<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>My Blog</title>
	<atom:link href="https://cozumavukatlik.com.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://cozumavukatlik.com.tr</link>
	<description>My WordPress Blog</description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2026 05:19:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/cozum-hukuk-ikon-150x150.png</url>
	<title>My Blog</title>
	<link>https://cozumavukatlik.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Vasi Tayini Dilekçesi Örneği</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/vasi-tayini-dilekcesi-ornegi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/vasi-tayini-dilekcesi-ornegi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 18:44:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Medeni Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Dilekçeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2362</guid>

					<description><![CDATA[Öne çıkan noktalar Vasi tayini sürecine ilişkin dört kritik nokta: 1 Vasi tayini, kendi işlerini göremeyen kişinin kişisel ve malvarlığına ilişkin menfaatlerinin korunması için yasal temsilci atanmasını sağlar. 2 Vasi tayini talebi, kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi&#8217;ne yapılır. 3 Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlama talebinde resmi sağlık kurulu raporu sürecin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ozet-box">
<div class="ozet-baslik">
   <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
  <path d="M9 11l3 3L22 4"/>
  <path d="M21 12v7a2 2 0 0 1-2 2H5a2 2 0 0 1-2-2V5a2 2 0 0 1 2-2h11"/>
</svg><br />
    <span>Öne çıkan noktalar</span>
  </div>
<p class="ozet-aciklama">Vasi tayini sürecine ilişkin dört kritik nokta:</p>
<ol class="ozet-liste">
<li>
      <span class="ozet-no">1</span><br />
      <span class="ozet-metin">Vasi tayini, kendi işlerini göremeyen kişinin kişisel ve malvarlığına ilişkin menfaatlerinin korunması için yasal temsilci atanmasını sağlar.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">2</span><br />
      <span class="ozet-metin">Vasi tayini talebi, kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi&#8217;ne yapılır.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">3</span><br />
      <span class="ozet-metin">Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlama talebinde resmi sağlık kurulu raporu sürecin temel belgelerinden biridir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">4</span><br />
      <span class="ozet-metin">Vasi atanmasına ilişkin karara karşı tebliğden itibaren 10 gün içinde itiraz edilebilir.</span>
    </li>
</ol>
</div>
<p>Hastanede yatan babanın emekli maaşıyla ilgili işlem yapmak, felç geçiren eşin hesabından işlem gerçekleştirmek yahut zihinsel engelli evladın malvarlığını yönetmek, <strong>kişinin kendi adına işlem yapamadığı durumlarda</strong> yasal temsilci ihtiyacını gündeme getirir. Böyle durumlarda <strong>Sulh Hukuk Mahkemesi&#8217;nden</strong> vasi atanması istenebilir. Vasi tayini, kanunda düzenlenen kısıtlama sebeplerinin bulunduğu durumlarda, <strong>kişinin ve malvarlığının korunmasını sağlar. </strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>vasi atamasının hangi durumlarda gündeme geleceğine, karara nasıl itiraz edilebileceğine ve vasi talebi sürecini başlatan dilekçelere</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<div class="expert-opinion-box">
<div class="expert-photo-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="expert-photo" /><br />
    <span class="expert-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#032540" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="expert-content">
<div class="expert-title">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#cfb283" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="expert-text">Vasi tayini başvurularında yalnızca gerekli belgelerin sunulması değil, kişinin neden vesayet altına alınması gerektiğinin somut biçimde ortaya konulması da önemlidir. Özellikle sağlık durumuna dayalı başvurularda raporların ve günlük yaşamda karşılaşılan güçlüklerin doğru şekilde aktarılması, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından belirleyicidir..</p>
<div class="expert-signature">
<p class="expert-name">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="expert-role">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<h2>Vasi Tayini Nedir? Hangi Durumlarda Vasi Atanır?</h2>
<p><strong>Kendi işlerini göremeyecek durumdaki</strong> kişiye mahkeme kararıyla yasal temsilci atanmasını ifade eden vasi tayini, kısıtlının kişiliğine ve malvarlığına ilişkin menfaatlerini korur, hukuki işlemlerinde kısıtlıyı temsil eder. T<strong>ürk Medeni Kanunu, vesayeti gerektiren halleri şu şekilde belirlemiştir: </strong></p>
<ul>
<li>Velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır (TMK m.404).</li>
<li>Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen, korunması için sürekli yardıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır (TMK m.405).</li>
<li>Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ve malvarlığını kötü yönetme de kısıtlama sebebidir (TMK m.406).</li>
<li>1 yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum olan ergin hakkında da kısıtlama kararı verilir (TMK m.407).</li>
<li>Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık sebebiyle işlerini yönetemediğini ispat eden kişi kendi kısıtlanmasını isteyebilir (TMK m.408).</li>
</ul>
<p>Sayılan sebepler sınırlıdır ve genişletilemez ve <strong>kanunda yer almayan gerekçeyle kısıtlama kararı verilemez.</strong> Yaşlılık tek başına kısıtlama sebebi sayılmaz, burada kişinin işlerini yürütemez duruma gelmiş olması aranır. Vesayet altına alınan kişi <strong>ayırt etme gücünden sürekli yoksunsa tam ehliyetsiz, ayırt etme gücü varsa sınırlı ehliyetsiz sayılır.</strong></p>
<p><strong>**</strong> Avukatlarımızın hazırladığı <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/Vasi_Degistirme_Dilekcesi.docx"><strong>Vasi Değiştirme Dilekçesi örneğini bağlantıya tıklayarak</strong></a> hemen indirebilirsiniz.</p>
<p><strong>**</strong> Avukatlarımızın hazırladığı <strong><a href="https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/Vesayet_Tasinmaz_Satis_Izni_Dilekcesi.pdf">Vesayet Makamından Taşınmaz Satış İzni Dilekçesi örneğini</a> bağlantıya tıklayarak</strong> hemen indirebilirsiniz.</p>
<h2>Vasi Tayini Dilekçesi Örneği</h2>
<p>Bu bölümde, <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/"><strong>Çözüm Hukuk Bürosu</strong></a> avukatlarının hazırladığı vasi tayini dilekçe örneğini bulabilirsiniz. Bu örnek, dilekçenin yapısını genel hatlarıyla göstermesi açısından hazırlanmış olup <strong>her olayın farklı nitelikler taşıdığını ve dilekçe içeriğinin olay özelinde değişkenlik göstermesi gerektiğinin altını çizmek isteriz. </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>… SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ&#8217;NE</strong></p>
<p><strong>TALEP EDEN:</strong> [Ad Soyad], T.C. [00000000000], [açık adres]
<p><strong>HAKKINDA VASİ TAYİNİ İSTENEN:</strong> [Ad Soyad], T.C. [00000000000], [açık adres]
<p><strong>YAKINLIK DERECESİ:</strong> [Oğlu, kızı, eşi, kardeşi]
<p><strong>KONU:</strong> [Ad Soyad] hakkında kısıtlama kararı verilerek tarafıma vasi olarak atanmam talebidir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR</strong></p>
<ol>
<li>Hakkında vasi tayini istenen [Ad Soyad], [tarih] doğumlu olup [adres] adresinde ikamet etmektedir. Kendisi [teşhis] nedeniyle günlük işlerini yürütememekte; banka, tapu ve sosyal güvenlik işlemlerini takip edememektedir.</li>
<li>Sağlık durumu [hastane adı] tarafından düzenlenen [tarih] tarihli sağlık kurulu raporuyla belgelenmiştir. Rapor dilekçe ekinde sunulmuştur.</li>
<li>Bakımını [süre] süredir tarafım üstlenmektedir. Aynı konutta birlikte yaşamaktayız. Aile içinde vasiliğime itiraz eden kimse bulunmamaktadır.</li>
<li>Vasiliğe engel halim yoktur. Adli sicil kaydım dilekçe ekindedir.</li>
</ol>
<p><strong>HUKUKİ SEBEPLER:</strong> Türk Medeni Kanunu&#8217;nun vesayete ilişkin hükümleri ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu.</p>
<p><strong>DELİLLER:</strong> Nüfus kayıt örneği, sağlık kurulu raporu, adli sicil kaydı, yerleşim yeri belgesi, tanık beyanları.</p>
<p><strong>SONUÇ VE İSTEM:</strong> Açıklanan nedenlerle [Ad Soyad] hakkında kısıtlama kararı verilmesine ve tarafıma vasi olarak atanmama karar verilmesini saygılarımla talep ederim. <strong>[Tarih]</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Talep Eden &#8211; [Ad Soyad] &#8211; İmza</strong></p>
<h2>Zihinsel Engelli Vasi Tayini Dilekçesi Örneği</h2>
<p>Bu bölümde, <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/"><strong>Çözüm Hukuk Bürosu</strong></a> avukatlarının hazırladığı zihinsel engelli bireyler için vasi tayini dilekçe örneğini bulabilirsiniz. Bu örnek, dilekçenin yapısını genel hatlarıyla göstermesi açısından hazırlanmış olup <strong>her olayın farklı nitelikler taşıdığını ve dilekçe içeriğinin olay özelinde değişkenlik göstermesi gerektiğinin altını çizmek isteriz. </strong></p>
<p><strong>Zihinsel engelli çocuk on sekiz yaşını doldurduğunda velayet sona erer.</strong> Anne ve baba, ergin evladı adına işlem yapabilmek için vasi kararı almak zorundadır. Aşağıdaki örnek doğrudan ergin engelli çocuklar için hazırlanmıştır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>… SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ&#8217;NE</strong></p>
<p><strong>TALEP EDEN:</strong> [Ad Soyad], T.C. [00000000000], [açık adres]
<p><strong>HAKKINDA VASİ TAYİNİ İSTENEN:</strong> [Ad Soyad], T.C. [00000000000], [açık adres]
<p><strong>YAKINLIK DERECESİ:</strong> Annesi / Babası</p>
<p><strong>KONU:</strong> Zihinsel engelli olan ve ergin hâle gelen [Ad Soyad] hakkında kısıtlama kararı verilerek tarafıma vasi olarak atanmam talebidir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR</strong></p>
<ol>
<li>Oğlum / kızım [Ad Soyad], [tarih] tarihinde on sekiz yaşını doldurmuştur. Ergin olmasıyla birlikte velayet hakkım sona ermiştir. Kendisi doğuştan zihinsel engelli olup ayırt etme gücüne sahip değildir.</li>
<li>[Hastane adı] tarafından düzenlenen [tarih] tarihli engelli sağlık kurulu raporunda engel oranı %[oran] olarak belirlenmiştir. Raporda tam bağımlı ibaresi yer almaktadır.</li>
<li>Doğduğu günden bu yana bakımını, beslenmesini, tedavisini ve özel eğitim sürecini tek başıma yürütmekteyim. Velayet sona erdiği için engelli aylığı, evde bakım yardımı, sağlık kurulu işlemleri ve banka hesabına ilişkin işlemler yapılamaz duruma gelmiştir.</li>
<li>Vasiliğe engel halim bulunmamaktadır. Eşim ve diğer çocuklarım vasiliğime muvafakat etmektedir. Muvafakat beyanları dilekçe ekinde sunulmuştur.</li>
</ol>
<p><strong>HUKUKİ SEBEPLER:</strong> Türk Medeni Kanunu ve Engelliler Hakkında Kanun hükümleri.</p>
<p><strong>DELİLLER:</strong> Engelli sağlık kurulu raporu, nüfus kayıt örneği, özel eğitim ve rehabilitasyon kayıtları, aile bireylerinin muvafakat beyanları, tanık beyanları.</p>
<p><strong>SONUÇ VE İSTEM:</strong> Açıklanan nedenlerle [Ad Soyad] hakkında kısıtlama kararı verilmesine ve tarafıma vasi olarak atanmama karar verilmesini saygılarımla talep ederim. <strong>[Tarih]</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Talep Eden &#8211; [Ad Soyad] &#8211; İmza</strong></p>
<h2>Hastalık Nedeniyle Vasi Tayini Dilekçesi Örneği</h2>
<p>Bu bölümde, <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/"><strong>Çözüm Hukuk Bürosu</strong></a> avukatlarının hazırladığı <strong>hastalık nedeniyle vasi tayini dilekçe örneğini</strong> bulabilirsiniz. Bu örnek, dilekçenin yapısını genel hatlarıyla göstermesi açısından hazırlanmış olup <strong>her olayın farklı nitelikler taşıdığını ve dilekçe içeriğinin olay özelinde değişkenlik göstermesi gerektiğinin altını çizmek isteriz. </strong></p>
<p>Alzheimer, inme, ağır demans ve benzeri hastalıklar ayırt etme gücünü sonradan ortadan kaldırır. <strong>Hasta artık vekaletname veremez, çünkü vekalet için de ayırt etme gücü aranır. Geriye tek seçenek olarak vasi tayini kalır.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>… SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ&#8217;NE</strong></p>
<p><strong>TALEP EDEN:</strong> [Ad Soyad], T.C. [00000000000], [açık adres]
<p><strong>HAKKINDA VASİ TAYİNİ İSTENEN:</strong> [Ad Soyad], T.C. [00000000000], [açık adres]
<p><strong>YAKINLIK DERECESİ:</strong> Eşi</p>
<p><strong>KONU:</strong> [Ad Soyad] hakkında kısıtlama kararı verilerek tarafıma vasi olarak atanmam talebidir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR</strong></p>
<ol>
<li>Eşim [Ad Soyad] ile [tarih] tarihinde evlendik. [Tarih] tarihinde [Alzheimer / serebrovasküler olay / ağır demans] teşhisi konulmuştur. Hastalık ilerleyici seyir göstermektedir.</li>
<li>Eşim yakınlarını tanıyamamakta, yer ve zaman algısını yitirmiş durumdadır. Günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayamamaktadır. Sağlık durumu [hastane adı] tarafından düzenlenen [tarih] tarihli sağlık kurulu raporuyla tespit edilmiştir.</li>
<li>Teşhisten önce düzenlenmiş vekaletname bulunmadığından emekli maaşının tahsili, tedavi masraflarının karşılanması, huzurevi ve bakım hizmeti sözleşmeleri ile taşınmaz işlemleri yürütülememektedir. Hastanede yapılacak tıbbi müdahalelerde onam verecek yasal temsilci de bulunmamaktadır.</li>
<li>Vasiliğe engel halim yoktur. Çocuklarımızın muvafakat beyanları ekte sunulmuştur.</li>
</ol>
<p><strong>HUKUKİ SEBEPLER:</strong> Türk Medeni Kanunu&#8217;nun kısıtlama ve vesayet hükümleri.</p>
<p><strong>DELİLLER:</strong> Sağlık kurulu raporu, hastane epikrizi ve tedavi kayıtları, evlilik cüzdanı örneği, nüfus kayıt örneği, çocukların muvafakat beyanları, tanık beyanları.</p>
<p><strong>SONUÇ VE İSTEM:</strong> Açıklanan nedenlerle [Ad Soyad] hakkında kısıtlama kararı verilmesine ve tarafıma vasi olarak atanmama karar verilmesini saygılarımla talep ederim.<strong> [Tarih]</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Talep Eden &#8211; [Ad Soyad] &#8211; İmza</strong></p>
<h2>Vasi Tayini Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?</h2>
<p>Vasi tayini dilekçesinde <strong>mahkeme adı, talepte bulunan kişinin ve kısıtlanması istenen kişinin bilgileri, detaylı açıklamalar, hukuki sebepler, deliller ve talep bölümleri</strong> yer almalıdır.</p>
<p>Açıklamalar bölümünde, <strong>kişinin hangi nedenle işlerini gerektiği gibi yürütemediği ve vesayet altına alınmasını gerektiren durum somut şekilde açıklanmalıdır.</strong> Sağlık durumu, günlük yaşamda karşılaşılan güçlükler ve varsa bu durumu gösteren belgeler mümkün olduğunca açık şekilde belirtilmelidir.</p>
<p>Dilekçede vasi adayı da gösterilebilir. Vesayet makamı, <strong>haklı bir sebep olmadıkça öncelikle eş veya yakın hısımlardan birini vasi olarak atar (TMK m. 414).</strong> Kısıtlanacak kişinin veya anne ve babasının önerdiği kişi de vasiliğe atanabilir (TMK m. 415). Bu nedenle talep bölümünde, somut duruma göre kısıtlama kararı verilmesi ve uygun görülen kişinin vasi olarak atanması istenebilir.</p>
<h2>Nelere Dikkat Edilmelidir?</h2>
<p>Akıl hastalığı ya da akıl zayıflığı nedeniyle vasilik talep ediliyorsa, r<strong>esmi sağlık kurulu raporu alınması gereklidir (TMB m. 409).</strong> Bu gibi durumlarda hakim, karar vermeden önce kısıtlanması istenen kişiyi dinler ve sağlık kurulu raporunu dikkate alır. <strong>Diğer kısıtlama sebeplerinde de kanunda öngörülen dinleme şartlarının yerine getirilmesi gerekir.</strong> Mahkeme, kişinin durumuna göre gerekli incelemeleri yapar ve gerektiğinde işlemleri bulunduğu yerde gerçekleştirebilir.</p>
<p><strong>Vasi adayının da kanunda belirtilen vasiliğe engel hallerden birinin bulunmaması gerekir.</strong> Kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler vasi olamaz. <strong>Ayrıca kısıtlanacak kişi ile vasi adayı arasında önemli bir menfaat çatışması bulunması da vasiliğe engel oluşturabilir (TMK m. 418</strong>). Örneğin vasi adayı ile kısıtlanacak kişi arasında miras veya alacak gibi ciddi bir uyuşmazlık bulunması, mahkemenin başka bir kişiyi vasi olarak değerlendirmesine yol açar.</p>
<h2>Dilekçede Hangi Belgeler Sunulur?</h2>
<p>Vasi tayini başvurusunda sunulacak belgeler, talebin içeriğine bağlı olarak değişkenlik gösterecektir. Örneğin, sağlık durumuna dayalı bir vasi talebinde kişinin durumunu gösteren sağlık kurulu raporuna ihtiyaç vardır. Yine vasilik talep eden kişi ile kısıtlanması istenen kişi aracındaki yakınlığı göstermek amacıyla <strong>nüfus kayıt örneği, ikametgah belgesi ve adli sicil kaydı gibi belgeler eklenmelidir. </strong></p>
<p>Duruma göre <strong>epikrizler, tedavi kayıtları ve engellilik durumunu gösteren belgeler</strong> de dosyaya eklenebilir. Birden fazla kişinin vasi olmak istemesi veya vasi adayına ilişkin bir uyuşmazlık bulunması durumunda ise ilgili kişilerin beyanları ve diğer deliller de önem taşır. Hangi belgelerin gerekli olduğu dosyanın niteliğine göre değiştiğinden, mahkeme gerekli gördüğü belgelerin sunulmasını isteyebilir. <strong>Bu nedenle başvuru sırasında sunulmayan bir belgenin sonradan tamamlanması mümkün olabilir.</strong></p>
<h2>Dilekçe Nereye Verilir?</h2>
<p><strong>Vesayet makamı Sulh Hukuk Mahkemesi&#8217;dir</strong> ve vasi tayini talebi bu kuruma yapılır. Denetim makamı ise Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmiştir (TMK m. 397). Burada önemli bir nokta olarak; yetkili vesayet makamı, kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yerindeki vesayet makamıdır (TMK m. 411). Dolayısıyla <strong>başvuru yapılırken talepte bulunan kişinin değil, kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yeri esas alınır. </strong>Dilekçe adliyede ilgili birim üzerinden mahkemeye sunulabilir.<strong> Avukat aracılığıyla takip edilen dosyalarda ise UYAP üzerinden başvuru yapılabilir. </strong></p>
<h2>Vasi Tayini Dilekçesini Kim Verebilir?</h2>
<p>Vasi tayini talebini kişinin kendisi <strong>(yaşlılık, hastalık veya başka bir nedenle)</strong> talep edebileceği gibi eş, çocuklar, anne, baba, kardeşler ve diğer yakınları da vesayet makamına başvurabilir.</p>
<p>Bunların yanında bazı resmi makamların da vesayeti gerektiren bir durumu bildirme yükümlülüğü vardır. <strong>İdari makamlar, noterler ve mahkemeler</strong>, görevlerini yerine getirirken vesayeti gerektiren bir durumu öğrenmeleri halinde bunu yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür. Uzun süreli hapis cezasının infazına başlanan hükümlüler bakımından <strong>ceza infaz kurumu idaresinin de bildirim yükümlülüğü bulunur.</strong> Bildirim üzerine vesayet makamı gerekli işlemleri kendiliğinden başlatabilir.</p>
<p>Vesayet hükümleri kamu düzenine ilişkin olduğundan <strong>bu süreç yalnızca tarafların iradesine bağlı değildir.</strong> Bu nedenle vesayet işlerinde <strong>feragat ve sulh yoluyla uyuşmazlığın sona erdirilmesi mümkün değildir.</strong></p>
<h3>Vasi tayini ne kadar sürer?</h3>
<p>Dosyanın özelliklerine göre değişmekle beraber vasi tayini <strong>ortalama 2-6 ay içerisinde sonuçlanır.</strong> Sağlık kurulu raporunun alınması buradaki sürede belirleyicidir. Eğer rapor, vasi tayini başvurusu esnasında sunulmuşsa süreç daha kısa sürecektir. <strong>Raporun mahkeme tarafından istenmesi durumunda</strong> ise hastane randevusu, muayene ve heyet süreci nedeniyle <strong>kararın çıkması uzayacaktır. </strong></p>
<p>Vasi atamasına karar verildikten sonra <strong>kararın tebliği ve kesinleşmesine ilişkin işlemlerle devam eder süreç.</strong> Vasi, görevine ilişkin yetkilerini mahkemenin kararının kesinleşmesinden sonra kullanmaya başlar. <strong>TBM m. 456 kapsamında belirtildiği üzere vasinin görevi iki yıl için verilir</strong> ve vesayet makamı bu süreyi her defasında iki yıl uzatabilir. Sürenin uzatılması için vasi tayini davası açılmasına gerek yoktur. Vesayet makamına başvuru yapılması yeterlidir. Görev süresi boyunca vasinin denetim kapsamında <strong>hesap ve rapor sunma yükümlülüğü de bulunur. </strong></p>
<h3>Vasi tayini kararına itiraz edilebilir mi?</h3>
<p>Vesayet makamının kararlarına karşı tebliğ tarihinden başlayarak 10 gün içerisinde TBM m. 488 kapsamında itiraz etmek mümkündür. İtiraz dilekçesinde<strong> karara hangi sebeple karşı çıkıldığı somut olarak gösterilmeli</strong> ve mümkünse belgelerle desteklenmelidir.</p>
<p>Vasi olarak atanan kişi, vasi atanmasına itiraz etmekten farklı olarak <strong>vasiliği kabul etmekten de kaçınabilir.</strong> Atanan kişi, vasi atanmasının tarafında tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde kaçınma nedenini ileri sürebilir. Yine <strong>vasinin görevini gerektiği gibi yerine getirmemesi veya sonradan ortaya çıkan bir nedenin bulunmasında da</strong> vasinin görevden alınması ve yerine başka bir vasi atanması da talep edilebilir.</p>
<h3>Vasi atanması için avukat gerekli midir?</h3>
<p>Vasi atanması için kanunda avukatla temsil edilme zorunluluğu yoktur ve <strong>kişi, vasi atanmasına ilişkin talebi içeren dilekçeyi kendisi hazırlayarak görevli mahkemeye sunabilir.</strong> Kural olarak çekişmesiz yargı kapsamında değerlendirilen vesayet süreçleri, diğer dava türlerine göre nispeten daha sade ilerler.</p>
<p>Zorunluluk olmamasına rağmen <strong>aile içinde kimin vasi olarak atanacağı konusunda anlaşmazlık bulunduğu yahut kısıtlanacak kişinin taşınmazı ya da şirket hisselerinin olduğu durumlarda</strong> vekaletnameye dayanılarak yapılan işlemlerin tartışmaya açık olması veya vasi adayına itiraz edilmesi ihtimallerinde hukuki değerlendirme ve doğru delillerin sunulması önem kazanır. Burada da avukat desteği sürecin daha sağlıklı yürütülmesini sağlar. Maddi durumu avukatlık ücretini karşılamaya elverişli olmayan kişiler<strong> gerekli şartları taşıdıkları takdirde adli yardım kapsamında avukat görevlendirmesi talep edebilir. </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/vasi-tayini-dilekcesi-ornegi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adli Kontrol Nedir? Yurt Dışı Yasağı ve İmza Şartı</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/adli-kontrol-karari/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/adli-kontrol-karari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Çiğdem Baykara]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2026 14:14:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tazminat Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2343</guid>

					<description><![CDATA[Öne çıkan noktalar Adli kontrol kararına ve tedbirlere ilişkin dört kritik nokta: 1 Adli kontrol, tutuklama yerine uygulanabilen bir koruma tedbiridir. Kişi cezaevine girmeden yargılamaya devam eder ancak belirlenen yükümlülüklere uymak zorundadır. 2 Adli kontrol tek bir yükümlülükten ibaret değildir. Yurt dışı yasağı, imza, konutunu terk etmeme, güvence ve diğer yükümlülüklerden biri veya birkaçı aynı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ozet-box">
<div class="ozet-baslik">
   <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
  <path d="M9 11l3 3L22 4"/>
  <path d="M21 12v7a2 2 0 0 1-2 2H5a2 2 0 0 1-2-2V5a2 2 0 0 1 2-2h11"/>
</svg><br />
    <span>Öne çıkan noktalar</span>
  </div>
<p class="ozet-aciklama">Adli kontrol kararına ve tedbirlere ilişkin dört kritik nokta:</p>
<ol class="ozet-liste">
<li>
      <span class="ozet-no">1</span><br />
      <span class="ozet-metin">Adli kontrol, tutuklama yerine uygulanabilen bir koruma tedbiridir. Kişi cezaevine girmeden yargılamaya devam eder ancak belirlenen yükümlülüklere uymak zorundadır.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">2</span><br />
      <span class="ozet-metin">Adli kontrol tek bir yükümlülükten ibaret değildir. Yurt dışı yasağı, imza, konutunu terk etmeme, güvence ve diğer yükümlülüklerden biri veya birkaçı aynı anda uygulanabilir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">3</span><br />
      <span class="ozet-metin">Adli kontrol kararına itiraz edilebilir ve şartların değişmesi durumunda kaldırılması veya değiştirilmesi talep edilebilir. Karara itiraz için yedi günlük süre bulunurken, sonrasında da tedbirin devamını gerektiren koşulların ortadan kalktığı ileri sürülebilir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">4</span><br />
      <span class="ozet-metin">Adli kontrol yükümlülüğünün ihlali tutuklama riskini doğurabilir fakat her ihlal tutuklama anlamına gelmez. İhlalin niteliği ve somut olayın koşulları değerlendirilir.</span>
    </li>
</ol>
</div>
<p>Bir ceza soruşturması yahut kovuşturması sürecinde kişinin tutuklanması her zaman zorunlu değildir. Tutuklama yerine uygulanabilecek daha hafif bir koruma tedbiri olarak düzenlenen adli kontrol kapsamında kişi cezaevine girmeden yargılamaya devam eder fakat <strong>yurt dışına çıkamama, belirli aralıklarla imza verme ya da konutunu terk etmeme gibi bazı yükümlülüklere uyması gerekir. </strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>adli kontrol uygulanan durumlara, kararın nasıl kaldırılabileceğine, itiraz sürecine ve uygulamada dikkat edilmesi gereken noktalara</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<div class="expert-opinion-box">
<div class="expert-photo-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/20ce5e8f605137d4ca24f83e1bd8215b0f339ac4123b618f5c9fca68a77134ee?s=180&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Çiğdem Baykara" class="expert-photo" /><br />
    <span class="expert-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#032540" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="expert-content">
<div class="expert-title">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#cfb283" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="expert-text">Adli kontrol, kişi hakkında peşinen verilmiş bir ceza değil, yargılamanın sağlıklı yürütülmesini sağlamak amacıyla uygulanan bir koruma tedbiridir. Bu nedenle tedbirin kapsamı ve devamı, kişinin somut durumuyla ve yargılamadaki ihtiyaçlarla orantılı olmalıdır. Koşullar değiştiğinde ise yalnızca yükümlülüklere uymak değil, artık gerekli olmayan bir tedbirin kaldırılması veya hafifletilmesi için hukuki yolların kullanılması da önem taşır.</p>
<div class="expert-signature">
<p class="expert-name">Av. Çiğdem Baykara</p>
<p class="expert-role">İş ve Tazminat Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<h2>Adli Kontrol Nedir?</h2>
<p><strong>Ceza Muhakemesi Kanunu&#8217;nun 109. maddesinde yer alan</strong> adli kontrol, tutuklama yerine uygulanan bir tedbirdir ve hakim, tutuklama şartları oluşmuş olsa bile kişiyi cezaevine koymak yerine bazı yükümlülüklerle serbest bırakabilir. Bu uygulama ile amaç, <strong>kişiyi özgürlüğünden mahrum bırakmadan, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürümesini güvence altına almaktır</strong> ve mahkumiyet kararı verilene kadar bu süreçte kişi hala masum kabul edilir.</p>
<h2>Adli Kontrol Uygulanan Durumlar</h2>
<p><strong>Yargılamanın sağlıklı şekilde yürütülmesini sağlamak</strong> ve bunu kişinin tutuklanmasına gerek kalmadan yapmak amacıyla uygulanan adli kontrol, kişinin kaçmasını önlemek, delillerin korunmasını sağlamak ve yargılama sürecindeki yükümlülüklerin yerine getirilmesini güvence altına almak amacıyla uygulanır. <strong>Suçun niteliği, dosyadaki deliller ve kişinin durumu, hangi tedbirlerin uygulanacağı noktasında belirleyicidir. </strong></p>
<h2>Adli Kontrol Türleri</h2>
<p>Adli kontrol kapsamında uygulanabilecek birçok farklı yükümlülük vardır ve hakim ya da mahkeme, <strong>dosyanın özelliklerine ve olayın gerektirdiği ölçüye bağlı olarak bu yükümlülüklerden birine ya da birkaçına birlikte karar verebilir.</strong> Başlıca adli kontrol yükümlülükleri şöyledir:</p>
<ul>
<li>Kişinin Türkiye&#8217;den yurt dışına çıkmasının yasaklanması.</li>
<li>Kişinin hakim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmasıdır. Uygulamada bu yükümlülük çoğunlukla imza verme şeklinde uygulanır.</li>
<li>Hakim veya mahkemenin belirlediği çağrılara uymayı veya belirlenen faaliyetleri yerine getirmeyi gerektirebilir.</li>
<li>Kişinin belirlenen yerleşim bölgesinin sınırları dışına çıkmamasıdır. Hakim tarafından belirlenen bazı yerlere gitmekten kaçınmayı gerektirir.</li>
<li>Halk arasında ev hapsi olarak bilinen konu terk etmeme tedbirinde kişinin konutundan ayrılmasına izin verilmez.</li>
<li>Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek veya belirli yerlere gitmemek. Kişinin hareket alanı, karar kapsamında belirlenen bölge veya yerlerle sınırlandırılabilir.</li>
<li>Kararda belirtilmesi durumunda kişinin sürücü belgesini teslim etmesi ve araç kullanmaması gerekir.</li>
<li>Kişinin silah bulundurmasının veya taşımasının yasaklanması ve gerekli durumlarda mevcut silahların teslim edilmesidir.</li>
<li>Belirlenen miktarda paranın güvence olarak yatırılmasıdır.</li>
<li>Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya bağımlılık yapıcı maddeler ya da alkol kullanımıyla ilgili durumlarda, tedavi veya muayeneye tabi tutulmayı içerebilir.</li>
<li>Somut olayın özelliklerine göre mağdurun haklarını korumaya yönelik belirli yükümlülükler uygulanabilir.</li>
</ul>
<p>Uygulamada kişi hakkında hem yurt dışına çıkmama hem de belirli aralıklarla imza verme yükümlülüğü getirilebilir yani <strong>somut olayın özelliklerine göre birden fazla adli kontrol yükümlülüğünü aynı anda uygulanabilir.</strong></p>
<h2>Yurt Dışı Yasağı Nedir?</h2>
<p>Adli kontrol kararı kapsamında gündeme gelen tedbirlerden biri olan yurt dışına çıkış yasağı ile kişinin tedbir kaldırılmadığı ya da değiştirilmediği sürece <strong>Türkiye&#8217;den yurt dışına çıkması yasaktır.</strong></p>
<h2>Yurt Dışı Yasağı Nasıl Uygulanır?</h2>
<p>Yurt dışına çıkamama şeklindeki adli kontrol tedbiri, kararın <strong>ilgili kurum ve sistemlere bildirilmesiyle</strong> uygulanır. Tedbirin amacı, hakkında yurt dışı yasağı bulunan kişinin Türkiye&#8217;den çıkış yapmasını önlemektir. Yurt dışına çıkış yasağı devam eden kişi,<strong> sınır kapısı veya havalimanı gibi yurt dışına çıkış noktalarında yapılan kontroller sırasında tedbir nedeniyle çıkış yapamaz. </strong></p>
<h2>Yurt Dışı Yasağı Kaldırılması İçin Ne Yapılmalı?</h2>
<p>Yurt dışına çıkamama şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılması için karara itiraz edilmesi veya şartların değişmesi durumunda tedbirin kaldırılması ya da değiştirilmesinin talep edilmesi gerekir. Adli kontrol kararına itiraz edilmek isteniyorsa, <strong>kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde kanunda öngörülen usule göre itiraz yoluna başvurulmalıdır.</strong></p>
<p>Yedi günlük itiraz süresinin geçmesinden sonra da yurt dışı yasağının kaldırılması veya değiştirilmesi talep edilebilir. Bu durumda başvuru, <strong>önceki karara yönelik bir itirazdan ziyade, tedbirin devamını gerektiren koşulların ortadan kalktığı veya değiştiği gerekçesine dayanır.</strong></p>
<p>Başvuruda, yurt dışı yasağının artık gerekli olmadığını gösteren somut nedenlerin açıklanması önemlidir. Soruşturmanın veya kovuşturmanın geldiği aşama, <strong>delillerin büyük ölçüde toplanmış olması, kişinin kaçma riskinin azalmış olması, yurt dışına çıkmasını gerektiren iş, eğitim veya ailevi nedenler gibi koşullar</strong>, olayın özelliklerine göre değerlendirmede dikkate alınabilir.</p>
<p><strong>Başvurunun hangi mercie yapılacağı</strong>, soruşturma veya kovuşturmanın hangi aşamada olduğuna göre belirlenir. Yetkili hakim veya mahkeme, dosyanın mevcut durumunu ve yurt dışı yasağının devamını gerektiren nedenleri değerlendirerek tedbiri kaldırabilir, değiştirebilir veya devam ettirebilir.</p>
<h2>İmza Şartı</h2>
<p>İmza şartı, adli kontrol kapsamında uygulanabilen yükümlülüklerden biridir. Bu yükümlülük getirildiğinde kişi, <strong>belirlenen gün ve saatlerde ilgili birime başvurarak imza vermek zorundadır.</strong> Hangi birime, ne sıklıkta ve hangi zaman aralıklarında başvurulacağı, verilen adli kontrol kararına ve uygulamaya ilişkin belirlemelere göre değişebilir.</p>
<p>İmza yükümlülüğünün amacı, <strong>kişinin adli kontrol kapsamında belirlenen kurallara uyup uymadığının düzenli olarak takip edilmesini sağlamaktır.</strong> Bu tedbir, kişinin günlük yaşamını tamamen kısıtlamadan belirli aralıklarla ilgili birime başvurmasını gerektirir.</p>
<p>Belirlenen gün veya saatlerde <strong>imza verilmemesi</strong>, adli kontrol yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilir ve <strong>tutuklanma kararına neden olabilir.</strong> Bu nedenle imza günlerinin ve saatlerinin düzenli olarak takip edilmesi önemlidir.</p>
<h2>İmza Hangi Sıklıkla Nereye Atılmalı?</h2>
<p>Uygulamada imza yükümlülüğü çoğunlukla kişinin ikamet ettiği yere bağlı kolluk biriminde yerine getirilir fakat hangi birime başvurulacağı, <strong>verilen kararın içeriğine göre değişebilir. </strong>İmza yükümlülüğünün sıklığı da dosyanın özelliklerine göre belirlenir. Standart bir uygulama yoktur bu noktada. <strong>Günlük, haftalık veya haftanın belirli günlerinde imza verme şeklinde farklı uygulamalar olabilir. </strong></p>
<h2>İmza Şartının Kaldırılması</h2>
<p>Adli kontrol kapsamında verilen imza yükümlülüğünün kaldırılması adına itirazın, kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde kanunda öngörülen usule göre yapılması gerekir. <strong>Koşulların değişmesi yahut tedbirin hafifletilmesi de itiraz konusu olabilir. </strong></p>
<p>Soruşturmanın ilerlemesi ile beraber <strong>delillerin büyük ölçüde toplanmış olması, kaçma ya da delilleri etkileme riskinin azalması</strong> vb. durumları, kaldırma talebinde ileri sürülebilecek hususlardandır.</p>
<p>Talep, soruşturma veya kovuşturmanın hangi aşamada olduğuna göre yetkili hakim veya mahkemeye sunulur. Yetkili merci, dosyanın mevcut durumunu ve adli kontrol tedbirine duyulan ihtiyacı değerlendirerek bir karar verir.</p>
<h3>Adli Kontrol Tedbirinde Şüpheli ve Sanıkların Yükümlülükleri</h3>
<p>Adli kontrol altındaki şüpheli veya sanık, hakkında verilen kararda belirtilen yükümlülüklere eksiksiz şekilde uymalıdır. Örneğin; imza verme yükümlülüğü varsa belirlenen gün ve saatlerde ilgili birime başvurmalı, yurt dışına çıkamama yükümlülüğü varsa Türkiye&#8217;den çıkmamalı ve konutunu terk etmeme kararı verilmişse bu tedbire uygun hareket etmelidir.</p>
<p>Kişinin adli kontrol kapsamında belirlenen yükümlülüklerine ilişkin değişiklikleri ve kendisini etkileyebilecek önemli durumları ilgili makamlara zamanında bildirmesi önemlidir. Ayrıca <strong>kanuni şartları bulunan çağrılara ve duruşmalara uyması gerekir.</strong></p>
<p>Adli kontrol yükümlülüklerinin isteyerek yerine getirilmemesi, <strong>CMK m. 112 kapsamında tutuklama kararı verilmesine neden olabilir fakat her ihlalin doğrudan tutuklama sonucunu doğuracağı söylenemez.</strong> İhlalin niteliği ve somut olayın koşulları yetkili yargı mercii tarafından değerlendirilir.</p>
<h3>Adli Kontrol Kararının Kaldırılması</h3>
<p>Şüpheli veya sanığın adli kontrol tedbirinin kaldırılması, tedbirin değiştirilmesi yahut yükümlülüklerin hafifletilmesi talebi, soruşturma veya kovuşturmanın aşamasına göre <strong>tedbirin uygulanmasına hala ihtiyaç bulunup bulunmadığı</strong> yetkili hakim ve/veya mahkeme tarafından değerlendirilir.</p>
<p>Adli kontrol tedbirinin uygulanmasını gerektiren nedenler ortadan kalktığında, yetkili yargı mercii tedbiri resen de kaldırabilir. Yine adli kontrol, <strong>dosyanın sonucuna göre de sona erebilir</strong> fakat beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın adli kontrolü hangi aşamada ve ne şekilde sona erdireceği, kararın içeriğine ve dosyanın durumuna göre değerlendirilmelidir.</p>
<p>Bu nedenle adli kontrolün kaldırılması isteniyorsa, <strong>tedbirin neden artık gerekli olmadığını açıklayan gerekçelerin ve varsa bunları destekleyen belgelerin sunulması önemlidir.</strong></p>
<h3>Adli Kontrolde Elektronik Kelepçe Uygulaması</h3>
<p>Elektronik kelepçe ile uygulanan izleme sistemi, <strong>kişinin belirlenen kurallara ve konutta bulunma yükümlülüğüne uyup uymadığının teyitini sağlar</strong> ve belirlenen sınırlar dışına çıkılması durumunda sistem ilgili birimlere ihlal bildirimi yapar. Tedbirin kendisinden farklı olarak bir denetim yöntemi olan elektronik kelepçe uygulaması, <strong>her adli kontrolde veya her konutunu terk etmeme kararında kullanılmaz.</strong></p>
<h2>Adli Kontrol Tedbirini İhlalin Sonuçları</h2>
<p>İmza atmamak, yasağa rağmen yurt dışına çıkmaya çalışmak, elektronik kelepçeyi çıkarmak vb. adli kontrol tedbirlerini ihlal eden durumlarda <strong>hakim, ihlale karşılık hemen tutuklama kararı verebilir</strong> ve bu durum, verilecek cezanın miktarına bakılmaksızın uygulanabilecek ağır bir sonuçtur.</p>
<h3>Güvence Bedeli (Kefalet ile Tahliye) Nedir?</h3>
<p>Halk arasında kefalet olarak da bilinen güvence bedeli uygulamasında şüpheli veya sanık, <strong>yargılamadan kaçmayacağına dair bir güvence olması adına mahkeme tarafından belirlenen tutarı</strong> dosyaya yatırır ve kaçması durumunda bu bedele el konulacağını kabul eder.</p>
<h3>Güvence Bedeli Nasıl Belirlenir ve Nasıl Geri Alınır?</h3>
<p>Adli kontrol kapsamında gündeme gelen güvence bedelinin ve ödeme koşulları belirlenirken <strong>kişinin ekonomik durumu, yükümlülüklerin niteliği ve dosyanın özellikleri dikkate alınır</strong> ve bu uygulama ile şüpheli veya sanığın yargılama sürecindeki yükümlülüklerine uymasını ve gerektiğinde belirlenen gider veya yükümlülüklerin karşılanmasını güvence altına alınması amaçlanır.</p>
<p>Adli kontrol sona erdiğinde,<strong> güvence bedelinin iade edilip edilmeyeceği ve hangi kısmının iade edileceği, kişinin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine</strong> ve güvence kapsamında karşılanması gereken bir tutar bulunup bulunmadığına bağlı karar verilir. İade koşulları oluştuğunda, güvence bedelinin iadesi için ilgili yargı merciine başvurulması gerekebilir.</p>
<h2>Adli Kontrol Tedbiri ve Cezadan Sayılan Süre</h2>
<p>Adli kontrol tedbirleri kapsamında uygulanan <strong>yurt dışına çıkamama, belirli aralıklarla imza verme ya da güvence yatırma gibi yükümlülükler nedeniyle geçen süre</strong>, hukuki süreç sonunda hükmedilen hapis cezasından düşülmez.</p>
<p>Bununla beraber, <strong>konutunu terk etmeme yükümlülüğünün uygulanması bakımından kanunda özel bir mahsup düzenlemesi bulunur</strong> ve kişinin bu tedbir altında geçirdiği sürenin cezadan nasıl mahsup edileceği, verilen kararın niteliğine ve uygulanacak yasal hükümlere göre ayrıca değerlendirilmelidir.</p>
<h2>Adli Kontrol Tedbiri Yargıtay Kararları</h2>
<p>Yargıtay, tutukluluk süresi uzadığında veya tutuklama şartları zayıfladığında, kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını isabetli bulmaktadır. Yerleşik uygulamada, özellikle yurt dışına çıkmamak ve duruşmalara düzenli katılmak şartlarıyla tahliye kararları onanmaktadır. Yargıtay, yerel mahkemelerin tutuklamayı sürdürürken bunun gerekçesini somut olarak göstermesini de aramaktadır. Gerekçesiz veya tekrar niteliğindeki kararlar, adli kontrol imkânı yeterince değerlendirilmediği için bozma sebebi sayılabilmektedir. Bu içtihat çizgisi, adli kontrolün istisna değil, tutuklamaya tercih edilmesi gereken asıl yol olduğunu göstermektedir.</p>
<h3>Adli kontrol tedbiri ne kadar sürer?</h3>
<p>Adli kontrol tedbirinin süresinde suçun niteliği ve soruşturma veya kovuşturmanın hangi aşamada olduğu belirleyicidir. Soruşturma aşamasında adli kontrol, <strong>ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen suçlarda en fazla iki yıl, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda ise en fazla üç yıl uygulanabilir.</strong> Kanunda belirtilen şartların bulunması halinde ise bu süreler uzatılabilir.</p>
<p>Kovuşturma aşamasında ise adli kontrol tedbiri <strong>mahkeme tarafından kaldırılmadığı sürece yargılama devam ederken uygulanabilir.</strong> Bu nedenle adli kontrolün ne zaman sona ereceği, yalnızca kararın verildiği tarihe göre değil, tedbirin kaldırılıp kaldırılmadığına ve dosyanın hangi aşamada olduğuna göre değerlendirilmelidir.</p>
<h3>Adli kontrol kararına uyulmazsa ne olur?</h3>
<p>Adli kontrol kapsamındaki yükümlülüklere uymayan şüpheli veya sanık hakkında ilgili yargı makamı tutuklama kararı verebilir. İhlalin niteliği bu kararda belirleyici rol oynar. <strong>Haklı bir mazeret varsa ve bu durum mümkün olan en kısa sürede deliller ile desteklenerek ilgili makamlara bildiriliyorsa</strong> hukuki yaptırımın yönü değişebilir.</p>
<h3>Adli kontrol şartı yurt dışına çıkabilir mi?</h3>
<p>Hakkında adli kontrol kararı kapsamında yurt dışına çıkamamak şeklinde bir yükümlülük bulunan kişi, bu tedbir kaldırılmadan ya da değiştirilmeden yurt dışına çıkamaz. Diğer taraftan, <strong>her adli kontrol kararının yurt dışı çıkış yasağı yükümlülüğü içermeyebileceğinin altını çizmemiz gerekir. </strong></p>
<h3>Adli kontrolde imza var mı?</h3>
<p>İmza verme, <strong>uygulamada sık karşılaşılan adli kontrol kararlarından biri olmakla beraber</strong> her zaman uygulanması zorunlu değildir. Dosyanın özelliklerine göre farklı bir yükümlülük gündeme gelebilir. Kişi hakkında yurt dışına çıkamamak, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek veya belirlenen bazı yerlere düzenli olarak başvurmak gibi. Bu nedenle adli kontrol kararı verildiğinde <strong>kişinin hangi yükümlülüklere tabi olduğu, kararın içeriğinden ayrıca kontrol edilmelidir.</strong></p>
<h3>Yurt dışı çıkış yasağı nasıl kontrol edilir?</h3>
<p>Hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunan kişi, bu tedbirin uygulanıp uygulanmadığını öncelikle <strong>UYAP Vatandaş Portalı üzerinden</strong> dosya ve karar bilgilerini kontrol ederek öğrenebilir. Yurt dışına çıkış yasağı aktifken sınır kapısı veya havalimanından çıkış yapılmaya çalışılması durumunda pasaport kontrolü sırasında tedbir nedeniyle yurt dışına çıkışa izin verilmez. Dolayısıyla <strong>özellikle seyahat öncesinde yasağın kaldırıldığına ilişkin kararın verilip verilmediğinin</strong> ve kararın ilgili sistemlere işlendiğinin kontrol edilmesi önem taşır.</p>
<h3>Adli kontrol kararı kim verir?</h3>
<p>Adli kontrol kararını, süreç <strong>soruşturma aşamasındaysa sulh ceza hakimi, kovuşturma aşamasında ise davaya bakan mahkeme verir.</strong> Kovuşturma ve soruşturma aşamalarında Cumhuriyet savcısı adli kontrol uygulanmasını talep ederek sürecin değerlendirilmesini başlatır.</p>
<h3>Adli kontrol sicile işler mi?</h3>
<p>Adli kontrolün kişinin suçlu bulunduğuna anlamına gelen bir mahkumiyet değil, koruma tedbiri olması dolayısıyla bu karar <strong>adli sicil kaydına işlenmez ve kişinin sicil kaydında sabıka olarak görünmez. </strong>Soruşturma yahut kovuşturma dosyasında uygulanan adli kontrol kararının <strong>tek başına kişinin suçlu olduğu anlamına gelmediğinin altını çizmek isteriz. </strong></p>
<h3>Adli kontrol imza kaçırırsa ne olur?</h3>
<p>İmza yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, adli kontrol tedbirine aykırı davranılması olarak değerlendirilir ve şüpheli veya sanık hakkında yetkili yargı mercii tarafından tutuklama kararı verilebilir. <strong>İmzanın bir kez kaçırılmasının doğrudan tutuklama kararı anlamına gelmediğini</strong> ifade etmemiz gerekir burada.</p>
<p>Hastalık, kaza yahut başka bir haklı mazeret nedeniyle imza atılamadıysa, bu durum mümkün olan en kısa süre içerisinde belgeleriyle birlikte ilgili makamlara bildirilmelidir. <strong>Mazeretin gerçekten olduğunu gösteren sağlık raporu, kaza tutanağı vb. belgelerin sunulması</strong> hukuki yaptırım açısından kritik önem taşır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/adli-kontrol-karari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır? İtiraz, İhlal ve Dilekçe</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/uzaklastirma-karari/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/uzaklastirma-karari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Aug 2026 21:17:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Medeni Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2327</guid>

					<description><![CDATA[Öne çıkan noktalar Uzaklaştırma kararına ilişkin dört kritik nokta: 1 Şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişiler de 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir talep edebilir. Uzaklaştırma kararı için her durumda delil veya belge sunulması zorunlu değildir. 2 Eski eş, nişanlı, aile bireyleri veya aile bağı bulunmayan kişiler arasındaki şiddet ve şiddet tehlikesi de kanun &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ozet-box">
<div class="ozet-baslik">
   <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
  <path d="M9 11l3 3L22 4"/>
  <path d="M21 12v7a2 2 0 0 1-2 2H5a2 2 0 0 1-2-2V5a2 2 0 0 1 2-2h11"/>
</svg><br />
    <span>Öne çıkan noktalar</span>
  </div>
<p class="ozet-aciklama">Uzaklaştırma kararına ilişkin dört kritik nokta:</p>
<ol class="ozet-liste">
<li>
      <span class="ozet-no">1</span><br />
      <span class="ozet-metin">Şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişiler de 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir talep edebilir. Uzaklaştırma kararı için her durumda delil veya belge sunulması zorunlu değildir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">2</span><br />
      <span class="ozet-metin">Eski eş, nişanlı, aile bireyleri veya aile bağı bulunmayan kişiler arasındaki şiddet ve şiddet tehlikesi de kanun kapsamında değerlendirilebilir. Tek taraflı ısrarlı takip mağdurları da koruma kapsamındadır.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">3</span><br />
      <span class="ozet-metin">Tedbirin süresi olayın özelliklerine ve riskin niteliğine göre belirlenir. Tehlikenin devam etmesi durumunda süre dolmadan tedbirin uzatılması, değiştirilmesi veya devam ettirilmesi talep edilebilir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">4</span><br />
      <span class="ozet-metin">Uzaklaştırma kararına aykırı davranıldığında ilk ihlalde 3 günden 10 güne, ihlalin tekrarlanması hâlinde 15 günden 30 güne kadar zorlama hapsi gündeme gelir. Toplam zorlama hapsi süresi 6 ayı geçemez.</span>
    </li>
</ol>
</div>
<p>Şiddete uğramanız yahut henüz gerçekleşmemiş olsa bile <strong>kendinizi tehdit altında hissetmeniz hukuki koruma talep etmeniz adına yeterli bir nedendir</strong> ve 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen uzaklaştırma kararı, olayın özelliklerine göre belirlenen kapsamı ile <strong>karşı tarafın size, evinize, iş yerinize veya çocuğunuzun bulunduğu yerlere yaklaşmasını engelleyebileceği gibi iletişim kurmasını da yasaklayabilir. </strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>uzaklaştırma kararının hangi durumlarda ve nasıl alınabileceğine, kararın ihlal edilmesi durumundaki hukuki sonuçlara ve itiraz sürecine</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<div class="expert-opinion-box">
<div class="expert-photo-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="expert-photo" /><br />
    <span class="expert-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#032540" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="expert-content">
<div class="expert-title">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#cfb283" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="expert-text">Uzaklaştırma kararında en önemli nokta, yalnızca yaşanan olayı değil, devam eden şiddet veya şiddet riskini de doğru şekilde ortaya koymaktır. Başvurunun açık ve somut biçimde yapılması, talep edilen tedbirlerin olayın niteliğine uygun belirlenmesi ve kararın süresi ile kapsamının dikkatle takip edilmesi, koruma kararının etkinliği açısından kritik önemdedir.</p>
<div class="expert-signature">
<p class="expert-name">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="expert-role">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<h2>Uzaklaştırma Kararı Hangi Hallerde Verilir?</h2>
<p><strong>Fiziksel, cinsel, psikolojik yahut ekonomik şiddete maruz kaldıysanız</strong> ya da şiddete uğraşama tehlikeniz bulunuyorsa, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir talep edebilirsiniz ve <strong>şiddetin henüz gerçekleşmemiş olması, tedbir kararı verilmesine engel değildir. </strong></p>
<p><strong>8/3/2012 tarihinde kabul edilen Kanun No. 6284 AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN:</strong> <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/20120320-16.htm" target="_blank" rel="noopener">https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/20120320-16.htm</a></p>
<p>Uzaklaştırma kararı verilebilmesi için delil ve belge aranmaz ve başvuran kişinin beyanı ve olaylara ilişkin anlatımı, tedbir talebinin değerlendirilmesinde dikkate alınır. Bununla beraber elbette varsa <strong>mesaj, arama kaydı, fotoğraf, video veya diğer delillerin başvuruda belirtilmesi sürecin değerlendirilmesine yardımcı olur. </strong>Tek taraflı ısrarlı takip mağdurları da kanunun koruma kapsamındadır.</p>
<h2>Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?</h2>
<p>Uzaklaştırma ve koruma talebinde bulunmak için kolluk birimlerine, Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na, Aile Mahkemesi&#8217;ne ve ŞÖNİM&#8217;e başvurabilirsiniz. Tehlike içerisindeyseniz ve durum çok acilse <strong>en yakın karakola ya da jandarmaya başvurmanız işlemlerin hızlı şekilde başlatılması açısından pratik bir yoldur. </strong></p>
<p>Kolluk birimine başvurduğunuzda yaşadığınız olayları anlatmalı ve durumun tutanak altına alınmasını istemelisiniz. Olayın niteliğine göre ilgili birimler kanunun kendisine verdiği yetki kapsamında önleyici tedbirleri alabilir ve gerekli işlemleri ilgili mercilere iletir. <strong>Aile Mahkemesi&#8217;ne de doğrudan dilekçe ile başvurulabilir.</strong></p>
<p>Uzaklaştırma kararının verilebilmesi için <strong>her durumda duruşma yapılması gerekmez.</strong> Hakim talebi dosya üzerinden değerlendirerek karar verebilir ve bu değerlendirmede tedbir kararı verilmesi bakımından delil veya belge aranması zorunlu değildir.</p>
<p><strong>Uzaklaştırma kararı almak için avukat tutmak zorunlu değildir</strong> fakat başvuruda olayların açık, somut ve mümkün olduğunca kronolojik şekilde anlatılması; varsa mesaj, arama kaydı, fotoğraf, video veya diğer delillerin belirtilmesi talebin değerlendirilmesini kolaylaştırabilir.</p>
<p><strong>ŞÖNİM İletişim Bilgileri: <a href="https://www.aile.gov.tr/iletisim/bakanlik-iletisim-bilgileri/sonim/" target="_blank" rel="noopener">https://www.aile.gov.tr/iletisim/bakanlik-iletisim-bilgileri/sonim/</a> </strong></p>
<p><strong>Şiddet Mağdurlarına 7/24 Ücretsiz Hukuki Destek:</strong> <strong><a href="https://www.instagram.com/gelincikprojesi/" target="_blank" rel="noopener">https://www.instagram.com/gelincikprojesi/</a></strong></p>
<h2>Uzaklaştırma Kararı Kimlere Verilir?</h2>
<p>Uzaklaştırma kararı yalnızca eşler arasındaki uyuşmazlıklarla sınırlı değildir ve kanunda belirtilen şartların oluşması durumunda eski eş, nişanlı, aile bireyleri veya <strong>aile bağı bulunmayan farklı bir kişi tarafından uygulanan şiddet ya da şiddet tehlikesi nedeniyle</strong> tedbir kararı verilebilir. Yine kanunun yalnızca kadınlara yönelik bir koruma mekanizması olmadığını, <strong>erkekler, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarının da yararlanabileceğini belirtmemiz gerekir. </strong></p>
<h2>Uzaklaştırma Kararı Kaç Gün Sürer?</h2>
<p>Uzaklaştırma kararının süresine ilişkin kanunda kesin bir ifade belirlenmemiştir ve olayın koşullarına ve riskin niteliğine göre değişkenlik gösterir. İlgili kanun kapsamında uzaklaştırma kararı <strong>ilk defasında en çok altı ay için verilebilir</strong> fakat bu bir zorunluluk değildir. Olayın özelliklerine göre <strong>bir ay, iki ay veya daha kısa ya da farklı bir süre belirlenebilir.</strong></p>
<p>Şiddet riskinin ya da tehlikenin devam etmesi durumunda uzaklaştırma tedbirinin süresi dolmadan önce uzatılması, değiştirilmesi ya da aynen devam ettirilmesi talep edilebilir. Bunun için <strong>kararın bitiş tarihini yakından takip etmek ve süresi dolmadan önce ilgili makama başvurmanız gerekir. </strong></p>
<h2>Kararın Kapsamı Nedir?</h2>
<p>Her uzaklaştırma kararında aynı yasakların uygulanması gerekmez. Olayın özelliklerine ve mahkemenin verdiği tedbir kararına göre uzaklaştırmanın kapsamı değişecektir.</p>
<p>Kararda, şiddet uygulayan kişinin korunan kişiye <strong>konutuna, iş yerine veya çocuğunun okuluna yaklaşmaması</strong>, telefon, mesaj, sosyal medya veya diğer iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi gibi tedbirlere yer verilebilir. Gerekli görülmesi durumunda <strong>üçüncü kişiler aracılığıyla iletişim kurulmasının önlenmesine yönelik tedbirler de uygulanabilir.</strong></p>
<p>Bunun yanında, korunan kişinin bulunduğu konuttaki eşyalara zarar vermeme, silah veya benzeri araçları kolluğa teslim etme ve alkol ya da uyuşturucu/uyarıcı madde etkisindeyken korunan kişiye yaklaşmama gibi önleyici tedbirlere de karar verilebilir. <strong>Şiddet uygulayan kişinin alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığının ya da kullanımının bulunması durumunda ise tedaviye yönelik tedbirler de gündeme gelebilir.</strong></p>
<p>Dolayısıyla uzaklaştırma kararının kapsamını belirleyen temel unsur mahkeme veya yetkili merci tarafından somut olay için verilen tedbirlerin içeriğidir. <strong>Kararda hangi davranışların yasaklandığı ve hangi alanlara yaklaşılmaması gerektiği açıkça belirtilir.</strong></p>
<h2>Uzaklaştırma Kararı Sonrası Ne Olur?</h2>
<p>Uzaklaştırma kararının uygulanması ve takibinden, kararın niteliğine göre kolluk kuvvetleri, ŞÖNİM ve ilgili diğer kurumlar sürece dahil olur. <strong>Gerekli görülmesi durumunda psikolojik destek, barınma ve diğer sosyal hizmetlerden yararlanmanız sağlanır süreçte. </strong></p>
<p>Karşı tarafın tedbir kararına uyması sonucunda kararda belirtilen süre sona erdiğinde tedbir de sona erer fakat <strong>tehlikeli durumunda devam ettiğini düşünüyorsanız, tedbir süresi dolmadan önce tedbirin uzatılmasını, değiştirilmesini veya yeni bir tedbir kararı verilmesini talep edebilirsiniz.</strong></p>
<p>Kararın ihlal edilmesi durumunda ise zorlama hapsi gündeme gelir ve <strong>ihlali oluşturan durum aynı zamanda tehdit, kasten yaralama veya başka bir suç teşkil ediyorsa bu fiil nedeniyle ayrıca adli süreç yürütülür.</strong></p>
<h2>Uzaklaştırma Kararına İtiraz</h2>
<p>6284 sayılı Kanun&#8217;un 9. maddesi, uzaklaştırma kararına itiraza ilişkin süreci ve süreleri netleştirmiştir. Bu kapsamda itiraz süresi, <strong>kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. </strong></p>
<p>Karara itiraz, <strong>Aile Mahkemesi&#8217;ne sunulacak dilekçeyle yapılır ve itirazı, kararı veren hakim incelemez,</strong> dosya kanunda öngörülen usule göre itirazı inceleyecek mahkemeye gönderilir. Karara itiraz edilmiş olması tedbirin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz.</p>
<p>İtiraz mercii, <strong>kural olarak itiraz hakkında bir hafta içinde karar verir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir.</strong> Bu nedenle iki haftalık itiraz süresinin geçirilmemesi önemlidir.</p>
<h2>Uzaklaştırma Kararının İhlal Edilmesi</h2>
<p>Uzaklaştırma kararının ihlal edilmesi durumunda, aleyhinde karar verilen kişi hakkında ilk ihlalde üç günden on güne kadar, ihlalin tekrarlanması durumunda ise on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi kararı verilir. <strong>İlgili kanunun 13. maddesine göre zorlama hapsinin toplam süresi 6 ayı geçemez. </strong></p>
<p>Tedbir kararına uyulmasını sağlamak amacı taşıyan ve klasik anlamda bir ceza mahkumiyeti olmayan zorlama hapsi, bu yönüyle adli sicil kayıtlarına işlemez ve <strong>tekerrüre esas olmaz ve koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.</strong></p>
<p>Uzaklaştırma kararının ihlali aynı zamanda tehdit, kasten yaralama ya da başka bir suç oluşturuyorsa, bu fiil nedeniyle ayrıca adli soruşturma ve kovuşturma süreci yürütülür. <strong>Zorlama hapsi ile suç nedeniyle yürütülen adli süreç birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurur.</strong></p>
<p>Uzaklaştırma kararının ihlal edildiği durumlarda süreci mümkün olan en kısa sürede kolluğa veya <a href="https://www.aile.gov.tr/iletisim/bakanlik-iletisim-bilgileri/sonim/" target="_blank" rel="noopener"><strong>ŞÖNİM</strong></a>&#8216;e bildirmeniz ve varsa <strong>mesaj, arama kaydı, fotoğraf, video veya diğer delilleri muhafaza etmenizi öneririz.</strong></p>
<p><strong>ŞÖNİM iletişim bilgileri için; <a href="https://www.aile.gov.tr/iletisim/bakanlik-iletisim-bilgileri/sonim/" target="_blank" rel="noopener">https://www.aile.gov.tr/iletisim/bakanlik-iletisim-bilgileri/sonim/</a> </strong></p>
<h2>Uzaklaştırma Kararı Dilekçesi Örneği</h2>
<p>Bu bölümde, <a href="https://cozumavukatlik.com.tr"><strong>Çözüm Hukuk Bürosu</strong></a> avukatlarının hazırladığı dilekçe örneğini bulabilirsiniz. Bu örnek, dilekçenin yapısını genel hatlarıyla göstermesi açısından hazırlanmış olup <strong>her olayın farklı nitelikler taşıdığını ve dilekçe içeriğinin olay özelinde değişkenlik göstermesi gerektiğinin altını çizmek isteriz. </strong></p>
<p>Avukatlarımızın hazırladığı <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/Uzaklastirma_Karari_Dilekcesi.docx"><b>uzaklaştırma kararı dilekçe örneğini bağlantıya tıklayarak</b></a> indirebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>[İL/İLÇE] AİLE MAHKEMESİ&#8217;NE</strong></p>
<p>** Nöbetçi Aile Mahkemesi de olabilir.</p>
<p><strong>BAŞVURAN (KORUNMASI İSTENEN):</strong> [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [Numara], Adres: [Adres]
<p><strong>HAKKINDA TEDBİR İSTENEN:</strong> [Ad Soyad], Adres: [Adres]
<p><strong>KONU:</strong> 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararı verilmesi talebimdir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR:</strong></p>
<ol>
<li>[Ad Soyad] ile [ilişki türü, örn. eşim / birlikte yaşadığım kişi] olarak aynı hanede yaşamaktayız.</li>
<li>[Tarih] tarihinde [olayın kısa anlatımı: örn. bana hakaret etti, fiziksel şiddet uyguladı, tehdit etti].</li>
<li>Bu olay ilk defa yaşanmamıştır, daha önce de [varsa önceki olaylar kısaca] şeklinde olaylar yaşanmıştır.</li>
<li>Şu anda kendimi güvende hissetmiyorum, [Ad Soyad]&#8217;ın tekrar bana zarar vereceğinden endişe ediyorum.</li>
</ol>
<p><strong>SONUÇ VE İSTEM:</strong> Yukarıda anlattığım nedenlerle, 6284 sayılı Kanun kapsamında hakkımda koruyucu ve önleyici tedbir kararı verilmesini, [Ad Soyad]&#8217;ın bana ve [varsa: çocuklarıma/evime/iş yerime] yaklaşmasının yasaklanmasını talep ederim.</p>
<p><strong>EKLER:</strong> [varsa fotoğraf, mesaj kaydı, doktor raporu, tanık bilgisi]
<p style="text-align: right;"><strong>[Tarih] [Ad Soyad / İmza]</strong></p>
<h3>Uzaklaştırma kararı nereden sorgulanır?</h3>
<p><strong>Lehine uzaklaştırma kararı verilen kişiler, kararın UYAP Vatandaş Portal veya e-Devlet üzerinden görüntülenip görüntülenemediğini kontrol edebilir</strong> fakat aleyhine karar verilen kişiler bakımından standart hukuki süreçler gibi UYAP ekranlarında karar görünmeyebilir ve uygulamada çoğunlukla Aile Mahkemelerinin değişik iş dosyaları üzerinden yürütülür. Dolayısıyla <strong>aleyhinize bir uzaklaştırma kararı ihtimali varsa ilgili adliyenin Aile Mahkemesi kalemi ya da yetkili birimlerinden bilgi almanız en sağlıklı seçenek olacaktır. </strong></p>
<h3>Uzaklaştırma kararı sicile işler mi?</h3>
<p>Bir ceza değil, geçici bir koruma tedbiri olması dolayısıyla uzaklaştırma kararı adli sicil (sabıka) kaydında görülmez ve karara eksiksiz uyulduğu takdirde kişinin siciline yansımaz. <strong>Kararın ihlali durumunda verilen zorlama hapsi, <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/tazyik-hapsi/">tazyik hapsi</a> niteliğinde olduğundan adli sistemdeki özel disiplin kayıtlarına işlenir.</strong></p>
<h3>Haksız yere uzaklaştırma kararı aldığını düşünen kişi ne yapmalı?</h3>
<p>Haksız yere uzaklaştırma kararı aldığını düşünen vatandaşlar, karar kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 hafta (14 gün) içerisinde kararı veren Aile Mahkemesi&#8217;ne itiraz etmeli ve <strong>itiraz dilekçesinde iddiaların neden gerçeği yansıtmadığını</strong> kamera kaydı, mesajlaşmalar, HTS kayıtları yahut tanık bilgileri gibi delilleri ekleyerek anlatmalıdır.</p>
<p>Burada kritik bir nokta olarak, <strong>itiraz edilmiş olması uzaklaştırma kararını durdurmaz ve süreç sonuçlanana kadar karara uyulması zorunludur. Aksi halde ihlal nedeniyle zorlama hapsi uygulanır.</strong> Sürecin mümkün olan en hızlı ve doğru şekilde ilerlemesi ve hak kaybı yaşamamak adına uzman bir avukattan destek almanızı öneririz.</p>
<h3>Uzaklaştırma kararı ne kadar sürede çıkar?</h3>
<p>6284 sayılı Kanun&#8217;un acil koruma esasına dayanması dolayısıyla uzaklaştırma kararı <strong>bürokratik süreçlerle bekletilmez ve çoğu zaman aynı gün ya da en geç 24 saat içerisinde çıkar.</strong> Kararın çıkma süresinde başvurulan kurum da belirleyicidir. Şöyle ki;</p>
<ul>
<li>Gece, hafta sonu veya acil tehlike anında polise/jandarmaya başvurulduğunda <strong>uzaklaştırma tedbiri derhal (birkaç saat içinde) uygulanmaya başlar.</strong></li>
<li>Mesai saatleri içinde mahkemeye ya da savcılığa sunulan dilekçeler genellikle aynı gün, yoğunluğa bağlı olarak ise <strong>en geç 24 saat içinde hakim tarafından karara bağlanır.</strong></li>
</ul>
<h3>Uzaklaştırma kararı karşı tarafa nasıl bildirilir?</h3>
<p>Uzaklaştırma kararı, kararı veren merci tarafından korunan kişiye ve şiddet uygulayana tebliğ ya da tefhim (yüzüne karşı) yoluyla bildirilir. Eğer <strong>durumun gecikmesinde sakınca bulunuyorsa</strong> kolluk tarafından şiddet uygulayana tutanakla vakit kaybetmeden tebliğ edilir.</p>
<p>Burada önemli bir nokta olarak, tedbir kararının tebliğ edilmemiş olması, <strong>kararın uygulanmasına engel bir durum değildir</strong> fakat uzaklaştırma kararına aykırılık dolayısıyla zorlama hapsi uygulanabilmesi için kararın tefhim veya tebliğ edilmesi ve <strong>karara aykırı davranılması durumunda zorlama hapsi uygulanabileceğine ilişkin ihtarın kararda yer alması ve tefhim veya tebliğ sırasında da bildirilmesi gerekir.</strong></p>
<h3>Polis uzaklaştırma kararı verebilir mi?</h3>
<p>Kolluk kuvvetlerine başvurulması durumunda <strong>yetki nöbetçi polis memurunda değil, amirindedir.</strong> Dolayısıyla acil durumlarda polis karar verir demek yerine kolluk amirinin uzaklaştırma tedbiri alabileceğini söylemek hukuken daha doğru olur. <strong>Bu karar kalıcı değildir</strong>, takip eden ilk iş günü mahkemenin onayına sunulur ve hakim tarafından 24 saat içinde onaylanmadığı takdirde tedbirler kendiliğinden kalkar.</p>
<h3>Uzaklaştırma kararı kaç defa uzatılabilir?</h3>
<p>Uzaklaştırma kararının uzatılmasında herhangi bir sayı sınırı yoktur ve <strong>ilk tedbir kararı en çok 6 ay için verilebilir.</strong> Şiddetin ve tehlikenin devam etmesi durumunda karar defalarca uzatılabilir, kanun bu noktada bir üst limit belirlememiştir. Önemli olan durumun varlığını sürdürmesidir. <strong>Kararın süresi bitmeden önce Aile Mahkemesi&#8217;ne başvurularak tedbirin uzatılması talep edilmelidir. </strong></p>
<h3>Karakol uzaklaştırma kararı verebilir mi?</h3>
<p>Gecikmesinde sakıncası bulunan hallerde yani mesai saatleri dışı, hafta sonu ya da hayati tehlike anında evet, karakol ya da ilgili kolluk birimi uzaklaştırma kararı verebilir. Karakolda amirin aldığı bu karar, <strong>takip eden ilk iş günü hakimin onayına sunulur ve hakim tarafından 24 saat içinde onaylanmayan kararlar kendiliğinden kalkar. </strong></p>
<h3>Boşanma davası açmadan uzaklaştırma kararı alınabilir mi?</h3>
<p>Uzaklaştırma kararı hukuken boşanma davasından bağımsızdır ve <strong>uzaklaştırma kararı almak için önceden açılmış bir boşanma davası bulunması şart değildir.</strong> Kişinin şiddet yahut şiddet tehlikesi altında olması Aile Mahkemesi&#8217;ne, polis/jandarma merkezine veya Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na başvurarak uzaklaştırma talep etmesi için yeterlidir. <strong>Boşanma davasının devam ettiği sırada da uzaklaştırma tedbiri istenebilir. </strong></p>
<h3>Uzaklaştırma kararı devam ederken ortak konuta girilebilir mi?</h3>
<p>Hakkında müşterek konuttan uzaklaştırma yahut yaklaşmama kararı verilen kişinin <strong>bu karar uyarınca konuta girmesi mümkün değildir.</strong> Karar süresinde ortak konuta girmeye çalışmak, kapıya gitmek ya da konutun çevresinde bulunmak kararın ihlali sayılır ve bu durumun tespiti halinde kişi hakkında <strong>3 günden 10 güne kadar ertelenemez ve paraya çevrilemez zorlama hapsi uygulanır.</strong> Eğer kişinin evden kişisel eşyalarını alması gerekiyorsa <strong>bunu yalnızca polis ya da jandarma refakatinde gerçekleştirmesi mümkündür. </strong></p>
<h3>Uzaklaştırma kararı çocukla görüşmeyi engeller mi?</h3>
<p>Aksi kararlaştırılmadıkça uzaklaştırma kararı çocukla görüşmeyi doğrudan engellemez fakat 6284 sayılı Kanun kapsamında hakim, <strong>çocuğun üstün yararını ve güvenliğini korumak amacıyla kişisel ilişkiyi kısıtlayabilir (belirli günlerle) ya da refakatçi şartı koyabilir.</strong></p>
<h3>Uzaklaştırma kararında eve yaklaşma mesafesi kaç metredir?</h3>
<p>Uzaklaştırma kararının kapsamı ve alanı, olayın özelliklerine ve koruma ihtiyacı dikkate alınarak hakim tarafından belirlenir. Dolayısıyla <strong>kanunda sabit bir mesafeden bahsetmek mümkün değildir.</strong> Bazı kararlar belirli bir mesafe üzerinden değil konut, okul ya da işyerine yaklaşmama gibi konum üzerinden belirlenir. Hakimin takdirine göre 50, 100 ya da 500 metre gibi belirli bir mesafe sınırı da olabilir.</p>
<h3>Uzaklaştırma kararı almak için delil gerekir mi?</h3>
<p>6284 sayılı Kanun, bazı koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınması noktasında somut bir delil yahut belge zorunluluğu aramaz ve bu durum uzaklaştırma kararı için de geçerlidir. Dolayısıyla <strong>uzaklaştırma kararı almak için başvuranın yaşadığı şiddeti ya da şiddet tehlikesini beyan etmesi hukuken yeterlidir. </strong></p>
<p>Bununla beraber başvuruda sunulan bilgi ve belgeler asla önemsiz değildir. Mesaj kayıtları, fotoğraflar, kamera görüntüleri, tanık bilgileri, sağlık raporları veya diğer belgeler <strong>olayın doğru biçimde değerlendirilmesine ve bunun sonucunda tedbirin süresi ve kapsamının genişlemesini sağlayacaktır. </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/uzaklastirma-karari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anlaşmalı Boşanma Ortak Velayet Protokolü Örneği</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/ortak-velayet-protokolu-ornegi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/ortak-velayet-protokolu-ornegi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2026 19:54:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Medeni Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2317</guid>

					<description><![CDATA[Öne çıkan noktalar Anlaşmalı boşanmada ortak velayet protokolüne ilişkin dört kritik nokta: 1 Eşler, çocuğun velayetini ortak kullanma konusunda anlaşabilir ve bu hususu boşanma protokolünde ayrıntılı olarak düzenleyebilir. 2 Çocuğun ikameti, görüşme düzeni, eğitim, sağlık ve nafaka gibi konular belirsizliğe yer vermeyecek şekilde yazılmalıdır. 3 Tarafların ortak iradesi tek başına yeterli değildir. Hakim, protokolün çocuğun &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ozet-box">
<div class="ozet-baslik">
   <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
  <path d="M9 11l3 3L22 4"/>
  <path d="M21 12v7a2 2 0 0 1-2 2H5a2 2 0 0 1-2-2V5a2 2 0 0 1 2-2h11"/>
</svg><br />
    <span>Öne çıkan noktalar</span>
  </div>
<p class="ozet-aciklama">Anlaşmalı boşanmada ortak velayet protokolüne ilişkin dört kritik nokta:</p>
<ol class="ozet-liste">
<li>
      <span class="ozet-no">1</span><br />
      <span class="ozet-metin">Eşler, çocuğun velayetini ortak kullanma konusunda anlaşabilir ve bu hususu boşanma protokolünde ayrıntılı olarak düzenleyebilir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">2</span><br />
      <span class="ozet-metin">Çocuğun ikameti, görüşme düzeni, eğitim, sağlık ve nafaka gibi konular belirsizliğe yer vermeyecek şekilde yazılmalıdır.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">3</span><br />
      <span class="ozet-metin">Tarafların ortak iradesi tek başına yeterli değildir. Hakim, protokolün çocuğun fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişimine uygun olup olmadığını da değerlendirir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">4</span><br />
      <span class="ozet-metin">İnternet ortamında yer alan örnek metinler yol gösterici olsa da her aile yapısı ve ortak velayet düzeni farklı olduğundan, protokol kişisel koşullara göre hazırlanmalıdır.</span>
    </li>
</ol>
</div>
<p>Anlaşmalı boşanma sürecinde eşler, <strong>çocukların velayeti konusunda ortak velayet üzerinde anlaşabilir ve bu durumda hazırlanan ortak velayet protokolü, çocuğun ikamet edeceği yer, ebeveynlerin hak ve sorumlulukları, kişisel ilişki düzeni, nafaka ile eğitim ve sağlık giderlerine ilişkin hükümleri içerir</strong> ve bu protokolün hukuki geçerlilik kazanabilmesi için tarafların iradesini açık ve uygulanabilir şekilde yansıtması ve sonrasında hakim tarafından uygun bulunarak onaylanması gerekir.</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>ortak velayet protokolünün nasıl hazırlanmasına gerektiğine, dikkat edilmesi gereken noktalara ve protokol örneklerine</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<div class="expert-opinion-box">
<div class="expert-photo-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="expert-photo" /><br />
    <span class="expert-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#032540" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="expert-content">
<div class="expert-title">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#cfb283" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="expert-text">Ortak velayet protokollerinde en sık karşılaşılan sorun, tarafların yalnızca boşanma iradesini düzenleyip çocukla ilgili ayrıntıları genel ifadelerle geçmesidir. Oysa çocuğun hangi adreste yaşayacağı, eğitim ve sağlık kararlarının nasıl alınacağı, tatil dönemleri, giderlerin paylaşımı ve ebeveynlerin sorumlulukları ne kadar ayrıntılı düzenlenirse, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önüne geçmek de o kadar kolay olur.</p>
<div class="expert-signature">
<p class="expert-name">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="expert-role">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<h2>Ortak Velayet Protokolü Nedir? Nasıl Hazırlanır?</h2>
<p>Anne ve babanın, çocukla ilgili <strong>ikamet, görüşme günleri, nafaka ve eğitim kararları gibi noktalardaki anlaşmalarını yazılı hale getiren ortak velayet protokolü</strong>, taraflarca imzalanıp mahkemeye sunulur ve mahkemede hem hukuka uygunluk hem de çocuğun yarası açısından incelenir. <strong>Bu süreçte eksik yahut belirsiz madde olması mahkemenin onayını geciktirecek</strong>, belki de protokolü reddetmesine neden olacaktır. Dolayısıyla sürecin her iki taraf ve çocuk açısından da hem maddi hem manevi mağduriyet yaratmaması açısından ilk andan itibaren avukat gözetiminde yürütülmesinde yarar vardır.</p>
<h2>Anlaşmalı Boşanma Ortak Velayet Protokolü &#8211; Örnek 1</h2>
<p>Avukatlarımızın hazırladığı aşağıdaki örnek, <strong>tek çocuğu bulunan ve çocuğun tek ebeveynle sabit ikamet ettiği aileler için hazırlanmıştır.</strong></p>
<p>Uzman avukatlarımızın sizler için ayrıca hazırladığı <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/Anlasmali-Bosanmada-Ortak-Velayet-Talep-Dilekcesi.docx"><strong>Ortak Velayet Talep Dilekçesi&#8217;ni bağlantıya tıklayarak</strong></a> indirebilirsiniz. Yine ayrıca hazırladığımız <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/Ortak-Velayete-Gecis-Velayetin-Degistirilmesi-Dilekcesi.pdf"><strong>Ortak Velayete Geçiş Dilekçesi&#8217;ni de bağlantıya tıklayarak</strong></a> hemen indirebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>ANLAŞMALI BOŞANMA VE ORTAK VELAYET PROTOKOLÜ</strong></p>
<p><strong>TARAFLAR:</strong></p>
<p><strong>Davacı Eş:</strong> [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [Numara], Adres: [Adres]
<p><strong>Davalı Eş:</strong> [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [Numara], Adres: [Adres]
<p><strong>MÜŞTEREK ÇOCUK:</strong> [Ad Soyad], Doğum Tarihi: [Tarih]
<p><strong>MADDE 1 &#8211; BOŞANMA:</strong> Taraflar, Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı olarak boşanmayı kabul etmişlerdir.</p>
<p><strong>MADDE 2 &#8211; VELAYET:</strong> Müşterek çocuğun velayeti, anne ve babaya ortak olarak bırakılmıştır. Taraflar, çocuğun eğitim, sağlık ve tatil kararlarını birlikte alacaklarını kabul eder.</p>
<p><strong>MADDE 3 &#8211; İKAMET:</strong> Çocuk, [Anne/Baba] ile birlikte [Adres] adresinde ikamet edecektir.</p>
<p><strong>MADDE 4 &#8211; KİŞİSEL İLİŞKİ:</strong> Diğer ebeveyn, çocuğu her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu Cumartesi saat 10.00&#8217;dan Pazar saat 18.00&#8217;a kadar yanında bulundurabilecektir. Yaz döneminde temmuz ayının ilk on beş günü çocuk, diğer ebeveynle kalacaktır.</p>
<p><strong>MADDE 5 &#8211; NAFAKA:</strong> [Ad Soyad], çocuğun ihtiyaçları için aylık [Tutar] TL iştirak nafakası ödeyecektir. Nafaka, her yıl Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı yıllık artış oranında güncellenecektir.</p>
<p><strong>MADDE 6 &#8211; EĞİTİM VE SAĞLIK:</strong> Okul seçimi, sağlık kararları ve önemli tıbbi müdahaleler, iki tarafın ortak onayıyla alınacaktır.</p>
<p><strong>MADDE 7 &#8211; YARGILAMA GİDERLERİ:</strong> Yargılama giderleri ve harçlar, taraflarca eşit oranda karşılanacaktır.</p>
<p>Protokol, [Tarih] tarihinde iki nüsha olarak düzenlenmiş ve taraflarca imzalanmıştır.</p>
<p><strong>Davacı Eş                                                                                                                 Davalı Eş</strong></p>
<p><strong>[Ad Soyad / İmza]                                                                                                 [Ad Soyad / İmza]</strong></p>
<h2>Anlaşmalı Boşanma Ortak Velayet Protokolü &#8211; Örnek 2</h2>
<p>Avukatlarımızın hazırladığı aşağıdaki örnek, <strong>iki çocuğu bulunan ve dönüşümlü ikamet modelini tercih eden aileler için hazırlanmıştır.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>ANLAŞMALI BOŞANMA VE ORTAK VELAYET PROTOKOLÜ</strong></p>
<p><strong>TARAFLAR:</strong></p>
<p><strong>Davacı Eş:</strong> [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [Numara], Adres: [Adres]
<p><strong>Davalı Eş:</strong> [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [Numara], Adres: [Adres]
<p><strong>MÜŞTEREK ÇOCUKLAR:</strong> 1) [Ad Soyad], Doğum Tarihi: [Tarih] 2) [Ad Soyad], Doğum Tarihi: [Tarih]
<p><strong>MADDE 1 &#8211; BOŞANMA:</strong> Taraflar, Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı olarak boşanmayı kabul etmişlerdir.</p>
<p><strong>MADDE 2 &#8211; VELAYET:</strong> Müşterek çocukların velayeti, anne ve babaya ortak olarak bırakılmıştır.</p>
<p><strong>MADDE 3 &#8211; DÖNÜŞÜMLÜ İKAMET:</strong> Çocuklar, hafta değişimli olarak her iki ebeveynin yanında kalacaktır. Değişim, her Pazar saat 18.00&#8217;da yapılacaktır. Okul dönemi boyunca, teslim ve alım noktası çocukların okuluna en yakın nokta olarak belirlenmiştir.</p>
<p><strong>MADDE 4 &#8211; TATİL PAYLAŞIMI:</strong> Yarıyıl tatili, çift yıllarda anne, tek yıllarda baba yanında geçirilecektir. Yaz tatili iki eşit döneme bölünecek, her ebeveyn kendi döneminde çocuklarla vakit geçirecektir.</p>
<p><strong>MADDE 5 &#8211; GİDERLERİN PAYLAŞIMI:</strong> Eğitim, sağlık ve temel bakım giderleri için ortak hesap açılacaktır. Taraflardan her biri, hesaba aylık [Tutar] TL yatıracaktır. İştirak nafakası, ortak hesap üzerinden karşılanmış sayılır ve tutar, Türkiye İstatistik Kurumunun yıllık artış oranında güncellenecektir.</p>
<p><strong>MADDE 6 &#8211; KARAR ALMA:</strong> Okul, sağlık ve seyahat gibi önemli kararlar, iki tarafın yazılı onayı alınmadan uygulanmayacaktır.</p>
<p><strong>MADDE 7 &#8211; İLETİŞİM:</strong> Taraflar, çocukların diğer ebeveynle telefon veya görüntülü görüşmesine, kalınan dönemden bağımsız olarak her gün imkan tanıyacaktır.</p>
<p><strong>MADDE 8 &#8211; YARGILAMA GİDERLERİ:</strong> Yargılama giderleri ve harçlar, taraflarca eşit oranda karşılanacaktır.</p>
<p>Protokol, [Tarih] tarihinde iki nüsha olarak düzenlenmiş ve taraflarca imzalanmıştır.</p>
<p><strong>Davacı Eş                                                                                                                 Davalı Eş</strong></p>
<p><strong>[Ad Soyad / İmza]                                                                                                 [Ad Soyad / İmza]</strong></p>
<h2>Protokol Hazırlanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler</h2>
<p>Ortak velayet protokolü hazırlanırken dikkat edilmesi gereken kritik noktalar şöyledir:</p>
<ul>
<li>Görüşme günleri gün ve saat belirtilerek yazılmalı, belirsiz ifade kullanılmamalıdır.</li>
<li><strong>Nafaka miktarı ve yıllık artış oranı açıkça yazılmalıdır.</strong></li>
<li>Eğitim, sağlık ve tatil kararlarının nasıl alınacağı net biçimde tarif edilmelidir.</li>
<li><strong>Yargılama giderlerinin nasıl paylaşılacağı</strong> protokolde yer almalıdır.</li>
<li>Madde numaraları ve taraf bilgileri eksiksiz doldurulmalıdır.</li>
<li><strong>Protokolün avukat kontrolünden geçmesi</strong> mahkeme onayını hızlandıran bir adımdır.</li>
</ul>
<h2>Mahkeme Ortak Velayet Protokolünü Hangi Durumlarda Kabul Etmez?</h2>
<p>Protokolün mahkeme beklentileriyle uyuşmadığı durumlarda kabul edilmemesi gündeme gelir ve bu durumlardan başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li>Nafaka miktarının yazılmaması.</li>
<li>Görüşme günlerinin belirsiz bırakılması.</li>
<li>Taraflardan birinin protokolü baskı altında imzaladığını belirtmesi.</li>
<li>Çocuğun yararına aykırı bir düzenleme olması.</li>
<li>Taraflar arasında iletişim ve iş birliği kurulamayacağının anlaşılması.</li>
</ul>
<p>Bu durumlarda protokoldeki ve süreçteki eksiklerin tamamlanması ve sonrasında mahkemeye yeniden sürülmesi gerekir. <strong>Hiç şüphesiz sürecin en başından itibaren bir uzman avukat yönlendirmesi ile hareket etmek</strong> bu gibi gecikmeleri ve aksaklıkların önüne geçecektir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/ortak-velayet-protokolu-ornegi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Araç Mahrumiyet Bedeline İtiraz ve Dilekçe Örneği</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/arac-mahrumiyet-bedeline-itiraz-ve-dilekce-ornegi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/arac-mahrumiyet-bedeline-itiraz-ve-dilekce-ornegi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 05:37:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tazminat Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2298</guid>

					<description><![CDATA[Öne çıkan noktalar Araç mahrumiyet bedeline itiraz sürecinde dört kritik nokta: 1 Araç mahrumiyet bedeline ilişkin itirazlar sigorta şirketine, Sigorta Tahkim Komisyonuna, mahkemede bilirkişi raporuna veya icra takibine karşı yapılabilir. 2 Sigorta Tahkim Komisyonu, mahkeme ve icra süreçlerinde farklı süreler uygulanır. Süresinde yapılmayan itirazlar hak kaybına neden olabilir. 3 Günlük araç kira bedelinin hatalı hesaplanması, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ozet-box">
<div class="ozet-baslik">
   <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
  <path d="M9 11l3 3L22 4"/>
  <path d="M21 12v7a2 2 0 0 1-2 2H5a2 2 0 0 1-2-2V5a2 2 0 0 1 2-2h11"/>
</svg><br />
    <span>Öne çıkan noktalar</span>
  </div>
<p class="ozet-aciklama">Araç mahrumiyet bedeline itiraz sürecinde dört kritik nokta:</p>
<ol class="ozet-liste">
<li>
      <span class="ozet-no">1</span><br />
      <span class="ozet-metin">Araç mahrumiyet bedeline ilişkin itirazlar sigorta şirketine, Sigorta Tahkim Komisyonuna, mahkemede bilirkişi raporuna veya icra takibine karşı yapılabilir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">2</span><br />
      <span class="ozet-metin">Sigorta Tahkim Komisyonu, mahkeme ve icra süreçlerinde farklı süreler uygulanır. Süresinde yapılmayan itirazlar hak kaybına neden olabilir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">3</span><br />
      <span class="ozet-metin">Günlük araç kira bedelinin hatalı hesaplanması, onarım süresinin yanlış belirlenmesi veya kusur oranının dikkate alınmaması başlıca itiraz nedenleridir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">4</span><br />
      <span class="ozet-metin">Mahkeme, hatalı veya eksik gördüğü hesaplamalar için ek rapor ya da yeni bilirkişi incelemesi yaptırarak farklı bir tutara hükmedebilir.</span>
    </li>
</ol>
</div>
<p>Araç mahrumiyet bedelinin tartışmalı kaldığı durumlarda <strong>hem bedeli talep eden hem de kendisinden talep edilen taraf, sürecin farklı aşamalarında itiraz hakkını kullanabilir.</strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>araç mahrumiyet bedeline hangi aşamada nasıl itiraz edilebileceğine, itiraz sürelerine ve hazırlanması gereken itiraz dilekçesine</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<div class="expert-opinion-box">
<div class="expert-photo-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="expert-photo" /><br />
    <span class="expert-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#032540" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="expert-content">
<div class="expert-title">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#cfb283" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="expert-text">Araç mahrumiyet bedeline ilişkin uyuşmazlıklarda en sık karşılaşılan sorun, yalnızca talep edilen tutara itiraz edilmesi fakat bu itirazın teknik ve somut delillerle desteklenmemesidir. Günlük araç kira bedeli, mahrumiyet süresi ve kusur oranı gibi unsurların her biri ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Özellikle bilirkişi raporuna veya hakem kararına karşı yapılacak itirazlarda, yasal sürelerin kaçırılmaması ve itiraz gerekçelerinin doğru hukuki zemine oturtulması büyük önem taşır.</p>
<div class="expert-signature">
<p class="expert-name">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="expert-role">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<h2>Araç Mahrumiyet Bedeli Talebine Nasıl İtiraz Edilir?</h2>
<p>Araç mahrumiyet bedeline itiraz süreci, uyuşmazlığın bulunduğu aşamaya göre değişkenlik gösterir ve farklı kurumlara yapılır.</p>
<p>Sigorta şirketinin teklif ettiği tazminat tutarını yetersiz bulan hak sahibi, <strong>öncelikle sigorta şirketine itiraz eder ve uyuşmazlığın devam etmesi durumunda Sigorta Tahkim Komisyonuna veya görevli mahkemeye başvurur.</strong></p>
<p>Buna karşılık, <strong>kendisinden araç mahrumiyet bedeli talep edilen taraf da talep edilen tutarın fazla veya hatalı hesaplandığını ileri sürerek</strong> sigorta şirketi, Sigorta Tahkim Komisyonu veya mahkeme nezdinde itirazlarını sunabilir.</p>
<p>Dava aşamasına geçilmişse<strong> itirazlar bilirkişi raporuna yöneltilir.</strong> Her başvuru yolunun farklı usul ve süreleri bulunduğundan, <strong>itirazın doğru merciye ve yasal süre içinde yapılması hak kaybı yaşanmaması açısından önem taşır.</strong></p>
<h2>Hangi Durumlarda İtiraz Zemini Oluşur?</h2>
<p>Araç mahrumiyet bedeline itirazın temelinde hesaplamanın gerçek zararı yansıtmaması yer alır.</p>
<ul>
<li>Hak sahibi açısından günlük ikame araç bedelinin piyasa rayicinin altında belirlenmesi, onarım süresinin gereğinden kısa hesaplanması veya zarar kalemlerinin eksik değerlendirilmesi başlıca itiraz gerekçeleridir.</li>
<li>Bedeli ödemesi istenen taraf açısından ise günlük araç kira bedelinin piyasa rayicinin üzerinde alınması, onarım süresinin gereğinden uzun kabul edilmesi, kusur oranının hatalı değerlendirilmesi veya hesaplamada maddi hata bulunması itiraz sebebi oluşturur.</li>
</ul>
<p><strong>Aracın ticari kullanıldığı ya da kazanç kaybına uğrandığı iddiasının yeterli delillerle ispatlanamaması</strong> da bu kalemlere yönelik itirazın temel gerekçelerinden biridir.</p>
<h2>Araç Mahrumiyet Bedeline İtiraz Süresi</h2>
<p>İtiraz süreleri, başvurunun yapıldığı aşamaya bağlı değişkenlik göstereceğinden<strong> her birini kendi içerisinde değerlendirmek gerekir. </strong></p>
<ul>
<li>Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararına karşı itiraz, kararın tebliğinden itibaren <strong>10 gün</strong> içinde İtiraz Hakem Heyetine yapılmalıdır fakat uyuşmazlık tutarı ilgili yıl için belirlenen kesinlik sınırının altında kalıyorsa hakem kararı kesinleşir ve itiraz yolu kapalıdır.</li>
<li>Mahkemede alınan bilirkişi raporuna karşı itiraz süresi ise raporun tebliğinden itibaren <strong>2 haftadır. </strong></li>
<li>İlamsız icra takibinde borca veya alacağa yönelik itirazın, ödeme emrinin tebliğinden itibaren <strong>7 gün</strong> içinde yapılması gerekir.</li>
</ul>
<p>Kanunda öngörülen bu itiraz sürelerinin kaçırılması durumunda ilgili itiraz hakkı kaybedilir ve sonraki aşamada bu yola başvurulamaz. Dolayısıyla <strong>bu hassas sürelerin bir uzman aracılığıyla takibi olası hak kayıplarının önüne geçmek adına kıymetlidir. </strong></p>
<h2>İtiraz Sürecinde Nelere Dikkat Edilmelidir?</h2>
<p>İtiraz sürecinin en sağlıklı şekilde ilerlemesi ve herhangi bir teknik ve prosedürel hata yapılmaması adına dikkat edilmesi önemli birkaç nokta vardır. Bu noktaları şöyle özetleyebiliriz:</p>
<ul>
<li>İtiraz dilekçesinde, <strong>hangi hesaplamaya veya hangi hukuki tespite neden itiraz edildiği</strong> açık ve somut şekilde belirtilmelidir. Soyut veya gerekçesiz itirazlar, talebin değerlendirilmesini güçleştirir.</li>
<li>Hesaplamanın hatalı olduğu ileri sürülüyorsa bu iddia <strong>emsal araç kiralama bedelleri, servis kayıtları, ekspertiz raporları, kusur tespitine ilişkin belgeler veya diğer somut delillerle desteklenmelidir.</strong></li>
<li>İtirazın kanunda <strong>öngörülen süre içinde ve görevli merciye yapılması</strong> hak kaybını önlemek açısından büyük önem taşır.</li>
<li><strong>Uyuşmazlığın hukuki ve teknik açıdan karmaşık olduğu durumlarda</strong> ise sürecin bir avukat tarafından yürütülmesi, hiç şüphesiz itirazın doğru gerekçelerle ve usule uygun şekilde hazırlanmasına katkı sağlar.</li>
</ul>
<h2>İlamsız İcra Takibine İtiraz Hakkı</h2>
<p>Araç mahrumiyet bedeli için alacaklı, elinde kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmasa dahi ilamsız icra takibi başlatabilir ve borçlunun kendisine gönderilen ödeme emrine karşı tebliğ tarihinden itibaren <strong>7 gün içinde icra dairesine itiraz etmesi gerekir.</strong></p>
<p>İtiraz bu süre içerisinde yapıldığında icra takibini durdurur. Bu durumda alacaklı, şartları oluşuyorsa itirazın iptali davası açar ya da itirazın kaldırılması yoluna başvurur. <strong>Borçlunun süresi içinde itiraz etmemesi durumunda ise takip kesinleşir ve alacaklı cebri icra işlemlerine devam eder.</strong></p>
<h2>Araç Mahrumiyet Bedeline İtiraz Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?</h2>
<p>Araç mahrumiyet bedeline itiraz sürecinde ideal bir dilekçe, <strong>hangi hesaplamanın ya da hukuki değerlendirmenin neden hatalı olduğunu açıklamalı</strong>, bu iddaları eldeki en somut delillerle desteklemeli ve sonuç ve talep bölümlerinde bedelin yeniden hesaplanması, talebin kısmen ya da tamamen reddi ya da uygun görülen başka bir kararı açıkça belirtmelidir.</p>
<p>İtiraz edilen karar ve talebin tarihi, dosya ya da başvuru numarası ve itiraz gerekçelerinin her biri açık şekilde dilekçede yer almalı ve dilekçeye <strong>kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, ekspertiz veya servis kayıtları, taraflar arasındaki yazışmalar ve iddiaları destekleyen diğer belgelerin de eklemesi gerekir.</strong></p>
<h2>Araç Mahrumiyet Bedeline İtiraz Dilekçe Örneği (Sigorta Tahkim)</h2>
<p>Aşağıdaki örnek, Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararında belirlenen mahrumiyet bedelini yetersiz bulan başvuru sahibinin İtiraz Hakem Heyetine sunacağı dilekçe yapısını göstermektedir.</p>
<p>Uzman avukatlarımızın sizler için ayrıca hazırladığı Araç Mahrumiyet Bedeli İtirazın İptali Dava Dilekçesi&#8217;ni <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/Arac-Mahrumiyet-Bedeli-Itirazin-Iptali-Dava-Dilekcesi.pdf"><strong>bağlantıya tıklayarak</strong></a> indirebilirsiniz. Yine bir diğer dilekçe örneğimiz olan Pert Araç Mahrumiyet Bedeline İtiraz Dilekçesi&#8217;ni indirmek için <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/Pert-Arac-Mahrumiyet-Bedeli-Dava-Dilekcesi.docx"><strong>bağlantıya tıklayabilirsiniz.</strong></a></p>
<p><strong>Bu dilekçelerin birer örnek olduğunu, her olayın kendi dinamiklerine bağlı olarak düzenlenmesi gerektiğini hatırlatmak isteriz.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ&#8217;NE</strong></p>
<p><strong>BAŞVURU SAHİBİ (İTİRAZ EDEN):</strong> [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [Numara], Adres: [Adres]
<p><strong>KARŞI TARAF:</strong> [Sigorta Şirketi Unvanı]
<p><strong>HAKEM KARARI:</strong> [Tarih] tarihli, [Dosya No] sayılı hakem kararı</p>
<p><strong>KONU:</strong> Yukarıda belirtilen hakem kararında hükmedilen araç mahrumiyet bedelinin yetersiz belirlenmesi nedeniyle itirazımızın sunulmasıdır.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR:</strong></p>
<ol>
<li>[Tarih] tarihli hakem kararıyla, aracımızın [Süre] gün süreyle kullanılamaması nedeniyle [Tutar] TL araç mahrumiyet bedeline hükmedilmiştir.</li>
<li>Hakem kararında esas alınan günlük ikame bedeli, aracımızın markası ve modeliyle aynı sınıftaki emsal araçların güncel piyasa kira rayicinin altında kalmaktadır. Bu hususu destekleyen emsal kiralama ilanları ekte sunulmaktadır.</li>
<li>Kararda esas alınan onarım süresi, dosyadaki servis giriş çıkış tarihleriyle örtüşmemekte, aracın fiilen kullanılamadığı toplam süre eksik hesaplanmış bulunmaktadır.</li>
<li>Yukarıda açıklanan nedenlerle, hakem kararındaki araç mahrumiyet bedelinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.</li>
</ol>
<p><strong>HUKUKİ DAYANAK:</strong> 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30 ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik.</p>
<p><strong>SONUÇ VE İSTEM:</strong> Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, hakem kararının araç mahrumiyet bedeline ilişkin kısmının yeniden incelenerek talebimiz doğrultusunda düzeltilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.</p>
<p><strong>EKLER:</strong> 1) Hakem kararı örneği 2) Emsal kira ilanları 3) Servis giriş çıkış belgeleri</p>
<p><strong>[Tarih]                                                                                                                             [Ad Soyad / İmza]</strong></p>
<h2>Sigorta Şirketine İtiraz Dilekçesi Örneği</h2>
<p>Aşağıdaki örnek, kendisine araç mahrumiyet bedeli talebi yöneltilen tarafın, talep edilen tutarın fazla olduğu gerekçesiyle sigorta şirketine sunacağı dilekçe yapısını göstermektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>[SİGORTA ŞİRKETİ ADI] SİGORTA A.Ş. HASAR DEĞERLENDİRME BİRİMİ&#8217;NE</strong></p>
<p><strong>İTİRAZ EDEN (SİGORTALI):</strong> [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [Numara], Adres: [Adres]
<p><strong>DOSYA/TUTANAK NO:</strong> [Numara]
<p><strong>KONU:</strong> [Tarih] tarihli yazınızla tarafımızdan talep edilen araç mahrumiyet bedeline itirazımızın sunulmasıdır.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR:</strong></p>
<ol>
<li>[Tarih] tarihli kazaya ilişkin dosyada, karşı taraf adına [Tutar] TL araç mahrumiyet bedeli talep edilmiştir.</li>
<li>Talep edilen tutarda esas alınan günlük ikame bedeli, aracın bulunduğu bölgedeki güncel kiralama rayicinin üzerindedir, bu husus ekte sunulan piyasa araştırmasıyla sabittir.</li>
<li>Talepte esas alınan onarım süresi, aracın hasar kaydına göre gerekli olan makul süreyi aşmaktadır, parça temini gecikmesi bize atfedilebilecek bir neden değildir.</li>
<li>Kaza tespit tutanağına göre kazadaki kusur oranımız %[oran] olup, talep edilen tutarın bu oran dikkate alınmadan hesaplandığı görülmektedir.</li>
<li>Yukarıda açıklanan nedenlerle talep edilen tutarın yeniden değerlendirilmesini rica ederiz.</li>
</ol>
<p><strong>HUKUKİ DAYANAK:</strong> 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ilgili hükümleri.</p>
<p><strong>SONUÇ VE İSTEM:</strong> Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, talep edilen araç mahrumiyet bedelinin makul süre ve güncel piyasa rayici esas alınarak yeniden hesaplanmasını, kusur oranımızın da gözetilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.</p>
<p><strong>EKLER:</strong> 1) Kusur oranını gösteren tutanak 2) Emsal piyasa araştırması 3) Servis kayıtları</p>
<p><strong>[Tarih]                                                                                                                             [Ad Soyad / İmza]</strong></p>
<h2>Hakem Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği</h2>
<p>Aşağıdaki örnek, hakem kararında mahrumiyet süresinin eksik hesaplandığını düşünen başvuru sahibinin sunacağı itiraz dilekçesi yapısını göstermektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ&#8217;NE</strong></p>
<p><strong>BAŞVURU SAHİBİ (İTİRAZ EDEN):</strong> [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [Numara], Adres: [Adres]
<p><strong>KARŞI TARAF:</strong> [Sigorta Şirketi Unvanı]
<p><strong>HAKEM KARARI:</strong> [Tarih] tarihli, [Dosya No] sayılı hakem kararı</p>
<p><strong>KONU:</strong> Hakem kararında mahrumiyet süresinin eksik hesaplandığı gerekçesiyle itirazımızın sunulmasıdır.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR:</strong></p>
<ol>
<li>Hakem kararında, aracımızın mahrumiyet süresi [Süre] gün olarak kabul edilmiştir.</li>
<li>Ancak servis kayıtlarına göre araç, parça temini nedeniyle toplam [Gerçek Süre] gün boyunca kullanılamamıştır, bu gecikme tarafımızın kontrolü dışında gelişmiştir.</li>
<li>Parça temin sürecine ilişkin yetkili servis yazısı ve sipariş tarihleri ekte sunulmaktadır, bu belgeler mahrumiyet süresinin hakem kararında kabul edilenden uzun olduğunu göstermektedir.</li>
<li>Bu nedenle, mahrumiyet bedelinin gerçek süre üzerinden yeniden hesaplanması gerektiği kanaatindeyiz.</li>
</ol>
<p><strong>HUKUKİ DAYANAK:</strong> 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30 ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik.</p>
<p><strong>SONUÇ VE İSTEM:</strong> Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, hakem kararının mahrumiyet süresine ilişkin tespitinin yeniden incelenerek gerçek süre üzerinden düzeltilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.</p>
<p><strong>EKLER:</strong> 1) Hakem kararı örneği 2) Yetkili servis yazısı 3) Parça sipariş belgeleri</p>
<p><strong>[Tarih]                                                                                                                             [Ad Soyad / İmza]</strong></p>
<h2>Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi Örneği</h2>
<p>Aşağıdaki örnek, mahkemede görülen davada, bilirkişi raporundaki günlük ikame bedelini fahiş bulan davalı tarafın sunacağı itiraz dilekçesi yapısını göstermektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>[İL/İLÇE] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ&#8217;NE</strong></p>
<p><strong>DOSYA NO:</strong> [Esas No]
<p><strong>İTİRAZ EDEN (DAVALI):</strong> [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [Numara], Adres: [Adres]
<p><strong>DAVACI:</strong> [Ad Soyad]
<p><strong>KONU:</strong> [Tarih] tarihinde tarafımıza tebliğ edilen bilirkişi raporuna itirazımızın sunulmasıdır.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR:</strong></p>
<ol>
<li>Dosyaya sunulan [Tarih] tarihli bilirkişi raporunda, günlük ikame araç bedeli [Tutar] TL olarak belirlenmiştir.</li>
<li>Bu tutar, davaya konu aracın bulunduğu bölgedeki güncel piyasa kiralama rayicinin belirgin biçimde üzerindedir, ekte sunduğumuz emsal kiralama fiyat araştırması bu hususu göstermektedir.</li>
<li>Raporda esas alınan onarım süresi de, aracın hasar kaydına göre gerekli olan makul süreyi aşmaktadır, bu konudaki teknik değerlendirme ekte sunulmaktadır.</li>
<li>Bu nedenlerle bilirkişi raporunun, günlük bedel ve onarım süresi yönünden yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.</li>
</ol>
<p><strong>HUKUKİ DAYANAK:</strong> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 281.</p>
<p><strong>SONUÇ VE İSTEM:</strong> Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, bilirkişi raporuna itirazımızın kabulü ile dosyanın yeniden bilirkişi incelemesine tabi tutulmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.</p>
<p><strong>EKLER:</strong> 1) Emsal kiralama fiyat araştırması 2) Teknik değerlendirme 3) Vekaletname örneği (varsa)</p>
<p><strong>[Tarih]                                                                                                                             [Ad Soyad / İmza]</strong></p>
<h3>Mahkeme araç mahrumiyet bedelini değiştirebilir mi?</h3>
<p>Mahkeme, bilirkişi raporunda hesaplanan araç mahrumiyet bedelinin aynen kabul etmek zorunda değildir ve <strong>tarafların itirazlarını ve dosyadaki diğer delileri değerlendirerek gerekirse ek rapor ya da yeni bilirkişi incelemesi yaptırarak farklı bir tutara hükmedebilir. </strong></p>
<h3>Günlük araç kira bedeline itiraz edilebilir mi?</h3>
<p>Günlük araç kira bedelinin piyasa koşullarına uygun olmadığı düşünülüyorsa <strong>aynı sınıftaki araçların güncel kiralama bedelleri, emsal fiyat araştırmaları yahut bilirkişi değerlendirmeleri delil olarak kullanılarak</strong> bu tutara itiraz edilebilir.</p>
<h3>Araç mahrumiyet bedelini azaltmak için hangi gerekçeler ileri sürülebilir?</h3>
<p>Günlük ikame araç bedelinin piyasa rayicinin üzerinde hesaplandığı, onarım süresinin gerçek ve makul süreden fazla belirlendiği, kusur oranının hatalı değerlendirildiği ya da aracın kullanım şeklinin hesaba katılmadığı gerekçeleri, araç mahrumiyet bedeline itiraz edilirken sıkça gündeme gelir. <strong>Ticari kullanım ya da kazanç kaybı iddiaları bakımından ise bu durumların somut belgelerle ispatı gerekir. </strong></p>
<h3>Bilirkişi raporu değiştirilebilir mi?</h3>
<p>Mahkeme açısından kesin ve bağlayıcı bir karar niteliğinde olmayan bilirkişi raporu noktasında mahkeme, tarafların itirazlarını bulduğu takdirde <strong>ek bir rapor ya da yeni bir bilirkişi incelemesi isteyebilir.</strong> Son değerlendirme mahkemeye aittir ve rapor, diğer delillerle birlikte değerlendirilerek karar verilir.</p>
<h3>Mahkeme yeni bilirkişi atayabilir mi?</h3>
<p>Mahkemenin mevcut bilirkişi raporunu yetersiz, çelişkili ya da uyuşmazlığı çözmeye elverişli bulmaması durumunda <strong>yeni bilirkişi ataması gündeme gelir.</strong> Zaman zaman <strong>aynı bilirkişiden ek rapor alınması seçeneği de değerlendirilir. </strong></p>
<h3>Araç mahrumiyet bedeli davasında yeniden hesaplama yapılabilir mi?</h3>
<p>Araç mahrumiyet bedeline ilişkin itirazın mahkemede kabul edilmesi durumunda <strong>yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak zarar yeniden hesaplanır.  </strong></p>
<h3>İtiraz sürecinde faiz işlemeye devam eder mi?</h3>
<p>İtiraz edilmesi, kural olarak faiz talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Faizin hangi tarihten itibaren ve hangi tutar üzerinden uygulanacağı, <strong>alacağın niteliğine, temerrüt durumuna ve mahkeme veya hakem kararındaki değerlendirmeye göre belirlenir.</strong></p>
<h3>Tahkim başvurusu ne kadar sürede sonuçlanır?</h3>
<p>Dosyanın kapsamına ve inceleme sürecine göre değişmekle beraber basit nitelikli uyuşmazlıklar birkaç haftada sonuçlanabilirken, <strong>bilirkişi incelemesi gerektiren dosyalarda süreç birkaç ayı bulabilir.</strong> İtiraz yoluna başvurulması durumunda ise inceleme süresi uzayacağından süreç de birkaç ay daha uzar.</p>
<h3>İtiraz masrafları ne kadardır, kim öder?</h3>
<p>Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılacak itirazlarda başvuru ücreti ve gerekli giderlerin ödenmesi gerekir. Mahkemeye veya icra dairesine yapılan itirazlarda ise dosyanın niteliğine göre <strong>harç, tebligat ve bilirkişi gibi ek masraflar ortaya çıkar.</strong> İtirazın haklı bulunması halinde, yapılan yargılama giderlerinin karşı taraftan tahsiline karar verir fakat <strong>bu tutarları ilk anda itiraz başvurusu yapanın ödemesi gerekir. </strong></p>
<h3>İtiraz reddedilirse dava hakkım devam eder mi?</h3>
<p>İtirazın reddedilmesi tek başına dava hakkını ortadan kaldırmaz ve sigorta şirketinin talebi reddetmesi durumunda hak sahibi, şartlar oluşmuşsa Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir yahut görevli ve yetkili mahkemede dava açabilir. Sigorta Tahkim Komisyonunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı ise <strong>kararın niteliğine ve ilgili yıl için belirlenen parasal sınırlara bağlı olarak kanun yollarına başvurulması mümkündür.</strong></p>
<h3>İtiraz dilekçesi elden mi, e-Devlet üzerinden mi verilir?</h3>
<p>Başvurunun yapılacağı kuruma bağlı olarak itiraz dilekçesi farklı yöntemlerle verilebilir.</p>
<ul>
<li><strong>Sigorta Tahkim Komisyonuna</strong> yapılacak itirazlar, Komisyonun elektronik başvuru sistemi veya posta yoluyla iletilebilir.</li>
<li><strong>Mahkemeye</strong> sunulacak dilekçeler ise mahkeme kalemine elden teslim edilebilir, posta yoluyla gönderilebilir veya şartların sağlanması durumunda UYAP üzerinden elektronik olarak sunulabilir.</li>
<li><strong>İcra dairelerine</strong> yapılacak başvurular da elden veya elektronik başvuru imkanının bulunduğu durumlarda UYAP aracılığıyla gerçekleştirilebilir.</li>
</ul>
<h3>Araç mahrumiyet bedeline itirazda avukat desteği neden önemlidir?</h3>
<p>İtiraz sürelerinin kısa ve kesin olması ve bir günlük gecikmenin dahi hak kaybına yol açması, <strong>hangi merciye, hangi gerekçeyle ve hangi belgelerle itiraz edilebileceğinin doğru tespitinin teknik bilgi ve itirazın somut delilerle desteklenmesinin hukuki bilgi gerektirmesi</strong> açılarından araç mahrumiyet bedeline itiraz sürecinde avukat desteği alınması önemlidir.</p>
<p><script type="application/ld+json">{"@context":"https://schema.org","@type":"FAQPage","mainEntity":[{"@type":"Question","name":"Mahkeme araç mahrumiyet bedelini değiştirebilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Mahkeme, bilirkişi raporunda hesaplanan araç mahrumiyet bedelinin aynen kabul etmek zorunda değildir ve tarafların itirazlarını ve dosyadaki diğer delileri değerlendirerek gerekirse ek rapor ya da yeni bilirkişi incelemesi yaptırarak farklı bir tutara hükmedebilir. "}},{"@type":"Question","name":"Günlük araç kira bedeline itiraz edilebilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Günlük araç kira bedelinin piyasa koşullarına uygun olmadığı düşünülüyorsa aynı sınıftaki araçların güncel kiralama bedelleri, emsal fiyat araştırmaları yahut bilirkişi değerlendirmeleri delil olarak kullanılarak bu tutara itiraz edilebilir."}},{"@type":"Question","name":"Araç mahrumiyet bedelini azaltmak için hangi gerekçeler ileri sürülebilir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Günlük ikame araç bedelinin piyasa rayicinin üzerinde hesaplandığı, onarım süresinin gerçek ve makul süreden fazla belirlendiği, kusur oranının hatalı değerlendirildiği ya da aracın kullanım şeklinin hesaba katılmadığı gerekçeleri, araç mahrumiyet bedeline itiraz edilirken sıkça gündeme gelir. Ticari kullanım ya da kazanç kaybı iddiaları bakımından ise bu durumların somut belgelerle ispatı gerekir. "}},{"@type":"Question","name":"Bilirkişi raporu değiştirilebilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Mahkeme açısından kesin ve bağlayıcı bir karar niteliğinde olmayan bilirkişi raporu noktasında mahkeme, tarafların itirazlarını bulduğu takdirde ek bir rapor ya da yeni bir bilirkişi incelemesi isteyebilir. Son değerlendirme mahkemeye aittir ve rapor, diğer delillerle birlikte değerlendirilerek karar verilir."}},{"@type":"Question","name":"Mahkeme yeni bilirkişi atayabilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Mahkemenin mevcut bilirkişi raporunu yetersiz, çelişkili ya da uyuşmazlığı çözmeye elverişli bulmaması durumunda yeni bilirkişi ataması gündeme gelir. Zaman zaman aynı bilirkişiden ek rapor alınması seçeneği de değerlendirilir. "}},{"@type":"Question","name":"Araç mahrumiyet bedeli davasında yeniden hesaplama yapılabilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Araç mahrumiyet bedeline ilişkin itirazın mahkemede kabul edilmesi durumunda yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak zarar yeniden hesaplanır.  "}},{"@type":"Question","name":"İtiraz sürecinde faiz işlemeye devam eder mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"İtiraz edilmesi, kural olarak faiz talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Faizin hangi tarihten itibaren ve hangi tutar üzerinden uygulanacağı, alacağın niteliğine, temerrüt durumuna ve mahkeme veya hakem kararındaki değerlendirmeye göre belirlenir."}},{"@type":"Question","name":"Tahkim başvurusu ne kadar sürede sonuçlanır?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Dosyanın kapsamına ve inceleme sürecine göre değişmekle beraber basit nitelikli uyuşmazlıklar birkaç haftada sonuçlanabilirken, bilirkişi incelemesi gerektiren dosyalarda süreç birkaç ayı bulabilir. İtiraz yoluna başvurulması durumunda ise inceleme süresi uzayacağından süreç de birkaç ay daha uzar."}},{"@type":"Question","name":"İtiraz masrafları ne kadardır, kim öder?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılacak itirazlarda başvuru ücreti ve gerekli giderlerin ödenmesi gerekir. Mahkemeye veya icra dairesine yapılan itirazlarda ise dosyanın niteliğine göre harç, tebligat ve bilirkişi gibi ek masraflar ortaya çıkar. İtirazın haklı bulunması halinde, yapılan yargılama giderlerinin karşı taraftan tahsiline karar verir fakat bu tutarları ilk anda itiraz başvurusu yapanın ödemesi gerekir. "}},{"@type":"Question","name":"İtiraz reddedilirse dava hakkım devam eder mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"İtirazın reddedilmesi tek başına dava hakkını ortadan kaldırmaz ve sigorta şirketinin talebi reddetmesi durumunda hak sahibi, şartlar oluşmuşsa Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir yahut görevli ve yetkili mahkemede dava açabilir. Sigorta Tahkim Komisyonunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı ise kararın niteliğine ve ilgili yıl için belirlenen parasal sınırlara bağlı olarak kanun yollarına başvurulması mümkündür."}},{"@type":"Question","name":"Araç mahrumiyet bedeline itirazda avukat desteği neden önemlidir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"İtiraz sürelerinin kısa ve kesin olması ve bir günlük gecikmenin dahi hak kaybına yol açması, hangi merciye, hangi gerekçeyle ve hangi belgelerle itiraz edilebileceğinin doğru tespitinin teknik bilgi ve itirazın somut delilerle desteklenmesinin hukuki bilgi gerektirmesi açılarından araç mahrumiyet bedeline itiraz sürecinde avukat desteği alınması önemlidir."}}]}</script></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/arac-mahrumiyet-bedeline-itiraz-ve-dilekce-ornegi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nişanda Verilen Hediyelerin İadesi Davası</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/nisanda-verilen-hediyelerin-iadesi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/nisanda-verilen-hediyelerin-iadesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2026 22:04:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Medeni Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2286</guid>

					<description><![CDATA[Öne çıkan noktalar Nişanda verilen hediyelerin iadesi davasında dört kritik nokta: 1 Nişan hediyeleri her durumda karşı tarafta kalmaz. Türk Medeni Kanunu&#8217;na göre alışılmışın dışındaki altın, bilezik, saat ve benzeri değerli hediyeler, nişan sona erdiğinde geri istenebilir. 2 Hediyelerin iadesinde kusurlu tarafın kim olduğu önem taşımaz. Nişanı kimin bozduğu veya hangi tarafın kusurlu olduğu, hediyelerin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ozet-box">
<div class="ozet-baslik">
   <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
  <path d="M9 11l3 3L22 4"/>
  <path d="M21 12v7a2 2 0 0 1-2 2H5a2 2 0 0 1-2-2V5a2 2 0 0 1 2-2h11"/>
</svg><br />
    <span>Öne çıkan noktalar</span>
  </div>
<p class="ozet-aciklama">Nişanda verilen hediyelerin iadesi davasında dört kritik nokta:</p>
<ol class="ozet-liste">
<li>
      <span class="ozet-no">1</span><br />
      <span class="ozet-metin">Nişan hediyeleri her durumda karşı tarafta kalmaz. Türk Medeni Kanunu&#8217;na göre alışılmışın dışındaki altın, bilezik, saat ve benzeri değerli hediyeler, nişan sona erdiğinde geri istenebilir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">2</span><br />
      <span class="ozet-metin">Hediyelerin iadesinde kusurlu tarafın kim olduğu önem taşımaz. Nişanı kimin bozduğu veya hangi tarafın kusurlu olduğu, hediyelerin geri istenmesine engel değildir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">3</span><br />
      <span class="ozet-metin">Dava açma süresi yalnızca 1 yıldır. Nişanın bozulduğu tarihten itibaren bir yıl içinde dava açılmaması halinde zamanaşımı nedeniyle hak kaybı yaşanabilir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">4</span><br />
      <span class="ozet-metin">İade talebinin başarıya ulaşması büyük ölçüde delillere bağlıdır. Fotoğraflar, videolar, tanık beyanları ve kuyumcu faturaları, hediyelerin verildiğinin ispatında en önemli deliller arasında yer alır.</span>
    </li>
</ol>
</div>
<p>Nişan bozulduğunda takılan altınların ve verilen hediyelerin kime kalacağı, taraflar arasında en sık yaşanan uyuşmazlıklardan biridir ve Türk Medeni Kanunu&#8217;na göre bu süreçte <strong>alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir, kimin kusurlu olduğunun önemi yoktur.</strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>nişan hediyeleri ve takılarının iade davasında süreç nasıl ilerler, hangi noktalara dikkat edilmelidir ve kimler talep edilebilir noktalarına</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<div class="expert-opinion-box">
<div class="expert-photo-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="expert-photo" /><br />
    <span class="expert-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#032540" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="expert-content">
<div class="expert-title">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#cfb283" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="expert-text">Nişan hediyelerinin iadesine ilişkin davalarda en sık yapılan hata, hediyelerin her koşulda geri alınabileceği veya kusurlu tarafın bu hakkını kaybedeceği yönündeki yanlış inanıştır. Oysa her uyuşmazlık, Türk Medeni Kanunu&#8217;nun öngördüğü şartlar çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilir. Hediyenin hukuki niteliği, ispat durumu ve zamanaşımı süresi gibi unsurlar, davanın sonucunu doğrudan etkileyen temel kriterlerdir.</p>
<div class="expert-signature">
<p class="expert-name">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="expert-role">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<h2>Nişanda Takılan Takılar ve Hediyeler Kime Aittir?</h2>
<p>Nişanda takılan takılar ve verilen hediyeler, <strong>kanunen bu eşyayı alan kişiye aittir.</strong> Türk Medeni Kanununun 122. maddesi, nişanlılık evlenme dışında bir sebeple sona erdiğinde, nişanlıların birbirlerine veya ana babanın ya da onlar gibi davrananların <strong>diğer nişanlıya verdiği alışılmışın dışındaki hediyelerin</strong>, veren kişi tarafından geri istenebileceğini düzenler. Mülkiyet hediyeyi alan kişide kalır ancak kanun bu mülkiyete bir geri isteme hakkı tanır.<strong> Bu hak nişanlılık süresince değil, ancak nişanlılığın sona ermesiyle doğar.</strong></p>
<h2>Nişan Takıları ve Hediyeleri Geri Alınabilir mi?</h2>
<p>Nişan takıları ve hediyeleri geri alınabilir fakat bu hak yalnızca alışılmışın dışındaki hediyeler için geçerlidir. Alışılmış hediyeler,<strong> giyilmekle veya kullanılmakla tükenen, örf ve adet gereği verilen ve tarafların mali durumuna göre normal sayılan eşyalardır, bunlar geri istenemez. </strong></p>
<p>Altın, bilezik, saat gibi kalıcı ve değerli eşyalar ise genellikle alışılmışın dışında kabul edilir ve iade talebine konu olur fakat nişan yüzüğü bu genel kuralın istisnasıdır ve ayrı bir başlıkta ele alınmaktadır. <strong>Geri isteme hakkının hukuki dayanağı Türk Medeni Kanununun 122. maddesidir.</strong> Hediye elde değilse veya harcanmışsa, aynen iade yerine sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bedeli istenir.</p>
<h2>Nişanda Verilen Hediyelerin İadesi Davası</h2>
<p>İade davası, hediyeyi veren tarafın, bunları elinde bulunduran karşı tarafa karşı açtığı bir davadır. <strong>Dava dilekçesinde nişanın tarihi, bozulma tarihi, verilen kalemlerin listesi ve bunların değeri açıkça belirtilmelidir.</strong> Öncelikli talep aynen iadedir, eşya elde değilse bedelinin ödenmesi talep edilir.</p>
<p>Davacı, <strong>hediyelerin gerçekten verildiğini ispatla yükümlüdür</strong>, bu ispat nişan fotoğrafları, video kayıtları, tanık beyanları veya kuyumcu faturalarıyla yapılır. Mahkeme, bunların alışılmış olup olmadığını tarafların mali ve sosyal durumunu da gözeterek değerlendirir ve buna göre karar verir.</p>
<h2>Yetkili ve Görevli Mahkeme</h2>
<p>Nişan hediyelerinin iadesi davasında <strong>görevli mahkeme aile mahkemesidir.</strong> Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. <strong>Yetkili mahkeme ise Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesidir.</strong> Dava yanlış mahkemede açılırsa, mahkeme görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir ve dosya doğru mahkemeye gönderilir, bu da sürecin uzamasına yol açar.</p>
<h2>Dava Ne Kadar Sürer?</h2>
<p>Mahkemenin iş yüküne, tarafların delil sunma hızına ve bilirkişi incelemesine ihtiyaç olup olmadığına göre değişmekle beraber <strong>ilk derece mahkemede süreç ortalama 8 ay ile 1.5 yıl arasında tamamlanır.</strong></p>
<p><strong>Taraflardan biri kararı istinaf ederse</strong> bu süreye bölge adliye mahkemesindeki inceleme süresi de eklenir ve toplam <strong>süreç 2 yılı bulabilir.</strong> Hediyelerin varlığının tanık dinletilerek ispatlanmaya çalışılması ve kuyumcu bilirkişisinden rapor alınması gerekliliği süreci en çok uzatan unsurlardır. <strong>Delillerin dava başında eksiksiz sunulması</strong>, sürecin makul bir sürede tamamlanmasına katkı sağlar.</p>
<h2>Davaya İlişkin Masraflar</h2>
<p>Dava masrafları noktasında kesin bir tutar vermek mümkün değildir <strong>çünkü masraflar, davanın konu değerine göre hesaplanan harçlara bağlıdır.</strong> Dava açılırken peşin harç, başvurma harcı ve bilirkişi ücretleri gibi kalemlerin ödenmesi gerekir ve birkaç bin TL düzeyindedir bu tutarlar.</p>
<p>Dava kazanılırsa, davacının yaptığı bu masraflar davalıdan tahsil edilir, dava kaybedilirse masraflar davacı üzerinde kalır. <strong>Vekille takip edilen davalarda ayrıca avukatlık ücreti gündeme gelir, bu ücret taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenir.</strong></p>
<h2>İadeye İlişkin Açılacak Davalarda Zamanaşımı Süresi</h2>
<p>Nişan hediyelerinin iadesi davası, <strong>Türk Medeni Kanununun 123. maddesi uyarınca 1 yıllık</strong> zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre, nişanlılığın sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar ve <strong>sürenin başlangıcı olan nişanın bozulma tarihinin doğru tespiti</strong>, davanın süresinde açılıp açılmadığını doğrudan belirler. Süre geçtikten sonra dava açılırsa, karşı taraf zamanaşımı savunmasında bulunabilir ve bu savunma kabul edilirse dava reddedilir. Bu nedenle nişanın bozulmasının ardından hakların kaybedilmemesi için bir yıllık süre içinde harekete geçilmesi gerekir.</p>
<h2>Yargıtay Kararları</h2>
<p><strong>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2015/4137 E., 2016/1933 K., 16.02.2016 tarihli kararında,</strong> nişan hediyelerinin iadesine ilişkin davaların aile hukukundan doğan bir uyuşmazlık olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin aile mahkemesi olduğunu ve yerel mahkemenin bu hususu gözetmeden davanın esasına girmesinin usule aykırı olduğunu belirtmiştir.</p>
<p>Yargıtay&#8217;ın yerleşik uygulaması, <strong>nişan yüzüğü ile diğer altın ve ziynet eşyaları arasında bir ayrım yapar.</strong> Nişan yüzüğü, nişanlanma töreninin kendisine özgü, alışılmış bir hediye sayılır ve iadesi istenemez. Buna karşılık nişan sırasında takılan diğer altın, bilezik ve ziynet eşyaları alışılmışın dışında kabul edilir ve iade talebine konu olur. Bu ayrım, <strong>dava dilekçesi hazırlanırken hangi eşyaların talep edileceğinin belirlenmesinde doğrudan yol gösterici niteliktedir.</strong></p>
<h3>Nişanın bozulmasından sonra maddi ve manevi tazminat talep edilebilir mi?</h3>
<p>Nişanın bozulmasından sonra maddi ve manevi tazminat talep edilebilir fakat bu talepler hediyelerin iadesinden farklı şartlara bağlıdır. <strong>Türk Medeni Kanununun 120 ve 121. maddeleri,</strong> maddi ve manevi tazminat için karşı tarafın kusurlu olmasını arar. Hediyelerin iadesinde ise kusur aranmaz, <strong>bu iki talep türü birbirinden bağımsız olarak aynı davada ileri sürülebilir.</strong></p>
<h3>Nişan hediyelerinin iadesini kimler talep edebilir?</h3>
<p>Hediyelerin iadesini <strong>bizzat hediyeyi veren kişi talep edebilir.</strong> Bu kişi nişanlının kendisi olabileceği gibi anne baba yahut bu şekilde davranan yakın bir akraba da olabilir. Nişanlının kendisi almadığı, örneğin kendi akrabası tarafından karşı tarafa verilen bir eşya için iade davası açamaz, Economy Class PrimeFly, V</p>
<h3>Takıların ve hediyelerin iadesi hangi şartlarda istenebilir?</h3>
<p>İade talebinin doğması için <strong>nişanlılık ilişkisinin kurulmuş olması, bu ilişkinin evlenme dışında bir sebeple sona ermesi ve verilen hediyenin alışılmışın dışında bir hediye olması</strong> şartları gerekmektedir.</p>
<h3>İade davasında altınların ve hediyelerin değeri nasıl ölçülür?</h3>
<p>Altınların değerinin belirlenmesi mahkemece görevlendirilen<strong> kuyumcu bilirkişi tarafından yapılır.</strong> Bilirkişi hediyenin cinsine, gramına ve dava tarihindeki güncel piyasa değerine göre bir tespit yapar. <strong>Hediye elde mevcutsa aynen iadesine karar verilir,</strong> değilse bilirkişinin belirlediği güncel bedelden ödemeye hükmedilir.</p>
<h3>Nişan hediyelerine hangi eşyalar dahildir?</h3>
<p>Altın, bilezik, kolye, saat, cep telefonu vb. kalıcı değerli eşyalar nişan hediyeleri kapsamına dahil edilir. Nişan yüzüğü ve çiçek, çikolata yahut <strong>küçük hediyelik eşyalar gibi tüketilen ve eskiyen kalemler iade kapsamına girmez.</strong></p>
<h3>Hediyelerin iadesinde kusurlu tarafın önemi var mıdır?</h3>
<p>Nişanı hangi tarafın hangi sebeple bozduğu, iade talebinin sonucunu değiştirmez. Kusurlu taraf da verdiği hediyelerin iadesini isteyebilir.<strong> Kanun burada tazminat taleplerinden farklı olarak kusura değil, nişanlılığın sona ermiş olmasına bakar. </strong></p>
<h3>Hediyeler satılmış veya kaybolmuşsa ne olur?</h3>
<p>Hediyelerin satılması veya kaybolması durumunda <strong>Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 122. maddesinin ikinci fıkrası devreye girer ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre güncel piyasa değeri üzerinden karşılığı istenir.</strong></p>
<h3>Hediyeleri aile büyükleri almışsa davayı kim açar?</h3>
<p>Hediyelerin nişanlının kendisi değil annesi, babası yahut ana baba gibi davranan bir yakını tarafından verilmesi durumunda <strong>davayı bu kişinin açması gerekir</strong>. Bu kural, kanunun hediyeyi verenin iradesini esas almasından kaynaklanır.</p>
<h3>Hediyelerin faturası yoksa dava açılabilir mi?</h3>
<p>Hediyelerin faturasının olmaması durumunda da dava açılabilir çünkü kanun hediyenin ispatını belirli bir belgeye bağlamamıştır. Nişan fotoğrafları, video kayıtları, tanık beyanları ve kuyumcudan alınan yazılı beyanlar da ispat açısından kullanılabilir.<strong> Fatura ve/veya fişin olması durumunda ispat süreci elbette daha kolay ilerler fakat bu belgelerin yokluğu davanın açılmasına engel değildir. </strong></p>
<h3>Nişanda verilen hediyelerin iadesi davasında avukat tutmak zorunlu mudur?</h3>
<p>Hukuk sistemimizde avukatla temsil zorunlu değildir ve taraflar hukuki süreçlerini kendileri de takip edebilir fakat <strong>dava sürecinin ispat yükü, mahkeme dilekçeleri ve usul kuralları teknik bilgi ve yakından takip gerektirdiğinden</strong>, uzman bir avukatla çalışmak hak kaybının önüne geçer ve sürecin doğru ve prosedürlere uygun yürütülmesini sağlar.</p>
<h3>Nişan hediyeleri iade edilmezse icra takibi yapılabilir mi?</h3>
<p>Nişan hediyelerinin iadesi taraflar arasında <strong>çekişmeli bir hukuki taleptir</strong> ve bu yönüyle kural olarak doğrudan icra takibine konu edilemez. <strong>Öncelikle mahkemede hediyelerin iadesi yahut mümkün değilse bedelinin tahsili için dava açılması gerekir.</strong> Mahkemenin bu yönde verdiği kararının yerine getirilmemesi durumunda ilamlı icra takibi başlatılır ve kanunun icrası sağlanır.</p>
<h3>Nişanlılık ölümle sona ererse hediyeler geri istenebilir mi?</h3>
<p>Kanun, nişanlılığı sona erdiren nedenleri tek tek saymak yerine evlenme dışındaki her sebebi kapsayacak şekilde düzenlediğinden, nişanlılığın ölümle sona ermesi durumunda da <strong>hediyeler geri istenebilir.</strong> Bu durumda hediyelerin iadesini, ölen nişanlının yasal mirasçıları talep edebilir. Ayrıca nişanlı çift adına değil,<strong> kendi malvarlığından hediye veren anne, baba veya diğer kişiler de verdikleri hediyelerin iadesini isteyebilir.</strong></p>
<h3>Dava açma süresi kaçırılırsa ne olur?</h3>
<p><strong>Bir yıllık zamanaşımı süresi</strong> geçtikten sonra dava açılması halinde, davalı zamanaşımı def&#8217;inde bulunursa mahkeme davayı zamanaşımı nedeniyle reddeder.<strong> Davalının bu savunmayı ileri sürmemesi durumunda</strong> ise mahkeme zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz. Dolayısıyla <strong>sürenin kaçırılması çok büyük ölçüde hak kaybı anlamına gelse d</strong>e davalının yapacağı bir savunma hatası ile hukuki süreç devam de edebilir.</p>
<h3>Nişanlılık sürecinde yapılan masraflar iade talebine dahil edilebilir mi?</h3>
<p><strong>Nişanlılık sürecinde yapılan ve hediye niteliği taşıyan masraflar</strong> iade talebine dahil edilebilir fakat örneğin organizasyon gibi karşı tarafa doğrudan katkı sağlamayan genel masraflar bu kapsamın dışında tutulur. Hangi masrafın hediye, hangisinin süreçteki genel bir harcama sayılacağı <strong>olayın koşullarına bağlı olarak mahkeme tarafından belirlenir. </strong></p>
<h3>Takıların iadesinde ihtarname göndermek gerekir mi?</h3>
<p>Hayır, dava açmadan önce ihtarname göndermek <strong>hukuki bir zorunluluk değildir, doğrudan dava açılabilir.</strong> İhtarname göndermek, karşı tarafı temerrüde düşürmek ve çözümcü bir anlayışa sahip olunduğunu göstermek açısından faydalıdır. İhtarnameye rağmen iadenin yapılmaması durumunda <strong>dava sürecine bu yazışma da delil olarak eklenebilir. </strong></p>
<h3>Takıların varlığı nasıl ispat edilir?</h3>
<p><strong>Nişan organizasyonuna ait fotoğraflar ve videolar</strong> takıların varlığını ispatlar. Yine katılan tanıkların beyanları da güçlü bir delildir bu süreçte. Takılar bir kuyumcudan alınmışsa<strong> kuyumcudaki kayıtlar ya da faturalar</strong> da ispatı büyük ölçüde kolaylaştırır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/nisanda-verilen-hediyelerin-iadesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trafik Kazalarında Kusur Oranına İtiraz Süreci</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazasi-kusur-oranina-itiraz/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazasi-kusur-oranina-itiraz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 19:25:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2240</guid>

					<description><![CDATA[Öne çıkan noktalar Kusur oranına itiraz sürecinde dört kritik nokta: 1 Kusur oranı, trafik kazası sonrası talep edilecek tazminat miktarının belirlenmesinde temel unsurlardan biridir. Araç hasarı, değer kaybı ve maddi zararlar kusur oranına göre değerlendirilir. 2 Kaza tespit tutanağındaki kusur oranı kesin bir karar değildir. Hatalı olduğu düşünülen değerlendirmelere sigorta şirketi, Sigorta Tahkim Komisyonu ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ozet-box">
<div class="ozet-baslik">
   <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
  <path d="M9 11l3 3L22 4"/>
  <path d="M21 12v7a2 2 0 0 1-2 2H5a2 2 0 0 1-2-2V5a2 2 0 0 1 2-2h11"/>
</svg><br />
    <span>Öne çıkan noktalar</span>
  </div>
<p class="ozet-aciklama">Kusur oranına itiraz sürecinde dört kritik nokta:</p>
<ol class="ozet-liste">
<li>
      <span class="ozet-no">1</span><br />
      <span class="ozet-metin">Kusur oranı, trafik kazası sonrası talep edilecek tazminat miktarının belirlenmesinde temel unsurlardan biridir. Araç hasarı, değer kaybı ve maddi zararlar kusur oranına göre değerlendirilir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">2</span><br />
      <span class="ozet-metin">Kaza tespit tutanağındaki kusur oranı kesin bir karar değildir. Hatalı olduğu düşünülen değerlendirmelere sigorta şirketi, Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkeme yoluyla itiraz edilebilir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">3</span><br />
      <span class="ozet-metin">İtiraz sürecinde kamera kayıtları, fotoğraflar, tanık beyanları ve teknik raporlar en önemli deliller arasında yer alır. Somut deliller, kusur oranının yeniden değerlendirilmesinde belirleyici olur.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">4</span><br />
      <span class="ozet-metin">Kusur oranına itiraz ederken yasal sürelerin takip edilmesi gerekir. Sürelerin kaçırılması, tazminat haklarının korunmasını zorlaştırabilir ve süreci uzatır.</span>
    </li>
</ol>
</div>
<p>Trafik kazası sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağındaki kusur oranı, sürücülerin hem maddi hem manevi tazminat taleplerini doğrudan belirler ve <strong>hatalı tespit edilmesi durumunda maddi hak kayıplarına yol açar. </strong></p>
<p>Kusur oranına itiraz hakkı <strong>sigorta şirketi, Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkeme yolları üzerinden kullanılabilir</strong> ve ilk anda sigorta eksperleri ya da hakem heyeti tarafından tespit edilen kusur yüzdesi gerçek sorumluluk dağılını kesin olarak yansıtmaz.</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>kusur oranına nasıl itiraz edilebileceğine, itiraza ilişkin hak düşürücü sürelere, itirazı güçlendirecek delillere ve süreçte dikkat edilmesi gereken noktalara</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Trafik Kazalarında Kusur Oranı Neden Önemlidir?</h2>
<p>Trafik kazalarında belirlenen kusur oranı, kaza sonucunda mağduriyete uğrayan tarafın talep edebileceği tazminat miktarını belirlemesi açısından en kritik noktadır. Maddi tazminat kapsamında <strong>araçtaki hasar, değer kaybı, tedavi giderleri ve iş gücü kaybı gibi zarar kalemleri, tarafların kusur oranları dikkate alınarak değerlendirilir.</strong> Manevi tazminat açısından ise her ne kadar teorik olarak formül içerisinde yer almasa da, hakimin <strong>olayın ağırlığını ve tarafların durumunu değerlendirirken dikkate aldığı</strong> kriterlerden biri olabilir.</p>
<div class="expert-opinion-box">
<div class="expert-photo-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="expert-photo" /><br />
    <span class="expert-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#032540" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="expert-content">
<div class="expert-title">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#cfb283" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="expert-text">Trafik kazalarında kusur oranı, yalnızca kazanın nasıl gerçekleştiğini gösteren teknik bir değerlendirme değildir ve tarafların tazminat haklarını doğrudan etkileyen hukuki bir sonuç doğurur. Bu nedenle kusur oranına itiraz edilirken yalnızca mevcut tespitin hatalı olduğu belirtilmemeli, kazanın gerçek oluş şeklini ortaya koyan somut delillerle desteklenen kapsamlı bir inceleme yapılmalıdır. Özellikle kamera kayıtları, teknik raporlar ve olay yerindeki fiziki bulgular, kusur değerlendirmesinin yeniden ele alınmasında önemli rol oynar.</p>
<div class="expert-signature">
<p class="expert-name">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="expert-role">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<h2>Kaza Sonrası Kusur Oranı Nasıl Belirlenir?</h2>
<p>Trafik kazası sonrasında kusur oranının belirlenmesi için aşağıdaki adımlar takip edilir:</p>
<ul>
<li>Maddi hasarlı kazalarda taraflar kaza tespit tutanağını kendi aralarında düzenleyebilir fakat <strong>yaralanma ya da ölüm varsa</strong> tutanağı trafik polisi ya da jandarmanın hazırlaması gerekir.</li>
<li>Tutanaktaki <strong>sürücü beyanları, kaza krokisi ve varsa olay yeri fotoğrafları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) sistemine işlenir.</strong></li>
<li>Sigorta şirketlerinin eksperleri bu bilgileri inceleyerek <strong>her sürücü için ayrı bir kusur yüzdesi belirler.</strong></li>
<li>Belirlenen kusur payı taraflara kısa mesaj ya da e-posta yoluyla bildirilir.</li>
<li>Kusur oranı çoğu zaman%25 &#8211; %75 gibi paylaşımlı bir biçimde ya da taraflardan birinin tam kusurlu sayılmasıyla ortaya çıkar. Ortaya çıkan bu ilk tespit <strong>kesin değildir ve kusur oranına itiraz hakkı burada devreye girer.</strong></li>
</ul>
<h2>Adım Adım Kusur Oranına İtiraz Süreci</h2>
<p>Trafik kazası sonrasında belirlenen kusur oranına itiraz etmek için takip edilmesi gereken adımlar şunlardır:</p>
<ul>
<li>Kusur oranının bildirildiği tarihten itibaren <strong>5 iş günü içinde ilgili sigorta şirketine yazılı itiraz sunulur.</strong></li>
<li>İtiraz dilekçesine kazanın gerçek oluş şeklini destekleyen <strong>kanıtlar eklenmelidir.</strong> Örneğin; kamera kaydı, tanık beyanı veya olay yeri fotoğrafları gibi.</li>
<li>Sigorta şirketi itirazı kabul etmezse ya da süresi içinde<strong> yanıt vermezse başvuru Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınabilir.</strong></li>
<li>Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda soruşturma aşamasında <strong>savcılığa</strong>, kovuşturma aşamasında ise <strong>ceza mahkemesine</strong> kusur itirazında bulunmak mümkündür.</li>
<li>Uyuşmazlık büyükse yahut tahkim yolu sonuç vermezse <strong>dava açılarak kusur tespiti bilirkişi incelemesiyle yeniden değerlendirilir.</strong></li>
</ul>
<p>Tüm bu sürecin her aşamasında kanunda belirlenen süre sınırlarına uymak, itiraz hakkının kaybedilmemesine adına en kritik noktadır. Yine <strong>her bir adım farklı teknik prosedürler içerdiğinden dolayı hak kaybı yaşamamak adına sürecin uzman bir avukat gözetiminde ilerlemesi önerilir.</strong></p>
<h2>Yaralanmalı Trafik Kazası Kusur Oranına İtiraz Dilekçesi Örneği</h2>
<p>Yaralanmalı trafik kazasında kusur oranına itiraz ederken inceleyebileceğiniz dilekçe örneğini bu bölümde bulabilirsiniz. <strong>Uzman avukatlarımızın hazırladığı bu dilekçenin bir örnek olduğunu</strong>, her olayın kendi dinamiklerine bağlı olarak düzenlenmesi gerektiğini hatırlatmak isteriz.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>[SİGORTA ŞİRKETİ ADI] SİGORTA A.Ş. HASAR İTİRAZ BİRİMİ&#8217;NE</strong></p>
<p><strong>KONU:</strong> [Tutanak/Dosya No] sayılı trafik kazası tespit tutanağında belirlenen kusur oranına itirazımızın sunulmasıdır.</p>
<p><strong>SİGORTALI/İTİRAZ EDEN:</strong> [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres, Telefon]
<p><strong>KARŞI TARAF:</strong> [Ad Soyad, Plaka, Poliçe No]
<p><strong>KAZA TARİHİ VE YERİ:</strong> [Tarih], [İlçe/İl]
<p><strong>TUTANAK NO:</strong> [Numara]
<p><strong>AÇIKLAMALAR:</strong></p>
<ol>
<li>[Tarih] tarihinde, [yer] mevkiinde meydana gelen trafik kazasında tarafıma yüzde [oran] oranında kusur izafe edilmiştir. Kazanın gerçek oluş şekli, tarafıma bildirilen bu orana uygun değildir.</li>
<li>Kaza anında [olay yeri kamerası / araç içi kamera / tanık] tarafından kaydedilen görüntüler, karşı tarafın [ihlal edilen kural] ihlal ettiğini açıkça göstermektedir.</li>
<li>Yaralanmam nedeniyle düzenlenen adli muayene raporundaki bulgular, kazanın oluş şekliyle birebir örtüşmektedir ve ekte sunulmuştur.</li>
<li>Tutanağı düzenleyen görevlinin kaza yerinde yeterli inceleme yapmadan, yalnızca tarafların ilk beyanına dayanarak kusur değerlendirmesi yaptığı kanaatindeyim.</li>
<li>Yukarıda açıklanan nedenlerle, kusur oranının kaza yerindeki somut deliller yeniden incelenerek düzeltilmesini talep ediyorum.</li>
</ol>
<p><strong>HUKUKİ DAYANAK:</strong> 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları</p>
<p><strong>SONUÇ VE İSTEM:</strong> Yukarıda açıkladığım nedenlerle, kaza tespit tutanağında tarafıma izafe edilen kusur oranının ekte sunduğum deliller çerçevesinde yeniden değerlendirilmesini ve düzeltilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.</p>
<p><strong>EKLER:</strong> 1) Kaza tespit tutanağı örneği 2) Kamera kaydı / fotoğraflar 3) Tanık beyanı (varsa) 4) Adli muayene raporu 5) Sağlık raporu ve tedavi belgeleri</p>
<p style="text-align: right;">[Tarih] [Ad Soyad / İmza]
<h2>Ölümlü Trafik Kazası Kusur Oranına İtiraz Dilekçesi Örneği</h2>
<p>Ölümlü trafik kazalarında kusur itirazı, çoğunlukla soruşturma dosyası üzerinden ve mirasçılar adına yürütülür. Aşağıdaki örnek, Cumhuriyet Başsavcılığına sunulacak bir itiraz dilekçesinin yapısını göstermektedir. <strong>Uzman avukatlarımızın hazırladığı bu dilekçenin bir örnek olduğunu</strong>, her olayın kendi dinamiklerine bağlı olarak düzenlenmesi gerektiğini hatırlatmak isteriz.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>[İLÇE] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI&#8217;NA</strong></p>
<p><strong>SORUŞTURMA NO:</strong> [Numara]
<p><strong>MÜŞTEKİLER:</strong> [Mirasçıların adı, varsa vekili]
<p><strong>ŞÜPHELİ:</strong> [Ad Soyad]
<p><strong>KONU:</strong> Soruşturma dosyasındaki kaza tespit tutanağında belirlenen kusur oranına itirazımızın ve ek bilirkişi incelemesi talebimizin sunulmasıdır.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR:</strong></p>
<ol>
<li>[Tarih] tarihinde meydana gelen ve müvekkillerimizin murisi [Ad Soyad]&#8217;ın vefatıyla sonuçlanan trafik kazasında, dosyaya giren kaza tespit tutanağında şüpheliye yüzde [oran] oranında kusur izafe edilmiştir.</li>
<li>Tutanaktaki kusur değerlendirmesi, olay yerindeki fren izleri, araç hasar fotoğrafları ve varsa kamera kaydı ile birlikte değerlendirildiğinde eksik kalmaktadır.</li>
<li>Şüphelinin [hız sınırı ihlali / diğer somut bulgu] ile ilgili kolluk tarafından tutulan tespitler, kusur oranına yeterince yansıtılmamıştır.</li>
<li>Dosyada mevcut bilirkişi raporunun, olay yerindeki fiziki delillerle çelişen sonuçlar içerdiği kanaatindeyiz.</li>
<li>Bu nedenle dosyanın, trafik kazaları konusunda uzman bağımsız bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek kusur oranının yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz.</li>
</ol>
<p><strong>HUKUKİ DAYANAK:</strong> 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri</p>
<p><strong>SONUÇ VE İSTEM:</strong> Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, soruşturma dosyasındaki kusur tespitinin yeniden bilirkişi incelemesine tabi tutulmasını ve müvekkillerimizin mağduriyetinin giderilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.</p>
<p><strong>EKLER:</strong> 1) Veraset ilamı 2) Kaza tespit tutanağı 3) Otopsi / adli tıp raporu 4) Fotoğraf ve varsa kamera kaydı</p>
<p style="text-align: right;"><strong>[Tarih] [Müşteki Vekili Ad Soyad / İmza]</strong></p>
<p>Bu örnekte dikkat çeken nokta, <strong>bilirkişi raporunun fiziki delillerle karşılaştırılarak itiraz edilmesidir.</strong> Kusur oranını kabul etmediğini belirtmek yerine tutanaktaki somut çelişkiyi göstermek, itirazın ciddiye alınma ihtimalini artırır.</p>
<h2>Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru Süreci</h2>
<p><strong>Sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamaması durumunda itiraz Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınarak</strong> uyuşmazlığın bağımsız bir hakem ya da heyet tarafından değerlendirilmesi sağlanabilir. Bu süreç aşağıdaki gibi ilerler:</p>
<ul>
<li>Başvurular, Sigorta Tahkim Komisyonunun resmi internet sitesi üzerinden ya da e-Devlet üzerinden yapılabilir. Başvuru sırasında uyuşmazlığa ilişkin belgelerin sunulması ve gerekli başvuru ücretinin yatırılması gerekir.</li>
<li>Başvuru sonrasında dosya bağımsız bir hakem tarafından incelenir. Kusur oranı, hasar miktarı veya tazminat hesabı gibi <strong>teknik konularda değerlendirme yapılması gerektiğinde bilirkişi incelemesine başvurulur.</strong></li>
<li>Hakem, dosyadaki belgeleri, tarafların beyanlarını ve varsa bilirkişi raporlarını değerlendirerek karar verir. Karar süresi, dosyanın kapsamına ve teknik inceleme gerekip gerekmediğine göre farklılık gösterebilir.</li>
<li>Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararlarına karşı,<strong> uyuşmazlık tutarının kanunda belirtilen sınırları aşması halinde</strong> kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde İtiraz Hakem Heyetine başvuru yapılabilir.</li>
<li>Kesinleşen tahkim kararları,<strong> mahkeme ilamı niteliğinde olup doğrudan icra takibine konu edilebilir.</strong></li>
</ul>
<h2>Mahkeme Yoluyla Kusur Oranına İtiraz</h2>
<p>Kusur oranına ilişkin uyuşmazlıklar, <strong>tazminat davası kapsamında mahkeme tarafından da incelenebilir.</strong> Sigorta Tahkim Komisyonu sürecinden sonuç alınamaması, tahkim yolunun tercih edilmemesi ya da <strong>araç hasarı, değer kaybı, maddi ya da bedensel zarar nedeniyle doğrudan dava açılması</strong> halinde kusur değerlendirmesi mahkemeye taşınır.</p>
<p>Mahkeme sürecinde görevli mahkeme, davanın hangi tarafa karşı açıldığına ve uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. <strong>Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davalarında genellikle Asliye Ticaret Mahkemeleri</strong>, karşı sürücüye veya araç sahibine karşı açılan davalarda ise Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.</p>
<p>Dava dilekçesinde, <strong>kaza tespit tutanağındaki veya önceki kusur değerlendirmelerindeki tespitin neden hatalı olduğu açıklanmalı ve kusur oranının yeniden incelenmesi talep edilmelidir.</strong> Mahkeme, kusur oranını yalnızca mevcut tutanaklara göre belirlemez; kazanın oluş şekli, trafik kuralları, fotoğraflar, kamera kayıtları, tanık beyanları ve diğer teknik delilleri birlikte değerlendirir.</p>
<p>Kusur değerlendirmesi teknik bir inceleme gerektirdiğinden mahkeme, dosyayı trafik konusunda uzman bağımsız bilirkişi veya bilirkişi heyetine gönderir. Gerekli görülmesi durumunda olay yerinde keşif yapılır ve kazanın oluş şekli yeniden incelenir.</p>
<p>Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edildikten sonra taraflar <strong>HMK m. 281 kapsamında iki hafta içinde rapora itiraz edebilir.</strong> İtirazların haklı bulunması durumunda <strong>mahkeme ek rapor alınmasına veya yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirilmesine karar verebilir.</strong></p>
<p>Mahkeme yoluyla yapılan inceleme, diğer başvuru yollarına göre <strong>daha uzun sürebilse de kusur oranının tüm delillerle birlikte ayrıntılı şekilde değerlendirildiği en kapsamlı hukuki süreçlerden biridir</strong>. Dolayısıyla hatalı kusur tespitinin tazminat hakkını etkilediği durumlarda mahkeme süreci önemli bir başvuru yolu oluşturur.</p>
<h2>İtiraz Sürecinde Hak Kaybı Yaşamamak Adına Dikkat Etmeniz Gerekenler</h2>
<p>Kusur oranına itiraz sürecinde hak kaybı yaşamamak adına <strong>öncelikle yasal süreleri takip etmeniz gerekir.</strong> Maddi hasarlı trafik kazalarında kusur değerlendirmesine ilişkin itirazların, bildirim tarihinden itibaren öngörülen süreler içinde yapılması önemlidir. Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararlarına karşı itiraz hakkı ise kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde kullanılmalıdır.</p>
<p>İtiraz sürecinde dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise k<strong>azaya ilişkin delillerin zaman kaybetmeden toplanmasıdır.</strong> Kaza anını gösteren kamera kayıtları, tanık bilgileri, fotoğraflar ve diğer teknik belgeler belirli sürelerle saklandığından<strong> geç kalınması halinde önemli delillere ulaşmak zorlaşabilir.</strong></p>
<p>Sadece &#8220;kusur oranını kabul etmiyorum&#8221; şeklinde yapılan dayanaksız itirazlar yeterli değildir. <strong>İtiraz dilekçesinde kazanın oluş şekli açıklanmalı</strong> ve fotoğraf, kamera kaydı, tanık beyanı, ekspertiz raporu veya teknik değerlendirme gibi destekleyici delillerle kusur oranının neden hatalı olduğu ortaya konulmalıdır.</p>
<p>Trafik kazalarında kusur değerlendirmesi teknik inceleme, sigorta uygulamaları ve hukuki süreçlerin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Bu nedenle <strong>özellikle yaralanmalı, ölümlü veya yüksek maddi zarara yol açan kazalarda hukuki destek alınması</strong>, sürecin doğru yürütülmesine yardımcı olur ve prosedürel ya da teknik hatalardan oluşan hak kayıplarını engeller.</p>
<h2>Kusur Oranına İtiraz İçin Gerekli Belgeler</h2>
<p>Kusur oranına itiraz ederken belgelerin eksiksiz sunulması ve itirazı destekler nitelikte olması, başvurunun lehte sonuçlanmasını sağlayacaktır. Bu kapsamda gerekli belgeler şöyledir:</p>
<ul>
<li><strong>Kaza tespit tutanağının bir örneği</strong>. Sigorta şirketinden veya e-Devlet üzerinden temin edilebilir.</li>
<li>Kaza anına ait fotoğraf ve varsa kamera kaydı, mümkünse kazadan hemen sonra kaydedilmelidir.</li>
<li>Tanık beyanları, tanığın iletişim bilgileriyle birlikte yazılı olarak alınmalıdır.</li>
<li><strong>Yaralanma varsa adli muayene raporu ve tedavi belgeleri</strong>, hastaneden veya adli tıp kurumundan istenebilir.</li>
<li>Varsa özel bilirkişi veya eksper raporu, itiraz dilekçesine dayanak olarak eklenebilir.</li>
<li>Sigorta poliçe bilgileri ve araç ruhsat fotokopisi, başvuru formunun eksiksiz doldurulması için gereklidir.</li>
<li>Belgelerin <strong>dijital ve fiziki kopyalarının ayrı ayrı saklanması</strong>, itiraz sürecinde tekrar talep edilmesi durumunda zaman kaybını önler.</li>
</ul>
<h2>İtiraz Süresi ve Zamanaşımı Kavramı</h2>
<p>Başvurunun yapıldığı kuruma ve sürecin hangi aşamada olduğuna göre değişiklik gösteren itiraz süresi açısından<strong> hak kaybı yaşamamak adına kusur oranı tarafınızı bildirildikten sonra mümkün olan en kısa sürede süreci başlatmanızı öneririz.</strong> İtiraz sürecinde dikkat edilmesi gereken süreler ise şöyle sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li><strong>Sigorta şirketi ve SBM süreci:</strong> Maddi hasarlı trafik kazalarında kusur değerlendirmesine ilişkin itirazların, ilgili bildirim sonrasında genellikle <strong>ilk 5 gün içinde yapılması gerekir.</strong> Sürenin geçirilmesi halinde itiraz imkanları ve izlenecek hukuki yollar olaya göre değişir.</li>
<li><strong>Sigorta Tahkim Komisyonu süreci:</strong> Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararlarına karşı itiraz hakkı, kararın taraflara tebliğ edilmesinden itibaren <strong>10 gün içinde kullanılabilir</strong> fakat her hakem kararına karşı itiraz yolu açık değildir; itiraz edilebilmesi için kararın kanunda belirtilen şartları taşıması gerekir. Bu sürenin kaçırılması durumunda karar kesinleşebilir ve dava yoluna gitmek gerekir.</li>
</ul>
<p>Zamanaşımı süresi ise itiraz süresinden farklı bir hukuki kavramdır. Trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri, <strong>kural olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 109. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu&#8217;nun 72. maddesi kapsamında değerlendirilir.</strong> Buna göre tazminat talepleri, zararın ve sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde kaza tarihinden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.</p>
<p>Kaza aynı zamanda taksirle yaralama veya taksirle öldürme gibi bir suç oluşturuyorsa, <strong>taksirle öldürme suçunda dava zamanaşımı süresi kural olarak 15 yıl</strong>, taksirle yaralama suçunda ise olayın niteliğine göre 8 yıl veya daha uzun süreler olabilir. Bu durumda tazminat talebi için uygulanacak süre, <strong>kazadaki suçun niteliğine ve ceza kanunundaki zamanaşımı düzenlemelerine göre belirlenir.</strong></p>
<p>Bu nedenle kusur oranına ilişkin sürelerin kaçırılmaması ve hak kaybı yaşanmaması için kazanın niteliğine göre hukuki değerlendirme yapılması önem taşır.</p>
<p>Trafik kazalarında zamanaşımı sürelerine ilişkin detayları incelemek için uzman avukatlarımızın hazırladığı <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-zamanasimi/"><strong>Trafik Kazalarında Zamanaşımı</strong></a> web sayfamıza göz atabilirsiniz.</p>
<h2>Kusur Oranı Değişirse Haklarınız Nasıl Etkilenir?</h2>
<p>Kusur oranının değişmesi kaza sonrasında talep edilecek tazminat miktarını doğrudan etkilerken itiraz sonucunda oranın azalması halinde<strong> daha önce alınamayan ya da eksik hesaplanan bazı haklar da yeniden değerlendirilir. </strong></p>
<p>Bu hakları genel olarak şöyle özetleyebiliriz:</p>
<ul>
<li>Kusur oranının azalması, karşı tarafın kusuruna bağlı olarak talep edilebilecek araç hasarı ve değer kaybı tazminatının yeniden hesaplanmasını sağlayabilir.</li>
<li>Yaralanmalı kazalarda kusur oranındaki değişiklik, tedavi masrafları, geçici iş göremezlik ve sürekli maluliyet nedeniyle talep edilecek maddi tazminat miktarını etkileyebilir.</li>
<li>Ölümlü trafik kazalarında, hayatını kaybeden kişinin yakınlarının talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı, güncellenen kusur oranına göre yeniden hesaplanabilir.</li>
<li>Manevi tazminatta kusur oranı doğrudan bir hesaplama kriteri değildir fakat kazadaki kusur durumu, olayın ağırlığı ve tarafların durumlarıyla birlikte hakimin değerlendirdiği unsurlardan biri olabilir.</li>
</ul>
<h3>Kusur oranına avukat olmadan itiraz edilebilir mi?</h3>
<p>Kusur oranına itiraz edebilmek için avukatla temsil edilme zorunluluğu yoktur. Yasal olarak sorumlu vatandaş gerekli belgeleri hazırlayarak itirazını bizzat yapabilir fakat <strong>teknik ve karmaşık prosedürler içeren bir süreç olması dolayısıyla delillerin eksiksiz sunulması ve doğru usulün izlenmesi uzman olmayan biri için oldukça zordur.</strong> Özellikle yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarında ya da yüksek tutarlı tazminat tazminat taleplerinde avukat desteği alınması hak kaybı yaşanma riskini azaltır ve itirazın başarı ihtimalini önemli ölçüde artırır.</p>
<h3>Kusur oranı kaç gün içinde değiştirilebilir?</h3>
<p>Başvurunun yapılacağı mecraya bağlı olarak itiraz süresi değişir.</p>
<ul>
<li><strong>SBM üzerinden</strong> belirlenen kusur oranına itiraz etmek için, yeni belge veya delillerle birlikte <strong>5 iş günü</strong> içinde sigorta şirketine başvurulması gerekir.</li>
<li><strong>Sigorta Tahkim Komisyonuna</strong> başvuru için özel bir süre öngörülmemiş olsa da, hakem kararına itiraz edilecekse <strong>kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde</strong> (takvim günü olup tatiller dahildir) itiraz dilekçesi verilmelidir.</li>
<li>İlk kusur tespitine hiç itiraz edilmezse kusur oranı belirli bir süre sonunda, bu süre maddi hasarlı kazalarda 2 yıl, yaralanmalı kazalarda 8 yıl, ölümlü kazalarda ise 15 yıldır. Bu nedenle itirazın mümkün olan en kısa sürede, <strong>özellikle ilk aşamadaki 5 iş günlük ve 10 günlük süreler içinde yapılması büyük önem taşır. </strong></li>
<li>Bu süreler kaçırılmış olsa bile, <strong>zamanaşımı süresi dolmadığı sürece kusur oranı mahkeme yoluyla</strong> yeniden değerlendirilebilir.</li>
</ul>
<h3>Kusur oranını kim belirler?</h3>
<p>Kusur oranının kim tarafında belirlendiği kazanın sonucuna bağlı olarak değişen bir durumdur. Üç alternatif vardır bu süreçte:</p>
<ul>
<li>Eğer <strong>kaza maddi hasarlı</strong> ise sürücülerin düzenlediği ya da kolluk kuvvetleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağı, fotoğraflar ve diğer belgeler <strong>Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) sistemi</strong> üzerinden değerlendirilir ve ilk kusur oranı da bu inceleme sonucunda belirlenir.</li>
<li>Kazada <strong>yaralanma ya da ölüm olması durumunda</strong> polis veya jandarma olay yerinde inceleme yaparak delilleri toplar, kaza krokisini hazırlar ve gerekli tespitleri yapar fakat nihai kusur oranını belirlemez. <strong>Ceza soruşturması veya ceza davası kapsamında görevlendirilen bilirkişi</strong>, olayın oluş şekli, trafik kuralları ve teknik bulgular ışığında kusur değerlendirmesini yapar. Bu süreçte araç hasarına ilişkin kusur tespiti SBM üzerinden, <strong>kişisel zarara ilişkin kusur tespiti ise ceza bilirkişisi üzerinden ayrı ayrı yürütülür.</strong> Dolayısıyla iki süreç eş zamanlı ilerleyebilir.</li>
<li>İlk belirlenen kusur oranına itiraz edilmesi senaryosunda ise dosya Sigorta Tahkim Komisyonu veya görevli mahkeme tarafından yeniden incelenir. Bu süreçte görevlendirilen bağımsız bilirkişi veya bilirkişi heyeti, mevcut delilleri yeniden değerlendirerek önceki kusur oranından farklı bir sonuca ulaşabilir.</li>
</ul>
<h3>Ceza davasındaki kusur oranı ile hukuk davasındaki oran aynı mıdır?</h3>
<p>Ceza mahkemesinde yapılan kusur değerlendirmesi ile hukuk mahkemesindeki oran <strong>her zaman aynı olmak zorunda değildir</strong> çünkü bu iki yargılama birbirinden bağımsız yürütülür ve her mahkeme kendi dosyası kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırabilir.</p>
<p>Hukuk mahkemesi, <strong>ceza dosyasındaki kazanın oluş şekli, tanık beyanları ve teknik bulgular gibi detayları delil olarak değerlendirebilir fakat ceza yargılanamasında yapılan kusur tespitiyle bağlı değildir.</strong> Bu nedenle hukuk davasında görevlendirilen bilirkişi, dosyadaki tüm delilleri dikkate alarak bağımsız bir kusur değerlendirmesi yapabilir.</p>
<h3>SBM kusur oranı nasıl öğrenilir?</h3>
<p>Kusur oranını öğrenmek için e-Devlet&#8217;deki <a href="https://www.turkiye.gov.tr/sbm-trafik-police-sorgulama" target="_blank" rel="noopener"><strong>Trafik Poliçe ve Hasar Bilgileri Sorgulama</strong></a> hizmetini ya da SBM&#8217;nin <a href="https://www.sbm.org.tr/tr/ktt-sorgulama-ve-itiraz" target="_blank" rel="noopener"><strong>KTT Sorgulama ve İtiraz</strong></a> web sayfasını kullanabilirsiniz. Bazı sigorta şirketleri kusur oranı netleştiğinde SMS ve e-mail yoluyla da bilgilendirme yapar.</p>
<h3>Kusur oranı değişirse değer kaybı alınabilir mi?</h3>
<p>Araç değer kaybı talebi doğrudan kusur oranına bağlı hesaplandığından dolayı bu oranın itiraz sonucunda düşürülmesi, daha önce reddedilen ya da düşük ödenen değer kaybının yeniden gündeme gelmesini ve hesaplanmasını sağlar. Örneğin,<strong> kazada başlangıçta %100 kusurlu bulunan bir sürücünün kusur oranının itiraz sonucunda %25&#8217;e düşürülmesi</strong> ve karşı tarafın %75 kusurlu olduğunun tespit edilmesi hâlinde, araç değer kaybı talep etme hakkı doğar.</p>
<h3>Kamera kaydı kusur oranını değiştirir mi?</h3>
<p>Kusur oranına itiraz sürecinde en güçlü deliller güvenlik kamerası, araç içi kamera ya da mobese görüntüleridir. <strong>Görüntüler kaza tespit tutanağındaki sürücü beyanlarıyla çelişen bir oluş şeklini net biçimde gösteriyorsa</strong> itirazın kabul edilme ihtimali artar. Bu gibi kayıtlar belirli sürelerle silindiğinden dolayı vakit kaybetmeden delil toplama aşamasında değerlendirmenizi öneririz.</p>
<h3>%100 kusur kararı değişebilir mi?</h3>
<p>Tam kusurlu bulunan bir sürücünün de kusur oranına itiraz hakkı bulunur ve süreç diğer kusur oranlarıyla aynı şekilde işler. Kazanın oluş şeklini gösteren <strong>yeni bir delil ya da gözden kaçan bir teknik detay sunulduğunda tam kusurun kısmi hatta kusursuzluğa kadar gerilemesi mümkündür. </strong></p>
<h3>İtiraz süreci devam ederken araç tamir ettirilebilir mi?</h3>
<p><strong>Kusur oranına itiraz edilirken aracın tamir edilmesinin hukuken bir engeli yoktur</strong> fakat tamirden önce hasarın detaylı biçimde fotoğraflanması ve mümkünse bağımsız bir eksper tarafından hasar tespiti yaptırmanızı öneririz. Aksi halde <strong>itiraz sürecinde yahut bilirkişi incelemesi aşamasında hasarın kaza ile birebir uyumlu olduğunu göstermeniz zorlaşır.</strong> Yine yüksek tutarlı hasarlarda tamire başlamadan önce <strong>sigorta şirketinin ve/veya bilirkişinin onayını almak</strong>, sürecin devamında karşılaşabileceğiniz ihtilafları önleyecektir.</p>
<h3>%50-%50 kusur oranına itiraz edilebilir mi?</h3>
<p>Eşit kusur olarak da bilinen %50 kusur durumuna itiraz etmek elbette mümkündür. <strong>Kazanın oluş şeklini netleştiren kamera kayıtları, tanık beyanları yahut yol ve işaretleme kusuruna dair teknik bulgular</strong> sunulduğunda kusur değerlendirmesi taraflardan biri lehine değişebilir. Uygulamada eşit kusur kararlarına yapılan itirazlarda bilirkişi incelemesi talebi, sonucu değiştirmede etkili bir adımdır.</p>
<h3>Yaralanmalı ve ölümlü kazalarda fark nedir?</h3>
<p>Kazada yaralanma ya da ölüm olması durumunda kusur oranına itiraz sürecine birkaç kritik nokta eklenir.</p>
<p><strong>Yaralanmalı kazalar için bu itiraz süreci iki ayrı zeminde ilerleyebilir.</strong> Mağdurun şikayetçi olmadığı senaryoda süreç sigorta dosyasıyla sınırlı kalır ve kusur tespitinde SBM ve sigorta şirketine gidilebilir. <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-zamanasimi/"><strong>Kazadan sonraki 6 aylık zamanaşımı süresinde</strong></a> mağdurun şikayetçi olması durumunda ise taksirle yaralama suçundan ceza davası da açılır ve kusur oranı, mahkemenin atadığı bilirkişi raporuyla ayrıca değerlendirilir. <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/bilirkisi-raporuna-itiraz-dilekcesi/"><strong>Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi</strong></a> mümkün bu süreçte.</p>
<p>Önemli bir detay olarak, <strong>kazanın alkollü araç kullanımı ya da aşırı hız gibi bilinçli taksir sayılan bir durumdan kaynaklanması halinde ise savcılık şikayet aranmaksızın resen soruşturma başlatır.</strong> Dolayısıyla kusur tespiti baştan itibaren hem sigorta hem ceza dosyasında paralel yürür.</p>
<p><strong>Ölümlü trafik kazalarında ise ceza soruşturması mağdurun şikayetine bağlı değildir</strong> ve buna bağlı olarak kusur oranına itiraz hem tazminat dosyasında (mirasçılar açısından) hem de ceza soruşturmasındaki bilirkişi raporuna karşı ayrı ayrı yürütülebilir. Bu kazalarda kusur oranı <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/destekten-yoksun-kalma-tazminati/"><strong>destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında</strong></a> doğrudan belirleyici olduğundan, ufak bir değişim dahi maddi açıdan büyük farklar yaratabilir.</p>
<h3>İtiraz kaç gün içerisinde sonuçlanır?</h3>
<p>İtirazın hangi aşamada yapıldığına bağlı olarak kaç gün içerisinde yanıt geleceği sorusunun yanıtı değişkenlik gösterir. Sigorta şirketine yapılan itirazlara çoğu zaman birkaç iş gününde yanıt gelirken bir sonraki aşama olan <strong>Sigorta Tahkim Komisyonu&#8217;nda</strong> süreç dosyanın karmaşıklığına ve iş yoğunluğuna da bağlı olarak <strong>3-6 ay kadar sürebilir.</strong> Mahkeme yoluyla yapılan itirazlarda ise duruşma takvimi ve bilirkişi incelemesi ile beraber yanıtın gelmesi 1 yılı geçebilir.</p>
<h3>Kusur oranına itiraz ederken hangi deliller işe yarar?</h3>
<p><strong>Olay yeri fotoğrafları, güvenlik ya da araç içi kamera kayıtları</strong>, tanık beyanları ve bağımsız bilirkişi raporları, yol çizgileri, trafik işaretleri ve hız sınırına ilişkin teknik bulgular kusur oranına itiraz sürecindeki önemli delillerdendir. Yine <strong>tutanakta eksik ya da çelişkili ifadelerin somut delilerle karşılaştırılması</strong> da itirazın gücünü ve lehte sonuçlanma ihtimalini artırır.</p>
<h3>Tek taraflı kazada kusur oranına itiraz edilebilir mi?</h3>
<p>Evet, tek taraflı kazalarda da sürücünün tek başına sorumlu tutulmasına itiraz edilebilir. <strong>Kazanın gizli buzlanma, eksik trafik işareti yahut yol çalışması uyarısının bulunmaması gibi bir yol kusurundan kaynaklandığını düşünüyorsanız</strong> ilgili belediyeye ya da Karayolları Genel Müdürlüğü&#8217;ne karşı hizmet kusur nedeniyle idare mahkemesinde ayrı bir dava açabilirsiniz. Bu gibi durumlarda <strong>olay yerinin teknik olarak incelenmesi ve yol durumunun fotoğraflanması</strong>, davanın sonucu doğrudan etkileyen noktalardandır.</p>
<h3>Sigorta şirketi itirazımı reddederse ne yapmalıyım?</h3>
<p>Sigorta şirketinin kusur oranına yaptığınız itirazı reddetmesi sürecin sonu anlamına gelmez. Bu kararın ardında dosya <strong>Sigorta Tahkim Komisyonu&#8217;na taşınabilir ve bu davaya kıyasla daha düşük maliyetli ve hızlı bir süreçtir.</strong> Uyuşmazlığın tutarına bağlı olarak dosya tek hakem ya da itiraz hakem heyeti tarafından incelenir. Buradan da istenen <strong>sonuç alınamadığı takdirde son aşamada mahkemede dava açılır</strong> ve konu bağımsız bir bilirkişi incelemesine götürülür.</p>
<h3>Sigortasız araçla yapılan kazada kusur oranına itiraz edilebilir mi?</h3>
<p>Evet, kazaya karışan araçlardan birinin sigortasız olması kusur oranına itiraz hakkını ortadan kaldırmaz. <strong>Sigortasız araç sürücüsünün kusurlu bulunması halinde tazminatın Güvence Hesabı&#8217;ndan talep edilmesi gerekir</strong> ve kusur oranı ne kadar yüksek belirlenirse, Güvence Hesabı&#8217;ndan talep edilebilecek tazminat da o ölçüde artar.</p>
<p>Sigortasız araç ya da araçların karıştığı trafik kazalarıyla ilgili daha fazla hukuki bilgi için <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/sigortasiz-aracla-trafik-kazasi/"><strong>Sigortasız Araçla Trafik Kazası ve Hukuki Sonuçları</strong></a> sayfamızı inceleyebilirsiniz.</p>
<h3>Ehliyetsiz kaza yaptım, kusur oranına itiraz edebilir miyim?</h3>
<p>Kusur değerlendirmesi yapılırken kazanın oluş şekli dikkate alınır ve <strong>kazada bir sürücünün ehliyetsiz olması tek başına kusur oranını belirleyen bir unsur değildir.</strong> Dolayısıyla ehliyetsiz sürücü de kusur oranına itiraz hakkını kullanarak tazminat talep edebilir. <strong>Fakat bu durum, sigorta şirketinin ehliyetsiz sürücüye rücu hakkını ortadan kaldırmaz.</strong> Kusur oranı ile rücu hakkı birbirinden bağımsız değerlendirilir ve sürücü kazada kusursuz bulunsa dahi,<strong> sigorta şirketi ödediği tazminatı ehliyetsiz olması nedeniyle kendisinden geri isteyebilir. </strong></p>
<p>Trafik kazasına karışan taraflardan birinin ehliyetsiz olması durumunda hukuki sürecin nasıl ilerlediğine ilişkin uzmanlarımızın hazırladığı <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/ehliyetsiz-trafik-kazasi-yapmanin-cezasi/"><strong>Ehliyetsiz Trafik Kazası Yapmanın Cezaları ve Hukuki Sonuçları</strong></a> sayfamızı inceleyebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazasi-kusur-oranina-itiraz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sapanca Bungalov Dolandırıcılığında Savcılık Şikayeti ve Para İadesi</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/bungalov-dolandiriciligi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/bungalov-dolandiriciligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jul 2026 15:32:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tazminat Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2156</guid>

					<description><![CDATA[Öne çıkan noktalar Bungalov dolandırıcılığında 4 kritik nokta: 1 Savcılığa yapılacak suç duyurusu tek başına paranın iadesini sağlamaz. Gerektiğinde ihtiyati haciz, icra takibi ve tazminat davası birlikte değerlendirilmelidir. 2 Dolandırıcılığı fark ettiğiniz ilk anda bankaya geri çağırma ve bloke talebinde bulunmanız, para iadesi ihtimalini önemli ölçüde artırır. 3 WhatsApp yazışmaları, banka dekontu, sahte ilan görüntüleri &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ozet-box">
<div class="ozet-baslik">
   <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
  <path d="M9 11l3 3L22 4"/>
  <path d="M21 12v7a2 2 0 0 1-2 2H5a2 2 0 0 1-2-2V5a2 2 0 0 1 2-2h11"/>
</svg><br />
    <span>Öne çıkan noktalar</span>
  </div>
<p class="ozet-aciklama">Bungalov dolandırıcılığında 4 kritik nokta:</p>
<ol class="ozet-liste">
<li>
      <span class="ozet-no">1</span><br />
      <span class="ozet-metin">Savcılığa yapılacak suç duyurusu tek başına paranın iadesini sağlamaz. Gerektiğinde ihtiyati haciz, icra takibi ve tazminat davası birlikte değerlendirilmelidir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">2</span><br />
      <span class="ozet-metin">Dolandırıcılığı fark ettiğiniz ilk anda bankaya geri çağırma ve bloke talebinde bulunmanız, para iadesi ihtimalini önemli ölçüde artırır.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">3</span><br />
      <span class="ozet-metin">WhatsApp yazışmaları, banka dekontu, sahte ilan görüntüleri ve ödeme bilgileri soruşturmanın en önemli delilleri arasında yer alır.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">4</span><br />
      <span class="ozet-metin">Hızlı hareket edilmesi hem delillerin kaybolmasını önler hem de dolandırıcının hesapları ve mal varlığı üzerinde koruma tedbirlerinin uygulanabilmesi açısından büyük önem taşır.</span>
    </li>
</ol>
</div>
<p>Sahte sosyal medya ilanlarıyla binlerce mağdur yaratan ve giderek yaygınlaşan bungalov dolandırıcılığında ödeme yapıldıktan sonra ulaşılamaz hale gelen dolandırıcıdan parayı geri almak mümkündür. Savcılığa <strong>suç duyurusu, ihtiyati haciz, icra takibi ve tazminat davası</strong> bu süreçte bir arada yürütülmesi gereken hukuki araçlardır ve <strong>doğru adımlar atılmadığında hem parayı hem de hakkı kaybetmek kaçınılmazdır.</strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <b>bungalov dolandırıcılığında savcılık şikayeti ve para iadesine </b>ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<div class="uzman-gorusu-box">
<div class="uzman-foto-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="uzman-foto" /><br />
    <span class="uzman-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="uzman-icerik">
<div class="uzman-baslik">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#d3b077" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="uzman-metin">
Bungalov dolandırıcılığı dosyalarında mağdurun en sık yaptığı hata, yalnızca savcılığa şikayet başvurusu yapmanın paranın iadesi için yeterli olacağını düşünmesidir. Delillerin hızlı şekilde korunması ve ceza, icra ile hukuk yollarının eş zamanlı işletilmesi, hem soruşturmanın etkinliği hem de zararın tazmini açısından sürecin en kritik unsurudur.
    </p>
<div class="uzman-imza">
<p class="uzman-ad">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="uzman-unvan">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<h2>Bungalov Dolandırıcılığı Nasıl Yapılmaktadır?</h2>
<p>Sapanca, Abant, Uludağ ve Karadeniz bölgelerinde yoğunlaşan bungalov dolandırıcılığında dolandırıcılar, gerçek bungalov işletmelerine ait fotoğrafları çalarak<strong> sahte Instagram, TikTok ve Facebook hesapları oluşturur.</strong> Bu hesaplarda binlerce takipçi, sahte yorumlar ve profesyonelce düzenlenmiş içerikler yer alır ve hesap ilk bakış gerçek görünür. Vatandaşlar bu hesaplar ile iletişime geçtiğinde rezervasyon için kapora ya da ödemenin tamamı istenmekte ve <strong>çoğu zaman ödeme IBAN aracılığıyla havale ya da EFT ile talep edilmektedir. </strong></p>
<p>Ödeme alındıktan sonra dolandırıcılar muhataplarını engeller ve iletişim kesilir. Bir diğer yöntemde gerçek bir bungalov işletmesinin adı ve fotoğrafları kullanılarak Google reklamları oluşturulmakta, vatandaşlar sahte numaraya yönlendirilmektedir. Son dönemde Whatsapp grupları üzerinden iletişim yapılarak <strong>belirli tarihlerde aynı bungalova aynı anda birden fazla kişi rezervasyon yaptırıldığı</strong> da sıkça görülmektedir.</p>
<h2>Dolandırıldığınızı Nasıl Anlarsınız?</h2>
<p>Bungalov dolandırıcılığında en önemli işaret, ödeme sonrasında iletişimin aniden kesilmesidir. Numaradan arama yapıldığında ulaşamıyor olmanız ve WhatsApp&#8217;dan engellenmeniz bu işaretlerdendir. Farklı dolandırıcılık senaryolarında <strong>konuma gidildiğinde rezervasyon yapılan bungalovun var olmadığı ya da başka bir işletmeye ait olduğ</strong>u da görülür.</p>
<p>Ödeme için yalnızca IBAN ve havale talep eden, kart ile ödeme ya da check in esnasında ödeme seçeneği sunmayan hesaplara karşı temkinli olunmalıdır. <strong>Google Maps&#8217;te adresin bulunmaması, rezervasyon belgesi yerine yalnızca güven mesajı gönderilmesi ve fiyatın piyasanın çok altında olması klasik dolandırıcılık belirtileridir.</strong></p>
<h2>Sapanca Bungalov Dolandırıcılığında Savcılık Şikayeti</h2>
<p>Bungalov dolandırıcılığı sosyal medya ve banka aracı kullanılarak işlendiğinden nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilir. (TCK m.158/1-f) Şikayete bağlı olmayan bu suç savcılık tarafından resen soruşturulur ve <strong>suç duyurusunda bulunmak soruşturmayı hızlandırır, delillerin korunmasını sağlar ve savcılığın hesap blokesi kararı vermesine zemin hazırlar.</strong></p>
<p>Başvuru <strong>en yakın Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na, karakola ya da emniyet müdürlüğüne yapılabilir.</strong> Dilekçede olayın kronolojik özeti, ödeme bilgileri, IBAN ve karşı tarafın iletişim bilgileri eksiksiz yer almalıdır.</p>
<p>Yalnızca &#8220;paramı iade etmedi&#8221; ifadesiyle yapılan başvurular savcılık tarafından hukuki uyuşmazlık olarak değerlendirilebilir ve kovuşturmaya yer olmadığına kararıyla kapatılabilir. Hileli davranışı <strong>(sahte ilan, sahte fotoğraflar, çalınan işletme kimliği, ödeme sonrası engelleme)</strong> açık biçimde ortaya koyan bir dilekçe hem suçun niteliğini doğru kurmakta hem olası itiraz riskini azaltır. <strong>Kovuşturmaya yer olmadığına kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne itiraz hakkı mevcuttur.</strong></p>
<h2>Savcılık Şikayeti İçin Hangi Belgeler Gereklidir?</h2>
<p>Suç duyurusunun işleme alınması ve soruşturmanın etkin yürütülmesi doğrudan sunulan belgelerin niteliğine bağlıdır. <strong>Eksik ya da yetersiz deliller ile yapılan başvurular kovuşturmaya yer olmadığına kararıyla sonuçlanma riskini artırabilir ya da süreci yavaşlatabilir.</strong> Dolayısıyla şu belgeleri temin etmenizi öneririz şikayet sürecinde:</p>
<ul>
<li>WhatsApp, Instagram DM, SMS yazışmalarının tamamı. Tarih ve saat bilgisi görünecek şekilde.</li>
<li>Havale/EFT/FAST işleminin tarih, saat, tutar ve alıcı IBAN bilgilerini içeren dekont.</li>
<li>Hesap adı, takipçi sayısı, paylaşılan fotoğraflar ve fiyat bilgisini içeren ilan görüntüsü.</li>
<li>Kullanılan telefon numarası, IBAN, kullanıcı adı ve varsa e-posta adresi.</li>
<li>Aramanın cevapsız gittiğini veya WhatsApp&#8217;ta engellenildiğini gösteren görüntü.</li>
<li>Varsa sesli görüşme kaydı veya ödeme onay SMS&#8217;i. Ek delil niteliği taşımaktadır.</li>
<li>Sahte ilanın URL adresi veya hesap linki. Mümkünse internet arşivi (web.archive.org) üzerinden belgelenmesi önerilir.</li>
</ul>
<p>Tüm bu belgelerin kronolojik sırayla dosyalanarak dilekçeye ek olarak sunulması ve her bir ekin dilekçede numaralandırılarak belirtilmesi soruşturmanın yönünü doğrudan etkiler.</p>
<h2>Paranızı Nasıl Geri Alabilirsiniz?</h2>
<p><strong>Savcılık şikayeti tek başına paranın iadesini garanti etmez.</strong> Paranın geri alınması için ceza süreci ile birlikte hukuk ve icra yollarının paralel işletilmesi gerekir ve burada üç temel seçenek vardır; ihtiyati haciz, icra takibi ve tazminat davası. Ödeme havale ya da EFT ile yapılmışsa banka geri çağırma talebi hemen devreye alınmalıdır.</p>
<h3>İhtiyati Haciz</h3>
<p>İhtiyati haciz, <strong>dava veya icra sürecine başlamadan dolandırıcının mal varlığını bloke altına alan önleyici bir tedbirdir.</strong> Dolandırıcılar tespit edildikten sonra mal kaçırabilmekte ve bu riski önceden engellemek için ihtiyati haciz kararı alınmaktadır. Uygulamada mal varlığı bloke edilen dolandırıcıların uzlaşma yoluna gitmesi sıklaşmaktadır.</p>
<p>Başvuru yetkili icra mahkemesine veya UYAP Vatandaş Portalı üzerinden e-imzayla yapılmaktadır. Mahkeme bazı dosyalarda teminat yatırılmasını talep edebilir. <strong>İhtiyati haciz kararı çıktıktan sonra 7 gün içinde icra takibi başlatılması ya da dava açılması, 10 gün içinde ise haczin infazının talep edilmesi zorunludur.</strong> Bu süreler geçirilirse karar kendiliğinden düşer.</p>
<h3>İcra Takibi</h3>
<p>İlamsız icra takibi, <strong>mahkeme kararı olmadan alacağın tahsilini mümkün kılan pratik bir hukuki yoldur.</strong> Yetkili icra dairesine başvurularak borçluya ödeme emri gönderilir. Bungalov dolandırıcılığı vakalarında dolandırıcının bildirdiği adresin sahte olması uygulamada sık görülmektedir. Bu durumlarda ödeme emri tebliğ edilememekte, itiraz süresi işlemeksizin geçmekte ve icra kendiliğinden kesinleşmektedir.</p>
<p>Kesinleşen icra sürecinde borçlunun banka hesaplarına, araç ve taşınmazlarına haciz konulabilmektedir. <strong>Dolandırıcının bilinen tek varlığı banka hesabıysa e-haciz yoluyla hesap bakiyesine anlık el konulması mümkündür.</strong> İcra takibinin hızlı sonuç vermesi için doğru IBAN ve kimlik bilgisinin dilekçede eksiksiz yer alması gerekmektedir.</p>
<h3>Tazminat Davası</h3>
<p>Tazminat davası, uğranılan maddi zararın tamamının tahsilini amaçlayan hukuki bir yoldur. Haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak açılabilmektedir. Dava, <strong>davalının yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesi&#8217;nde açılır.</strong> Maddi tazminatın yanı sıra yaşanan mağduriyetin ağırlığına göre manevi tazminat da talep edilebilmektedir.</p>
<p>Savcılık soruşturması sırasında toplanan deliller (hesap bloke kararı, telefon kayıtları, IBAN tespiti) tazminat davasında doğrudan kullanılabilmektedir. <strong>Ceza davasındaki mahkumiyet kararı tazminat davasını kolaylaştırır  fakat ceza davası beklenmeksizin tazminat davası açılması mümkündür.</strong></p>
<h2>Bungalov Dolandırıcılığında İlk Olarak Ne Yapmalısınız?</h2>
<p>Dolandırıldığınızı fark ettiğiniz ilk anda bankayı aramalısınız ve havale ya da EFT ile gönderilen para ya kredi kartıyla ödeme için geri çağırma ve bloke talebi oluşturmalısınız. Paralelde tüm mesajlaşmalar, ekran görüntüleri ve dekontları yedeklemeli ve<strong> en yakın savcılık ya da karakola şikayet yaparak ödeme yaptığınız IBAN ve telefon numarasını da dilekçeye eklemelisiniz. </strong></p>
<h3>Sapanca bungalov dolandırıcılığında deliller nelerdir?</h3>
<p>Bungalov dolandırıcılığında en güçlü delil mesajlaşma kayıtlarıdır. <strong>WhatsApp, Instagram ya da SMS yazışmaları</strong>, sahte vaadi, ödeme talebini ve ödeme sonrası iletişimin kesilmesini belgeler ve banka dekontu ödemenin yapıldığını ispat eder. Eğer <strong>sesli görüşme kaydı varsa noter tutanağına dönüştürülmelidir</strong> ve delillerin MD5 hash koduyla güvence altına alınması ispat sürecinde güç kazandırır.</p>
<h3>Dolandırıcıları tespit etmek mümkün müdür?</h3>
<p>Ödemeyi yaptığınız IBAN, banka sistemi üzerinden hesap sahibini doğrudan tanımlar ve savcılık bu bilgiyi ilgili bankadan müzekkereyle alır. Yine <strong>telefon numarası üzerinden HTS (Haberleşme Tespit Sistemi) kaydı</strong> çıkarılarak dolandırıcının konumu tespit edilebilir. Sahte sosyal medya hesabının IP adresi savcılığın platforma göndereceği bilgi üretim müzekkeresiyle öğrenilir. Günün sonunda <strong>aynı IBAN veya telefon numarasına birden fazla mağdur para göndermişse</strong> toplu şikayet dosyası oluşturulması soruşturmayı güçlendirir.</p>
<h3>Havale veya EFT ile gönderilen para geri alınabilir mi?</h3>
<p>Teknik olarak alınabilir fakat burada <strong>zaman kavramı çok kritiktir ve paranın alıcı hesapta hala duruyor olması gerekir.</strong> Dolandırıldığınızı ilk fark ettiğiniz anda bankanızı arayarak geri çağırma talebi oluşturmalısınız. Bu süreçte aynı zamanda savcılığa şikayetinizi yaparsanız ve soruşturma kapsamında hesap bloke kararı çıkarılırsa para korunmuş olur ve soruşturma sonunda iadesine karar verilebilir. FAST işlemlerinde anlık geçiş gerçekleştiğinden bloke ihtimali düşüktür. Bu nedenle savcılık müzekkeresinin önemi artar.</p>
<h3>Kredi kartıyla yapılan ödemelerde harcama itirazı mümkün müdür?</h3>
<p>Evet, kredi kartıyla yapılan ödemelerde harcama itirazı (chargeback) yoluyla paranın geri alınması diğer ödeme yöntemlerine göre daha kolaydır. Bankaya hızlıca başvuru yapılarak <strong>&#8220;mal veya hizmet teslim edilmedi&#8221; gerekçesiyle itirazda bulunmalısınız.</strong> Başvuruya savcılık şikayet numarası ve ödeme belgesini de eklemenizi öneririz.</p>
<p>Banka 60-120 gün içinde değerlendirme yaparak tutarı geçici olarak hesaba iade edebilir ve işyeri itiraz etmezse itiraz kesinleşir. <strong>3D Secure onaylı işlemlerde chargeback biraz daha zordur</strong> fakat dolandırıcılık gerekçesi bu durumda da değerlendirilir.</p>
<h3>Dolandırıcının IBAN&#8217;ı başkasına aitse ne olur?</h3>
<p>Bungalov dolandırıcılığında IBAN&#8217;ın farklı bir kişiye ait olması iki farklı durumu işaret eder. Hesap kiralaması söz konusuysa yani hesap sahibi IBAN&#8217;ını dolandırıcıya para toplamak için kullandırmışsa, <strong>2024 yılında TCK&#8217;ya eklenen m.158/1-l kapsamında hesap sahibi de nitelikli dolandırıcılıktan sorumlu tutulur.</strong></p>
<p>Hesap sahibinin bilgisi dışında IBAN kötüye kullanılmışsa bu kişi farklı suç kapsamında değerlendirilebilir. Her iki durumda da savcılığın hesap sahibini tanık ya da şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırması soruşturmayı ilerletir. Para <strong>IBAN sahibinin hesabında duruyorsa bloke ve iade talep edebilirsiniz.</strong></p>
<h3>e-Devlet üzerinden suç duyurusunda bulunabilir miyim?</h3>
<p>Teknik olarak CİMER aracılığıyla mağduriyetinize dair bir bildirim yapabilirsiniz fakat bu resmi suç duyurusu yerine geçmez. Suç duyurusu <strong>Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na, karakola ya da emniyet müdürlüğüne yazılı dilekçeyle yahut bizzat başvurarak</strong> yapılmalıdır. UYAP Vatandaş Portalı üzerinden avukat aracılığıyla şikayet dilekçesi de iletebilirsiniz. Dolayısıyla <strong>CİMER bildirimi soruşturmayı başlatmaz, yalnızca ilgili birime yönlendirme sağlar.</strong></p>
<h3>Bungalov işletmesi gerçekten varsa ama rezervasyonu kabul etmiyorsa hangi hukuki yol izlenir?</h3>
<p>Gerçek bir bungalov işletmesinin ödeme almasına rağmen rezervasyonu kabul etmemesi <strong>bir dolandırıcılık değil sözleşme ihlali olarak değerlendirilir</strong> ve hukuki yol da ceza değil tüketici hukukundan geçer. Bu rezervasyonda ödeme miktarı<strong> 149.000 TL&#8217;nin altındaysa Tüketici Hakem Heyeti&#8217;ne başvuru zorunludur.</strong> Üstündeki tutarlardaki ise Tüketici Mahkemesi&#8217;nde dava açılabilir. Süreçte ispat için rezervasyon onayı ve ödeme belgesi yeterlidir. İşletme para iadesi yapmak yerine süreci zorlaştırıyorsa <strong>ihtar çekilerek iade yapılmaması halinde dava yoluna gidileceği bildirilmeli ve sonrasında ihtiyati haciz talep edilmelidir.</strong></p>
<h3>Savcılık şikayetinde zamanaşımı süresi ne kadardır?</h3>
<p>Bungalov dolandırıcılığı suçu sosyal medya ve banka aracılığıyla işlendiğinde nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamına girer ve <strong>takibi şikayete bağlı olmadığından şikayet süresi bulunmaz. Davada ise zamanaşımı süresi 15 yıldır.</strong> Yani savcılık mağdurun başvurusu olmasa dahi bu suçu resen soruşturabilir ve mağdur da olayın üzerinden 15 yıl geçmeden şikayetçi olabilir.</p>
<h3>Dolandırıcı başka şehirdeyse hangi savcılığa başvurmalıyım?</h3>
<p>Dolandırıcılık <strong>suçunun işlendiği yer, mağdurun zarar gördüğü yer ve mağdurun ikametgahı</strong> savcılığı yetkili merciler arasındadır. Online dolandırıcılıkta paranın gönderildiği banka şubesinin bulunduğu il de yetkili yer sayılır. Pratikte <strong>mağdurun kendi şehrine en yakın savcılığa başvurması</strong> en kolayıdır. Yanlış savcılığı yapılan başvurular reddedilmez, <strong>dosya yetkili savcılığa gönderilir fakat bu durum zaman kaybına yol açar.</strong> Bu nedenle doğrudan yetkili savcılığa başvurulması soruşturmayı hızlandırır.</p>
<p><script type="application/ld+json">{"@context":"https://schema.org","@type":"FAQPage","mainEntity":[{"@type":"Question","name":"Bungalov Dolandırıcılığında İlk Olarak Ne Yapmalısınız?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Dolandırıldığınızı fark ettiğiniz ilk anda bankayı aramalısınız ve havale ya da EFT ile gönderilen para ya kredi kartıyla ödeme için geri çağırma ve bloke talebi oluşturmalısınız. Paralelde tüm mesajlaşmalar, ekran görüntüleri ve dekontları yedeklemeli ve en yakın savcılık ya da karakola şikayet yaparak ödeme yaptığınız IBAN ve telefon numarasını da dilekçeye eklemelisiniz. "}},{"@type":"Question","name":"Sapanca bungalov dolandırıcılığında deliller nelerdir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Bungalov dolandırıcılığında en güçlü delil mesajlaşma kayıtlarıdır. WhatsApp, Instagram ya da SMS yazışmaları, sahte vaadi, ödeme talebini ve ödeme sonrası iletişimin kesilmesini belgeler ve banka dekontu ödemenin yapıldığını ispat eder. Eğer sesli görüşme kaydı varsa noter tutanağına dönüştürülmelidir ve delillerin MD5 hash koduyla güvence altına alınması ispat sürecinde güç kazandırır."}},{"@type":"Question","name":"Dolandırıcıları tespit etmek mümkün müdür?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Ödemeyi yaptığınız IBAN, banka sistemi üzerinden hesap sahibini doğrudan tanımlar ve savcılık bu bilgiyi ilgili bankadan müzekkereyle alır. Yine telefon numarası üzerinden HTS (Haberleşme Tespit Sistemi) kaydı çıkarılarak dolandırıcının konumu tespit edilebilir. Sahte sosyal medya hesabının IP adresi savcılığın platforma göndereceği bilgi üretim müzekkeresiyle öğrenilir. Günün sonunda aynı IBAN veya telefon numarasına birden fazla mağdur para göndermişse toplu şikayet dosyası oluşturulması soruşturmayı güçlendirir."}},{"@type":"Question","name":"Havale veya EFT ile gönderilen para geri alınabilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Teknik olarak alınabilir fakat burada zaman kavramı çok kritiktir ve paranın alıcı hesapta hala duruyor olması gerekir. Dolandırıldığınızı ilk fark ettiğiniz anda bankanızı arayarak geri çağırma talebi oluşturmalısınız. Bu süreçte aynı zamanda savcılığa şikayetinizi yaparsanız ve soruşturma kapsamında hesap bloke kararı çıkarılırsa para korunmuş olur ve soruşturma sonunda iadesine karar verilebilir. FAST işlemlerinde anlık geçiş gerçekleştiğinden bloke ihtimali düşüktür. Bu nedenle savcılık müzekkeresinin önemi artar."}},{"@type":"Question","name":"e-Devlet üzerinden suç duyurusunda bulunabilir miyim?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Teknik olarak CİMER aracılığıyla mağduriyetinize dair bir bildirim yapabilirsiniz fakat bu resmi suç duyurusu yerine geçmez. Suç duyurusu Cumhuriyet Başsavcılığı'na, karakola ya da emniyet müdürlüğüne yazılı dilekçeyle yahut bizzat başvurarak yapılmalıdır. UYAP Vatandaş Portalı üzerinden avukat aracılığıyla şikayet dilekçesi de iletebilirsiniz. Dolayısıyla CİMER bildirimi soruşturmayı başlatmaz, yalnızca ilgili birime yönlendirme sağlar."}},{"@type":"Question","name":"Savcılık şikayetinde zamanaşımı süresi ne kadardır?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Bungalov dolandırıcılığı suçu sosyal medya ve banka aracılığıyla işlendiğinde nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamına girer ve takibi şikayete bağlı olmadığından şikayet süresi bulunmaz. Davada ise zamanaşımı süresi 15 yıldır. Yani savcılık mağdurun başvurusu olmasa dahi bu suçu resen soruşturabilir ve mağdur da olayın üzerinden 15 yıl geçmeden şikayetçi olabilir."}},{"@type":"Question","name":"Dolandırıcı başka şehirdeyse hangi savcılığa başvurmalıyım?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Dolandırıcılık suçunun işlendiği yer, mağdurun zarar gördüğü yer ve mağdurun ikametgahı savcılığı yetkili merciler arasındadır. Online dolandırıcılıkta paranın gönderildiği banka şubesinin bulunduğu il de yetkili yer sayılır. Pratikte mağdurun kendi şehrine en yakın savcılığa başvurması en kolayıdır. Yanlış savcılığı yapılan başvurular reddedilmez, dosya yetkili savcılığa gönderilir fakat bu durum zaman kaybına yol açar. Bu nedenle doğrudan yetkili savcılığa başvurulması soruşturmayı hızlandırır."}}]}</script></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/bungalov-dolandiriciligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trafik Kazalarında Zamanaşımı</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-zamanasimi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-zamanasimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:44:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2135</guid>

					<description><![CDATA[UZMAN GÖRÜŞÜ Trafik kazalarında zamanaşımı süresinin yanlış hesaplanması, haklı bir tazminat talebinin yalnızca süre aşımı nedeniyle reddedilmesine neden olabilir. Bu nedenle kazanın maddi hasarlı, yaralanmalı veya ölümlü olmasına göre uygulanacak zamanaşımı süresinin doğru belirlenmesi ve sürecin gecikmeden yürütülmesi büyük önem taşır. Av. Ezgi Bozkurt Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı Trafik kazalarında zamanaşımı süreleri maddi hasarlı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="uzman-gorusu-box">
<div class="uzman-foto-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="uzman-foto" /><br />
    <span class="uzman-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="uzman-icerik">
<div class="uzman-baslik">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#d3b077" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="uzman-metin">
Trafik kazalarında zamanaşımı süresinin yanlış hesaplanması, haklı bir tazminat talebinin yalnızca süre aşımı nedeniyle reddedilmesine neden olabilir. Bu nedenle kazanın maddi hasarlı, yaralanmalı veya ölümlü olmasına göre uygulanacak zamanaşımı süresinin doğru belirlenmesi ve sürecin gecikmeden yürütülmesi büyük önem taşır.
    </p>
<div class="uzman-imza">
<p class="uzman-ad">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="uzman-unvan">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<p>Trafik kazalarında zamanaşımı süreleri maddi hasarlı kazalar için 2 yıl, yaralanmalı kazalar için 8 yıl ve ölümlü kazalar için 15 yıl olarak belirlenmiştir. Kazada <strong>hem ölüm hem yaralanma</strong> aynı anda gerçekleştiyse yine <strong>15 yıllık</strong> zamanaşımı uygulanır. Benzer şekilde sigorta şirketine başvuru için de aynı süreler geçerlidir ve başvuru hakkı zamanaşımıyla birlikte düşer. <strong>Bu konuda kritik bir nokta olarak</strong>, yaralanmalı kazalarda 6 aylık şikayet süresinin kaçırılması, <strong>8 yıllık zamanaşımını genel 2 yıla düşürür. </strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>maddi hasarlı, yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarına ve rücu davalarında zamanaşımı sürelerine</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<section class="legal-box" aria-label="Yasal Uyarı">
<div class="legal-box__inner">
<h3 class="legal-box__title">Trafik Kazalarında Zamanaşımında 4 Kritik Nokta</h3>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">1- Zamanaşımı süresi kazanın niteliğine göre değişir. Maddi hasarlı kazalarda genel kural 2 yıl (en fazla 10 yıl), yaralanmalı kazalarda 8 yıl, ölümlü kazalarda ise 15 yıllık zamanaşımı uygulanır.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">2- Sigorta şirketine başvuru hakkı da zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı dolduğunda yalnızca dava açma hakkı değil, sigorta şirketine başvuru hakkı da büyük ölçüde ortadan kalkar.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">3- Sürenin başlangıcı her zaman kaza tarihi değildir. Özellikle maddi hasarlı kazalarda zamanaşımı; zararın ve sorumlu kişinin öğrenildiği tarihe göre hesaplanabilir. Bazı durumlarda bu tarih, bilirkişi raporu veya sorumlunun sonradan tespit edilmesiyle değişebilir.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">4- Zamanaşımı süresi geçse bile dava açılabilir fakat uygulamada bu çoğu zaman yeterli olmaz. Davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunduğunda mahkeme davayı reddeder. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için sürecin mümkün olan en kısa sürede başlatılması önemlidir.</span>
    </p>
</p></div>
</section>
<h2>Trafik Kazalarında Zamanaşımı Süresi Kaç Yıldır?</h2>
<p>Trafik kazalarında zamanaşımı süreleri, kazasının oluş şeklinde göre üç şekilde belirlenir.</p>
<ul>
<li><strong>Maddi hasarlı kazalarda</strong> zararın ve sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl, kaza tarihinden itibaren <strong>her halükarda 10 yıl</strong> uygulanmaktadır.</li>
<li><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;"><strong>Yaralanmalı trafik kazalarında ceza zamanaşımı 8 yıl</strong> olduğundan tazminat davası ve sigorta başvurusu da 8 yıllık süreye tabidir. </span></li>
<li><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;"><strong>Ölümlü trafik kazalarında taksirle öldürme suçunun ceza zamanaşımı 15 yıl</strong> olup bu süre tazminat davaları için de geçerlidir. Hem ölüm hem yaralanma birlikte gerçekleşmişse tüm talepler yine 15 yıla tabidir. </span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;">Tüm bu süreler sürücü, araç işleteni ve sigorta şirketi için eş zamanlı olarak işlemektedir.</span></p>
<h2>Maddi Hasarlı Trafik Kazalarında Zamanaşımı Süresi</h2>
<p>Yalnızca araçlarda ya da eşyalarda zarar oluşan, ölüm yahut yaralanmanın yaşanmadığı trafik kazalarında iki süre eş zamanlı işler.</p>
<ul>
<li>Zarar gören kişinin <strong>hem uğradığı zararı hem de sorumlu kişiyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde dava açması gerekir. </strong></li>
<li>Zarar veya sorumlu daha geç öğrenilmişse<strong> öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl geçerliliğini korur. </strong></li>
<li>Kaza tarihinden başlayan ve hiçbir koşulda aşılamayan <strong>10 yıllık mutlak süre bu hakkın son sınırını oluşturur. </strong>(KTK m.109/1)</li>
</ul>
<p>Değer kaybı talebi için bilirkişi raporunun kesinleştiği tarih öğrenme tarihi kabul edilmektedir. <strong>Yargıtay&#8217;ın yerleşik uygulamasına göre zarar görenin zararın tam kapsamını öğrenemediği durumlarda</strong> 2 yıllık süre öğrenmenin gerçekleştiği andan başlar ve kaza tarihi tek başına sürenin başlangıcı sayılmaz.</p>
<h2>Yaralanmalı Trafik Kazalarında Zamanaşımı Süresi</h2>
<p>Yaralanmalı trafik kazalarında zamanaşımı süresi, taksirle yaralama suçunun ceza hukuku açısından zamanaşımının 8 yıl olmasına bağlı olarak kaza tarihinden itibaren 8 yıl olarak işler. Bu kuralın yaralanmalı kazalarda sigorta şirketleri dahil tüm sorumlulara uygulanacağını <strong>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2000/10296 Esas, 2001/1183 Karar sayılı ilamında açıkça hükme bağlamıştır.</strong></p>
<p>Taksirle yaralama şikayete bağlı suçlardan biridir ve zarar görenin, f<strong>ailleri öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde şikayette bulunması zorunludur</strong> ve bu süre, hak düşürücüdür. Şikayet süresinin kaçırılması durumunda ceza davası açılamaz ve <strong>uzayan 8 yıllık süre yerine genel kural olan 2 yıl uygulanır. </strong></p>
<p>Tedavi süreci uzayan yaralanmalı trafik kazalarında <strong>maluliyet oranı raporla kesinleşmeden</strong> zararın tam boyutu bilinemediğinden, öğrenme tarihi bu durumlarda <strong>raporun kesinleştiği gün olarak kabul edilir. </strong></p>
<h2>Ölümlü Trafik Kazalarında Zamanaşımı Süresi</h2>
<p>Taksirle öldürme suçunda cezanın zamanaşımı süresinin 15 yıl olması dolayısıyla buradan doğan tazminat davası da 15 yıllık süreye tabidir. <strong>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2016/5493</strong> Esas sayılı kararında bu ilkeyi somutlaştırmış ve <strong>ceza davasındaki zamanaşımı süresinin tazminat davası için de uygulanacağını hükme bağlamıştır.</strong></p>
<p>Aynı kazada hem ölüm hem yaralanmanın birlikte gerçekleşmesi durumunda ise tüm tazminat talepleri için 15 yıllık süre uygulanır ve <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/destekten-yoksun-kalma-tazminati/"><strong>destekten yoksun kalma tazminatında</strong></a> da zamanaşımı ölüm tarihinden itibaren başlar.</p>
<h2>Sigorta Şirketine Başvuruda Zamanaşımı Süresi</h2>
<p>Sigorta şirketine yapılacak başvuruda ve açılacak davada zamanaşımı süresi kazanın niteliğine göre belirlenir:</p>
<ul>
<li>maddi hasarlı kazalarda 2 yıl ve en fazla 10 yıl,</li>
<li>yaralanmalı kazalarda 8 yıl,</li>
<li>ölümlü kazalarda 15 yıldır.</li>
</ul>
<p>Bu süreler <strong>yalnızca dava için değil başvuru için de geçerlidir ve zamanaşımı dolmuşsa sigorta şirketine başvuru hakkı da düşer.</strong></p>
<p>Dava açmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonu&#8217;na başvurmadan önce karşı tarafın sigorta şirketine yazılı olarak başvuruda bulunmak zorunludur. <strong>Sigorta şirketi bu başvurudan itibaren 15 gün içinde cevap vermek zorundadır</strong> ve cevap vermezse ya da talebi karşılamayan bir yanıt verirse dava ya da tahkim yoluna gidilebilir. Sigorta şirketine karşı açılan davalar ticari dava sayıldığından,<strong> dava açılmadan önce arabuluculuk da zorunlu dava şartıdır. (TTK m.5/A)</strong></p>
<p>Uzamış ceza zamanaşımı sigorta şirketine de uygulanır. ZMSS Genel Şartları C.8 maddesi, sigortacıya karşı açılacak davalarda uzamış ceza zamanaşımının geçerli olduğunu açıkça düzenlemektedir. <strong>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2002/9945 Esas, 2003/760 Karar</strong> sayılı ilamında da uzamış zamanaşımının araç işleteni ve sigortacıya birlikte uygulanacağını hükme bağlamıştır.</p>
<h2>Rücu Davalarında Zamanaşımı</h2>
<p>Rücu davası, tazminatı ödeyen tarafın asıl sorumluya ödediği bedeli geri talep ettiği davalardır. <strong>Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 109. maddesi uyarınca</strong> rücu alacaklarında zamanaşımı, ödemenin yapıldığı tarih ile rücu edilecek kişinin öğrenildiği tarihten hangisi sonraysa o tarihten itibaren <strong>2 yıl olarak işlemeye başlar. </strong></p>
<p>Sigorta şirketi mağdura ödeme yaptığı anda rücu hakkı doğar fakat <strong>sigortalının kusur durumu veya sözleşme ihlali gerekçesi sonradan netleşiyorsa öğrenme tarihi buna göre şekillenir.</strong> Ödeme belgesi ve kusur tespitine ilişkin yazışmaların dosyalanması, rücu alacağında sürenin başlangıcını tartışmasız kılmaktadır.</p>
<h3>Zamanaşımı ne zaman başlar?</h3>
<p>Trafik kazasında zamanaşımı başlangıcı zararın öğrenilmesi ve sorumlu kişinin tespit edilmesi şeklinde iki ayrı unsura bağlıdır. Her iki bilgi de edinildiğinde 2 yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlar fakat bunlardan biri bilinmiyorsa süre işlemez. <strong>Bu iki unsurdan hangisi daha geç öğrenilmişse, süre o tarihten itibaren başlar.</strong></p>
<h3>Zamanaşımı süresi geçerse ne olur?</h3>
<p>Zamanaşımı dolduktan sonra <strong>teknik olarak dava açılması mümkündür fakat davalı taraf, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerse mahkeme davayı bu nedenle reddeder.</strong> Buna karşılık davalı bu itirazda bulunmazsa mahkeme bu durumu kendiliğinden dikkate almaz ve davayı normal süreçte incelemeye devam eder.</p>
<p>Tabi teorik olarak böyle olsa da <strong>uygulamada davalılar neredeyse her zaman zamanaşımı itirazı yaptığından dolayı sürenin kaçırılması tazminat talebinin reddedilmesiyle sonuçlanır. </strong></p>
<h3>Ceza davası açılması zamanaşımını etkiler mi?</h3>
<p>Ceza davasının açılması <strong>tek başına tazminat davasının zamanaşımını durdurmamakla</strong> beraber fiilin suç niteliği taşıması, tazminat için uygulanacak zamanaşımı sürelerinin belirlenmesinde etkilidir.</p>
<p>Ölümlü trafik kazalarında ceza davasında zamanaşımı 15 yıl olduğundan, <strong>tazminat davası da 15 yıl içerisinde açılabilir.</strong> Benzer şekilde yaralanmalı trafik kazalarında da 8 yıllık zamanaşımı gündeme gelir.</p>
<p>Ceza mahkemesinde verilen beraat kararı <strong>hukuk mahkemesini bağlamaz ve tazminat davası beraatten bağımsız sürdürülür.</strong> Sanığın yargılama sürecinde borcu yazılı olarak kabul etmesi halinde ise zamanaşımı süresi durdurulur.</p>
<h3>Zamanaşımını süresini durduran haller nelerdir?</h3>
<p>Trafik kazalarında zamanaşımı süresini durduran <strong>dört temel nokta vardır.</strong> Bu noktaların detaylarını şöyle verebiliriz:</p>
<ul>
<li>Mahkemeye dava açılmasıyla zamanaşımı kesilir ve dava süresince hak kaybı yaşanmaz. <strong>Dava sonradan usulden reddedilse bile</strong> zamanaşımı bakımından açıldığı tarihin hukuki sonuçları değerlendirilir.</li>
<li>Arabuluculuk başvurusu yapıldığı tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı işlemez. <strong>Trafik kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinde arabuluculuk zorunlu dava şartı olduğundan</strong> başvurunun usulüne uygun şekilde belgelenmesi önem taşır.</li>
<li>Zorunlu başvuru kapsamında sigorta şirketine yapılan yazılı başvuru, şirketin nihai cevabını verdiği veya yasal cevap süresinin sona erdiği tarihe kadar zamanaşımının işlemesini etkileyebilir. Bu nedenle <strong>başvuruların ve yazışmaların ispatlanabilir yöntemlerle</strong> (örneğin noter ya da kayıtlı elektronik posta aracılığıyla) yapılması faydalıdır.</li>
<li>Sorumlu kişinin <strong>borcu yazılı olarak kabul etmesi, faiz ödemesi ya da teminat göstermesi gibi borcu ikrar eden davranışlar</strong> zamanaşımını durdurur ve yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlar.</li>
</ul>
<h3>Kusurlu sürücü kaza anında kaçtıysa zamanaşımı ne zaman başlar?</h3>
<p>Öncelikle belirtmemiz gerekir ki, sürücünün kaza yerinden kaçmış olması, <strong>zamanaşımı başlangıcını tek başına değiştirmez.</strong> Burada belirleyici olan nokta, zarar gören kişinin sürücünün kimliğini ne zaman öğrendiğidir. Bu nedenle sürücünün kimliği henüz tespit edilememişse, <strong>zarar görenin sorumluyu öğrenmesine bağlı olan 2 yıllık zamanaşımı süresi başlamaz. </strong>Süreçte plaka bilgisi, güvenlik kamerası kayıtları, tanık beyanları vb. sonucunda <strong>sürücü tespit edildiğinde ise 2 yıllık süre işlemeye başlar. </strong></p>
<p>Diğer taraftan, kritik bir nokta olarak, kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyen mutlak zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Bu nedenle <strong>sürücünün kimliğinin tespit edildiği tarihin resmi kayıtlarla belgelenmesi</strong>, 2 yıllık sürenin hangi tarihten itibaren hesaplanacağının ispatı açısından kritiktir.</p>
<h3>Hak sahibi reşit değilse (çocuksa) zamanaşımı nasıl işler?</h3>
<p>Trafik kazasında hak sahibi çocuk ise zamanaşımı süresi kural olarak yasal temsilcinin (veli ya da vasinin) zararı ve sorumlu kişiyi öğrendiği tarihten itibaren işleme başlar fakat burada önemli bir istisna vardır.</p>
<p><strong>Kazaya neden olan sürücü, aynı zamanda çocuğun velisiyse</strong> (babanın kullandığı aracın yaptığı kazada çocuğun da yaralanması gibi), yasal temsilcinin çocuğu adına kendisine karşı dava açması beklenemeyeceğinden zamanaşımı çocuğun aleyhine işlemez.</p>
<p>Bu durumda süre, <strong>çocuk reşit oluncaya kadar askıda kalır.</strong> Çocuk 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren ise yeni bir 2 yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlar. Dolayısıyla çocuk adına daha önce dava açılmamış olsa bile <strong>reşit olduğu tarihten itibaren iki yıl içinde tazminat talebinde bulunulabilir.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-zamanasimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>67/1-d Trafik Cezası: Drift Atma Cezası</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/drift-atma-cezasi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/drift-atma-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:55:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2119</guid>

					<description><![CDATA[UZMAN GÖRÜŞÜ Drift (yanlama) cezası, Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nda öngörülen en ağır idari yaptırımlardan biridir. Bu ihlal yalnızca yüksek tutarlı bir para cezasına yol açmaz, ehliyete geçici olarak el konulması, aracın trafikten men edilmesi ve trafik kazalarında asli kusur değerlendirmesi gibi önemli hukuki sonuçlar da doğurur. Av. Ezgi Bozkurt Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı 2026 yılında &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="uzman-gorusu-box">
<div class="uzman-foto-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="uzman-foto" /><br />
    <span class="uzman-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="uzman-icerik">
<div class="uzman-baslik">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#d3b077" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="uzman-metin">
Drift (yanlama) cezası, Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nda öngörülen en ağır idari yaptırımlardan biridir. Bu ihlal yalnızca yüksek tutarlı bir para cezasına yol açmaz, ehliyete geçici olarak el konulması, aracın trafikten men edilmesi ve trafik kazalarında asli kusur değerlendirmesi gibi önemli hukuki sonuçlar da doğurur.
    </p>
<div class="uzman-imza">
<p class="uzman-ad">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="uzman-unvan">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<p><strong>2026 yılında idari para cezası 140.000 TL&#8217;ye yükselen</strong> ve üç ayrı yaptırımı birden tetikleyen ağır bir trafik ihlali olan drift atma cezasında sürücünün <strong>ehliyetine olay yerinde 60 gün el konulur ve araç da yine 60 gün bağlanır.</strong> Yanlama cezası olarak da bilinen <strong>67/1-d yaptırımı trafik kazalarında asli kusur sayılması açısından da çok önemlidir. </strong>(El konulan ehliyetin geri alınması süreciyle ilgili daha fazla bilgi için <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/el-konulan-ehliyeti-geri-alma/"><strong>El Konulan Ehliyeti Geri Alma İşlemleri</strong></a> sayfamızı inceleyebilirsiniz.)</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>drift atma ihlaliyle gündeme gelen cezalara, trafik kazasına karışılması halinde kusur oranlarına ve bu oranların hukuki süreç üzerindeki etkilerine</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<section class="legal-box" aria-label="Yasal Uyarı">
<div class="legal-box__inner">
<h3 class="legal-box__title">Drift Atma Cezasında 4 Kritik Nokta</h3>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">1- 2026 yılı itibarıyla drift yapan sürücülere 140.000 TL idari para cezası uygulanırken, sürücü belgesine 60 gün süreyle el konulur ve araç da 60 gün trafikten men edilir.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">2- Drift ihlalinin 5 yıl içinde ikinci kez tespit edilmesi halinde sürücü belgesi iptal edilir ve yeniden ehliyet alınabilmesi için kanunda öngörülen şartların yerine getirilmesi gerekir.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">3- Yanlama sırasında gerçekleşen trafik kazalarında drift yapan sürücü çoğu durumda asli kusurlu, hatta olayın şartlarına göre %100 kusurlu kabul edilebilir. Bu durum tazminat ve ceza hukuku bakımından önemli sonuçlar doğurur.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">4- İdari para cezasına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine başvurulabilir. Cezanın tebliğinden itibaren 1 ay içinde ödenmesi halinde ise %25 erken ödeme indirimi uygulanır.</span>
    </p>
</p></div>
</section>
<h2>67/1-d Trafik Cezası Nedir?</h2>
<p>Trafiğe kapalı alanlarda, gerekli izinlerle yasal olarak yapılabilen drift, kamuya açık bir yola, otopark alanına ya da boş görünen bir sokağa taşındığında tablo tamamen değişir ve Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 67/1-d kapsamında ağır bir trafik ihlali haline gelir.</p>
<p><strong>Aracın bilerek ve isteyerek kaydırılmış</strong>, savurulmuş ya da kendi etrafında döndürülmüş olması yani kasıt koşulu yeterlidir. Drift, yanlama ve spin atma bu kapsamın içindedir. <strong>Karlı ya da ıslak zeminde aracın istemsiz kayması ise kasıt unsuru taşımadığından drift sayılmaz.</strong></p>
<h2>Drift Atmanın Cezası (2026)</h2>
<p><strong>2026 yılında drift atmanın idari para cezası 140.000 TL&#8217;dir.</strong> 2025 yılında 46.393 TL olarak belirlenen bu ceza tutarı caydırıcı olması açısından belirgin şekilde zamlanmıştır. Ceza, tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde ödenmesi halinde <strong>%25 indirimli 105.000 TL&#8217;ye düşmektedir.</strong></p>
<p>Para cezası yalnızca başlangıç noktasıdır. Drift tespitinde sürücünün <strong>ehliyetine olay yerinde 60 gün el konulur ve araç da 60 gün trafikten men edilir.</strong> Yani aynı anda hem para hem ehliyet hem de araç kaybedilmiş olur. Beş yıl içinde ikinci drift tespiti yapılırsa ehliyet kalıcı olarak iptal edilir ve psikoteknik test, psikiyatri muayenesi ve sürücü kursuna yeniden kayıt zorunlu hale gelir.</p>
<p>Burada gözden kaçan yaptırımlarda biri de drift ve yanlama videosunu sosyal medyada paylaşmaktır. <strong>Paylaşan kişi o ihlali bizzat yapmamış olsa bile 25.000 TL ceza alabilir. TikTok ve Instagram&#8217;a yüklenen özendirici brief videoları da bu kapsamda değerlendirilebilir.</strong></p>
<h2>Drift Atan Sürücü Kazaya Sebep Olursa Ne Olur?</h2>
<p><strong>Yanlama sırasında kaza olursa sürücü tam kusurlu sayılır ve karşı taraf kusursuzsa tüm tazminat yükü drift atan sürücüye kalır.</strong> Kaza tutanağındaki 67/1-d kodu sigorta şirketinin kusur hesabını doğrudan etkiler. Zorunlu trafik sigortası karşı tarafın zararını karşılar fakat sigorta şirketi ödediği bedeli kusur oranından dolayı sürücüden geri ister. Kazanın yaralanma ya da can kaybıyla sonuçlanması durumunda ayrıca ceza davası da başlatılır.</p>
<h2>KTK 67/1-d Kusur Oranı Nedir?</h2>
<p>Drift atma cezasına konu ihlal, bilirkişi tarafından <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-asli-ve-tali-kusur-oranlari/">asli kusur</a> olarak değerlendirilir ve <strong>karşı tarafın ek bir hatası yoksa drift atan sürücünün kusur oranı %100 çıkar.</strong> Sigortanın hasar ödemesi, bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatları bu kusur oranı üzerinden hesaplanır.</p>
<h2>KTK 67/1-d Asli Kusur Mu? Tali Kusur Mu?</h2>
<p>Drift atma asli kusurdur yani kazanın birincil nedeni oluşturan taraf için geçerlidir. Yanlama cezasına konu manevra <strong>trafik güvenliğini doğrudan tehdit ettiğinden</strong> bilirkişiler ve mahkemeler 67/1-d ihlalini asli kusur sebebi olarak kabul eder.</p>
<h2>67/1-d Kusur Oranı Yüzde Kaçtır?</h2>
<p><strong>Karşı tarafın herhangi bir kural ihlali yapmadığı senaryoda drift atan sürücünün kusur oranı %100&#8217;dür.</strong> Karşı tarafın tali bir hatası varsa oranlar paylaşılır fakat yanlama cezasına konu olan sürücünün payı her durumda ağır kusur olarak kalır. <strong>Kusur oranının tespitinde kaza tutanağı, kamera görüntüleri ve bilirkişi raporu baz alınır</strong> ve bu orana itiraz etmek mümkündür.</p>
<h2>67/1-d Kusur Oranına Nasıl İtiraz Edilir?</h2>
<p>Öncelikle belirtmek gerekir ki, kaza tutanağındaki <strong>kusur tespiti kesin değildir ve mahkemede bilirkişi incelemesiyle değiştirilebilir.</strong> Burada belirleyici olan manevra gerçekten kasıtlı mıydı yoksa dış bir etken mi zorunlu kıldı sorusunun yanıtıdır. Kaygan zemin, başka araçtan kaçınma zorunluluğu ya da teknik bir arıza itirazın temelini oluşturabilir. <strong>Özellikle yaralanmalı ya da ölümlü kazalarda sürecinden başından itibaren her adımı uzman bir trafik avukatı gözetiminde takipe etmek, kusur oranının doğru belirlenmesi açısından fark yaratacaktır.</strong></p>
<h2>Kusur Oranına İtiraz Süresi Ne Kadardır?</h2>
<p>Kaza tutanağındaki kusur tespiti dava boyunca itiraz edilebilir, <strong>sabit süreye bağlı değildir.</strong> Bununla birlikte idari para cezasına itiraz için <strong>tebliğden itibaren 15 gün geçerlidir ve bu süre kaçırılırsa ceza kesinleşir.</strong> Tazminat davası açmak için ise kaza tarihinden itibaren iki yıl hakkınız vardır.</p>
<h3>67/1-d trafik cezasına itiraz edilebilir mi?</h3>
<p>Evet, cezanın tarafınıza tebliğ edilmesinden itibaren <strong>15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne itiraz dilekçesi vererek itiraz edebilirsiniz.</strong> Burada itirazın kabul görmesi için ihlalin kasıtlı değil zorunluluk sonucu gerçekleştiğini gösteren somut bir delile ihtiyacınız vardır. <strong>Karlı ya da ıslak zeminde aracın istemsiz kayması, başka bir araçtan kaçınmak zorunda kalmanız ya da anlık teknik bir arıza dolayısıyla</strong> bu durumu yaşamanız anlamlı itiraz niteliği taşır. İndirimli tutardan ödeme yapmanız itiraz hakkını düşürmez ve itirazının kabul edilirse ödenen tutar iade edilir.</p>
<h3>67/1-d trafik cezası nereden ve nasıl ödenir?</h3>
<p>Drift atma cezasını e-Devlet üzerinden, PTT şubelerinden veya anlaşmalı bankalardan yapabilirsiniz. <strong>Tebliğden itibaren 1 ay içinde ödeme yaparsanız 105.000 TL, bu süre geçirilirse 140.000 TL ödemeniz gerekir.</strong> Ceza ödenmediği takdirde ise gecikme zammı işler, vergi dairesi takibe alır ve banka hesaplarına e-haciz gelebilir ve araç muayenesi engellenebilir.</p>
<h3>67/1-d cezası nedeniyle ehliyete el konur mu?</h3>
<p>Evet, ceza puanının dolmasından bağımsız sürücünün ehliyetine <strong>60 gün el konur.</strong> İlk yaptırımda ehliyeti geri alabilmek için psikoteknik değerlendirme zorunlu değildir.</p>
<h3>Birden çok kez drift atma cezası aldım, ceza tutarı katlanır mı?</h3>
<p>Hayır, <strong>her tespit için ayrı ayrı para cezası uygulanır ve tutar katlanmaz.</strong> Tekrar eden ihlalerin sonucu yalnızca yeni bir para cezası değil, sürücü belgesinin iptaline de yol açar. <strong>5 yıl içerisinde aynı ihlali ikinci kez gerçekleştiren sürücünün ehliyeti iptal edilir. </strong></p>
<h3>67/1-d (drift atma) trafik cezasının ceza puanı nedir?</h3>
<p>Drift atma cezası sürücüye yüz yüze kesildiğinde ehliyete 20 ceza puanı yüklenmekle beraber bu puanın birikmesine gerek yoktur çünkü <strong>ehliyete olay yerinde 60 gün el konur.</strong> Ufak bir dipnot olarak, EDS veya kameralı sistem üzerinden plakaya yazılan cezalarda ceza puanı uygulanmaz. <strong>Puan yalnızca sürücünün kimliği belirlenerek yüz yüze kesilen cezalarda işlenir.</strong></p>
<h3>Cezayı araç sahibi mi yoksa sürücü mü ödemelidir?</h3>
<p>İdari para cezası ve ehliyete el koyma yaptırımı sürücüye aittir. Trafikten men kararı ise araç sahibine yöneltilir. Dift atan sürücü kendi arabası değil başkasının arabasını kullanıyorsa <strong>araç sahibi yanlama cezasından habersiz olsa bile aracı 60 gün trafikten men edilir.</strong> EDS&#8217;nin tespit ettiği cezalarda araç sahibine tebligat gönderilir ve gerçek sürücü bildirilirse sorumluluk sürücüye geçer.</p>
<h3>Drift atma ve yanlama cezası nedeniyle ehliyete el konur mu? Ceza ehliyete işler mi?</h3>
<p>Evet, <strong>drift atmada yalnızca idari para cezası değil sürücünün ehliyetine 60 gün süreyle el konulması yaptırımı da uygulanır.</strong> Bu yaptırım ceza puanı sisteminden bağımsızdır. <strong>Aynı ihlalin 5 yıl içinde ikinci kez gerçekleşmesi durumunda ise ehliyet iptal edilir.</strong> Burada uygulanan idari yaptırımlar sürcünün trafik siciline işler ve bu kayıt da sigorta şirketlerinin risk değerlendirmesine dikkat alınır.</p>
<h3>Drift atma cezasında erken ödeme indirimi var mıdır?</h3>
<p>Cezayı tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde ödediğiniz takdirde <strong>%25 indirim ile 105.000 TL olarak ödeyebilirsiniz.</strong> Burada süre, cezanın sisteme düştüğü tarih değil, tebliğ edildiği tarihe göre belirlenir. Süreyi geçirdiğiniz takdirde tam tutar olan 140.000 TL&#8217;yi ödemek zorunda kalırsınız.</p>
<h3>Fotoğraf olmadan ceza yazıldığı takdirde iptal edilebilir mi?</h3>
<p>Eğer ceza yerinde kesildiyse fotoğraf zorunluluğu mevzuatta açıkça düzenlenmemiştir ve cezanın iptal edilme ihtimali çok düşüktür. Diğer taraftan <strong>kameralı tespitlerde görüntünün plakayı net göstermemesi, başka araçla karıştırılma ya da ihlalin kasıt değil de zorunluluk sonucu gerçekleştiğinin ispatlanması</strong> ile beraber cezanın iptali söz konusu olabilir.</p>
<h3>67/1-d trafik cezası E-devlet&#8217;te görünür mü?</h3>
<p>Evet, <strong>yerinde kesilen drift atma cezaları anında sisteme girer.</strong> EDS&#8217;nin kestiği cezalar ise tebligat sürecinin tamamlanması sonrasında e-Devlet&#8217;te görülür ve bu da 45 güne kadar sürebilir. e-Devlet&#8217;de <a href="https://www.turkiye.gov.tr/emniyet-arac-plakasina-yazilan-ceza-sorgulama" target="_blank" rel="noopener"><strong>Trafik Ceza Sorgulama</strong></a> ekranı üzerinden cezaları ve tutarları takip edebilirsiniz.</p>
<h3>Kiralık araç ile drift atma cezası yedim, ne yapmalıyım?</h3>
<p>Kiralık araçla drift yapılması durumunda idari para cezası aracın sürücüsüne yazılır fakat trafikten men kararı kiralama şirketine uygulanır ve araç 60 gün boyunca bağlanır. <strong>Kiralama şirketi uğradığı zararı sözleşmeye de bağlı olarak sürücüye rücu edebilir. </strong></p>
<h3>Fahri trafik müfettişi drift atma cezası yazabilir mi?</h3>
<p>Hayır, <strong>fahri trafik müfettişlerinin idari para cezası kesme yetkisi yoktur.</strong> Yetkili trafik birimlerine tespit ettikleri ihlalleri görsel ya da yazılı olarak bildirirler fakat doğrudan ceza kesemezler. Görüntü ya da belge ile desteklenmeyen bildirimlerde itiraz ile cezanın iptal edilmesi kuvvetli bir ihtimaldir.</p>
<h3>Hatalı kesilen drift atma cezası nasıl iptal edilir?</h3>
<p>Drift cezası tarafınıza tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde olayın gerçekleştiği yerdeki Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne itiraz dilekçesi sunduğunuz ve <strong>bu dilekçeyi araç içi kamera görüntüsü, ıslak ya da karlı zemin koşullarını belgeleyen veriler, araz arızasını gösteren servis raporu ya da plaka okuma hatası gerekçeleri ile desteklediğiniz takdirde ceza iptal edilebilir. </strong></p>
<h3>Drift yapan araç trafikten men edilir mi?</h3>
<p>Evet, <strong>aracın kimin tarafından kullanıldığından bağımsız olarak drift yapan bir araç bağlanır ve 60 gün boyunca trafiğe çıkamaz</strong>, kiraya verilemez ya da satış sürecindeyse bu süreç aksar. Aracın bağlanması sürecinde sokakta park halinde trafik denetimine takılması da otopark ücretleriyle birlikte çekilmesine zemin hazırlar. Men süresi dolduktan sonra tüm trafik cezası borçlarını ödeyerek aracı geri alabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/drift-atma-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
