi, dönüş ve kavşak kurallarına uyması gibi birçok unsur dikkate alınır. Bu kapsamda, ehliyetsiz sürücünün kaza esnasında trafik kurallarına aykırı bir eylem yapmadığı ve kazanın meydana gelişinde belirleyici bir ihlalinin bulunmadığı tespit edildiği takdirde kusurun tamamı yahut ağırlıklı kısmı karşı tarafa yüklenebilir.</p>
<p>Buna karşılık <strong>ehliyetsizlik, sürücünün dikkat ve özen yükümlülüğü ile araç kullanma yeterliliği bakımından, bilirkişi incelemelerinde sürücü aleyhine ayrıca değerlendirilebilecek bir unsur niteliği taşır.</strong></p>
<p>Kusur oranı yalnızca ceza sorumluluğu bakımından değil, maddi tazminat, bedensel zarar tazminatı ve sigorta şirketlerinin rücu talepleri bakımında da belirleyici noktadır. Bu nedenle ehliyetsiz sürücünün kusurlu bulunduğu senaryoda sigorta şirketinin yaptığı ödemelerde rücu sorumluluğu gündeme gelir. Tüm bu süreci şekillendirecek olan nihai kusur değerlendirmesi ile <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/kaza-tespit-tutanagina-itiraz/"><strong>kaza tespit tutanağı</strong></a>, trafik polis/jandarma raporları, ekspertiz ve bilirkişi incelemeleri ile gerektiğinde mahkeme kararı birlikte dikkate alınarak yapılır.</p>
<h2>Ehliyetsiz Ölümlü Kazaya Karışmanın Cezası</h2>
<p>Ehliyetsiz bir sürücünün ölümle sonuçlanan trafik kazasına karışması durumunda ceza soruşturması, <strong>Türk Ceza Kanunu m.85 kapsamında taksirle öldürme suçu etrafında yürütülür.</strong> Bu kapsamda, kazada bir kişinin ölümüne neden olunması halinde 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası, birden fazla kişinin ölümü ya da bir kişinin ölümüyle birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanması halinde ise 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası gündeme gelir.</p>
<p><strong>Sürücünün ehliyetsiz olması</strong> tek başına bilinçli taksir ya da daha ağır bir ceza niteliği doğurmasa da, soruşturma ve kovuşturma sürecinde kusur değerlendirmesi yapılırken <strong>dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali ile noktasında sürücü aleyhine önemli bir unsur olarak dikkate alınır.</strong></p>
<p>Ölümlü trafik kazalarında ceza hukukunun dışında <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/destekten-yoksun-kalma-tazminati/"><strong>destekten yoksun kalma tazminatı</strong></a>, <strong>cenaze ve defin giderleri ile diğer maddi ve manevi tazminat talepleri de gündeme gelir.</strong> Mağdurun zarar gören yakınlarına sigorta şirketinin yaptığı ödemelerin rücu talepleri de ehliyetsiz sürücüye yöneltilir. Her ne kadar zorunlu trafik sigortasının üçüncü kişilere yönelik koruma mantığı devam etse de, ehliyetsiz kullanım hali sonradan sürücü ve sorumlular bakımından ayrı bir hukuki yük doğurabilir.</p>
<h3>Ehliyetsiz kaza yaptım fakat karşı taraf suçlu, süreç nasıl ilerler?</h3>
<p>Trafik kazasında karşı tarafın tam kusurlu olduğunun tespiti durumunda ehliyetsiz sürücü açısından kazanın oluşumuna ilişkin kusur sorumluluğu doğmayabilir. <strong>Bu gibi durumda</strong> ehliyetsiz araç kullanılması nedeniyle sürücü hakkında Karayolları <strong>Trafik Kanunu m.36 kapsamında idari para cezası uygulanır</strong> fakat kazanın meydana gelmesinden doğan hukuki sorumluluk esas olarak kusurlu karşı tarafa yönelir.</p>
<p>Araçta meydana gelen maddi hasar, değer kaybı, ikame araç ve mahrumiyet zararları ile varsa yaralanmaya bağlı tazminat talepleri, olayın niteliğine bağlı olarak kusurlu karşı tarafın zorunlu trafik sigortası ve varsa kasko sigortası ve ilgili sorumlular aleyhine ileri sürülebilir. Ehliyetsiz olmak, haklı durumdaki bireyin zararını talep etmesine engel olmamakla beraber, <strong>uygulamada kusur oranı, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, eksper incelemesi ve mahkeme kararı neticesinde süreç yalnızca “ehliyetsizlik” üzerinden değil</strong>, kusur ve zarar ilişkisi çerçevesinde değerlendirilir.</p>
<h3>Ehliyetsiz sürücü, tazminat talebinde bulunabilir mi?</h3>
<p>Evet, kazada kusursuz ya da karşı tarafa göre daha az kusurlu olması halinde ehliyetsiz sürücü de tazminat talebinde bulunabilir. Tazminat hakkı, yalnızca sürücü belgesinin olmasına bağlı değildir. <strong>Kazanın meydana gelmesindeki kusur oranına ve olayın şartlarına bağlı olarak</strong> ortaya çıkan ve değişkenlik gösteren bir haktır.</p>
<p>Burada dikkat edilmesi gereken nokta, tazminat hesabı yapılırken, ehliyetsiz araç kullanma durumunun yaratacağı etkidir. Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi kapsamında <strong>zarar görenin zararın doğmasına veya artmasına etkisi bulunuyorsa hakim tazminatta indirim yahut tümüyle ortadan kaldırılması kararı verebilir.</strong> Dolayısıyla ehliyetsiz araç kullanılması başlı başına tazminat hakkını ortadan kaldırmasa da, kusur oranına göre alınabilecek tazminat miktarını doğrudan etkiler.</p>
<h3>Ehliyetsiz sürücüye para cezası uygulanır mı?</h3>
<p>Karayolları Trafik Kanunu’nun 36. maddesi kapsamında ehliyetsiz araç kullanan sürücüye 2026 yılı itibarıyla <strong>40.000 TL idari para cezası uygulanır.</strong> Yine aracı ehliyetsiz kişiye kullandıran araç sahibi veya işletene de 40.000 TL idari para cezası uygulanır.</p>
<p>Bunun yanında, sürücü belgesi mahkeme, savcılık ya da diğer yetkili kurumlarca geçici olarak geri alınmış olmasına karşın araç kullanılması ya da sürücü belgesinin <strong>iptal edilmiş olmasına rağmen trafiğe çıkılması halinde ise uygulanan idari para cezası 200.000 TL’dir.</strong></p>
<h3>Ehliyetsiz araç kullanmak asli kusur mudur?</h3>
<p>Hayır, ehliyetsiz araç kullanılması,<strong> tek başına ve doğrudan asli kusur olarak kabul edilmez</strong>. Trafik kazalarında kusur değerlendirmesi yapılırken esas alınan nokta, kazanın meydana gelmesine doğrudan etki eden trafik kuralı ihlalleridir.</p>
<p>Örneğin, hız sınırının aşılması, şerit değiştirme kurallarına uyulmaması, geçiş önceliğinin dikkate alınmaması ya da kırmızı ışık ihlali gibi davranışlar kusur tespitinde temel belirleyici unsurlardır. Diğer bir ifadeyle, <strong>bir sürücünün ehliyetsiz olması ile kazanın meydana gelişi arasında doğrudan nedensellik bağı bulunmuyorsa</strong>, yalnızca ehliyetsizlik nedeniyle asli kusur yüklenmesi her somut olay bakımından mümkün değildir.</p>
<p>Bununla birlikte <strong>sürücü belgesinin bulunmaması, kusur incelemesinde tamamen önemsiz bir unsur da değildir.</strong> Bilirkişi raporlarında ve teknik değerlendirmelerde, sürücünün araç kullanma yeterliliği, trafik kurallarına hakimiyeti ve dikkat yükümlülüğü bakımından <strong>aleyhe bir değerlendirme unsurudur.</strong></p>
<h3>Ehliyetsiz trafik kazasında müterafik indirimi nedir?</h3>
<p><strong>Müterafik kusur indirimi</strong>, zarar gören kişinin zararın doğmasına ya da artmasına kendi davranışıyla katkı sağlaması halinde, hükmedilecek <strong>tazminattan belirli oranda indirim yapılmasını ifade eder.</strong> Türk Borçlar Kanunu m.52 kapsamında değerlendirilen bu ilke ile beraber hakim, olayın özelliklerine göre tazminat miktarında indirime gidebilir.</p>
<p>Müterafik indiriminin bir diğer boyutunda ehliyetsiz sürücünün kullandığı araca bu durumu bilerek ve isteyerek binen yolcular vardır. Kişinin, <strong>net bir şekilde hukuka ve trafik güvenliğine aykırı risk taşıyan araca bilerek binmiş olması</strong>, meydana gelen zararın sonuçlarına belli ölçüde katlandığı şeklinde değerlendirilir. Buna bağlı olarak da uygulamada, yolcunun sürücünün ehliyetsiz olduğunu bildiğinin ya da bilebilecek durumda olduğunun tespit edilmesi halinde tazminat hesabında müterafik kusur indirimi yapılması söz konusu olur.</p>
<h3>Ehliyetsiz sürücünün karıştığı kazada sigorta şirketi ödeme yapar mı?</h3>
<p>Ehliyetsiz sürücünün karıştığı trafik kazasında, zorunlu trafik sigortası kural olarak zarar gören üçüncü kişilerin maddi zararlarını ve bedensel zarar kapsamındaki taleplerini, <strong>poliçe limitleri dahilinde karşılar.</strong> Yaptığı bu ödemenin ardından sigorta şirketi, kazanın ehliyetsiz araç kullanımı ile gerçekleşmiş olması nedeniyle, <strong>olayın şartlarına göre sigortalıya, işletene veya sorumlu kişilere rücu etme hakkını kullanabilir.</strong> Dolayısıyla üçüncü kişiye ödeme yapılmış olması, ehliyetsiz sürücü bakımından hukuki sorumluluğun ortadan kalktığı anlamına gelmez.</p>
<p><strong>Ehliyetsiz sürücünün kendi aracında oluşan hasarların karşılanması noktasında</strong> ise trafik sigortasına değil <strong>kasko poliçesine bakmak gerekir.</strong> Teminatın uygulanıp uygulanmayacağı poliçe özel şartlarına ve teminat istisnalarına bağlıdır. Bu nedenle ödeme konusuna kesin bir yanıt vermek mümkün değildir.</p>
<h3>Ehliyetsiz sürücü kazada haklı olsa da sigorta şirketi rücu edebilir mi?</h3>
<p>Ehliyetsiz sürücünün <strong>kazada tamamen kusursuz olması halinde</strong>, sigorta şirketinin rücu hakkı kural olarak doğmaz. Zorunlu trafik sigortası, araç sahibinin üçüncü kişilere verdiği ve kusura dayanan zararları karşılamaya yöneliktir. Bu nedenle rücu değerlendirmesinde de <strong>kazadaki kusur durumu temel ölçütlerden biridir.</strong> Türkiye Sigorta Birliği ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin trafik sigortasına ilişkin açıklamaları da, trafik sigortasının kusurlu olarak üçüncü kişilere verilen zararları karşıladığı çerçevede şekillenmektedir.</p>
<p>Ehliyetsiz sürücünün kazanın meydana gelmesinde <strong>kusurunun bulunması halinde</strong> ise sigorta şirketi, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, <strong>ödediği tutarı rücu etme yoluna gidebilir.</strong> Bu noktada yalnızca ehliyetsizlik kavramı değil, kazanın oluş şekli, kusur oranı, trafik bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı, polis/jandarma tutanakları ve varsa mahkeme kararı birlikte değerlendirilir.</p>
<h3>Ehliyetsiz sürücünün 18 yaş altında olması süreci nasıl değiştirir?</h3>
<p>Ehliyetsiz sürücünün 18 yaşından küçük olması durumunda kaza yalnızca trafik hukuku kapsamında değil, <strong>çocuk ceza hukuku hükümleri çerçevesinde de değerlendirilir.</strong> Bu durumda, sürücünün yaşı, ceza sorumluluğunun belirlenmesinde temel kriterdir.</p>
<p><strong>Türk Ceza Kanunu m.31</strong> uyarınca;</p>
<ul>
<li>12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu bulunmaz,</li>
<li>12–15 yaş aralığında ise fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine göre değerlendirme yapılır,</li>
<li>15–18 yaş aralığında bulunan çocuklar hakkında ise indirilmiş ceza hükümleri uygulanır.</li>
</ul>
<p>Bu kapsamda yargılama, görevli mahkeme olarak çocuk mahkemelerinde yürütülür. İdari para cezaları bakımından ise ehliyetsiz araç kullanımı nedeniyle uygulanacak yaptırımlar kural olarak <strong>veli ve/veya vasiye yöneltilir.</strong> Yine <strong>aracın sahibi de “işleten” sıfatıyla</strong> Karayolları Trafik Kanunu kapsamında idari yaptırımlarla karşılaşır.</p>
<p>Diğer taraftan <strong>Türk Medeni Kanunu m.369 kapsamında, ana ve babanın çocuğun gözetim ve denetim yükümlülüğü bulunmaktadır.</strong> Bu yükümlülüğün gereği gibi yerine getirilmemesi halinde meydana gelen zarardan dolayı ebeveynlerin hukuki (tazminat) sorumluluğu da gündeme gelir.</p>
<h3>Kazanın ölümlü ya da yaralanmalı olması ehliyetsiz sürücünün cezasını nasıl etkiler?</h3>
<p>Ehliyetsiz sürücünün karıştığı trafik kazasının yaralanmalı ya da ölümlü olması, uygulanacak <strong>ceza sorumluluğunu ve yargılama sürecini doğrudan etkiler.</strong> Bu noktada belirleyici olan yalnızca ehliyetsizlik durumu değil, kazanın sonucu, kusur oranı, <strong>sürücünün dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılığı ile olayın somut özellikleridir.</strong></p>
<p>Yaralanmalı trafik kazalarında, fiil çoğu durumda Türk Ceza Kanunu m.89 kapsamında taksirle yaralama suçu çerçevesinde değerlendirilir. <strong>TCK m.89/1 uyarınca</strong>, taksirle başkasının vücuduna acı verilmesi veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olunması halinde <strong>hapis ya da <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/adli-para-cezasi/">adli para cezası</a> gündeme gelebilir.</strong></p>
<p><strong>Yaralanmanın niteliğine bağlı</strong> olarak, örneğin kemik kırığı, yüzde sabit iz, organ işlevinde zayıflama yahut yaşamı tehlikeye sokan durumlar söz konusu ise <strong>daha ağır cezalar gündeme gelir.</strong> Yine yaralanmalı trafik kazalarında bazı hallerde <strong>şikayet, uzlaştırma ve yargılama usulü</strong> ayrıca değerlendirilir.</p>
<p>Ölümlü trafik kazalarında ise eylem, kural olarak <strong>TCK m.85 kapsamında taksirle öldürme suçu olarak ele alınır.</strong> Bu kanun maddesine göre, bir kişinin ölümüne neden olunması halinde <strong>2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası söz konusu olabilir.</strong> Eğer fiil, birden fazla kişinin ölümüne ya da bir kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına yol açmışsa, <strong>ceza 2 yıldan 15 yıla kadar hapis olarak uygulanabilir.</strong> Bu tür olaylar şikayete bağlı değildir ve Cumhuriyet Savcılığı tarafından <strong><a href="https://cozumavukatlik.com.tr/hukukta-resen-ne-demek/">resen</a> soruşturma başlatılır.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/ehliyetsiz-trafik-kazasi-yapmanin-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>61/1-a Trafik Cezası: Hatalı Park Cezası</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/61-1a-trafik-cezasi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/61-1a-trafik-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çözüm Hukuk Bürosu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 13:22:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1672</guid>

					<description><![CDATA[Artan denetimler ile beraber çok daha titizlikle uygulanan Karayolları Trafik Kanunu kapsamında, belirlenen park yasaklarına uyulmasını zorunlu kılınmaktadır. Hatalı park cezası uygulamaları, şehir içi ulaşım düzeninin ve yaya güvenliğinin korunması amacıyla yürütülmekte ve sürücülerin trafik işaretlerine aykırı şekilde gerçekleştirdikleri park ihlalleri, idari para cezası ve ceza puanı yaptırımlarıyla sonuçlanmaktadır. Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, 61/1-a &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Artan denetimler ile beraber çok daha titizlikle uygulanan Karayolları Trafik Kanunu kapsamında, belirlenen park yasaklarına uyulmasını zorunlu kılınmaktadır. Hatalı park cezası uygulamaları, <strong>şehir içi ulaşım düzeninin ve yaya güvenliğinin korunması amacıyla yürütülmekte</strong> ve sürücülerin trafik işaretlerine aykırı şekilde gerçekleştirdikleri park ihlalleri, <strong>idari para cezası ve ceza puanı yaptırımlarıyla</strong> sonuçlanmaktadır.</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, 61/1-a trafik cezasının tutarına, ceza puanına, ödeme koşullarına ve cezaya itiraz sürecine ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>61/1-a Trafik Cezası Nedir?</h2>
<p>61/1-a trafik cezası, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca taşıt yolu üzerinde <strong>duraklamanın yasaklandığı belirlenmiş alanlara park edilmesi (hatalı park) neticesinde</strong> uygulanan yaptırımdır.</p>
<p>Trafik düzenlemesi, <strong>tünel girişleri, köprü yaklaşımları ve acil müdahale koridorları benzeri kritik kesitlerde</strong> trafik akışının kesintisiz sürmesini hedeflemektedir. İlgili kural ihlali yalnızca sürüş emniyetini değil, kamu hizmeti yürüten araçların geçiş güzergahlarını ve yaya güvenliğini koruma gayesi de taşımaktadır.</p>
<p>Sürücülerin araçlarını kısa süreliğine dahi duraklamanın yasak olduğu bölgelere bırakması, trafik akışında aksamalara sebebiyet vermesi itibariyla cezai işlemle sonuçlanmaktadır.</p>
<h2>Hatalı Park Cezası (2026)</h2>
<p>61/1-a trafik cezasının (hatalı park) 2026 yılı için belirlenen ceza puanı ve idari para cezası tutarları:</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th>Madde</th>
<th>Açıklama</th>
<th>Puan</th>
<th>Tutar</th>
<th>%25 İndirimli Tutar</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>61/1-a</td>
<td>Taşıt yolu üzerinde duraklamanın yasaklandığı yerlere park etmek.</td>
<td>15</td>
<td>1.246 TL</td>
<td>934,50 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>61/1-b</td>
<td>Park etmenin trafik işaretleri ile yasaklandığı yerlerde park etmek.</td>
<td>10</td>
<td>1.246 TL</td>
<td>934,50 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>61/1-c</td>
<td>Geçiş yolları önünde veya üzerinde park etmek.</td>
<td>10</td>
<td>1.246 TL</td>
<td>934,50 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>61/1-d</td>
<td>Yangın musluklarına her iki yönden beş metrelik mesafe içinde park etmek.</td>
<td>10</td>
<td>1.246 TL</td>
<td>934,50 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>61/1-e</td>
<td>Kamu hizmeti yapan yolcu taşıtlarının duraklarını belirten levhalara on beş metrelik mesafe içinde park etmek.</td>
<td>10</td>
<td>1.246 TL</td>
<td>934,50 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>61/1-g</td>
<td>Kurallara uygun park etmiş araçların çıkmasına engel olacak yerlerde park etmek.</td>
<td>10</td>
<td>1.246 TL</td>
<td>934,50 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>61/1-h</td>
<td>Geçiş üstünlüğü olan araçların giriş veya çıkış yerlerine on beş metre mesafe içinde park etmek.</td>
<td>10</td>
<td>1.246 TL</td>
<td>934,50 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>61/1-k</td>
<td>Alt geçit, üst geçit ve köprüler üzerinde veya on metrelik mesafe içinde park etmek.</td>
<td>15</td>
<td>1.246 TL</td>
<td>934,50 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>61/1-n</td>
<td>Yaya yollarında (kaldırımlarda) park etmek.</td>
<td>10</td>
<td>1.246 TL</td>
<td>934,50 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>61/1-o</td>
<td>Engellilerin araçları için ayrılmış park yerlerinde park etmek.</td>
<td>10</td>
<td>2.492 TL</td>
<td>1.869 TL</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2>61/1-a trafik cezasına itiraz edilebilir mi?</h2>
<p>Evet, hatalı park cezası için<strong> tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz başvurusu yapılabilir.</strong></p>
<p>İtiraz süreci, <strong>park yasağı tabelasının görünür olmaması, ceza makbuzunda fotoğraf kanıtı bulunmaması yahut acil tıbbi zorunluluk hallerinde</strong> olumlu sonuçlanmaktadır.</p>
<p>Dilekçe ekine ruhsat fotokopisi, kimlik belgesi ve varsa haksızlığı kanıtlayan görseller eklenerek süreci ilerletebilirsiniz. <strong>Cezayı ödenmiş olmanız</strong>, yasal itiraz hakkının kullanılmasına engel değildir.</p>
<h2>61/1-a trafik cezası nereden ve nasıl ödenir?</h2>
<p>Hatalı park cezası ödemelerini birkaç farklı şekilde yapabilirsiniz. Cezayı öderken kullanabileceğiniz alternatif yollar:</p>
<ul>
<li>E-devlet&#8217;in <a href="https://www.turkiye.gov.tr/gib-intvrg-trafik-para-cezasi-borcu-sorgulama-ve-odeme" target="_blank" rel="noopener"><strong>Trafik Para Cezası Borcu Sorgulama ve Ödeme</strong></a> hizmeti</li>
<li>EGM&#8217;nin <a href="https://www.turkiye.gov.tr/emniyet-arac-plakasina-yazilan-ceza-sorgulama" target="_blank" rel="noopener"><strong>Araç Plakasına Yazılan Ceza Sorgulama</strong></a> hizmeti</li>
<li><a href="https://dijital.gib.gov.tr/hizliOdemeler/MTVTPCOdeme" target="_blank" rel="noopener"><strong>Dijital Vergi Dairesi</strong></a></li>
<li><a href="https://www.pttavm.com/sayfa/trafik-cezasi-odeme.html" target="_blank" rel="noopener"><strong>PTT Ceza Sorgulama ve Ödeme</strong></a> sayfası</li>
<li>PTT şubeleri, vergi daireleri ve anlaşmalı banka şubeleri</li>
</ul>
<h3>Hatalı park cezası nedeniyle ehliyete el konur mu?</h3>
<p>Hayır, 61/1-a trafik cezası <strong>ehliyet siciline 15 puan eklerken</strong> tek başına sürücü belgesine el konulmasına neden olmaz. Geçmiş takvim yılı içerisinde <strong>toplam 100 ceza puanına ulaşılması durumunda 2 ay süreyle ehliyete el konur.</strong></p>
<h3>Birden çok kez hatalı park cezası aldım, ceza tutarı katlanır mı?</h3>
<p>Hatalı park ihlalinin tekrar etmesi durumunda her kural ihlali için ayrı idari para cezası tanzim edilmektedir. Ceza tutarı, aynı gün içerisinde farklı zaman dilimlerinde veya farklı konumlarda gerçekleşen her park eylemi için sabit miktar üzerinden tahsil edilmektedir. <strong>Katlamalı ceza uygulaması bulunmamakla birlikte</strong> toplam borç miktarının artması ve biriken ceza puanlarının ehliyetin geçerliliğini tehlikeye sokması söz konusudur.</p>
<h3>61/1-a trafik cezasının ceza puanı nedir?</h3>
<p>61/1-a trafik cezası uyarınca sürücülerin <strong>ehliyet siciline 15 ceza puanı işlenmektedir. </strong></p>
<h3>Cezayı araç sahibi mi yoksa sürücü mü ödemelidir?</h3>
<p>Hatalı park cezası, kural ihlalinin tespit edildiği anda araç başında sürücü bulunmaması halinde plaka üzerinden araç sahibine tescil edilmektedir. Aracın trafiği engellemesi neticesinde gerçekleşen çekme işlemleriyle oluşan çekici ücreti ve otopark bedeli, araç sahibi yahut sürücü tarafından karşılanmaktadır.</p>
<p>Yasal sorumluluk, trafik cezasının tebliğ edildiği şahıs üzerinden takip edilmektedir. Ödeme yükümlülüğü ise idari yaptırımın kesinleşmesiyle birlikte araç sahibinin sorumluluğuna girmektedir.</p>
<h3>Hatalı park cezasında erken ödeme indirimi var mıdır?</h3>
<p>Cezanın tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayan <strong>15 günlük süre içerisinde ödeme yaptığınız takdirde %25 indirim uygulanmaktadır.</strong> Böylelikle 1.246 TL’lik cezayı <strong>934,50 TL olarak ödeyebilirsiniz.</strong> Engelli araçları için ayrılmış park yerlerini işgal eden sürücüler de indirimli tarife üzerinden 1.869 TL olarak ödeme yapmaktadır.</p>
<h3>Fotoğraf olmadan ceza yazıldığı takdirde iptal edilebilir mi?</h3>
<p>Evet, hatalı park cezası tutanağında, kural ihlalini kanıtlayan fotoğraf yahut somut delil bulunmaması iptal gerekçesi sayılmaktadır. Sulh Ceza Hakimlikleri, <strong>görsel ispat sunulmayan idari yaptırımları hukuka aykırı bularak cezayı kaldırmaktadır.</strong> Yargı denetimi, hatalı park işleminin somut verilerle desteklenmesi şartını gözetmektedir. Dolayısıyla haksız bir ceza ile karşı karşıya kalmanız durumunda vakit kaybetmeden 15 günlük yasal süre içerisinde itiraz sürecini yürütmenizi öneririz.</p>
<h3>61/1-a trafik cezası E-devlet’te görünür mü?</h3>
<p>61/1-a trafik cezasını <a href="https://www.turkiye.gov.tr/emniyet-arac-plakasina-yazilan-ceza-sorgulama" target="_blank" rel="noopener"><strong>Araç Plakasına Yazılan Ceza Sorgulama</strong></a> hizmeti üzerinden E-devlet’te takip edebilirsiniz. Kimlik doğrulama işleminin ardında güncel trafik cezası borcunuzu ve ihlal detaylarınızı bu alandan görüntüleyebilirsiniz.</p>
<h3>Kiralık araç ile hatalı park cezası yedim, ne yapmalıyım?</h3>
<p>Hatalı park cezası, trafik denetleme birimlerince <strong>aracın tescilli plakasına kaydedilmektedir.</strong> Dolayısıyla kiralama şirketleri, ilgili cezayı araç tesliminde yahut sözleşme şartları dahilinde kullanıcıdan tahsil etmektedir.</p>
<h3>Hatalı park edilen yere göre ceza tutarı değişir mi?</h3>
<p>Evet, <strong>standart park yasaklarına uyulmaması neticesinde 1.246 TL</strong> tutarında yaptırım uygulanmaktadır. <strong>Engelli vatandaşların araçları için ayrılmış özel alanlara park edilmesi ise 2.492 TL</strong> tutarı ile en yüksek park cezasıdır. Yaya geçitleri, tüneller yahut köprü yaklaşımlarına bırakılan araçlar, standart tarife üzerinden cezalandırılmaktadır.</p>
<p><strong>Kaynaklar</strong></p>
<p><a href="https://www.egm.gov.tr/ceza-puani-uygulama" target="_blank" rel="noopener">EGM Ceza Puanı Uygulama</a></p>
<p><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=8182&amp;MevzuatTur=7&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">Karayolları Trafik Yönetmeliği</a></p>
<p><a href="https://www.trafik.gov.tr/kurumlar/trafik.gov.tr/trafik-para-cezasi/2026/2026-YILI-TRAFIK-IDARI-PARA-CEZA-REHBERI.pdf" target="_blank" rel="noopener">2026 Yılı Trafik İdari Para Cezası Rehberi</a></p>
<p><script type="application/ld+json">{"@context":"https://schema.org","@type":"FAQPage","mainEntity":[{"@type":"Question","name":"61/1-a Trafik Cezası Nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"61/1-a trafik cezası, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca taşıt yolu üzerinde duraklamanın yasaklandığı belirlenmiş alanlara park edilmesi (hatalı park) neticesinde uygulanan yaptırımdır."}},{"@type":"Question","name":"61/1-a trafik cezasına itiraz edilebilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evet, hatalı park cezası için tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz başvurusu yapılabilir."}},{"@type":"Question","name":"Hatalı park cezası nedeniyle ehliyete el konur mu?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Hayır, 61/1-a trafik cezası ehliyet siciline 15 puan eklerken tek başına sürücü belgesine el konulmasına neden olmaz. Geçmiş takvim yılı içerisinde toplam 100 ceza puanına ulaşılması durumunda 2 ay süreyle ehliyete el konur."}},{"@type":"Question","name":"Birden çok kez hatalı park cezası aldım, ceza tutarı katlanır mı?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Hatalı park ihlalinin tekrar etmesi durumunda her kural ihlali için ayrı idari para cezası tanzim edilmektedir. Ceza tutarı, aynı gün içerisinde farklı zaman dilimlerinde veya farklı konumlarda gerçekleşen her park eylemi için sabit miktar üzerinden tahsil edilmektedir."}},{"@type":"Question","name":"61/1-a trafik cezasının ceza puanı nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"61/1-a trafik cezası uyarınca sürücülerin ehliyet siciline 15 ceza puanı işlenmektedir. "}},{"@type":"Question","name":"Hatalı park cezasında erken ödeme indirimi var mıdır?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Cezanın tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayan 15 günlük süre içerisinde ödeme yaptığınız takdirde %25 indirim uygulanmaktadır. Böylelikle 1.246 TL’lik cezayı 934,50 TL olarak ödeyebilirsiniz. Engelli araçları için ayrılmış park yerlerini işgal eden sürücüler de indirimli tarife üzerinden 1.869 TL olarak ödeme yapmaktadır."}},{"@type":"Question","name":"61/1-a trafik cezası E-devlet’te görünür mü?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"61/1-a trafik cezasını Araç Plakasına Yazılan Ceza Sorgulama hizmeti üzerinden E-devlet’te takip edebilirsiniz. Kimlik doğrulama işleminin ardında güncel trafik cezası borcunuzu ve ihlal detaylarınızı bu alandan görüntüleyebilirsiniz."}},{"@type":"Question","name":"Kiralık araç ile hatalı park cezası yedim, ne yapmalıyım?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Hatalı park cezası, trafik denetleme birimlerince aracın tescilli plakasına kaydedilmektedir. Dolayısıyla kiralama şirketleri, ilgili cezayı araç tesliminde yahut sözleşme şartları dahilinde kullanıcıdan tahsil etmektedir."}},{"@type":"Question","name":"Hatalı park edilen yere göre ceza tutarı değişir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evet, standart park yasaklarına uyulmaması neticesinde 1.246 TL tutarında yaptırım uygulanmaktadır. Engelli vatandaşların araçları için ayrılmış özel alanlara park edilmesi ise 2.492 TL tutarı ile en yüksek park cezasıdır. Yaya geçitleri, tüneller yahut köprü yaklaşımlarına bırakılan araçlar, standart tarife üzerinden cezalandırılmaktadır."}}]}</script></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/61-1a-trafik-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dolandırıldım, Ne Yapmalıyım?</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/dolandirildim-ne-yapmaliyim/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/dolandirildim-ne-yapmaliyim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çözüm Hukuk Bürosu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 09:44:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1473</guid>

					<description><![CDATA[5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca dolandırıcılık suçu, hileli eylemlerle mağdurun iradesi sakatlanarak fail lehine mal varlığı artışı sağlanmasıyla oluşur. Basit dolandırıcılık fiilleri ilgili kanunun 157. maddesinde tanımlanırken, suçun ağır yaptırım gerektiren biçimleri nitelikli dolandırıcılık kapsamında 158. maddede sıralanmaktadır. Teknolojinin gelişimi ile dijital platformların kullanımındaki artış ve olası güvenlik açıkları, dolandırıcılık vakalarında ciddi bir artışa &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>5237 sayılı Türk Ceza Kanunu</strong> uyarınca dolandırıcılık suçu, hileli eylemlerle mağdurun iradesi sakatlanarak fail lehine mal varlığı artışı sağlanmasıyla oluşur. <strong>Basit dolandırıcılık</strong> fiilleri ilgili kanunun <strong>157. maddesinde</strong> tanımlanırken, suçun ağır yaptırım gerektiren biçimleri <strong>nitelikli dolandırıcılık</strong> kapsamında <strong>158. maddede</strong> sıralanmaktadır.</p>
<p>Teknolojinin gelişimi ile dijital platformların kullanımındaki artış ve olası güvenlik açıkları, dolandırıcılık vakalarında ciddi bir artışa neden olmaktadır. Bu vakalarda mağduriyetin giderilmesi ve faillerin cezalandırılması adına <strong>Cumhuriyet Başsavcılıklarına veya emniyet makamlarına müracaat edilmesi hukuki zorunluluktur.</strong></p>
<h2>TCK’ya Göre Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık Nedir?</h2>
<p>5237 sayılı Türk Ceza Kanunu&#8217;nun 157. maddesi kapsamında basit dolandırıcılık, <strong>hileli davranışlarla kişiyi aldatıp</strong>, mağdurun veya başkasının zararına olarak, failin kendisine veya başka şahsa yarar sağlamasıdır.</p>
<p>Dolandırıcılık eyleminin <strong>dini inançların istismarı, kamu kurumlarının zarara uğratılması veya bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması hali</strong> kanunun 158. maddesi uyarınca <strong>nitelikli dolandırıcılık</strong> suçunu oluşturur.</p>
<p>Basit dolandırıcılık şikayete bağlı suçlar arasında yer alırken, <strong>nitelikli dolandırıcılıkta</strong> soruşturma makamları <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/hukukta-resen-ne-demek/"><strong>resen</strong></a> işlem yapar. Yine nitelikli dolandırıcılık davalarında Ağır Ceza Mahkemesi yetkilidir. Dolandırılma durumu <strong>fark edildiği an hak kaybını önlemek adına somut adımlar atmanız</strong>, sürecin gidişatında belirleyici rol oynar.</p>
<h2>Dolandırıldıktan Sonra Ne Yapmak Gerekir?</h2>
<p>Dolandırıldığını fark eden kişi maddi zararı ve hak kaybını önlemek adına vakit kaybetmeden hareket geçmeli ve öncelikle ödemenin gerçekleştirildiği <strong>bankaya ulaşarak şüpheli işlem bildirimi yapmalı</strong> ve transfer edilen tutarın bloke edilmesini talep etmelidir.</p>
<p>Bankayla iletişime geçtikten sonra ise hukuki olarak hak arama sürecinde takip edilmesi gereken adımlar şunlardır:</p>
<ul>
<li>Emniyet teşkilatı veya Cumhuriyet Başsavcılıklarına müracaat ederek <strong>şikayet talebinde bulunulması hukuki zorunluluktur.</strong></li>
<li>Şikayet dilekçesine banka dekont dökümleri, mesajlaşma kayıtları ve sosyal medya ekran görüntüleri eklenmelidir.</li>
<li><strong>İnternet üzerinden gerçekleştirilen işlemlerde</strong> IP adresi tespiti için bağlantı zamanı ve tarih bilgilerinin eksiksiz sunulması talep edilmelidir.</li>
<li>Kayıp tutarın tahsili amacıyla icra takibi veya tazminat davası yoluyla hukuki işlemler başlatılmalıdır.</li>
</ul>
<p>Hukuki prosedürlerin her aşamasında profesyonel bir destek ve yönlendirme ile ilerlenerek şikayet dosyası tüm delilleri ve dokümanları kapsayacak şekilde eksiksiz hazırlanabilir ve <strong>karmaşık görünen süreçlerin kolaylaşırken hak kaybına uğramanız da engellenebilir. </strong></p>
<h2>Dolandırıldıktan Hemen Sonra Avukat Desteği Almak Neden Önemli?</h2>
<p>Dolandırıldığınızı anladıktan hemen sonra vakit kaybetmeden bir uzman yardımı alarak <strong>delillerin hukuka uygun şekilde toplanması ve savcılık makamına sunulması</strong>, sürecin sonucu açısından belirleyicidir.</p>
<p>Hem ceza soruşturmasının takibi hem de <strong>maddi zararın karşılanması adına başlatılacak tazminat taleplerindeki sürecin teknik karmaşıklığı</strong> nedeniyle hak kaybı yaşamamak adına profesyonel destek almanızı öneririz.</p>
<p>Uzman desteği almadığınız takdirde;</p>
<ul>
<li><strong>Eksik hazırlanan şikayet dilekçesi</strong> nedeniyle savcılık kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vererek soruşturmayı sonlandırılabilir.</li>
<li><strong>Ceza davasıyla eş zamanlı yürütülecek icra takibi ve tazminat davası</strong> prosedürlerini teknik olarak takip edemeyebilirsiniz.</li>
<li>İnternet ve bilişim suçlarında <strong>IP adresi tespiti yapılamayabilir</strong> ve birtakım deliller karartılarak hak kaybına uğrayabilirsiniz.</li>
</ul>
<h2>Dolandırıcılık Suçunun Cezası (2026)</h2>
<p>Basit dolandırıcılık suçunun cezai yaptırımı Türk Ceza Kanunu 157. maddesi uyarınca <strong>1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar</strong> <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/adli-para-cezasi/"><strong>adli para cezası</strong></a> şeklinde belirlenmiştir. Eylemin Türk Ceza Kanunu 158. maddesinde yer alan <strong>nitelikli halleri teşkil etmesi durumunda</strong> faile <strong>3 yıldan 10 yıla kadar hapis</strong> ve 5000 güne kadar adli para cezası verilmektedir.</p>
<p>Nitelikli dolandırıcılık fiilinin bilişim sistemlerinin kullanılması, kamu kurumlarının zarara uğratılması veya banka kurumlarının araç kılınması suretiyle işlenmesi halinde <strong>hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan başlamaktadır.</strong> Belirtilen bentler kapsamında hükmedilecek adli para cezası miktarı <strong>suçtan elde edilen menfaatin 2 katından az belirlenemez.</strong></p>
<p><strong>Türk Ceza Kanunu 159. maddesi</strong> ise dolandırıcılık eyleminin hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla gerçekleştirilmesi durumunda 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörmektedir.</p>
<p>Failin <strong>etkin pişmanlık göstererek</strong> mağdurun uğradığı maddi zararı gidermesi yaptırım miktarını doğrudan etkilemektedir. Maddi zararın soruşturma evresinde tazmin edilmesi halinde verilecek cezada <strong>2/3 oranında</strong>, kovuşturma evresinde tazmin edilmesi halinde <strong>1/2 oranında indirime gidilmektedir.</strong></p>
<p>İlgili kanun hükümleriyle düzenlenen cezai süreçler, haksız menfaat temin eden şahısların yaptırıma tabi tutulması ve mağdur haklarının korunması ilkesine dayanmaktadır. Suçun unsurlarına ve faile yönelik <strong>cezai yaptırımların tespiti</strong>, dolandırıcılık fiillerinin tipik özelliklerinin belirlenmesiyle doğrudan ilintilidir.</p>
<h2>Son Dönemde En Sık Karşılaşılan Dolandırıcılık Türleri</h2>
<p>Teknolojik gelişmeler ve dijital mecraların yaygınlaşması, <strong>dolandırıcılık suçunun işleniş biçimlerini çeşitlendirerek</strong> yeni mağduriyet alanları oluşturmaktadır. Bununla paralel olarak özellikle son yıllarda <strong>dijital platformlar üzerinden mağdur olanların sayısı</strong> belirgin ölçüde artış göstermiştir. Uygulamada tespit edilen ve yargılama aşamasına taşınan güncel yöntemler şunlardır:</p>
<ul>
<li>Kendilerini polis, savcı, asker veya banka personeli unvanlarıyla tanıtan şahıslar, mağdurları korku ve panik haline düşürerek maddi varlıklarını talep etmektedir.</li>
<li>Instagram, Facebook ve benzeri sosyal ağlarda kurulan sahte butik hesapları üzerinden bedeli alınan ürünlerin gönderilmemesi veya farklı ürün yollanması yöntemleri uygulanmaktadır.</li>
<li>Yüksek kazanç vaadiyle forex platformları, yasadışı bahis siteleri ve kripto varlık sistemleri üzerinden yürütülen süreçler oldukça yaygındır.</li>
<li>Sahibinden, Dolap vb. ilan sitelerinde piyasa değerinin altında fiyatlarla sunulan araç, konut veya elektronik eşya satışlarında kapora bedelleri üzerinden mağduriyet yaratılmaktadır.</li>
<li>Bilişim sistemlerine yönelik oltalama (phishing) yöntemleri, sahte linkler ve uzaktan erişim yazılımlarıyla kişisel veriler ile mobil bankacılık şifreleri ele geçirilmektedir.</li>
<li>Uzlaştırmacı, avukat veya arabulucu kimliği kullanılarak hakkında icra takibi veya hapis cezası bulunduğu iddialarıyla mağdurlardan uzlaşma bedeli adı altında para istenmektedir.</li>
</ul>
<p>Hileli fiillerin tespiti ve faillerin yöntemlerinin bilinmesi, <strong>hak arama sürecinde sunulacak delillerin niteliğini belirlemektedir.</strong></p>
<h3>Paramı geri alabilir miyim?</h3>
<p>Evet, dolandırıcılık neticesinde kaybedilen mal varlığı değerlerinin iadesi <strong>hukuken mümkündür</strong> fakat çoğu zaman bu uzun ve detaylı bir süreçtir. Maddi zararın telafisi, Cumhuriyet Başsavcılığı nezdindeki ceza soruşturmasına paralel yürütülen icra takipleri veya hukuk mahkemelerinde açılan <strong>tazminat davaları vasıtasıyla sağlanmaktadır.</strong></p>
<p>Kredi kartı aracılığıyla yapılan transferlerde <strong>banka kuruluşuna iletilen ters ibraz talepleri</strong>, paranın geri alınması sürecini hızlandıran teknik yöntemlerdendir. Failin mal varlığı üzerine konulan ihtiyati haciz kararları da alacağın tahsil edilebilirliğini güvence altına almak adına tercih edilen yöntemlerden biridir.</p>
<h3>Paramı bankadan isteyebilir miyim?</h3>
<p>Bu sorunun yanıtı, dolandırıcılık halinde <strong>bankanın sorumluluğunu yerine getirip getirmediğine bağlı olarak</strong> değişir. Bankalar, kendi sistemlerinin güvenliğinden kaynaklanan zafiyetler sonucunda ortaya çıkan hukuka aykırı para transferlerinde zararı üstlenmekle yükümlüdür. Buradaki koruma görevi, bankaların <strong>kusursuz sorumluluğu ilkesine</strong> dayanmaktadır. Benzer şekilde <strong>internet bankacılığındaki yetkisiz erişimler ve usulsüz işlemler</strong> neticesinde gerçekleşen kayıplarda da mağdurun ağır kusuru ispatlanmadığı süreci sorumluluk ilgili bankaya aittir.</p>
<p>Yargıtay içtihatları, <strong>bankaların yüksek seviyede teknolojik önlem alma zorunluluğunu teyit etmektedir.</strong> Maddi tazminat taleplerinde, bilişim sistemleri uzmanı raporları ile tespit edilen <strong>güvenlik açıkları davanın sonucunu tayin etmektedir.</strong> Güvenlik mekanizmalarının işleyişi ve banka yükümlülüklerinin kapsamı, suçun işlenmeden engellenmesini sağlayan koruyucu yöntemlerin gerekliliğini vurgulamaktadır.</p>
<h3>Dolandırıldım ne yapmalıyım demeden hangi önlemler alınmalıdır?</h3>
<p>Kişisel verilerin ve dijital şifrelerin güvenliğinin sağlanması dolandırıcılığa karşı alınabilecek temel önlemdir. Şifrelerinizi, mobil onay kodlarınızı ve kimlik bilgilerinizi <strong>üçüncü şahıslarla paylaşmamanız gerekir.</strong> Ziyaret ettiğiniz internet sitelerinin resmi adresleri konusunda dikkatli olmanız ve <strong>şüpheli bağlantılara tıklamamanız</strong> da zararlı yazılımlara yakalanma ihtimalinizi büyük ölçüde azaltır. Son olarak,<strong> iki aşamalı doğrulama yöntemlerini kullanarak</strong> sistemdeki olası bir açıkta güvenlik mekanizması ile dolandırıcılığı engelleyebilirsiniz.</p>
<h3>Dolandırıcılar kimlik bilgilerimize nasıl ulaşıyor?</h3>
<p>Sahte internet siteleri üzerinden yapılan <strong>phishing (oltalama)</strong> ve kurumsal kimliklerin taklit edildiği S<strong>MS ve e-mail’ler</strong>, dolandırıcıların kullandığı en yaygın yöntemdir. İnternet sitelerindeki ve uygulamalardaki<strong> güvenlik açıklarından yararlanılarak sızdırılan veri tabanları</strong> da kimlik bilgilerinin yasadışı mecralara yayılmasına sebep olur. Dolandırıcılar bu mecralarda da kimlik bilgilerine ulaşarak farklı senaryolar üzerinden mağduriyet yaratmayı dener.</p>
<h3>Yasadışı bahis sitelerinden dolandırıldım, ne yapmalıyım?</h3>
<p>Öncelikle, yasadışı bahis oynamak bir suç olsa da, <strong>mağdurun dolandırıcılık suçu kapsamında hak arama hürriyeti mevcuttur.</strong> Dolayısıyla mali kayıplarınızın telafisi için Cumhuriyet Başsavcılıklarında müracaat etmeniz gerekir.</p>
<p>Transfer edilen tutarların geri alınması amacıyla banka kuruluşlarına harcama itirazı başvurusu yapılması teknik çözüm yolları arasında yer almaktadır. Bahis platformlarına gönderilen <strong>ödemelerin dekontları ile dijital yazışma kayıtları</strong>, eksiksiz şekilde adli makamlara sunulmalıdır.</p>
<h3>Forex sitelerinde dolandırıldım, ne yapmalıyım?</h3>
<p>Forex piyasası adı altında gerçekleştirilen usulsüz faaliyetler neticesinde yaşanan mağduriyetlerde, <strong>Sermaye Piyasası Kurulu ve Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde</strong> yasal işlemlerin başlatılması gerekmektedir. Yetkisiz aracı kurumlar üzerinden yapılan transferlerin iadesi için banka kanalıyla harcama itirazı prosedürleri işletilmelidir. <strong>Şüpheli firmalarla kurulan dijital iletişim kayıtları</strong> ile ödeme dekontları, tazminat taleplerinin ispatı noktasında temel dayanak teşkil eder. Tüm bu süreçte uzman desteği, <strong>karmaşık finansal işlemlerin analiz edilmesi ve faillerin tespiti sürecinde</strong> teknik avantaj sağlamaktadır.</p>
<h3>Paramı geri almak için tazminat davası ne kadar sürer?</h3>
<p><strong>Mahkemelerin iş yükü, delillerin toplanma hızı ve sürecin teknik olarak eksiksiz ilerlemesine</strong> bağlı olarak tazminat davalarının sonuçlanma süresi değişkenlik gösterir. Hukuk mahkemelerinde açılan alacak talepli tazminat davaları <strong>ilk derece yargılamasında 12 ila 24 ay aralığında</strong> neticelenmektedir. Dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi, banka kayıtlarının celbi ve tanık dinlenmesi işlemleri buradaki takvimini doğrudan etkilemektedir. Kararın kesinleşmesi adına gereken istinaf ve temyiz aşamaları ile beraber <strong>bu süre 30 ayı bulabilir hatta geçebilir. </strong></p>
<h3>Dolandırıldığımı geç fark ettim, yine dava açabilir miyim?</h3>
<p>Evet, dolandırıldığınızı geç fark ettiğiniz durumunda da yasal yollara başvurulması ve dava açılması mümkündür. TCK’da dolandırıcılık suçunun dava zamanaşımı süresi 8 ila 15 yıl arasında değişmektedir. Mağduriyetin üzerinden zaman geçmiş olsa dahi Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulması ve hukuk mahkemelerinde tazminat davası başlatılması haklar arasındadır. Delillerin korunması ve şikayet süresinin hak düşürücü nitelik taşımaması yargı sürecinin işletilmesini sağlamaktadır.</p>
<h3>Dolandırıcıyı tanımıyorum, yine de dava açabilir miyim?</h3>
<p>Evet, dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren şahsın kimlik bilgilerinin bilinmemesi, yasal yollara başvurulmasına engel teşkil etmemektedir. Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak müracaat üzerine başlatılan soruşturma evresinde banka kayıtları, IP adresleri ve iletişim trafikleri incelenerek failin kimliği tespit edilmektedir. Faili meçhul dosyalar kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri, şüphelinin tespiti halinde dava sürecine evrilmektedir.</p>
<h3>Kapora bedeli üzerinden dolandırıldım, paramı geri almam mümkün olur mu?</h3>
<p>Hukuki süreçlerin ilerletilmesi ile beraber kapora bedeli geri alınabilir. İkinci el araç, konut veya ürün satışlarında yatırılan meblağların iadesi için banka transfer dekontları ve sosyal medya yazışmaları ispat aracı olarak kullanılmaktadır. Bu iki delili kaybetmemek kritiktir.</p>
<h3>Avukat olmadan dolandırıcılık davası açabilir miyim?</h3>
<p>Teknik olarak evet, avukat desteği olmadan şikayet müracaatında bulunabilir ve dava açabilirsiniz. Fakat hukuki süreçlerin teknik karmaşıklığı, dosyanın ve delillerin sunuş biçimi ve hak düşürücü sürelerin takibinin hukuki uzmanlık gerektirdiği aşikardır. <strong>Hukuka aykırı şekilde hazırlanan dilekçeler veya eksik sunulan kanıtlar</strong> nedeniyle yargılama makamları kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tesis edebilmektedir. Dolayısıyla <strong>hak kaybına uğramamak adına</strong> profesyonel destek ve fikir alınması önerilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/dolandirildim-ne-yapmaliyim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KTK 57/1-b Kapsamında Kusur Oranı</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/ktk-57-1-b/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/ktk-57-1-b/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çözüm Hukuk Bürosu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Dec 2025 16:11:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1329</guid>

					<description><![CDATA[2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu sürücü ve yayaların uyması gereken kurallar, kurallara aykırılık halindeki cezai yaptırımları, asli/tali kusur halleri gibi konuları düzenlemektedir. Kanunun 57. maddesi “Kavşaklarda Geçiş Hakkı”na ilişkin kuralları düzenlenmekte; yine 57/1-b maddesi ise madde kapsamındaki kusur durumlarını düzenlemektedir. Kusur Oranı Nedir? 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda (“KTK”) “kusur oranı” terimi spesifik bir tanım olarak bulunmamaktadır. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu sürücü ve yayaların uyması gereken kurallar, kurallara aykırılık halindeki cezai yaptırımları, asli/tali kusur halleri gibi konuları düzenlemektedir. Kanunun 57. maddesi “Kavşaklarda Geçiş Hakkı”na ilişkin kuralları düzenlenmekte; yine 57/1-b maddesi ise madde kapsamındaki kusur durumlarını düzenlemektedir.</em></p>
<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kusur Oranı Nedir?</strong></h2>
<p>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda (<strong>“KTK”</strong>) <em>“kusur oranı”</em> terimi spesifik bir tanım olarak bulunmamaktadır. Ancak trafik kazalarında kusur oranı, genellikle kaza sonucu oluşan zararda her bir tarafın ne ölçüde sorumlu olduğunu belirlemek için kullanılan bir kavramdır. Bu oran, kazanın oluşmasında her bir tarafın ne kadar sorumlu olduğunu belirten bir yüzde olarak ifade edilir.</p>
<p>Kusur oranı genellikle trafik kazalarının ardından soruşturma ve değerlendirme sürecinde belirlenir. Polis raporları, tanıkların ifadeleri, olay yerinde alınan deliller ve diğer kanıtlar incelenerek kusur oranı belirlenir. Bu oran, sigorta şirketleri ve mahkemeler tarafından da değerlendirilerek maddi ve hukuki sorumlulukların belirlenmesinde kullanılabilir.</p>
<h2 class="wp-block-heading"><strong>KTK 57/1-b Kapsamında Kusur Oranı ve Kusur Durumu</strong></h2>
<p>KTK’nın 57. maddesi, <em>“Kavşaklarda Geçiş Hakkı” </em>ve buna ilişkin kuralları düzenlemektedir.</p>
<p>57/1-b maddesinde ise kusur durumu, “<em>Trafik kolluğu veya ışıklı trafik işaret cihazları veya trafik işaret levhası bulunmayan kavşaklarda;</em></p>
<ol class="wp-block-list">
<li><em>Bütün sürücülerin geçiş üstünlüğüne sahip olan araçlara,</em></li>
<li><em>Bütün sürücülerin doğru geçmekte olan tramvaylara,</em></li>
<li><em>Doğru geçen tramvay hattı bulunan karayoluna çıkan sürücülerin bu yoldan gelen araçlara,</em></li>
<li><em>Bölünmüş yola çıkan sürücülerin bu yoldan geçen araçlara,</em></li>
<li><em>Tali yoldan ana yola çıkan sürücülerin ana yoldan gelen araçlara,</em></li>
<li><em>Dönel kavşağa gelen sürücülerin dönel kavşak içindeki araçlara,</em></li>
<li><em>Bir iz veya mülkten çıkan sürücülerin, karayolundan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermemesi” </em>şeklinde tanımlanmıştır.</li>
</ol>
<h2 class="wp-block-heading"><strong>KTK 57/1-b Asli Kusur Mudur?</strong></h2>
<p>Asli kusur, bir eylemin veya ihmalin, olayın meydana gelmesinde doğrudan etkili olan ve neden-sonuç ilişkisi içinde olan kusurdur.</p>
<p>Trafik kazalarında da asli kusur kavramı önemlidir. Örneğin, bir sürücünün trafik kurallarını ihlal etmesi, hız yapması, dikkatsiz araç kullanması veya alkollü araç kullanması gibi durumlar, trafik kazasının asli kusurunu oluşturabilir. Bu durumda, kaza soruşturması ve mahkeme sürecinde, kusur oranları belirlenirken bu asli kusurlar önemli bir faktör olarak göz önünde bulundurulur. Asli kusur kavramı aynı zamanda araç değer kaybı davaları, hasar bedeli talebi veya değerlendirilmesi ve tazminat davalarında da önem arz etmektedir.</p>
<p><strong>KTK 57/1-b maddesi, kavşaklarda geçiş hakkına ilişkin kuralların belirlendiği bir madde olması nedeniyle, asli kusuru düzenlemektedir.</strong></p>
<h2 class="wp-block-heading"><strong>KTK 57/1-b Kusur Oranı Yüzde Kaçtır?</strong></h2>
<p>Trafik kazalarında kusur oranları şu şekilde olabilir: %0 , %25 , %50 , %75 , %100. Kusur oranın %0 olması, kusursuzluk halini yani karşı tarafın asli kusurlu olma durumu ifade eder. Bu sebeple, asli kusur, %100 kusur demektir.  Diğer yandan, kusurun %25 olması ise, karşı tarafın %75 kusurlu olması demektir. Son olarak, kusurların %50 olması durumunda her iki tarafın aynı oranda kusurlu olduğunu anlamına gelmektedir.</p>
<p>İlgili kanun maddesi kapsamında yer alan düzenlemede kusur oranı, asli kusurun düzenlendiği madde olması nedeniyle <strong>%75 olarak kabul edilmektedir. </strong>Her ne kadar bu genel bir düzenleme olsa da bu düzenlemenin istisnaları bulunmaktadır. Bu hesaplamalar, yukarıda sayılan hususlar kapsamında değerlendirilerek kazada yer alan tarafların kusur oranları hesaplanmaktadır.</p>
<p>Kusurun hesaplanmasına ilişkin örnek senaryolar şu şekilde gösterilebilir:</p>
<p><strong>1- </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-1332 size-full" src="https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ktk-57-1b-ornek1.jpg" alt="KTK 57/1-B Örnek Senaryo" width="849" height="424" srcset="https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ktk-57-1b-ornek1.jpg 849w, https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ktk-57-1b-ornek1-300x150.jpg 300w, https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ktk-57-1b-ornek1-768x384.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 849px) 100vw, 849px" /></p>
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full wp-image-1120"><figcaption class="wp-element-caption"><strong>K. Y. T. K. 57 ve Yön: 109/d</strong></figcaption></figure>
<p><strong>2- </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-1333 size-full" src="https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ktk-57-1b-ornek2.jpg" alt="KTK 57/1-B Örnek Senaryo" width="935" height="445" srcset="https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ktk-57-1b-ornek2.jpg 935w, https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ktk-57-1b-ornek2-300x143.jpg 300w, https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ktk-57-1b-ornek2-768x366.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 935px) 100vw, 935px" /></p>
<figure class="wp-block-image aligncenter size-full wp-image-1121"><figcaption class="wp-element-caption"><strong>K. Y. T. K. 57b-5 Yön109c-4</strong></figcaption></figure>
<p><strong>Kusur Durumuna Göre Karşılaştırma Tablosu</strong>;</p>
<figure class="wp-block-table">
<table class="has-fixed-layout">
<tbody>
<tr>
<td><strong>KUSUR DURUMU</strong></td>
<td><strong>       1.ARAÇ SÜRÜCÜSÜ</strong><strong>         (%)</strong></td>
<td><strong>       2.ARAÇ SÜRÜCÜSÜ</strong><strong>                     (%)</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Kusursuz – Asli Kusurlu</td>
<td><strong>% 0</strong></td>
<td><strong>% 100</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Tali Kusurlu – Asli Kusurlu</td>
<td><strong>% 25</strong></td>
<td><strong>% 75</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Asli Kusurlu – Asli Kusurlu</td>
<td><strong>% 50</strong></td>
<td><strong>% 50</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Asli Kusurlu – Tali Kusurlu</td>
<td><strong>% 75</strong></td>
<td><strong>% 25</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Asli Kusurlu – Kusursuz</td>
<td><strong>% 100</strong></td>
<td><strong>% 0</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Tali Kusurlu – Tali Kusurlu</td>
<td><strong>% 50</strong></td>
<td><strong>% 50</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Kusursuz – Tali Kusurlu</td>
<td><strong>% 0</strong></td>
<td><strong>% 100</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Tali Kusurlu – Kusursuz</td>
<td><strong>% 100</strong></td>
<td><strong>% 0</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</figure>
<h2 class="wp-block-heading"><strong>KTK 57/1-b Kusur Oranı İtirazı Nasıl Yapılır?</strong></h2>
<p>Trafik kazası sonucunda hesaplanan kusur oranına itiraz edilmesi mümkündür.</p>
<p>Sigorta şirketi, hasar ihbarı sonucunda hasar dosyası açar ve bu şekilde prosedür başlamaktadır. Bu noktada araç sahibi, kaza tespit tutanağı ve kaza yerinde çekilmiş olan fotoğrafları sigorta şirketine iletilmelidir. Sigorta şirketi, belgelerin kendisine gönderilmesinden itibaren en geç 3 (üç) iş günü içerisinde ilgili evrakları Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi’ne iletir. Sigorta şirketi, iletilen belgeleri değerlendirir ve kusur oranlarını yüzde (%) olarak hesaplayarak dosyayı sonuçlandırır. Sigortalı kişi bu sonuca, 5 (beş) iş günü içerisinde itiraz edebilir.</p>
<p>Kusur oranına itiraz edilirken eğer her iki tarafın da sigorta şirketleri aynı ise 5 (beş) iş günü içinde Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi’ne başvurarak yapılır. Tarafların sigorta şirketleri farklı ise Sigorta Tahkim Komisyonu’na, Trafik Mahkemesi’ne ya da Trafik Mahkemesi olmayan yerlerde genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerine başvuru ile itiraz gerçekleştirilebilir.</p>
<p>Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi nezdinde kusur oranına itiraz etmek için itiraz dilekçesine e-devlet üzerinden giriş yaparak şu link üzerinden ulaşabilirsiniz: <a href="https://online.sbm.org.tr/trm-ktt/cweb/edevlet/login.sbm?referrerUri=%2Ftrm-ktt%2Fpublic%2Fsorgu.sbm" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">https://online.sbm.org.tr/trm-ktt/cweb/edevlet/login.sbm?referrerUri=%2Ftrm-ktt%2Fpublic%2Fsorgu.sbm</a></p>
<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kusur Oranına İtiraz Süresi Ne Kadardır?</strong></h2>
<p>Sigorta şirketi, belgelerin kendisine gönderilmesinden itibaren en geç 3 (üç) iş günü içerisinde ilgili evrakları Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi’ne iletir. Sigorta şirketi, iletilen belgeleri değerlendirir ve kusur oranlarını yüzde (%) olarak hesaplayarak dosyayı sonuçlandırır. Sigortalı kişi bu sonuca, 5 (beş) iş günü içerisinde itiraz edebilir.</p>
<p>Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılacak itirazlarda ise kararın ilgilisine bildirilmesinden itibaren en geç 10 (on) gün içinde yine Sigorta Tahkim Komisyonu’na itiraz edilebilir.</p>
<h2 class="wp-block-heading"><strong>KTK 57/1-b’ye Aykırılık Olması Halinde Trafik Cezası Yazılır mı?</strong></h2>
<p>KTK’nın suç saydığı bir fiilden dolayı haklarında ceza uygulanan sürücülere, aldıkları her ceza için yönetmelikte belirlenen ceza puanları verilmektedir. Trafik suçunun işlendiği tarihten geriye doğru bir yıl içinde toplam 100 ceza puanını dolduran sürücülerin sürücü belgeleri 2 (iki) ay süre ile geri alınır. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı Ceza Rehberin’e göre, KTK 57/1-b ihlali için 20 ceza puanı belirlenmiştir.</p>
<p>KTK’nın 57/1-b maddesine aykırı davranan sürücüler ve yolcular için yine aynı maddede şu düzenleme yer almaktadır: <em>“Bu madde hükmüne uymayan sürücüler ve yolcular 1 800 000 lira para cezası ile cezalandırılırlar.”</em>.</p>
<h2>57/1-b Trafik Cezası Ne Kadar? 2026</h2>
<p>57/1-b trafik cezası (kontrolsüz kavşakta geçiş önceliğine uymamak) 2026 için 1.246 TL olarak uygulanıyor. Tebligattan sonra 15 gün içinde ödenirse %25 indirimle 934 TL’ye düşer. Bu ihlal için sürücüye ayrıca 20 ceza puanı yazılır. 2025 resmi trafik ceza rehberinde aynı madde 993 TL idi; 2026’da güncellenmiştir.</p>
<h2 class="wp-block-heading"><strong>KTK 57/1-b Yargıtay Kararları</strong></h2>
<p><strong>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi T. 10.06.2021, E. 2021/14833, K. 2021/2788 sayılı kararı: </strong><em>“Somut olayda ise; davalıya ait araç sürücüsünün olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağına göre 1,25 promil alkollü olduğu, alkollü şekilde araç kullandığı için idari işlem yapıldığı, davalı sürücüye ‘kavşaklarda geçiş önceliğine uymama’ kuralını ihlal ettiği için asli</em></p>
<p><em>kusur verildiği…”</em></p>
<p><strong>Yargıtay 12. Ceza Dairesi T. 10.10.2019, E. 2019/3838, K. 2019/10074 sayılı kararı:</strong> <em>“kaza tespit tutanağına göre, ölen U. T.’ın sevk ve idaresindeki motosikletle gündüz vakti meskun mahalde, iki yönlü asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalli kontrolsüz kavşağa geldiğinde, şüpheli G. G.’in sevk ve idaresindeki araca sağ arka kapı kısmından çarpması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, kaza tespit tutanağında sürücü U. T.’ın 2918 sayılı KTK’nun asli kusurlar bölümünde belirtilen 84/h (kavşaklarda geçiş önceliğine uymama) kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, diğer sürücü G. G.’e herhangi bir kusur atfedilmediğinden bahisle şüpheli hakkında,</em></p>
<p><em>Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/10/2018 tarihli ve 2018/10381 soruşturma, 2018/6396 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddine ilişkin Çorlu 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 12/12/2018 tarihli ve 2018/2792 değişik iş sayılı kararında dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiş olup…”</em> şeklinde hüküm kurulup, kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/ktk-57-1-b/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ceza Avukatı</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/ceza-avukati/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/ceza-avukati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çözüm Hukuk Bürosu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 07:40:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1277</guid>

					<description><![CDATA[Ceza Hukuku Nedir? Ceza hukuku, toplum düzenini bozan eylemlerin hangilerinin suç sayılması gerektiğini, bu fiillerin hangi şartlarda işlenmesinin hukuka aykırılık oluşturduğunu ve bu davranışlara karşı ne tür cezai yaptırımlar uygulanacağını inceleyen hukuk dalıdır. Kısaca ifade etmek gerekirse, suç oluşturan eylemleri ve bunlara karşılık gelen yaptırımları belirleyen hukuk alanıdır. Ceza Avukatı Ne İş Yapar? Peki, ceza avukatı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Ceza Hukuku Nedir?</strong></h2>
<p>Ceza hukuku, toplum düzenini bozan eylemlerin hangilerinin suç sayılması gerektiğini, bu fiillerin hangi şartlarda işlenmesinin hukuka aykırılık oluşturduğunu ve bu davranışlara karşı ne tür cezai yaptırımlar uygulanacağını inceleyen hukuk dalıdır. Kısaca ifade etmek gerekirse, suç oluşturan eylemleri ve bunlara karşılık gelen yaptırımları belirleyen hukuk alanıdır.</p>
<h2><strong>Ceza Avukatı Ne İş Yapar?</strong></h2>
<p>Peki, <b>ceza avukatı ne iş yapar</b>? Özel hukuk yerine ceza hukuku ve infazı ile ilgili davalarda uzmanlaşmış hukukçulara <b>ceza avukatı</b> adı verilir. Bu profesyoneller, hem şüpheli ya da sanık durumundaki kişilerin savunmalarını üstlenir hem de mağdurların adalet arayışlarında yol gösterici olur. Aynı zamanda kolluk süreci, ifade alma, tutuklama gibi aşamalarda da hukuki destek sağlarlar.</p>
<p>Ek olarak, bir <b>ceza hukukçusu</b>, <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">Türk Ceza Kanunu</a> ve ilgili mevzuat kapsamında suç sayılan fiillerle ilgili süreçleri yönetir. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında tarafları temsil eder, delil toplanmasından duruşmalara kadar her adımda müvekkiline danışmanlık yapar. Ayrıca ceza infaz süreçlerini takip ederek müvekkilin hak kaybı yaşamasının önüne geçer.</p>
<h2><strong>Ceza Mahkemesi Nedir? Ceza Davalarına Hangi Mahkeme Bakar?</strong></h2>
<p>Ceza mahkemeleri, suç unsuru taşıyan eylemlere ilişkin davaların değerlendirildiği yargı mercileridir. Suçun ağırlığına ve niteliğine göre farklı mahkemeler görevlendirilmiştir; bu sayede yargılama süreci daha etkin şekilde yürütülür.</p>
<h3><strong>Asliye Ceza Mahkemeleri</strong></h3>
<p>Asliye Ceza Mahkemeleri, daha çok hafif nitelikli suçlarla ilgilenen ve ilk derece mahkemesi olarak görev yapan yargı organlarıdır. Bu mahkemeler, örneğin mala zarar verme, tehdit ya da basit yaralama gibi suçlara ilişkin davaları karara bağlar. Ceza yargılamasında önemli bir yere sahip olan bu mahkemeler, toplumsal adaletin sağlanması için etkin bir rol üstlenmektedir.</p>
<p>Bazı durumlarda daha ciddi suçlar da Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülebilir; ancak bunlar genellikle <b>ceza hukuku avukatı</b> tarafından Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşınabilecek nitelikte değerlendirilir. İlk derece yargılamalarının yapıldığı bu mahkemeler, hukuki sürecin başlangıç noktasıdır ve alınan kararlar üst mahkemelerde incelenebilir.</p>
<h3><strong>Ağır Ceza Mahkemeleri</strong></h3>
<p>Ağır ceza mahkemeleri, yasalarca belirlenmiş en ciddi suçların yargılandığı, ilk derece ceza yargılamasında önemli bir yere sahip mahkemelerdir. Bu mahkemelerin yetki alanı, 5235 Sayılı Kanun’un 12. maddesine göre suçun niteliği ve öngörülen ceza süresine göre belirlenir. Eğer bir suçun, ağır ceza mahkemesinin yetkisine girip girmediği açık değilse, bu tür davalar asliye ceza mahkemelerinde görülür. Suç isnadı 18 yaşından küçük bireylere yöneltilmişse, dosya çocuk ağır ceza mahkemesine aktarılır.</p>
<h2><strong>Ceza Hukuku Neleri Kapsar?</strong></h2>
<p>Ceza hukuku, suç ve ceza ilişkisinin temel taşlarını oluşturan maddi ve manevi öğeleri barındırır. Suçun varlığı için, davranışın bilinçli olarak gerçekleştirilmesi ve kişinin ayırt etme gücüne sahip olması gibi psikolojik faktörlerin yanı sıra, eylemin yasalarda açıkça suç olarak tanımlanmış olması gerekir. Ayrıca suçun hukuka aykırı bir biçimde işlenmiş olması da bu kapsamın önemli bir parçasıdır.</p>
<h2><strong>Ceza Avukatı Hangi Davalara Bakar?</strong></h2>
<p>Ceza avukatları, suç işlendiği iddiasıyla başlatılan soruşturmalardan, mahkeme sürecine kadar olan tüm aşamalarda taraflara hukuki destek sunar. Suçun türüne göre, davalar sulh ceza, asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinde yürütülür. Bu alanda görev alan <b>en iyi ceza avukatı</b>, genellikle aşağıdaki gibi ciddi suçlara bakan davalarla ilgilenir:</p>
<ul>
<li>Yağma ve gasp</li>
<li>Kasten öldürme veya yaralama</li>
<li>Dolandırıcılık ve hileli iflas</li>
<li>Rüşvet ve zimmet</li>
<li>Belge sahteciliği</li>
<li>Tehdit, şantaj ve hakaret</li>
<li>Casusluk, anayasal düzene karşı suçlar</li>
<li>Cumhurbaşkanına yönelik eylemler</li>
<li>Devlete karşı işlenen suçlar</li>
</ul>
<h2><strong>Ceza Hukuku Avukatı Görevleri Nelerdir?</strong></h2>
<p>Ceza alanında çalışan bir avukatın temel görevi, hem mağdurların hem de suçlanan bireylerin haklarını korumaktır. Soruşturma sürecinin başlamasıyla birlikte, şüphelinin savunma hakkı doğar ve bu noktada avukat devreye girerek gerekli belgeleri hazırlar, delilleri toplar ve savunma stratejisini oluşturur. Yapılan her işlem, doğru yasal temele dayanmalı ve ilgili dava maddeleriyle desteklenmelidir; aksi hâlde hatalı beyanlar, kişinin daha ağır bir ceza almasına neden olabilir.</p>
<h2><strong>Ağır Ceza Avukatı Ne İş Yapar?</strong></h2>
<p><b>Ağır ceza avukatı</b>, başta kasten öldürme, örgütlü suçlar, nitelikli dolandırıcılık ve silahlı saldırı gibi ağır suçları içeren davalarda görev yapar. Bu tür davalarda avukatın sorumluluğu, dosyanın tüm detaylarını inceleyerek delilleri eksiksiz şekilde mahkemeye sunmak ve müvekkilin lehine olacak bilgileri öne çıkarmaktır. Cezaevinde tutulan sanıklar için sürecin hızlı ve doğru yönetilmesi ayrıca önemlidir.</p>
<p>Temyiz aşamasında ise, önceki mahkeme kararlarının yeniden değerlendirilmesini sağlamak üzere Yargıtay’a sunulacak savunma, dikkatle hazırlanmalıdır. Sürecin hem duygusal hem de teknik olarak yıpratıcı olması nedeniyle bu davalarda <b>en iyi ağır ceza avukatı</b> ile çalışmak son derece önemlidir.</p>
<h2><strong>Ağır Ceza Davaları Hangi Suçları Kapsar?</strong></h2>
<p>Ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçlar belirli yasal ölçütlere göre şekillenir. Bu ölçütler üç ana başlık altında toplanabilir:</p>
<ol>
<li>İlk olarak, özel bir kanun açıkça farklı bir görev tanımı yapmadıkça, aşağıdaki suç türleri doğrudan ağır ceza mahkemelerinin yetki alanına girer:</li>
</ol>
<ul>
<li>Yağma (gasp) suçu (TCK md. 148, 149)</li>
<li>Kasten adam öldürme (TCK md. 81, 82)</li>
<li>Ağır neticeler doğuran yaralama (TCK md. 87/4)</li>
<li>Dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme (TCK md. 85/2)</li>
<li>Görevin kötüye kullanılması anlamına gelen irtikap (TCK md. 250/1-2)</li>
<li>Zimmet suçu (TCK md. 247)</li>
<li>Rüşvet alma veya verme (TCK md. 252)</li>
<li>Resmî evrakta sahtecilik (TCK md. 204/2)</li>
<li>Nitelikli dolandırıcılık (TCK md. 158)</li>
<li>Hileli iflas (TCK md. 161)</li>
</ul>
<ol start="2">
<li>Türk Ceza Kanunu’nun 2. Kitabının 4., 5., 6. ve 7. bölümlerinde tanımlanan bazı suçlar doğrudan ağır ceza mahkemesine girmez. Ancak istisnai olarak şu suç türleri bu mahkemelerde görülmektedir:</li>
</ol>
<ul>
<li>Devletin egemenlik sembollerine ve anayasal kurumlarına karşı suçlar</li>
<li>Anayasal düzeni ve onun işleyişini hedef alan eylemler</li>
<li>Milli savunmaya yönelik tehdit oluşturan suçlar</li>
<li>Devletin gizli bilgilerine karşı işlenen fiiller ve casusluk</li>
<li>Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki propaganda ve örgüt üyeliği gibi eylemler</li>
</ul>
<ol start="3">
<li>Üçüncü kriter ise öngörülen ceza süresine ilişkindir. Eğer bir suçun cezası ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ya da 10 yıldan fazla hapis cezasını gerektiriyorsa, bu davalar ağır ceza mahkemelerinde görülür (5235 Sayılı Kanun md. 12). Örneğin, sahte para basmak (TCK md. 197/1) ya da uyuşturucu madde üretmek ve ticaretini yapmak (TCK md. 188) gibi suçlar bu kapsamdadır.</li>
</ol>
<h2><strong>Ceza Davalarında Hukuki Süreç Nasıl İşler?</strong></h2>
<p>Ceza davalarında izlenen adli süreç aşağıdaki dört ana aşamadan oluşmaktadır:</p>
<ul>
<li aria-level="1"><strong>Soruşturma</strong>: Bir suçun işlendiği ihbar edildiğinde Cumhuriyet Savcılığı harekete geçer. Deliller toplanır, şüphelilerin tespiti yapılır ve yeterli şüphe varsa iddianame hazırlanarak mahkemeye sunulur. İddianamenin kabulüyle birlikte soruşturma aşaması sona ermiş olur.</li>
<li aria-level="1"><strong>Kovuşturma</strong>: Bu evre, iddianamenin kabul edilmesinden hükmün kesinleşmesine kadar olan süreci kapsar. Yargılama faaliyeti bu aşamada yürütülür ve mahkeme, deliller doğrultusunda bir karar verir.</li>
<li aria-level="1"><strong>İstinaf</strong>: Yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu düşünen taraflar, bu kararı bölge adliye mahkemesine taşıyarak yeniden incelenmesini talep edebilir.</li>
<li aria-level="1"><strong>Yargıtay</strong>: İstinaf mahkemesinin verdiği kararın da hatalı olduğunu düşünen taraflar, temyiz yoluna başvurarak dosyanın Yargıtay tarafından incelenmesini sağlayabilir.</li>
</ul>
<h2><strong>Ceza Davalarında Avukat Tutmak Zorunlu Mu?</strong></h2>
<p>Türkiye hukuk sistemine göre ceza yargılamalarında sanığın bir savunma avukatı tarafından temsil edilmesi zorunludur. Adil yargılama ilkesinin sağlanması ve kişinin haklarının korunması için sanığın mutlaka bir avukatla temsil edilmesi gerekmektedir. Özellikle ağır suçlarla yargılanan bireyler açısından bu temsil, savunmanın etkinliği açısından hayati önem taşır.</p>
<h2><strong>Ceza Hukuku Avukatlık Ücretleri 2026</strong></h2>
<p>2026 yılında ceza davalarında asgari avukatlık ücreti mahkeme türüne ve sıfata göre belirlenmektedir. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde sanık müdafiliği için asgari ücret 300.000,00 TL&#8217;dir.</p>
<table>
<tbody>
<tr>
<th>Ceza Hukuku Davaları</th>
<th>2026 Asgari Ücret</th>
</tr>
<tr>
<td>Ağır / Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi – Sanık Müdafiliği</td>
<td>300.000,00 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>Ağır / Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi – Mağdur / Katılan Vekilliği</td>
<td>175.000,00 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>Asliye Ceza / Çocuk Mahkemesi – Sanık / SSÇ Müdafiliği</td>
<td>175.000,00 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>Asliye Ceza / Çocuk Mahkemesi – Mağdur / Katılan Vekilliği</td>
<td>125.000,00 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>Sulh Ceza ve İnfaz Hakimliği</td>
<td>72.500,00 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>Disiplin Mahkemesi</td>
<td>80.000,00 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>Ceza Soruşturmasında Müdafilik / Vekillik</td>
<td>94.250,00 TL</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Dava açılmadan önce ya da soruşturma aşamasında avukattan hukuki görüş alınması, sürecin doğru yönetilmesi açısından kritik önem taşır. 2026 yılı danışmanlık ücretleri:</p>
<table>
<tbody>
<tr>
<th>Danışmanlık Hizmetleri</th>
<th>2026 Asgari Ücret</th>
</tr>
<tr>
<td>Büroda Sözlü Danışma (İlk 1 Saat)</td>
<td>14.500,00 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>Büroda Sözlü Danışma (Sonraki Her Saat)</td>
<td>9.500,00 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>Yazılı Danışma</td>
<td>29.000,00 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>Sesli / Görüntülü Danışma</td>
<td>13.000,00 TL</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Not:</strong> Ücretler İstanbul Barosu 2026 tavsiye çizelgesine göre belirlenmiş asgari tutarlardır. KDV ve mahkeme masrafları dahil değildir.</p>
<h2><strong>Ceza Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?</strong></h2>
<p>Bir ceza hukuku avukatı tercih ederken, uzmanlık alanı ve deneyim düzeyi dikkate alınmalıdır. Ayrıca, avukatın geçmiş davalardaki başarıları, iletişim yeteneği, müvekkiliyle kurduğu güven ilişkisi ve olaylara yaklaşım tarzı önemli belirleyicilerdir. Öte yandan, <b>ceza avukatı tavsiye</b> gibi unsurlar değerlendirildiğinde, sizi en iyi şekilde temsil edecek kişiyi seçmek çok daha kolay olacaktır.</p>
<h2><strong>En İyi Ceza Avukatı Hizmetleri – Çözüm Hukuk</strong></h2>
<p>Ceza hukuku davaları, hayatınızda kritik sonuçlar doğurabilecek ciddi süreçlerdir. Bu nedenle, Çözüm Hukuk olarak, müvekkillerimize etkin savunma, detaylı analiz ve hızlı çözüm sunmayı taahhüt etmekteyiz. Tecrübeli ceza avukatlarımız, soruşturma aşamasından kovuşturma sürecine kadar, <strong>İzmir ceza avukatı</strong>, İstanbul, Bursa, Antalya dahil 81 ilde yanınızda olarak haklarınızı en güçlü şekilde savunmaktadır.</p>
<h2><strong>Sıkça Sorulan Sorular</strong></h2>
<h3><strong>En iyi ceza avukatı nasıl bulunur?</strong></h3>
<p>En iyi ceza avukatını seçerken deneyimi, daha önce yürüttüğü davalar, uzmanlık alanı ve müvekkil yorumları dikkate alınmalıdır. Ayrıca avukatla ilk görüşmede güven vermesi ve açık iletişim kurabilmesi de önemlidir.</p>
<h3>Ceza hukuku avukatı hizmetleri için Çözüm Hukuk büromuzu tercih etmelisiniz?</h3>
<p><a href="https://cozumavukatlik.com.tr/">Çözüm Hukuk</a>, ceza hukuku alanında uzmanlaşmış, tecrübeli kadrosuyla hızlı ve etkili çözümler sunmaktadır. Ayrıca, her müvekkilimize özel ilgi göstererek haklarınızı en iyi şekilde savunmayı amaçlamaktayız.</p>
<h3><strong>Ceza avukatı tutmak neden önemli?</strong></h3>
<p>Ceza davaları ciddi sonuçlar doğurabileceğinden uzman bir avukatla çalışmak hayati önem taşır. Avukatınız, haklarınızı koruyarak sürecin adil ve doğru yürütülmesini sağlar.</p>
<h3><strong>Ceza avukatı tutmak zorunlu mu?</strong></h3>
<p>Türkiye’de, ceza davalarında sanığın avukatla temsil edilmesi zorunludur.</p>
<h3><strong>Ceza avukatı vekalet ücreti ne kadar?</strong></h3>
<p>Vekalet ücreti, davanın niteliğine, karmaşıklığına ve sürecin uzunluğuna göre değişiklik gösterir. Detaylı bilgi için web sitemiz üzerinden bize ulaşarak detaylı bilgi alabilirsiniz.</p>
<h3><strong>Ceza avukatı ücretleri ne kadar?</strong></h3>
<p>Ceza avukatı ücretleri, Türkiye Barolar Birliği’nin belirlediği taban ücret tarifesine ve dosyanın içeriğine göre değişir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/ceza-avukati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KTK 56/1-c Kusur Oranı Nedir?</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/ktk-56-1-c/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/ktk-56-1-c/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çözüm Hukuk Bürosu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 07:56:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1264</guid>

					<description><![CDATA[KTK 56/1-c kusur oranı konusunda uyuşmazlıklar daha çok “arkadan çarpma” şeklinde meydana gelen kazalarda söz konusu olmaktadır. Sigorta şirketleri, ceza davaları veya kusur oranı tespiti konusunda açılan tespit davalarında genellikle KTK 56/1-c kusur oranı %100 olarak belirlenmektedir. Ancak bazı durumlarda özellikle sigorta şirketleri buna bağlı olarak fazla ödemeden kaçınmak için farklı kusur oranları belirttikleri de görülmüştür. KTK 56/1-c maddesi; &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KTK 56/1-c kusur oranı</strong> konusunda uyuşmazlıklar daha çok “arkadan çarpma” şeklinde meydana gelen kazalarda söz konusu olmaktadır.</p>
<p>Sigorta şirketleri, ceza davaları veya kusur oranı tespiti konusunda açılan tespit davalarında genellikle <strong>KTK 56/1-c kusur oranı</strong> %100 olarak belirlenmektedir. Ancak bazı durumlarda özellikle sigorta şirketleri buna bağlı olarak fazla ödemeden kaçınmak için farklı kusur oranları belirttikleri de görülmüştür.</p>
<p><strong>KTK 56/1-c</strong> maddesi; Sürücüler; önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.</p>
<p>Yasa metninden de anlaşılacağı üzere takip mesafesinin ihlali sonucu meydana elen kazalarda <strong>56/1-c kusur oranının</strong> tespitine ihtiyaç duyulmaktadır.</p>
<h2><strong>KTK 56/1-c Asli Kusur Mu? Tali Kusur Mu?</strong></h2>
<p><strong>KTK 56/1-c</strong> maddesinin ihlali sonucu meydana gelen kazalarda <strong>KTK 56/1-c maddesini</strong> ihlal ederek arkadan çarpan sürücü asli kusurlu sayılmaktadır. Kusur oranı ise genellikle %100’dür. Yazımızın ilerleyen bölümlerinde değineceğimiz olan “<strong><em>Şerit Değiştiren Araca Arkadan Çarpmak</em>” </strong>gibi durumlar bu kusur oranının tespitinde belirleyici olabilmektedir.</p>
<p>Ancak yazımızın başında da belirttiğimiz gibi sigorta şirketleri, tazminat, <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/arac-deger-kaybi-hesaplama/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" data-type="post" data-id="457">araç değer kaybı</a>, araç pert değeri gibi ödemelerden kaçınmak adına %75 oranında kusur belirttikleri de görülmüştür.</p>
<h2><strong>56/1-c Kusur Oranı Yüzde Kaçtır?</strong></h2>
<p>KTK 56/1 c kusur ihlali yapan sürücü asli kusurlu sayılır. Karşı sürücüye eğer bir kusur verilmemiş ise % 100 kusurlu olduğu kabul edilir. Ancak karşı tarafa da bir kusur verilmiş ise kusur oranları değişecektir.</p>
<p><strong>Karşılıklı Kusur Dağılımı Değerlendirmesi</strong></p>
<figure>
<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>    Kusur Durumu                </strong></td>
<td><strong> 1.sürücü                              </strong></td>
<td><strong>2. Sürücü</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong> Asli – Asli  </strong></td>
<td><strong>% 50    </strong></td>
<td><strong>% 50</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Asli – Tali</strong></td>
<td><strong>%75</strong></td>
<td><strong>% 25</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Tali – Tali </strong></td>
<td><strong>% 50</strong></td>
<td><strong>%50</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Asli  – Kusursuz</strong></td>
<td><strong>% 100</strong></td>
<td><strong>% 0</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><strong>Tali – Kusursuz</strong></td>
<td><strong>% 100</strong></td>
<td><strong>% 0</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</figure>
<p>Bu durumda öncelikle arkadan çarpılan araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusur ve ihlalinin bulunup bulunmadığı dikkate alınmaktadır. Ancak yine bu kusurun arkadan çarpmayı etkileyecek nitelikte olmasına dikkat edilmelidir.</p>
<p><em>“Davalının kullandığı şirkete ait araç, önündeki araç ile KTK’nın 56/c maddesinde düzenlenen takip mesafesini korumadığı için davaya konu kaza meydana gelmiş olup öncelikle olaydan 4 gün önce söz konusu aracın periyodik muayeneden geçtiğini gösteren belgeye göre bilirkişilerin araçta periyodik bakımların gerektiği şekilde zamanında yapılıp yapılmadığının belli olmadığı şeklindeki saptamaları yerinde değildir. Diğer taraftan KTK’nın açık ve emredici hükmü olan takip mesafesinin korunması kuralı sürücü belgesini haiz her şoförün bilmesi ve uygulaması gereken bir düzenleme olup işverenden, işçisinin bu kurala uyması hususunda ayrıca bir eğitim ve talimat vermesi beklenemez. Yine bilirkişilerin tespitinde yer alan araçların <u>GPS sisteminde takip edilip edilmemesinin kazanın meydana gelmesinde bir etkisi yoktur.</u></em></p>
<p><em>İşveren kusuru, aracı kullanma ehliyeti bulunmayan birisine kullandırmak, KTK’na göre verilmesi gereken dinlenme sürelerini vermemek, aracın periyodik muayenesini zamanında yaptırmamak, araçta meydana gelen her türlü arızaya karşı duyarsız kalmak gibi durumlar için söz konusu olabilir ki somut olay bakımından böyle bir savunma da vaki değildir. Davalı aracın frenlerinin sorunlu olduğu gibi bir savunma getirmiş ise de aracın olaydan sadece 4 gün önce periyodik muayeneden geçmesi karşısında başkaca bir delille desteklenmeyen bu savunmaya itibar edilmeyeceği açıktır.</em></p>
<p><em>Sonuç olarak kaza KTK’nın emredici hükmü olan takip mesafesinin korunmamasından kaynaklanmış ve talep edilen zarar bakımından davalı işçi hükme esas alınmayan 23/07/2014 tarihli bilirkişi raporunda da değinildiği üzere <u>tam kusurludur</u>.</em></p>
<p><em>Meydana gelen bu kaza nedeniyle davacı işverenin yararlandığı kasko hasarsızlık indiriminin de azalacağı da kaçınılmaz bir sonuç olup davacının bundan dolayı talep ettiği zarar da hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır.</em></p>
<p><em>Açıklanan nedenlerle davacıyı %15 oranında kusurlu bulan ve kasko hasarsızlık indiriminin azalmasından sorumlu tutmayan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” [1]</em></p>
<p>Yargıtay ilgili hukuk dairesinin yukarıda vermiş olduğu kararından da anlaşılacağı üzere; %15 oranında arkadan çarpılan araca verilen kusur oranının hukuka aykırı olduğu, arkadan çarpan aracın tam kusurlu (%100) olduğu yönünde görüş bildirmiştir.</p>
<h2><strong>56/1-c Kusur Oranı İtirazı Nasıl Yapılır?</strong></h2>
<p><strong>KTK</strong> <strong>56/1-c kusur oranı itirazı</strong> konusunda itiraz merci ve itirazın niteliğine göre farklı uygulamalar vardır.</p>
<p><strong>Kusur oranı itirazı</strong>, kazaya karışan araçların sigorta şirketlerinin aynı olması durumunda “sigorta bilgi ve gözetim merkezine” yapılmaktadır. Araçların sigorta şirketleri farklı ise bu kez <strong>kusur oranı itirazı</strong> sigorta tahkim komisyonuna yapılır.</p>
<p>Gerek <a href="https://www.sbm.org.tr/" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">sigorta bilgi ve gözetim merkezi</a>ne, gerekse sigorta tahkim komisyonuna yapılacak itirazlarda bu kurumlara ait web sitelerinde bulunan matbu itiraz formları doldurularak <strong>kusur oranı itirazı</strong> yapılır.</p>
<h2><strong>56/1-c Kusur Oranı İtiraz Dilekçesi</strong></h2>
<p>Sigorta şirketlerine yapılacak olan kusur oranı itirazları internet üzerinden online formların doldurulması şeklinde yapılmaktadır. <strong>KTK</strong> <strong>56/1-c kusur oranı itiraz dilekçesine</strong> genellikle ceza yargılamalarındaki <strong>kusur oranının tespiti</strong> ile dava açma şeklinde yürütülen tespit davalarında gereksinim duyulmaktadır. Her iki durum için ayrı ayrı hazırlanmış itiraz ve dava dilekçesi örnekleri genel hatları ile aşağıdaki gibidir.</p>
<h2><strong>Ceza Mahkemeleri Kusur Oranı İtiraz Dilekçesi</strong></h2>
<figure>
<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>… Ağır Ceza Mahkemesi’ne</strong> <strong>… Asliye Ceza Mahkemesine</strong> <strong>Esas No : …</strong> <strong>Müşteki / Mağdur : …</strong> <strong>Ölen : …</strong> <strong>Katılan : …</strong> <strong>Sanık : …</strong> <strong>Vekili : …</strong> <strong>Adres : …</strong> <strong>Talep Konusu :</strong> Kusur oranı itirazı / Bilirkişi raporuna itiraz <strong><em><u>AÇIKLAMALAR                     :</u></em></strong> Müvekkilim ……., ……. Tarihinde sevk ve idare etmiş olduğu aracı ile …… yolu üzerinde seyir halinde iken trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kaza nedeniyle yukarıda açık kimliği yazılı müşteki / mağdur / ölen doktor raporlarında belirtildiği şekilde yaralanmıştır / ölmüştür. Olay günü, olay yerinde yapılan inceleme ve olay yeri krokilerine göre müvekkilimin KTK 56/1-c maddesini ihlal etmiş olması nedeniyle asli kusurlu  olduğu, yaya ……’nin ise tali kusurlu olduğu yönünde bilirkişi raporu düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanununun 56/1-c maddesi; <em>“Araçlar arasındaki mesafe;</em> <em>Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.”</em><br />
Müvekkilim kaza anında aracının hızını KTK 56/1-c maddesinde belirtildiği şekilde takip mesafesini ayarlayarak araç sevk ederken kaza meydana gelmiştir. Bu nedenle kusur olmadığı gibi asli kusurlu olması da mümkün değildir. Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtay ilgili Hukuk ve Ceza dairelerinin benzer kural ihlalleri nedeniyle meydana gelen kazalarda sürücünün tali kusurlu olduğu yönünde emsal kararlar vermiştir. <strong><em><u>İSTEM VE TALEP                  :</u></em></strong> Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenlerden dolayı müvekkilime atfedilen kusur oranı, müvekkilimin hukuki statüsünün belirlenmesinde etkili bir öneme sahiptir. Bu nedenle kusur oranına itiraz ediyor, bu konuda yetkili ve görevli mercilerden kusur oranı tespiti konusunda rapor alınmasını talep ediyoruz. <strong>Vekil</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</figure>
<h2><strong>Kusur Oranının Tespiti İçin Dava Dilekçesi Örneği</strong></h2>
<figure>
<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>… Asliye Hukuk Mahkemesi’ne</strong> <strong>Davacı                       :</strong> … <strong>Vekili                         :</strong> … <strong>Davalı                       :</strong> … <strong>Adres                        :</strong> … <strong>Dava Konusu          :</strong> Kusur Oranının Tespiti Talebi <strong><em><u>AÇIKLAMALAR       :</u></em></strong> Müvekkilim … kendisine ait … plaka sayılı aracı ile … tarihinde seyir halinde iken … plakalı aracın KTK’da belirtilen <strong>56/1-c </strong> (Takip Mesafesi) kurallarını ihlal etmesine bağlı olarak maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen trafik kazası sonrasında davalı ilgili sigorta şirketi müvekkilimin … oranında tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirmiştir. Olay tarihinde görevliler tarafından düzenlenen trafik kaza tespit tutanağında bu konuda herhangi bir görüş bildirilmemiş olmasına rağmen sigorta şirketinin belirlemiş olduğu kusur oranı gerçeği yansıtmamaktadır. <strong><em><u>TALEP      : </u></em></strong>Davalı sigorta şirketi tarafından hatalı olarak tespit edilmiş olan kusur oranının mahkemenizde yaptırılacak bilirkişi incelemesi veya yetkili kurumlarca kusur tespitinin yapılmasını arz ve talep ederiz. <strong><em>                                                                                                  DAVACI VEKİLİ</em></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</figure>
<h2><strong>Kusur Oranına İtiraz Süresi Ne Kadardır?</strong></h2>
<p><strong>Kusur oranına itiraz süresi</strong> bakımından farklı uygulamalar vardır. Örneğin kazaya karışmış olan araç sürücülerine ait sigorta poliçelerinin aynı sigorta şirketi olması halinde 5 gün içerisinde <strong>kusur oranına itiraz</strong> edilmelidir. Ancak araçların sigorta şirketlerinin farklı olması durumunda <strong>kusur oranına itiraz süresi </strong>10 gündür.</p>
<p>Daha çok bir tespit davası niteliğinde olan ancak sıklıkla kusur oranına itiraz olarak da adlandırılan kusur tespit davalarında ise dava açma süresi 2 yıldır.</p>
<h2><strong>Aniden Duran Arabaya Arkadan Çarpma</strong></h2>
<p>Ktk <strong>56/1-c</strong> maddesinin ihlali şeklinde gerçekleşen kazalar daha çok “aniden duran arabaya arkadan çarpma” şeklinde gerçekleşmektedir.</p>
<p>Bu konuda öndeki aracın duruş hızı dikkate alınmamaktadır. Yukarıda belirtmiş olduğumuz yasa metninden de anlaşılacağı üzere; aracın hızına göre takip mesafesini korumak yükümlülüğü arkadaki araca aittir. Bu nedenle kazanın meydana gelmesinde öndeki araç sürücünün başkaca bir etkeni bulunmadığı sürece yine <strong>KTK 56/1-c maddesi kusur oranı</strong> asli ve tam kusurlu (%100) olarak kabul edilmektedir.</p>
<h2><strong>Şerit Değiştiren Araca Arkadan Çarpmak</strong></h2>
<p>Yukarıda ktk 56/1-c maddesi kusur oranının genelde %100 şeklinde ve asli kusurlu olduğun belirtmiştir. Ancak KTK’nun 56/a maddesinin ihlaline bağlı olarak “şerit değiştiren araca arkadan çarpmak” şeklinde gerçekleşen kazalarda durum oldukça farklıdır. Bu durumda öndeki aracın KTK 56/a maddesini ihlal ettiğinin tespit edilmesi durumunda her ne kadar arkadan çarpma şeklinde kaza gerçekleşmiş olsa dahi, arkadan çarpan araç sürücüsünün kusursuz olduğu kabul edilebilmektedir.</p>
<p>Bu durumda arkadan çarpan araç sürücüsünün herhangi bir kural ihlali bulunup bulunmadığı da zaman zaman dikkate alınmaktadır.</p>
<h2><strong>56/1-c Kusur Oranı Yargıtay Kararları</strong></h2>
<p><strong>KTK</strong> <strong>56/1-c kusur oranı </strong>konusunda Yargıtay kararları da genellikle yukarıda yapmış olduğumuz açıklamalar doğrultusundadır.</p>
<p>Aniden duran arabaya arkadan çarpma şeklinde ve <strong>56/1-c kusur oranı Yargıtay kararı</strong>;</p>
<p><em>“Trafik Kazası Tespit Tutanağı’nda otobüs sürücüsü …’ın KTK</em> <em>56/1-c kuralını ihlal ettiği, minibüs sürücüsü … ve yayalar … ile…’un kural ihlali yapmadıkları belirlenmiştir. Adli Tıp Ankara Trafik İhtisas Dairesi’nin 10.02.2015 tarihli raporu ile otobüs sürücüsü …, yönetimindeki … ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemiş, ön ilerisinde aynı yöne seyreden minibüs ile arasında yeterli takip mesafesi bırakmamış, önündeki aracın yavaşlaması üzerine tehlikeli biçimde yaklaştığı bu aracın arka kısmına çarpmış olduğu olayda; dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle <u>asli kusurlu olduğu</u>, minibüs sürücüsü …, yönetimindeki … ile seyrederek olay yerine geldiğinde, aniden önüne çıkan köpeğe çarpmamak için yavaşladığı sırada arkasından gelen otobüsün aracına çarptığı olayda, atfı kabil <u>kusuru olmadığı </u>tespit edilmiştir.</em>[2]
<p><strong>Şerit değiştiren araca arkadan çarpmak </strong>şeklinde gerçekleşen kazalarda kusur oranının tespiti konusunda Yargıtay kararı;</p>
<p><strong><em>          “</em></strong><em>Dosyanın incelenmesinde; olay tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağına göre; davacı sürücünün şerit izleme kurallarını ihlal ettiği, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığı belirlenmiş, davalı tarafça sunulan trafik bilirkişi raporunda ise benzer gerekçelerle sigortalı sürücünün kusursuz olduğu benimsenmiştir. Davacı tarafça sunulan trafik bilirkişi raporunda ise; sigortalı sürücünün KTK 52/1-b maddesi gereği yol ve trafik kurallarına uygun hızla seyretmediği gerekçesiyle kusurlu olduğu, davacı sürücünün emniyetle şerit değiştirme kurallarını ihlal ettiği hususu belirlenmiştir.</em></p>
<p><em>Hakem Heyetince alınan trafik bilirkişi raporunda; davacı sürücünün şerit izleme kuralını ihlal etmesi nedeniyle %80 oranında kusurlu olduğu, davalıya sigortalı sürücünün ise aracının teknik özelliklerine dikkat etmeyip yola gereken özeni göstermediği gerekçesiyle % 20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince söz konusu rapor benimsenmiş, İtiraz Hakem Heyetince ise raporun oluşa uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir.” </em>[3]
<h3>2026 KTK 56/1-c Trafik Cezası Ne Kadar?</h3>
<p>“Önlerinde giden araçları Yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek (Yakın takip)” 56/1-c cezası 2026 yılında 1.246 TL&#8217;dir.</p>
<h3>KTK 56/1-c Ceza Puanı Ne Kadar?</h3>
<p>“Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama” 56/1-c ceza puanı 20&#8217;dir.</p>
<h3>KTK 56/1-c Kusuru Soncunda Sürücü Belgesi Alınır Mı?</h3>
<p>56/1-c trafik kuralı ihlali soncunda idari para cezası (Trafik cezası) uygulanır. Kusurlu sürücünün ehliyeti alınmaz.</p>
<h3>KTK 56/1-c Kusurunu İşleyen Araç Trafikten Menedilir Mi?</h3>
<p>Arkadan çarparak kural ihlali yapan sürücünün aracı trafikten men edilemez. Sürücünün ehliyetine 20 ceza puanı uygulanır.</p>
<h3>KTK 56/1-c Cezası Nasıl Ödenir?</h3>
<p>İdari para cezaları vergi daireleri ve ptt şubelerinden ödenebilmektedir. İnternet üzerinden ödeme yapmak içinde dijital vergi dairesini kullanabilirler.</p>
<h3>KTK 56/1-c Erken Ödeme İndirimi Ne Kadar?</h3>
<p>1.246 TL tutarındaki trafik cezası eğer 15 içinde ödenirse % 25 indirim ile 934 TL olacaktır.</p>
<p><strong>Kaynakça:</strong></p>
[1] Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin, 21/11/2018 tarih, 2015/24452 esas ve 2018/21127 sayılı kararı</p>
[2] Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 28.09.2023 tarih, 2022/1951 esas ve 2023/3461 sayılı kararı</p>
[3] Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, 16.02.2023 tarih, 2021/23104 esas ve 2023/1922 sayılı kararı</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/ktk-56-1-c/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KTK 52/1-b Kusur Oranı Nedir?</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/ktk-52-1-b/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/ktk-52-1-b/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çözüm Hukuk Bürosu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 07:48:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1262</guid>

					<description><![CDATA[KTK 52/1-b kusur oranı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b maddesinde belirtilmiş olan hız kurallarının ihlali neticesinde sürücüye değerlendirilen kusur oranını ifade etmektedir. KTK Madde 52; Sürücüler; Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar. 52/1-b Trafik Cezası Kimlere Uygulanır? KTK 52/1-b trafik cezası madde metninde de belirtildiği &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KTK 52/1-b kusur oranı</strong> 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b maddesinde belirtilmiş olan hız kurallarının ihlali neticesinde sürücüye değerlendirilen kusur oranını ifade etmektedir.</p>
<p><em>KTK Madde 52; Sürücüler; Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.</em></p>
<h2><strong>52/1-b Trafik Cezası Kimlere Uygulanır?</strong></h2>
<p><strong>KTK 52/1-b</strong> trafik cezası madde metninde de belirtildiği gibi aracın hızlarını aracın niteliğine göre veya dış etkenlere göre belirli kurallar dahilinde uyarlamayan sürücüler hakkında uygulanır.</p>
<p>Örneğin otoyollarda otomobiller için hız sınırı saatte 130 Km iken, otobüsler için bu hız sınırı saatte 100 km’dir. Bu limitlerin üzerinde bir hız nedeniyle sürücüler hakkında <strong>KTK 52/1-b</strong> maddesi uyarınca trafik ceza tutanağı düzenlenmektedir.</p>
<h2><strong>KTK 52/1-b Asli Kusur Mu? Tali Kusur Mu?</strong></h2>
<p><strong>KTK 52/1-b</strong> maddesinin ihlali sonucu meydana gelen kazalarda ikinci etken olarak görülmektedir. Bu nedenle <strong>KTK 52/1-b</strong> maddesi genellikle tali kusur olarak değerlendirilir.</p>
<p>Karayolları Trafik Kanununda belirtilen kurallara uyulmaması nedeniyle meydana gelen ölümlü veya <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/yaralanmali-trafik-kazasi-tazminati/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" data-type="post" data-id="540">yaralamalı trafik kazaları</a>nda kusur oranının tespiti önemli bir yere sahiptir. Tazminat ödemeleri veya ceza yargılamalarında kusur oranları çoğunlukla belirleyici olmaktadır.</p>
<p>Maddi hasarlı trafik kazalarında da yine <strong>52/1-b kusur oranı</strong> araç değer kaybı veya araç pert değerinin hesaplanmasında dikkate alınmaktadır. Kişi veya kurumlara bu kazaya bağlı olarak gerçekleşecek ödemelerde yine bu kusur oranı dikkate alınmaktadır.</p>
<h2><strong>52/1-b Kusur Oranı Yüzde Kaçtır?</strong></h2>
<p><strong>52/1-b kusur oranı</strong> % olarak hesaplanması genellikle iki veya daha fazla aracın karışmış olduğu trafik kazalarında gereksinim duyulan bir konudur.</p>
<p>Ancak tek taraflı ya da sürücü – yaya şeklinde gerçekleşen kazalarda <strong>KTK 52/1-b </strong>maddesi tali kusur olarak kabul edilir. Çift taraflı trafik kazalarında ise varsa ihlal edilen diğer kurallar ve ihlalin boyutuna göre yüzde üzerinden bir değerlendirme yapılmaktadır. Bu konuda aşağıda hazırlamış olduğumuz tablodan faydalanmanız mümkündür.</p>
<figure class="wp-block-table">
<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>KUSUR DURUMU</strong></td>
<td><strong>       1.ARAÇ SÜRÜCÜSÜ</strong> <strong>         (%)</strong></td>
<td><strong>       2.ARAÇ SÜRÜCÜSÜ</strong> <strong>                     (%)</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Kusursuz – Asli Kusurlu</td>
<td><strong>% 0</strong></td>
<td><strong>% 100</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Tali Kusurlu – Asli Kusurlu</td>
<td><strong>% 25</strong></td>
<td><strong>% 75</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Asli Kusurlu – Asli Kusurlu</td>
<td><strong>% 50</strong></td>
<td><strong>% 50</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Asli Kusurlu – Tali Kusurlu</td>
<td><strong>% 75</strong></td>
<td><strong>% 25</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Asli Kusurlu – Kusursuz</td>
<td><strong>% 100</strong></td>
<td><strong>% 0</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Tali Kusurlu – Tali Kusurlu</td>
<td><strong>% 50</strong></td>
<td><strong>% 50</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Kusursuz – Tali Kusurlu</td>
<td><strong>% 0</strong></td>
<td><strong>% 100</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Tali Kusurlu – Kusursuz</td>
<td><strong>% 100</strong></td>
<td><strong>% 0</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</figure>
<p><em>“14/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı … Sigorta A.Ş. şirketine kasko sigortalı … plakalı araç sürücüsü …’in meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/b-c, 56/c ve 84/d maddeleri kural ihlallerini işlemekle %100 oranında kusurlu olduğu, Davalının maliki olduğu… plakalı araç sürücüsü dava dışı …’ın kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olduğu bildirilmiştir.</em></p>
<p><em>17/04/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; davalıya ait araç sürücüsü arasında davacıya ait kasko araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %50’şer oranında kusurlu oldukları, davacının davalıdan talep edebileceği bedelin toplam 5.529,04 TL olduğu bildirilmiştir.</em></p>
<p><em>05/02/2015 tarihli kaza tespit tutanağının incelenmesinde; davacının halef olduğu … plaka sayılı aracın kaza yerine gelmeden 15 metre fren yaparak davalının aracına çarpmak suretiyle 2918 s.k. 56/1-c maddesini ihlalle takip mesafesini korumayarak hasara sebebiyet verdiği, davalıya ait … plakalı aracın sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir.</em></p>
<p><em>Dosya kapsamından, dava konusu trafik kazasının gerek sigortalı aracın gerekse davalıya ait aracın aynı istikamette seyirleri esnasında sigortalı araç sürücüsünün 15 metre fren izine rağmen önünde aynı istikamete doğru seyir halinde olan davalıya ait… plakalı araca yakın ve süratli takiple arkadan çarpması suretiyle meydana geldiği, böylelikle sigortalı araç sürücüsünün dikkatsiz, tedbirsiz ve de yakın takiple ön ilerisindeki davalıya ait araca arkadan çarpması nedeniyle 2918 sayılı <strong>KTK’nun 52/b</strong>, 52/c,56/c ve 84/d maddelerini ihlal etmek suretiyle tam kusurlu olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.” [1]</em></p>
<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili kararından da anlaşılacağı üzere kusur oranının tespitinde diğer sürücünün ihlalleri ile başkaca ihlal edilen kural ihlallerinin bulunup bulunmadığı dikkate alınarak verilen kararları hukuka uygun bulmuştur.</p>
<h2><strong>52/1-b Kusur Oranı İtirazı Nasıl Yapılır?</strong></h2>
<p><strong>KTK 52/1-b kusur oranı itirazı</strong> genellikle sigorta şirketlerinin belirlemiş olduğu oranlara yapılmaktadır. Bazı durumlarda ise daha çok <strong>ölümlü trafik kazaları</strong> ile <strong><a href="https://cozumavukatlik.com.tr/yaralanmali-trafik-kazasi-tazminati/">yaralamalı trafik kazaları</a></strong>nda ceza yargılamaları için trafik polisi veya trafik bilirkişilerinin belirlemiş olduğu kusur oranlarına itiraz edilmesi gerekebilmektedir.</p>
<p>Sigorta şirketlerinin haricinde belirlenmiş kusur oranı itirazı genellikle soruşturmayı yürüten C.Savcılığına, dava aşamasında ise ilgili ceza mahkemesine kusur oranı itirazı yapılabilmektedir. Bu durumda kesin kararı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığı vermektedir.</p>
<p>Sigorta şirketinin belirlemiş olduğu <strong>kusur oranı itirazı</strong> için daha farklı prosedürler uygulanmaktadır.</p>
<p>Öncelikle ilgili sigorta şirketini bu konudaki itirazımızı iletmemiz gerekir. İlgili sigorta şirketince yapılan inceleme sonrasında kusur oranında herhangi bir değişiklik olmaması durumunda sigorta tahkim komisyonuna itirazı bildirmemiz gerekir. Bu konuda aşağıda hazırlamış olduğumuz <strong>52/1-b kusur oranı itiraz dilekçesinden</strong> faydalanmanız mümkündür.</p>
<h2><strong>52/1-b Kusur Oranı İtiraz Dilekçesi</strong></h2>
<p><strong>52/1-b kusur oranı itirazı</strong> genellikle sigorta şirketlerine ve sigorta tahkim komisyonlarına yapılmaktadır. Buralara yapılacak olan <strong>kusur oranı itiraz dilekçesi</strong> başvuru formu şeklinde “Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine” yapılmaktadır. Buradaki formlar matbu formlar şeklinde yer alır.</p>
<p><strong>52/1-b kusur oranı itiraz dilekçesine</strong> daha çok kusur oranı tespiti için açılacak davalarda ya da meydana gelen trafik kazasına bağlı olarak açılan ceza yargılamalarında gereksinim duyulmaktadır. Bu konuda hazırlanmış <strong>52/1-b kusur oranı itiraz dilekçesi</strong> ve örnek dava dilekçesi genel hatları ile aşağıdaki gibidir.</p>
<figure>
<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>… Ağır Ceza Mahkemesi’ne</strong> <strong>… Asliye Ceza Mahkemesine</strong> <strong>Esas No : …</strong> <strong>Müşteki / Mağdur : …</strong> <strong>Ölen : …</strong> <strong>Katılan : …</strong> <strong>Sanık : …</strong> <strong>Vekili : …</strong> <strong>Adres : …</strong> <strong>Talep Konusu :</strong> Kusur oranı itirazı / Bilirkişi raporuna itiraz <strong><em><u>AÇIKLAMALAR                     :</u></em></strong> Müvekkilim ……., ……. Tarihinde sevk ve idare etmiş olduğu aracı ile …… yolu üzerinde seyir halinde iken trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kaza nedeniyle yukarıda açık kimliği yazılı müşteki / mağdur / ölen doktor raporlarında belirtildiği şekilde yaralanmıştır / ölmüştür. Olay günü, olay yerinde yapılan inceleme ve olay yeri krokilerine göre müvekkilimin KTK 52/1-b maddesini ihlal etmiş olması nedeniyle asli kusurlu  olduğu, yaya ……’nin ise tali kusurlu olduğu yönünde bilirkişi raporu düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanununun 52/b maddesi; <em>Sürücüler;</em> <em>“Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak”</em> zorundadırlar şeklindedir. Müvekkilim kaza anında aracının hızını KTK 52/b maddesinde belirtildiği şekilde ayarlayarak araç sevk ederken kaza meydana gelmiştir. Bu nedenle kusur olmadığı gibi asli kusurlu olması da mümkün değildir. Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtay ilgili Hukuk ve Ceza dairelerinin benzer kural ihlalleri nedeniyle meydana gelen kazalarda sürücünün tali kusurlu olduğu yönünde emsal kararlar vermiştir. <strong><em><u>İSTEM VE TALEP                  :</u></em></strong> Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenlerden dolayı müvekkilime atfedilen kusur oranı, müvekkilimin hukuki statüsünün belirlenmesinde etkili bir öneme sahiptir. Bu nedenle kusur oranına itiraz ediyor, bu konuda yetkili ve görevli mercilerden kusur oranı tespiti konusunda rapor alınmasını talep ediyoruz. <strong>Vekil</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</figure>
<h2><strong>Kusur Oranının Tespiti İçin Dava Dilekçesi Örneği</strong></h2>
<figure>
<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>… Asliye Hukuk Mahkemesi’ne</strong> <strong>Davacı                       :</strong> … <strong>Vekili                         :</strong> … <strong>Davalı                       :</strong> … (Sigorta Şirketi) <strong>Adres                        :</strong> … <strong>Dava Konusu          :</strong> Kusur Oranının Tespiti Talebi <strong><em><u>AÇIKLAMALAR       :</u></em></strong> Müvekkilim … kendisine ait … plaka sayılı aracı ile … tarihinde seyir halinde iken … plakalı aracın da KTK’da belirtilen kuralları ihlal etmesine bağlı olarak maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen trafik kazası sonrasında davalı ilgili sigorta şirketi müvekkilimin … oranında asli kusurlu olduğu yönünde görüş bildirmiştir. Olay tarihinde görevliler tarafından düzenlenen trafik kaza tespit tutanağında bu konuda herhangi bir görüş bildirilmemiş olmasına rağmen sigorta şirketinin belirlemiş olduğu kusur oranı gerçeği yansıtmamaktadır. <strong><em><u>TALEP      : </u></em></strong>Davalı sigorta şirketi tarafından hatalı olarak tespit edilmiş olan kusur oranının mahkemenizde yaptırılacak bilirkişi incelemesi, Adli Tıp Kurumu raporları ile tespit edilmesini arz ve talep ederiz.   <strong><em>                                                                                                  DAVACI VEKİLİ</em></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</figure>
<h2><strong>Kusur Oranına İtiraz Süresi Ne Kadardır?</strong></h2>
<p>Yukarıda da belirttiğimiz gibi <strong>kusur oranı itirazı</strong> genellikle sigorta şirketine yapılacak kusur oranı itirazı ve hukuk mahkemelerinde açılacak olan “tespit davası şeklinde yapılmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle <strong>kusur oranı itirazı</strong> konusunda ve dava açma süreleri farklıdır. Sigorta şirketlerine yapılacak kusur oranı itirazı, sigorta şirketlerinin aynı ve farklı olmasına göre 5 ve 10 gün arasında değişmektedir. Ancak kusur oranının tespiti için hukuk mahkemelerinde dava açılması için öngörülen dava süresi 2 yıl olarak belirlenmiştir.</p>
<h2><strong>KTK 52/1-b Trafik Cezası Yazılır Mı?</strong></h2>
<p><strong>KTK 52/1-b </strong>maddesi sonuç itibariyle kural ihlali olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle kusur oranlarından bağımsız olarak ilgililer hakkında ayrıca idari para (trafik cezası) düzenlenmektedir. <strong>2026 yılında KTK 52/1-b maddesinin ihlaline bağlı olarak sürücü hakkında 1.246 TL idari para ceza yaptırımı uygulanmaktadır.</strong></p>
<h3>KTK 52/1-b Trafik Cezası Ne Kadar?</h3>
<p>2026 yılı için Karayolları Trafik Kanunu 52 1 b maddesindeki kural ihlali için 1.246 TL trafik cezası idari yaptırımı uygulanır.</p>
<h3>KTK 52/1-b Ceza Puanı Ne Kadar?</h3>
<p>Karayolları Trafik Kanunu Madde 52 &#8211; 1 b bendindeki kural ihlali için 15 ceza puanı yaptırımı uygulanır.</p>
<h3>KTK 52/1-b İhlalinde Sürücü Belgesine El Konulur Mu?</h3>
<p>KTK 52 1/b kusurunu ihlal eden sürücünün ehliyetine el koyulamaz.</p>
<h3>KTK 52/1-b Araç Trafikten Menedilir Mi?</h3>
<p>KTK 52 1/b “Aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak” kural ihlali sonucunda araç trafikten men edilemez.</p>
<h3>KTK 52/1-b Cezası Nasıl Ödenir?</h3>
<p>Trafik cezalarını vergi dairesine giderek gişelerden fiziki ödeme yapabilirsiniz. <a href="https://dijital.gib.gov.tr/hizliOdemeler/MTVTPCOdeme" target="_blank" rel="noopener"><strong>Dijital vergi dairesi</strong></a> aracılığı ile de ödeme yapmak mümkündür.</p>
<h3>KTK 52/1-b Erken Ödeme İndirimi Ne Kadar?</h3>
<p>İdari para cezasının tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde ödeme yapıldığı taktirde, KTK 52/1-b cezası 934,50 TL olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/ktk-52-1-b/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
