<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>My Blog</title>
	<atom:link href="https://cozumavukatlik.com.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://cozumavukatlik.com.tr</link>
	<description>My WordPress Blog</description>
	<lastBuildDate>Tue, 30 Jun 2026 14:05:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/cozum-hukuk-ikon-150x150.png</url>
	<title>My Blog</title>
	<link>https://cozumavukatlik.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>67/1-d Trafik Cezası: Drift Atma Cezası</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/drift-atma-cezasi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/drift-atma-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:55:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2119</guid>

					<description><![CDATA[UZMAN GÖRÜŞÜ Drift (yanlama) cezası, Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nda öngörülen en ağır idari yaptırımlardan biridir. Bu ihlal yalnızca yüksek tutarlı bir para cezasına yol açmaz, ehliyete geçici olarak el konulması, aracın trafikten men edilmesi ve trafik kazalarında asli kusur değerlendirmesi gibi önemli hukuki sonuçlar da doğurur. Av. Ezgi Bozkurt Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı 2026 yılında &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="uzman-gorusu-box">
<div class="uzman-foto-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="uzman-foto" /><br />
    <span class="uzman-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="uzman-icerik">
<div class="uzman-baslik">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#d3b077" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="uzman-metin">
Drift (yanlama) cezası, Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nda öngörülen en ağır idari yaptırımlardan biridir. Bu ihlal yalnızca yüksek tutarlı bir para cezasına yol açmaz, ehliyete geçici olarak el konulması, aracın trafikten men edilmesi ve trafik kazalarında asli kusur değerlendirmesi gibi önemli hukuki sonuçlar da doğurur.
    </p>
<div class="uzman-imza">
<p class="uzman-ad">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="uzman-unvan">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<p><strong>2026 yılında idari para cezası 140.000 TL&#8217;ye yükselen</strong> ve üç ayrı yaptırımı birden tetikleyen ağır bir trafik ihlali olan drift atma cezasında sürücünün <strong>ehliyetine olay yerinde 60 gün el konulur ve araç da yine 60 gün bağlanır.</strong> Yanlama cezası olarak da bilinen <strong>67/1-d yaptırımı trafik kazalarında asli kusur sayılması açısından da çok önemlidir. </strong>(El konulan ehliyetin geri alınması süreciyle ilgili daha fazla bilgi için <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/el-konulan-ehliyeti-geri-alma/"><strong>El Konulan Ehliyeti Geri Alma İşlemleri</strong></a> sayfamızı inceleyebilirsiniz.)</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>drift atma ihlaliyle gündeme gelen cezalara, trafik kazasına karışılması halinde kusur oranlarına ve bu oranların hukuki süreç üzerindeki etkilerine</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<section class="legal-box" aria-label="Yasal Uyarı">
<div class="legal-box__inner">
<h3 class="legal-box__title">Drift Atma Cezasında 4 Kritik Nokta</h3>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">1- 2026 yılı itibarıyla drift yapan sürücülere 140.000 TL idari para cezası uygulanırken, sürücü belgesine 60 gün süreyle el konulur ve araç da 60 gün trafikten men edilir.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">2- Drift ihlalinin 5 yıl içinde ikinci kez tespit edilmesi halinde sürücü belgesi iptal edilir ve yeniden ehliyet alınabilmesi için kanunda öngörülen şartların yerine getirilmesi gerekir.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">3- Yanlama sırasında gerçekleşen trafik kazalarında drift yapan sürücü çoğu durumda asli kusurlu, hatta olayın şartlarına göre %100 kusurlu kabul edilebilir. Bu durum tazminat ve ceza hukuku bakımından önemli sonuçlar doğurur.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">4- İdari para cezasına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine başvurulabilir. Cezanın tebliğinden itibaren 1 ay içinde ödenmesi halinde ise %25 erken ödeme indirimi uygulanır.</span>
    </p>
</p></div>
</section>
<h2>67/1-d Trafik Cezası Nedir?</h2>
<p>Trafiğe kapalı alanlarda, gerekli izinlerle yasal olarak yapılabilen drift, kamuya açık bir yola, otopark alanına ya da boş görünen bir sokağa taşındığında tablo tamamen değişir ve Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 67/1-d kapsamında ağır bir trafik ihlali haline gelir.</p>
<p><strong>Aracın bilerek ve isteyerek kaydırılmış</strong>, savurulmuş ya da kendi etrafında döndürülmüş olması yani kasıt koşulu yeterlidir. Drift, yanlama ve spin atma bu kapsamın içindedir. <strong>Karlı ya da ıslak zeminde aracın istemsiz kayması ise kasıt unsuru taşımadığından drift sayılmaz.</strong></p>
<h2>Drift Atmanın Cezası (2026)</h2>
<p><strong>2026 yılında drift atmanın idari para cezası 140.000 TL&#8217;dir.</strong> 2025 yılında 46.393 TL olarak belirlenen bu ceza tutarı caydırıcı olması açısından belirgin şekilde zamlanmıştır. Ceza, tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde ödenmesi halinde <strong>%25 indirimli 105.000 TL&#8217;ye düşmektedir.</strong></p>
<p>Para cezası yalnızca başlangıç noktasıdır. Drift tespitinde sürücünün <strong>ehliyetine olay yerinde 60 gün el konulur ve araç da 60 gün trafikten men edilir.</strong> Yani aynı anda hem para hem ehliyet hem de araç kaybedilmiş olur. Beş yıl içinde ikinci drift tespiti yapılırsa ehliyet kalıcı olarak iptal edilir ve psikoteknik test, psikiyatri muayenesi ve sürücü kursuna yeniden kayıt zorunlu hale gelir.</p>
<p>Burada gözden kaçan yaptırımlarda biri de drift ve yanlama videosunu sosyal medyada paylaşmaktır. <strong>Paylaşan kişi o ihlali bizzat yapmamış olsa bile 25.000 TL ceza alabilir. TikTok ve Instagram&#8217;a yüklenen özendirici brief videoları da bu kapsamda değerlendirilebilir.</strong></p>
<h2>Drift Atan Sürücü Kazaya Sebep Olursa Ne Olur?</h2>
<p><strong>Yanlama sırasında kaza olursa sürücü tam kusurlu sayılır ve karşı taraf kusursuzsa tüm tazminat yükü drift atan sürücüye kalır.</strong> Kaza tutanağındaki 67/1-d kodu sigorta şirketinin kusur hesabını doğrudan etkiler. Zorunlu trafik sigortası karşı tarafın zararını karşılar fakat sigorta şirketi ödediği bedeli kusur oranından dolayı sürücüden geri ister. Kazanın yaralanma ya da can kaybıyla sonuçlanması durumunda ayrıca ceza davası da başlatılır.</p>
<h2>KTK 67/1-d Kusur Oranı Nedir?</h2>
<p>Drift atma cezasına konu ihlal, bilirkişi tarafından <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-asli-ve-tali-kusur-oranlari/">asli kusur</a> olarak değerlendirilir ve <strong>karşı tarafın ek bir hatası yoksa drift atan sürücünün kusur oranı %100 çıkar.</strong> Sigortanın hasar ödemesi, bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatları bu kusur oranı üzerinden hesaplanır.</p>
<h2>KTK 67/1-d Asli Kusur Mu? Tali Kusur Mu?</h2>
<p>Drift atma asli kusurdur yani kazanın birincil nedeni oluşturan taraf için geçerlidir. Yanlama cezasına konu manevra <strong>trafik güvenliğini doğrudan tehdit ettiğinden</strong> bilirkişiler ve mahkemeler 67/1-d ihlalini asli kusur sebebi olarak kabul eder.</p>
<h2>67/1-d Kusur Oranı Yüzde Kaçtır?</h2>
<p><strong>Karşı tarafın herhangi bir kural ihlali yapmadığı senaryoda drift atan sürücünün kusur oranı %100&#8217;dür.</strong> Karşı tarafın tali bir hatası varsa oranlar paylaşılır fakat yanlama cezasına konu olan sürücünün payı her durumda ağır kusur olarak kalır. <strong>Kusur oranının tespitinde kaza tutanağı, kamera görüntüleri ve bilirkişi raporu baz alınır</strong> ve bu orana itiraz etmek mümkündür.</p>
<h2>67/1-d Kusur Oranına Nasıl İtiraz Edilir?</h2>
<p>Öncelikle belirtmek gerekir ki, kaza tutanağındaki <strong>kusur tespiti kesin değildir ve mahkemede bilirkişi incelemesiyle değiştirilebilir.</strong> Burada belirleyici olan manevra gerçekten kasıtlı mıydı yoksa dış bir etken mi zorunlu kıldı sorusunun yanıtıdır. Kaygan zemin, başka araçtan kaçınma zorunluluğu ya da teknik bir arıza itirazın temelini oluşturabilir. <strong>Özellikle yaralanmalı ya da ölümlü kazalarda sürecinden başından itibaren her adımı uzman bir trafik avukatı gözetiminde takipe etmek, kusur oranının doğru belirlenmesi açısından fark yaratacaktır.</strong></p>
<h2>Kusur Oranına İtiraz Süresi Ne Kadardır?</h2>
<p>Kaza tutanağındaki kusur tespiti dava boyunca itiraz edilebilir, <strong>sabit süreye bağlı değildir.</strong> Bununla birlikte idari para cezasına itiraz için <strong>tebliğden itibaren 15 gün geçerlidir ve bu süre kaçırılırsa ceza kesinleşir.</strong> Tazminat davası açmak için ise kaza tarihinden itibaren iki yıl hakkınız vardır.</p>
<h3>67/1-d trafik cezasına itiraz edilebilir mi?</h3>
<p>Evet, cezanın tarafınıza tebliğ edilmesinden itibaren <strong>15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne itiraz dilekçesi vererek itiraz edebilirsiniz.</strong> Burada itirazın kabul görmesi için ihlalin kasıtlı değil zorunluluk sonucu gerçekleştiğini gösteren somut bir delile ihtiyacınız vardır. <strong>Karlı ya da ıslak zeminde aracın istemsiz kayması, başka bir araçtan kaçınmak zorunda kalmanız ya da anlık teknik bir arıza dolayısıyla</strong> bu durumu yaşamanız anlamlı itiraz niteliği taşır. İndirimli tutardan ödeme yapmanız itiraz hakkını düşürmez ve itirazının kabul edilirse ödenen tutar iade edilir.</p>
<h3>67/1-d trafik cezası nereden ve nasıl ödenir?</h3>
<p>Drift atma cezasını e-Devlet üzerinden, PTT şubelerinden veya anlaşmalı bankalardan yapabilirsiniz. <strong>Tebliğden itibaren 1 ay içinde ödeme yaparsanız 105.000 TL, bu süre geçirilirse 140.000 TL ödemeniz gerekir.</strong> Ceza ödenmediği takdirde ise gecikme zammı işler, vergi dairesi takibe alır ve banka hesaplarına e-haciz gelebilir ve araç muayenesi engellenebilir.</p>
<h3>67/1-d cezası nedeniyle ehliyete el konur mu?</h3>
<p>Evet, ceza puanının dolmasından bağımsız sürücünün ehliyetine <strong>60 gün el konur.</strong> İlk yaptırımda ehliyeti geri alabilmek için psikoteknik değerlendirme zorunlu değildir.</p>
<h3>Birden çok kez drift atma cezası aldım, ceza tutarı katlanır mı?</h3>
<p>Hayır, <strong>her tespit için ayrı ayrı para cezası uygulanır ve tutar katlanmaz.</strong> Tekrar eden ihlalerin sonucu yalnızca yeni bir para cezası değil, sürücü belgesinin iptaline de yol açar. <strong>5 yıl içerisinde aynı ihlali ikinci kez gerçekleştiren sürücünün ehliyeti iptal edilir. </strong></p>
<h3>67/1-d (drift atma) trafik cezasının ceza puanı nedir?</h3>
<p>Drift atma cezası sürücüye yüz yüze kesildiğinde ehliyete 20 ceza puanı yüklenmekle beraber bu puanın birikmesine gerek yoktur çünkü <strong>ehliyete olay yerinde 60 gün el konur.</strong> Ufak bir dipnot olarak, EDS veya kameralı sistem üzerinden plakaya yazılan cezalarda ceza puanı uygulanmaz. <strong>Puan yalnızca sürücünün kimliği belirlenerek yüz yüze kesilen cezalarda işlenir.</strong></p>
<h3>Cezayı araç sahibi mi yoksa sürücü mü ödemelidir?</h3>
<p>İdari para cezası ve ehliyete el koyma yaptırımı sürücüye aittir. Trafikten men kararı ise araç sahibine yöneltilir. Dift atan sürücü kendi arabası değil başkasının arabasını kullanıyorsa <strong>araç sahibi yanlama cezasından habersiz olsa bile aracı 60 gün trafikten men edilir.</strong> EDS&#8217;nin tespit ettiği cezalarda araç sahibine tebligat gönderilir ve gerçek sürücü bildirilirse sorumluluk sürücüye geçer.</p>
<h3>Drift atma ve yanlama cezası nedeniyle ehliyete el konur mu? Ceza ehliyete işler mi?</h3>
<p>Evet, <strong>drift atmada yalnızca idari para cezası değil sürücünün ehliyetine 60 gün süreyle el konulması yaptırımı da uygulanır.</strong> Bu yaptırım ceza puanı sisteminden bağımsızdır. <strong>Aynı ihlalin 5 yıl içinde ikinci kez gerçekleşmesi durumunda ise ehliyet iptal edilir.</strong> Burada uygulanan idari yaptırımlar sürcünün trafik siciline işler ve bu kayıt da sigorta şirketlerinin risk değerlendirmesine dikkat alınır.</p>
<h3>Drift atma cezasında erken ödeme indirimi var mıdır?</h3>
<p>Cezayı tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde ödediğiniz takdirde <strong>%25 indirim ile 105.000 TL olarak ödeyebilirsiniz.</strong> Burada süre, cezanın sisteme düştüğü tarih değil, tebliğ edildiği tarihe göre belirlenir. Süreyi geçirdiğiniz takdirde tam tutar olan 140.000 TL&#8217;yi ödemek zorunda kalırsınız.</p>
<h3>Fotoğraf olmadan ceza yazıldığı takdirde iptal edilebilir mi?</h3>
<p>Eğer ceza yerinde kesildiyse fotoğraf zorunluluğu mevzuatta açıkça düzenlenmemiştir ve cezanın iptal edilme ihtimali çok düşüktür. Diğer taraftan <strong>kameralı tespitlerde görüntünün plakayı net göstermemesi, başka araçla karıştırılma ya da ihlalin kasıt değil de zorunluluk sonucu gerçekleştiğinin ispatlanması</strong> ile beraber cezanın iptali söz konusu olabilir.</p>
<h3>67/1-d trafik cezası E-devlet&#8217;te görünür mü?</h3>
<p>Evet, <strong>yerinde kesilen drift atma cezaları anında sisteme girer.</strong> EDS&#8217;nin kestiği cezalar ise tebligat sürecinin tamamlanması sonrasında e-Devlet&#8217;te görülür ve bu da 45 güne kadar sürebilir. e-Devlet&#8217;de <a href="https://www.turkiye.gov.tr/emniyet-arac-plakasina-yazilan-ceza-sorgulama" target="_blank" rel="noopener"><strong>Trafik Ceza Sorgulama</strong></a> ekranı üzerinden cezaları ve tutarları takip edebilirsiniz.</p>
<h3>Kiralık araç ile drift atma cezası yedim, ne yapmalıyım?</h3>
<p>Kiralık araçla drift yapılması durumunda idari para cezası aracın sürücüsüne yazılır fakat trafikten men kararı kiralama şirketine uygulanır ve araç 60 gün boyunca bağlanır. <strong>Kiralama şirketi uğradığı zararı sözleşmeye de bağlı olarak sürücüye rücu edebilir. </strong></p>
<h3>Fahri trafik müfettişi drift atma cezası yazabilir mi?</h3>
<p>Hayır, <strong>fahri trafik müfettişlerinin idari para cezası kesme yetkisi yoktur.</strong> Yetkili trafik birimlerine tespit ettikleri ihlalleri görsel ya da yazılı olarak bildirirler fakat doğrudan ceza kesemezler. Görüntü ya da belge ile desteklenmeyen bildirimlerde itiraz ile cezanın iptal edilmesi kuvvetli bir ihtimaldir.</p>
<h3>Hatalı kesilen drift atma cezası nasıl iptal edilir?</h3>
<p>Drift cezası tarafınıza tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde olayın gerçekleştiği yerdeki Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne itiraz dilekçesi sunduğunuz ve <strong>bu dilekçeyi araç içi kamera görüntüsü, ıslak ya da karlı zemin koşullarını belgeleyen veriler, araz arızasını gösteren servis raporu ya da plaka okuma hatası gerekçeleri ile desteklediğiniz takdirde ceza iptal edilebilir. </strong></p>
<h3>Drift yapan araç trafikten men edilir mi?</h3>
<p>Evet, <strong>aracın kimin tarafından kullanıldığından bağımsız olarak drift yapan bir araç bağlanır ve 60 gün boyunca trafiğe çıkamaz</strong>, kiraya verilemez ya da satış sürecindeyse bu süreç aksar. Aracın bağlanması sürecinde sokakta park halinde trafik denetimine takılması da otopark ücretleriyle birlikte çekilmesine zemin hazırlar. Men süresi dolduktan sonra tüm trafik cezası borçlarını ödeyerek aracı geri alabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/drift-atma-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şikayetten Vazgeçme Dilekçesi Örneği</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/sikayetten-vazgecme-dilekcesi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/sikayetten-vazgecme-dilekcesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2026 15:50:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2106</guid>

					<description><![CDATA[UZMAN GÖRÜŞÜ Şikayetten vazgeçme, tek bir dilekçeyle tamamlanan basit bir işlem gibi görünse de yanlış veya eksik verilen bir beyan, ileride telafisi güç hak kayıplarına neden olabilir. Özellikle tazminat haklarının korunması ve dosyanın bulunduğu aşamaya göre izlenecek usulün doğru belirlenmesi, dilekçe hazırlanırken dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardır. Av. Ezgi Bozkurt Tazminat ve Sigorta Hukuku &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="uzman-gorusu-box">
<div class="uzman-foto-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="uzman-foto" /><br />
    <span class="uzman-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="uzman-icerik">
<div class="uzman-baslik">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#d3b077" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="uzman-metin">
Şikayetten vazgeçme, tek bir dilekçeyle tamamlanan basit bir işlem gibi görünse de yanlış veya eksik verilen bir beyan, ileride telafisi güç hak kayıplarına neden olabilir. Özellikle tazminat haklarının korunması ve dosyanın bulunduğu aşamaya göre izlenecek usulün doğru belirlenmesi, dilekçe hazırlanırken dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardır.
    </p>
<div class="uzman-imza">
<p class="uzman-ad">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="uzman-unvan">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<p>Şikayetten vazgeçme dilekçesi, mağdurun şikayete bağlı bir suçta verdiği şikayetini geri çektiğini yetkili mercilere bildirir ve vazgeçme beyanı bir kez yapıldığında geri alınamaz. Dolayısıyla dilekçeyi imzalamadan önce hukuki sonuçlarının ve içeriğin eksiksiz değerlendirilmesi gerekir.</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>şikayetten vazgeçme dilekçesinin nasıl hazırlanmasına gerektiğine, beyan edileceği kuruma ve süreçte dikkat edilmesi gereken noktalara </strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<section class="legal-box" aria-label="Yasal Uyarı">
<div class="legal-box__inner">
<h3 class="legal-box__title">Şikayetten Vazgeçme Sürecinde 4 Kritik Nokta</h3>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">1- Şikayetten vazgeçme yalnızca takibi şikayete bağlı suçlarda hukuki sonuç doğurur. Resen takip edilen suçlarda davayı sona erdirmez.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">2- Soruşturma aşamasında dilekçe Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na, dava açıldıktan sonra ise davaya bakan mahkemeye sunulmalıdır.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">3- Dilekçede &#8220;şahsi haklarım saklıdır&#8221; ibaresine yer verilmemesi, maddi ve manevi tazminat talepleri açısından hak kaybı riski doğurur.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">4- Şikayetten vazgeçme beyanı kural olarak geri alınamaz. Bu nedenle dilekçe imzalanmadan önce hukuki sonuçları dikkatlice değerlendirilmelidir.</span>
    </p>
</p></div>
</section>
<h2>Hangi Suçlarda Şikayetten Vazgeçilebilir?</h2>
<p>Yalnızca takibi şikayete bağlı suçlarda hukuki sonuç doğrudan şikayetten vazgeçme süreci,</p>
<ul>
<li>hakaret</li>
<li>tehdit (basit hal)</li>
<li>konut dokunulmazlığının ihlali</li>
<li>kasten yaralama (basit hal)</li>
<li>taksirle yaralama</li>
<li>mala zarar verme</li>
<li>güvenli kötüye kullanma</li>
<li>cinsel taciz</li>
</ul>
<p>suçlarında uygulanabilir. <strong>Söz konusu suçların ağırlaştırılmış hallerinde ya da resen takip edilen suçlarda (silahla kasten yaralama gibi) şikayetten vazgeçme davayı düşürmez. </strong></p>
<h2>Soruşturma Aşamasında Şikayetten Vazgeçme Dilekçesi</h2>
<p>Soruşturma, savcılığın yürüttüğü ve henüz dava açılmamış olan aşamadır. Bu süreçte dilekçe Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na verilir ve şüphelinin kabulüne gerek yoktur. Savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar vererek soruşturmayı kapatır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>TÜRKİYE CUMHURİYETİ</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI&#8217;NA</strong></p>
<p><strong>SORUŞTURMA NO :</strong> 20&#8230;/ &#8230;&#8230;&#8230;. / &#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p><strong>ŞİKAYETÇİ (MAĞDUR)</strong></p>
<p>Adı Soyadı : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>TC Kimlik No : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>Adres : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>Telefon / E-posta : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p><strong>ŞÜPHELİ</strong></p>
<p>Adı Soyadı : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>TC Kimlik No : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. (biliniyorsa)</p>
<p>KONU : Şikayetten Vazgeçme Beyanı</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR</strong></p>
<p>1. Yukarıda numarası belirtilen soruşturma dosyası kapsamında şüpheli &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; hakkında &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; (suç türü) eylemi nedeniyle &#8230;/&#8230;/20&#8230; tarihinde Başsavcılığınıza şikayette bulunmuştum.</p>
<p>2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. (anlaşma / uzlaşma / karşılıklı çözüm) yoluyla giderilmiş olup şikayetime devam etme iradem kalmamıştır.</p>
<p>3. İşbu vazgeçme beyanım; herhangi bir baskı, tehdit, hata veya hile bulunmaksızın, hukuki sonuçlarını bilerek ve özgür irademle yapılmaktadır.</p>
<p>4. Şikayetten vazgeçmem, maddi ve manevi tazminat haklarım dahil şahsi haklarımdan vazgeçtiğim anlamına gelmemektedir; şahsi haklarım açıkça saklı tutulmaktadır.</p>
<p><strong>HUKUKİ DAYANAK : TCK m. 73</strong></p>
<p><strong>TALEP</strong></p>
<p>Yukarıda arz olunan nedenlerle şüpheli &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. hakkında vermiş olduğum şikayetimden özgür irademle vazgeçtiğimi beyan eder; anılan suç bakımından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini saygılarımla talep ederim.</p>
<p style="text-align: right;">&#8230;&#8230;. / &#8230;&#8230;. / 20&#8230;&#8230;..</p>
<p style="text-align: right;">Şikayetçi / Mağdur</p>
<p style="text-align: right;">Ad Soyad</p>
<p style="text-align: right;">İmza: &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p>EK: Kimlik fotokopisi</p>
<h2>Kovuşturma Aşamasında Şikayetten Vazgeçme Dilekçesi</h2>
<p>İddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle kovuşturma başlar. Bu süreçte şikayetten vazgeçme dilekçesi davayı yürüten mahkemenin kalemine verilir. <strong>Sanık vazgeçmeyi kabul ederse mahkeme düşme kararı verir</strong>, reddederse yargılamaya devam edilir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>TÜRKİYE CUMHURİYETİ</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ&#8217;NE</strong></p>
<p>** Sulh Ceza Hakimliği / Ağır Ceza Mahkemesi, yargılayan mahkemeye göre değişmelidir.</p>
<p><strong>ESAS NO : 20&#8230;/ &#8230;&#8230;&#8230;..</strong></p>
<p><strong>KATILAN (MAĞDUR)</strong></p>
<p>Adı Soyadı : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>TC Kimlik No : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>Adres : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>Telefon / E-posta : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p><strong>SANIK</strong></p>
<p>Adı Soyadı : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>TC Kimlik No : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>KONU : Şikayetten Vazgeçme ve Davanın Düşürülmesi Talebi</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR</strong></p>
<p>1. Yukarıda esas numarası belirtilen dava; sanık &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; hakkında &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; (suç türü) suçu nedeniyle görülmekte olup taraf sıfatıyla davayı takip etmekteyim.</p>
<p>2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. yoluyla çözüme kavuşmuş; şikayetime devam etmekle menfaatim kalmamıştır.</p>
<p>3. İşbu vazgeçme beyanım; hata, hile, baskı veya cebir olmaksızın, hukuki sonuçlarını bilerek ve özgür irademle yapılmaktadır. Hükmün kesinleşmesine kadar şikayetten vazgeçme hakkımı kullandığımı beyan ederim.</p>
<p>4. Şikayetten vazgeçmem, tazminat hakkı dahil şahsi haklarımdan vazgeçtiğim şeklinde yorumlanamaz; şahsi haklarım saklı tutulmaktadır.</p>
<p>5. Sanık &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; &#8216;ın işbu vazgeçme beyanını kabul edip etmeyeceğinin tarafına sorulmasını talep ederim.</p>
<p><strong>HUKUKİ DAYANAK : TCK m. 73/4</strong></p>
<p><strong>TALEP</strong></p>
<p>Yukarıda arz olunan nedenlerle sanık &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. hakkındaki şikayetimden vazgeçtiğimi beyan eder; sanığın vazgeçmeyi kabul etmesi halinde davanın düşürülmesine karar verilmesini saygılarımla talep ederim.</p>
<p style="text-align: right;">&#8230;&#8230;. / &#8230;&#8230;. / 20&#8230;&#8230;..</p>
<p style="text-align: right;">Katılan / Mağdur</p>
<p style="text-align: right;">Ad Soyad</p>
<p style="text-align: right;">İmza: &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p>EK: Kimlik fotokopisi</p>
<h2>Aile İçi Şiddette Şikayetten Vazgeçme Dilekçesi</h2>
<p>Aile içi şiddet davalarında ş<strong>ikayetten vazgeçilse dahi uzaklaştırma ve koruyucu tedbir kararları devam eder.</strong> Yine kritik bir nokta olarak, baskı altında imzalatılan vazgeçme beyanları mahkemece geçersiz sayılabilir. Bu tür davalarda dilekçeyi imzalamadan önce mümkünse uzman bir ceza avukatıyla görüşmek, sonradan düzeltilemeyecek hak kayıpları yaşamanızı önleyecektir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>TÜRKİYE CUMHURİYETİ</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI&#8217;NA</strong></p>
<p>** Kovuşturma aşamasında: &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. Asliye / Sulh Ceza Mahkemesi&#8217;ne</p>
<p><strong>SORUŞTURMA / ESAS NO : 20&#8230;/ &#8230;&#8230;&#8230;..</strong></p>
<p><strong>MAĞDUR</strong></p>
<p>Adı Soyadı : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>TC Kimlik No : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>Adres : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>Güvenli Adres : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. (isteğe bağlı, tebligat için)</p>
<p><strong>ŞÜPHELİ / SANIK</strong></p>
<p>Adı Soyadı : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>Yakınlık Derecesi : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230; (eş / eski eş / kardeş / anne-baba / diğer)</p>
<p>KONU : Şikayetten Vazgeçme Beyanı</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR</strong></p>
<p>1. Şüpheli/Sanık &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; hakkında &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; (kasten yaralama / tehdit / hakaret / diğer) eylemi nedeniyle &#8230;/&#8230;/20&#8230; tarihinde şikayette bulunmuştum.</p>
<p>2. İşbu vazgeçme beyanım; herhangi bir baskı, zorbalık veya tehdit altında değil, özgür irademle ve hukuki sonuçlarını bilerek yapılmaktadır. Taraflar arasındaki ilişki &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; yoluyla yeniden düzenlenmiş olup bu süreci kendi rızamla tamamlamış bulunmaktayım.</p>
<p>3. Maddi ve manevi tazminat haklarım dahil şahsi haklarım saklıdır; yalnızca cezai şikayetimden vazgeçmekteyim.</p>
<p>4. ÖNEMLİ: İşbu vazgeçme beyanı, hakkımda verilmiş olan koruyucu / önleyici tedbir kararlarını (uzaklaştırma, yaklaşma yasağı vb.) etkilememekte; söz konusu kararlar ayrı bir hukuki süreç kapsamında devam etmektedir.</p>
<p><strong>TALEP</strong></p>
<p>Yukarıda arz olunan nedenlerle şikayetimden özgür irademle vazgeçtiğimi beyan eder; gereği halinde kovuşturmaya yer olmadığına / davanın düşürülmesine karar verilmesini saygılarımla talep ederim.</p>
<p style="text-align: right;">&#8230;&#8230;. / &#8230;&#8230;. / 20&#8230;&#8230;..</p>
<p style="text-align: right;">Mağdur</p>
<p style="text-align: right;">Ad Soyad</p>
<p style="text-align: right;">İmza: &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p>EK: Kimlik fotokopisi | Tedbir kararı fotokopisi (varsa)</p>
<h2>Şikayetten Vazgeçme Dilekçesi Nasıl Yazılır?</h2>
<p>Şikayetten vazgeçme dilekçesinde <strong>belirli bir form zorunluluğu olmamakla beraber</strong> içerik eksikleri dilekçenin yetkili mercilerce işleme alınmamasına neden olabilir. İdeal senaryoda dilekçe aşağıdaki şekilde yazılmalıdır.</p>
<ul>
<li>Soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı, kovuşturma aşamasında davayı yürüten mahkeme başlık olarak yazılır.</li>
<li>Mağdurun ve şüpheli/sanığın ad-soyad, TC kimlik numarası ve adres bilgileri eksiksiz yer alır.</li>
<li>Soruşturma veya esas numarası yazılır. Bilinmiyorsa suç tarihi ve türü belirtilerek dosyanın tanımlanmasına yardımcı olunur.</li>
<li>Vazgeçme iradesi açık biçimde ifade edilir. &#8220;Şikayetimden özgür irademle vazgeçiyorum&#8221; cümlesi ya da benzeri net bir ifade yer alır.</li>
<li>Şahsi haklar saklı tutulur. Tazminat hakkını korumak için &#8220;şahsi haklarım saklı kalmak kaydıyla&#8221; ifadesi mutlaka eklenmelidir.</li>
<li>Tarih ve imza konulur. İmzasız ve tarihsiz dilekçe geçerli sayılmayabilir.</li>
</ul>
<p>Suç türü, taraflar arasındaki ilişki ve yargılamanın aşaması hukuki değerlendirmeyi doğrudan etkiler. <strong>Özellikle aile içi şiddet, işyerinde taciz ya da boyutu büyüyen uyuşmazlıklarda dilekçeyi imzalamadan önce bir ceza avukatına danışmak hak kaybını en başta engeller.</strong></p>
<h2>Şikayetten Vazgeçme Dilekçesinde Bulunması Gereken Zorunlu Unsurlar</h2>
<p>Şikayetten vazgeçme dilekçesi hazırlanırken eksik kalan nokta ya da noktalar, <strong>işleme girmesinde gecikmeye neden olur ve hukuki süreci aksatabilir.</strong> Eksiksiz bir dilekçede aşağıdaki bilgiler bulunmalıdır:</p>
<ul>
<li><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;">Başvurulacak merciin adı ve adresi</span></li>
<li>Mağdurun adı-soyadı, TC kimlik numarası ve iletişim adresi</li>
<li>Şüpheli ya da sanığın adı-soyadı ve varsa TC kimlik numarası</li>
<li>Soruşturma numarası veya mahkeme esas numarası</li>
<li>Şikayetten vazgeçildiğinin açık beyanı</li>
<li>Şahsi hakların saklı tutulduğuna dair ibare  (Bu ibare olmadan tazminat hakkınız ortadan kalkabilir.)</li>
<li>Tarih ve ıslak imza</li>
</ul>
<p>Kovuşturma aşamasında esas numarası mutlaka yazılmalıdır. <strong>Mahkemeler numarasız gelen dilekçeleri dosyayla eşleştirmekte güçlük çekerek işlemi haklı olarak geciktirebilir.</strong></p>
<h2>Dilekçe Nereye Verilir?</h2>
<p>Şikayetten vazgeçme dilekçesi, <strong>soruşturma aşamasında suçun işlendiği yerdeki yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na elden ya da iadeli taahhütlü posta ile teslim edilir.</strong> Kovuşturma aşamasında ise davayı yürüten mahkemenin kalem müdürlüğüne bizzat verilir ya da avukat aracılığıyla UYAP üzerinden iletilebilir. Dolayısıyla <strong>dilekçeyi vermeden önce dosyanın hangi aşamada olduğunu teyit etmeniz</strong> yanlış birime başvurmanızın önüne geçecektir.</p>
<h3>Dilekçenin UYAP üzerinden gönderilmesi mümkün müdür?</h3>
<p>Evet, <a href="https://vatandas.uyap.gov.tr/main/vatandas/index.jsp?v=3785" target="_blank" rel="noopener"><strong>UYAP Vatandaş Portalı</strong></a> üzerinden e-imza ya da mobil imza ile dilekçenizi gönderebilirsiniz. Sürecin avukata devretmeniz durumunda avukatınız da UYAP Avukat Portalı&#8217;ndan dosyaya doğrudan dilekçeyi ekleyebilir. UYAP üzerinden gönderilen dilekçelerde elektronik imza esas alındığında <strong>fiziki teslimle aynı hukuki geçerliliği taşır. </strong></p>
<h3>Şikayetten vazgeçme sürecinde nelere dikkat etmelisiniz?</h3>
<p>Öncelikle suçun takibi şikayete bağlı olup olmadığı kontrol edilmelidir. <strong>Resen takip edilen suçlarda şikayetten vazgeçmenin herhangi bir etkisi olmaz.</strong> Suça birden fazla şahsın iştirak etmesi durumunda bir sanık hakkında verilen vazgeçme, diğer sanıkları da kapsar. Şikayetten vazgeçme sürecinde <strong>şahsi haklardan da ayrıca vazgeçildiği beyan edildiği takdirde hukuk mahkemesindeki tazminat hakkı da düşecektir.</strong> Son olarak, baskı altında imzalatılan dilekçeler, baskının kanıtlanması mahkeme tarafından iptal edilebilir.</p>
<h3>Şikayetten vazgeçme halinde dava düşer mi?</h3>
<p>Şikayetten s<strong>oruşturma aşamasında vazgeçildiği takdirde savcılık kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir ve iddianame düzenlenmez.</strong> Kovuşturma aşamasında ise sanığın vazgeçmeyi kabul etmesi durumunda mahkeme dosyanın düşmesine karar verir. <strong>Sanık vazgeçmeyi kabul etmezse yargılama devam eder</strong> ve mahkeme deliller doğrultusunda beraat veya mahkumiyet kararı verebilir. Hüküm kesinleştikten sonra yapılan şikayetten vazgeçme ise artık kesinleşmiş kararı ve infaz sürecini etkilemez.</p>
<h3>Şikayetten vazgeçme dilekçesi geri alınabilir mi?</h3>
<p>Takibi şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçme dilekçesi verdiğiniz takdirde geri dönülmesi, Vazgeçme beyanının hata, hile ya da zorla alındığının kanıtlanması dışında mümkün değildir. Dolayısıyla <strong>dilekçeyi imzalamadan önce karşı taraftan beklediğiniz edimi (tazminat, özür ya da yerine getirilecek bir yükümlülük) almanız ya da güvenceye bağlamanız</strong>, hak kaybı yaşamanızı ilk adımda önleyecektir.</p>
<h3>Karakolda sözlü olarak şikayetten vazgeçilebilir mi?</h3>
<p>Evet, karakolda sözlü olarak şikayetten vazgeçilebilir ve bu sözlü beyan tutanağa geçirilerek mağdurun imzalanması beklenir. Uygulamada en sık yapılan hata, tutanağın okunmadan imzalanmasıdır. Karakolda hazırlanan tutanaklar <strong>zaman zaman yalnızca şikayetten değil şahsi haklardan da vazgeçildiğini içerebilir.</strong></p>
<p>Buradaki şahsi haklar, olay nedeniyle doğabilecek maddi ve manevi tazminat gibi özel hukuk taleplerini ifade eder. <strong>Eğer yalnızca ceza şikayetinizi geri çekmek istiyor, buna karşılık tazminat talep etme hakkınızı saklı tutmayı düşünüyorsanız</strong> tutanağa şahsi haklar konusunda net bir ifade eklenmesini istemeniz gerekir.</p>
<h3>Sanık (Şüpheli) vazgeçmeyi kabul etmek zorunda mı?</h3>
<p>Eğer süreç <strong>soruşturma aşamasındaysa şüphelinin herhangi bir beyanına gerek yoktur</strong> ve şikayetten vazgeçme bildirildiğinde savcılık doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.</p>
<p><strong>Kovuşturma</strong> aşamasındaki süreçlerde ise <strong>sanığın vazgeçmeyi reddetme hakkı vardır</strong>. Beraat beklentisi içerisindeki bir sanık, yargılamayı sürdürmek amacıyla vazgeçmeyi kabul etmeyebilir. Bu durum mahkeme delilleri incelemeye devam eder ve <b>süreç sonunda mahkumiyet ya da beraat kararı çıkabilir.</b></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/sikayetten-vazgecme-dilekcesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>El Konulan Ehliyeti Geri Alma İşlemleri (2026)</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/el-konulan-ehliyeti-geri-alma/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/el-konulan-ehliyeti-geri-alma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 19:25:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2085</guid>

					<description><![CDATA[UZMAN GÖRÜŞÜ Ehliyete el konulması işlemlerinde birçok sürücü el koyma sürenin dolmasını beklemek dışında herhangi bir hakka sahip olmadığını düşünür. Oysa işlemin dayanağı olan tutanak, ölçüm yöntemi veya idari süreçteki hukuka aykırılıklar bazı durumlarda ehliyetin erken iadesine imkan tanıyabilir. Bu nedenle sürücü belgesine el konulması halinde yalnızca yaptırım süresine odaklanmak yerine işlemin hukuka uygun şekilde &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="uzman-gorusu-box">
<div class="uzman-foto-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="uzman-foto" /><br />
    <span class="uzman-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="uzman-icerik">
<div class="uzman-baslik">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#d3b077" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="uzman-metin">
Ehliyete el konulması işlemlerinde birçok sürücü el koyma sürenin dolmasını beklemek dışında herhangi bir hakka sahip olmadığını düşünür. Oysa işlemin dayanağı olan tutanak, ölçüm yöntemi veya idari süreçteki hukuka aykırılıklar bazı durumlarda ehliyetin erken iadesine imkan tanıyabilir. Bu nedenle sürücü belgesine el konulması halinde yalnızca yaptırım süresine odaklanmak yerine işlemin hukuka uygun şekilde tesis edilip edilmediğinin de dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
    </p>
<div class="uzman-imza">
<p class="uzman-ad">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="uzman-unvan">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<p>Yıl içerisinde ceza puanının 100&#8217;e ulaşması, alkol ya da uyuşturucu etkisi altında araç kullanmak ya da mahkeme kararı nedeniyle gerçekleşen <strong>sürücü belgesine el konulmasına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne itiraz edilebilir</strong> ve bu itiraz süreci pişmanlık beyanıyla değil teknik hukuki gerekçelerle yürür.</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>ehliyete el konma nedenlerine, itiraz süreçlerine ve sürelere </strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<section class="legal-box" aria-label="Yasal Uyarı">
<div class="legal-box__inner">
<h3 class="legal-box__title">Ehliyetin Geri Alınması İşlemlerin 4 Kritik Nokta</h3>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">1- Ehliyete el konulması işlemlerine karşı çoğu durumda tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itiraz edilebilir.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">2- Alkollü araç kullanma, uyuşturucu etkisinde araç kullanma, ceza puanının 100&#8217;e ulaşması ve mahkeme kararları ehliyete el konulmasının en yaygın nedenleri arasındadır.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">3- İtirazların başarılı olabilmesi için usul hatası, ölçüm hatası veya hukuka aykırılık gibi somut gerekçelerin ortaya konulması gerekir.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">4- El koyma süresi dolduğunda ise gerekçeye bağlı olarak SÜDGE, psikoteknik değerlendirme veya sağlık raporu gibi ek şartlar yerine getirilerek ehliyet geri alınabilir.</span>
    </p>
</p></div>
</section>
<h2>Ehliyete El Konulmasına Nasıl İtiraz Edilir?</h2>
<p>Ehliyete el konulması işlemine itiraz etmek, <strong>bu idari yaptırımın iptali için tanınan tek hukuki yoldur</strong> ve itirazın reddedilmesi ya da sürenin kaçırılması durumunda belirtilen sürenin dolmasını beklemek zorunda kalırsınız. İtiraz sürecini adım adım şöyle detaylandırabiliriz:</p>
<ul>
<li>El koyma işlemini belgeleyen tutanakta tarih, sürücü bilgileri, el koyma gerekçesi ve süre eksiksiz yer almalıdır. <strong>Eksik veya hatalı tutulan tutanak başlı başına itiraz gerekçesi oluşturabilir.</strong></li>
<li>İtiraz hakkı, tutanağın tebliğ ya da yüze karşı okunduğu tarihten itibaren 15 gün içinde kullanılmak zorundadır. Bu süre hak düşürücüdür.</li>
<li>İtiraz, olayın gerçekleştiği yerdeki <strong>Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne yazılı dilekçeyle yapılır.</strong> Dilekçede hukuka aykırılık somut gerekçelerle ortaya konulmalıdır.</li>
<li>Alkolmetre kalibrasyonuna ilişkin belgeler, sağlık raporu, tanık ifadeleri veya güvenlik kamerası kaydı gibi destekleyici deliller dilekçeyle birlikte sunulur.</li>
<li>Sulh Ceza Hakimliği dilekçe ve delilleri değerlendirerek karar verir. İtiraz kabul edilirse ehliyet iade edilir fakat reddedilirse süre dolmasını beklemek ya da üst mahkemeye başvurmak gerekir.</li>
</ul>
<p>Bu süreçte itiraz dilekçesi teknik hukuki gerekçelere dayanmalıdır. <strong>&#8220;Bir daha yapmayacağım&#8221; gibi pişmanlık beyanları mahkemede işe yaramaz.</strong> Hukuka aykırılık belgeler ile kanıtlanmalıdır.</p>
<h2>Ehliyeti Geri Alma</h2>
<p>Ehliyetinize el konulduğu takdirde iki yolla geri alabilirsiniz; <strong>itiraz yoluyla erken iade ya da el koyma süresinin dolmasını bekleyerek idari başvuru. </strong>İdari başvuru Emniyet Müdürlüğü&#8217;ne yapılır ve hangi birime başvurulacağı el koymanın gerçekleştiği ildeki ilgili trafik birimine göre değişir.</p>
<p>Başvuru için nüfus cüzdanı, fotoğraf, el koyma tutanağı, adli sicil kaydı ve varsa sağlık raporu ile psikoteknik değerlendirme belgesine ihtiyacınız vardır ve eğer trafik tescil bürosuna ödenmesi gereken idari para cezası varsa bu aşamada ödemeniz gerekir.</p>
<p>Alkollü araç kullanma durumunda <strong>ikinci kez ve sonraki ihlallerde lisanslı eğitim merkezlerinden alınan bir rehabilitasyon programı olan SÜDGE (Sürücü Uyum Destek Programı) tamamlanmadan ehliyet iade edilmez.</strong></p>
<p>İtiraz sürecinde mahkeme itirazınızı kabul ederse idari birim kararına gerek kalmaksızın ehliyetiniz geri verilir.</p>
<div class="law-cta-box">
<h3>Süreç Hakkında Bilgi</h3>
<p>Ehliyet geri alma süreciyle ilgili uzman desteği alın.</p>
<p>  <a href="https://wa.me/905413710609" class="law-cta-btn law-cta-whatsapp" target="_blank" rel="noopener"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M12 2a10 10 0 00-8.65 15.03L2 22l5.12-1.34A10 10 0 1012 2zm0 18a8 8 0 01-4.07-1.1l-.29-.17-3.04.8.81-2.96-.19-.3A8 8 0 1112 20zm4.39-5.61c-.24-.12-1.41-.7-1.63-.78-.22-.08-.38-.12-.54.12-.16.24-.62.78-.76.94-.14.16-.28.18-.52.06-.24-.12-1.02-.38-1.94-1.22-.72-.64-1.2-1.42-1.34-1.66-.14-.24-.02-.37.1-.49.1-.1.24-.28.36-.42.12-.14.16-.24.24-.4.08-.16.04-.3-.02-.42-.06-.12-.54-1.3-.74-1.78-.2-.48-.4-.42-.54-.43h-.46c-.16 0-.42.06-.64.3-.22.24-.84.82-.84 2s.86 2.32.98 2.48c.12.16 1.7 2.6 4.12 3.64.58.25 1.03.4 1.38.52.58.18 1.1.15 1.52.09.46-.07 1.41-.58 1.61-1.14.2-.56.2-1.04.14-1.14-.06-.1-.22-.16-.46-.28z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">WhatsApp</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a href="tel:+905413710609" class="law-cta-btn law-cta-phone"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M6.62 10.79a15.05 15.05 0 006.59 6.59l2.2-2.2c.27-.27.67-.36 1.02-.24 1.12.37 2.33.57 3.57.57.55 0 1 .45 1 1V21c0 .55-.45 1-1 1C10.85 22 2 13.15 2 2c0-.55.45-1 1-1h3.5c.55 0 1 .45 1 1 0 1.24.2 2.45.57 3.57.11.35.03.74-.25 1.02l-2.2 2.2z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">Telefonla Görüşün</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a style="color: #062440 !important;" href="/iletisim/" class="law-cta-link">Ceza Hukuku Avukatlık Hizmetlerimiz →</a>
</div>
<h2>Ehliyete Nereden Geri Alınır?</h2>
<p>El konulan ehliyetin geri alınacağı kurum, el koymanın nedenine göre değişmektedir.</p>
<ul>
<li>Trafik polisi tarafından gerçekleştirilen idari el koymada ehliyet, ilgili ilin Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Bürosu&#8217;ndan geri alınır.</li>
<li>El koyma işlemi jandarma tarafından yapılmışsa başvuru İl Jandarma Komutanlığı Trafik Birimine yapılır.</li>
<li>Mahkeme kararıyla el konulmuş ise karar kaldırılana ya da süre dolana dek ehliyet mahkeme emanetinde kalır ve süre sonunda yine trafik birimine başvurulur.</li>
<li>Sürenin dolduğunu gösteren belgenin başvuru sırasında sunulması gerekmektedir.</li>
</ul>
<h2>Ehliyete El Koyma Süreleri Nelerdir?</h2>
<p>Ehliyete el koya süresi, ihlalin niteliğine ve tekrar durumuna göre belirlenir. Alkollü araç kullanımında promil değeri de belirleyicidir.</p>
<ul>
<li>Promil değeri 0.50&#8217;nin üzerinde olan sürücülerin ilk ihlalde ehliyetlerine 6 ay el konur. Burada önemli bir not olarak, 1.00 promilin üzerindeki alkol seviyelerinde, ilk ihlal olsa bile 6 aylık idari ehliyet geri alma yaptırımına ek olarak <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-guvenligini-tehlikeye-sokma-sucu-ve-cezasi/"><strong>TCK 179 (trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu)</strong></a> kapsamında adli süreç de gündeme gelir.</li>
<li>İkinci kez alkolden yakalanmada 2 yıl, üçüncü ihlalde ise sürücü belgesine 5 yıl el konur. Ticari araç sürücüleri için bu sınır 0.21 promildir ve bu değeri üzerinde doğrudan el koyma yaptırımı uygulanır.</li>
<li>Uyuşturucu etkisinde araç kullanmak ilk tespitte 5 yıl el koymaya yol açar.</li>
<li>Ceza puanının 100 olmasında da el koyma süresi <strong>yıl içerisinde bir kez olduysa 2 ay, ikinci kez olduysa 4 aydır.</strong></li>
<li>Mahkeme kararıyla el koymada süre kesin değildir ve soruşturma ya da kovuşturma sonuçlanana kadar el koyma devam edebilmektedir.</li>
<li><strong>Belirli haklardan yoksun bırakılmada ise süre en az 3 ay, en fazla 3 yıl olarak belirlenebilir.</strong></li>
</ul>
<h2>Sürücü Belgesini Geri Alma Tutanağı Nedir? Örnek Tutanak</h2>
<p>Sürücü belgesi geri alma tutanağı, el konulan ehliyetin yasal süre veya hukuki kararın ardından iade edildiğini belgeleyen resmi bir evraktır. Tutanak, trafik birimi tarafından düzenlenir ve sürücü tarafından imzalanır. Tutanağın bir sureti sürücüde, diğeri ise ilgili birimde muhafaza edilmektedir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Sürücü Belgesi Geri Alma Tutanağı</strong></span></p>
<p><strong>Sürücü Adı Soyadı :</strong> &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p><strong>TC Kimlik Numarası :</strong> &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p><strong>Sürücü Belgesi No :</strong> &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p><strong>Sınıfı :</strong> &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p><strong>El Koyma Gerekçesi : .</strong>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</p>
<p><strong>El Koyma Tarihi :</strong> &#8230;../&#8230;../&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p><strong>İade Tarihi :</strong> &#8230;../&#8230;../&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p><strong>Belgeyi Teslim Eden Yetkili :</strong> &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..                                                                 <strong>İmza:</strong> &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p><strong>Belgeyi Teslim Alan Sürücü :</strong> &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..                                                                <strong>İmza:</strong> &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p><strong>İşlemi Yapan Birim:</strong> &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<h2>Ehliyet Geri Alma Süreci Ne Kadar Sürer?</h2>
<p>Bekleme süresinin dolması ardından <strong>Emniyet Müdürlüğü&#8217;ne yapılan başvurular birkaç gün içerisinde tamamlanır.</strong> SÜDGE programı gerektiren durumlarda (ikinci ve sonraki alkol ihlalleri) program süre sonu olmakla birlikte 1-3 ay sürer. Mahkeme itirazının sonuçlanması ise ortalama 2-4 hafta alır ve mahkeme yoğunluğuna göre bu süre uzayabilir.</p>
<p><strong>Eksik belgeyle başvurma, SÜDGE merkezine geç kayıt, psikoteknik değerlendirme randevusunun gecikmesi ve başvurunun yapılacağı birimin hatalı belirlenmesi</strong>, süreci uzatan başlıca etkenlerdir.</p>
<h2>Süreçte Hangi Mahkeme Görevlidir?</h2>
<p>El koyma işleminin türüne bağlı olarak görevli mahkeme değişmektedir.</p>
<ul>
<li>Trafik polisi ya da jandarma tarafından alkol, uyuşturucu, alkolmetre reddi ya da ceza puanının dolması gibi nedenlerle gerçekleştirilen <strong>idari el koymalarda görevli mahkeme Sulh Ceza Hakimliği&#8217;dir ve itirazlar buraya yapılır. </strong></li>
<li>Eğer ehliyete <strong>ceza soruşturması kapsamında savcılık tarafından el konmuşsa</strong> itiraz yine soruşturmayı yürüten Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne yapılır. Kovuşturma aşamasına geçilmiş ve mahkemece el konulmuşsa itiraz, yargılamayı yürüten ilgili ceza mahkemesine yapılır.</li>
</ul>
<h2>Ehliyete Neden El Konulur?</h2>
<p>Ehliyete el konulması idari ya da yargısal kanallar gerçekleşebilir.</p>
<ul>
<li>Alkol ve uyuşturucu etkisi altında araç kullanmak, ceza puanının dolması ya da alkolmetre üflenmesinin reddedilmesi durumları idari el koyma kapsamındadır.</li>
<li>Ceza soruşturması ya da kovuşturması kapsamında <strong>güvenlik tedbiri olarak ya da mahkumiyet ile birlikte el konulması</strong> ise mahkeme kararına bağlıdır.</li>
</ul>
<p><strong>Her iki kategoride de hukuki itiraz yolu açık olmakla beraber</strong> başvurulacak merci ve süre farklılaşır.</p>
<h3>Alkollü Araç Kullanmak</h3>
<p>Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 48. maddesi uyarınca <strong>özel araçlarda 0.50, ticari araçlarda ise 0.21 promil sınırını aşan</strong> sürücünün ehliyetine olay yerinde el konulmaktadır.</p>
<p>İlk ihlalde promil değerine bağlı 6 ay ya da 2 yıl el koyma uygulanır ve bu işleme Sulh Ceza Hakimliği&#8217;nde itiraz edilebilir. <strong>İtirazın kabul edilmesi için alkolmetre cihazının kalibrasyon belgesi</strong>, ölçüm koşullarındaki usul hatası veya eş zamanlı alınan kan testinin daha düşük sonuç vermesi gibi teknik gerekçelere ihtiyaç vardır.</p>
<h3>Uyuşturucu Etkisinde Araç Kullanmak</h3>
<p>Uyuşturucu ya da uyarıcı madde etkisine araç kullandığı tespit edilen sürücünün belgesine <strong>5 yıl süreyle el konulur.</strong> Bu tespit idrar, kan ya da tükürük testi ile yapılır ve itiraz hakkı (numunenin toplanma, muhafaza veya analiz aşamasındaki usul hataları itiraz gerekçesi oluşturabilir) mevcuttur. El koyma süresinin dolmasıyla beraber <strong>psikoteknik değerlendirme ve sağlık raporu alındıktan sonra ehliyet geri alınabilir. </strong></p>
<h3>Ceza Puanını Doldurmak</h3>
<p>Sürücüler için uygulanan trafik cezası puan sisteminde son bir yıl içerisinde işlenen ihlallerin ceza puanı toplamı 100&#8217;e ulaştığında <strong>ilk aşamada 2 ay,</strong> aynı yıl içerisinde <strong>ikinci kez</strong> 100 puana ulaşılması halinde ise ehliyete <strong>4 ay</strong> süre ile el konur. Belirli durumlarda sürücü hakkında psikoteknik değerlendirme ve eğitim zorunluluğu da gündeme gelebilir. <strong>Üçüncü kez 100 puana ulaşıldığı takdirde ise sürücünün ehliyeti iptal edilir. </strong></p>
<h3>Mahkemece Sürücü Belgesine El Konulması</h3>
<p>Savcılık veya mahkeme, ceza soruşturması ya da kovuşturması kapsamında güvenlik tedbiri olarak sürücü belgesine el koyabilir.<strong> Bu durumda el koyma süresi belirsizdir</strong> ve soruşturma veya yargılama sonuçlanana dek sürebilir. Soruşturma aşamasında itiraz Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne yapılır. Yargılama aşamasında ise yargılamayı yürüten ceza mahkemesine başvurmanız gerekir. Karar sonuçlanmadan sürenin dolması beklenemez ve <strong>erken iade ancak mahkeme kararının kaldırılmasıyla mümkün olur.</strong></p>
<h3>Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu (TCK 179)</h3>
<p>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu (TCK 179), <strong>sürücünün yalnızca idari para cezası ile değil ceza yargılaması ile de karşı karşıya kalmasına neden olan bir suç tipidir.</strong> Özellikle yüksek promilli alkolle araç kullanılması ya da trafikte ciddi tehlike yaratan davranışlar nedeniyle açılan davalarda, <strong>mahkemenin vereceği karar içerisinde sürücü belgesine el konulması da yer alabilir. </strong></p>
<h3>Belirli Haklardan Yoksun Bırakılmak</h3>
<p><strong>TCK&#8217;nin 53. maddesi</strong>, mahkumiyet kararlarında bazı hakların kullanılmasından yoksun bırakılmayı güvenlik tedbiri olarak düzenler ve araç kullanma hakkında yoksun bırakılma bu kapsamda <strong>ehliyetin en az 3 ay, en fazla 3 yıl süreyle iade edilmemesi sonucunu doğurur. </strong></p>
<p>Yoksun bırakma süresi mahkeme tarafından belirlenir ve süre dolduğunda ilgili trafik birimine başvurarak ehliyeti geri alabilirsiniz. Mahkumiyet kararına karşı başvurulacak yol istinaf ve temyiz olup bu başvurularda el koymanın kaldırılmasını da talep edebilirsiniz.</p>
<h3>Ehliyete el konulmasına kaç gün içinde itiraz edilir?</h3>
<p>El koyma tutanağının tebliğ ya da yüze karşı okunduğu tarihten itibaren 15 gün içinde itiraz yapılması zorunludur. Bu süre hak düşürücüdür ve aşılması halinde haklı olunsa dahi itiraz kabul edilmez. 1<strong>5 günlük süre takvim günü olarak hesaplanır</strong> ve sürenin son günü resmi tatile denk gelirse bir sonraki iş gününe uzar.</p>
<h3>Alkollü araçtan ehliyeti kaptırdım, geri alabilir miyim?</h3>
<p>Evet, teknik olarak itiraz yoluyla alkollü araç kullanmak nedeniyle el konulan ehliyetinizi geri alabilirsiniz. Bunun için 15 gün içerisinde Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne başvurmalı ve<strong> alkolmetre cihazının kalibrasyon belgesi, ölçüm koşullarındaki prosedür hataları veya eş zamanlı alınan kan testinin daha düşük sonuç vermesi gibi teknik gerekçelere dilekçede yer vermelisiniz.</strong> İtirazın sonuçsun kalması durumunda süre dolunca (ilk ihlalde 6 ay ya da 2 yıl) Emniyet Müdürlüğü&#8217;ne başvurmalısınız. Önemli bir dipnot olarak, <strong>ikinci ihlal ile beraber SÜDGE (Sürücü Davranışlarını Geliştirme Eğitimi) programını tamamlamak zorundasınız. </strong></p>
<h3>Mahkeme kararıyla ehliyet erken geri alınabilir mi?</h3>
<p>Mahkeme kararıyla el konulan bir <strong>ehliyetin erken iadesi yalnızca el koyma kararının kalkmasıyla mümkündür.</strong> Bunun yolu da itiraz ya da yargılama sürecinde verilen tedbir kararının kaldırılması talebinde bulunmaktır. <strong>Soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne, kovuşturma aşamasında ise yargılamayı yürüten mahkemeye başvurulur.</strong> Mahkeme talebi yerinde gördüğünde ehliyet iade eder.</p>
<h3>Ehliyetimi geri almak için hangi belgeler gerekir?</h3>
<p>Ehliyetinizi geri almak için ihtiyaç duyduğunuz belgeler el koymanın gerekçesine göre değişmekle beraber her durumda geçerli olan temel belgeler şöyledir:</p>
<ul>
<li>Nüfus cüzdanı</li>
<li>2 adet biyometrik fotoğraf</li>
<li>El koyma tutanağı</li>
</ul>
<p>Diğer taraftan;</p>
<ul>
<li>Ehliyetinize ilk kez alkolden el konuyorsa (6 ay) ek bir belgeye ihtiyacınız yoktur.</li>
<li><strong>İkinci kez alkolden el konulmada (2 yıl) SÜDGE (Sürücü Davranışlarını Geliştirme Eğitimi) programı tamamlama belgesi gerekir.</strong></li>
<li>Üçüncü kez alkollü araç kullanılması durumunda ise sürücü belgesi 5 yıl süreyle geri alınır. Süre sonunda yeniden sürücü belgesi alma sürecine girilmesi ve ilgili sağlık şartlarının sağlanması gerekir.</li>
<li><strong>Uyuşturucu kaynaklı el koymada (5 yıl) psikoteknik değerlendirme ve sağlık raporuna ihtiyacınız vardır.</strong></li>
<li>Mahkeme kararına bağlı el koymada ise mahkeme ilamının ilgili birimine sunulması gerekir.</li>
</ul>
<h3>Ceza puanından alınan ehliyet nasıl geri alınır?</h3>
<p>Son bir yıl içerisinde biriken trafik ceza puanlarının toplamının 100&#8217;e ulaşması nedeniyle sürücü belgesine el konulmuşsa, <strong>kanunda öngörülen 2 aylık idari yaptırım (ikinci kez olması halinde 4 ay) süresinin tamamlanması gerekir.</strong> Sürenin dolmasının ardından sürücü, gerekli şartları yerine getirerek sürücü belgesini geri alabilir.</p>
<p>Diğer taraftan ehliyete el koyma işlemine dayanak oluşturan trafik cezalarının hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız bu cezalara ve ilgili idari işlemlere karşı yasal itiraz yollarına başvurabilirsiniz fakat itirazın başarılı olabilmesi için hangi trafik cezasının neden hukuka aykırı olduğunun somut delillerle ortaya koymanız gerekir. Yalnızca <strong>ceza puanının yüksek olduğu ya da ehliyete el konulmasının mağduriyet yarattığı yönündeki genel itirazlar yeterli görülmez.</strong></p>
<h3>Ehliyetime haksız yere el konulduysa ne yapmalıyım?</h3>
<p>Eğer ehliyetinize haksız bir şekilde el konulduğunu düşünüyorsanız <strong>15 gün içerisinde Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne itiraz dilekçesi vermelisiniz.</strong> Bu dilekçede hukuka aykırılığı kanıtlayan somut deliller <strong>(alkolmetre kalibrasyon belgesi, ölçüm anındaki usulsüzlüğü gösteren kanıtlar, tanık beyanı veya güvenlik kamerası gibi)</strong> yer almalıdır.</p>
<h3>Dava açılırsa ehliyet geri verilir mi?</h3>
<p><strong>Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne itiraz teknik olarak bir dava açmak değil</strong>, bir idari işleme itiraz etmektir. İtiraz kabul edilirse el koyma kararı iptal edilerek ehliyetiniz iade edilir. İtiraz reddedilirse belirlenen sürenin dolmasını beklenmek zorunda kalırsınız. <strong>Ceza davası ise ayrı işlemektedir</strong> ve alkol ya da uyuşturucu suçlarından yargılama başlatılmışsa bu dava ayrıca sürmekte ve mahkumiyet halinde ek yaptırımlar doğabilir. El koyma kararının iptali ile ceza davasındaki beraat birbirini doğrudan etkilemez.</p>
<h3>Ehliyeti geri alma davası ne kadar sürer?</h3>
<p>Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne yapılan itiraz başvurularına ortalama 2-4 hafta arasında yanıt gelir. Delillerin toplanması ya da tanık dinlenmesi gibi durumlarda ise bu süre uzar. Kovuşturma aşamasında mahkemeye yapılan başvurularda ise yargılamanın genel seyrine bağlı olarak süreç birkaç aya kadar uzayabilir. <strong>İtiraz süreci sonuçlanana kadar ehliyet askıdadır ve bu dönemde araç kullanamazsınız. </strong></p>
<h3>Ehliyete el konulması para cezasına çevrilir mi?</h3>
<p>Hayır,<strong> ehliyete el konulması idari bir yaptırımdır ve para cezasına çevrilmesi hukuken mümkün değildir.</strong> El koyma ve para cezası aynı ihlal için birlikte uygulanır fakat <strong>para cezasının ödenmesi el koyma süresini kısaltmaz ya da sona erdirmez. </strong></p>
<h3>Ehliyetine el konulan kişi yeniden ehliyet alabilir mi?</h3>
<p><strong>Ehliyete el konulması, ehliyetin iptali anlamına gelmez</strong> ve belirli bir süre için geçerli bu yaptırımın süresi dolunca ehliyeti geri alabilirsiniz. Dolayısıyla ehliyetin iptali durumundaki gibi yeniden sınava girmenize gerek yoktur. ise yeniden sınava girmeniz ve sürücü belgesi almanız gerekir. Burada önemli bir nokta olarak, <strong>üçüncü ve sonraki alkollü araç ihlallerinde ya da sahtecilik ve ağır disiplin suçlarında ehliyetin iptali gündeme gelir. </strong></p>
<p><script type="application/ld+json">{"@context":"https://schema.org","@type":"FAQPage","mainEntity":[{"@type":"Question","name":"Sürücü Belgesini Geri Alma Tutanağı Nedir? ","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Sürücü belgesi geri alma tutanağı, el konulan ehliyetin yasal süre veya hukuki kararın ardından iade edildiğini belgeleyen resmi bir evraktır. Tutanak, trafik birimi tarafından düzenlenir ve sürücü tarafından imzalanır. Tutanağın bir sureti sürücüde, diğeri ise ilgili birimde muhafaza edilmektedir."}},{"@type":"Question","name":"Ehliyete el konulmasına kaç gün içinde itiraz edilir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"El koyma tutanağının tebliğ ya da yüze karşı okunduğu tarihten itibaren 15 gün içinde itiraz yapılması zorunludur. Bu süre hak düşürücüdür ve aşılması halinde haklı olunsa dahi itiraz kabul edilmez. 15 günlük süre takvim günü olarak hesaplanır ve sürenin son günü resmi tatile denk gelirse bir sonraki iş gününe uzar."}},{"@type":"Question","name":"Alkollü araçtan ehliyeti kaptırdım, geri alabilir miyim?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evet, teknik olarak itiraz yoluyla alkollü araç kullanmak nedeniyle el konulan ehliyetinizi geri alabilirsiniz. Bunun için 15 gün içerisinde Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurmalı ve alkolmetre cihazının kalibrasyon belgesi, ölçüm koşullarındaki prosedür hataları veya eş zamanlı alınan kan testinin daha düşük sonuç vermesi gibi teknik gerekçelere dilekçede yer vermelisiniz. İtirazın sonuçsun kalması durumunda süre dolunca (ilk ihlalde 6 ay ya da 2 yıl) Emniyet Müdürlüğü’ne başvurmalısınız. Önemli bir dipnot olarak, ikinci ihlal ile beraber SÜDGE (Sürücü Davranışlarını Geliştirme Eğitimi) programını tamamlamak zorundasınız. "}},{"@type":"Question","name":"Mahkeme kararıyla ehliyet erken geri alınabilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Mahkeme kararıyla el konulan bir ehliyetin erken iadesi yalnızca el koyma kararının kalkmasıyla mümkündür. Bunun yolu da itiraz ya da yargılama sürecinde verilen tedbir kararının kaldırılması talebinde bulunmaktır. Soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hakimliği’ne, kovuşturma aşamasında ise yargılamayı yürüten mahkemeye başvurulur. Mahkeme talebi yerinde gördüğünde ehliyet iade eder."}},{"@type":"Question","name":"Ehliyetime haksız yere el konulduysa ne yapmalıyım?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Eğer ehliyetinize haksız bir şekilde el konulduğunu düşünüyorsanız 15 gün içerisinde Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz dilekçesi vermelisiniz. Bu dilekçede hukuka aykırılığı kanıtlayan somut deliller (alkolmetre kalibrasyon belgesi, ölçüm anındaki usulsüzlüğü gösteren kanıtlar, tanık beyanı veya güvenlik kamerası gibi) yer almalıdır."}},{"@type":"Question","name":"Ehliyeti geri alma davası ne kadar sürer?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılan itiraz başvurularına ortalama 2-4 hafta arasında yanıt gelir. Delillerin toplanması ya da tanık dinlenmesi gibi durumlarda ise bu süre uzar. Kovuşturma aşamasında mahkemeye yapılan başvurularda ise yargılamanın genel seyrine bağlı olarak süreç birkaç aya kadar uzayabilir. İtiraz süreci sonuçlanana kadar ehliyet askıdadır ve bu dönemde araç kullanamazsınız. "}},{"@type":"Question","name":"Ehliyete el konulması para cezasına çevrilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Hayır, ehliyete el konulması idari bir yaptırımdır ve para cezasına çevrilmesi hukuken mümkün değildir. El koyma ve para cezası aynı ihlal için birlikte uygulanır fakat para cezasının ödenmesi el koyma süresini kısaltmaz ya da sona erdirmez. "}},{"@type":"Question","name":"Ehliyetine el konulan kişi yeniden ehliyet alabilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Ehliyete el konulması, ehliyetin iptali anlamına gelmez ve belirli bir süre için geçerli bu yaptırımın süresi dolunca ehliyeti geri alabilirsiniz. Dolayısıyla ehliyetin iptali durumundaki gibi yeniden sınava girmenize gerek yoktur. ise yeniden sınava girmeniz ve sürücü belgesi almanız gerekir. Burada önemli bir nokta olarak, üçüncü ve sonraki alkollü araç ihlallerinde ya da sahtecilik ve ağır disiplin suçlarında ehliyetin iptali gündeme gelir. "}}]}</script></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/el-konulan-ehliyeti-geri-alma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzlaşmaya Tabi Suçlar Nelerdir?</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/uzlasmaya-tabi-suclar-nelerdir/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/uzlasmaya-tabi-suclar-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2026 11:59:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2049</guid>

					<description><![CDATA[UZMAN GÖRÜŞÜ Uzlaşma teklifinin kabulü veya reddi, yalnızca mevcut soruşturmayı değil, sürecin tamamını etkileyebilecek sonuçlar doğurur. Bu nedenle tarafların hak kaybı yaşamamak adına uzlaşma kapsamı ve olası sonuçlar hakkında uzman görüşü alarak hareket etmesi önemlidir. Av. Ezgi Bozkurt Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı Fail ile mağdurun bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşabildiği belirli suç kategorilerini uzlaşmaya tabi &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="uzman-gorusu-box">
<div class="uzman-foto-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="uzman-foto" /><br />
    <span class="uzman-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="uzman-icerik">
<div class="uzman-baslik">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#d3b077" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="uzman-metin">
     Uzlaşma teklifinin kabulü veya reddi, yalnızca mevcut soruşturmayı değil, sürecin tamamını etkileyebilecek sonuçlar doğurur. Bu nedenle tarafların hak kaybı yaşamamak adına uzlaşma kapsamı ve olası sonuçlar hakkında uzman görüşü alarak hareket etmesi önemlidir.
    </p>
<div class="uzman-imza">
<p class="uzman-ad">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="uzman-unvan">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<p>Fail ile mağdurun bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşabildiği belirli suç kategorilerini uzlaşmaya tabi suçlar olarak konumlandırıyoruz. <strong>Bireyin adli sicil kayıtlarında yer almayan </strong>uzlaştırma sürecinde kovuşturma aşamasında anlaşma sağlandığında dosya kapatılırken dava aşamasında uzlaşılırsa dava düşer. <strong>Şikayete bağlı tüm suçlar uzlaştırma kapsamında değerlendirilirken cinsel suçlar hiçbir koşulda uzlaşma kapsamına alınmaz. </strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>uzlaştırmaya tabi suçlara ve uzlaştırma sürecine</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<section class="legal-box" aria-label="Yasal Uyarı">
<div class="legal-box__inner">
<h3 class="legal-box__title">Uzlaştırmaya Tabi Suçlara ilişkin 4 Kritik Nokta</h3>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">1- Uzlaşma sağlanması halinde soruşturma aşamasında kamu davası açılmaz, dava aşamasında ise yargılama sona erer.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">2- Her suç uzlaşma kapsamında değildir. Cinsel suçlar ve bazı ağır suçlar bakımından uzlaştırma uygulanamaz.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">3- Uzlaşma teklifinin kabul edilmesi zorunlu değildir fakat teklif reddedildiğinde ceza yargılaması normal şekilde devam eder.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">4- Uzlaşma sonucunda verilen kararlar adli sicil kaydına mahkumiyet olarak işlenmez.</span>
    </p>
</p></div>
</section>
<h2>Ceza Hukuku&#8217;nda Uzlaşma Nedir?</h2>
<p>Türk Ceza Hukuku&#8217;na 2006 yılında giren ve <strong>2016&#8217;da yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun&#8217;la kapsamı önemli ölçüde genişletilen uzlaşma mekanizması</strong>, tarafların bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaştığı ve anlaşma sağlandığı takdirde cezai yaptırımın ortadan kalktığı bir uyuşmazlık çözüm sürecidir. Uzlaşmanın amacı failin cezalandırılmasından ziyade mağdurun zararının giderilmesidir.</p>
<p>Uzlaştırma süreci <strong>savcılığın dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermesi ve atanan uzlaştırmacının taraflarla ayrı ayrı görüşmesi ile başlar. </strong>Soruşturma aşamasında anlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirken kovuşturma aşamasında ise mahkeme düşme kararı verir.</p>
<h2>Hangi Suçlar Uzlaşmaya Tabidir?</h2>
<p>Uzlaştırma kapsamındaki suçlar <strong>üç kategoride belirlenmiştir. </strong></p>
<ul>
<li>Birincisi, şikayete bağlı tüm suçlardır. Hakaret, kişisel veri ihlali ve mülkiyet suçlarının büyük bölümü bu gruba girer.</li>
<li>İkincisi kanunun özel olarak saydığı suçlardır ve şikayete tabi olmayan bu grupta kasten yaralama, tehdit, hırsızlık, dolandırıcılık ve bilişim suçlarının basit halleri yer alır.</li>
<li>Üçüncüsü ise yalnızca çocuklara özgüdür ve suça sürüklenen çocuklar bakımından üst sınırı üç yılı geçmeyen her suç uzlaşmaya açıktır.</li>
</ul>
<h3>Şikayete bağlı tüm suçlar</h3>
<p>Soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlı olan tüm suçlar uzlaştırma kapsamında değerlendirilir. Hakaret, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı, aile bireyleri arasındaki mülkiyet suçları ve cinsel saldırı dışındaki birçok şikayete bağlı suç bu gruba girer.</p>
<h3>Kanunda sayılan özel suçlar (şikayetten bağımsız)</h3>
<p>Şikayete tabi olmaksızın resen soruşturulan bazı suçlar da uzlaşma kapsamındadır:</p>
<ul>
<li>Kasten yaralama (basit ve taksirle yaralama dahil, ağır nitelikli haller hariç)</li>
<li>Tehdit (basit hal)</li>
<li>Konut dokunulmazlığının ihlali</li>
<li>İş ve çalışma hürriyetinin ihlali</li>
<li>Hakaret suçunun büyük bölümü</li>
<li>Hırsızlık (basit hal)</li>
<li>Güveni kötüye kullanma</li>
<li>Dolandırıcılık (basit hâl)</li>
<li>Suç eşyasının satın alınması,</li>
<li>Bilişim sistemine girme (basit hal),</li>
<li>Banka veya kredi kartlarının izinsiz kullanımı (basit hal)</li>
<li>Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması</li>
<li>Ticari sır ve bankacılık sırrının açıklanması (ağırlaştırılmış hal hariç)</li>
</ul>
<h3>Suça sürüklenen çocuklar için genişletilmiş kapsam</h3>
<p>Mağdurun gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından <strong>üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamına dahil edilir.</strong></p>
<h2>Uzlaşmaya Tabi Olmayan Suçlar</h2>
<p>Cinsel suçlar (cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki ve cinsel taciz) kategorik olarak uzlaştırma kapsamı dışındadır. Bu suçlarda <strong>mağdurun gerçek anlamda özgür irade kullanamayacağı ya da uzlaşma baskısına açık olduğu kabul edilir. </strong></p>
<p>Uzlaşmaya tabi olmayan diğer suçları da şöyle toparlayabiliriz:</p>
<ul>
<li>Kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri</li>
<li>Kasten öldürme</li>
<li>Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti</li>
<li>Kamu görevlilerine karşı görev sırasında işlenen suçlar ile kamu tüzel kişilerinin mağdur konumunda olduğu suçlar</li>
</ul>
<p>Burada önemli bir nokta olarak,<strong> aynı mağdura karşı birden fazla suç işlendiğinde, suçlardan biri uzlaşmaya tabi değilse, diğerleri uzlaşmaya tabi olsa dahi uzlaştırma yapılamaz.</strong></p>
<h2>Uzlaşma Süreci Nasıl İlerler?</h2>
<p>Uzlaştırma süreci, savcılığın soruşturma aşamasındaki dosyanın uzlaştırmaya uygun olduğunun tespiti ve dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermesi ile başlar. Büro, dosyaya listeden bir uzlaştırmacı atar ve uzlaştırmacı da şüpheli ve mağdura teklifi ayrı ayrı ileterek <strong>her iki taraftan da 3 gün içinde kabul ya da ret kararını bildirmelerini ister. </strong></p>
<p>Tarafların uzlaştırma sürecini kabul etmesi halinde ise müzakreler başlar ve bu süreçte anlaşmanın içeriği kanunda nakit ödeme, tazminat, özür ya da belirli bir edimi yerine getirme gibi sınırlandırılmamıştır. Süreçte anlaşmaya varılması halinde <strong>uzlaştırma raporu düzenlenerek savcılığa bildirilir ve savcılık da kovuşturmaya yer olmadığına karar vererek soruşturmayı kapatır. </strong></p>
<p>Kovuşturma aşamasında ise mahkeme, uzlaştırma yapılıp yapılmadığını resen denetler. Uzlaştırma yapılmadan hüküm kurulması Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılır ve <strong>mahkeme aşamasında uzlaşma sağlanırsa düşme kararı verilir.</strong></p>
<h2>Süreçte Dikkat Edilmesi Gerekenler</h2>
<p>Uzlaştırma sürecinde gözden kaçması kolay ancak hukuki sonuçları ağır birkaç nokta mevcuttur. Dolayısıyla bu bölümde süreçte özellikle dikkat etmeniz gerekenleri ayrıca sıralamak istedik:</p>
<ul>
<li>Uzlaşma teklifini reddetmek hukuki bir hak olmakla birlikte reddin sonuçları (yargılama sürecinin uzaması, mahkumiyet riski vb.) değerlendirilmeden karar verilmemelidir. Bu açıdan bir uzman görüşü almanızda fayda vardır.</li>
<li>Uzlaştırma raporundaki edim miktarı ve koşullar, ileride uyuşmazlığa yol açmayacak biçimde açık ve uygulanabilir olmalıdır.</li>
<li>Aynı eylemden <strong>birden fazla suç doğuyorsa, biri kapsam dışındaysa diğerleri de uzlaştırılamaz</strong> ve bu durum fark edilmeden yapılan uzlaşma geçersiz sayılabilir.</li>
<li>3 günlük yanıt süresi hak düşürücü değildir fakat makul sürede yanıt verilmemesi sürecin işlemesini aksatır.</li>
<li>Uzlaşma koşullarının yerine getirilmemesi halinde <strong>uzlaştırma raporu icra belgesi niteliği taşımaktadır ve bu hakkın farkında olmak mağdur açısından koruyucudur.</strong></li>
</ul>
<p>Burada sıraladığımız riskleri daha ilk adımda ortadan kaldırmak adına <strong>tarafınıza uzlaştırma teklifinin ulaşmasıyla beraber bir ceza avukatından yönlendirme almanızı öneririz. </strong></p>
<h2>Suça Sürüklenen Çocuk Kavramı ve Uzlaşma Süreci</h2>
<p>Suça sürüklenen çocuk, 12-18 yaş arasında olup suç teşkil eden bir eylem gerçekleştirdiği iddia edilen kişiyi ifade eder ve bir dipnot olarak <strong>12 yaşından küçük çocuklar hakkında ceza soruşturması açılamaz.</strong></p>
<p>Bu kapsamda değerlendirilen çocuklarda uzlaştırma görüşmelerinde yanında yasal temsilcisinin bulunması zorunludur ve<strong> uzlaşma kararı yasal temsilci tarafından verilebilmektedir. </strong></p>
<h2>Uzlaşma ile İlgili Yargıtay Kararlarından Örnekler</h2>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>1- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2022/10737 E., 2024/11926 K.</strong></span></p>
<p>Katılan yargılama sürecinde hayatını kaybetmiş; mahkeme uzlaşma hükümlerini uygulamaksızın hüküm kurmuştur. Yargıtay, <strong>mağdurun ölümünün uzlaştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını; mirasçılarla uzlaştırma yürütülmesi gerektiğini hükme bağlamış ve kararı bozmuştur.</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>2- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2021/14823 E., 2023/7312 K.</strong></span></p>
<p>Tehdit suçundan yargılanan sanık hakkında uzlaştırma prosedürü uygulanmadan mahkumiyet kurulmuştur. Yargıtay, uzlaştırma kapsamındaki suçlarda bu prosedür atlanarak hüküm kurulamayacağına; <strong>uzlaştırmanın isteğe bağlı değil zorunlu bir aşama olduğuna karar vermiştir.</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>3- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2023/1856 E., 2024/6140 K.</strong></span></p>
<p>Aynı mağdura karşı hem hakaret hem kasten yaralama suçları işlenmiş; mahkeme yalnızca hakaret yönünden uzlaştırma yapmıştır. Yargıtay, <strong>uzlaşmaya tabi olmayan bir suçun bulunması halinde tüm suçların kapsam dışında kalacağını;</strong> bu kurala aykırı uzlaştırmanın hükümsüz sayılacağını hükme bağlamıştır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>4- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2022/7543 E., 2023/2891 K.</strong></span></p>
<p>Usule aykırı yürütülen uzlaştırma işlemine dayanılarak hüküm kurulmuştur. Yargıtay, uzlaştırmacının taraflarla gerektiği şekilde görüşüp görüşmediğini ve teklifin usulüne uygun iletilip iletilmediğini incelemiş; <strong>prosedürel eksiklik nedeniyle kararı bozmuştur.</strong></p>
<h3>Hükümlüler uzlaşma yasasından yararlanabilir mi?</h3>
<p>Hayır, <strong>kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunan hükümlülerin uzlaşma yasasından yararlanması mümkün değildir.</strong> Lehe kanun değişikliği yapıldığında yargılamayı yeniden açma kurumu devreye girebilir fakat bu, uzlaşma sürecinden farklı bir mekanizmadır.</p>
<h3>Uzlaşma kararı adli sicil kaydına işler mi?</h3>
<p>Uzlaşma sonucunda verilen kovuşturmaya yer almadığı ya da düşme kararı <strong>adli sicile mahkumiyet hükmü kurulmadığından dolayı yansımaz. </strong></p>
<h3>Uzlaşma teklifini kabul etmek zorunda mıyım?</h3>
<p>Hayır, uzlaşma teklifinin kabulü hem şüpheli hem mağdur için tamamen isteğe bağlıdır. <strong>Ret kararı yargılamada aleyhte delil olarak kullanılamaz.</strong> Bununla beraber teklifin reddedilmesi soruşturma ya da kovuşturmanın devamı anlamına gelir ve <strong>sanık için mahkumiyet riski, mağdur içinse zararın hiç karşılanmaması ihtimali varlığını korur.</strong></p>
<h3>Uzlaşma sağlanırsa ne olur?</h3>
<p>Tarafların anlaşması halinde uzlaştırmacı raporu düzenleyip savcılığa iletir. Soruşturma aşamasında anlaşma sağlanmışsa kamu davası hiç açılmaz. Kovuşturma aşamasında anlaşılmışsa mahkeme düşme kararı verir. <strong>Anlaşmada kararlaştırılan edim yerine getirilmediği takdirde ise uzlaştırma raporu icraya konulabilir.</strong></p>
<h3>Uzlaşma sağlanamadığı takdirde hukuki süreç nasıl ilerler?</h3>
<p>Taraflardan birinin teklifi reddetmesi ya da müzakerelerin sonuçsuz kalması durumunda<strong> uzlaştırmacı anlaşma sağlanamadığına dair son raporu savcılığa iletir.</strong> Süreç soruşturma aşamasındaysa ve savcılık yeterli delil bulunduğu kanaatindeyse<strong> iddianame düzenler ve dava açılır.</strong> Dava aşamasındaysa yargılama esastan devam eder. Burada önemli bir not olarak, <strong>uzlaşma sürecinde tarafların söyledikleri, yargılamada aleyhte delil olarak kullanılamaz. </strong></p>
<h3>Uzlaşma ile şikayetten vazgeçme arasındaki fark nedir?</h3>
<p>Şikayetten vazgeçme, mağdurun şikayetini geri çekerek kovuşturmanın sona ermesini sağlamasıdır ve <strong>yalnızca şikayete bağlı suçlarda geçerli olup karşılıklı müzakere getirmez.</strong> Uzlaşma ise tarafların bir edim üzerinden anlaşmasını şart koşar ve yalnızca şikayete bağlı suçlarda değil, <strong>kanunda belirtilen diğer suçlarda da uygulanarak fail ile mağdur arasında aktif bir müzakere süreci içerir.</strong> Dolayısıyla şikayetten vazgeçme tek taraflı bir irade beyanıyken uzlaşmada karşılıklı anlaşma vardır.</p>
<h3>Uzlaşma teklifi kaç kez yapılır?</h3>
<p><strong>Kural olarak uzlaşma teklifi bir kez (pazarlık sürecinde teklifler gidip gelebilir) yapılır.</strong> Teklif reddedilirse aynı suç ve aynı taraflar için savcılık ya da mahkeme tarafından tekrar teklif yapılmaz. Bununla birlikte önemli bir istisna olarak taraflar, <strong>uzlaştırmacının resmi kanalı dışında kendi aralarında anlaşırlarsa, iddianame düzenlendiği tarihe kadar savcıya başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler ve bu beyan geçerli sayılır. </strong>Kovuşturma aşamasına geçilmişse mahkeme de uzlaştırma prosedürünü bir kez yürütmek zorundadır.</p>
<h3>Uzlaşma görüşmeleri nerede yapılır?</h3>
<p>Uzlaştırmacı <strong>taraflarla adliye bünyesindeki uzlaştırma bürosunda görüşebileceği gibi telefon yoluyla da iletişim kurabilir.</strong> Taraflar arasında fiziksel karşılaşmanın sakıncalı olduğu durumlarda (örneğin tehdit veya hakaret suçlarında) görüşmelerin ayrı yürütülmesi hem tarafların güvenliğini hem de sürecin sağlıklı işlemesini sağlar.</p>
<h3>Uzlaşma sonrası dava tekrar açılabilir mi?</h3>
<p>Hayır, uzlaşma sağlandıktan ve savcılık KYOK (Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar) kararı verdikten ya da mahkeme düştükten sonra <strong>aynı fiil nedeniyle yeni bir soruşturma veya kovuşturma başlatılamaz.</strong> Yalnız uzlaştırmada kararlaştırılan edim yerine getirilmediği takdirde <strong>icra hukuku kapsamında bir hukuki süreç ilerler fakat burada da ceza davasının yeniden açılması gündeme gelmez. </strong></p>
<h3>Uzlaştırmacı tarafları yüz yüze görüştürmek zorunda mıdır?</h3>
<p>Hayır, uzlaştırmacının tarafları yüz yüze görüştürme zorunluluğu yoktur.Uzlaştırmacı taraflar arasında köprü görevi üstlenerek her birinin taleplerini karşı tarafa iletir ve <strong>anlaşma sağlanması durumunda dahi taraflar anlaşma metnini aynı ortamda imzalamak zorunda değildir.</strong> Ayrı ayrı atılan imzalar da geçerli kabul edilir.</p>
<h3>Uzlaştırmacı kimdir, tarafsız mıdır?</h3>
<p>Adalet Bakanlığı&#8217;nın tuttuğu listede kayıtlı, uzlaştırmacılık eğitimi almış avukat ya da hukuk öğretim üyesi olan <strong>uzlaştırmacının temel yasal yükümlülüğü tarafsızlıktır</strong> ve taraflardan biriyle çıkar ilişkisi ya da bağı bulunan kişiler uzlaştırmacı olarak atanamamaktadır.</p>
<p>Uzlaştırmacı <strong>görüşmelerde edindiği bilgileri gizli tutmakla yükümlüdür</strong> ve bu bilgiler daha sonra yargılamada kullanılamaz. Uzlaştırmacının <strong>gerçek anlamda tarafsız hareket etmediğinin tespiti halinde</strong> ise düzenlenen rapor hukuken geçersiz kabul edilir.</p>
<h3>Uzlaşma sürecinde geçen süre zamanaşımını etkiler mi?</h3>
<p>Evet, uzlaştırma sürecinin başladığı tarihten itibaren zamanaşımı süresi durur ve sürecin sona ermesiyle birlikte kaldığı yerden işlemeye devam eder. <strong>Bu düzenleme ile beraber uzlaştırma sürecinin uzamasının zamanaşımı doldurmak isteyen taraflarca araç olarak kullanılması önlenmektedir</strong> ve günün sonunda ne şüpheli ne de mağdur zamanaşımı hesabı açısından hak kaybına uğramaz.</p>
<h3>Kamu davasında uzlaşma olur mu?</h3>
<p>Burada belirleyici olan davanın kamu davası olup olmadığı değil, bir suç söz konusuysa bunun uzlaştırma kapsamında değerlendirip değerlendirilemeyeceğidir. Dolayısıyla eğer <strong>uzlaştırmaya tabi bir suç mevzubahis ise evet, kamu davasında kovuşturma aşamasında uzlaşma olabilir. </strong></p>
<p>Hukuki süreçte <strong>mahkeme, uzlaştırma prosedürünün işletilip işletilmediğini resen kontrol eder</strong> ve uzlaştırma yapılmadan hüküm kurulması Yargıtay tarafından karar bozma nedeni olarak sayılmaktadır.</p>
<h3>Uzlaşmada ne kadar para istenir?</h3>
<p>Uzlaşmada kararlaştıracak para miktarı kanunda belirlenmemiştir ve <strong>taraflar serbestçe pazarlık edebilir.</strong> Süreçte yalnızca para değil özür, belirli bir davranıştan kaçınma taahhüdü ya da maddi olmayan başka bir yükümlülük de uzlaşma konusu olabilir. <strong>Kabul ya da ret kararı her zaman taraflara ait olmakla beraber müzakere sürecini yöneten uzlaştırmacı tarafları makul bir çözüme yönlendirir.</strong></p>
<h3>Kesinleşmiş cezada uzlaşma olur mu?</h3>
<p>Hayır, <strong>uzlaşma yalnızca soruşturma ve kovuşturma aşamalarında mümkündür</strong> ve verilen kararın kesinleşmesinden sonra artık uzlaşma yolu kapalıdır. Mahkumiyeti kesinleşmiş kişiler için koşullu salıverme, denetimli serbestlik, olağanüstü kanun yolları ve yeniden yargılama seçenekleri gündeme alınabilir fakat <strong>bu mekanizmalar uzlaşmanın hukuki sonuçlarını doğurmaz ve ayrı kurallara tabidir. </strong></p>
<h3>Cinsel suçlar uzlaşmaya tabi mi?</h3>
<p>Hayır, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki ve cinsel taciz suçları hiçbir koşulda uzlaştırma kapsamına girmez. <strong>Suçun basit ya da nitelikli hal ayrımı yapılmaksızın</strong> kanunun koyduğu istisnaya binaen tüm cinsel suçlar uzlaştırma sürecine dahil edilmez. <strong>Kanun bu alanda tarafların iradesinin üzerinde emredici bir yasal öngördüğünden dolayı mağdurun uzlaşmayı talep etmesi de süreci başlatmaya yetmez.</strong> Cinsel suç mağdurunun hukuki süreçte ceza davasından bağımsız olarak hukuk mahkemesinde tazminat talep etme hakkı da vardır.</p>
<h3>Çocukların işlediği suçlarda uzlaşma nasıl işler?</h3>
<p>Yetişkinlerden farklı olarak suça sürüklenen <strong>çocuklar için uzlaştırma görüşmelerine çocuğun yanında yasal temsilcisi (ebeveyn ya da vasi) katılmak zorundadır ve karar aşamasında çocuğun görüşü değil, yasal temsilcisinin kararı dikkate alınır.</strong> Süreçte uzlaşma sağlanması durumunda çocuk hakkında kovuşturma açılmaz ve tüm süreçte çocuğun sosyal ve eğitim hayatını koruyan bir yaklaşım benimsenir.<strong> Uzlaşma sağlanamaması halinde ise süreç Çocuk Mahkemesi&#8217;ne ilerler ve yargılama başlar. </strong></p>
<p><script type="application/ld+json">{"@context":"https://schema.org","@type":"FAQPage","mainEntity":[{"@type":"Question","name":"Ceza Hukuku’nda Uzlaşma Nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Türk Ceza Hukuku’na 2006 yılında giren ve 2016’da yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’la kapsamı önemli ölçüde genişletilen uzlaşma mekanizması, tarafların bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaştığı ve anlaşma sağlandığı takdirde cezai yaptırımın ortadan kalktığı bir uyuşmazlık çözüm sürecidir. Uzlaşmanın amacı failin cezalandırılmasından ziyade mağdurun zararının giderilmesidir."}},{"@type":"Question","name":"Hükümlüler uzlaşma yasasından yararlanabilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Hayır, kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunan hükümlülerin uzlaşma yasasından yararlanması mümkün değildir. Lehe kanun değişikliği yapıldığında yargılamayı yeniden açma kurumu devreye girebilir fakat bu, uzlaşma sürecinden farklı bir mekanizmadır."}},{"@type":"Question","name":"Uzlaşma kararı adli sicil kaydına işler mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Uzlaşma sonucunda verilen kovuşturmaya yer almadığı ya da düşme kararı adli sicile mahkumiyet hükmü kurulmadığından dolayı yansımaz. "}},{"@type":"Question","name":"Uzlaşma teklifini kabul etmek zorunda mıyım?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Hayır, uzlaşma teklifinin kabulü hem şüpheli hem mağdur için tamamen isteğe bağlıdır. Ret kararı yargılamada aleyhte delil olarak kullanılamaz. Bununla beraber teklifin reddedilmesi soruşturma ya da kovuşturmanın devamı anlamına gelir ve sanık için mahkumiyet riski, mağdur içinse zararın hiç karşılanmaması ihtimali varlığını korur."}},{"@type":"Question","name":"Uzlaşma sağlanırsa ne olur?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Tarafların anlaşması halinde uzlaştırmacı raporu düzenleyip savcılığa iletir. Soruşturma aşamasında anlaşma sağlanmışsa kamu davası hiç açılmaz. Kovuşturma aşamasında anlaşılmışsa mahkeme düşme kararı verir. Anlaşmada kararlaştırılan edim yerine getirilmediği takdirde ise uzlaştırma raporu icraya konulabilir."}},{"@type":"Question","name":"Uzlaşma sağlanamadığı takdirde hukuki süreç nasıl ilerler?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Taraflardan birinin teklifi reddetmesi ya da müzakerelerin sonuçsuz kalması durumunda uzlaştırmacı anlaşma sağlanamadığına dair son raporu savcılığa iletir. Süreç soruşturma aşamasındaysa ve savcılık yeterli delil bulunduğu kanaatindeyse iddianame düzenler ve dava açılır. Dava aşamasındaysa yargılama esastan devam eder. Burada önemli bir not olarak, uzlaşma sürecinde tarafların söyledikleri, yargılamada aleyhte delil olarak kullanılamaz. "}},{"@type":"Question","name":"Uzlaşma ile şikayetten vazgeçme arasındaki fark nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Şikayetten vazgeçme, mağdurun şikayetini geri çekerek kovuşturmanın sona ermesini sağlamasıdır ve yalnızca şikayete bağlı suçlarda geçerli olup karşılıklı müzakere getirmez. Uzlaşma ise tarafların bir edim üzerinden anlaşmasını şart koşar ve yalnızca şikayete bağlı suçlarda değil, kanunda belirtilen diğer suçlarda da uygulanarak fail ile mağdur arasında aktif bir müzakere süreci içerir. Dolayısıyla şikayetten vazgeçme tek taraflı bir irade beyanıyken uzlaşmada karşılıklı anlaşma vardır."}},{"@type":"Question","name":"Uzlaşma görüşmeleri nerede yapılır?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Uzlaştırmacı taraflarla adliye bünyesindeki uzlaştırma bürosunda görüşebileceği gibi telefon yoluyla da iletişim kurabilir. Taraflar arasında fiziksel karşılaşmanın sakıncalı olduğu durumlarda (örneğin tehdit veya hakaret suçlarında) görüşmelerin ayrı yürütülmesi hem tarafların güvenliğini hem de sürecin sağlıklı işlemesini sağlar."}},{"@type":"Question","name":"Uzlaşma sonrası dava tekrar açılabilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Hayır, uzlaşma sağlandıktan ve savcılık KYOK (Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar) kararı verdikten ya da mahkeme düştükten sonra aynı fiil nedeniyle yeni bir soruşturma veya kovuşturma başlatılamaz. Yalnız uzlaştırmada kararlaştırılan edim yerine getirilmediği takdirde icra hukuku kapsamında bir hukuki süreç ilerler fakat burada da ceza davasının yeniden açılması gündeme gelmez. "}},{"@type":"Question","name":"Uzlaştırmacı tarafları yüz yüze görüştürmek zorunda mıdır?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Hayır, uzlaştırmacının tarafları yüz yüze görüştürme zorunluluğu yoktur.Uzlaştırmacı taraflar arasında köprü görevi üstlenerek her birinin taleplerini karşı tarafa iletir ve anlaşma sağlanması durumunda dahi taraflar anlaşma metnini aynı ortamda imzalamak zorunda değildir. Ayrı ayrı atılan imzalar da geçerli kabul edilir."}}]}</script></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/uzlasmaya-tabi-suclar-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>46/2-g Trafik Cezası: Şerit İhlali Cezası</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/46-2g-trafik-cezasi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/46-2g-trafik-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:05:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2065</guid>

					<description><![CDATA[46/2-g trafik cezası, halk arasında makas atma olarak bilinen ardı ardına şerit değiştirme ihlalini ifade eder ve Şubat 2026&#8217;da yürürlüğe giren torba yasa ile cezası 90.000 TL&#8217;ye yükseltilmiştir. Bu kusur maddesinden kazaya karışan sürücüye asli kusur verilir ve tazminat yükümlülüğü de tümüyle sürücüye yöneltilir.  Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, 46/2-g (şerit ihlali) trafik cezasının tutarına, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>46/2-g trafik cezası, halk arasında makas atma olarak bilinen ardı ardına şerit değiştirme ihlalini ifade eder ve Şubat 2026&#8217;da yürürlüğe giren torba yasa ile cezası 90.000 TL&#8217;ye yükseltilmiştir. Bu kusur maddesinden kazaya karışan <strong>sürücüye <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-asli-ve-tali-kusur-oranlari/">asli kusur</a> verilir ve tazminat yükümlülüğü de tümüyle sürücüye yöneltilir. </strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>46/2-g (şerit ihlali) trafik cezasının tutarına, ceza puanına, ödeme koşullarına ve cezaya itiraz sürecine ilişkin</strong> genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>46/2-g Trafik Cezası Nedir?</h2>
<p>Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 46. maddesinin (g) bendi, <strong>sürücülerin trafiği tehlikeye sokacak biçimde ardı ardına birden fazla şerit değiştirmesini</strong> yasaklamaktır. Makas atma olarak tanınan tehlikeli şerit değiştirme, yalnızca para cezasıyla sınırlı kalmaz, trafik kazası durumunda <strong>sürücünün kusur oranını doğrudan belirler</strong> ve bu yönüyle<strong> tazminat davalarında belirleyici delil niteliği taşır.</strong></p>
<h2>Hangi Durumlar Şerit İhlali Olarak Değerlendirilir?</h2>
<p>46/2-g kapsamındaki makas atma cezası, ardı ardına yapılan birden fazla şerit değişikliklerini ifade eder. Burada <strong>her şerit değişikliği tek başına makas atma sayılmaz.</strong> İhlalin oluşması için birden fazla şeridin peş peşe değiştirilmesi gerekmektedir.</p>
<p>46/2-g kapsamında değerlendirilen ihlalleri netleşmesi adına şöyle sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li>Aynı seyir halinde birden fazla şeride geçiş yapmak.</li>
<li>Sollama yaparken sola geçip ardından aşırı hızla birden fazla şerit atlayarak sağa dönmek.</li>
<li>Hız farkı gözetmeksizin araçlar arasından hızlı geçişler yaparak trafik akışını bozmak.</li>
<li>Bölünmüş yolda birden fazla şeridi peş peşe katederek seyretmek.</li>
<li>Kısa mesafede sık sık şerit değiştirerek diğer araçları ani frenlemek zorunda bırakmak.</li>
</ul>
<p><strong>Tek bir şerit değişikliğinde bu ceza maddesi uygulanmaz.</strong> Tek şerit değişikliği 46/2-c kapsamında değerlendirilir ve 2026 yılı için ceza tutarı 2.720 TLdir.</p>
<h2>Şerit İhlali Cezası (2026)</h2>
<p>Şerit ihlali tek bir davranışı değil, şerit izleme, değiştirme ve kullanım kurallarını ihlal eden farklı eylemleri kapsar. Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 46. maddesi yedi ayrı bent halinde düzenlenmiş ve her bir bent için ayrı ceza tutarı ve puanı belirlenmiş <strong>Şubat 2026&#8217;da yürürlüğe giren torba yasa ile ceza tutarları önemli ölçüde artmıştır.</strong></p>
<p><strong>46/2-b, c, d, e &#8211; Temel şerit değiştirme ihlalleri: 2.720 TL</strong></p>
<p>Sol şeridin gereksiz yere işgal edilmesi, tek tehlikeli şerit değişikliği, sollama kuralının ihlali ve zorunlu olmayan şerit değişiklikleri bu grupta yer almaktadır. Her tespit 20 ceza puanı yükler. <strong>Bir yılda 100 puana ulaşıldığında ehliyet iki ay askıya alınır.</strong></p>
<p><strong>46/2-f &#8211; Emniyet şeridi ihlali: 20.000 TL</strong></p>
<p>Otoyol ve şehirlerarası yollarda geçerli acil durum şeridine zorunluluk dışında girmek veya seyretmek 20.000 TL cezaya tabidir. <strong>Ehliyete doğrudan el konulmaz</strong>, ceza puanı sistemi üzerinden değerlendirme yapılır.</p>
<p><strong>46/2-g &#8211; Makas atma, ardı ardına çoklu şerit değişikliği: 90.000 TL</strong></p>
<p>Trafiği tehlikeye sokacak biçimde peş peşe birden fazla şerit değiştirmek en ağır şerit ihlali yaptırımını doğurur. 90.000 TL tutarında makas atma cezası, tebliğden itibaren 15 gün içinde ödendiğinde yüzde yirmi beş indirimle 67.500 TL olarak tahsil edilir. Ceza puanı sürücüye yüz yüze kesildiğinde 20 puan, EDS veya kamera tespitinde ise ceza puanı uygulanmaz.</p>
<p><strong>46/2-h &#8211; Ters yön ihlali: 11.629 TL</strong></p>
<p>Tek yönlü yolda ters istikamette araç sürmek 11.629 TL cezaya tabidir. Tebliğden itibaren 15 gün içinde ödenirse indirimli tutar 8.721 TL&#8217;ye düşer. <strong>Ceza puanı uygulanmaz ve asli kusur sayılan ihlal, kazada sürücüyü tam kusurlu konumuna sokar.</strong></p>
<h2>Şerit İhlali Nedeniyle Kazaya Sebep Olunursa Ne Olur?</h2>
<p>Makas atma sırasında kaza meydana gelirse makas atan sürücü asli kusurlu sayılır ve <strong>karşı taraf tamamen kusursuzsa tazminat yükümlülüğü tümüyle makas atan sürücüye yönelir. </strong></p>
<p>Kaza tutanağındaki 46/2-g kodu sigorta değerlendirmesinde belirleyici delil niteliği kazanır. Zorunlu trafik sigortası karşı tarafın zararını karşılar ancak <strong>sigorta şirketi ödeme yaptıktan sonra tam kusurlu sürücüye rücu eder. </strong></p>
<p>Makas atma eylemi savcılığa yansırsa <strong><a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-guvenligini-tehlikeye-sokma-sucu-ve-cezasi/">trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan</a> 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası gündeme gelir</strong> ve bu süreçte idari para cezası ile ceza davası birbirinden bağımsız yürür.</p>
<h2>KTK 46/2-g Kusur Oranı Nedir?</h2>
<p>Trafik kazalarında kusur oranı belirlenirken hız, görüş mesafesi, yol koşulları ve her sürücünün kural ihlalleri bilirkişi tarafından değerlendirilir. 46/2-g ihlali ise asli kusur kategorisinde yer alır ve <strong>pratikte karşı tarafın ek bir ihlali yoksa %100 kusur oranına sahiptir.</strong></p>
<h2>KTK 46/2-g Asli Kusur Mu? Tali Kusur Mu?</h2>
<p>46/2-g ihlali aslı kusur olarak değerlendirilir. Kazanın oluşmasında birincil sorumlu anlamına gelen asli kusur noktasında ardı ardına tehlikeli şerit değiştirme seyir güvenliğini doğrudan ortadan kaldıran bir eylem olduğundan bilirkişiler<strong>, 46/2-g tespitini asli kusur sebebi olarak kabul etmektedir.</strong> Karşı tarafın eş zamanlı ihlali yoksa tazminat yükümlülüğü sürücüye %100 olarak yükletilir.</p>
<h2>46/2-g Kusur Oranı Yüzde Kaçtır?</h2>
<p>Karşı taraf herhangi bir ihlal yapmamışsa makas atan sürücünün kusur oranı %100&#8217;dür. <strong>Karşı tarafın tali ihlali varsa oranlar paylaşılmakta</strong> fakat tehlikeli şerit değiştirme ihlali nedeniyle sürücünün payı her durumda ağır kalmaktadır. Kusur oranı kaza tespit tutanağı, kamera görüntüleri ve bilirkişi raporu esas alınarak kesinleşir. Bilirkişi raporuna itiraz edilebilir ve <strong>mahkeme sürecinde kusur oranının değiştirilmesi mümkündür.</strong></p>
<h2>46/2-g Kusur Oranına Nasıl İtiraz Edilir?</h2>
<p>Kaza tutanağındaki kusur tespiti bağlayıcı değildir ve <strong>mahkemede bilirkişi incelemesiyle yeniden belirlenmesi talep edilebilir.</strong> Hakimlikler öncelikle yolun fiziki yapısının birden fazla şerit değişikliğine elverişli olup olmadığını, tutanakta ihlalin somut biçimde açıklanıp açıklanmadığını ve kamera görüntüsünün ardışık şerit değişikliğini net gösterip göstermediğini incelemektedir.</p>
<p><strong>En güçlü itiraz gerekçeleri arasında ihlalin tek şeritli bir yolda gösterilmiş olması</strong>, tutanakta ardışıklığın kanıtlanmaması, araç içi kamera kaydının farklı bir seyir düzenini ortaya koyması ve karşı sürücünün eş zamanlı ihlalinin tespit edilmiş olması yer alır. Yüksek tutarlı tazminat davalarında ve sigorta şirketiyle anlaşmazlık durumlarında, özellikle yaralanmalı veya ölümlü kazalarda, <strong>sürecin başından itibaren bir uzman bir avukat gözetiminde yürütülmesi</strong>, kusur oranının mahkemede doğru belirlenmesi açısından belirleyici rol oynar.</p>
<h2>Kusur Oranına İtiraz Süresi Ne Kadardır?</h2>
<p>Kaza tutanağındaki <strong>kusur tespiti kendi başına itiraz süresine tabi değildir.</strong> Dava boyunca bilirkişi raporuyla tartışmaya açılabilir. Buna karşın <strong>idari para cezasında itirazda 15 günlük</strong> hak düşürücü süre geçerlidir ve tebliği tarihinden itibaren işlemeye başlar. Tazminat alacaklarında zamanaşımı kaza tarihinden itibaren iki yıldır.</p>
<h3>46/2-g trafik cezasına itiraz edilebilir mi?</h3>
<p>Evet, cezanın tarafınıza tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne itiraz dilekçesi verebilirsiniz.<strong> Burada iş günü değil, hafta sonları ve resmi tatilleri de dahil ederek hesaplama yapmanız gerekir. </strong></p>
<p>İtirazın kabulü için ihlalin hatalı tespit edildiğini gösteren somut delil sunulması kritiktir. Araç içi kamera kaydı, manevranın ardışık şerit değişikliği niteliği taşımadığını gösteren görüntü veya şerit işaretlemenin yetersiz olduğunu belgeleyen fotoğraflar itirazı güçlendirir.</p>
<p>Önemli bir nokta olarak, <strong>indirimli tutardan ödeme yapmanın itiraz hakkını düşürmediğini söylemeliyiz burada.</strong> İtirazınız kabul edildiğinde ödediğiniz tutar tarafınıza iade edilecektir.</p>
<h3>46/2-g trafik cezası nereden ve nasıl ödenir?</h3>
<p>Şerit ihlali cezasını şu üç kanaldan ödeyebilirsiniz:</p>
<ol>
<li>e-Devlet üzerinden Trafik Ceza Sorgulama ve Ödeme ekranından banka kartı ya da kredi kartıyla</li>
<li>PTT şubelerine TC kimlik numaranızla başvurarak</li>
<li>GİB yetkili anlaşmalı bankalardan</li>
</ol>
<p>Cezayı tarafınıza tebliği edildikten sonra 15 gün içerisinde ödediğini takdirde <strong>%25 indirimli 67.500 TL olarak ödeme yapabilirsiniz.</strong> Ödemediğiniz takdirde ise gecikme zammı işler ve borcunuz vergi dairesi üzerinden takip alınarak banka hesaplarınıza ve mal varlığınıza e-haciz uygulanabilir. <strong>Toplam borç, cezanın asla iki katını geçemez. </strong></p>
<h3>46/2-g cezası nedeniyle ehliyete el konur mu?</h3>
<p>Yalnızca 46/2-g nedeniyle doğrudan ehliyete el konulmaz. Tehlikeli şerit değiştirme ihlali sürücüye 20 ceza puanı yükler ve bir yıl içerisinde 100 puana ulaştığınızda ehliyetinize iki ay süreyle el konur. <strong>Torba yasayla gelen 60 günlük doğrudan ehliyet el koyma yaptırımı 46/2-g için değil,</strong> otoyolda ters yönde araç sürmek ve konvoy yaparak trafik akışını engellemek gibi ayrı bentlerdeki ağır ihlaller için öngörülmüştür.</p>
<h3>Birden çok kez şerit ihlali cezası aldım, ceza tutarı katlanır mı?</h3>
<p>Hayır, şerit değiştirme cezasında <strong>her ceza bağımsız olarak değerlendirilir ceza katlanmaz.</strong> Yalnız ceza puanlarının birikmesi ve 100&#8217;e ulaşması durumunda ehliyetinize el konulur.</p>
<h3>46/2-g trafik cezasının ceza puanı nedir?</h3>
<p>Şerit ihlalinin <strong>ceza puanı 20&#8217;dir.</strong> Bir yıl içerisinde 100 ceza puanına ulaşan sürücünün ehliyetine iki ay süreyle el konur ve bu süre sonunda ehliyeti iade edilir. 46/2-g için kritik ayrım, cezanın nasıl yazıldığıdır.  EDS, MOBESE veya kameralı sistem aracılığıyla plakaya yazılan şerit ihlali cezalarında ceza puanı uygulanmaz. <strong>Ceza puanı yalnızca sürücünün kimliği tespit edilerek yüz yüze kesilen cezalarda geçerlidir. </strong></p>
<h3>Cezayı araç sahibi mi yoksa sürücü mü ödemelidir?</h3>
<p>Bu sorunun yanıtı <strong>cezanın nasıl kesildiğine bağlı olarak değişir.</strong> Trafik polisinin yerinde kestiği cezalar doğrudan sürücünün kimliğine kesildiğinden yükümlülük ona aittir ve <strong>ceza puanı da aynı şekilde sürücüye işlenir.</strong> EDS, MOBESE ya da diğer kameralı sistemlerin tespitlerinde ise <strong>ceza araç plakası üzerinden araç sahibine tebliğ edilir ve bu durumda ceza puanı uygulanmaz. </strong></p>
<h3>46/2-g nedeniyle araç trafikten men edilir mi?</h3>
<p>Yalnızca şerit ihlali cezası nedeniyle araç trafikten men edilmez. Araç bağlama yaptırımı, otoyolda ters yönde araç sürmek ile konvoy yaparak trafik akışını engellemek cezaları için öngörülmüştür. Tabi cezanın tespiti esnasında<strong> araç <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/sigortasiz-aracla-trafik-kazasi/">sigortasız</a>, muayenesiz ya da plakasında usulsüzlük varsa bağlanır</strong> fakat bunlar da ceza ile değil, kendi içerisindeki diğer ihlallerle ilgilidir.</p>
<h3>Şerit ihlali cezasında erken ödeme indirimi var mıdır?</h3>
<p>Evet, diğer tüm trafik cezalarında olduğu gibi şerit ihlali cezasında da 15 günlük süre içerisinde ödeme yapıldığı takdirde <strong>%25 indirim uygulanır.</strong> Burada 15 günlük süre cezanın sisteme düştü değil, tarafınıza tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.<strong> Süre geçirildikten sonra</strong> yapılacak ödemelerde indirimsiz <strong>90.000 TL</strong> ödenmek zorundadır.</p>
<h3>Fotoğraf olmadan ceza yazıldığı takdirde iptal edilebilir mi?</h3>
<p>Trafik polisi tarafından yerinde kesilen cezalarda fotoğraf zorunluluğu mevzuatta açıkça düzenlenmemiştir. <strong>Görüntü kaydı olmadan kesilen cezalar</strong> Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne yapılacak itirazda zayıf delil niteliği taşır.</p>
<p>EDS&#8217;nin tespit ettiği ihlallerde ise sistem otomatik görüntü kaydeder fakat <strong>plakanın net görünmediği ya da başka bir araçla karıştırıldığı durumlarda</strong> cezanın iptali ihtimali güçlenir. Yine kameralardaki optik yansıma ya da plaka okuma hatası için de aynı durum geçerlidir. Ayrıca <strong>yayaya veya hayvana çarpmamak için yapılan zorunlu kaçış manevrası</strong> kameralarca makas atma olarak algılanabilir. Bu durum itirazda teknik delille ortaya konulduğunda cezanın iptaline zemin hazırlayacaktır..</p>
<h3>46/2-g trafik cezası E-devlet&#8217;te görünür mü?</h3>
<p>Evet, trafik ekiplerinin <strong>yerinde kestiği şerit ihlali cezaları sisteme anında düşer.</strong> Kameralı sistemlerin tespit ettiği cezalar ise onay ve tebliği sürecinin tamamlanmasının ardında e-Devlet&#8217;te gözükür ki bu süre 45 güne kadar uzayabilir. e-Devlet üzerinden <a href="https://www.turkiye.gov.tr/emniyet-arac-plakasina-yazilan-ceza-sorgulama" target="_blank" rel="noopener"><strong>Araç Plakasına Yazılan Ceza Sorgulama</strong></a> ve <a href="https://www.turkiye.gov.tr/emniyet-surucu-belgesi-ve-sahislara-yazilan-ceza-sorgulama" target="_blank" rel="noopener"><strong>Sürücü Belgesi ve Şahıslara Yazılan Ceza Sorgulama</strong></a> ekranlarından 46/2-g trafik cezasına ilişkin detayları bulabilirsiniz.</p>
<h3>Kiralık araç ile şerit ihlali cezası yedim, ne yapmalıyım?</h3>
<p>Pek çok <strong>kiralık araç sözleşmesinde trafik cezalarının kiracıya rücu edileceği hükmü yer almaktadır</strong> ve buna bağlı olarak her ne kadar EDS ya da diğer tespit sistemlerinin yazdığı ceza araç sahibi konumundaki kiralama şirketine tebliğ edilese de <strong>sürücü tarafından ödenir.</strong> Dolayısıyla bir şey yapmanıza gerek yoktur, kiralama şirketi cezanın ödenmesiyle ilgili sizinle iletişime geçecektir.</p>
<h3>Emniyet şeridine girmek ile 46/2-g aynı ceza mıdır? 46/2-c ile farkı nedir?</h3>
<p>Hayır, emniyet şeridi ihlali ayrı bir maddede değerlendirilir ve <strong>zorunlu haller dışında emniyet şeridinine girmenin cezası 2026 yılı için 20.000 TL&#8217;dir. </strong></p>
<p>46/2-c ile 46/2-g de sıkça karıştırılan iki ayrı ihlaldir. 46/2-c tek bir şerit değişikliğinin trafiği aksatması halini kapsar ve 2026 ceza tutarı 2.720 TL&#8217;dir. 46/2-g ardı ardına birden fazla şeridin peş peşe değiştirilmesini düzenler ve 90.000 TL ceza uygulanır.</p>
<p>Aralarındaki temel fark <strong>şerit değişikliğinin sayısı ve buna bağlı yaratılan tehlikenin derecesidir.</strong> Tek bir şerit değişikliği nedeniyle makas atma maddesi yazıldıysa 46/2-c uygulanması gerektiği gerekçesiyle itiraz edilebilir.</p>
<h3>Fahri trafik müfettişi şerit ihlali cezası yazabilir mi?</h3>
<p>Hayır, <strong>fahri trafik müfettişlerinin doğrudan ceza yazma yetkisi yoktur.</strong> İhlali tespit ederek ilgili trafik birimine bildirirler ve cezayı trafik polisi ya da jandarma trafik ekibi düzenler. Fahri müfettişin fotoğraf ya da video kaydı olmadan bildirdiği masak atma iddialarında itiraz zemini oldukça güçlüdür ve çoğu zaman sonuç alınır.</p>
<h3>Hatalı kesilen şerit ihlali cezası nasıl iptal edilir?</h3>
<p>Şerit ihlali cezasının iptali için cezanın tebliğ tarihinden itibaren <strong>15 günlük süre içerisinde olayın gerçekleştiği yerdeki Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne itiraz dilekçenizi sunmalısınız.</strong> Araç içi kamera görüntüsü, yol çalışması ya da şerit daralmasını belgeleyen fotoğraf, plaka okuma hatası yahut başka bir araçla karıştırılma kanıtı gibi somut deliller ile sunmalısınız dilekçeyi. 15 günlük <strong>itiraz süresini kaçırdığınız takdirde ceza kesinleşecek ve itiraz yolu kapanacaktır.</strong></p>
<p><script type="application/ld+json">{"@context":"https://schema.org","@type":"FAQPage","mainEntity":[{"@type":"Question","name":"KTK 46/2-g Kusur Oranı Nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Trafik kazalarında kusur oranı belirlenirken hız, görüş mesafesi, yol koşulları ve her sürücünün kural ihlalleri bilirkişi tarafından değerlendirilir. 46/2-g ihlali ise asli kusur kategorisinde yer alır ve pratikte karşı tarafın ek bir ihlali yoksa %100 kusur oranına sahiptir."}},{"@type":"Question","name":"KTK 46/2-g Asli Kusur Mu? Tali Kusur Mu?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"46/2-g ihlali aslı kusur olarak değerlendirilir. Kazanın oluşmasında birincil sorumlu anlamına gelen asli kusur noktasında ardı ardına tehlikeli şerit değiştirme seyir güvenliğini doğrudan ortadan kaldıran bir eylem olduğundan bilirkişiler, 46/2-g tespitini asli kusur sebebi olarak kabul etmektedir. Karşı tarafın eş zamanlı ihlali yoksa tazminat yükümlülüğü sürücüye %100 olarak yükletilir."}},{"@type":"Question","name":"Kusur Oranına İtiraz Süresi Ne Kadardır?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Kaza tutanağındaki kusur tespiti kendi başına itiraz süresine tabi değildir. Dava boyunca bilirkişi raporuyla tartışmaya açılabilir. Buna karşın idari para cezasında itirazda 15 günlük hak düşürücü süre geçerlidir ve tebliği tarihinden itibaren işlemeye başlar. Tazminat alacaklarında zamanaşımı kaza tarihinden itibaren iki yıldır."}},{"@type":"Question","name":"46/2-g trafik cezasına itiraz edilebilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evet, cezanın tarafınıza tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz dilekçesi verebilirsiniz. Burada iş günü değil, hafta sonları ve resmi tatilleri de dahil ederek hesaplama yapmanız gerekir. "}},{"@type":"Question","name":"46/2-g cezası nedeniyle ehliyete el konur mu?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Yalnızca 46/2-g nedeniyle doğrudan ehliyete el konulmaz. Tehlikeli şerit değiştirme ihlali sürücüye 20 ceza puanı yükler ve bir yıl içerisinde 100 puana ulaştığınızda ehliyetinize iki ay süreyle el konur. Torba yasayla gelen 60 günlük doğrudan ehliyet el koyma yaptırımı 46/2-g için değil, otoyolda ters yönde araç sürmek ve konvoy yaparak trafik akışını engellemek gibi ayrı bentlerdeki ağır ihlaller için öngörülmüştür."}},{"@type":"Question","name":"Birden çok kez şerit ihlali cezası aldım, ceza tutarı katlanır mı?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Hayır, şerit değiştirme cezasında her ceza bağımsız olarak değerlendirilir ceza katlanmaz. Yalnız ceza puanlarının birikmesi ve 100'e ulaşması durumunda ehliyetinize el konulur."}},{"@type":"Question","name":"46/2-g trafik cezasının ceza puanı nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Şerit ihlalinin ceza puanı 20'dir. Bir yıl içerisinde 100 ceza puanına ulaşan sürücünün ehliyetine iki ay süreyle el konur ve bu süre sonunda ehliyeti iade edilir. 46/2-g için kritik ayrım, cezanın nasıl yazıldığıdır.  EDS, MOBESE veya kameralı sistem aracılığıyla plakaya yazılan şerit ihlali cezalarında ceza puanı uygulanmaz. Ceza puanı yalnızca sürücünün kimliği tespit edilerek yüz yüze kesilen cezalarda geçerlidir. "}},{"@type":"Question","name":"Cezayı araç sahibi mi yoksa sürücü mü ödemelidir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Bu sorunun yanıtı cezanın nasıl kesildiğine bağlı olarak değişir. Trafik polisinin yerinde kestiği cezalar doğrudan sürücünün kimliğine kesildiğinden yükümlülük ona aittir ve ceza puanı da aynı şekilde sürücüye işlenir. EDS, MOBESE ya da diğer kameralı sistemlerin tespitlerinde ise ceza araç plakası üzerinden araç sahibine tebliğ edilir ve bu durumda ceza puanı uygulanmaz. "}},{"@type":"Question","name":"46/2-g trafik cezası E-devlet'te görünür mü?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evet, trafik ekiplerinin yerinde kestiği şerit ihlali cezaları sisteme anında düşer. Kameralı sistemlerin tespit ettiği cezalar ise onay ve tebliği sürecinin tamamlanmasının ardında e-Devlet'te gözükür ki bu süre 45 güne kadar uzayabilir. e-Devlet üzerinden Araç Plakasına Yazılan Ceza Sorgulama ve Sürücü Belgesi ve Şahıslara Yazılan Ceza Sorgulama ekranlarından 46/2-g trafik cezasına ilişkin detayları bulabilirsiniz."}},{"@type":"Question","name":"Kiralık araç ile şerit ihlali cezası yedim, ne yapmalıyım?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Pek çok kiralık araç sözleşmesinde trafik cezalarının kiracıya rücu edileceği hükmü yer almaktadır ve buna bağlı olarak her ne kadar EDS ya da diğer tespit sistemlerinin yazdığı ceza araç sahibi konumundaki kiralama şirketine tebliğ edilese de sürücü tarafından ödenir. Dolayısıyla bir şey yapmanıza gerek yoktur, kiralama şirketi cezanın ödenmesiyle ilgili sizinle iletişime geçecektir."}},{"@type":"Question","name":"Fahri trafik müfettişi şerit ihlali cezası yazabilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Hayır, fahri trafik müfettişlerinin doğrudan ceza yazma yetkisi yoktur. İhlali tespit ederek ilgili trafik birimine bildirirler ve cezayı trafik polisi ya da jandarma trafik ekibi düzenler. Fahri müfettişin fotoğraf ya da video kaydı olmadan bildirdiği masak atma iddialarında itiraz zemini oldukça güçlüdür ve çoğu zaman sonuç alınır."}},{"@type":"Question","name":"Hatalı kesilen şerit ihlali cezası nasıl iptal edilir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Şerit ihlali cezasının iptali için cezanın tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde olayın gerçekleştiği yerdeki Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz dilekçenizi sunmalısınız. Araç içi kamera görüntüsü, yol çalışması ya da şerit daralmasını belgeleyen fotoğraf, plaka okuma hatası yahut başka bir araçla karıştırılma kanıtı gibi somut deliller ile sunmalısınız dilekçeyi. 15 günlük itiraz süresini kaçırdığınız takdirde ceza kesinleşecek ve itiraz yolu kapanacaktır."}}]}</script></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/46-2g-trafik-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigortasız Araçla Trafik Kazası</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/sigortasiz-aracla-trafik-kazasi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/sigortasiz-aracla-trafik-kazasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 12:44:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2052</guid>

					<description><![CDATA[UZMAN GÖRÜŞÜ Sigortasız araç kullanmanın en büyük riski, kesilen idari para cezası değil, kazada sorumlu bulunulması halinde tüm tazminat yükünün doğrudan araç sahibine yönelmesidir. Özellikle yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarında ortaya çıkabilen yüksek tazminat tutarları, araç sahibinin kişisel mal varlığını dahi etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Av. Ezgi Bozkurt Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı Sigortasız araçla yapılan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="uzman-gorusu-box">
<div class="uzman-foto-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="uzman-foto" /><br />
    <span class="uzman-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="uzman-icerik">
<div class="uzman-baslik">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#d3b077" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="uzman-metin">
     Sigortasız araç kullanmanın en büyük riski, kesilen idari para cezası değil, kazada sorumlu bulunulması halinde tüm tazminat yükünün doğrudan araç sahibine yönelmesidir. Özellikle yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarında ortaya çıkabilen yüksek tazminat tutarları, araç sahibinin kişisel mal varlığını dahi etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir.
    </p>
<div class="uzman-imza">
<p class="uzman-ad">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="uzman-unvan">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<p>Sigortasız araçla yapılan trafik kazalarında <strong>idari para cezası ve aracın trafikten men edilmesinin</strong> yanında mağdurun yaşadığı maddi ve manevi zarar doğrudan araç sahibine yönetiltilir. Bu süreçte sigortanın yerini doldurması amaçlanan Güvence Hesabı ödeme yapsa da ödediği tutarı rücu yoluyla geri ister ve günün sonunda <strong>tüm tazminat yükü araç sahibinin kişisel sorumluluğuna kalır.</strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>sigortasız araçla trafik kazasında kusur dağılımına, maddi ve manevi zararların nasıl karşılanacağına ve idari yaptırımlara</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<section class="legal-box" aria-label="Yasal Uyarı">
<div class="legal-box__inner">
<h3 class="legal-box__title">Sigortasız Araçla Trafik Kazasında 4 Kritik Nokta</h3>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">1- Sigortasız araç kullanmak kazada kusur yaratmaz ancak idari para cezası ve trafikten men sonucunu doğurur.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">2- Kazada sorumlu bulunmanız halinde maddi ve bedensel zararlar doğrudan sizden talep edilir.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">3- Bedensel zararlar için Güvence Hesabı ödeme yapsa da sonrasında sorumlu kişilere rücu eder.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">4- Tazminatların ödenmemesi halinde icra takibi ve haciz işlemleri gündeme gelir.</span>
    </p>
</p></div>
</section>
<h2>Trafik Sigortası Olmayan Aracın Kazaya Karışması</h2>
<p>Bir aracın, üçüncü kişilere verdiği bedensel ve maddi zararları karşılamak üzere kanunen zorunlu tutulan <strong>Zorunlu Mali Sorululuk Sigortası&#8217;nın (trafik sigortası) bulunmadığı bir araç kazaya karıştığında, bu güvence mekanizması devre dışı kalır.</strong> Mağdurun zararını karşılayacak bir sigorta şirketi bulunmadığından dolayı da hukuki süreç sigortalı araç kazalarından ayrışır.</p>
<p>Sigortasız araç sahibi, <strong>kazadan doğan tüm maddi ve bedensel zararlardan şahsen sorumludur.</strong> Maddi zarar hasarın tamamını, bedensel zarar ise tedavi giderleri, iş göremezlik ve sakatlık tazminatını kapsar. Ölümlü kazada ise destekten yoksun kalma tazminatı da doğrudan sigortasız araç sahibine yöneltilir.</p>
<p>Bu süreçte kaza tespit tutanağı eksiksiz düzenlenmeli, karşı tarafın aracının sigortasız olduğu tutanağa yansıtılmalı ve trafik polisi çağrılmalıdır. Karşı tarafın sigortasız olduğu öğrenildiği anda <strong>Güvence Hesabı&#8217;na başvuru sürecini başlatmak önemlidir. </strong></p>
<h3>Güvence Hesabı nedir? Ne işe yarar?</h3>
<p>Türkiye Sigorta Birliği bünyesinde kurulan ve sigortasız araçların kazalarında mağdurların zararlarını karşılamak amacıyla oluşturulan bir fon olan Güvence Hesabı, <strong>sigortasız araçta başvurulacak bir sigorta şirketi olmadığından bu boşluğu kapatmayı hedefler.</strong> Manevi tazminatın kapsam dışında olduğu bu sistemde Güvence Hesabı ödeme yaptıktan sonra <strong>ödediği tutarı kusurlu araç sahibinden rücu yoluyla geri ister.</strong></p>
<h2>Kazada Haklıyım Fakat Trafik Sigortam Yok, Ne Yapmalıyım?</h2>
<p><strong>Kazada haklı taraf olmanız</strong>, sigortasız araç kullanmanızın getirdiği <strong>idari yaptırımları ortadan kaldırmaz.</strong> Burada karşı tarafın tazminat yükümlülüğü ve sigortasız araç sahibinin idari sorumluluğu birbirinden bağımsız süreçler olarak ilerler.</p>
<p>Kazada karşı taraf kusurlu olduğundan zararlarınızı karşı tarafın trafik sigortasından talep edebilir, karşı taraf da sigortasızsa doğrudan şahsa yöneltebilirsiniz. <strong>Kazada haklı olmanız bu tazminat hakkınızı korur fakat</strong> sigortasız araç kullandığınız için kaza mahallinde aracınıza trafikten men kararı uygulanır ve size de <strong>idari para cezası verilir.</strong> Aracınızı yediemin otoparkından alabilmek adına trafik sigortasınız ibraz etmeniz ve çekici ve otopark ücretini ödemeniz gerekir.</p>
<p>Yaralanma söz konusuysa kendi bedensel zararlarınızı karşı tarafın sigortasına ya da Güvence Hesabı&#8217;na başvurarak talep edebilirsiniz. Kendi aracınızdaki <strong>maddi hasar doğrudan karşılanmaz, bunun için karşı tarafın şahsına dava açmalısınız.</strong></p>
<div class="law-cta-box">
<h3>Süreç Hakkında Bilgi</h3>
<p>Sigortasız trafik kazalarıyla ilgili hukuki yönlendirme alın.</p>
<p>  <a href="https://wa.me/905413710609" class="law-cta-btn law-cta-whatsapp" target="_blank" rel="noopener"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M12 2a10 10 0 00-8.65 15.03L2 22l5.12-1.34A10 10 0 1012 2zm0 18a8 8 0 01-4.07-1.1l-.29-.17-3.04.8.81-2.96-.19-.3A8 8 0 1112 20zm4.39-5.61c-.24-.12-1.41-.7-1.63-.78-.22-.08-.38-.12-.54.12-.16.24-.62.78-.76.94-.14.16-.28.18-.52.06-.24-.12-1.02-.38-1.94-1.22-.72-.64-1.2-1.42-1.34-1.66-.14-.24-.02-.37.1-.49.1-.1.24-.28.36-.42.12-.14.16-.24.24-.4.08-.16.04-.3-.02-.42-.06-.12-.54-1.3-.74-1.78-.2-.48-.4-.42-.54-.43h-.46c-.16 0-.42.06-.64.3-.22.24-.84.82-.84 2s.86 2.32.98 2.48c.12.16 1.7 2.6 4.12 3.64.58.25 1.03.4 1.38.52.58.18 1.1.15 1.52.09.46-.07 1.41-.58 1.61-1.14.2-.56.2-1.04.14-1.14-.06-.1-.22-.16-.46-.28z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">WhatsApp</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a href="tel:+905413710609" class="law-cta-btn law-cta-phone"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M6.62 10.79a15.05 15.05 0 006.59 6.59l2.2-2.2c.27-.27.67-.36 1.02-.24 1.12.37 2.33.57 3.57.57.55 0 1 .45 1 1V21c0 .55-.45 1-1 1C10.85 22 2 13.15 2 2c0-.55.45-1 1-1h3.5c.55 0 1 .45 1 1 0 1.24.2 2.45.57 3.57.11.35.03.74-.25 1.02l-2.2 2.2z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">Telefonla Görüşün</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a style="color: #062440 !important;" href="/iletisim/" class="law-cta-link">Trafik Kazası Avukatlık Hizmetlerimiz →</a>
</div>
<h2>Karşı Tarafın Trafik Sigortasının Olmaması Durumu</h2>
<p>Kazada karşı tarafın sigortası yoksa zarar gören, tazminat talebini Güvence Hesabı&#8217;na yöneltir. <strong>Başvuruda kaza tutanağı, sağlık belgeleri ve karşı aracın sigortasız olduğuna dair belgeler sunulmalıdır.</strong> Güvence Hesabı talebi değerlendirir ve sonrasında ödeme yapar.</p>
<p>Güvence Hesabı&#8217;nın ödeme limitlerinin aşılması halinde aşan kısım için sigortasız araç sahibine karşı bizzat dava açılması gerekir. <strong>Manevi tazminat Güvence Hesabı kapsamı dışındadır</strong> ve yalnızca kusurlu kişiye karşı açılacak davada talep edilebilir.</p>
<h2>Sigortasız Araçla Yaralamalı Trafik Kazası</h2>
<p>Sigortasız araçla yaralanmalı bir trafik kazasına karıştığında <strong>mağdurun tedavi giderleri, hastane masrafları, ilaç ve protez giderleri, geçici iş göremezlik kaybı ve kalıcı sakatlık tazminatı doğrudan sigortasız araç sahibine yöneltilir. </strong></p>
<p>Yaralanmalı kazada <strong>bedensel zarar talepleri Güvence Hesabı&#8217;na yöneltilir</strong> ve Güvence Hesabı poliçe limitlerini baz alarak ödeme yapar. Limit aşımları için sorumlu kişiye karşı ayrıca dava açılmalıdır. Maluliyet söz konusu ise tazminat hesabı yaralının yaşını, mesleğini, gelir düzeyini ve maluliyet oranını kapsar ve bu teknik hesaplama bilirkişi incelemesini gerektirir.</p>
<p>Sigortasız araç sahibi, kazada hukuken sorumlu tutulduğu ölçüde zararın tamamından şahsen sorumludur. Zorunlu trafik sigortası bulunmadığından, karşılanması gereken tazminatlar doğrudan araç sahibinden talep edilir. <strong>Ödemenin yapılmaması halinde mağdur icra takibi başlatabilir</strong> ve borçlunun mal varlığı üzerinde haciz işlemleri uygulanabilir.</p>
<h2>Sigortasız Araçla Ölümlü Trafik Kazası</h2>
<p>Ölümlü bir trafik kazasında cenaze giderleri, ölüme kadar olan tedavi masrafları, destekten yoksun kalma tazminatı ve yakınlar için manevi tazminat gündeme gelir. <strong>Tüm bu tazminat kalemleri doğrudan sigortasız araç sahibine yöneltilir. </strong></p>
<p><strong>Destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesinde</strong> ölenin yaşı, geliri, bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı ve bu kişilerin ekonomik durumunu kapsayan <strong>aktüerya hesaplamaları dikkate alınır.</strong> Maddi tazminat, limitler dahilinde Güvence Hesabı&#8217;ndan talep edilir fakat limit üstü kısım için sigortasız araç sahibine dava açılması gerekir. <strong>Manevi tazminat da aynı şekilde yalnızca dava yoluyla ve yalnızca kusurlu kişiye karşı talep edilebilir. </strong></p>
<p>Tazminat süreçleri dışında ölümlü trafik kazalarında savcılık sigortasız araç sahibi veya sürücüsüne <strong>taksirle öldürme suçlamasıyla soruşturma başlatır.</strong> Bu süreçte ceza ve tazminat davaları birbirinden bağımsız yürür ve <strong>ceza davasındaki beraat, hukuk mahkemesindeki tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. </strong></p>
<h2>Sigortasız Araçla Kaza Yapmanın Cezası</h2>
<p>Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 91. maddesi uyarınca zorunlu trafik sigortası yaptırmadan trafiğe çıkmak idari yaptırıma tabidir. 2026 yılı itibarıyla kesilen idari para cezası, <strong>1.246 TL&#8217;dir</strong> ve her yıl yeniden değerleme oranında bu ceza tutarı artırılır. Cezanın 15 gün içinde ödenmesi halinde ise <strong>%25 indirimden</strong> yararlanabilirsiniz. Para cezasının yanında araç trafikten men edilir, yediemine çekilir ve trafik sigortasına yaptırana kadar teslim edilmez. Trafik kazası noktasında da <strong>sigortasız araç sahibinin kusurlu olması durumunda</strong> tüm tazminat sorumluluğunu şahsen alması gerekir.</p>
<h2>Muayenesi Olmayan Araçla Trafik Kazası</h2>
<p>Araç muayenesinin olmaması, zorunlu trafik sigortası yokluğundan bağımsız bir ihlaldir. Muayenesiz araç tespitinde <strong>ayrı idari para cezası kesilir ve araç muayene tamamlanana kadar trafikten men edilebilir.</strong></p>
<p>Trafik kazasında kusur oranı açısından ise değerlendirme kriteri olarak aracın muayenesinin olmaması dikkate alınmaz. Diğer taraftan, <strong>muayenesizlikle bağlantılı teknik bir arızanın (örneğin fren sistemindeki bir hatanın) kazaya sebebiyet verdiği ispatlanırsa</strong> kusur tespitinde değişiklik olabilir.</p>
<h2>Aracın Sigortasının Olmaması Kazada Kusur Oranını Nasıl Etkiler?</h2>
<p>Sigortasız araç kullanıyor olmanız trafik kazasında <strong>doğrudan kusurlu olduğunuz anlamına gelmez.</strong> Kusur oranı belirlenirken kaza anındaki ihlaller, hız, manevra hatası ve yol koşulları dikkate alınır. Sigortasızlık, bu faktörleri etkilemeyen ayrı bir idari ihlal olarak değerlendirilir.</p>
<p>Diğer taraftan eğer araç sahibi ya da sürücüsü <strong>kazada sorumlu tutulursa</strong>, zorunlu trafik sigortası bulunmadığından zararlar sigorta şirketi tarafından değil <strong>doğrudan araç sahibi tarafından karşılanır.</strong> Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 85. maddesi uyarınca araç işleteni, belirli durumlarda kusurundan bağımsız olarak da sorumluluk altına girebilir. (Sigortasız araçların neden olduğu bedensel zararlarda ise <strong>mağdurlar belirli şartlar altında Güvence Hesabı&#8217;na başvurabilir </strong>fakat Güvence Hesabı tarafından yapılan ödemeler daha sonra sorumlu araç sahibi veya işletenine rücu edilebilir.)</p>
<p>Yine ufak fakat önemli bir nokta olarak, <strong>kaza tespit tutanağındaki kusur oranı bağlayıcı değildir.</strong> Süreç içerisinde mahkemede bilirkişi incelemesiyle kusur oranının yeniden belirlenmesi talep edilebilir ve <strong>hatalı kusur oranı tespitlerine itiraz mümkündür. </strong></p>
<h3>Sigortasız araçla yapılan kazada araç bağlanır mı?</h3>
<p>Evet, kazanın ardından yapılan incelemede <strong>sigortasız olduğu tespit edilen araç çekiciyle otoparka çekilir ve sigorta poliçesi bildirilene kadar sahibine teslim edilmez.</strong> Buradaki otopark masrafları ve çekici ücreti de araç sahibine aittir. Yalnızca kaza durumunda değil, sıklaşan denetimlerle beraber park halindeki araçlara yapılan plaka sorgulamalarında dahi sigortasız araçlar tespit ve trafikten men edilmektedir.</p>
<h3>Sigortasız araçla kaza yaptıktan sonra sigorta yaptırılabilir mi?</h3>
<p>Kaza sonrasında sigorta yaptırabilirsiniz fakat bu sigorta yaptığınız kazayı kapsamaz. Zorunlu trafik sigortası, poliçe düzenlendikten sonra meydana gelen olaylar için geçerlidir. Dolayısıyla <strong>daha önce gerçekleşen kazaya bağlı tazminat yükümlülüğünde sigorta şirketi bu tazminatı karşılamaz. </strong></p>
<h3>Sigortasız araçla kazada karşı taraf dava açabilir mi?</h3>
<p>Evet, aracınız sigortasız halde bir kaza karıştığınızda zarar gören karşı taraf doğrudan <strong>aracın sahibine ve varsa sürücüsüne dava açabilir</strong> ve tazminat davasında araç sahibi hem maddi hem de manevi tazminat ödemekle yükümlü tutulabilir. Bu süreçte karşı taraf Güvence Hesabı&#8217;na başvurmuş ve bedensel zararlarını tahsil etmişse <strong>kalan alacaklar (örneğin araç değer kaybı) veya Güvence Hesabı&#8217;nın karşılamadığı manevi tazminat için ayrıca dava açabilmektedir.</strong></p>
<h3>Karşı tarafın sigortası yoksa aracımdaki değer kaybı nasıl karşılanır?</h3>
<p>Karşı tarafında sigortasız olduğu durumda <strong>değer kaybını doğrudan araç sahibinden talep etmeniz gerekir.</strong> Güvence Hesabı değer kaybı noktasındaki talepleri karşılamamaktadır. Değer kaybı talebi için yetkili ekspere araç değerleme yaptırmanız ve bu raporu dava dosyasına eklemeniz gerekir. Sigortasız araç sahibi hukuki sürece istinaden <strong>ödeme yapmaz ise icra takibi başlatılabilir ve araç sahibinin mal varlığı üzerine haciz konulabilir.</strong></p>
<h3>Kazada her iki aracın da sigortası yoksa ne olur?</h3>
<p>Her iki tarafın da sigortasız olması durumunda taraflar, <strong>kusur oranlarına bağlı olarak</strong> birbirlerinin zararından şahsen sorumludur. Bu durumda her ne kadar bedensel zararlar için Güvence Hesabı&#8217;na başvurmak mümkün olsa da<strong> Güvence Hesabı süreçte her iki tarafa da rücü hakkını</strong> kullanacaktır. <strong>Maddi hasalar içinse tarafların birbirine dava açması gerekir.</strong> Bu dava sürecinde mahkeme kusur oranlarını belirler ve bu oranlar doğrultusunda bir taraf diğerinin zararını karşılar.</p>
<h3>Sigortasız araçla trafik kazası yaptım, tazminat alabilir miyim?</h3>
<p>Eğer kazada kusursuzsanız, aracınızın sigortası olmasa dahi karşı tarafın trafik sigortasından bedensel zararlara ilişkin tazminat talep edebilirsiniz. <strong>Karşı taraf da sigortasız ise bu sefer Güvence Hesabı devreye girer</strong> ve buraya başvuru yapılması gerekir.</p>
<p>Aracınızdaki <strong>maddi hasar için de eğer kasko poliçeniz yoksa ve karşı taraf sigortalıysa karşı tarafın sigortasına</strong>, değilse doğrudan karşı tarafa başvurmalısınız. Sigortasız araç kullandığı için araç sahibine kesilen <strong>idari para cezasının tazminat alacakları üzerinde bir etkisi olmadığının</strong> altını çizmek isteriz.</p>
<h3>Muayenesiz araç kazasını kasko karşılar mı?</h3>
<p>Bu sorunun yanıtında belirleyici olan <strong>kasko poliçesinin özel şartlarıdır.</strong> Bazı kasko poliçelerinde muayenesizlik teminat dışı hal olarak açıkça belirtilir. Bu durumda kasko, kaza hasarını ödemeyi reddedebilir ya da eksik ödeme yapabilir. Diğer taraftan poliçede muayenesizliğe ilişkin özel bir istisna yoksa kasko teminatının geçerliliği devam eder. <strong>Kaskonun ödemeyi reddetmesinin hukuka aykırı olduğu durumlarda</strong> sigorta tahkim komisyonuna ya da mahkemeye başvurma hakkınız vardır.</p>
<h3>Sigortasız araçla trafik kazasında para cezası verilir mi?</h3>
<p>Evet, sigortasız bir araçla trafik kazası yaptığınızda <strong>hem kazadan doğan tazminatı hem de idari para cezasını aynı anda ödemeniz gerekir.</strong> Para cezasının ödenmesi tazminat yükümlülüğünü, araç bağlama kararını ya da güvence hesabının rücu hakkını ortadan kaldırmaz. Bu süreçteki <strong>her yaptırım, kendi hukuki çerçevesinde bağımsız işler. </strong></p>
<p><script type="application/ld+json">{"@context":"https://schema.org","@type":"FAQPage","mainEntity":[{"@type":"Question","name":"Güvence Hesabı nedir? Ne işe yarar?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Türkiye Sigorta Birliği bünyesinde kurulan ve sigortasız araçların kazalarında mağdurların zararlarını karşılamak amacıyla oluşturulan bir fon olan Güvence Hesabı, sigortasız araçta başvurulacak bir sigorta şirketi olmadığından bu boşluğu kapatmayı hedefler. Manevi tazminatın kapsam dışında olduğu bu sistemde Güvence Hesabı ödeme yaptıktan sonra ödediği tutarı kusurlu araç sahibinden rücu yoluyla geri ister."}},{"@type":"Question","name":"Sigortasız araçla yapılan kazada araç bağlanır mı?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evet, kazanın ardından yapılan incelemede sigortasız olduğu tespit edilen araç çekiciyle otoparka çekilir ve sigorta poliçesi bildirilene kadar sahibine teslim edilmez. Buradaki otopark masrafları ve çekici ücreti de araç sahibine aittir. Yalnızca kaza durumunda değil, sıklaşan denetimlerle beraber park halindeki araçlara yapılan plaka sorgulamalarında dahi sigortasız araçlar tespit ve trafikten men edilmektedir."}},{"@type":"Question","name":"Sigortasız araçla kaza yaptıktan sonra sigorta yaptırılabilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Kaza sonrasında sigorta yaptırabilirsiniz fakat bu sigorta yaptığınız kazayı kapsamaz. Zorunlu trafik sigortası, poliçe düzenlendikten sonra meydana gelen olaylar için geçerlidir. Dolayısıyla daha önce gerçekleşen kazaya bağlı tazminat yükümlülüğünde sigorta şirketi bu tazminatı karşılamaz. "}},{"@type":"Question","name":"Sigortasız araçla kazada karşı taraf dava açabilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evet, aracınız sigortasız halde bir kaza karıştığınızda zarar gören karşı taraf doğrudan aracın sahibine ve varsa sürücüsüne dava açabilir ve tazminat davasında araç sahibi hem maddi hem de manevi tazminat ödemekle yükümlü tutulabilir. Bu süreçte karşı taraf Güvence Hesabı’na başvurmuş ve bedensel zararlarını tahsil etmişse kalan alacaklar (örneğin araç değer kaybı) veya Güvence Hesabı’nın karşılamadığı manevi tazminat için ayrıca dava açabilmektedir."}},{"@type":"Question","name":"Karşı tarafın sigortası yoksa aracımdaki değer kaybı nasıl karşılanır?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Karşı tarafında sigortasız olduğu durumda değer kaybını doğrudan araç sahibinden talep etmeniz gerekir. Güvence Hesabı değer kaybı noktasındaki talepleri karşılamamaktadır. Değer kaybı talebi için yetkili ekspere araç değerleme yaptırmanız ve bu raporu dava dosyasına eklemeniz gerekir. Sigortasız araç sahibi hukuki sürece istinaden ödeme yapmaz ise icra takibi başlatılabilir ve araç sahibinin mal varlığı üzerine haciz konulabilir."}},{"@type":"Question","name":"Kazada her iki aracın da sigortası yoksa ne olur?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Her iki tarafın da sigortasız olması durumunda taraflar, kusur oranlarına bağlı olarak birbirlerinin zararından şahsen sorumludur. Bu durumda her ne kadar bedensel zararlar için Güvence Hesabı’na başvurmak mümkün olsa da Güvence Hesabı süreçte her iki tarafa da rücü hakkını kullanacaktır. Maddi hasalar içinse tarafların birbirine dava açması gerekir. Bu dava sürecinde mahkeme kusur oranlarını belirler ve bu oranlar doğrultusunda bir taraf diğerinin zararını karşılar."}},{"@type":"Question","name":"Muayenesiz araç kazasını kasko karşılar mı?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Bu sorunun yanıtında belirleyici olan kasko poliçesinin özel şartlarıdır. Bazı kasko poliçelerinde muayenesizlik teminat dışı hal olarak açıkça belirtilir. Bu durumda kasko, kaza hasarını ödemeyi reddedebilir ya da eksik ödeme yapabilir. Diğer taraftan poliçede muayenesizliğe ilişkin özel bir istisna yoksa kasko teminatının geçerliliği devam eder. Kaskonun ödemeyi reddetmesinin hukuka aykırı olduğu durumlarda sigorta tahkim komisyonuna ya da mahkemeye başvurma hakkınız vardır."}},{"@type":"Question","name":"Sigortasız araçla trafik kazasında para cezası verilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evet, sigortasız bir araçla trafik kazası yaptığınızda hem kazadan doğan tazminatı hem de idari para cezasını aynı anda ödemeniz gerekir. Para cezasının ödenmesi tazminat yükümlülüğünü, araç bağlama kararını ya da güvence hesabının rücu hakkını ortadan kaldırmaz. Bu süreçteki her yaptırım, kendi hukuki çerçevesinde bağımsız işler. "}}]}</script></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/sigortasiz-aracla-trafik-kazasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşten Çıkış Kodları ve Anlamları</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/isten-cikis-kodlari/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/isten-cikis-kodlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:39:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2036</guid>

					<description><![CDATA[İşten çıkış kodu, çalışanın işten ayrılması durumunda işverenin SGK sistemine girdiği, işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığını, işsizlik maaşı alıp alamayacağını ve gelecekteki iş başvurularında nasıl değerlendirileceğini doğrudan belirler. Her ne kadar pek çok çalışan işten ayrılırken çıkış kodunun varlığından bile haberdar olmasa da yanlış ya da kasıtlı olarak hatalı girilen çıkış kodu, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İşten çıkış kodu, çalışanın işten ayrılması durumunda <strong>işverenin SGK sistemine girdiği</strong>, işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığını, <strong>işsizlik maaşı alıp alamayacağını</strong> ve gelecekteki iş başvurularında nasıl değerlendirileceğini doğrudan belirler. Her ne kadar pek çok çalışan işten ayrılırken çıkış kodunun varlığından bile haberdar olmasa da <strong>yanlış ya da kasıtlı olarak hatalı girilen çıkış kodu</strong>, yıllarca biriken tazminat haklarının tümünü tehlikeye atabilir.</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>işten çıkış kodlarının anlamlarına, yanlış beyan durumunda nasıl itiraz edilebileceğine ve bu kodların hangi tazminat haklarını nasıl etkilediğine</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>İşten Çıkış Kodu Nedir?</h2>
<p>İşten çıkış kodu, iş sözleşmesi sona eren her çalışan için işverenin SGK&#8217;ye bildirmek zorunda olduğu işten ayrılış bildirgesinde yer alan bir sayısal koddur. Bu kod, <strong>ayrılışın istifa, haksız fesih, emeklilik vs. gibi hangi koşullarda gerçekleştiğini</strong> resmi olarak <strong>SGK sistemine kaydetmeye yardımcı olur. </strong></p>
<p>Her ne kadar Yargıtay&#8217;ın yerleşik içtihadına göre işten çıkış kodu tek başına bağlayıcı olmasa ve feshin gerçek nedeni tanık, yazışma ve işyeri kayıtları gibi deliller ile birlikte değerlendirilse de <strong>pratikte ilk anda SGK, İşkur ve mahkemeler, işçinin tazminat ve işsizlik ödeneği gibi haklarını değerlendirirken işten çıkış kodunu baz alır.</strong> Bu nedenle işveren tarafında bilerek ya da bilmeyerek hatalı girilen işten çıkış kodu noktasında çalış hassas davranmalı ve <strong>mutlaka ilk iş çıkış kodunu kontrol etmelidir.</strong></p>
<h2>İşten Çıkış Kodu Nasıl Öğrenilir?</h2>
<p>Çalışanın işten ayrılış bildirgesinin SGK&#8217;ya iletilmesinin ardından kodu öğrenmesinin birkaç basit yolu vardır. Öncelikle şunu belirtmemiz gerekir, işveren, <strong>iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından çalışana işten ayrılış belgesi vermekle yükümlüdür</strong> ve bu belgede de çıkış kodu yer alır.</p>
<p>Bu belge dışında en hızlı yol olarak e-Devlet&#8217;i kullanabilirsiniz. Sisteme giriş yaptıktan sonra SGK bölümünden <strong>&#8220;4A İşe Giriş ve Çıkış Bildirgeleri&#8221;</strong> ekranına geçerek işveren tarafından girilen kodu görebililirsiniz. Bir iki günlük süre içerisinde e-Devlet sistemine düşmeyebilir. <strong>İşverenin 10 iş günü içerisinde bildirimi yapma zorunluluğu vardır. </strong></p>
<p>Bir diğer seçenek de <strong>SGK&#8217;ya başvurarak bilgi almaktır.</strong> Herhangi bir SGK Merkez Müdürlüğü ya da Hizmet Noktası&#8217;ndan kimliğiniz ile beraber işten ayrılış bildirgenizi talep edebilirsiniz.</p>
<h2>SGK İşten Çıkış Kodlarının Anlamları</h2>
<p>SGK sisteminde işten ayrılış nedenleri farklı kategorilere ayrılan <strong>toplamda elli kadar çıkış kodu bulunur. </strong>Bu bölümde, en sık karşılaştığımız ve hukuki sonuçları bakımından <strong>en belirleyici olan işten çıkış kodlarını bulabilirsiniz: </strong></p>
<ul>
<li><strong>Kod 01 (Deneme süreli sözleşmenin işverence feshi):</strong> İşveren, iki aylık deneme süresinde herhangi bir tazminat yükümlülüğü doğmadan iş sözleşmesini sonlandırabilir.</li>
<li><strong>Kod 03 (İşçinin ihbar süresine uyarak istifası):</strong> Çalışan kıdemine göre belirlenen bildirim süresine uyarak işten ayrılır. Kıdem tazminatı hakkı bulunmaz ve işverende ihbar tazminatı talebi de doğmaz.</li>
<li><strong>Kod 04 (İşverenin geçerli ya da haklı sebep bildirmeksizin feshi):</strong> Haksız işten çıkarmanın kodudur. Kıdem ve ihbar tazminatı ile işsizlik maaşı hakkı birlikte doğar.</li>
<li><strong>Kod 05 (Belirli süreli sözleşmenin süre bitiminde sona ermesi):</strong> Sözleşme tarafların müdahalesi olmaksızın doğal yoldan tamamlanır.</li>
<li><strong>Kod 08 (Emeklilik ya da toptan ödeme nedeniyle ayrılış):</strong> Yaşlılık aylığı bağlanan ya da toptan ödeme hakkını kullanan sigortalılar için kullanılır ve kıdem tazminatı hakkı bulunur.</li>
<li><strong>Kod 17 (İşçinin sağlık gerekçesiyle haklı feshi):</strong> Çalışanın kendi sağlık durumu ya da birlikte çalıştığı kişilerin bulaşıcı hastalığı gibi nedenlerle sözleşmeyi sonlandırdığı haldir. Kıdem tazminatı hakkı doğar.</li>
<li><strong>Kod 18 (İşin sona ermesi nedeniyle fesih):</strong> Mevsimlik ya da belirli bir proje için açılan pozisyonun kapandığı durumlarda kullanılır. Kıdem tazminatı hakkı doğar.</li>
<li><strong>Kod 22 (Toplu işçi çıkarma):</strong> İşveren ekonomik, teknolojik ya da yapısal nedenlerle otuz günlük sürede belirli sayıda işçiyi çıkarabilir. Kıdem ve ihbar tazminatı hakları korunur.</li>
<li><strong>Kod 25 (İşçinin, işverenin ahlak kurallarına aykırı davranışı gerekçesiyle feshi):</strong> Örneğin işverenin ücret ödememesi ya da taciz gibi bir nedene dayanan haklı istifadır. Kıdem tazminatı hakkı doğar ve ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaz.</li>
<li><strong>Kod 29 (İşveren tarafından ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık gerekçesiyle fesih):</strong> İşçinin davranışsal nedenlerle tazminatsız çıkarıldığını gösteren koddur. Covid salgını döneminde yasak olmasına karşın uygunsuz biçimde yaygın kullanımıyla tartışma yaratan bu kod hala hatalı bildirim şikayetlerinin ve davaların odağındadır.</li>
<li><strong>Kod 31 (Sözleşme hukuku, sendika ya da grev mevzuatı kapsamında kusur dışı fesih):</strong> İşçinin iradesi ya da kusuru olmaksızın gerçekleşen özel nitelikteki fesihleri kapsar.</li>
<li><strong>Kod 32 (Özelleştirme nedeniyle fesih):</strong> Özelleştirilen kurumların işçileri için belirlenen özel statüdür. Kıdem tazminatı ve belirli ek haklar doğar.</li>
<li><strong>Kod 46 (İşçinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışı nedeniyle fesih):</strong> Hırsızlık, güveni kötüye kullanma, meslek sırlarını ifşa etme gibi ağır ihlallerde kullanılır. Kıdem ve ihbar tazminatı ve işsizlik maaşı hakları bulunmaz işçinin.</li>
</ul>
<h2>İşten Çıkış Kodları Nasıl Belirlenir?</h2>
<p>Çalışanın işten ayrılış bildirisini SGK sistemine işveren iletir ve bu süreçte kod seçimini de yapar. Tabi bu seçim yalnızca işverenin keyfiyetiyle gerçekleşmez. İşverenin <strong>gerçekleşen fesih nedenine karşılık gelen kodu girmesi hukuki bir zorunluluktur.</strong></p>
<p>Örneğin; işçiyi ekonomik gerekçeyle işten çıkaran işveren Kod 22&#8217;yi, haklı bir neden göstermeden çıkaran işveren ise Kod 04&#8217;ü seçmelidir. <strong>Gerçeklikle örtüşmeyen bir kod girilmesi</strong> hem SGK mevzuatı yaptırıma yol açar hem de işçinin hukuki yollara başvurmasına zemin hazırlar.</p>
<p>Hatalı kod girişini fark eden işveren, <strong>bildirimden itibaren 10 iş günü içinde SGK sistemi üzerinden düzeltme yapabilir.</strong> Bu süre geçirildikten sonra düzeltme talebinin belgeleriyle birlikte SGK&#8217;ya yazılı olarak iletilmesi gerekir.</p>
<h2>İşten Çıkış Kodu Neden Önemlidir?</h2>
<p>İşten çıkış kodu, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işsizlik maaşı açısından belirleyicidir. Her birinin detaylarına şöyle bakabiliriz:</p>
<ul>
<li><strong>Kıdem tazminatı açısından:</strong> Yalnızca belirli kodlar kıdem tazminatına kapı aralar. Haksız fesih kodlarında (04 gibi) tazminat hakkı kesin biçimde doğarken, işçinin kendi iradesiyle istifa ettiğini gösteren kodlarda (03) bu hak ortadan kalkar. Dolayısıyla yanlış çıkış kodu, yıllarca biriken kıdem alacağının sıfırlanması anlamına gelebilir.</li>
<li><strong>İhbar tazminatı açısından:</strong> İşverenin bildirim süresine uymaksızın fesih yaptığını gösteren kodlar, ihbar tazminatı hakkını da birlikte getirir. İşçi kendi iradesiyle ayrılırsa bu tazminat işçi tarafından işverene ödenmek zorundadır.</li>
<li><strong>İşsizlik maaşı açısından:</strong> İŞKUR, ödenek talebini değerlendirirken ilk olarak çıkış koduna bakar. İşçinin kendi kusuru olmaksızın işten çıkarıldığını gösteren kodlar ödeneğe hak kazandırırken, istifa ya da ağır ihlal kodları bu hakkı kapatır.</li>
</ul>
<p>Bu üç noktanın yanı sıra çıkış kodu yeni iş başvurularında da belirleyici olabilir. İşverenlerin adayın SGK hizmet dökümündeki kodu inceleyerek işten ayrılış gerekçesini değerlendirmesi <strong>kod 46 gibi ağır bir disiplin problemi kaynaklı fesihlerde olumsuz izlenim yaratır.  </strong></p>
<h2>Hatalı Çıkış Kodu Nasıl Düzeltilir?</h2>
<p>İşten çıkış kodunun nasıl düzeltilmesi gerektiği, hatanın ne zaman fark edildiğine bağlı olarak değişir.</p>
<p>Eğer <strong>bildirimden itibaren 10 iş günü içerisinde fark edildirse</strong> işveren, e-bildirge sistemi üzerinden bildirgeyi iptal edip doğru kodla yeniden düzenleyebilir. Bu aşamada herhangi bir resmi başvuru ya da belgeye gerek yoktur.</p>
<p>10 iş günlük süre geçtiği takdirde ise işçi, <strong>işverene noterden ihtarname göndererek işten çıkış kodunun düzeltilmesini talep etmelidir.</strong> İşverenin talebi karşılamaması durumunda ise SGK İl Müdürlüğü&#8217;ne yazılı başvuru yapılır.</p>
<p>2025/8 sayılı SGK Genelgesi ile bu süreç yeniden düzenlenmiştir. Elinde kesinleşmiş mahkeme kararı veya arabuluculuk anlaşma tutanağı bulunan <strong>işçi, doğrudan SGK&#8217;ya ya da İŞKUR&#8217;a başvurarak işten çıkış kodunun güncellenmesini talep etmek zorundadır. </strong>Bu idari yolu denemeden dava açılması halinde ise hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle dava reddedilir.</p>
<p>Her iki yol da sonuç vermezse işverene karşı iş mahkemesinde tespit davası açılabilir. Bu dava, çıkış kodunun feshin gerçek nedenini yansıtmadığını ileri süren işçinin, mahkemeden fesih nedeninin tespitini talep ettiği bir davadır. <strong>Mahkeme kararı, SGK kayıtlarını bağlayıcı biçimde değiştirir. </strong></p>
<p>Davanın kıdem veya ihbar tazminatı alacak davasıyla birlikte açılması durumunda fesih nedeni zaten o davada tespit edileceğinden ayrıca tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmayabileceği göz önünde tutulmalıdır.</p>
<h3>Hangi çıkış kodlarından kıdem tazminatı hakkı kazanılır?</h3>
<p>Çalışanın kıdem tazminatına hak kazandığı işten çıkış kodları, <strong>feshin işveren kaynaklı olduğu ya da işçinin haklı nedenle iş sözleşmesini sonlandırdığı durumları kapsar. </strong>Bu kodları şöyle gruplandırabiliriz:</p>
<ul>
<li><strong>İşveren fesihlerinden doğan haklar:</strong> Kod 04 (geçerli ya da haklı sebepsiz fesih), Kod 22 (toplu çıkarma), Kod 28 (işveren tarafından sağlık gerekçesiyle fesih) ve Kod 32 (özelleştirme feshi), tamamı asgari 1 yıl kıdem şartı karşılandığında kıdem tazminatına zemin oluşturur.</li>
<li><strong>İşçi haklı fesihlerinden doğan haklar:</strong> Kod 25 (işverenin ahlak kurallarına aykırı davranışı), Kod 17 (işçinin sağlık gerekçeli feshi) ve Kod 08 (emeklilik), işçinin kendi inisiyatifiyle yapılan ayrılışlar olmasına karşın kıdem tazminatı hakkını korur.</li>
</ul>
<p>Kıdem tazminatına hak kazandırmayan başlıca kodları ise <strong>Kod 03 (bildirimli istifa), Kod 29 ve Kod 46 (işverenin işçi davranışına dayalı haklı feshi) ve Kod 01 (deneme süresinde işveren feshi)</strong> olarak sıralayabiliriz.</p>
<h3>Hangi çıkış kodlarından ihbar tazminatı hakkı kazanılır?</h3>
<p>İhbar tazminatı, sözleşmenin belirsiz süreli olması ve feshi gerçekleştiren tarafında kıdeme göre belirtilen bildirim süresine uymaması durumunda gündeme gelir.</p>
<p>İşveren tarafından gerçekleştirilen ve bildirim süresine uyulmayan fesihlerde işçiye ihbar tazminatı ödenmelidir ve<strong> kod 04, 22 ve 31 bu durumun en sık karşılaşılan örneklerdir. </strong></p>
<p>İşçinin kendi isteğiyle işten ayrıldığı durumlarda ise ihbar tazminatı açısından farklı kurallar uygulanır. Örneğin; <strong>Kod 03 ile ayrılan bir işçi</strong>, kanunda öngörülen ihbar süresine uyarak işten ayrılmışsa herhangi bir ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğmaz. Buna karşılık ihbar süresine uymadan işten ayrılması halinde işveren ihbar tazminatı talep edebilir.</p>
<p>İşçi, ücretlerinin ödenmemesi veya sağlık sebepleri gibi <strong>haklı nedenlerle sözleşmesini feshetmişse</strong> (örneğin Kod 25 kapsamında) bildirim süresini beklemeden işten ayrılabilir ve <strong>ihbar tazminatı ödemekle yükümlü olmaz.</strong></p>
<p>Tekrar belirtmemiz gerekir ki <strong>belirli süreli iş sözleşmelerinde ihbar tazminatı kural olarak doğmaz</strong> çünkü bu sözleşmeler süre dolduğunda kendiliğinden sona erer.</p>
<h3>Hangi çıkış kodlarından işsizlik maaşı hakkı kazanılır?</h3>
<p>İŞKUR&#8217;un işsizlik maaşı bağlamak için aradığı temel şart, <strong>işçinin kendi iradesi ve kusur dışında işten çıkarılmış olmasıdır.</strong> Bu koşulu sağlayan kodlar şöyledir:</p>
<ul>
<li>Kod 04 (haksız fesih)</li>
<li>Kod 22 (toplu çıkarma)</li>
<li>Kod 17 (işçinin sağlık gerekçeli haklı feshi)</li>
<li>Kod 18 (işin sona ermesi)</li>
<li>Kod 25 (işverenin ahlak kurallarına aykırı davranışı nedeniyle işçi feshi)</li>
<li>Kod 31 ve Kod 32</li>
</ul>
<p>Bu kodlarla işten ayrılan ve son üç yıl içinde belirli prim ödeme gün sayısını tamamlamış olan işçiler İşkur&#8217;a başvurabilir. <strong>Kod 03 yani bildirimli istifa ve Kod 46 yani işçinin ağır ihlali gibi</strong> işten çıkış kodlarında işçi, ne kadar süre prim ödemiş olursa olsun işsizlik maaşına hak kazanamaz.</p>
<h3>SGK işten çıkarma kodları nelerdir?</h3>
<p>SGK sisteminde toplamda 50 kadar işten çıkış kodu bulunur fakat pratikte en çok kullanılanlar şunlardır:</p>
<ul>
<li>01 (deneme süresi feshi)</li>
<li>03 (bildirimli istifa)</li>
<li>04 (haksız fesih)</li>
<li>05 (belirli süreli sözleşme bitişi)</li>
<li>08 (emeklilik)</li>
<li>17 (işçinin haklı sağlık feshi)</li>
<li>18 (işin sona ermesi)</li>
<li>22 (toplu çıkarma)</li>
<li>25 (işçinin haklı ahlak feshi)</li>
<li>29 (işverenin ahlak gerekçeli feshi)</li>
<li>32 (özelleştirme)</li>
<li>46 (işçinin ağır disiplin ihlali)</li>
</ul>
<p>Bu kodlar temel olarak ikiye ayrılır; <strong>işverenin gerçekleştirdiği fesihleri yansıtan kodlar ile işçinin iradesinin belirleyici olduğu ayrılışlara karşılık gelen kodlar.</strong> Hangi kategoride bulunulduğu, tazminat ve ödenek haklarının bütünü üzerinde belirleyici olur.</p>
<h3>4 işten ayrılma kodu ne anlama gelir?</h3>
<p>Kod 4, belirsiz süreli iş sözleşmesinin, işveren tarafından geçerli yahut haklı bir sebep belirtilmeksizin feshedildiğini ifade eder ve çalışma hayatında <strong>en yaygın karşılaştığımız haksız fesih kodudur.</strong></p>
<p>Kod 4 ile işten çıkarılan çalışan, en az 1 yıl kıdemi varsa kıdem tazminatına, işveren bildirim süresine uymamışsa ihbar tazminatına ve prim ödeme koşullarını sağlıyorsa işsizlik maaşına aynı anda hak kazanır. Yine işverenin geçerli bir sebep sunmaması dolayısıyla <strong>işe iade davası açmak isteyenler için de güçlü bir başlangıç noktasıdır. </strong></p>
<h3>SGK&#8217;da 32 kodu ne anlama gelir?</h3>
<p>Kod 32, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun&#8217;un 21. maddesi kapsamında gerçekleştirilen iş sözleşmesi fesihlerini ifade eder. <strong>Bir kamu kuruluşu yahut devlete ait şirket özelleştirme kapsamına alındığında</strong>, bu süreçte iş sözleşmeleri sona erdirilen çalışanlar için kullanılır.</p>
<p>Kod 32 kapsamındaki <strong>işçiler kıdem tazminatına hak kazanır,</strong> buna ek olarak özelleştirme mevzuatının öngördüğü ek güvencelerden ve işsizlik ödeneğinden yararlanabilir. <strong>Özel sektördeki işyerlerinde kullanılmayan</strong> bu kod, yalnızca özelleştirme süreciyle doğrudan bağlantılı fesihlerde uygulanır.</p>
<h3>İşten çıkış kodları sicile işler mi?</h3>
<p>Evet, işten çıkış kodları SGK kayıtlarında kalıcı olarak yer alır ve e-Devlet üzerinden hizmet dökümü sorgulayan herkes bu kodu görebilir. Bununla beraber ülkemizde adli sicil kaydının işlediği gibi standart bir çalışma sicili sistemi henüz yoktur.</p>
<p>Bazı işverenler, <strong>işe alım süreçlerinde adayın SGK hizmet döküm raporlarındaki çıkış kodlarını inceler</strong> ve Kod 46 ya da Kod 29 gibi ağır bir disiplin gerekçesi içeren kodlar, <strong>aday hakkında olumsuz bir izlenim yaratabilir.</strong> Bu nedenle eğer işten ayrılma sürecinizde çıkış kodunuz <strong>bilerek ya da bilmeyen yanlış beyan edildiyse vakit kaybetmeden düzeltme talebinde bulunmanızı öneririz. </strong></p>
<h3>İhbar tazminatı için hangi kod kullanılır?</h3>
<p>İhbar tazminatı <strong>tek bir koda bağlı değildir.</strong> Fesih koduyla birlikte bildirim süresine uyulup uyulmadığının beraber değerlendirilmesiyle belirlenir.</p>
<p>İşçinin ihbar tazminatı almaya hak kazandığı durumlarda <strong>en sık görülen kod, Kod 04&#8217;tür.</strong> İşveren, belirsiz süreli sözleşmeyi geçerli ya da haklı sebep bildirmeksizin feshederken kıdeme göre belirlenen bildirim süresine de uymamışsa hem Kod 04 hem de ihbar tazminatı yükümlülüğü eş zamanlı doğmaktadır.</p>
<p>Yine<strong> Kod 22 (toplu çıkarma) ve Kod 31</strong> gibi işveren kaynaklı fesih kodlarında da ihbar tazminatı gündeme gelir. <strong>İşçi kendi inisiyatifiyle haklı nedenle ayrılıyorsa (Kod 25 gibi)</strong> bildirim süresi beklemeksizin sözleşmeyi sonlandırabilmekte ve bu durumda ihbar tazminatı yükümlülüğü doğmamaktadır.</p>
<h3>İşten çıkış kodunuzu bilmek hak kaybını nasıl önler?</h3>
<p>Gerçeklikçe örtüşmeyen işten çıkış kodları çalışan açısından kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işsizlik maaşı üzerinde <strong>(örneğin kod 04 hem tazminat hem de işsizlik maaşını korurken kod 03 ya da 46&#8217;da durum böyle değildir)</strong> büyük hak kayıpları yaratır. Bu nedenle i<strong>şten ayrılan her çalışanın ilk yapması gereken işten çıkış kodunu kontrol etmektir.</strong></p>
<p>İşveren tarafından SGK sistemine girilen bu kod, e-Devlet üzerinden sorgulanabilir ve eğer bir hata olduğunu düşünüyorsanız 10 iş günü içerisinde yeniden düzenlenmesi <strong>(SGK sisteminden cezasız ve davasız bir şekilde kendisi güncelleyebilir işveren kodu bu sürede)</strong> adına başvurabilirsiniz. <strong>Eğer bu 10 günlük süre geçtiyse</strong> ihtarname, SGK başvurusu ve son aşamada hizmet tespit davası bir seçenek olarak gündeme gelir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/isten-cikis-kodlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şirket Aracıyla Yapılan Kazalarda Bilinmesi Gerekenler</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/sirket-araciyla-kaza-yaptim/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/sirket-araciyla-kaza-yaptim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 May 2026 11:36:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1996</guid>

					<description><![CDATA[UZMAN GÖRÜŞÜ Şirket aracıyla yapılan trafik kazalarında risk yalnızca araç hasarı değildir ve yanlış atılan bir adım sigorta haklarını, iş ilişkisini ve tazminat sorumluluğunu aynı anda etkiler. Av. Ezgi Bozkurt Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı Araç sahibinin tüzel kişi olması dolayısıyla iş hukuku boyutunun devreye girmesi ve zorunlu trafik sigortası ile kasko poliçeleri bakımından işleyiş &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="uzman-gorusu-box">
<div class="uzman-foto-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="uzman-foto" /><br />
    <span class="uzman-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="uzman-icerik">
<div class="uzman-baslik">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#d3b077" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="uzman-metin">
     Şirket aracıyla yapılan trafik kazalarında risk yalnızca araç hasarı değildir ve yanlış atılan bir adım sigorta haklarını, iş ilişkisini ve tazminat sorumluluğunu aynı anda etkiler.
    </p>
<div class="uzman-imza">
<p class="uzman-ad">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="uzman-unvan">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<p>Araç sahibinin tüzel kişi olması dolayısıyla iş hukuku boyutunun devreye girmesi ve zorunlu trafik sigortası ile kasko poliçeleri bakımından işleyiş farklılıkları dolayısıyla şirket aracıyla yapılan trafik kazası, <strong>hukuki ağırlık bakımından sıradan bir trafik kazasından belirgin ölçüde ayrışır. </strong>Kaza anından sigorta bildirimine, işveren bildiriminden ceza soruşturmasına uzanan süreçlerin eş zamanlı işleyişi, <strong>en ufak bir ihmalin bile</strong> ağır mali ve hukuki yüklere dönüşmesine yol açabilir.</p>
<section class="legal-box" aria-label="Yasal Uyarı">
<div class="legal-box__inner">
<h3 class="legal-box__title">Şirket Aracıyla Kaza Yaptığınızda Bilmeniz Gereken 4 Kritik Nokta</h3>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">1- Şirket, araç işleteni sıfatıyla üçüncü kişilere karşı çoğu durumda doğrudan sorumlu tutulur. Sürücünün kusurlu olması, şirketin sorumluluğunu tek başına ortadan kaldırmaz.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">2- Tazminat miktarı, işverenin çalışana rücu edip edemeyeceği, iş sözleşmesinin akıbeti ve olası ceza soruşturması büyük ölçüde kusur oranına göre şekillenir.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">3- Kaza tespit tutanağı, fotoğraflar, tanık bilgileri ve sigorta bildirimleri ilerleyen süreçte kusur değerlendirmesi ve tazminat talepleri açısından kritik öneme sahiptir.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">4- Şirket aracı kazalarında aynı anda sigorta hukuku, iş hukuku ve bazı durumlarda ceza hukuku süreçleri devreye girer. Bu nedenle olay, sıradan bir trafik kazasından daha geniş hukuki sonuçlar doğurur.</span>
    </p>
</p></div>
</section>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>şirket aracıyla kaza yapıldığı takdirde hukuki sürecin nasıl ilerleyeceğine ve bu sürecin iş, tazminat ve ceza hukuku noktalarında nasıl ayrıştığına</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Şirket Aracıyla Kaza Yapıldığında Hak Kaybı Yaşamamak İçin Bilmeniz Gerekenler</h2>
<p>Şirket aracıyla yapılan trafik kazalarında <strong>sıradan trafik kazalarından farklı olarak aynı anda iş hukuku süreçlerinin de sigorta, tazminat ve ceza hukukları ile birlikte işlemesi</strong> dolayısıyla kazanın ardından atılan her adım tazminat haklarını, iş ilişkisinin devamını ve olası hukuki sorumlulukları doğrudan etkiler. Bu durumu göz önünde bulundurarak, konuya ilişkin detaylara geçmeden önce, hak kaybı yaşamamak adına ilk anda bilmeniz gereken en kritik noktaları bir özet olarak burada vermek istedik:</p>
<ul>
<li>Şirket, araç işleteni sıfatıyla üçüncü kişilere karşı hukuki sorumluluk altında tutulur.</li>
<li>Çalışanın kusur oranı, tazminat sürecini, işverenin rücu hakkını ve olası ceza soruşturmasını doğrudan etkiler.</li>
<li>Sigorta şirketine yapılacak bildirimlerin süresinde ve eksiksiz şekilde tamamlanması en kritik noktalardandır. İş kazası kapsamında değerlendirilebilecek durumlarda SGK bildirim süresi 3 iş günüdür.</li>
<li>İşverenin <strong>maaştan doğrudan kesinti yapabilmesi belirli hukuki şartlara bağlıdır.</strong></li>
<li>İş sözleşmesinin haklı nedenle feshi bakımından çalışanın kusur oranı, zararın boyutu ve olayın niteliği ayrıca değerlendirilir.</li>
<li>Kazada yaralanma ya da ölüm olması durumunda tarafların şikayetinden bağımsız bir şekilde ceza soruşturması resen başlatılır.</li>
<li><strong>Alkollü araç kullanımı</strong> hem ceza sorumluluğu hem de sigorta ve iş hukuku (iş sözleşmesinin haklı feshi ve rücu talepleri) bakımından daha ağır sonuçlar ortaya çıkarır.</li>
<li><a href="https://cozumavukatlik.com.tr/kaza-tespit-tutanagina-itiraz/"><strong>Kaza tespit tutanağı</strong></a>, eksper raporu, kamera kayıtları ve tanık bilgileri gibi delillerin korunması gerekir.</li>
</ul>
<p><strong>Yalnızca araç hasarıyla sınırlı sonuçlar doğurmayan bu kazalarda</strong> olayın niteliğine göre çalışan, işveren ve sigorta şirketi bakımından uzun vadeli hukuki ve mali süreçler gündeme gelir. Özellikle yaralanmalı, ölümlü ya da yüksek maddi hasarlı kazalarda <strong>sürecin başından itibaren tüm adımları bu disiplinlerde uzmanlaşmış bir avukat gözetiminde atmak</strong> büyük önem taşır.</p>
<h2>Şirket Aracı ile Kaza Sonrası Öncelikle Ne Yapmalıyım?</h2>
<p>Şirket aracıyla meydana gelen bir trafik kazasından sonra atılan ilk adımlar, <strong>kusur değerlendirmesinden sigorta ödemelerine, işverenin olası işlemlerinden tazminat süreçlerine kadar birçok hukuki sonucu doğrudan etkilediğinden</strong> ötürü olayın hemen ardından aşağıdaki noktalara dikkat etmenizi öneriyoruz:</p>
<ul>
<li>Öncelikle kazanın niteliğini doğru belirlemelisiniz. <strong>Yaralanma ya da ölümlü trafik kazalarında taraflar kendi aralarında kaza tespit tutanağı düzenleyemez.</strong> Bu durumda sorumluluk sahasına göre polis ya da jandarmanın olay yerine gelir. Tabi bu durum sürücülerin ayrıca <strong>delil toplamasına engel değildir.</strong> Araçların konumu, hasar aldığı yerler, yol durumu, trafik işaretleri, kamera bulunabilecek noktaları fotoğraflamanız ve varsa kazaya tanık olan birkaç kişinin iletişim bilgilerini almanızı öneririz. Bu bilgi ve belgeler, <strong>daha sonra hazırlanacak bilirkişi raporları ve kusur değerlendirmelerine olası itirazlarda kullanılabilmesi açısından</strong> çok değerlidir.</li>
<li>Kazanın yalnızca maddi hasarla sonuçlanması durumunda ise taraflar kaza tespit tutanağı düzenleyebilir. Bu durumda da tutanağı imzalamadan önce dikkatlice incelemenizi, <strong>kabul etmediğiniz ya da gerçeği yansıtmadığını düşündüğünüz bilgi veya beyanlara imza atmamanızı öneririz.</strong> Her ne kadar sonrasında itiraz süreci yürütülebiliyor olsa da ilk anda buraya dikkat etmek de önemlidir.</li>
<li>Şirket aracının karıştığı kazalarda farklı olarak<strong> en kısa sürede</strong> şirkete ya da aracın kiralandığı şirkete bildirim yapma yükümlülüğünüz vardır. <strong>Bildirimin gecikmesi</strong> hem şirket içi süreçlerde hem de sigorta prosedürlerinde olası hak kayıplarına zemin hazırlayabilir, bu açıdan en önemli noktalardandır.</li>
<li>Önemli bir nokta olarak, olay yerinde kusuru peşinen kabul eden yazılı ya da sözlü beyanlarda da bulunmamalısınız. Kusur oranı her ne kadar resmi tutanaklar, bilirkişi incelemeleri ve diğer delillerin bir arada değerlendirilmesi ile belirlense de <strong>ilk anda yapılan hatalı açıklamalar ilerleyen süreçte aleyhinize kullanılabilir. </strong></li>
</ul>
<div class="law-cta-box">
<h3>Süreç Hakkında Bilgi</h3>
<p>Şirket aracıyla yaptığınız kazalarda hukuki yönlendirme alın.</p>
<p>  <a href="https://wa.me/905413710609" class="law-cta-btn law-cta-whatsapp" target="_blank" rel="noopener"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M12 2a10 10 0 00-8.65 15.03L2 22l5.12-1.34A10 10 0 1012 2zm0 18a8 8 0 01-4.07-1.1l-.29-.17-3.04.8.81-2.96-.19-.3A8 8 0 1112 20zm4.39-5.61c-.24-.12-1.41-.7-1.63-.78-.22-.08-.38-.12-.54.12-.16.24-.62.78-.76.94-.14.16-.28.18-.52.06-.24-.12-1.02-.38-1.94-1.22-.72-.64-1.2-1.42-1.34-1.66-.14-.24-.02-.37.1-.49.1-.1.24-.28.36-.42.12-.14.16-.24.24-.4.08-.16.04-.3-.02-.42-.06-.12-.54-1.3-.74-1.78-.2-.48-.4-.42-.54-.43h-.46c-.16 0-.42.06-.64.3-.22.24-.84.82-.84 2s.86 2.32.98 2.48c.12.16 1.7 2.6 4.12 3.64.58.25 1.03.4 1.38.52.58.18 1.1.15 1.52.09.46-.07 1.41-.58 1.61-1.14.2-.56.2-1.04.14-1.14-.06-.1-.22-.16-.46-.28z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">WhatsApp</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a href="tel:+905413710609" class="law-cta-btn law-cta-phone"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M6.62 10.79a15.05 15.05 0 006.59 6.59l2.2-2.2c.27-.27.67-.36 1.02-.24 1.12.37 2.33.57 3.57.57.55 0 1 .45 1 1V21c0 .55-.45 1-1 1C10.85 22 2 13.15 2 2c0-.55.45-1 1-1h3.5c.55 0 1 .45 1 1 0 1.24.2 2.45.57 3.57.11.35.03.74-.25 1.02l-2.2 2.2z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">Telefonla Görüşün</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a style="color: #062440 !important;" href="/iletisim/" class="law-cta-link">Trafik Kazası Avukatlık Hizmetlerimiz →</a>
</div>
<h2>Hukuki Süreç Nasıl İlerler?</h2>
<p>Şirket aracının karıştığı trafik kazaları sonrasında <strong>trafik hukuku, iş hukuku ve ceza hukuku kapsamında birbirinden bağımsız fakat birbiriyle ilişkili süreçler aynı anda ilerler.</strong> Her sürecin kendine özgü usul, ispat ve sorumluluk kuralları bulunur.</p>
<p>Kaza sonrasında hukuki süreç genel hatlarıyla aşağıdaki gibi ilerler:</p>
<ul>
<li>Öncelikle <strong>kaza tespit tutanağı düzenlenmeli</strong>, araçların konumu ve hasar alanları fotoğraflanmalı, varsa tanık bilgileri alınmalı ve kamera kaydı bulunabilecek noktalar tespit edilmelidir. Yaralanma ya da ölümlü kazalarda tüm bu süreçleri kolluk kuvvetleri ilerletecektir fakat imkan dahilinde siz de fotoğraf çekebilirsiniz.</li>
<li>Şirket araçlarında kaza bildirimi yalnızca sigorta şirketine yapılan bildirimden ibaret değildir. İ<strong>şverenin de mümkün olan en kısa sürede haberdar edilmesi gerekir.</strong> Ardından zorunlu trafik sigortası ve varsa kasko poliçesi kapsamında hasar süreci başlatılır.</li>
<li>Kaza tespit tutanağı, fotoğraflar, tanık beyanları, kamera kayıtları ve gerekiyorsa bilirkişi raporu üzerinden tarafların kusur oranı değerlendirilir. Bu oran <strong>sigorta ödemesini, tazminat sorumluluğunu, işverenin çalışana rücu hakkını ve olası ceza sürecini</strong> doğrudan etkiler.</li>
<li>Kaza, <strong>işin yürütümü sırasında yahut işverenin organizasyonu kapsamında meydana gelmişse</strong> iş kazası olarak kabul edilebilir. Bu durumda SGK bildirimi, sağlık giderleri, geçici iş göremezlik ödemeleri ve olası maddi ve manevi tazminat talepleri ayrıca gündeme gelir.</li>
<li>Çalışanın kusurlu olup olmadığı, kusurun ağırlığı, araç kullanım talimatlarına uyulup uyulmadığı, izinsiz veya alkollü kullanım bulunup bulunmadığı değerlendirilir. <strong>İşverenin çalışana rücu etmesi, maaştan kesinti yapması veya iş sözleşmesini feshetmesi</strong> her durumda doğrudan uygulanamaz, <strong>belirli şartlara bağlıdır.</strong></li>
<li>Kaza yaralanma veya ölümle sonuçlanmışsa savcılık tarafından ceza soruşturması resen başlatılır. Sigorta limitini aşan veya poliçe kapsamı dışında kalan zararlar bakımından ise tazminat davası gündeme gelir. Ceza yargılaması ile tazminat süreci birbirinden bağımsız ilerler ve <strong>ceza davasındaki beraat kararı, tazminat sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.</strong></li>
</ul>
<h3>Şirket aracıyla yapılan trafik kazası, iş kazası olarak mı değerlendirilir?</h3>
<p>Şirket aracıyla yapılan <strong>her trafik kazası doğrudan iş kazası olarak değerlendirilmez.</strong> Kazanın, işin yürütümü ya da işverenin organizasyonu kapsamında gerçekleşmesi durumunda iş kazası olarak değerlendirilmesi mümkündür.</p>
<p>İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı ile SGK uygulamalarına baktığımızda, aşağıdaki kaza örnekleri, iş kazası kapsamında değerlendirilir:</p>
<ul>
<li>Mesai saatleri içinde, işverenin talimatıyla görev yeri dışında bulunulurken meydana gelen kazalar</li>
<li>İşveren tarafından sağlanan servis veya şirket aracıyla işe gidiş, geliş sırasında yaşanan kazalar</li>
<li>Çalışanın, işveren tarafından tahsis edilen aracı iş kapsamında kullandığı sırada meydana gelen kazalar</li>
</ul>
<p>Burada sıraladığımız durumlara karşılık,</p>
<ul>
<li>çalışanın şirket aracını izinsiz şekilde tamamen kişisel amaçlarla kullanması</li>
<li>mesai ve görev ilişkisi dışında, özel kullanım sırasında meydana gelen kazalar</li>
<li>işverenin bilgisi ve organizasyonu dışında gerçekleşen kullanım halleri</li>
</ul>
<p>iş kazası kapsamı dışında değerlendirilir. Yargıtay içtihatlarında temel kriter, kazanın, <strong>işverenin otoritesi ve işin yürütümüyle bağlantılı bir faaliyet sırasında meydana gelip gelmediğidir.</strong> Bu nedenle değerlendirme yapılırken yalnızca kazanın gerçekleştiği yer değil, <strong>olayın iş ilişkisiyle kurduğu işlevsel bağ da dikkate alınmalıdır.</strong></p>
<h2>Sorumluluk Dağılımı Nasıl Olur?</h2>
<p>Şirket aracıyla meydana gelen trafik kazalarında sorumluluk <strong>çoğu zaman yalnızca sürücüye ya da yalnızca işverene yüklenmez.</strong> Kazanın özelliklerine ve oluş şekline göre hem sürücü hem de işleten aynı anda hukuki sorumluluk altında kalabilir.</p>
<p>Karayolları Trafik Kanunu uyarınca <strong>&#8220;işleten sorumluluğu kusursuz sorumluluk&#8221;</strong> esasına dayandığından, sürücünün kusur olup olmamasından bağımsız olarak aracın sahibi ve işleteni sıfatıyla üçüncü kişilere karşı sorumludur. Buna bağlı olarak <strong>kazada zarar gören kişiler doğrudan şirketten ya da şirketin sigortasından talepte bulunabilir. </strong></p>
<p>Sürücünün sorumluluğu ise <strong>büyük ölçüde kusur oranına bağlı olarak belirlenir.</strong> Kazanın tamamen karşı tarafın kusurundan kaynaklandığı durumlarda sürücünün kişisel sorumluluğu doğmaz. Fakat hız ve kırmızı ışık ihlali, alkollü araç kullanımı vb. <strong>kusurlu davranışların olduğu kazalarda sürücü hem tazminat hem de ceza hukuku bakımından sorumludur. </strong></p>
<p>Burada önemli bir parantez de, şirketin zarar görene ödeme yapmasının, sürücünün sorumluluğunu her zaman ortadan kaldırmadığı noktasındadır. <strong>Özellikle ağır kusur bulunan durumlarda işveren</strong>, ödediği tazminatın belirli bir kısmını sürücüye yansıtmak için <strong>rücu hakkını kullanabilir.</strong> Buna karşılık hafif kusurla gerçekleşen kazalarda iş hukukunun işçiyi koruyan yaklaşımına bağlı olarak çalışanın sorumluluğu daha sınırlı değerlendirilir.</p>
<p>Sorumluluk dağılımını değiştiren en önemli durumlardan biri ise <strong>izinsiz araç kullanımıdır.</strong> Çalışanın şirket aracını yetkisiz şekilde üçüncü bir kişiye vermesi ya da üçüncü kişinin aracı izinsiz kullanması durumunda hem sigorta hem de iş hukuku bakımından farklı sonuçlar ortaya çıkar. Bu durumlarda <strong>işverenin rücu hakkı genişler</strong>, kasko teminatı bakımından uyuşmazlıklar doğar ve sorumluluk değerlendirmesi olayın özelliklerine göre yeniden yapılır.</p>
<p>Özetle, şirket aracıyla meydana gelen kazalarda sorumluluk, <strong>kusur oranına, aracın hangi amaçla kullanıldığına, şirket talimatlarına uyulup uyulmadığına ve kazanın meydana geliş şekline göre belirlenir</strong> ve her olayın kendi şartları içinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.</p>
<h2>Şirketin Sorumlulukları</h2>
<p>Bu süreçte şirketin hukuki sorumluluğu, <strong>araçla ilgili gerekli özen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine göre</strong> şekillenmektedir. Araç, sigorta ve SGK bildirimi açılarından şirketin sorumlulukları şöyledir:</p>
<p>Araç bakım ve denetim sorumluluğu kapsamında şirket, aracın periyodik bakımlarını yaptırmak, teknik güvenliğini sağlamak ve ehliyet şartlarını taşımayan ya da sağlık durumu araç kullanmaya elverişli olmayan çalışanlara şirket aracı tahsis etmemekle yükümlüdür. <strong>Bu yükümlülüklerin yerine getirilmiş olsa dahi</strong> bir kaza durumunda şirketin Karayolları Trafik Kanunu kapsamında kusursuz sorumluluk esasına dayanan <strong>işleten sıfatından doğan sorumluluğu tamamen ortadan kalkmaz. </strong></p>
<p>Sigorta yükümlülüğü bakımından şirketin araç için <strong>trafik sigortası yaptırması zorunludur.</strong> Poliçe bulunmaksızın trafiğe çıkan araçların sebep olduğu zararlardan şirket doğrudan sorumlu tutulur. Yine <strong>geniş kapsamlı bir kasko poliçesinin bulunmaması</strong> da kaza sonrasında şirket açısından ciddi mali riskler doğurur.</p>
<p>Kaza sonrasında <strong>SGK bildirimi yükümlülüğü de işverene aittir.</strong> Kazanın iş kazası kapsamında değerlendirilmesi halinde işveren <strong>durumu 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür.</strong> Bildirimin süresinde yapılmaması veya hiç yapılmaması durumunda ise SGK’nın hak sahiplerine yaptığı ödemeler nedeniyle işverene karşı rücu süreci gündeme gelir.</p>
<h2>Sürücünün Sorumlulukları</h2>
<p>Şirket aracıyla kaza yapan sürücünün hukuki sorumluluğu üç ayrı alanda eş zamanlı olarak doğabilir. Bu alanların detaylarına bakalım:</p>
<ul>
<li><strong>Üçüncü kişilere karşı doğrudan sorumluluk:</strong> Kusurlu bulunan sürücü, zarar gören üçüncü kişiler tarafından şirketten bağımsız olarak hedef alınabilmektedir. Mahkeme kararıyla tespit edilen kusur oranı, sürücünün kişisel varlıkları üzerinden icra takibine zemin oluşturur.</li>
<li><strong>Cezai sorumluluk:</strong> Kaza yaralanma ya da ölümle sonuçlandıysa sürücü hakkında ceza yargılaması başlatılır. Alkollü araç kullanımı ya da kırmızı ışık ihlali gibi bilinçli taksir hallerinde belirlenen ceza artırılır. <strong>Kaza yerinden kaçmak</strong> ise başlı başına ayrı bir suç oluşturmaktadır.</li>
<li><strong>İşe devam ve disiplin sorumluluğu:</strong> Şirket,<strong> sürücünün kusuruna bağlı olarak disiplin işlemi başlatabilmekte</strong> ya da belirli koşulların varlığında iş sözleşmesini feshedebilmektedir. Kasıtlı zarar yahut ağır ihmal içeren fiillerde sürücüden bireysel tazminat talep edilebilmektedir.</li>
</ul>
<h2>Sigorta Şirketine Bildirim Süreci</h2>
<p>Süreçteki en önemli adımlardan biri sigorta şirketine bildirimdir çünkü <strong>bu sürelerin kaçırılması,</strong> tazminat hakkını tehlikeye atabilir. Zorunlu trafik sigortası ve kasko genel şartları uyarınca trafik kazası, sigorta şirketine <strong>10 gün içinde</strong> bildirilmek zorundadır. Maddi hasarlı kazalarda düzenlenen<strong> kaza tespit tutanağı ise 5 iş günü içinde</strong> sigorta şirketine teslim edilmelidir.</p>
<p>Bildirimde sunulması gereken belgeler ise şöyledir:</p>
<ul>
<li>Kaza tutanağı veya trafik kazası tespit tutanağı,</li>
<li>sürücü belgesi ve araç ruhsatının kopyaları,</li>
<li>kaza yerinden alınan fotoğraflar,</li>
<li>yaralanma söz konusuysa sağlık raporu ve hastane kayıtları,</li>
<li>tanık bilgileri.</li>
</ul>
<h3>Sigorta, şirket aracıyla yapılan zararı karşılar mı?</h3>
<p>Trafik kazalarında zorunlu trafik sigortası yalnızca karşı tarafında bedensel ve maddi zararlarını poliçe limiti dahilinde karşılar. <strong>Şirket aracının kendi hasarı için kasko poliçesi zorunludur. </strong>Kasko poliçesinde ise kritik istisnalar dikkatle değerlendirilmelidir. Alkollü araç kullanımı ve yetkisiz sürücü kullanımı, sözleşmede tanımlanmayan kullanım amacı ve poliçede belirlenen muafiyet tutarını aşmayan hasarlar teminat kapsamından çıkarılabilir. <strong>Şirket araçlarında ticari kullanım ve çalışanlara araç tahsisi koşullarının poliçede açıkça tanımlanmış olması</strong>, hasar anında sigorta şirketinin kapsam reddi gerekçe göstermesini önlemesi açısından kritiktir.</p>
<p>Trafik sigortasının poliçe limitlerini aşan zararlar içinse zarar gören, doğrudan işletene yani şirkete başvurma hakkına sahiptir. <strong>Sigorta şirketinin sürücüye rücu etme hakkı ise</strong> yalnızca alkollü araç kullanımı, kasıt veya ağır ihmal gibi poliçede açıkça düzenlenen haller için geçerlidir.</p>
<h2>Yargıtay Kararları</h2>
<p>Yargıtay&#8217;ın şirket araçlarıyla ilgili kararları hem iş kazası tespitinde hem sorumluluk dağılımında belirleyici içtihatlar oluşturmuştur. Birçok kararı taradığımız bu bölümde, hukuki sürecin farklı yönlerine ilişkin önemli içtihatları bulabilirsiniz.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;"><strong>1- Şirket toplantısına giderken yapılan kaza &#8211; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2023</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;">Şirket talimatıyla bir toplantıya yönlendirilen işçinin yolda kaza yapması iş kazası olarak kabul edilmiştir. Belirleyici kıstas, coğrafi konum değil; işverenin otoritesiyle kurulmuş işlevsel bağdır. Araç kime ait olduğu sonucu etkilememiştir.</span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>2- Servis beklerken meydana gelen kaza &#8211; Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 2016</strong></span></p>
<p>İşveren tarafından tahsis edilen servis aracına henüz binilmemişken, bekleme noktasında gerçekleşen kaza iş kazası sayılmıştır. Mahkeme, koruma kapsamının araç içiyle sınırlı tutulamayacağını ve işverenin sağladığı ulaşım hizmetinin tamamını kapsadığını ortaya koymuştur.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>3- Servis aracıyla işe giderken yaralanan işçi &#8211; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2022</strong> </span></p>
<p>Tazminat hesabı yapılırken SGK&#8217;nın rücuya tabi ödeme yapıp yapmadığı araştırılmadan karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Karar, iş kazası niteliğindeki trafik kazalarında SGK ödemelerinin tazminattan düşülmesi gerektiğini netleştirmiştir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>4- Trafik cezalarının maaştan kesilmesi &#8211; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi</strong> </span></p>
<p>İşçinin şirket aracıyla neden olduğu trafik para cezalarının, işçinin açık rızası alınmaksızın ücretinden kesilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Mahkeme, takas hakkının yalnızca kasten sebebiyet verilen ve yargı kararıyla sabit hâle gelen zararlar için kullanılabileceğini hükme bağlamıştır.</p>
<h3>Şirket aracıyla kaza yaptım, işten çıkarılır mıyım?</h3>
<p>İş Kanunu&#8217;na göre, işverenin haklı nedenle iş sözleşmesini feshedebilmesi (bu durumda işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödenmez) için şu <strong>iki koşulun birlikte gerçeklemesi şartı aranır: </strong></p>
<ol>
<li>Sürücü kazada kusur olmalı.</li>
<li>Araç oluşan hasar, sürücünün 30 günlük brüt ücretini aşmalı.</li>
</ol>
<p>Dolayısıyla karşı tarafında sebep olduğu kazalarda ya da bu tutarın altında kalan hasarlarda haklı fesih gerekçesi oluşmaz.</p>
<p>Fesih noktasında süre de belirleyici ve kritiktir. İşverenin, fesih gerekçesini öğrenmesinden itibaren <strong>6 iş gününde bu yola başvurması gerekir.</strong> Aksi takdirde hak düşer.</p>
<p><strong>Alkollü araç kullanımı</strong> ise bu koşullardan bağımsız değerlendirilir. Mesai saatlerinde alkollü olarak araç kullanan çalışanın iş sözleşmesi, hasar tutarı ve kusur oranı aranmaksızın İş Kanunu&#8217;nun ahlak ve iyi niyet kurallarını düzenleyen maddesi kapsamında <strong>derhal ve tazminatsız feshedilebilir. </strong></p>
<h3>İşveren bu kaza nedeniyle maaştan kesinti yapabilir mi?</h3>
<p>Bu sorunun yanıtı, belirli hukuki şartlara bağlıdır. Kural olarak işveren,<strong> oluşan zararı tek taraflı şekilde ücret kesintisi yaparak tahsil edemez. </strong></p>
<p>Türk Borçlar Kanunu kapsamında işverenin ücretle takas hakkı oldukça sınırlıdır. Özellikle taksirle meydana gelen trafik kazalarında, zarar tutarı mahkeme kararıyla kesinleşmeden maaştan doğrudan kesinti yapılması hukuka aykırı kabul edilir. Bu gibi durumlarda çalışan, <strong>iş mahkemesinde alacak ve iade talebinde bulunabilir.</strong></p>
<p>Bunun yanında iş sözleşmesinde ya da toplu iş sözleşmesinde açık düzenleme bulunması durumunda disiplin cezası niteliğinde ücret kesintisi uygulanabilir fakat <strong>bu kesinti bir ayda iki gündeliği aşamaz ve gerekçesinin çalışana yazılı olarak bildirilmesi gerekir. </strong></p>
<h3>Araçta oluşan değer kaybını kim öder?</h3>
<p>Trafik kazalarında değer kaybını kimin karşılayacağı <strong>kusur oranına göre belirlenir.</strong> Karşı tarafında kusurlu olduğu kazalarda değer kaybı, karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından talep edilir. <strong>Sigorta şirketinin ödeme yapmaması ya da eksik ödeme yapması durumunda</strong> Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru ya da dava yoluna gidilebilir.</p>
<p>Sürücünün tümüyle kusur olması durumunda ise araçtaki değer kaybı trafik sigortası kapsamında karşılanmaz. Bu durumda şirketi zararı çalışandan talep edip edemeyeceği ise <strong>çalışanın kusurunun ağırlığına, iş ilişkisinin niteliğine</strong> ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Özellikle<strong> ağır kusur veya açık ihmal iddialarında işveren tarafından rücu talepleri</strong> gündeme gelir.</p>
<h3>Kasko hasarsızlık indirimi kaybından sürücü mü sorumludur?</h3>
<p>Şirketin sonraki dönem sigorta primlerinde meydana gelen artışı ifade eden kasko hasarsızlık indirimi kaybından <strong>sürücünün doğrudan sorumlu tutulması mümkün değildir.</strong> Bu konuda değerlendirme yapılırken kazanın oluş şekli, sürücünün kusur durumu ve ortaya çıkan zararın somut olarak ispat edilip edilemeyeceği dikkate alınır.</p>
<p>Yargıtay uygulamaların yalnızca tahmine dayanan prim artışı iddialarının tek başına yeterli kabul edilmediği görülmekte olup bu artışın varsayımsal değil, <strong>somut ve belgelenebilir şekilde ortaya konulması gerekir. </strong></p>
<p>Bununla birlikte <strong>sürücünün ağır kusurlu veya kasıtlı davranışı nedeniyle meydana gelen kazalarda</strong>, sigorta şirketi ya da işveren tarafından HİB kaybının da zarar kalemi olarak ileri sürülebilir. Bu durumda da zarar miktarının ve <strong>illiyet bağının somut belgelerle ispat edilmesi gerekir.</strong></p>
<h3>Mesai dışında yapılan kazalarda kapsam ve süreç değişir mi?</h3>
<p>Bu sorunun yanıtı, kullanımın işveren izni kapsamında olup olmamasına bağlı olarak değişir. İşverenin açık ya da örtülü izniyle gerçekleştirilen kullanımlarda, <strong>şirketin araç işleteni sıfatıyla üçüncü kişilere karşı sorumluluğu çoğu durumda devam eder.</strong> Fakat kazanın işin görülmesi sırasında gerçekleşmemesi nedeniyle <strong>iş hukuku ve iş kazası değerlendirmeleri farklılaşır. </strong></p>
<p>Çalışanın mesai dışında ve izinsiz kullanımı durumunda ise çalışan açısından hukuki riskler belirgin şekilde artar. Bu durumda şirket,<strong> kullanımın kendi bilgisi ve rızası dışında gerçekleştiğini ileri sürerek sorumluluğun kapsamına itiraz edebilir.</strong> Yine birçok kasko poliçesinde yetkisiz kullanım teminat dışı kaldığından sigorta koruması da ortadan kalkabilir. Son olarak işveren, şirket aracının izinsiz kullanılması nedeniyle güven ilişkisinin zedelendiğini ileri sürerek <strong>iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. </strong></p>
<h3>Ceza davası açılır mı?</h3>
<p>Yalnızca maddi hasarlı kazalarda kural olarak ceza yargılaması gündeme gelmemekle beraber yaralanmalı veya ölümlü trafik kazalarında Cumhuriyet Savcılığı, şikayet aranmaksızın resen soruşturma başlatır. Dolayısıyla bu soruya yanıt olarak evet, <strong>şirket aracıyla yapılan kazalarda, olayın niteliğine göre sürücü hakkında ceza davası açılması mümkündür.</strong></p>
<p>Ceza davası kapsamında değerlendirme yapılırken <strong>aşırı hız, kırmızı ışık ihlali veya alkollü araç kullanımı gibi ağır kural ihlalleri mevcutsa</strong> bilinçli taksir hükümleri uygulanarak ceza artırılır. Ufak bir not olarak, alkollü araç kullanımı, <strong>kaza meydana gelmese dahi ayrıca ceza sorumluluğu doğurur. </strong></p>
<h3>Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda çalışanın sorumluluğu nasıl belirlenir?</h3>
<p>Yaralanmalı ya da ölümlü trafik kazalarında kusur tespiti yapılırken kaza yeri inceleme tutanağı, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve eğer mevcutsa güvenlik kamerası görüntüleri dikkate alınır. <strong>Bilirkişi, hız, görüş mesafesi, yolun akışı ve sinyalizasyon gibi teknik unsurları bir arada değerlendirerek</strong> kusur oranlarını belirler.</p>
<p>Çalışanın <strong>asli ya da tali kusurlu bulunması halinde</strong> hem ceza sorumluluğu hem de maddi ve manevi tazminat sorumluluğu gündeme gelir. Kazanın yaralanmalı veya ölümlü olması durumunda taksirle yaralama ya da taksirle ölüme neden olma suçları nedeniyle ceza soruşturması yürütülür. Alkollü araç kullanımı, aşırı hız yahut ağır kural ihlalleri mevcutsa <strong>bilinçli taksir hükümleri uygulanarak cezalar artırılabilmektedir.</strong></p>
<p>Yaralanmalı kazalarda maddi tazminat hesabında <strong>zarar görenin yaşı, mesleği, geliri, maluliyet oranı ve tedavi masrafları</strong> temel alınır. Ölümlü kazalarda ise tazminat sürecinde <strong>zarar görenin desteğinden yoksun kalacak yakınların durumunu</strong>, ölenin yaş ve gelir düzeyini ve bakım yükümlülükleri gündeme gelir. Destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze masrafları ve manevi tazminat ayrı kalemler olarak talep edilmelidir.</p>
<p>Tüm bu davalarda şirket, ortak davalı <strong>(ödediği tazminatları kusur oranına göre çalışana rücu edebilmektedir)</strong> konumunda bulunur. İşverenin, kusur oranına bakılmaksızın araç işleteni sıfatıyla sorumlu tutulduğu davalarda sigorta poliçesinin yeterliliği ve limit üstü sorumluluk için hazırlıklı olunması önem taşır.</p>
<h3>Üçüncü kişilerin zararını kim karşılar? Sürücü mü yoksa işveren mi?</h3>
<p>Kazada maddi ve manevi zarar gören üçüncü kişi, pratikte <strong>sigortaya, aracı işleten şirkete ve sürücüye aynı anda başvurabilir</strong> ve hukuki açıdan bu üç yol birbirini kapatmaz.</p>
<p>Sürecin akışı itibariyle zarar öncelikle zorunlu trafik sigortasından talep edilmelidir. Sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde ödemer yapar. <strong>Limit aşılıyorsa ya da sigorta poliçesi yoksa</strong> zarar gören hem şirkete hem de sürücüye karşı aynı davada tazminat talep edebilir.</p>
<p>Mahkeme kararı tazminatı belirlediğinde şirket, hükmedilen tutarı zarar görene öder ve sonrasınra sürücünün kusur oranındaki payı için sürücüye başvurur. Sürücünün hafif kusurlu olduğu davalarda <strong>iş hukukunun koruma ilkesi devreye girerek rücu miktarını kısıtlamaktadır</strong> fakat ağır kusur yahut kasıt hallerinde bu kısıtlama uygulanmamaktadır.</p>
<h3>Şirket aracının kiralık olması durumunda hukuki süreç nasıl ilerler?</h3>
<p>Kiralık araçla yapılan kazada işleten sıfatı kiracı şirkete aittir ve <strong>araç sahibi olan kiralama firması</strong> kaza araçtaki teknik bir arızadan kaynaklanmadığı sürece <strong>kural olarak sorumlu tutulamaz.</strong></p>
<p>Bu durumda hukuki süreç açısından kira sözleşmesinin içeriği belirleyicidir. Kaza anındaki sorumluluk dağılımı, araç hasarının kime ait olacağı ve zorunlu sigorta ile isteğe bağlı sigortaların hangi tarafça yaptırılacağı <strong>sözleşmede açıkça düzenlenmiş olmalıdır.</strong> Kiralık araçlarda çoğunlukla ek kaza sigortası ya da muafiyet kaldırma opsiyonu sunulmaktadır. Bu opsiyonlar kullanılmamışsa kiracı şirket, muafiyet tutarını karşılamakla yükümlüdür.</p>
<p>Çalışanın kaza yaptığı kiralık araç, iş amaçlı kullanıma tahsis edilmişse şirket aracı kazasındaki hukuki süreç büyük ölçüde aynı şekilde ilerler.<strong> İşverenin sorumluluğu yine geçerlidir</strong> ve kazanın kiralık araçta yaşanması bu statüyü değiştirmemektedir.</p>
<h3>Şirket aracıyla alkollü bir şekilde kaza yaptım, ne yapmalıyım?</h3>
<p>Alkollü araç kullanımı, ceza, sigorta ve iş hukuku alanlarının hukuki sonuçlarını ağırlaştıran bir etkendir. Burada yanıtlanması gereken ilk soru; alkol oranı 1.00 promilin altında mı, üstünde mi olmalıdır?</p>
<p>Eğer <strong>sürücünün alkol oranı 1.00 promilin üzerinde ise</strong> zorunlu trafik sigortası kapsamında sigorta şirketi karşı tarafa ödeme yapar fakat bu tutarı sonrasında sürücüye rücu eder. Yine <strong>kasko poliçesi de teminat dışı kalacağından</strong> şirket, araçtaki maddi hasardan sürücüyü sorumlu tutacaktır. Konunun ceza hukuku boyutunda ise alkollü araç kullanma bir suç oluşturmakta, <strong>kaza yaralanmalı ya da ölümlüyse bilinçli taksir uygulaması ile ceza artırılmaktadır.</strong> Tüm bunlara ek olarak işveren, mesai sırasında alkollü araç kullanılması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir.</p>
<p><strong> Kaza sonrasında verilen ifadeler ve imzalanan tutanaklar hukuki süreci doğrudan etkileyebileceğinden</strong> ötürü ifade işlemleri başlamadan önce ceza ve trafik hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almanızı öneririz.</p>
<h3>Şirket aracıyla ölümlü trafik kazasına karıştım, suçlu bulunur muyum?</h3>
<p>Ölümlü bir kaza yaşanması olması, <strong>doğrudan şirket aracını kullanan sürücünün kusurlu olduğu anlamına gelmez.</strong> Burada kusur yani suçluluk kavramı belirlenirken kazanın oluş biçimi, tarafların hız ve kural ihlalleri, yol ve görüş koşulları ve bilirkişi değerlendirmesi dikkate alınır.</p>
<p>Ölümlü trafik kazalarında soruşturma şikayete bağlı olmaksızın Cumhuriyet Savcılığı resen başlatılır. Bu süreçte <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/kaza-tespit-tutanagina-itiraz/"><strong>kaza tespit tutanağı</strong></a>, araç ekspertiz kayıtları, olay yeri inceleme raporları, tanık beyanları ve varsa kamera görüntüleri delil niteliği taşır. Yapılan incelemeler sonucunda <strong>kazanın tümüyle karşı tarafın kusurundan kaynaklandığının tespit edilmesi durumunda</strong> sürücü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Kusurun ortak olması durumunda ise tarafların <strong>kusur oranları ayrı ayrı belirlenir ve cezai sorumlulukların tespitinde bu oranlar dikkate alınır.</strong></p>
<p>Bununla beraber ölümlü trafik kazalarında, ceza soruşturmasının yanı sıra <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/destekten-yoksun-kalma-tazminati/"><strong>destekten yoksun kalma tazminatı</strong></a> başta olmak üzere maddi ve manevi tazminat talepleri de gündeme gelebilir. Özellikle şirket aracının kullanıldığı kazalarda sürücünün, <strong>araç malikinin ve işverenin hukuki sorumluluğu birlikte değerlendirilebildiğinden süreç daha karmaşık bir hal alır.</strong> Dolayısıyla soruşturmanın ilk aşamadan itibaren <strong>hem ceza hem de tazminat hukuku boyutunu birlikte yönetebilecek deneyimli bir avukatın gözetiminde ilerlemesi</strong>, hak kayıplarının önlenmesi ve sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından en kritik noktalardan biridir.</p>
<h3>Şirket aracını arkadaşıma vermiştim ve kaza yaptı. Bu durumda sorumluluk kimde olur?</h3>
<p>Şirket aracını arkadaşınıza vermeniz ve onun kazaya karışması durumunda <strong>üçüncü kişilere karşı öncelikle araç işleteni sıfatıyla şirket sorumlu olur.</strong> Bu süreçte şirket, ödediği zararları olayın koşullarına ve kusur duruma bağlı olarak <strong>aracı yetkisiz bir şekilde kullandıran çalışana rücu etme hakkına sahiptir. </strong></p>
<p>Çalışan açısından ortaya çıkabilecek başlıca sonuçlar şöyledir:</p>
<ul>
<li>Yetkisiz sürücü kullanımı nedeniyle kasko poliçesi teminat sağlamayabilir ya da sigorta şirketi ödediği tutarı sonradan sorumlulara rücu edebilir.</li>
<li>Şirket, araçta oluşan hasar ile üçüncü kişilere ödemek zorunda kaldığı tazminatları çalışandan talep edebilir.</li>
<li>Bu davranış, işveren ile çalışan arasındaki güven ilişkisini zedelediğinden ötürü İş Kanunu kapsamında haklı nedenle fesih sebebi (yani tazminatsız işten çıkış) olarak değerlendirilir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/sirket-araciyla-kaza-yaptim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu ve Cezası</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-guvenligini-tehlikeye-sokma-sucu-ve-cezasi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-guvenligini-tehlikeye-sokma-sucu-ve-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 15:02:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1952</guid>

					<description><![CDATA[Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, 5237 sayılı TCK&#8217;nın 179. maddesinde düzenlenmiş olup alkollü araç kullanma, tehlikeli sürüş ve trafik işaretlerine müdahale gibi eylemleri kapsamaktadır. Şikayete tabi olmaksızın resen kovuşturulan bu suçun cezaları, 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile artırılmıştır. Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, trafik güvenliğinin tehlikeye sokma suçunun cezasına, unsurlarına, yargılama usulüne ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, 5237 sayılı TCK&#8217;nın 179. maddesinde düzenlenmiş olup <strong>alkollü araç kullanma, tehlikeli sürüş ve trafik işaretlerine müdahale gibi eylemleri kapsamaktadır.</strong> Şikayete tabi olmaksızın resen kovuşturulan bu suçun cezaları, <strong>04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile</strong> artırılmıştır.</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <b>trafik güvenliğinin tehlikeye sokma suçunun cezasına, unsurlarına, yargılama usulüne ve bağlantılı dava süreçlerine ilişkin </b>genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Nedir?</h2>
<p>Halk arasında &#8220;alkollü araç kullanma suçu&#8221; olarak bilinse de Türk Ceza Kanunu&#8217;nun 179. maddesinde üç ayrı ve bağımsız suç tipini bünyesinde barındıran trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda korunan hukuki değer olarak kamu düzeni ve genel güvenliği esas alınır.</p>
<ul>
<li><strong>179/1:</strong> Ulaşım güvenliğini sağlayan işaretlere ya da teknik sistemlere müdahale ederek tehlike yaratmak.</li>
<li><strong>179/2:</strong> <span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;">kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek biçimde araç sevk ve idare etmek.</span></li>
<li><strong>179/3:</strong> <span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;">alkol, uyuşturucu madde ya da başka bir nedenle emniyetli araç kullanamayacak hâlde olmasına karşın araç kullanmak.</span></li>
</ul>
<p>Hem teoride hem de Yargıtay uygulamalarında yerleşik biçimde kabul edildiği şekliyle, birinci ve ikinci fıkralardaki suçlar, somut tehlike suçu niteliği taşımaktır. Yani failin cezalandırılması adına hareketin somut bir tehlike <strong>doğurmuş ya da doğurabilecek nitelikte olduğunun</strong> saptanması gerekir. Üçüncü fıkrada ise suçun oluşması için bir <strong>tehlikenin somut biçimde tespiti aranmamaktadır. </strong></p>
<h2>Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçunun Cezası</h2>
<p>TCK m.179&#8217;da düzenlenen bu suçun cezası fıkradan fıkraya önemli farklılıklar taşımakta olup 7550 sayılı Kanun&#8217;un 12. maddesiyle 04.06.2025 tarihi itibarıyla bazı fıkralardaki yaptırımlar artırılmıştır.</p>
<p>Birinci fıkra (m.179/1): Ulaşımın güven içinde akışını sağlamak amacıyla konulmuş işaretleri değiştirme, kaldırma, yanlış işaret verme ya da teknik işletim sistemine müdahale ederek başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlike yaratan kişiye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir. Bu fıkradaki suç, seçimlik hareketlerin herhangi birinin gerçekleştirilmesiyle oluşmakta; kanundaki tüm suç tipleri arasında en ağır yaptırımı barındırmaktadır.</p>
<p>İkinci fıkra (m.179/2): Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayatı, sağlığı ya da malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek biçimde sevk ve idare eden kişi, 7550 sayılı Kanun ile belirlenen yeni düzenleme uyarınca dört aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. 04.06.2025 tarihinden önce alt sınır üç ay olarak belirlenmişti; artırım bu tarih itibarıyla geçerlilik kazanmıştır.</p>
<p>Üçüncü fıkra (m.179/3): Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli biçimde araç sevk ve idare edemeyecek hâlde olmasına rağmen araç kullanan kişi, 7550 sayılı Kanun&#8217;dan önce ikinci fıkraya yollama yapılarak cezalandırılmaktaydı. Yapılan değişiklikle bu fıkraya bağımsız bir ceza öngörülmüş ve yaptırım altı aydan iki yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Alt sınırın ikinci fıkradan daha yüksek tutulması, kanun koyucunun bilinçli uyuşturucu ya da alkol etkisiyle araç kullanmayı daha ağır değerlendirdiğini ortaya koymaktadır.</p>
<p>Cezanın alt ve üst sınırları arasındaki geniş takdir aralığı, hâkime olayın özelliklerine göre bireyselleştirme imkânı tanımaktadır. Bu bireyselleştirme sürecinde suçun işleniş biçimi, failin kastının yoğunluğu, trafik koşulları, alınan alkol miktarı, kaza olup olmadığı ve varsa zararın ağırlığı gibi etkenler birlikte değerlendirilmektedir. Bu denli değişken bir tablo karşısında cezanın miktarı ve olası bireyselleştirme seçenekleri konusunda deneyimli bir ceza avukatına danışmak, sürecin doğru yönetilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.</p>
<h2>Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçunda Adli Para Cezası ve HAGB (2026)</h2>
<p>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilip çevrilemeyeceği, cezanın miktarına ve failin koşullarına göre değişmektedir. TCK m.50 uyarınca bir yıl ve altındaki kısa süreli hapis cezaları, belirli koşulların varlığı hâlinde adli para cezasına çevrilebilmektedir. Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanık hakkında hükmedilen otuz gün ve altındaki hapis cezası ise TCK m.50/3 uyarınca zorunlu olarak seçenek yaptırıma çevrilmek durumundadır. Hesaplama yöntemi bakımından mahkeme günlük adli para cezası miktarını kişinin ekonomik durumuna göre en az 20, en fazla 100 Türk Lirası olarak belirleyip bu miktarı hapis cezasının gün sayısıyla çarpmaktadır.</p>
<p>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), bu suç bakımından son derece hareketli bir yasal süreçten geçmektedir. Anayasa Mahkemesi, 01.06.2023 tarih ve 2022/120 E., 2023/107 K. sayılı kararıyla HAGB kurumunu düzenleyen CMK m.231&#8217;in temel fıkralarını Anayasa&#8217;ya aykırı bularak iptal etmiştir. Bu iptal kararının yürürlük tarihi ise 01.08.2024 olarak belirlenmiştir. Yasama organı bu geçiş sürecinde 7499 sayılı Kanun&#8217;u (12.03.2024) yürürlüğe koyarak HAGB kurumunu tümüyle kaldırmak yerine yeniden düzenlemiş; sanığın HAGB&#8217;yi kabul etme zorunluluğunu 01.06.2024 itibarıyla kaldırmış ve kararın istinaf yoluyla denetlenebilmesini sağlamıştır. Yargıtay ve yerel mahkemelerin uygulaması, söz konusu değişikliklerin ardından yeniden şekillenmektedir. Bu konu son derece dinamik bir seyir izlemekte olduğundan suç tarihi ile hüküm tarihi itibarıyla hangi düzenlemenin uygulanacağının somut dosya kapsamında bir avukat aracılığıyla değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>
<h2>Trafik Güvenliğini Tehlikeye Düşürme Suçunun Unsurları</h2>
<p>Herhangi bir suçun oluşup oluşmadığının tespiti, o suçun kanuni tanımında yer alan unsurların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrıca irdelenmesini gerektirmektedir. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından da bu unsurlar birbirinden farklı işlevler üstlenmekte; birinin eksikliği suçun oluşumunu doğrudan etkilemektedir. Öğreti ve Yargıtay içtihadında bu suçun temel unsurları şu biçimde ortaya konulmaktadır:</p>
<p>Fiil unsuru: TCK m.179&#8217;daki suç seçimlik hareketli bir suçtur; kanunda sayılan seçimlik hareketlerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi bu unsuru karşılar. İşaret tahribi, tehlikeli araç kullanımı ya da alkollü araç kullanımı bu seçimlik hareketlerin başında gelmektedir.</p>
<p>Tehlike unsuru: Maddenin birinci ve ikinci fıkraları somut tehlike suçu olarak kurgulandığından gerçekleştirilen hareketin başkalarının hayatı, sağlığı ya da malvarlığı bakımından somut bir tehlike doğurmuş olması ya da doğurabilecek nitelikte bulunması aranmaktadır. Her trafik kuralı ihlalinin bu tehlike eşiğini karşıladığı kabul edilmemekte; Yargıtay, tehlikelilik hâlini somut olay özelinde ayrıca değerlendirmektedir.</p>
<p>Manevi unsur (kast): TCK m.179&#8217;daki suç kasten işlenen suçlardandır; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Taksirli fiiller TCK m.180 kapsamında ayrıca değerlendirilmektedir. Suçun olası kastla da işlenebileceği öğretide kabul görmektedir.</p>
<p>Maddenin 179/3 kapsamındaki özel unsur: Bu fıkra bakımından yalnızca alkol ya da uyuşturucu madde tüketilmiş olması yeterli değildir; tüketilen maddenin etkisiyle kişinin emniyetli araç kullanma yeteneğini yitirmiş bulunması da zorunludur. Adli Tıp Kurumu&#8217;nun bilimsel verileri ve Yargıtay&#8217;ın yerleşik uygulaması çerçevesinde 1,00 promilin üzerindeki alkol miktarı, tüm bireyler bakımından güvenli araç kullanma kapasitesini ortadan kaldırdığı kabul edilmektedir.</p>
<p>Hukuka aykırılık ve kusur: Zorunluluk hâli ya da meşru müdafaa gibi hukuka uygunluk nedenlerinin varlığı hâlinde suçun oluşumu engellenebilmektedir. Kusuru azaltan ya da ortadan kaldıran hâllerin tespiti ise cezayı doğrudan etkilemektedir.</p>
<p>Bu unsurların hangi somut olgularla karşılandığı ya da karşılanmadığı, dava stratejisi açısından belirleyici bir işlev üstlenmektedir. Yargıtay içtihadında tehlike unsurunun somut olay koşullarına göre ayrıca saptanması gerektiği defalarca vurgulanmıştır; dolayısıyla sanığın savunmasında bu unsurun eksikliğini ispat etmek, beraatla sonuçlanabilecek ciddi bir hukuki zemin oluşturmaktadır.</p>
<h2>Suçun Soruşturma ve Yargılama Usulü</h2>
<p>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, şikâyete bağlı olmaksızın resen soruşturulan suçlardandır. Trafikte durdurulma, kaza, ihbar ya da başka bir bildirim yoluyla suçtan Cumhuriyet savcılığı haberdar olduğunda soruşturma kendiliğinden başlar; mağdurun ya da herhangi birinin şikâyetçi olması aranmaz. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından suçun işlendiği yönünde yeterli şüphe oluşuyorsa iddianame düzenlenerek kamu davası açılır. TCK m.179/2 ve m.179/3 kapsamındaki fiiller, CMK m.250/1-a bendi uyarınca seri muhakeme usulüne tâbidir. Bu usulde Cumhuriyet savcısı, şüpheliye belirlenen cezada yarı oranında indirim önerir; şüphelinin bu teklifi kabul etmesi ve mahkemenin onaylaması hâlinde dosya hızlıca sonuçlandırılmaktadır. Seri muhakeme usulünün uygulanmaması hâlinde dava sıradan kovuşturma sürecine taşınır. Tüm yargılama seçeneklerinde görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi&#8217;dir.</p>
<h2>Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yargıtay Kararları</h2>
<p>Yargıtay&#8217;ın TCK m.179 kapsamındaki içtihadı, suçun uygulamadaki sınırlarını belirlemekte ve alt mahkemeler açısından bağlayıcı bir çerçeve oluşturmaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2020/6633, K.2023/4639:</strong></span></p>
<p>Alkollü araç kullanma nedeniyle hem trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hem de taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kurulan davada Yargıtay, zarar suçu ile tehlike suçunun aynı fiilden kaynaklandığını tespit etmiştir. Kararda; zarar suçunun oluştuğu hallerde, tehlike suçu tehlikenin zarar suçu içinde absorbe olması nedeniyle ayrıca cezalandırılmaması gerektiği vurgulanmıştır. Bu içtihat, taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının birlikte yargılandığı davalarda hakimlerin uyguladığı temel ölçütü ortaya koymaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2022/6696, K.2022/10524, 22.12.2022:</strong></span></p>
<p>Sanığın idaresindeki araçla meskun mahalde 28 saniye boyunca yolu kapattığı, drift yaparak arkadan gelen araçların görüş mesafesini engellediği olayda yargılama yapıldı. Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi sanığın eyleminin TCK m.179 kapsamında değerlendirilebileceğini tespit ederek alt mahkeme kararını onamıştır. Karar, sürücülerin &#8220;gösteriş&#8221; amacıyla yaptığı tehlikeli manevraların da bu suç kapsamına girdiğini açıkça ortaya koymaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2020/6894, K.2022/5253, 29.06.2022:</strong></span></p>
<p>1,19 promil alkollü olarak araç kullanan sanığın başka bir araçla çarpışması sonucunda yaralanmalı kaza meydana gelmiştir. Hem trafik güvenliğini tehlikeye sokma hem de taksirle yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerini inceleyen Yargıtay, aynı olay nedeniyle açılmış taksirle yaralama davasının varlığını araştırmadan her iki suçtan birden mahkumiyet kurulmasını hukuka aykırı bularak kararı bozmuştur. Bu karar, mükerrer yargılamanın önlenmesi ilkesinin bu suç tipindeki uygulamasını somutlaştırmaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2011/13369, K.2012/16661, 03.07.2012:</strong></span></p>
<p>Sanığın on gün içinde aynı suçu dört kez işlemesi üzerine yerel mahkeme her fiil için ayrı mahkumiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay bu uygulamayı hukuka aykırı bulmuş; aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda gerçekleştirilen fiillerde tek cezaya hükmedilmesi ve bu cezanın TCK m.43 uyarınca zincirleme suç hükümleriyle artırılması gerektiğine karar vermiştir. Karar, kısa süre içinde tekrarlanan alkollü araç kullanma vakalarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağını netleştirmesi bakımından emsal niteliği taşımaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Beraat kararları:</strong></span></p>
<p>Beraat kararları ağırlıklı olarak iki gerekçeyle verilmektedir: tehlike unsurunun somut olayda gerçekleşmediğinin tespiti ve alkol düzeyinin 1,00 promilin altında kalması durumunda güvenli sürüş yeteneğinin kaybedildiğine dair başkaca delil bulunmaması. Yargıtay içtihadında her kural ihlalinin suçu oluşturmadığı, tehlikelilik halinin somut olay özelinde ayrıca kanıtlanması gerektiği yerleşik biçimde kabul edilmektedir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi, E.2023/560, K.2023/896 &#8211; Bölge Adliye Mahkemesi onayı:</strong></span></p>
<p>Sanığın drift yaparak yolu kapattığı iddiasıyla açılan davada Bölge Adliye Mahkemesi, eylemin somut tehlike unsurunu karşılayıp karşılamadığını ayrıca irdelemiş; delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. Karar, tehlike unsurunun her somut olayda bağımsız biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>0,54 promil alkollü araç kullanma &#8211; Beraat:</strong></span></p>
<p>Yerel mahkeme; ölçüm değerinin tek başına emniyetli araç kullanamaz halin kanıtı olmadığını, somut tehlike yaratan bir davranışa ilişkin bağımsız delil bulunmadığını gerekçe göstererek CMK m.223/2-a uyarınca beraat kararı vermiştir. Adli Tıp Kurumu verileri ile trafik tutanağı içeriği birlikte değerlendirilmiş, salt alkol tespitinin mahkûmiyet için yeterli olmadığı hükme bağlanmıştır.</p>
<h2>TCK 179 Kapsamında Suçlamayla Karşı Karşıyaysanız Süreç Nasıl İlerler?</h2>
<p>Öncelikle, trafik güvenliğini tehlike sokma suçu, toplumun genel güvenliğini korumaya yönelik bir suç olduğundan dolayı şikayete tabi olmaksızın resen kovuşturulan bir hukuki süreç vardır. Dolayısıyla taraflar kendi arasında anlaşsa dahi ceza yargılaması devam eder.</p>
<p>Trafik ekiplerinin düzenlediği tutanakla başlayan süreçte dosya Cumhuriyet savcılığına gönderilir ve savcılık, olayın özelliklerine göre ifade alır, bilirkişi incelemesi yaptırır ya da <strong>yeterli şüphe bulunduğu kanaatine varırsa iddianame düzenleyerek ceza davası açar.</strong></p>
<p>Ceza davası kapsamında öngörülen cezalar, suçun işlendiği fıkraya göre değişir. Birinci fıkra bakımından 1 yıldan 6 yıla kadar, ikinci fıkra bakımından 3 aydan 2 yıla kadar, üçüncü fıkra bakımından ise 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Burada kritik bir nokta olarak, <strong>suçun oluşması için mutlaka bir kazanın meydana gelmesi veya somut bir zararın doğması gerekmez</strong>, trafik güvenliğinin ciddi biçimde tehlikeye düşürülmesi yeterlidir.</p>
<p>Yargılama sürecinde <strong>seri muhakeme usulü, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/adli-para-cezasi/">adli para cezasına</a> çevirme ya da cezanın ertelenmesi</strong> gibi kurumlar ve süreçler gündeme gelir. Yine olayın niteliğine, kapsamına bağlı idari ve cezai yaptırımlar birlikte de uygulanabilir.</p>
<p>Tüm bu süreçler, özellikle olası alternatif sonuçlar açısından TCK m. 179 <strong>teknik bir ceza yargılamasıdır</strong> ve sürecin başından itibaren alanda deneyimli bir ceza avukatından hukuki destek alınmasını gerekli kılar.</p>
<h3>Avukat desteği almak neden önemlidir?</h3>
<p>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ilk etapta her ne kadar yalnızca trafikteki belirli davranışları kapsayan sınırlı bir suç gibi görünse de, bir önceki bölümde de bahsettiğimiz gibi<strong> pek çok hukuki inceliği ve süreci bünyesinde barındırır.</strong></p>
<p>Aşağıda sıralayacağımız bu süreçlerin her biri tek başına belirleyici hukuki sonuçlar doğurabilecek noktalardır ve <strong>soruşturma aşamasında yapılacak bir beyan ya da savunma stratejisindeki yanlış tercih</strong>, telafisi güç hak kayıplarına ve sonuçlara yol açabilir.</p>
<ul>
<li>Suçun unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği</li>
<li>Alkol ölçüm raporunun usule uygunluğu</li>
<li>Tehlike unsurunun somut olayda tespiti</li>
<li>Seri muhakeme teklifinin kabul edilip edilmeyeceği</li>
<li>HAGP koşullarının mevcut olup olmaması</li>
<li>Cezanın bireyselleştirmesi seçenekleri</li>
</ul>
<p>Burada bir parantez de sürekli değişen prosedür ve mevzuatlara açmak gerekir. 10. Yargı Paketi ile cezalarda artışa gidilmesi ve HAGB&#8217;nin sürekli değişen yapısı, <strong>hem adil bir yargılama hakkının kullanılması hem de mümkün olan en iyi sonuca ulaşılması açılarında</strong> bu alanda deneyimli bir avukat ihtiyacını ortaya koyar.</p>
<h3>Etkin pişmanlıktan yararlanmak mümkün müdür?</h3>
<p>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından kanunda <strong>özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir.</strong> Bununla beraber, yargılama sürecinde failin pişmanlığını ortaya koyması ve meydana gelen zararın telafisine yönelik samimi ve somut adımlar atması, hakimin<strong> TCK 62. madde kapsamında takdir indirimi</strong> uygulamasında, cezanın ertelenmesinde ya da HAGB kararı verilmesinde etkili olabilir. <strong>Hakimin takdirine bağlı</strong> bir süreç olduğunun altını çizmek gerekir.</p>
<h3>Şikayete tabi bir suç mudur?</h3>
<p>Hayır, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak şikayete tabi suçlardan değildir ve Cumhuriyet savcılığı, suçu nasıl öğrenirse öğrensin (ihbar, trafik denetimi, kaza tutanağı vb.) <strong><a href="https://cozumavukatlik.com.tr/hukukta-resen-ne-demek/">resen</a> soruşturma başlatır.</strong> Suçun yalnızca bireysel bir menfaati değil kamu güvenliğini ve toplumun genelini etkilemesi dolayısıyla <strong>mağdurun şikayetinde vazgeçmesi de hukuki süreci sona erdirmez </strong></p>
<h3>Zamanaşımı süresi nedir?</h3>
<p>Suçun işlendiği tarihten itibaren başlayan zamanaşımı noktasında kritik birkaç detay vardır. Anlaşılır olması açısından şöyle maddelendirebiliriz bu süreleri:</p>
<ul>
<li>TCK m.179/2 ve m.179/3 kapsamındaki suçlar için dava zamanaşımı<strong> sekiz yıl</strong></li>
<li>m.179/1 kapsamındaki suç için ise <strong>on beş yıldır.</strong></li>
</ul>
<p>Peki bu fark neden kaynaklanır?</p>
<p>Birinci fıkradaki suçun üst ceza sınırının altı yıl olması dolayısıyla <strong>TCK 66&#8217;daki dava zamanaşımı hesaplama kuralı devreye girer. </strong>Hak kaybına uğramamak adına <strong>bu sürelerin uzman avukat gözetiminde takibi önemlidir. </strong></p>
<h3>Uzlaşma sürecinden yararlanılabilir mi?</h3>
<p><strong>Hayır</strong>, CMK m. 254&#8217;te tanımlanan suçlar arasında yer almadığından dolayı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda uzlaştırma süreci işlemez. <strong>Kamu güvenliğini tehlikeye sokan bu tür suçlar</strong> uzlaştırma kapsamına dahil edilmemiştir. Fail ile mağdur ve varsa diğer ilgililer anlaşmaya varsa dahi ceza yargılaması sona ermez.</p>
<h3>Bu suçun oluşması için bir kazanın gerçekleşmesi şart mıdır?</h3>
<p>Suç, tehlike yaratan hareketin gerçekleşmesi olarak tanımlandığından suçun oluşması için <strong>bir kazanın meydana gelmesi ya da fiili bir zarar oluşması şart değildir. </strong></p>
<p>1,00 promilin üzerinde alkollü halde araç kullanan bir sürücü, <strong>herhangi bir kaza yaşamasa dahi m. 179/3 kapsamında suç işlemiş kabul edilir.</strong> Eğer bu eylem kaza ya da maddi, manevi zarar ile sonuçlanırsa trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna ek olarak taksirle yaralama ya da öldürme gibi suçlar da gündeme gelir ve ayrı yargılamalar yapılır.</p>
<h3>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma taksirli bir suç mudur?</h3>
<p>TCK m.179 tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu <strong>yalnızca kasten işlenebilir,</strong> taksirle işlenmesi mümkün değildir. <strong>Sürücünün dikkatsizliği ya da ihlali bilinçsiz gerçekleştirmesi</strong> bu kapsamda değerlendirilmez.</p>
<ul>
<li>Alkol veya uyuşturucu etkisi altında araç kullanmak,</li>
<li>bilinçli şekilde aşırı hız yapmak ve</li>
<li>trafiği ciddi şekilde tehlikeye düşürecek manevralar yapmak.</li>
</ul>
<p><strong>Sürücü bu davranışların tehlikeli olduğunu bilir f</strong>akat buna rağmen yapmaya devam eder. Dikkatsizlik sonucu meydana gelen olaylar ise <strong>taksirle yaralama (TCK m.89) ya da taksirle öldürme (TCK m.85)</strong> kapsamında değerlendirilir.</p>
<p><strong>TCK m. 180&#8217;de</strong> ayrı bir suç tip olarak düzenlenen taksirle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ise deniz, hava ve demiryolu ulaşımını kapsamakta, <strong>karayolu araçlarını kapsam dışında bırakmaktadır.</strong></p>
<h3>Alkollü araç kullanmak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu sayılır mı?</h3>
<p>Burada belirleyici olan sürcünün kanındaki alkol seviyesidir. Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 48/6 hükmü çerçevesinde, <strong>1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu hükümleri uygulanır. </strong></p>
<p>Alkollü bir şekilde kazaya karışılması noktasında ise <strong>otomobil sürücüleri için 0,50 promil</strong>, diğer araç sürücüleri için <strong>0,20 promil</strong>, sürücünün güvenli araç kullanma yeteneğinin azalmasını gösteren önemli bir delil olarak kabul edilir ve<strong> kusur ile ceza sorumluluğunun değerlendirilmesinde belirleyici rol oynar.</strong></p>
<h3>1,00 promil altındaki alkol oranında ceza verilir mi?</h3>
<p>1,00 promil altındaki alkol oranı,<strong> tek başına trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu kapsamında değerlendirilmez. </strong></p>
<p>Bir örnekle açıklayalım buradaki durumu. Örneğin, 0,75 promil ile araç kullandığınız tespit edilirse, <strong>TCK m. 179/3 kapsamında hakkınızda ceza davası açılmaz.</strong> Fakat yasal sınırın üzerinde olduğunuz için 11.629 TL <strong>idari para cezası uygulanır</strong> ve ehliyetinize eğer ilk vaka ise <strong>6 ay süreyle el konur.</strong></p>
<p>Yine bu promil oranı ile bir trafik kazasına karışmanız ve yaralanma ya da ölüme sebebiyet vermeniz durumunda<strong> taksirle yaralama (TCK m. 89) veya taksirle öldürme (TCK m. 85)</strong> suçlarından cezai sorumluluğunuz doğar. Bu durumda da mahkeme, alkollü araç kullanmanızı bilinçli hareket etmek şeklinde değerlendirirse<strong> bilinçli taksir hükümlerini uygulayarak verilecek cezayı artırabilir. </strong></p>
<h3>Uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanmanın cezası nedir?</h3>
<p>Uyuşturucu madde noktasında yalnızca trafik güvenliğini tehlikeye atma suçu değil (<strong>6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası)</strong>, uyuşturucu maddeye ilişkin Ceza Kanunu hükümleri <strong>(2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası)</strong> de devreye girer. Yine alkollü araç kullanımından farklı olarak burada bir kullanım sınırı aranmaz. Testlerde uyuşturucu ya da uyarıcı madde etkisinin tespiti suçun oluşması açısından yeterlidir. Bu durumda kişi aynı olay nedeniyle birden fazla suçtan ayrı ayrı soruşturulur ve cezalandırılır.</p>
<h3>Ehliyete el konulur mu?</h3>
<p>Evet, davranışın niteliğine göre ehliyete geçici olarak el konulabilir. Örneğin,<strong> ilk kez alkollü araç kullandığı tespit edilen bir sürücünün ehliyetine 6 ay süreyle el konulur.</strong> Aynı ihlalin tekrarlanması durumunda bu süre kademeli olarak artar. Uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında araç kullanılması durumunda ise ehliyete daha uzun sürelerle el konulması söz konusu olur.</p>
<p>Bu işlem idari bir yaptırımdır ve ceza davasından bağımsız olarak uygulanır. Yani kişi hakkında henüz mahkeme kararı verilmemiş olsa bile trafik ekipleri ehliyeti olay anında geri alabilir. Ayrıca ceza yargılaması sonucunda mahkeme, olayın özelliklerine göre sürücü belgesinin geri alınmasına yönelik ek tedbirlere de karar verebilir.</p>
<h3>Mahkeme sürücü belgesinin geri alınmasına karar verebilir mi?</h3>
<p>Evet, mahkeme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu kapsamında mahkumiyet kararı verdiği takdirde kişinin motorlu taşıt sürücüsü belgesi alma ve kullanma hakkından belirli süreyle yoksun bırakılmasına (TCK m. 53’te düzenlenen) karar verebilir. Karayolları Trafik Kanunu kapsamında trafik polisi ya da jandarma tarafından uygulanan ehliyete el koyma işlemi ise<strong> idari bir yaptırımdır ve ceza davasından bağımsız olarak uygulanır. </strong></p>
<h3>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu adli sicile işler mi?</h3>
<p>Kesinleşmiş mahkûmiyet kararları adli sicile işlenmektedir; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu da bu kuralın dışında değildir. Hapis cezası verilmesi hâlinde mahkûmiyet adli sicil kaydına geçmektedir. Adli para cezasına çevirme ya da erteleme kararı da verildiğinde kural olarak adli sicile işlenmektedir; ancak ceza mahkûmiyetle sonuçlanmış olmakla birlikte erteleme süresinin başarıyla tamamlanması hâlinde kaydın silinmesi gündeme gelebilmektedir. HAGB kararı verilmesi ve denetim sürecinin sorunsuz tamamlanması hâlinde ise açıklanan hüküm adli sicile işlenmemektedir. Bu mesele, özellikle kamu görevine ya da sürücü belgesine yönelik sonuçları bakımından son derece önem taşıdığından mahkûmiyet kararı öncesinde hukuki değerlendirme yapılması kaçınılmazdır.</p>
<h3>Bu suç nedeniyle tazminat davası açılabilir mi?</h3>
<p>Evet, trafik güvenliğini tehlikeye sokma eyleminden zarar gören kişiler, ceza davası dışında <strong>malvarlığı ve bedensel zararlar ve manevi tazminat talebi haklarını kullanabilir.</strong> Bu talep, ceza mahkemesinden ayrı bir hukuk davası yoluyla da ileri sürülebilir. <strong>Ceza mahkemesinin verdiği karar,</strong> hukuk hakimi bakımından kusur tespitinde güçlü bir delil işlevi görür. Tüm bunları dışında, <strong>sigorta şirketleri de ceza kovuşturmasından bağımsız olarak rücu davaları açabilir.</strong></p>
<h3>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda dava ne kadar sürer?</h3>
<p>Davaya ilişkin kesin bir süre ifade etmek güçtür çünkü yargılamanın seyri, dosyanın niteliğine ve takip edilen usule göre önemli değişiklikler gösterir.</p>
<p>TCK m.179/2 ve m.179/3 kapsamındaki suçlarda s<strong>eri muhakeme usulünün uygulanması durumunda 1-3 ay gibi oldukça kısa bir sürede dosya sonuçlanabilir.</strong> Bu usulün kabul edilmemesi ya da uygulanmaması durumunda ise</p>
<ul>
<li>olayın kaza içerip içermediği,</li>
<li>müdahil sayısı,</li>
<li>bilirkişi incelemesi gerekliliği ve taraf tutumları gibi</li>
</ul>
<p>faktörlere bağlı olarak dava aylarca, hatta yıllarca sürebilir. İstinaf başvurusuna bulunması durumunda süreç daha da uzar.</p>
<h3>Hangi hareketler bu suç kapsamında değerlendirilir?</h3>
<p>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun seçimlik hareketleri oldukça geniş bir yelpazeyi kapar ve kanunda tek tek sayılmıştır. Bu hareketleri şunlardır:</p>
<ul>
<li>Trafik levhalarını değiştirmek ya da sökmek.</li>
<li>Yanlış ışık ya da işaret kullanmak.</li>
<li>Geçiş yolu üzerine nesne koymak ve sinyalizasyon sistemlerine teknik müdahalede bulunmak.</li>
<li>Aşırı hız</li>
<li>Kural dışı sollama</li>
<li>Diğer araçları köşeye sıkıştırmak.</li>
<li>Bilerek frene basmadan geriden yaklaşmak ve araçla trafiği durdurmaya zorlayan davranışlar.</li>
<li>Alkol, uyuşturucu madde, uyku ilacı ya da başka bir etken nedeniyle emniyetli araç kullanma kapasitesini yitirmiş olmasına karşın direksiyona geçmek.</li>
</ul>
<h3>Promil ölçümüne itiraz edilebilir mi?</h3>
<p>Evet, <strong>alkolmetre ölçümü tek başına kesin delil sayılmaz</strong> ve sürücü ölçüm sonucuna itiraz ederek hastanede kan testi yaptırma hakkına sahiptir. Adli Tıp Kurumu verilerine göre <strong>kandaki alkol düzeyi saatte ortalama 0,15 promil azalır.</strong> Kan testindeki sonuç değerlendirilirken ölçüm ile test arasında geçen süre bu şekilde hesaba katılır. Burada alkolmetrenin<strong> kalibrasyon belgesi, son bakım tarihi ve ölçüm koşulları da itiraz gerekçesi olabilir.</strong> Dolayısıyla delillerin kullanılmaz hale gelmemesi adına vakit kaybetmeden itiraz sürecinin ilerletilmesi gerekir.</p>
<h3>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu memuriyete engel midir?</h3>
<p>Bu sorunun yanıtı, cezanın niteliğine ve miktarına göre değişir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu&#8217;nun 48/5. maddesine göre <strong>&#8220;bir yılı aşan hapis cezasına mahkum olanlar&#8221;</strong> kamu görevine alınamaz. TCK m. 179&#8217;un ikinci ve üçüncü fıkralarında da üst sınır iki yıl olduğundan, memuriyet engeli doğma ihtimali vardır. Bununla beraber <strong>HAGB kararı ya da cezanın ertelenmesi durumları memuriyete engel değildir</strong> çünkü denetim süreci başarıyla tamamlandığı takdirde adli sicile işlemez.</p>
<h3>Seri muhakeme usulünü reddetmek sanık açısından avantajlı olabilir mi?</h3>
<p>Ceza miktarında yarı oranında indirim sağlayan seri muhakeme usulünü kabul etmek, suçun işlendiğini fiilen kabul etmek anlamına gelir.</p>
<p>Süreç açısından stratejik bir karardır. Tehlike unsurunun somut olayda gerçekleşmediği, promil ölçümünün usule aykırı yapıldığı ya da kastın ispat edilemeyeceği durumlarda seri muhakemeyi reddedip duruşmalı yargılama talep etmek, <strong>beraat ihtimali taşıyan dosyalarda anlamlı olabilir. </strong></p>
<p>Ceza indirimi ile beraat ihtimali arasındaki bu denge, dosyanın delil durumuna göre bir <strong>avukat aracılığıyla değerlendirilmeli </strong>ve her iki seçeneğin de sonuçları <strong>geri dönülemez nitelikte olduğundan aceleyle karar verilmemelidir.</strong></p>
<h3>Ehliyetsiz araç kullanmak TCK m.179 kapsamında suç teşkil eder mi?</h3>
<p>Yargıtay içtihadında ehliyetsiz araç kullanmak tek başına TCK m. 179 kapsamında suç değildir. Bu eylem, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında<strong> ayrı bir idari yaptırım olarak gündeme gelir.</strong></p>
<p>Bununla beraber, ehliyetsiz sürücü aynı zamanda alkollü ya da trafiği tehlikeye atacak biçimde araç kullandığı takdirde m. 179 hükümleri devreye girer. Burada önemli bir nokta olarak Yargıtay, suçun faili bakımından sürücü belgesini zorunlu koşul saymamakta, yani ehliyetsiz bir kişi de bu suçun faili olabilmektedir.</p>
<h3>Hem idari para cezası hem hapis cezası aynı anda uygulanabilir mi?</h3>
<p>Evet, bu suç kapsamında hem idari hem de adli yaptırımlar aynı olay nedeniyle birlikte uygulanabilir. Örneğin, sürcünün yaptığı ihlal nedeniyle <strong>trafik polisi idari para cezası uygulayarak ehliyetine el koyabilir.</strong> Bunun yanında aynı eylem TCK 179 kapsamında suç oluşturuyorsa <strong>Cumhuriyet savcılığı tarafından ceza soruşturması başlatılır ve mahkeme tarafından hapis cezasına hükmedilebilir. </strong></p>
<p><strong>Bu iki süreç birbirinden bağımsızdır</strong> ve idari para cezasının ödenmesi, ceza davasını ortadan kaldırmayacağı gibi ceza davasının düşmesi ya da failin beraati de idari yaptırımların iptali anlamına gelmez.</p>
<h3>İstinaf başvurusu için süre ve yol nedir?</h3>
<p>Asliya Ceza Mahkemesi&#8217;nin verdiği karara karşı <strong>CMK m. 273&#8217;e dayanarak hükmün tebliğinden itibaren yeni gün içerisinde istinaf yoluna başvurma hakkınız vardır.</strong> Başvuru, yazılı dilekçe sunarak kararı veren mahkemeye yapılmalıdır. Doğrudan Bölge Adliye Mahkemesi&#8217;ne başvurmak geçerli değildir. Süre kaçırıldığı takdirde <strong>karar kesinleşir ve istinaf yolu kapanır. </strong></p>
<h3>Yabancı uyruklu kişiler bu suç nedeniyle sınır dışı edilebilir mi?</h3>
<p>Evet, TCK m. 179 kapsamında mahkum olan yabancı uyruklu kişiler, <strong>6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu&#8217;nun 54. maddesi çerçevesinde sınır dışı edilebilir.</strong> Bu kararın uygulanması için İl Göç İdaresi Müdürlüğü&#8217;nün ayrıca işlem yapması gerekir ve karara İdare Mahkemesi nezdinde <strong>durdurma talepli itiraz mümkündür.</strong> Türkiye&#8217;de ikamet izni ya da aile bağları bulunan yabancılar açısından risk taşıdığından dolayı ceza davasını bir avukatla takip etmenizi öneririz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-guvenligini-tehlikeye-sokma-sucu-ve-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kilometresi Düşürülmüş Araç Davası</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/kilometresi-dusurulmus-arac-davasi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/kilometresi-dusurulmus-arac-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 16:12:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tazminat Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1929</guid>

					<description><![CDATA[UZMAN GÖRÜŞÜ Kilometre düşürme, yalnızca alıcının maddi kaybına neden olmakla kalmaz, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında dolandırıcılık suçunu da oluşturabilir. Aracın geçmişi mutlaka detaylı sorgulanmalıdır. Av. Ezgi Bozkurt Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı İkinci el araç satışı her ne kadar tarafların güven ilişkisine dayanan bir süreç olsa da uygulamada alıcılar, aracın gerçek kullanım geçmişinin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="uzman-gorusu-box">
<div class="uzman-foto-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="uzman-foto" /><br />
    <span class="uzman-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="uzman-icerik">
<div class="uzman-baslik">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#d3b077" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="uzman-metin">
      Kilometre düşürme, yalnızca alıcının maddi kaybına neden olmakla kalmaz, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında dolandırıcılık suçunu da oluşturabilir. Aracın geçmişi mutlaka detaylı sorgulanmalıdır.
    </p>
<div class="uzman-imza">
<p class="uzman-ad">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="uzman-unvan">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<p>İkinci el araç satışı her ne kadar tarafların güven ilişkisine dayanan bir süreç olsa da uygulamada alıcılar, aracın gerçek kullanım geçmişinin gizlenmesi amacıyla <strong>kilometresinin düşürülmesi mağduriyetiyle karşı karşıya kalabilmektedir. </strong></p>
<p>Aracın kilometresinin değiştirilmesi yalnızca aracın değerini ve kullanım durumunu yanlış göstermez, aynı zamanda alıcının iradesini sakatlayan, <strong>ayıplı mal hükümlerini gündeme getiren</strong> ve <strong>cezai sorumluluk doğuran</strong> bir müdahale niteliği taşır.</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <b>kilometresi düşürülmüş araç satışında ayıplı mal kavramı, tazminat talepleri ve cezai yaptırımlara ilişkin </b>genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Aracın Kilometresinin Düşürülmesi ve Ayıplı Mal Kavramı</h2>
<p>Türk Borçlar Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ayıplı mal, <strong>bir malın gereken ya da vaad edilen niteliklerden, özelliklerden yoksun olması durumunu ifade eder.</strong> Kilometresi düşürülmüş araç meselesi de temel olarak ayıplı mal kavramı çerçevesinde değerlendirilmektedir.</p>
<p>İkinci el araç alımında alıcının <strong>karar verme sürecini doğrudan etkileyen ve satışın temel unsurlarından birini oluşturan kilometre bilgisinin gizlenmesine yönelik her türlü eylem</strong>, hukuken açık bir ayıp hali olarak kabul edilir. Burada <strong>gizli ayıp kavramı devre girer</strong> çünkü alıcı, aracı teslim alırken kilometrenin düşürüldüğünü fark etme imkanı bulamaz. Bu durum da hem zamanaşımı hesabı hem de ispat yükü açısından kritik birtakım sonuçlar doğurur ve yaptırımlar <strong>yalnızca tazminat değil ceza hukukunu da devreye sokmaktadır. </strong></p>
<div class="law-cta-box">
<h3>Süreç Hakkında Bilgi</h3>
<p>Hesaplama sonucunuz hakkında bilgilendirme için bize ulaşın.</p>
<p>  <a href="https://wa.me/905413710609" class="law-cta-btn law-cta-whatsapp" target="_blank" rel="noopener"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M12 2a10 10 0 00-8.65 15.03L2 22l5.12-1.34A10 10 0 1012 2zm0 18a8 8 0 01-4.07-1.1l-.29-.17-3.04.8.81-2.96-.19-.3A8 8 0 1112 20zm4.39-5.61c-.24-.12-1.41-.7-1.63-.78-.22-.08-.38-.12-.54.12-.16.24-.62.78-.76.94-.14.16-.28.18-.52.06-.24-.12-1.02-.38-1.94-1.22-.72-.64-1.2-1.42-1.34-1.66-.14-.24-.02-.37.1-.49.1-.1.24-.28.36-.42.12-.14.16-.24.24-.4.08-.16.04-.3-.02-.42-.06-.12-.54-1.3-.74-1.78-.2-.48-.4-.42-.54-.43h-.46c-.16 0-.42.06-.64.3-.22.24-.84.82-.84 2s.86 2.32.98 2.48c.12.16 1.7 2.6 4.12 3.64.58.25 1.03.4 1.38.52.58.18 1.1.15 1.52.09.46-.07 1.41-.58 1.61-1.14.2-.56.2-1.04.14-1.14-.06-.1-.22-.16-.46-.28z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">WhatsApp</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a href="tel:+905413710609" class="law-cta-btn law-cta-phone"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M6.62 10.79a15.05 15.05 0 006.59 6.59l2.2-2.2c.27-.27.67-.36 1.02-.24 1.12.37 2.33.57 3.57.57.55 0 1 .45 1 1V21c0 .55-.45 1-1 1C10.85 22 2 13.15 2 2c0-.55.45-1 1-1h3.5c.55 0 1 .45 1 1 0 1.24.2 2.45.57 3.57.11.35.03.74-.25 1.02l-2.2 2.2z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">Telefonla Görüşün</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a style="color: #062440 !important;" href="/iletisim/" class="law-cta-link">Tazminat Davaları Avukatlık Hizmetlerimiz →</a>
</div>
<h2>Kilometre Düşürmenin Cezası (2026)</h2>
<p>Alıcıyı aldatmaya ve ekonomik zarar vermeye yönelik bilinçli bir manipülasyonu barındıran  kilometre düşürme eylemi, Türk Ceza Kanunu kapsamında kural olarak <strong>m. 157&#8217;de tanımlanan dolandırıcılık suçu çerçevesinde değerlendirilir.</strong> Dolandırıcılık suçu için öngörülen temel ceza bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır ve suçun nitelikli halleri söz konusu olduğunda bu süre önemli ölçüde artabilir.</p>
<p>Diğer taraftan kilometrenin düşürülmesinde eş zamanlı olarak TCK m. 151 (mala zarar verme suçu) ve TCK m. 204 (evrakta sahtecilik) suçları gündeme gelebilir. Bu eylemi galerinin yani <strong>araç alış satışını ticari iş olarak yapan bir kurumun işlemesi</strong>, <strong>birden fazla mağdurun bulunması</strong> ya da <strong>failin bu eylemi meslek edinmiş olması</strong> gibi ağırlaştırıcı unsurlar söz konusu ise <strong>TCK m. 158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık hükümleri</strong> uygulanır ve öngörülen ceza sınırı doğrudan yükselir.</p>
<h2>Kilometresi Düşürülmüş Araç Aldım, Ne Yapmalıyım?</h2>
<p>Aracınızın kilometresinin düşürüldüğünü öğrendiğinizce öncelikle aceleci davranmamalı ve <strong>satıcı ya da galeri ile iletişime geçmeden önce</strong> mümkünse hukuki bir yönlendirme almalısınız. Bu kapsamda takip etmeniz gereken adımları şöyle sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li><strong>Aracın yetkili servis ya da bağımsız bir eksper aracılığıyla teknik incelemeye tabi tutulması</strong> ve gerçek kilometreye ilişkin uzman raporunun alınması.</li>
<li>Satın alma sürecine ait tüm belgelerin, fatura veya alım sözleşmesinin, ilan ve iletişim kayıtlarının saklanması.</li>
<li>Araçtaki kilometre tahrifatını doğrulayan elektronik arıza kayıtları, servis geçmişi ve benzeri teknik verilerin temin edilmesi.</li>
<li>Ayıbın fark edildiği tarihten itibaren makul bir süre içinde satıcıya yazılı bildirimde bulunulması ve bu bildirimin <strong>elden teslim tutanağı, noter ihtarnamesi veya iadeli taahhütlü posta aracılığıyla yapılması.</strong></li>
<li>Olası bir dava sürecinde ciddi avantaj sağlayacak delillerin kaybolmaması için <strong>araçta herhangi bir değişikliğe gidilmemesi.</strong></li>
</ul>
<p>Tüm bu adımların hukuken <strong>zamanında ve eksiksiz atılması</strong>, tazminat talebinin ve cezai sürecin güçlü bir ispat zeminine oturtulması açısından kritiktir. Süreç aynı anda<strong> hem teknik hem de hukuki bir boyut taşıdığından</strong> dolayı yukarıda belirttiğimiz gibi ilk anda doğru bir hukuki destek almanızı öneririz.</p>
<h2>Kilometresi Düşürülmüş Araç Satışında Tazminat Davası</h2>
<p>Kilometresi düşürülmüş bir araç aldığınız takdirde, karşı tarafa tazminat davası açarak zararınızın çeşitli yollarla karşılanmasını talep etme hakkınız vardır. Hukuki niteliği itibariyla <strong>karmaşık ve birçok teknik bileşenin yer aldığı bu dava sürecinde</strong> alıcı, satıştan dönme, bedel indirimi yahut ayıptan doğan zararın karşılanması çözümlerinden bir ya da birkaçını aynı anda ileri sürebilir.</p>
<p>Satıcının sözleşmeden dönmesi yani satıştan vazgeçmesi halinde alıcı, <strong>aracı iade ederek ödediği bedeli tümünü geri alır. </strong></p>
<p>Bedel indiriminde ise araç alıcı kalmakla beraber kilometre farkının yarattığı <strong>değer düşüklüğü satıcıdan tahsil edilir.</strong> Burada araç bakımı, onarımı ve değer kaybına bağlı ortaya çıkan tüm zararlar da tazminat kapsamında değerlendirilir. Bilinçli aldatma olgusunun açıkça ortaya konulduğu durumlarda ise <strong>manevi tazminat talebi de gündeme gelir.  </strong></p>
<p>Araç ve teknik dosyalalar üzerinde yürütülen inceleme neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu, dava sürecinde belirleyici bir rol oynar. Bu rapor kilometre farkını, değer kaybını ve tarafların sorumluluğunu somut verilerle ortaya koyar. Maddi tazminat miktarının tespitinde <strong>aracın modeli, rayiç piyasa değeri, fark edilen kilometre ve satış bedeli birlikte değerlendirilir. </strong></p>
<h3>Dava Ne Kadar Sürer?</h3>
<p>Tazminat davasının süresi yargılama süresine, dosyanın karmaşıklığına, delil durumuna ve mahkemenin iş yüküne bağlı olarak <strong>ortalama 1-3 yıl arasında sonuçlanır.</strong> Bilirkişi incelemesinin tek aşamada tamamlandığı, güçlü delillerin olduğu ve tarafların anlaşmazlıklarının sınırlı kaldığı davalarda<strong> süre önemli ölçüde kısalır. </strong>Önemli bir dipnot olarak, karar temyiz aşamasına taşınırsa <strong>süreç 1-2 yıl kadar daha uzayabilir. </strong></p>
<p>Dava öncesinde zorunlu arabuluculuk kapsamında başvurulan süreç birkaç hafta içerisinde sonuç verebilir ve anlaşma sağlandığında dava sürecine geçilmez. Dolayısıyla arabuluculuk aşaması <strong>hem zaman hem de maliyet açısından</strong> mutlaka dikkate alınması gereken önemli bir süreçtir. Bu süreçte de <strong>doğru anlaşma zeminini yakalayabilmek ve hak kaybı yaşamamak adına uzman yönlendirmesi gerekir. </strong></p>
<h3>Görevli ve Yetkili Mahkeme</h3>
<p>Bireysel alıcının, esnaf ya da galeriden araç satın alması durumunda <strong>Tüketici Mahkemesi</strong> görevlidir. Bu mahkemenin olmadığı yerlerde ise <strong>Asliye Hukuk Mahkemesi</strong>, tüketici sıfatıyla bu davalara bakmakla görevlidir. Tarafların her ikisinin de tacir sıfatı taşıdığı durumlarda <strong>Asliye Ticaret Mahkemesi</strong>&#8216;ne başvurmak gerekir.</p>
<p>Yetkili mahkeme bakımından genel kural, davalının ikamet ettiği yerdeki mahkeme olmakla beraber tüketici uyuşmazlıklarında alıcının bulunduğu yerdeki mahkeme de yetkili sayılır.</p>
<p><strong>Davanın görevsizlik ya da yetkisizlik kararıyla reddedilmemesi adına</strong> görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi gerekir.</p>
<h3>Zamanaşımı Kavramı</h3>
<p><strong>Tüketici Mahkemesi&#8217;nde görülen davalarda</strong>, satıcının ayıptan doğan sorumluluğuna ilişkin <strong>zamanaşımı süresi iki yıldır ve bu süre, ayıbın fark edildiği andan itibaren işlemeye başlar. </strong></p>
<p><strong>Gizli ayıp</strong> söz konusu olduğunda süre farklılaşır. Kilometre düşürmenin dürüstlüğe aykırı biçimde gizlendiğinin ispatı halinde zamanaşımı <strong>beş yıla uzar.</strong> Yine satıcı tarafından verilen garanti ya da güvencenin olması halinde de bu süre uzayabilir.<strong> Dolandırıcılık suçuna</strong> dayanan ceza davalarında ise şikayet zamanaşımı süresi s<strong>ekiz yıldır. </strong></p>
<h3>Davanın Olası Sonuçları</h3>
<p>Mahkemede verilecek kararın hangi talep üzerinde şekillendirse şekillesin alıcı açısından doğrudan malı sonuçları olacağı bu süreçteki olası kararlar şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Sözleşmeden dönme ve tam iade:</strong> Mahkeme, satış sözleşmesinin iptaline ve araçla ödenen bedelin karşılıklı olarak iade edilmesine hükmedebilir. Bu sonuç, özellikle kilometre farkının büyük olduğu ve aracın kullanımının önemli ölçüde etkilendiği davalarda tercih edilen çözüm yoludur.</li>
<li><strong>Bedel indirimi:</strong> Alıcı aracı elinde tutmak istiyorsa, mahkeme kilometre farkına karşılık gelen değer düşüklüğünü hesaplayarak satış bedelinden indirilen tutarın satıcıdan tahsiline hükmedebilir. Bu durumda alıcı aracın gerçek değerine denk düşen bir ödeme yapmış olur.</li>
<li><strong>Maddi tazminat:</strong> Mağdurun araçla bağlantılı ek masrafları, değer kayıpları ve doğrudan zararları tazminat kapsamında değerlendirilerek satıcıdan tahsil edilebilir. Söz konusu zarar kalemleri arasında gereksiz yere yapılan bakım ve onarım giderleri, sigortaya esas olan piyasa değeri ile gerçek değer arasındaki fark ve benzeri ekonomik kayıplar yer alabilir.</li>
<li><strong>Manevi tazminat:</strong> Aldatma kastının açıkça ortaya konulduğu davalarda alıcı, uğradığı manevi zarar nedeniyle de tazminat talep edebilir. Bu talebin kabul edilmesi büyük ölçüde satıcının kusurunun niteliğine ve hâkimin takdir yetkisinin kullanılma biçimine bağlıdır.</li>
<li><strong>Davanın reddedilmesi: </strong>Delillerin yetersiz kaldığı, zamanaşımının dolduğu ya da usule aykırılıkların bulunduğu durumlarda dava reddedilebilir. Bu olasılığı en aza indirmek için sürecin en başından itibaren uzman avukat yönlendirmeleriyle ilerlemek gerekir.</li>
</ul>
<h2>Kilometresi Düşürülmüş Araç Satışında Yargıtay Kararları</h2>
<p>Yargıtay&#8217;ın kilometresi düşürülmüş araç satışı alandaki kararları, hem hukuki sorumluluk sınırlarını hem de cezai boyutu net şekilde çizen önemli bir içtihat birikimi oluşturmuştur. Aşağıda ele aldığımız kararlar, <strong>uyuşmazlığın hangi zemine taşındığından bağımsız olarak alıcı lehine yönelen yargı tablonun anlaşılması açısından</strong> bizce çok önemlidir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>1- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/6482, K. 2022/8092, 24.10.2022:</strong></span></p>
<p>Bu karar, konuya ilişkin en güçlü emsal niteliğini taşımaktadır. Karara konu olayda alıcı, 2020 yılında 21.300 TL&#8217;ye satın aldığı aracın muayene kayıtlarını incelediğinde 2015&#8217;te 277.000 km gözüken aracın 2019&#8217;da 127.000 km&#8217;ye düştüğünü fark etmiş; satıcı ise kilometre düşürme işlemini kendisinin yapmadığını ileri sürerek sorumluluktan kaçmaya çalışmıştır. Yerel mahkeme başlangıçta bu savunmayı kabul ederek davayı reddetmiş; ancak Adalet Bakanlığı&#8217;nın kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay devreye girmiştir. Daire, TBK m. 219 ve devamı hükümleri uyarınca satıcının ayıbı bilip bilmediğinden bağımsız olarak sorumlu olduğuna hükmetmiş ve yerel mahkeme kararını bozmuştur. Karar aynı zamanda Resmi Gazete&#8217;de yayımlanmış olup geniş kamuoyu ilgisine konu olmuştur.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>2- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/7985, K. 2016/14765</strong></span></p>
<p>Bu kararda internet ilanında 130.000 km olarak gösterilen araç, 15.08.2011 tarihinde 20.900 TL&#8217;ye satılmış; ancak alıcı aracı muayeneye götürdüğünde bir önceki muayenede 178.309 km gözüken aracın sayacının düşürülmüş olduğunu öğrenmiştir. Mahkeme başlangıçta davayı reddetmiş, fakat Yargıtay bozma kararında kilometre manipülasyonunun açıkça gizli ayıp oluşturduğunu, satıcının bu ayıpların varlığını bilmese dahi sorumlu tutulacağını ve bilirkişi raporu da dahil olmak üzere tarafların tüm delillerinin birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Karar, internet ilanındaki kilometre bilgisinin de sözleşmenin ayrılmaz bir parçası sayılması gerektiğini ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>3- Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/2513</strong></span></p>
<p>Daire bu kararında tazminat miktarının hesaplanma yöntemine ilişkin önemli bir ilke benimsemiştir. Karara göre bedel indirim tutarı belirlenirken &#8216;nispi yöntem&#8217; esas alınmalıdır: satış tarihi itibarıyla aracın ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı tespit edilmeli ve bu iki değer arasındaki oranın satış bedeline yansıması hesaplanmalıdır. Ayrıca söz konusu tespitlerin yalnızca Tüvtürk muayene kayıtlarına dayandırılamayacağı, bağımsız teknik bilirkişi incelemesiyle desteklenmesi gerektiği de hüküm altına alınmıştır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>4- Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/18022, K. 2016/4057, 05.04.2016</strong></span></p>
<p>Bu karar, konunun cezai boyutuna ilişkin emsal niteliğindeki kararlardandır. Daire, kilometre düşürerek araç satma eyleminin yalnızca temel dolandırıcılık (TCK m. 157) değil, TCK m. 158/1-f kapsamında &#8216;bilişim sistemleri araç olarak kullanılmak suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık&#8217; suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. Sayaç manipülasyonunun elektronik sistemlere müdahale yoluyla gerçekleştirildiğine dikkat çeken karar, bu fiilin ağırlaştırılmış hükümler çerçevesinde yargılanması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır; bu durum ise somut olayda öngörülen azami hapis cezasını doğrudan yükseltmektedir.</p>
<h2>Satıcının Hukuki Sorumluluğu</h2>
<p>Kilometresi değiştirilmiş araç satışında satıcının hukuki sorumluluğu hem özel hukuk hem de ceza hukuku kapsamında değerlendirilir ve Türk Borçlar Kanunu&#8217;na göre <strong>satıcı, sattığı malın ayıplarından kusurlu bulunmasa dahi sorumludur. </strong></p>
<p>Alıcının, satıcıdan talep edebileceği haklar şöyledir:</p>
<ul>
<li>Satıştan dönme ve ödenen bedelin iadesi.</li>
<li>Aracın piyasa değeri ile gerçek değeri arasındaki farka karşılık gelen bedel indirimi.</li>
<li>Kilometre değişiminde kaynaklı ek masraflar ve zararların tazmini.</li>
<li>Satıcının kastının ispatlanması halinde manevi tazminat.</li>
</ul>
<p>Satıcının araç alış satışını ticari bir faaliyet olarak yaptığı durumlarda satıcı profesyonel bir girişimci sayılmakta ve <strong>saklı tuttuğu her türlü kusurdan tam olarak sorumlu tutulmaktadır. </strong></p>
<h2>Galerinin ve Eksperin Hukuki Sorumluluğu</h2>
<p>Kilometresi düşürülmüş araç davalarında galeri ve eksper de sorumlu taraf olarak karşımıza çıkabilir. Galeri, ticari bir faaliyet olarak araç alış satışı yaptığından dolayı <strong>mesleki bir standarda uymakla yükümlüdür.</strong> Galeride çalışan bir personelin kilometredeki değişimi biliyor olması ya da bilmesi gerektiğinin ortaya konulması durumunda galeri <strong>hukuki sorumluluktan kurtulamaz.</strong></p>
<p>Eksper açısından ise, kilometredeki değişimi gözden kaçırması ya da bilerek rapora eklememesi durumunda ona karşı da hukuki talep hakkı doğar. Özellikle <strong>değişimin dikkatli bir teknik incelemeyle fark edilebilecek derecede net olduğu durumlarda</strong> eksperin ihmalden kaynaklanan sorumluluğu mahkemece kabul görmüştür.</p>
<p>Birden fazla tarafın (satıcı, galeri ve/veya eksper) davalı olarak gösterildiği davaların tazminat alınma olasılığını anlamlı biçimde yükselttiği görülmektedir. Bu nedenle <strong>tüm olası sorumluları sürecin başında tespit etmek</strong>, hak kaybını önlemek açısından belirleyici bir adımdır.</p>
<h3>Gizli ayıp nedir?</h3>
<p>Gizli ayıp, <strong>malın teslimi sırasında olağan bir incelemeyle fark edilemeyen</strong> fakat zaman içinde ya da özel bir teknik inceleme sonucunda fark edilen ayıplardır. Aracın kilometresinin düşürülmesi de klasik bir gizli ayıp örneğidir. Gizli ayıp durumunda <strong>zamanaşımı süresi malın teslim edildiği tarihten değil, ayıbın öğrenildiği andan itibaren işlemeye başlar. </strong></p>
<h3>Aracın kilometresindeki değişim nasıl anlaşılır?</h3>
<p>Aracın kilometresi ile oynandığını anlamanın <strong>birkaç farklı yolu vardır.</strong> Bu yolları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:</p>
<ul>
<li>Yetkili servis geçmişi ve bakım kayıtları, göstergedeki değerle örtüşmeyebilir.</li>
<li>OBD cihazlarıyla elde edilen elektronik arıza kayıtları yardımcı olabilir.</li>
<li>Koltuk, direksiyon, pedal ya da aracın iç mekanındaki diğer parçalardaki aşınma izlerinin kilometre ile çelişmesi önemli bir işarettir.</li>
<li>Araç hasar kayıtları, farklı kilometrelerde gerçekleşmiş hasarları kayıt altında tutabilir.</li>
</ul>
<p>Birtakım şüpheleriniz olduğu takdirde <strong>tüm bu analizleri birleştirerek bütüncül bir değerlendirme yapabilen bağımsız bir ekspere başvurarak</strong> en doğru sonucu alabilirsiniz.</p>
<h3>Durumu ilk adımda satıcıya bildirerek anlaşmayı mı denemeliyim?</h3>
<p>Satıcıya bildirimle bulunmak<strong> hukuki sürecin zorunlu bir ön adımıdır</strong> ve bu bildirimi yaparken birkaç noktaya dikkat etmek gerekir. Anlaşmazlığın sürmesi durumunda dava öncesinde zaman ve maliyet açısından etkili bir çözüm yolu sunan <strong>arabuluculuk aşaması doğru koşullarda değerlendirilebilir. </strong></p>
<p>Bildiriminizi elden teslim tutanağı, iadeli taahhütlü posta ya da noter ihtarnamesiyle yapmanız ispat açısından önemli bir noktadır. Yüz yüze ya da telefon görüşmesiyle yaptığınız bildirimler <strong>karşı tarafça kolaylıkla inkar edilebilir. </strong></p>
<p>Bu gibi durumlarda satıcının önerdiği para iadesi gibi <strong>bir çözümü onaylamadan ve imzalamadan önce bir avukata danışmanızı</strong>, aksi takdirde bu aşamada yapacağınız bir hatanın süreçteki<strong> hak taleplerinizi kısıtlayabileceğini belirtmek isteriz. </strong></p>
<h3>Uzman desteği ve yönlendirmesi almak neden önemli?</h3>
<p>Görünenden çok daha fazla teknik ve hukuki ayrıntı barındıran kilometresi düşürülmüş araç davalarında <strong>zamanaşımı hesabı, mahkeme seçimi, bilirkişi raporuna itiraz, tazminat talebinin doğru kurgulanması</strong> adımlarının her biri usul hukukunda yanlış adım atılırsa geri dönüşü olmayan hak kayıplarına neden olabilir. Dolayısıyla deneyimli bir avukat desteği almak bu riskleri ortadan kaldırırken <strong>tazminat hakkınızı ve cezai sorumluluk sürecini kayıpsız ilerletmenize yardımcı olur. </strong></p>
<h3>Farkında olmadan kilometresi düşürülmüş araç sattım, ne yapmalıyım?</h3>
<p>Öncelikle durumu fark ettiğiniz anda <strong>alıcıya yazılı olarak bildirmeniz gerekir.</strong> Hukuken iyi niyetli satıcı, ayıptan habersiz odluğunu ve <strong>bu ayıptan haksız kazanç elde etme amacı taşımadığını ispatlayabilirse sorumluluğu önemli ölçüde azalabilir.</strong> Diğer taraftan alıcı, sizden önceki satıcıya karşı hak talep edebileceğinden, zinciri bir önceki halkasına yani aracı size satan kişiye rücü davası açma hakkınız da saklıdır.</p>
<p>Günün sonunda tüm bu süreçte ne yapmanız, söylemeniz ve nasıl bir yol izlemeniz gerektiğini belirlemek ve hak kaybına uğramamak adına vakit kaybetmeden <strong>uzman bir avukata danışmanızı öneririz.</strong></p>
<h3>Satıcının &#8220;bilmiyordum&#8221; savunması mahkemede geçerli midir?</h3>
<p>Hayır, satıcı, sattığı maldaki ayıplardan habersiz olduğunu ileri sürerek hukuki sorumluluktan kurtulamaz. Türk Borçlar Kanunu kapsamında satıcı, söz konusu ayıbı bilip bilmediğinden bağımsız olarak <strong>ayıptan doğan zararları karşılamak ve müşteriyi tüm ayıplardan korumakla yükümlüdür.</strong></p>
<p>Araç ticareti yapan galerilerde bu sorumluluk daha da ağırlaşmaktadır. Mahkemeler galeri ile alıcı arasındaki işlemlerde bilgisizlik iddiasını kabul etmemekte ve<strong> mesleki gözetim yükümlülüğü çerçevesinde tam sorumluluk yüklemektedir.</strong></p>
<h3>Noter satış sözleşmesindeki &#8220;Mevcut haliyle kabul ettim&#8221; ibaresi hak aramayı engeller mi?</h3>
<p>Hayır, alıcının bu ifadesi gizli ayıplar için bir <strong>sorumsuzluk işlevi görmez.</strong> Yargıtay&#8217;ın bu konudaki içtihadı açık ve net biçimde kilometre değişimi gibi kasıtlı gizleme eylemlerinde sözleşme klişelerinin alıcının haklarını ortadan kaldırmadığı yönündedir. Bu ibare <strong>yalnızca aracın görünür durumunu kabul ettiğiniz anlamına gelir</strong> ve kilometre değişimi gibi<strong> gizlenen bir ayıptan haberdar olduğunuz ya da bu ayı kabul ettiğiniz şeklinde yorumlanamaz. </strong></p>
<h3>Davada hangi deliller gereklidir?</h3>
<p>Bağımsız eksper veya yetkili servis raporu, OBD arıza kayıtlar, araçtaki mekanik aşınma izleri, noter satış sözleşmesi, işlem belgesi, ilan görselleri, satıcı ya da galeriyle yapılan yazışmalar ve servis geçmişine ait kayıtlar delil olarak kullanılabilir. Bunların dışında, usul açısından <strong>ayıbın fark edildiğine ilişkin yazılı bildirim belgesi</strong> dosyanın vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu delillerin <strong>zamanında ve doğru biçimde toplanması</strong> davanın seyrini etkileyen en kritik noktalardan biridir.</p>
<h3>Ceza davası açılabilir mi?</h3>
<p>Evet, kilometre düşürme yalnızca bir tazminat davası meselesi değil, aynı zamanda cezai yaptırım gerektiren bir eylemdir ve <strong>TCK 157 kapsamında dolandırıcılık suçu gerekçesiyle</strong> şikayette bulunabilirsiniz. Bu süreçte ceza ve hukuk davası birbirini engellemez, <strong>her ikisi aynı anda yürütülebilir. </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/kilometresi-dusurulmus-arac-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
