<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Trafik Kazaları &#8211; My Blog</title>
	<atom:link href="https://cozumavukatlik.com.tr/hukuk/trafik-kazalari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://cozumavukatlik.com.tr</link>
	<description>My WordPress Blog</description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Sep 2026 17:00:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://cozumavukatlik.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/cozum-hukuk-ikon-150x150.png</url>
	<title>Trafik Kazaları &#8211; My Blog</title>
	<link>https://cozumavukatlik.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Trafik Kazasında Olay Yerini Terk Etmenin Cezası</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazasinda-olay-yerini-terk-etmenin-cezasi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazasinda-olay-yerini-terk-etmenin-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Çiğdem Baykara]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2026 16:52:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2510</guid>

					<description><![CDATA[Öne çıkan noktalar Trafik kazasında olay yerini terk etmeye ilişkin dört kritik nokta: 1 Olay yerini terk etmek, kazadaki kusur oranını kendiliğinden artırmaz. Kazanın meydana gelmesindeki kusur ile kaza sonrasındaki terk ihlali ayrı ayrı değerlendirilir. 2 Eylül 2026 itibarıyla olay yerini terk etmenin idari para cezası 46.000 TL&#8217;dir. Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda buna 1-3 yıl &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ozet-box">
<div class="ozet-baslik">
   <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
  <path d="M9 11l3 3L22 4"/>
  <path d="M21 12v7a2 2 0 0 1-2 2H5a2 2 0 0 1-2-2V5a2 2 0 0 1 2-2h11"/>
</svg><br />
    <span>Öne çıkan noktalar</span>
  </div>
<p class="ozet-aciklama">Trafik kazasında olay yerini terk etmeye ilişkin dört kritik nokta:</p>
<ol class="ozet-liste">
<li>
      <span class="ozet-no">1</span><br />
      <span class="ozet-metin">Olay yerini terk etmek, kazadaki kusur oranını kendiliğinden artırmaz. Kazanın meydana gelmesindeki kusur ile kaza sonrasındaki terk ihlali ayrı ayrı değerlendirilir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">2</span><br />
      <span class="ozet-metin">Eylül 2026 itibarıyla olay yerini terk etmenin idari para cezası 46.000 TL&#8217;dir. Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda buna 1-3 yıl hapis ve sürücü belgesinin 2 yıl geri alınması da eklenir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">3</span><br />
      <span class="ozet-metin">Tedavi, yardım veya can güvenliği gibi zorunlu nedenlerle olay yerinden ayrılmak farklı değerlendirilir. Ayrılma nedeninin somut delillerle ortaya konulması önem taşır.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">4</span><br />
      <span class="ozet-metin">Olay yerini terk etmek sigorta bakımından da sonuç doğurur. Sigorta şirketi, şartları oluştuğunda zarar görene ödediği tazminatı kendi sigortalısından rücu yoluyla geri talep eder.</span>
    </li>
</ol>
</div>
<p>27 Şubat 2026&#8217;da yürürlüğe giren 7574 sayılı Kanun ile güncel halini alan yaptırımlara göre, trafik kazasında zorunlu bir neden bulunmaksızın olay yerini terk eden sürücüye <strong>46.000 TL idari para ceza uygulanır</strong> ve kaza yaralanma yahut ölümle sonuçlanmışsa bu yaptırıma ek olarak<strong> 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir</strong> ve <strong>sürücü belgesi 2 yıl süreyle geri alınır.</strong> Kazanın meydana gelmesindeki kusur ile olay yerini terk ihlali ise birbirinden ayrı değerlendirilir ve sürücünün<strong> kazadaki kusur oranı, terk nedeniyle uygulanacak yaptırımı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. </strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>trafik kazası sonrasında sürücülerin yasal sorumluluklarına,, kaza yerinden ayrılmanın sigorta şirketinin rücu talebine etkisine ve idari yaptırımlara ve itiraz sürecine</strong><b> </b>ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<div class="expert-opinion-box">
<div class="expert-photo-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/20ce5e8f605137d4ca24f83e1bd8215b0f339ac4123b618f5c9fca68a77134ee?s=180&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Çiğdem Baykara" class="expert-photo" /><br />
    <span class="expert-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#032540" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="expert-content">
<div class="expert-title">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#cfb283" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="expert-text">Olay yerini terk dosyalarında yalnızca sürücünün kaza yerinden ayrılıp ayrılmadığına bakılması yeterli değildir. Kazanın maddi hasarlı, yaralanmalı veya ölümlü olması, sürücünün ayrılma nedeni ve bunu hangi delillerle ispatladığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Özellikle sigorta rücusu bakımından, olay yerinin terk edildiğinin ispatı ile terkin zorunlu bir nedene dayanıp dayanmadığı dosyanın sonucunu doğrudan belirleyen iki ayrı hukuki meseledir.</p>
<div class="expert-signature">
<p class="expert-name">Av. Çiğdem Baykara</p>
<p class="expert-role">İş ve Tazminat Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<h2>Trafik Kazası Sonrasında Sürücünün Yasal Sorumlulukları</h2>
<p>Trafik kazasına karışan sürücünün ilk yükümlülüğü aracını güvenli şekilde durdurmak, kaza yerinde gerekli trafik güvenliği önlemlerini almak ve <strong>kazanın oluşumunun belirlenmesinde kullanılacak iz ve delilleri korumaktır.</strong> Sürücü ayrıca kazaya karışan diğer kişilerin talebi halinde <strong>kimlik, adres, sürücü belgesi, araç ruhsatı ve sigorta bilgilerini paylaşmalıdır.</strong></p>
<p>Kazanın polis veya jandarmaya bildirilmesi gereken durumlarda sürücünün kolluğa haber vermesi ve gerekli işlemler tamamlanmadan olay yerinden ayrılmaması gerekir. Bununla birlikte yalnızca maddi hasarla sonuçlanan ve tarafların anlaşabildiği kazalarda sürücüler kaza tespit tutanağını düzenleyerek kolluğun gelmesini beklemeden olay yerinden ayrılabilir. <strong>Tedavi veya yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gitme ya da can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu nedenler de ayrıca değerlendirilir.</strong></p>
<p>Bu yükümlülüklerin ihlali, kazanın meydana gelmesindeki kusurdan ayrı hukuki sonuçlar doğurur. Bu nedenle bir sürücünün kazada kusurlu olup olmadığı ile kazadan sonra olay yerinde yerine getirmesi gereken yükümlülüklere uyup uymadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.</p>
<h2>Trafik Kazasında Kaza Yerini Terk Etmenin Cezası</h2>
<p>Trafik kazasında olay yerini terk etmenin yaptırımları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 81/3. maddesinde düzenlenmiştir ve ilgili madde, <strong>27 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7574 sayılı Kanun ile değiştirilmiş</strong> ve olay yerini terk etmeye ilişkin yaptırımlar ağırlaştırılmıştır. Uygulanacak yaptırım, kazanın yalnızca maddi hasarla mı yoksa yaralanma veya ölümle mi sonuçlandığına göre değişkenlik göstermektedir:</p>
<ul>
<li>Anlaşma hali dışında, zorunlu bir neden bulunmaksızın ve polis veya jandarmanın izni olmadan olay yerinden ayrılan sürücüye 46.000 TL idari para cezası uygulanır.</li>
<li>Kaza <strong>yalnızca maddi hasarla sonuçlanmışsa olay yerini terk nedeniyle 46.000 TL idari para cezası uygulanır.</strong> Ayrıca hapis cezası veya 2 yıllık sürücü belgesini geri alma yaptırımı uygulanmaz.</li>
<li>46.000 TL idari para cezasına<strong> ek olarak sürücü hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.</strong></li>
<li>Yaralanmalı veya ölümlü kazada olay yerini terk eden sürücünün sürücü belgesi 2 yıl süreyle geri alınır.</li>
<li>İki yıllık süre tamamlandıktan sonra <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/el-konulan-ehliyeti-geri-alma/"><strong>sürücü belgesinin iade edilebilmesi</strong></a> için Karayolları Trafik Kanunu kapsamında verilen<strong> idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması gerekir.</strong></li>
</ul>
<p>Bu yaptırımlar, sürücünün kazanın meydana gelmesindeki kusurundan ayrı olarak değerlendirilir. Başka bir ifadeyle <strong>kazadaki kusur oranı bir konu, kazadan sonra zorunlu bir neden bulunmaksızın olay yerinin terk edilmesi ise ayrı bir ihlaldir.</strong></p>
<h2>Kaza Yerinden Ayrılmak Hangi Durumlarda Cezaya Neden Olur?</h2>
<p>Trafik kazasına karışan sürücünün <strong>anlaşma hali veya olay yerinden ayrılmasını zorunlu kılan bir neden bulunmaksızın</strong> gerekli işlemleri yerine getirmeden kaza yerinden ayrılması idari yaptırıma neden olur. Kazanın yalnızca maddi hasarla sonuçlanması veya <strong>araçtaki hasarın küçük olması bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.</strong> <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/park-halinde-araca-carpma/"><strong>Park halindeki bir araca çarpıp</strong></a> araç sahibine ulaşmadan, gerekli bilgileri bırakmadan ve kolluğa haber vermeden ayrılmak da bu kapsamda değerlendirilir.</p>
<p>Buna karşılık yalnızca maddi hasarlı kazalarda tarafların anlaşarak <strong>kaza tespit tutanağını düzenlemesi ve gerekli bilgi alışverişini tamamlaması durumunda</strong> kolluğun gelmesini beklemeden olay yerinden ayrılmaları mümkündür. Tedavi veya yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gitme ya da can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi <strong>zorunlu nedenlerle olay yerinden ayrılma da farklı değerlendirilir.</strong> Yaralanmalı veya ölümlü kazada zorunlu bir neden bulunmaksızın olay yerinin terk edilmesi ise idari yaptırımın yanında <strong>hapis cezası ve sürücü belgesinin geri alınması sonucunu</strong> da doğurur.</p>
<h2>Olay Yerini Terk Etmede Zorunlu Neden ve İspat Yükü</h2>
<p>Olay yerinden ayrılmanın hukuki sonucu değerlendirilirken sürücünün neden ayrıldığı belirleyicidir. Tedavi veya yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gitme, <strong>can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu durumlar ile herhangi bir zorunluluk bulunmaksızın olay yerinden ayrılma aynı şekilde değerlendirilmez</strong>. Hastane kayıtları, kamera görüntüleri, tanık beyanları ve sürücünün kazadan sonraki davranışları ayrılma nedeninin belirlenmesinde kullanılır.</p>
<p>Sigorta rücu uyuşmazlığında sürücünün olay yerini terk ettiğini öncelikle sigorta şirketi ispatlamalıdır. Terk olgusu ortaya konulduktan sonra sürücü, olay yerinden tedavi, yardım, can güvenliği veya benzeri zorunlu bir nedenle ayrıldığını ileri sürüyorsa bu nedeni kendisi ispatlamalıdır. <strong>Zorunlu nedenin ispatlanamaması durumunda olay yerini terk, sigorta şirketinin zarar görene ödediği tazminat bakımından rücu sebebi oluşturur.</strong></p>
<h2>Maddi Hasarlı Trafik Kazasında Olay Yerini Terk Etmek</h2>
<p>Trafik kazasının yalnızca maddi hasarla sonuçlanması, sürücünün olay yerinde yerine getirmesi gereken yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. Anlaşma hali veya olay yerinden ayrılmayı zorunlu kılan bir neden bulunmaksızın kaza yerinin terk edilmesi durumunda 46.000 TL idari para cezası uygulanır. Maddi hasarlı kazalarda,<strong> yaralanmalı veya ölümlü kazalarda olay yerini terk için öngörülen 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınması</strong> yaptırımı uygulanmaz.</p>
<p>Tarafların yalnızca maddi hasarla sonuçlanan kazada anlaşarak kaza tespit tutanağı düzenlemesi durumunda kolluğun gelmesini beklemeleri gerekmez ve işlemler tamamlandıktan sonra olay yerinden ayrılabilirler. Buna karşılık taraflardan birinin diğer sürücüyle gerekli işlemleri tamamlamadan ve polis veya jandarmaya haber vermeden olay yerini terk etmesi idari yaptırımın gündeme gelmesine neden olur. Önemli belirtmek gerekir ki, <strong>hasarın küçük olması da bu yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.</strong></p>
<p>Olay yerini terk etmenin sonucu yalnızca idari para cezasıyla sınırlı değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki görüş ayrılığını gidererek <strong>salt maddi hasarlı trafik kazalarında da olay yerini terk etmenin zorunlu trafik sigortası bakımından rücu sebebi olduğuna karar vermiştir (Yargıtay 4. HD, E. 2024/11202, K. 2025/2473, T. 13.02.2025)</strong>. Buna göre sigorta şirketi zarar görene ödeme yaptıktan sonra olay yerinin zorunlu bir neden olmaksızın terk edildiğinin belirlenmesi durumunda ödediği tazminatı sigortalısına rücu edebilir.</p>
<h2>Yaralanmalı veya Ölümlü Kazada Olay Yerini Terk Etmenin Sonuçları</h2>
<p>Yaralanmalı veya ölümlü trafik kazasında zorunlu bir neden bulunmaksızın olay yerini terk etmek, yalnızca idari para cezasına değil, <strong>hapis cezası ve sürücü belgesinin geri alınmasına da neden olur.</strong> Bunun yanında yaralıya yardım edilmemesi ve trafik sigortası kapsamında yapılan ödemeler bakımından ayrıca hukuki sonuçlar doğurur ve ilgili yaptırımları şöyle özetleyebiliriz:</p>
<ul>
<li>46.000 TL idari para cezası uygulanır.</li>
<li>Olay yerini terk eden sürücü hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.</li>
<li>Sürücü belgesi 2 yıl süreyle geri alınır.</li>
</ul>
<p>Kazada kendini idare edemeyecek durumda bulunan yaralıya yardım edilmemesi veya durumun derhâl yetkili makamlara bildirilmemesi, ayrıca<strong> TCK m.98&#8217;de düzenlenen yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunu oluşturur.</strong></p>
<p>Olay yerinin zorunlu bir neden olmaksızın terk edilmesi halinde trafik sigortacısının zarar görene ödediği tazminat bakımından sigortalısına rücu hakkı doğar.</p>
<p>Bu yaptırımların hukuki dayanakları birbirinden farklıdır. Bu nedenle sürücü hakkında olay yerini terk nedeniyle idari ve cezai yaptırımlar uygulanırken,<strong> yardım yükümlülüğünün ihlali ayrıca değerlendirilir ve sigorta şirketinin rücu talebi de gündeme gelir.</strong> Bununla birlikte olay yerini terk etmek, sürücünün kazanın meydana gelmesindeki kusur oranını kendiliğinden artırmaz, kazadaki kusur ayrıca belirlenir.</p>
<h3>Yaralıya yardım etmeden olay yerinden ayrılmak suç mudur?</h3>
<p>Türk Ceza Kanunu&#8217;nun 98. maddesinde düzenlenen<strong> “yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi” suçu kapsamında</strong>, kazada yaralanan ve kendini idare edemeyecek durumda olan kişiye, durumun elverdiği ölçüde yardım etmemek veya durumu derhal yetkili makamlara bildirmemek suç oluşturur. Bu fiil için bir yıla kadar hapis veya <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/adli-para-cezasi/"><strong>adli para cezası</strong></a> öngörülür. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle <strong>kişinin ölmesi durumunda ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır.</strong></p>
<h3>Olay yerini terk eden sürücü nasıl tespit edilir?</h3>
<p>Olay yerini terk eden sürücünün tespitinde <strong>güvenlik ve trafik kameraları, araç içi kamera görüntüleri, tanık beyanları, plaka bilgisi ve kaza yerindeki fiziksel bulgular</strong> birlikte değerlendirilir. Plakanın kamera görüntülerinden belirlenmesi durumundaaraç sahibine ulaşılır ve sürücünün kimliği ise kolluk tarafından yürütülen araştırma, alınan ifadeler ve diğer deliller üzerinden tespit edilir. <strong>Araçtan kopan parçalar, boya ve çarpışma izleri</strong> de şüpheli araçla kazanın ilişkilendirilmesinde kullanılabilir.</p>
<h3>Trafik kazası mahallini terk eden sürücüye karşı ne yapılmalıdır?</h3>
<p>Trafik kazasına karışan diğer sürücü olay yerinden ayrılırsa öncelikle polis veya jandarmaya haber vererek kazanın resmi olarak kayıt altına alınmasını sağlamalısınız. Kaçan aracın plakası biliniyorsa plakayı, <strong>bilinmiyorsa aracın marka, model, renk ve kaçış yönü gibi ayırt edici bilgileri not edin</strong> ve kaza yerini, araçtaki hasarı ve varsa kaçan aracı gösteren fotoğraf veya videoları da mutlaka saklayın.</p>
<p>Yine çevrede kazayı gören kişiler varsa iletişim bilgilerini alın ve iş yeri, apartman, site veya trafik kameralarının bulunduğu noktaları kolluğa bildirin.<strong> Kamera kayıtları silinebileceğinden bunların tespiti ve korunması için hızlı hareket edilmesi</strong>, kaçan araç ile sürücünün belirlenmesi açısından önemlidir.</p>
<h3>Kaza yerini terk etmek kusur oranını etkiler mi? Trafik kazası tazminatında etkisi var mıdır?</h3>
<p>Olay yerini terk etmek <strong>tek başına kazadaki kusur oranını artırmaz</strong>. Kusur, sürücülerin kazanın meydana gelmesine neden olan trafik kuralı ihlallerine ve kazanın oluş şekline göre ayrıca belirlenir ve sürücünün sonradan olay yerinden ayrılması nedeniyle kendisine ayrıca bir kusur oranı verilmez. Bununla birlikte olay yerini terk, trafik sigortası bakımından ayrı bir rücu sebebi oluşturabileceğinden, <strong>kazadaki kusur oranı ile olay yerini terk nedeniyle doğabilecek sigorta sorumluluğu birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.</strong></p>
<h3>Olay yerini terk etmek sigorta ödemesini etkiler mi?</h3>
<p>Taraflardan birinin kaza yerini terk etmesi, zarar gören üçüncü kişiye zorunlu trafik sigortasından yapılacak ödemeyi tek başına ortadan kaldırmaz. Kazadaki kusur, zarar ve diğer tazminat şartları mevcutsa <strong>sigorta şirketi zarar gören kişinin trafik sigortası kapsamındaki zararını karşılar.</strong></p>
<p>Olay yerini terk etmenin belirleyici olduğu nokta, sigorta şirketi ile kendi sigortalısı arasındaki rücu ilişkisindedir.  Sürücünün<strong> tedavi, yardım veya can güvenliği gibi zorunlu bir neden bulunmaksızın olay yerini terk ettiğinin belirlenmesi durumunda</strong>, sigorta şirketinin zarar görene yaptığı ödemeyi sigortalısından geri isteme hakkı doğar. Bu nedenle olay yerini terk, zarar gören kişinin tazminat hakkından çok ödemeyi yapan sigorta şirketinin sonradan sigortalısına yönelmesi bakımından önem taşır.</p>
<h3>Olay yerini terk etmek kasko sigortasını etkiler mi?</h3>
<p>Kasko Sigortası Genel Şartları kapsamında, tedavi veya yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gitme ya da can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu durumlar dışında, ilgili ihlaller nedeniyle<strong> sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek amacıyla kaza yerinden ayrılması teminat dışında kalan haller</strong> arasında düzenlenmiştir.</p>
<p>Yargıtay da olay yerini terk edilen kasko uyuşmazlıklarında terkin nedenini ve sürücünün davranışını somut olayın koşullarına göre değerlendirmektedir. Örneğin; <strong>Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin E. 2022/8658, K. 2022/10533 sayılı kararında,</strong> tek taraflı kazada sürücünün yaralandığına veya can güvenliğinin tehlikeye girdiğine ilişkin bir durum bulunmaması dikkate alınmış ve olay yerinin zorunlu bir nedenle terk edildiğini ispat yükünün sigortalıya geçtiği kabul edilmiştir.</p>
<p>Bu nedenle kaza sonrasında olay yerinden ayrılmış olmak tek başına kasko ödeme yapmaz sonucunu doğurmaz. <strong>Olay yerinden neden ayrıldığı, ayrılmanın zorunlu bir nedene dayanıp dayanmadığı</strong> ve sürücünün kimliğinin tespitini engellemeye yönelik olup olmadığı kasko teminatının değerlendirilmesinde belirleyicidir.</p>
<h3>Olay yerini terk eden araç bulunamazsa tazminat alınabilir mi?</h3>
<p>Kazaya neden olan araç veya sürücü tespit edilemese dahi yaralanma veya ölüm nedeniyle doğan tazminat talepleri Güvence Hesabına yöneltilebilir fakat<strong> Güvence Hesabı bedensel zararlardan doğan tazminatları karşılar. </strong></p>
<p>Başvuruda kazanın gerçekleştiğini ve bedensel zararı gösteren kolluk kayıtları, sağlık belgeleri ve talebin niteliğine göre gerekli diğer belgeler sunulmalıdır. Dolayısıyla <strong>yalnızca aracınızda maddi hasar meydana gelmiş ve çarpan araç tespit edilememişse Güvence Hesabından araç hasarı için ödeme alınamaz.</strong></p>
<h3>Kaza yerini terk etme cezasına nasıl itiraz edilir?</h3>
<p>Kaza yerini terk nedeniyle uygulanan idari para cezasına, cezanın tarafınıza tebliğ edildiği tarihten itibaren <strong>15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine başvurularak itiraz edebilirsiniz.</strong> Bu süre içerisinde başvuru yapılmaması durumda idari yaptırım kararı kesinleşecektir.</p>
<p>İtirazda olay yerinin terk edilmediğini veya ayrılmanın tedavi, yardım ya da can güvenliği gibi zorunlu bir nedene dayandığını gösteren<strong> kamera kayıtları, hastane belgeleri, tanık beyanları ve diğer deliller sunulmalıdır.</strong></p>
<p>Yaralanmalı veya ölümlü trafik kazasında olay yerinin zorunlu bir neden bulunmaksızın terk edilmesi durumunda sürücü belgesi 2 yıl süreyle geri alınır. Bu nedenle itiraz başvurusunda, <strong>şartları bulunuyorsa idari para cezasıyla birlikte sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin işlemin kaldırılması da talep edilmelidir.</strong></p>
<h3>Olay yerini terk etmek asli kusur sayılır mı?</h3>
<p>Trafik kazalarında kusur, sürücülerin kazanın meydana gelmesine neden olan davranışlarına göre belirlenir ve 2918 sayılı<strong> Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 84. maddesinde sayılan asli kusurlar içerisinde trafik kazası yerini terk etmek yer almaz.</strong></p>
<p>Olay yerini terk ise kazanın meydana gelmesinden sonra gerçekleşen <strong>ayrı bir ihlaldir.</strong> Bu nedenle sürücünün olay yerinden kaçmış olması, kazanın oluşumunda otomatik olarak asli kusurlu olduğu anlamına gelmez fakat terk nedeniyle idari veya cezai yaptırım uygulanması ve <strong>zorunlu trafik sigortası bakımından rücu sorumluluğunun doğması ayrıca gündeme gelir.</strong></p>
<p>Asli ve tali kusur kavramlarına ve durumlarına ilişkin daha fazla bilgi almak adına <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-asli-ve-tali-kusur-oranlari/"><strong>Trafik Kazalarında Asli ve Tali Kusur Oranları</strong></a> içeriğimize göz atabilirsiniz.</p>
<h3>Çarpıp kaçan aracın plakası bilinmiyorsa ne yapılmalıdır?</h3>
<p>Çarpıp kaçan aracın plakası bilinmiyorsa öncelikle bulunduğunuz bölgeye göre polis yahut jandarmaya başvurarak<strong> kazanın resmi olarak kayıt altına alınmasını sağlamalısınız.</strong> Çevredeki iş yeri, apartman, site veya otopark kameralarını tespit etmeniz ve kayıtların silinmemesi istemeniz yahut imkan varsa kayıtları almanız da önemlidir. Yine varsa<strong> MOBESE kayıtları ve tanık beyanları</strong> da kaçan aracın ve sürücünün tespitinde kullanılabilir.</p>
<p>Yapılan araştırmaya rağmen araç tespit edilemezse ölüm veya bedensel zarar nedeniyle doğan ve kapsamına giren tazminatlar için Güvence Hesabına başvurulabilir ancak <strong>araçtaki maddi hasar ve değer kaybı Güvence Hesabı tarafından karşılanmaz.</strong> Araç hasarı bakımından kasko poliçeniz varsa zarar, poliçe kapsamına göre kendi sigorta şirketinizden karşılanabilir.</p>
<p>Güvence Hesabına nasıl başvurulur, süreç nasıl ilerler, nelere dikkat edilmelidir vb. sorularınızın yanıtları için avukatlarımızın hazırladığı <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/guvence-hesabi/"><strong>Güvence Hesabı Nedir? Trafik Kazasında Hangi Zararları Karşılar?</strong></a> içeriğini inceleyebilirsiniz.</p>
<h3>Kazadan sonra hastaneye gitmek için olay yerinden ayrılabilir miyim?</h3>
<p>Sürücünün yahut kazada yaralanan başka bir kişinin tedavi ya da yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gitmesi, kaza yerinden ayrılmayı haklı kılan zorunlu hallerden biri olarak değerlendirilir. <strong>Burada gerçekten tedavi ve yardım amacıyla hastaneye gidildiğinin ispatlanması gerekir.</strong> Aksi durumda sigorta şirketinin rücu talebi açısından kuvvetli bir itiraz olmaz.</p>
<p>Hastaneye gidişin acil servis kaydı, muayene saati, hasta kabul belgesi veya diğer sağlık kayıtlarıyla ortaya konulması ve <strong>durumun mümkün olan en kısa sürede polis veya jandarmaya bildirilmesi, olay yerinden neden ayrıldığının somut olarak ortaya konulmasını sağlar.</strong></p>
<h3>Park halindeki araca çarpıp kaçmanın cezası nedir?</h3>
<p>Park halindeki bir araca çarpan sürücü, araç sahibi olay yerinde değilse araç sahibine ulaşmaya çalışmalı, eğer ulaşamıyorsa iletişim bilgilerini bırakmalı ve <strong>kazayı en kısa sürede polis veya jandarmaya bildirmelidir.</strong> Yalnızca not bırakılması, kolluğa bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.</p>
<p>Yalnızca maddi hasarla sonuçlanan bir kazada bu yükümlülükleri yerine getirmeden <strong>olay yerinden ayrılan sürücüye 2026 yılı itibarıyla 46.000 TL idari para cezası uygulanır.</strong> Çarpan sürücünün daha sonra tespit edilmesi durumunda araçta meydana gelen hasar ve varsa değer kaybı da kusur ve sigorta hükümlerine göre ayrıca karşılanır.</p>
<p>Bu konuda daha fazla bilgi için avukatlarımızın hazırladığı <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/park-halinde-araca-carpma/"><strong>Park Halinde Araca Çarpma Durumunda Ne Yapılmalıdır?</strong></a> başlıklı içeriği inceleyebilirsiniz.</p>
<h3>Olay yerinden ayrıldıktan sonra tutanak tutulur mu?</h3>
<p>Sürücülerden birinin olay yerinden ayrılmış olması kazanın tutanak altına alınmasına engel değildir. Olay yerine polis yahut jandarma geldiğinde<strong> araçtaki hasarı, yol ve çarpışma izlerini ve diğer fiziksel bulguları kayıt altına alır ve varsa kamera görüntüleri ve tanık beyanlarından da yararlanarak</strong> kazanın gerçekleşme şeklini tespit eder.</p>
<p>Olay yerinden ayrılan sürücü daha sonra plaka, kamera kaydı veya diğer deliller üzerinden tespit edilirse kazaya ilişkin beyanı ayrıca alınır ve yürütülen işlemlere dahil edilir. Dolayısıyla sürücünün olay yerinden ayrılması, <strong>kazanın ve olay yerini terk ettiğinin sonradan delillerle tespit edilmesine engel değildir.</strong></p>
<h3>Olay yerinin terk edilmesi bir rücu sebebi midir?</h3>
<p>Kaza yerinin zorunlu bir neden bulunmaksızın terk edimesi, trafik sigortası açısından rücu sebeplerinden biridir fakat <strong>sürücünün kaza sonrasında olay yerinden ayrılmış olması tek başına</strong> sigorta şirketinin ödediği tazminatı sigortalısından geri alacağı anlamına gelmez.</p>
<p>Sigorta şirketinin olay yerini terk nedeniyle rücu talebinde bulunabilmesi için <strong>zarar gören üçüncü kişiye sigorta kapsamında bir ödeme yapmış olması ve sürücünün olay yerini zorunlu bir neden olmaksızın terk ettiğini ortaya koyması gerekir</strong>.</p>
<p>Sürücü ise tedavi veya yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir nedenle ayrıldığını ileri sürüyorsa bu nedeni ispatlamalıdır. <strong>Zorunlu ayrılma nedeni ispatlanırsa</strong>, yalnızca olay yerinin terk edilmiş olması bu gerekçeyle rücu için yeterli değildir.</p>
<h3>Sigorta rücu süreci nasıl işler?</h3>
<p>Sigortanın şirketinin rücu süreci, trafik kazasında zarar gören üçüncü kişiye tazminat ödemesi ve sonrasında sigortalısına rücu edilmesini gerektiren bir neden bulunduğunun tespit edilmesiyle başlar ve<strong> olay yerinin zorunlu bir neden bulunmaksızın terk edilmesi, rücu sebeplerinden biridir.</strong></p>
<p>Sigorta şirketi ödediği tazminatı sigortalısından talep eder ve uygulamada bu talep yazılı bir rücu bildirimi veya ihtarnameyle iletilir. Rücu talebinin ödenmesi için kanunda herkes bakımından geçerli sabit bir süre bulunmadığından,<strong> ihtarnamede ödeme için belirtilen süre dikkate alınmalıdır</strong>. Bu süre içinde ödeme yapılmaması hâlinde sigorta şirketi alacağın tahsili için icra takibi veya dava yoluna başvurur.</p>
<p>Sigorta şirketinin talep ettiği tutarın doğrudan kabul edilmesi de zorunlu değildir. <strong>Hem rücu sebebine hem de talep edilen miktara itiraz edilebilir.</strong> Olay yerini terk nedeniyle rücu talep ediliyorsa sigorta şirketinin terk olgusunu ispatlaması, sürücünün ise zorunlu bir nedenle ayrıldığını ileri sürmesi durumunda bu nedeni ispatlaması gerekir. Bunun yanında sigorta şirketinin zarar görene gerçekten ne kadar ödeme yaptığı ve <strong>talep edilen tutarın tamamının rücu kapsamında bulunup bulunmadığı</strong> da ayrıca incelenmelidir.</p>
<h3>Kaza yaptıktan sonra korkup olay yerinden kaçtım, sigorta parayı benden alır mı?</h3>
<p>Sigortanın rücü hakkı noktasında belirleyici olan olay yerinden neden ayrıldığınız ve bu nedeni ispatlayıp ispatlayamadığınızdır. Yalnızca korku veya panik nedeniyle olay yerinden ayrılmak, <strong>tek başına sigorta şirketinin rücu hakkını ortadan kaldıran zorunlu bir neden olarak kabul edilmez.</strong></p>
<p>Sigorta şirketi olay yerini terk ettiğinizi ispatladıktan sonra, tedavi veya yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma ya da benzeri <strong>zorunlu bir nedenle ayrıldığınızı sizin ispatlamanız gerekir.</strong></p>
<p>Olay yerini zorunlu bir nedenle terk ettiğinizi ispatlayamazsanız, sigorta şirketinin zarar görene ödediği tazminatı size rücu etme hakkı vardır. Buna karşılık zorunlu ayrılma nedenini ispatlarsanız, yalnızca olay yerini terk etmiş olmanız bu gerekçeyle rücu için yeterli olmaz.<strong> Kazadan sonra kısa süre içinde polis veya jandarmaya başvurmanız, sağlık kuruluşuna gittiyseniz buna ilişkin kayıtlar ve olay yerinden neden ayrıldığınızı gösteren diğer deliller</strong> bu değerlendirmede önem taşır.</p>
<h3>Sigorta şirketi hakkımda icra takibi başlattı, ne yapmalıyım?</h3>
<p>Sigorta şirketi, trafik kazası nedeniyle zarar görene ödediği tazminatı size rücu edebileceğini ileri sürerek mahkeme kararı olmadan ilamsız icra takibi başlatabilir. Tarafınıza ödeme emri tebliğ edilmişse, borca itiraz etmek için tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz etmeniz gerekir. <strong>İtiraz etmediğiniz takdirde takip kesinleşir ve alacağın tahsili için haciz aşamasına geçilebilir. </strong></p>
<p>Süresi içinde yapılan itiraz üzerine ilamsız icra takibi durur. Sigorta şirketinin takibe devam edebilmesi için itirazı hükümden düşürmesi gerekir. Bunun için <strong>sigorta şirketi alacağın dayanağına göre itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması yoluna başvurur.</strong> Bu süreçte olay yerini terk nedeniyle rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, sigorta şirketinin zarar görene yaptığı ödeme ve icra takibine konu edilen alacağın miktarı ve dayanağı birlikte incelenmelidir.</p>
<h3>Olay yerini terk durumunda ispat yükü kime aittir?</h3>
<p>Trafik kazası sonrasında kaza yerini terk etme nedeniyle yürütülen sigorta rücu sürecinde, <strong>sürücünün olay yerini terk ettiğinin ispatı öncelikle sigorta şirketi tarafından yapılmalıdır.</strong> Sigorta şirketi bu durumu kaza tutanağı, kamera görüntüsü, tanık beyanı yahut diğer delillerle ortaya koymalıdır.</p>
<p>Olay yerinin terk edildiği ispatlandıktan sonra ise sürücü, <strong>can güvenliği, tedavi ya da yardım amacı gibi zorunlu bir nedenle olay yerinden ayrıldığını ileri sürüyorsa bu nedeni ispatlamalıdır.</strong> Zorunlu bir nedenin ispatlanamaması durumunda sigorta şirketi, zarar görene ödediği tazminatı kendi sigortalısına rücu etme hakkına sahip olur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazasinda-olay-yerini-terk-etmenin-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Park Halinde Araca Çarpma Durumunda Ne Yapılmalıdır?</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/park-halinde-araca-carpma/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/park-halinde-araca-carpma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Çiğdem Baykara]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Sep 2026 16:19:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2491</guid>

					<description><![CDATA[Öne çıkan noktalar Park halinde araca çarpma durumunda ilişkin dört kritik nokta: 1 Kurallara uygun park edilmiş bir araca çarpmak asli kusur hallerinden biridir fakat park eden aracın kazaya etki eden bir kural ihlali varsa kusur değerlendirmesi değişebilir. 2 Araç sahibi olay yerinde değilse yalnızca iletişim bilgisi bırakmak yeterli değildir. Kazanın en kısa sürede polis &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ozet-box">
<div class="ozet-baslik">
   <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
  <path d="M9 11l3 3L22 4"/>
  <path d="M21 12v7a2 2 0 0 1-2 2H5a2 2 0 0 1-2-2V5a2 2 0 0 1 2-2h11"/>
</svg><br />
    <span>Öne çıkan noktalar</span>
  </div>
<p class="ozet-aciklama">Park halinde araca çarpma durumunda ilişkin dört kritik nokta:</p>
<ol class="ozet-liste">
<li>
      <span class="ozet-no">1</span><br />
      <span class="ozet-metin">Kurallara uygun park edilmiş bir araca çarpmak asli kusur hallerinden biridir fakat park eden aracın kazaya etki eden bir kural ihlali varsa kusur değerlendirmesi değişebilir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">2</span><br />
      <span class="ozet-metin">Araç sahibi olay yerinde değilse yalnızca iletişim bilgisi bırakmak yeterli değildir. Kazanın en kısa sürede polis veya jandarmaya da bildirilmesi gerekir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">3</span><br />
      <span class="ozet-metin">Çarpan araç tespit edilemezse park halindeki araçta meydana gelen maddi hasar Güvence Hesabından karşılanmaz. Bu durumda varsa kasko poliçesi belirleyicidir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">4</span><br />
      <span class="ozet-metin">1 Temmuz 2026 itibarıyla araç hasarı için trafik sigortasına yapılan başvuru değer kaybı başvurusunu da kapsar. Hasar için atanan eksper değer kaybını da hesaplayarak raporuna ekler.</span>
    </li>
</ol>
</div>
<p>Kurallara uygun şekilde park edilmiş bir araca çarpılması durumunda <strong>çarpan sürücü kural olarak <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-asli-ve-tali-kusur-oranlari/">asli kusurlu</a> kabul edilir ve meydana gelen zarardan sorumlu olur.</strong> Araç sahibi olay yerinde değilse sürücünün kendisine ulaşmaya çalışması, ulaşamıyorsa iletişim bilgilerini bırakması ve kazayı en kısa sürede polis veya jandarmaya bildirmesi gerekir. <strong>Bu yükümlülüklerin yerine getirilmeden olay yerinden ayrılması idari para cezasına neden olacaktır. </strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>park halindeki bir araca çarpan sürücünün ne yapması gerektiğine, olası idari para ve hapis cezasının ne olduğuna, sigortanın ödeme koşullarına ve tarafların kusur oranlarına</strong><b> </b>ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<div class="expert-opinion-box">
<div class="expert-photo-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/20ce5e8f605137d4ca24f83e1bd8215b0f339ac4123b618f5c9fca68a77134ee?s=180&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Çiğdem Baykara" class="expert-photo" /><br />
    <span class="expert-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#032540" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="expert-content">
<div class="expert-title">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#cfb283" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="expert-text">Park halindeki araca çarpma dosyalarında kusur değerlendirmesi yapılırken yalnızca aracın hareketsiz olması değil, parkın trafik kurallarına uygunluğu ve park biçiminin kazanın meydana gelmesine etkisi de incelenmelidir. Bunun yanında sürücünün kazadan sonra araç sahibine ulaşmaya çalışması, bilgilerini bırakması ve kolluğa bildirimde bulunması kazanın oluşumundaki kusurdan ayrı yükümlülüklerdir. Özellikle sürücünün olay yerinden ayrıldığı dosyalarda fotoğraf ve kamera kayıtlarının hızlı şekilde temin edilmesi, hem aracın tespiti hem de kazanın gerçekleşme şeklinin ortaya konulması açısından önem taşır.</p>
<div class="expert-signature">
<p class="expert-name">Av. Çiğdem Baykara</p>
<p class="expert-role">İş ve Tazminat Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<h2>Park Halindeki Araca Çarptım, Ne Yapmalıyım?</h2>
<p>Park halindeki bir araca çarptığınızda öncelikle aracınızı güvenli bir yerde durdurmalı ve <strong>olay yerinden ayrılmamalısınız.</strong> Araç sahibi olay yerindeyse kazaya ilişkin bilgiler karşılıklı olarak paylaşılmalı ve yalnızca maddi hasar bulunan ve tarafların anlaşabildiği durumlarda kaza tespit tutanağı düzenlenmelidir. <strong>Olay yerini, araçların konumunu ve meydana gelen hasarı gösteren fotoğrafların çekilmesi de önemlidir.</strong></p>
<p>Araç sahibi olay yerinde değilse kendisine veya araçla ilgilenen kişiye ulaşmaya çalışmalısınız. Ulaşamamanız durumunda aracın görünür bir yerine adınız, iletişim bilgileriniz ve aracınızın plakasını içeren yazılı bir not bırakmalısınız fakat yalnızca not bırakıp olay yerinden ayrılmak yeterli değildir. <strong>Kazayı en kısa sürede polis veya jandarmaya da bildirmeniz gerekir.</strong></p>
<p>Bu yükümlülükler,<strong> hasarın küçük olması durumunda da geçerlidir.</strong> Tamponda çizik veya kaportada küçük bir sürtme meydana gelmiş olması, kazayı kayıt altına alma ve araç sahibine ulaşma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.</p>
<h2>Park Halindeki Aracın Sahibi Olay Yerinde Değilse Ne Yapılmalıdır?</h2>
<p>Araç sahibi olay yerinde değilse, çarpan sürücü önce onu bulmaya çalışmalıdır. Çevredeki işyerlerine sorulabilir veya kısa bir süre beklenebilir. Aracın sahibi ilk anda bulunamazsa, aracın görünür bir yerine ad, telefon numarası ve kısa bir açıklama içeren bir not bırakılmalıdır. <strong>Ardından durum mutlaka polise veya jandarmaya bildirilmeli ve kaza tespit tutanağının resen düzenlenmesi istenmelidir.</strong></p>
<h2>Park Halindeki Araca Çarpınca Tutanak Nasıl Tutulur?</h2>
<p>İki taraf da olay yerindeyse tutanak, karşılıklı anlaşmalı kaza tespit tutanağı formuyla doldurulur. Formda tarafların kimlik, araç ve sigorta bilgileri, kazanın oluş şekli ve hasarın krokisi yer alır. <strong>Araç sahibi olay yerinde değilse, tutanak kolluk kuvvetleri tarafından resen düzenlenir</strong> ve bu durumda tanık beyanları ve kamera kayıtları tutanağa delil olarak eklenir. Tutanağın bir örneği her iki tarafa da verilir ve sigorta başvurusunda kullanılır.</p>
<h2>Park Halindeki Araca Çarpıp Kaçmanın Cezası</h2>
<p>Park halindeki bir araca çarpan sürücü, araç sahibi olay yerinde değilse araç sahibini veya ilgili kişiyi bulmaya çalışmalı, ulaşamaması durumunda araç üzerine yazılı bilgi bırakmalı ve olayı en kısa sürede polis veya jandarmaya bildirmelidir. <strong>Yalnızca not bırakılması, kolluğa bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.</strong></p>
<p>2026 yılında yapılan düzenlemeyle, anlaşma hali dışında maddi hasarlı bir trafik kazasında <strong>polis yahut jandarmanın izni olmadan ve zorunluluk bulunmaksızın olay yerinden ayrılan sürücüye 46.000 TL idari para cezası uygulanır.</strong></p>
<p>Kazanın yaralanma veya ölümle sonuçlanması halinde ise olay yerinden zorunluluk bulunmaksızın izinsiz ayrılan sürücü hakkında <strong>1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir ve sürücü ehliyeti 2 yıl süreyle geri alınır. </strong>Bu yaptırımlar, kazanın meydana gelmesi nedeniyle ayrıca doğabilecek <strong>ceza ve hukuki sorumluluklardan bağımsızdır.</strong></p>
<p><strong>Ayrıca park halindeki araca trafik kazası sonucu istemeden zarar verilmesi TCK m.151&#8217;deki mala zarar verme suçunu oluşturmaz.</strong> Mala zarar verme suçunun oluşabilmesi için aracın kasten veya en azından olası kastla zarara uğratılması gerekir ki <strong>bu suçun taksirli hali kanunda düzenlenmemiştir.</strong> Kazada meydana gelen araç hasarı ve diğer maddi zararlar ise kusur ve sigorta hükümleri kapsamında ayrıca karşılanır.</p>
<h2>Park Durumundaki Aracıma Çarpılmış, Ne Yapmalıyım?</h2>
<p>Aracınıza park halindeyken çarpıldığını fark ettiğinizde <strong>öncelikle aracın park konumunu, oluşan hasarı ve olay yerini fotoğraflayın.</strong> Aracın üzerinde veya çevresinde çarpan kişi tarafından bırakılmış bir not ya da iletişim bilgisi olup olmadığını kontrol edin. Herhangi bir bilgi bırakılmamışsa <strong>çevredeki iş yeri, apartman, site veya otopark kameralarını tespit edin ve mümkünse ilgili saatlere ait kayıtların silinmemesini isteyin</strong> ve olayı gören kişiler varsa iletişim bilgilerini de alın.</p>
<p>Çarpan araç veya sürücü olay yerinde değilse polis ya da jandarmaya başvurarak kazanın resmi olarak kayıt altına alınmasını sağlayın. <strong>Aracın tespitine yardımcı olabilecek kamera görüntülerinin bulunduğu yerleri ve varsa görgü tanıklarını bildirmeniz de önemli.</strong></p>
<p>Çarpan araç tespit edilirse, kusur değerlendirmesinin ardından zarar gören araç sahibi olarak karşı aracın zorunlu trafik sigortasına başvurabilirsiniz. <strong>Çarpan araç tespit edilemezse araçtaki maddi hasar Güvence Hesabı tarafından karşılanmaz.</strong> Kasko poliçeniz varsa hasarın poliçe kapsamında kendi sigorta şirketinizden karşılanması mümkün olabilir.</p>
<h2>Hatalı Park Durumundaki Araca Çarpma Hakkında Yargıtay Kararları</h2>
<p>Park halindeki araca çarpma davalarında mahkemeler, kusuru 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 84/l maddesine dayanarak değerlendirir. <strong>Bu madde, kurallara uygun park edilmiş bir araca çarpmayı asli kusur hali sayar. Mahkemeler bu değerlendirmeyi kaza tespit tutanağı, fotoğraflar ve gerekirse bilirkişi incelemesiyle destekler.</strong> Kurallara uygun park edilmiş bir araca çarpan sürücü, mahkeme kararlarında genellikle tam veya asli kusurlu bulunur. Park eden aracın kurallara aykırı bırakılmış olması bu sonucu değiştirebilir ve park eden tarafa da sınırlı bir kusur payı verilmesine yol açabilir.</p>
<p>Hükmedilecek tazminat, zararın tamamı değil, sürücünün kusur oranına göre hesaplanan kısmı üzerinden belirlenir ve bu ilke ceza yargılamasında da gözetilir. Emsal kararların dosyanıza uygulanabilirliği, somut olayın kendine özgü koşullarına göre değişir. <strong>Dosyanıza özgü, tam künyeli emsal karar taraması için bir bu alanda uzman bir avukattan destek almanız sürecin sağlam bir zemine oturmasını sağlar.</strong></p>
<h3>Araca çarpan kişi bulunamazsa ne olur?</h3>
<p>Her ne kadar ilk anda akla Güvence Hesabı gelse de, park halindeki aracınıza çarpan araç ve sürücü tespit edilemiyorsa araçta meydana gelen <strong>maddi hasar Güvence Hesabı tarafından karşılanmaz. </strong>Güvence Hesabı, kimliği tespit edilemeyen araçların neden olduğu kazalarda araç hasarı ve değer kaybı gibi maddi zararları değil,<strong> ölüm veya bedensel zarar nedeniyle doğan ve kapsamına giren tazminatları karşılar.</strong></p>
<p>Bu nedenle çarpan araç bulunamıyorsa aracınızdaki hasarın karşılanması bakımından <strong>kasko poliçenizin bulunup bulunmadığı belirleyicidir.</strong> Kasko poliçeniz varsa hasarın poliçe kapsamına göre kendi sigorta şirketinizden karşılanması mümkün olabilir. Aksi takdirde kendi imkanlarınızla hareket etmeniz gerekecektir.</p>
<h3>Park halindeki araca çarpmada kusur kimdedir?</h3>
<p><strong>Kural olarak kusur, çarpan sürücüdedir. </strong>Park halindeki araç kurallara uygun şekilde park edilmişse, sürücü kusur değerlendirmesinde herhangi bir pay almaz. <strong>İstisna, park edilen aracın kurallara aykırı bırakılmış olmasıdır.</strong> Örneğin; görüş açısını kapatacak biçimde park edilmesi buna girer. Bu durumda park eden tarafa da sınırlı bir kusur payı verilebilir. <strong>Kusur oranı, kaza tespit tutanağı ve gerekirse bilirkişi incelemesiyle netleştirilir.</strong></p>
<h3>Sigorta hasarı karşılar mı?</h3>
<p>Park halindeki araçtaki hasarı, <strong>eğer araç kurallara uygun park edilmişse, çarpan sürücünün zorunlu trafik sigortası karşılar.</strong> Çarpan sürücünün kendi aracındaki hasar ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı dışındadır ve varsa kendi kasko poliçesi tarafından karşılanır.</p>
<h3>Değer kaybı talep edilebilir mi?</h3>
<p><strong>Araç kurallara uygun park edilmiş ve kazada çarpan araç kusurlu bulunmuşsa,</strong> aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen kayıp, zorunlu trafik sigortasından talep edilebilir. Eğer park halindeki aracın hatalı park nedeniyle kazanın meydana gelmesine etki eden bir kusuru bulunuyorsa, değer kaybı talebi de kusur oranına göre değerlendirilir.</p>
<p><strong>1 Temmuz 2026 itibarıyla değer kaybı için ayrıca başvuru yapılmasına gerek yoktur.</strong> Karşı aracın trafik sigortasına araç hasarı için başvuran kişi, değer kaybı için de başvurmuş kabul edilir. Araç hasarını incelemek üzere atanan eksper, aracın değer kaybını da hesaplayarak raporuna ekler. Sigorta şirketi hesaplanan değer kaybı tutarını hak sahibine ayrıca bildirir.</p>
<h3>Park halindeki araca çarpınca polis çağırmak gerekir mi?</h3>
<p>Araç sahibi olay yerindeyse ve taraflar anlaşarak kaza tespit tutanağı düzenlerse, polis çağırmak zorunlu değildir. Araç sahibi olay yerinde değilse durum değişir. Sürücünün araç sahibine ulaşmaya çalışması, ulaşamaması durumunda iletişim bilgilerini bırakması ve <strong>kazayı polis veya jandarmaya bildirmesi gerekir.</strong></p>
<p>Tarafların kazanın nasıl gerçekleştiği veya <strong>kusur konusunda anlaşamaması ya da taraflarca kaza tespit tutanağı düzenlenmesine engel bir durum bulunması durumlarında</strong> ise polis ya da jandarmaya haber verilerek kazanın resmi olarak kayıt altına alınması gerekir.</p>
<h3>Park halindeki araca çarpınca not bırakmak yeterli midir?</h3>
<p>Park halindeki bir araca çarptıktan sonra not bırakmak tek başına yeterli değil, <strong>aynı gün kazayı polis yahut jandarmaya da bildirmek gerekir. Aksi takdirde olay yerini terk iddiasıyla karşılaşma riski doğacaktır.</strong> Not bırakırken de herhangi bir nedenle kaybolma ve görülmeme ihtimalini dikkate alarak en sağlıklı şekilde konumlandırmak ufak fakat kritik bir noktadır.</p>
<h3>Aracıma park halindeyken çarpıp kaçmışlar, kamera kayıtlarını nasıl alabilirim?</h3>
<p>Burada öncelikle kamera sistemlerinin kayıtları saklama sürelerinin birbirinden farklı olduğunu ve eski görüntülerin otomatik olarak silinebildiğinden dolayı kazadan sonra <strong>kamera kayıtlarına erişilmesi noktasında hızlı hareket edilmesi gerektiğinin</strong> altını çizmek gerekir.</p>
<p>Kazanın gerçekleştiği noktayı gören iş yeri, apartman, site veya otopark kameralarını tespit ettikten sonra kaydın bulunduğu işletme veya yönetime kazanın yaklaşık tarih ve saatini bildirerek ilgili <strong>görüntülerin silinmemesini ve mümkünse bir kopyasının tarafınıza verilmesini isteyin. </strong></p>
<p>Kamera kayıtlarında <strong>üçüncü kişilere ait görüntüler de bulunabileceğinden kayıt sahibi görüntüleri doğrudan sizinle paylaşmayabilir.</strong> Bu durumda polis veya jandarmaya başvurarak kazayı kayıt altına aldırın ve kamera görüntülerinin bulunduğu yeri bildirin. Görüntüler, yürütülen süreç kapsamında ilgili yerden<strong> resmi olarak talep edilerek alınabilir.</strong></p>
<h3>Hatalı park edilmiş araca çarpıldığında kim kusurlu olur?</h3>
<p>Hatalı park edilmiş bir araca çarpıldığında kusur, <strong>park ihlalinin ve çarpan sürücünün davranışının kazanın meydana gelmesine etkisine göre belirlenir.</strong> Aracın görüşü engelleyecek, geçişi daraltacak ya da trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde park edilmesi kazaya etki etmişse, <strong>park eden araç yönünden de kusur belirlenebilir.</strong></p>
<p>Bununla birlikte, <strong>hatalı park edilmiş olması çarpan sürücünün kusurunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.</strong> Örneğin; sürücünün hızını yol şartlarına göre ayarlamaması veya gerekli dikkat ve özeni göstermemesi de kazaya neden olmuşsa <strong>kusur iki taraf arasında paylaştırılabilir.</strong></p>
<h3>Vurup kaçan aracı kamera tespit etti, ne yapmalıyım?</h3>
<p>Vurup kaçan aracın kamera görüntülerinden tespit edilebildiği durumlarda öncelikle <strong>görüntülerin bir kopyasını alın</strong> ve kayıtların silinmemesi için kamera sisteminin bulunduğu iş yeri, site yönetimi ya da otoparkla iletişime geçin. Ardından polis veya jandarmaya başvurarak <strong>kazanın resmi olarak bir tutanak ile kayıt altına alınmasını</strong> sağlayın. Görüntülerde plakanın açıkça görülmesi aracın tespitini kolaylaştırırken,<strong> kazanın gerçekleşme anının kaydedilmiş olması kusurun belirlenmesinde de delil olarak kullanılabilir.</strong></p>
<h3>Park halinde bir araca sürttüm, ne yapmalıyım?</h3>
<p>Park halindeki bir araca sürttüğünüzde <strong>hasar küçük olsa dahi hukuki sorumluluğunuz değişmediğinden dolayı olay yerinden doğrudan ayrılmamalı</strong>, çarptığınız aracın plakasını, oluşan hasarı, araçların konumunu ve olay yerini fotoğraflamalısınız.</p>
<p>Sonrasında araç sahibine ulaşma imkanı varsa durumu bildirmelisiniz. Yalnızca maddi hasarın meydana geldiği bu gibi ufak kazalarda çoğu zaman hızlıca bir anlaşma sağlamak ve kazaya ilişkin bilgileri karşılıklı kayıt altına almak mümkündür.<strong> Araç sahibine ulaşamadığınız durumda mutlaka bir not bırakmalı ve sonrasında kazayı bölgeye bağlı olarak polis yahut jandarmaya bildirmelisiniz.</strong> Yalnızca not bırakmanın kanundaki yükümlülüğü yerine getirdiğiniz anlamına gelmeyecektir.</p>
<p>Çarptığınız araçta meydana gelen zarar, <strong>kazadaki sorumluluğunuz kapsamında aracınızın zorunlu trafik sigortasından karşılanabilir.</strong> Karşı araçta onarım sonrasında ikinci el piyasa değerinde düşüş meydana gelmişse araç sahibi, onarım bedelinin yanında araç değer kaybını da talep edebilir.</p>
<p>Bu nedenle tamponda çizik ya da kaportada küçük bir sürtme gibi sınırlı görünen hasarlarda dahi olayı kayıt altına almak ve araç sahibine ulaşmak önemlidir. <strong>Tekrar belirtmek isteriz ki, hasarın küçük olması, kazaya ilişkin bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.</strong></p>
<h3>Park halindeki bir araca çarpma hangi kusur maddesine girer?</h3>
<p>Park halindeki bir araca çarpma, <strong>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 84. maddesinin (j) bendi kapsamında açıkça tanımlanmıştır.</strong> Buna göre taşıt yolu üzerinde kurallara uygun şekilde park edilmiş araca çarpmak asli kusur sayılır.</p>
<p>Diğer taraftan,<strong> park halindeki aracın trafik kurallarına aykırı biçimde bırakılmış olması,</strong> özellikle hatalı parkın kazanın meydana gelmesini etkilediği senaryoda kusur değerlendirmesini değiştirecektir.</p>
<h3>Aracıma vurup kaçtılar, plakasını aldım, ne yapmalıyım?</h3>
<p>Kaçan aracın plakasının alınması süreci büyük ölçüde kolaylaştırır. Öncelikle yaşadığınız durumu polise ya da jandarmaya bildirerek <strong>kaza tespit tutanağının düzenlenmesini yani kazanın kayıt altına alınmasını istemelisiniz. </strong></p>
<p>Aracınız kurallara uygun şekilde park halindeyken başka bir aracın çarpması durumunda, kazanın meydana gelmesindeki sorumluluk çarpan araç yönünden değerlendirilir fakat <strong>aracın trafik kurallarına aykırı veya kazanın meydana gelmesine etki edecek şekilde park edilmiş olması kusur değerlendirmesini değiştirebilir.</strong> Bu nedenle aracın park konumunu ve kazanın gerçekleşme şeklini gösteren fotoğraf ve kamera görüntülerinin korunması önemlidir.</p>
<p>Plaka üzerinden kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortası tespit edildikten sonra <strong>zarar gören araç sahibi olarak karşı aracın trafik sigortasını düzenleyen sigorta şirketine başvurmanız gerekir.</strong> Başvuruda kazaya ilişkin tutanak, aracınızın ruhsatı, hasarı gösteren fotoğraflar, kimlik bilgileri ve ödeme için IBAN bilgisi paylaşmalısınız.<strong> Eğer bu süreçte araç onarılmışsa servis faturası ve onarıma ilişkin belgeler de dosyaya eklenmelidir.</strong> Sigorta şirketi hasarın niteliğine göre ek belge isterse bu belgelerin de dosyaya tamamlanması gerekir.</p>
<p>Yapılan onarıma rağmen aracın ikinci el piyasa değeri düşmüşse a<strong>raç değer kaybı da karşı tarafın kusuru oranında trafik sigortasından ayrıca talep edilebilir.</strong> Örneğin; kazadan önce hasarsız olan bir kapının çarpma sonucunda onarılması veya değiştirilmesi aracın satış değerini düşürmüşse, bu değer kaybı onarım bedelinden ayrı bir zarar kalemi olarak ileri sürülür.</p>
<p>Sigorta şirketinin yazılı başvuruyu <strong>15 gün içinde cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamaması</strong> durumunda Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir yahut dava yoluna gidebilirsiniz.</p>
<p><script type="application/ld+json">
{
  "@context": "https://schema.org",
  "@type": "FAQPage",
  "inLanguage": "tr-TR",
  "mainEntity": [
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Araca çarpan kişi bulunamazsa ne olur?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Çarpan araç ve sürücü tespit edilemezse araçtaki maddi hasar Güvence Hesabı tarafından karşılanmaz. Kasko poliçeniz varsa hasarın poliçe kapsamında kendi sigorta şirketinizden karşılanması mümkün olabilir."
      }
    },
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Park halindeki araca çarpmada kusur kimdedir?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Kurallara uygun şekilde park edilmiş bir araca çarpan sürücü asli kusurlu sayılır. Park edilen aracın kazaya etki eden bir kural ihlali varsa kusur değerlendirmesi buna göre değişebilir."
      }
    },
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Sigorta hasarı karşılar mı?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Park halindeki araç kurallara uygun şekilde park edilmişse, meydana gelen zarar çarpan aracın zorunlu trafik sigortası kapsamında karşılanabilir. Çarpan sürücünün kendi aracındaki hasar ise zorunlu trafik sigortası kapsamında değildir."
      }
    },
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Değer kaybı talep edilebilir mi?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Çarpan aracın kusurlu olduğu kazada, onarım sonrasında oluşan araç değer kaybı zorunlu trafik sigortası kapsamında karşılanabilir. 1 Temmuz 2026 itibarıyla araç hasarı için yapılan başvuru değer kaybı başvurusunu da kapsar."
      }
    },
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Park halindeki araca çarpınca polis çağırmak gerekir mi?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Araç sahibi olay yerindeyse ve taraflar kaza tespit tutanağı düzenleyebiliyorsa polis çağırmak zorunlu değildir. Araç sahibi olay yerinde değilse kazanın polis veya jandarmaya bildirilmesi gerekir."
      }
    },
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Park halindeki araca çarpınca not bırakmak yeterli midir?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Hayır. Araç sahibi bulunamıyorsa iletişim bilgilerinin bırakılmasının yanında kazanın en kısa sürede polis veya jandarmaya bildirilmesi de gerekir."
      }
    },
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Aracıma park halindeyken çarpıp kaçmışlar, kamera kayıtlarını nasıl alabilirim?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Kazayı gören iş yeri, apartman, site veya otopark kameralarını tespit ederek ilgili görüntülerin silinmemesini ve mümkünse bir kopyasının verilmesini isteyin. Görüntüler sizinle paylaşılmazsa kayıtların resmî olarak temini için polis veya jandarmaya başvurabilirsiniz."
      }
    },
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Hatalı park edilmiş araca çarpıldığında kim kusurlu olur?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Kusur, hatalı parkın ve çarpan sürücünün davranışının kazanın meydana gelmesine etkisine göre belirlenir. Hatalı park kazaya etki etmişse her iki taraf yönünden de kusur belirlenebilir."
      }
    },
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Vurup kaçan aracı kamera tespit etti, ne yapmalıyım?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Kamera görüntülerinin bir kopyasını alarak veya silinmemesini sağlayarak polis veya jandarmaya başvurun ve kazayı kayıt altına aldırın. Plaka tespit edilirse karşı aracın zorunlu trafik sigortasına başvurabilirsiniz."
      }
    },
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Park halinde bir araca sürttüm, ne yapmalıyım?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Olay yerinden ayrılmadan araç sahibine ulaşmaya çalışın ve hasarı fotoğraflayın. Araç sahibine ulaşamıyorsanız iletişim bilgilerinizi bırakmalı ve kazayı polis veya jandarmaya bildirmelisiniz."
      }
    },
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Park halindeki bir araca çarpma hangi kusur maddesine girer?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Kurallara uygun şekilde park edilmiş bir araca çarpma, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.84/l kapsamında asli kusur olarak düzenlenmiştir. Hatalı parkın kazaya etkisi varsa kusur değerlendirmesi değişebilir."
      }
    },
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Aracıma vurup kaçtılar, plakasını aldım, ne yapmalıyım?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Plakayı ve kazaya ilişkin delilleri koruyarak polis veya jandarmaya başvurup kazayı kayıt altına aldırın. Ardından plaka üzerinden karşı aracın zorunlu trafik sigortası tespit edilerek hasar için sigorta şirketine başvurulabilir."
      }
    }
  ]
}
</script></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/park-halinde-araca-carpma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güvence Hesabı Nedir? Trafik Kazasında Hangi Zararları Karşılar?</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/guvence-hesabi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/guvence-hesabi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Çiğdem Baykara]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2026 05:15:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2384</guid>

					<description><![CDATA[Öne çıkan noktalar Güvence Hesabı&#8217;nın kapsamına ve başvuru sürecine ilişkin dört kritik nokta: 1 Güvence Hesabı, zorunlu trafik sigortasının devreye giremediği belirli durumlarda zarar görenlerin tazminat taleplerini karşılamak amacıyla faaliyet gösterir. 2 Sigortasız, sigortası geçersiz veya plakası tespit edilemeyen araçların neden olduğu kazalarda kural olarak yalnızca bedensel zararlar Güvence Hesabı kapsamında karşılanır. 3 Güvence Hesabı’nın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ozet-box">
<div class="ozet-baslik">
   <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
  <path d="M9 11l3 3L22 4"/>
  <path d="M21 12v7a2 2 0 0 1-2 2H5a2 2 0 0 1-2-2V5a2 2 0 0 1 2-2h11"/>
</svg><br />
    <span>Öne çıkan noktalar</span>
  </div>
<p class="ozet-aciklama">Güvence Hesabı&#8217;nın kapsamına ve başvuru sürecine ilişkin dört kritik nokta:</p>
<ol class="ozet-liste">
<li>
      <span class="ozet-no">1</span><br />
      <span class="ozet-metin">Güvence Hesabı, zorunlu trafik sigortasının devreye giremediği belirli durumlarda zarar görenlerin tazminat taleplerini karşılamak amacıyla faaliyet gösterir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">2</span><br />
      <span class="ozet-metin">Sigortasız, sigortası geçersiz veya plakası tespit edilemeyen araçların neden olduğu kazalarda kural olarak yalnızca bedensel zararlar Güvence Hesabı kapsamında karşılanır.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">3</span><br />
      <span class="ozet-metin">Güvence Hesabı’nın ödeme sorumluluğu kaza tarihinde geçerli olan zorunlu trafik sigortası teminat limitleriyle sınırlıdır.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">4</span><br />
      <span class="ozet-metin">Başvurunun reddedilmesi, eksik ödeme yapılması veya sürecin sonuçsuz kalması durumlarında Sigorta Tahkim Komisyonu veya mahkeme yoluyla hukuki süreç devam ettirilebilir.</span>
    </li>
</ol>
</div>
<p><strong>Zorunlu trafik sigortasının devreye giremediği durumlarda</strong> zarar görenin belirli haklarını, belirli koşullarda korumak amacıyla kurulan Güvence Hesabı&#8217;na sigortalının tespit edilemediği, aracın sigortasız olduğu, çalınmış araçla kaza yapıldığı ve sigorta şirketinin iflas ettiği durumlarda başvurulabilir. Kural olarak <strong>yalnızca bedensel zararları karşılayan bu fonun</strong> tazminat limitleri, kaza anındaki zorunlu sigorta limitleri ile aynıdır.</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>Güvence Hesabı&#8217;nın trafik kazalarında hangi durumlarda devreye girdiğine, başvuru sürecine, ret yanıtı gelmesi durumunda karara itiraz ihtimaline ve zamanaşımı sürelerine</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<div class="expert-opinion-box">
<div class="expert-photo-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/20ce5e8f605137d4ca24f83e1bd8215b0f339ac4123b618f5c9fca68a77134ee?s=180&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Çiğdem Baykara" class="expert-photo" /><br />
    <span class="expert-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#032540" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="expert-content">
<div class="expert-title">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#cfb283" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="expert-text">Güvence Hesabı’na başvuru yapılmadan önce kazanın hangi kapsamda kaldığının, talep edilebilecek zarar kalemlerinin ve kaza tarihindeki teminat limitlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Özellikle bedensel zarar içeren dosyalarda kusur, maluliyet ve aktüeryal hesaplamaların doğru yapılması, hak sahibinin gerçek zararına uygun tazminat talep edebilmesi ve sürelerin kısalması açısından kritik noktalardır.</p>
<div class="expert-signature">
<p class="expert-name">Av. Çiğdem Baykara</p>
<p class="expert-role">İş ve Tazminat Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<h2>Güvence Hesabı Nedir?</h2>
<p>5684 sayılı Sigortacılık Kanunu&#8217;nun (14 Haziran 2007) 14. maddesiyle beraber<strong> kurumsal yapısı yeniden düzenlenerek Güvence Hesabı adıyla</strong> Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği bünyesinde faaliyet göstermeye başlayan organizasyon, zorunlu sigortaların çeşitli nedenlerden dolayı devreye giremediği durumlarda,<strong> zarar görenlere tazminat ödeyen bir fon olarak tanımlabilir. </strong></p>
<p>Güvence Hesabı bir kamu kurumu değildir ve kaynağı, <strong>sigorta şirketlerinin ve sigorta ettirenlerin ödediği katılma paylarıdır.</strong> Denetimi ise Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yapılır.</p>
<p>Trafik kazalarındaki hukuki süreçler açısından süreçte tamamlayıcı bir yeri bulunur ve kusurlu araç sigortalıysa talep doğrudan sigorta şirketine yöneltilir. <strong>Sigorta yoksa, geçersizse ya da araç tespit edilemiyorsa mağdurun başvuracağı adres Güvence Hesabı olur.</strong> Ödeme, zorunlu sigortanın kaza tarihinde geçerli teminat tutarlarıyla sınırlıdır.</p>
<h2>Güvence Hesabı Hangi Durumlarda Ödeme Yapar?</h2>
<p>Güvence Hesabı&#8217;nın ödeme yapacağı durumlar, <strong>5684 sayılı Sigortacılık Kanunu&#8217;nda belirlenmiştir</strong> ve bu kanunda sayılmayan durumlar için yapılan başvurular sonuçsuz kalır. Detayına baktığımızda;</p>
<ul>
<li>Kazaya sebep olan aracın tespit edilememesi</li>
<li>Aracın zorunlu trafik sigortasının bulunmaması</li>
<li>Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın kazaya karışarak işletenin hukuken sorumlu tutulamaması</li>
</ul>
<p>durumlarında Güvence Hesabı&#8217;ndan ödeme alınabilir. Bunlara ek olarak,<strong> ruhsatı iptal edilen yahut iflas eden sigorta şirketlerinin ödemekle yükümlü olduğu tazminatlar da</strong> Güvence Hesabı’nın sorumluluğundadır.</p>
<h2>Güvence Hesabı Trafik Kazasında Hangi Zararları Karşılar?</h2>
<p>Kural olarak trafik kazalarındaki <strong>bedensel zararları karşılayan</strong> Güvence Hesabı, kalıcı sakatlık durumunda gelecekte uğranılacak ekonomik kayıpları güvence altına alan sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı, geçici iş göremezlikten kaynaklanan kazanç kayıpları ve bakıcı giderlerini öder.</p>
<p>Kazanın ölümle sonuçlanması durumunda ise ölenin maddi yardımından yoksun kalan yakınlarına destekten yoksun kalma tazminatı ile defin giderleri karşılanır.</p>
<p>Araç hasarı, onarım masrafı veya değer kaybı gibi doğrudan maddi zararlar ise <strong>yalnızca kazaya karışan sigorta şirketinin iflas etmesi veya ruhsatının iptal edilmesi</strong> durumlarında tazmin edilir.</p>
<p>Öte yandan, genel tedavi ve hastane masrafları Güvence Hesabı&#8217;nın kapsamı dışındadır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesinde yapılan düzenleme gereğince, <strong>trafik kazalarından kaynaklanan tüm sağlık hizmeti ve tedavi giderlerinden doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sorumlu kılınmış, </strong>sigorta şirketleri ile Güvence Hesabı’nın bu kalemdeki sorumluluğu sona erdirilmiştir. Bu nedenle hastane ve tıbbi tedavi masrafları için ilgili başvuru mercii SGK&#8217;dır.</p>
<h2>Güvence Hesabı Maddi Hasarı Karşılar mı?</h2>
<p>Kural olarak karşılamaz. Çarpan aracın sigortasız olması veya kazadan sonra kaçması hâlinde araçta meydana gelen maddi hasar, onarım masrafı ve değer kaybı Güvence Hesabı tarafından ödenmez. Bu kuralın tek istisnası, kazaya neden olan kusurlu aracın trafik sigortasını düzenleyen sigorta şirketinin iflas etmesi veya ruhsatının iptal edilmiş olmasıdır; yalnızca bu durumda maddi hasarlar da fon kapsamına girer.</p>
<p>İflas hâli dışındaki sigortasız veya faili meçhul kazalarda maddi hasar için Güvence Hesabı’na başvurulamaz. Varsa kasko poliçesi üzerinden kendi sigortanızdan hasarınızı temin edebilir; kaskonuz yoksa oluşan maddi zararın tahsili için kazada kusuru bulunan araç sürücüsü ve işletenine (ruhsat sahibine) karşı doğrudan yasal yollara ve Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tazminat davasına başvurabilirsiniz.</p>
<h2>Güvence Hesabı Ödeme Limitleri</h2>
<p>Güvence Hesabı&#8217;nın tazminat limitleri, kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) teminat limitleri ile sınırlıdır ve tazminat tutarı belirlenirken başvuru ya da dava tarihi değil,<strong> tekrar altını çizmek isteriz ki kazanın meydana geldiği tarih esas alınır. </strong></p>
<p>2026 yılı için bedensel zararlarda (sakatlanma ve ölüm) otomobiller için kişi başına teminat limiti<strong> 3.600.000 TL</strong>, kaza başına azami teminat ise<strong> 18.000.000 TL</strong>’dir. <strong>Yalnızca sigorta şirketinin iflası durumunda devreye giren</strong> araç hasarı ve değer kaybı gibi maddi zararlarda ise araç başına 400.000 TL, kaza başına toplam 800.000 TL limit uygulanır. Örneğin, <strong>kaza 2025 yılında gerçekleşmişse</strong>, kişi başı 2.700.000 TL, kaza başı 13.500.000 TL teminat limiti geçerliliğini korur.</p>
<p>Eğer aynı kazada birden fazla kişi zarar görüyorsa, <strong>her hak sahibi için kişi başına belirlenen teminat limiti uygulanır</strong> fakat Güvence Hesabı tarafından ödenebilecek toplam tazminat, ilgili araç grubu için belirlenen kaza başına azami teminat limitini aşamaz. <strong>Aşması durumunda, mevcut teminat limiti hak sahipleri arasında zararları oranında yani garame yöntemiyle paylaştırılır. </strong></p>
<h2>Güvence Hesabının Karşılamadığı Zararlar</h2>
<p>Güvence Hesabı&#8217;na yapılan başvuruların önemli bir bölümü, talep edilen kalemlerin mevzuat gereği fonun teminat kapsamı dışında kalması nedeniyle reddedilir. <strong>Hak ve zaman kaybı yaşamamak adına, Güvence Hesabı&#8217;nın karşılamadığı ve aşağıda detaylandırdığımız zararlara göz atabilirsiniz: </strong></p>
<ul>
<li>Kaza nedeniyle duyulan acı ve ızdırap için istenen manevi tazminat talepleri.</li>
<li>Sigorta şirketinin iflası veya ruhsat iptali durumu hariç olmak üzere, araç hasarları ve değer kaybı kalemleri,</li>
<li>KTK m. 98 uyarınca trafik kazalarındaki tıbbi ve sağlık giderlerinden doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sorumlu olduğundan tedavi masrafları.</li>
<li>Kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan sürücünün veya işletenin kendi uğradığı bedensel ve maddi zararlar.</li>
<li>Aracın çalınmış yahut gasp edilmiş olduğunu bilerek araca binen sürücü ve yolcuların zararları.</li>
<li>Yetkili makamlardan izin alınarak veya izinsiz yapılan yarış ve hız denemeleri sırasında oluşan zararlar.</li>
<li>İlgili kanun ve genel şartlarda sigorta teminatı dışı sayılan tüm diğer talepler.</li>
</ul>
<p><strong>Güvence Hesabı&#8217;nın karşılamadığı</strong> manevi tazminat, değer kaybı ve araç onarım masrafları gibi kalemlerin tahsili için kazada kusurlu bulunan <strong>araç sürücüsü ve ruhsat sahibine karşı tazminat davası açılması gerekir. </strong></p>
<h2>Güvence Hesabı&#8217;na Kimler Başvurabilir?</h2>
<p>Güvence Hesabı&#8217;na başvuru hakkı kazada yararlanan sürücüler, yolcular ve yayalar gibi zarar gören kişilere aittir. Ölümlü bir trafik kazasında başvuru hakkı, kazazedenin desteğinden yoksun kalan yakınlarına geçer. <strong>Kusurlu sürücünün kendisi ile aracın işleteni başvuramaz.</strong></p>
<h2>Nasıl Başvurulur?</h2>
<p>Herhangi bir mahkeme ya da idare kararı beklenmeksizin doğrudan Güvence Hesabı&#8217;na yapılan başvuruda, aşağıdaki adımlarla ilerlemek gerekir:</p>
<ul>
<li>Kaza sonrası kolluğa haber verilir ve kaza tespit tutanağı düzenlettirilir.</li>
<li>Karşı aracın sigortası e-Devlet ya da Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi üzerinden sorgulanır.</li>
<li>Sigortanın bulunmadığı ya da geçersiz olduğu belgelenir.</li>
<li>Sağlık kuruluşundan tedavi kayıtları ve maluliyet raporu temin edilir.</li>
<li>Başvuru dilekçesi hazırlanır, zarar kalemleri ve talep edilen tutar yazılır.</li>
<li>Dilekçe ve ekleri Güvence Hesabı&#8217;na elden, posta yoluyla ya da elektronik ortamda iletilir.</li>
<li>Eksik belge bildirimi gelirse süresi içinde tamamlanır.</li>
</ul>
<p>Güvence Hesabı&#8217;na <strong>başvuru harca tabi değildir ve avukat zorunluluğu bulunmaz.</strong> Dosya tamamlandıktan sonra inceleme başlar, tazminat miktarında ve hak sahiplerinde tereddüt bulunmazsa ödeme banka aracılığıyla yapılır.</p>
<h2>Güvence Hesabı Başvurusu İçin Gerekli Belgeler</h2>
<p>Başvuru için gerekli belgeler,<strong> zararın türüne göre değişkenlik göstermekle beraber</strong>, ortak olarak istenenleri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li>Başvuru dilekçesi ve kimlik belgesi fotokopisi</li>
<li>Kaza tespit tutanağı ya da kolluk tarafından düzenlenen olay yeri tutanağı</li>
<li>Varsa ceza soruşturma dosyası ve kusur bilirkişi raporu.</li>
<li>Kazaya karışan araçlara ait ruhsat bilgileri ve sigorta sorgulama çıktısı.</li>
<li>Hastane epikrizi, tedavi kayıtları ve sağlık kurulu raporu.</li>
<li>Sürekli sakatlıkta maluliyet oranını gösteren rapor.</li>
<li>Ölüm durumunda ölüm belgesi, veraset ilamı ve nüfus kayıt örneği.</li>
<li>Destek ilişkisini ve gelir durumunu gösteren belgeler.</li>
<li>Banka hesap bilgisi ve varsa vekaletname.</li>
</ul>
<p>Süreçte kritik bir nokta olarak, belgelerin eksiksiz sunulması, süreci belirgin biçimde kısaltır. Yine <strong>maluliyet raporunun yetkili sağlık kuruluğundan alınmış olması</strong> da eksik rapor dolayısıyla dosyasının uzun süre beklemesi ihtimalini ortadan kaldıracaktır.</p>
<h2>Güvence Hesabı Tazminat Başvurusu Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?</h2>
<p>Güvence Hesabı&#8217;na yapılan başvurunun sonuçlanma süresi <strong>dosyanın türüne, delil durumuna ve evrakların eksiksiz sunulmasına bağlı</strong> olarak değişkenlik göstermekle beraber, gerekli tüm bilgi ve belgeler verildiği takdirde basit niteliktek dosyalar için <strong>ortalama 1-3 ay içerisinde sonuçlanır.</strong> Bedensel zararları konu alan daha geniş kapsamlı dosyalarda bu süreç tahmin edilebileceği gibi uzar.</p>
<p>Maluliyet oranını gösteren yetkili sağlık kurulu raporunun temini, kusur oranına ilişkin savcılık ve ceza soruşturması dosyalarının yahut kaza tespit tutanaklarının kesinleşmesinin beklenmesi ve bağımsız aktüeryal tazminat hesaplamalarının yapılması, sürecin uzamasındaki temel etkenlerdir. Yine <strong>ceza mahkemesinde devam eden bir yargılama varsa</strong>, kusur durumunun netleşmesi için mahkeme kararının yahut bilirkişi raporunun beklenmesi gerekebilir.</p>
<p>Uygulamada en sık karşılaşılan gecikme sebebi ise eksik ya da usule aykırı sunulan evraklardır. Güvence Hesabı raportörlerinden gelen <strong>eksik belge bildirimlerinin en kısa sürede tamamlanması, dosya kayıt numarası üzerinden sürecin düzenli takip edilmesi</strong> ve yazışmaların kayıt altında tutulması sürecin gereksiz yere uzamasını engeller. Dosyanın sürüncemede kalması veya yasal sürelerde yanıt verilmemesi durumunda ise vakit kaybetmeden <strong>Sigorta Tahkim Komisyonu yoluna başvurulabilir.</strong></p>
<h2>Zamanaşımı Süresi Nedir?</h2>
<p>Güvence Hesabı’na yapılacak tazminat başvurularında zamanaşımı süresi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında kural olarak <strong>zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl</strong> ve <strong>her halükarda kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır.</strong></p>
<p>Burada trafik kazasının bir suç teşkil etmesi durumunda ayrı bir parantez açmak gerekir. Yaralanmalı yani taksirle yaralama suçunun gündeme geldiği trafik kazalarında zamanaşımı <strong>8 yı</strong>l, taksirle öldürme suçunda ise <strong>15 yıla kadar uzar. </strong></p>
<p>Sürenin başlangıcı her zaman kazanın gerçekleştiği an değildir. Özellikle sürekli sakatlık (maluliyet) durumlarında 2 yıllık öğrenme süresi kaza anında değil, <strong>maluliyet oranını gösteren kesin sağlık kurulu raporunun hak sahibine tebliğ edildiği veya kesinleştiği tarihte başlar.</strong></p>
<h2>Güvence Hesabı ile Sigorta Şirketinden Tazminat Talebi Arasındaki Fark</h2>
<p>Temel fark, <strong>talebin dayanağındadır.</strong> Sigorta şirketine karşı talep poliçeye dayanır; Güvence Hesabı&#8217;na karşı talep kanundan doğar.</p>
<p>Kapsam bakımından da ayrılırlar. Sigorta şirketi poliçe teminatları çerçevesinde maddi hasarı da öder. Güvence Hesabı ise kural olarak yalnızca bedensel zararı karşılar.</p>
<p>Yine usul yönünden de fark vardır.<strong> Sigorta şirketine karşı tahkim yoluna gitmeden önce</strong> şirkete yazılı başvuru yapılması dava şartıdır. Güvence Hesabı bakımından ön başvuru şartı aranmaz, başvuru doğrudan fona yapılır ve sonuç alınamazsa tahkim yoluna gidilir.</p>
<p>Sonuç bakımından ise benzeşirler. <strong>Her iki yolda da ödeme teminat limitleriyle sınırlıdır</strong> ve limiti aşan kısım için kusurlu tarafa dava açılması gerekir.</p>
<h2>Güvence Hesabı ve Kusurlu Sürücü Arasındaki Rücu Süreci</h2>
<p>Güvence Hesabı yaptığı ödemeyi kusurlu taraftan geri alır. Rücu yetkisi <strong>Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 108. maddesi, Sigortacılık Kanunu&#8217;nun 14. maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliği&#8217;nin 16. maddesine</strong> dayanır.</p>
<p>Süreç ödemenin yapılmasıyla başlar. Fon, zarar görene ödediği tutar kadar sorumlunun yerine geçer ve alacağı devralır. Ardından kusurlu sürücüye, araç işletenine, varsa sigortacısına ya da sigortacının iflas masasına yazılı bildirim gönderilir.</p>
<p>Bildirimde ödenen tutar, kaza bilgileri ve ödeme tarihi yer alır. Kendisine bildirim ulaşan kişi süresi içinde ödeme yapmazsa icra takibi başlatılır.</p>
<p>Rücu edilen tutar ödenen tazminatla sınırlıdır. <strong>Fon, ödediğinden fazlasını isteyemez.</strong> Buna karşılık ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiz de talep edilir.</p>
<h2>Güvence Hesabı&#8217;nda İcra Takibi ve Dava</h2>
<p>Zorunlu başvuruya rağmen Güvence Hesabı tarafından ödeme yapılmaması, <strong>başvurunun haksız reddedilmesi veya eksik ödeme yapılması durumlarında</strong> zarar görenler yasal yollara başvurma hakkına sahiptir. Bu aşamada hak sahipleri alacağın tahsili için doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesi’nde tazminat davası açabileceği gibi, daha hızlı ve düşük maliyetli olan Sigorta Tahkim Komisyonu yolunu da tercih edebilir.</p>
<p>Sigorta Tahkim Komisyonu hakemleri tarafından verilen ve kesinleşen kararlar doğrudan mahkeme ilamı niteliğindedir. <strong>Güvence Hesabı hakem kararına veya mahkeme hükmüne rağmen ödeme yapmazsa</strong>, bu ilama dayanılarak kurum aleyhine icra dairesinde doğrudan ilamlı icra takibi başlatılır. İlamlı icra takiplerine itiraz yoluyla takibin durdurulması mümkün olmadığından, tazminat tutarı yasal faiz ve icra masraflarıyla birlikte fondan tahsil edilir.</p>
<p>Öte yandan, doğrudan Güvence Hesabı’na karşı ilamsız icra takibi başlatılması durumunda kurumun 7 gün içinde takibe itiraz etme hakkı bulunur. İtiraz üzerine takip durur ve uyuşmazlığın çözümü için itirazın iptali davası açılması gerekir. <strong>Hak ve zaman kaybı yaşamamak adına</strong>, önce tahkim veya dava yoluyla ilam (kesin karar) alınıp ardından icra takibine geçilmesi en güvenli hukuki yöntemdir.</p>
<h3>Güvence Hesabı&#8217;na başvuru reddedilirse ne yapılır?</h3>
<p>Güvence Hesabı&#8217;ndan <strong>ret yanıtı gelmesi yahut 15 gün içerisinde cevap verilmemesi</strong> durumunda hak sahiplerinin önünde iki hukuki yol vardır.</p>
<p>İlki ve pratikte en çok tercih edilen, Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmaktır. <strong>Tahkim süreci mahkemelere kıyasla çok daha hızlı sonuçlanır</strong>, masrafları düşüktür ve hakemlerin verdiği kararlar doğrudan mahkeme ilamı niteliğinde olup icraya konulabilir. İkinci yol ise uyuşmazlığı yargıya taşıyarak<strong> Asliye Ticaret Mahkemesi’nde doğrudan tazminat davası açmaktır.</strong></p>
<p>Süreçte izlenecek adımı Güvence Hesabı&#8217;nın ret gerekçesi belirler. Ret kararı, yalnızca usul ya da sağlık kurulu raporu yetersizliği, kaza tutanağı eksikliği vb. eksik evraktan kaynaklanıyorsa, bu belgeler tamamlanarak tekrar başvuru yapılabilir. <strong>Talebin kapsam dışı olarak değerlendirilmesi durumu varsa</strong> (örneğin kaçan aracın yalnızca araç hasarına yol açması, kazada yayanın %100 kusurlu bulunması veya olayın bir trafik kazası sayılmaması), alacak tahsili için doğrudan kazaya karışan kusurlu araç sürücüsü ve işletenine karşı yasal yollara başvurulmalıdır.</p>
<h3>Güvence Hesabı tazminatı ne kadar sürede ödenir?</h3>
<p>Güvence Hesabı’na yapılan başvurulara kurum yasa gereği <strong>en geç 15 gün içinde bir cevap vermesi veya süreci başlatmalıdır. </strong>Başvuru dosyasının incelenmesi, maluliyet ve kusur raporlarının denetlenerek aktüeryal tazminat hesabının çıkarılması ise uygulamada <strong>ortalama 1 ila 2 ay (30-45 gün) sürmektedir.</strong> Gerekli tüm evraklar eksiksiz tamamlanıp dosya onaylandığında ise yine yasal mevzuat gereği <strong>en geç 8 iş günü içinde tazminat hak sahibinin banka hesabına aktarılır.</strong></p>
<p>Kaza tespit tutanağında <strong>kusur belirsizliği bulunması, savcılık/ceza soruşturmasının sürmesi yahut hak sahipliğine ilişkin evrakların eksik olması</strong> durumlarında inceleme süresi uzayabilir. Başvuruya 15 gün içinde cevap verilmemesi veya ödemenin gerekçesiz gecikmesi durumunda hak sahipleri yasal faiz talebiyle birlikte doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurabilir veya dava açabilirler.</p>
<p>Burada altını çizmek istediğimiz önemli bir nokta olarak <strong>Güvence Hesabı, başvuru, dosya masrafı ya da tazminat aktarımı adı altında hak sahiplerinden hiçbir surette ücret, harç veya kart bilgisi talep etmez.</strong> Tazminat vaadiyle işlem ücreti isteyen aracı kişi veya mesajların dolandırıcılık amacı taşıdığı belirtmek isteriz.</p>
<h3>Çarparak kaçan bir araç arabama zarar verdi, masrafı Güvence Hesabı öder mi?</h3>
<p>Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araçların karıştığı kazalarda Güvence Hesabı yalnızca bedensel zararları ödemekle yükümlüdür ve aracınızda oluşan <strong>maddi hasar, onarım masrafları ya da değer kaybı kapsam dışında tutulur. </strong>Eğer kaza sırasında araç içinde<strong> yaralanma yahut vefat durumu varsa</strong>, oluşan maluliyet, bakıcı gideri ve destekten yoksun kalma gibi <strong>bedensel zarar kalemleri için Güvence Hesabı&#8217;na başvurulabilir. </strong></p>
<h3>Güvence Hesabı&#8217;ndan manevi tazminat talep edebilir miyim?</h3>
<p>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) genel şartları kapsamında manevi tazminat talepleri teminat kapsamı dışındadır. <strong>Güvence Hesabı da yalnızca zorunlu sigortanın kapsamında giren bedensel zararları karşıladığından dolayı manevi tazminat taleplerini ödemez. </strong></p>
<p>Diğer taraftan, bedensel zararlar ve iş göremezlik tazminatı için Güvence Hesabı&#8217;na başvurulmuş olması, manevi tazminat talepleri açısından bir engel değildir. Hak sahipleri, <strong>Güvence Hesabı sürecini ve kusurlu taraflara karşı manevi tazminat sürecini eş zamanlı ve birbirini etkilemeyecek şekilde</strong> ayrı yollardan yürütebilirler.</p>
<h3>Sigortasız bir araç bana çarptı, değer kaybı alabilir miyim?</h3>
<p>Güvence Hesabı, <strong>sigortasız araçların karıştığı kazalarda yalnızca bedensel zaraları güvence altına aldığından</strong>, aracın uğradığı değer kaybı gibi doğrudan maddi zarar kalemlerinin talep edilmesi kapsam dışındadır. Bu nedenle araçtaki piyasa değer kaybı, <strong>kazada kusuru bulunan araç sürücüsüne ve araç işletenine yani ruhsat sahibine yöneltilmelidir. </strong></p>
<p>Talep edilecek tutarın hukuken somutlaştırılması için <strong>kaza tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, onarım faturaları ve sigorta ekspertiz raporu ile değer kaybının tespit ettirilmesi gerekir.</strong> Karşı tarafın borcu rızaen ödememesi durumunda, öncelikle arabuluculuk, sonrasında ise icra takibi veya Asliye Hukuk Mahkemesi&#8217;nde tazminat davası yoluna başvurulur.</p>
<h3>Güvence Hesabı&#8217;ndan aldığım tazminat eksikse fark için dava açabilir miyim?</h3>
<p>Güvence Hesabı tarafından yapılan ödeme, gerçek maddi zararı ve yasal aktüeryal hesabı tam olarak karşılamadığında, eksik kalan tutar için başvuru ve dava hakkınız devam eder. Süreçte hak kaybı yaşamamak adına ödeme belgesi ve/veya ibranameyi imzalarken, <strong>&#8220;fazlaya ilişkin haklar saklıdır&#8221; şerhinin düşülmesi çok önemlidir. </strong></p>
<p>Dava açmadan önce, yasa gereği öncelikle Güvence Hesabı&#8217;na yazılı başvuru yapılarak eksik tutarın ödenmesi talep edilmelidir. <strong>Başvurunun reddedilmesi yahut 15 gün içerisinde yanıtsız kalması durumunda</strong> Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir veya Asliye Ticaret Mahkemesi’nde tazminat davası açılabilir.</p>
<p>Bu süreçte, Güvence Hesabı&#8217;nın sorumluluğunun kaza tarihindeki <strong>yasal poliçe teminat limitiyle sınırlı olduğunu ve bu limiti aşan bakiye zararların Güvence Hesabı&#8217;ndan değil</strong>, kazada kusurlu bulunan araç sürücüsü ve işleteninden talep edilmesi gerektiği unutulmamalıdır.</p>
<h3>Yayaların Güvence Hesabı&#8217;na başvurma hakkı var mıdır?</h3>
<p>Bir motorlu aracın çarpması sonucunda bedensel zarara uğrayan <strong>yayalar, zarar gören üçüncü kişi sıfatıyla Güvence Hesabı&#8217;na doğrudan başvurabilir.</strong> Tabi başvuru hakkının doğması için <strong>yayaya çarpan aracın trafik sigortasının bulunmaması, aracın çalıntı olması, sigorta şirketinin iflas etmesi</strong> yahut aracın kazadan sonra kaçarak plakasının tespit edilememesi gerekir.</p>
<p>Bir parantez olarak, <strong>kaçan araçlarda Güvence Hesabı&#8217;nın yalnızca bedensel zararları karşıladığı unutulmamalıdır.</strong> Yine eğer kazada yararlanma durumu varsa iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderleri talep edilebilirken yayanın vefatı durumunda ise geride kalan hak sahipleri destekten yoksun kalma tazminatına başvurabilir.</p>
<p><strong>Kazada yayanın kusur olması durumunda</strong>, kusur oranında tazminattan indirim yapılır. Kaldırımda yürürken bir aracın çarptığı yaya örneğin, kusursuz olduğu için tazminat tam olarak ödenir. <strong>Aynı şartlar ve başvuru hakkı</strong>, bir motorlu aracın çarpması sonucunda zarar gören <strong>bisiklet ve elektrikli scooter&#8217;lar için de geçerlidir. </strong></p>
<h3>Başvuru için avukat tutmak zorunlu mudur?</h3>
<p>Hak sahipleri, <strong>başvuru dilekçesini ve gerekli evrakları bizzat hazırlayarak</strong> Güvence Hesabı&#8217;na doğrudan başvurabilir ve bu başvuru için avukat zorunluluğu yoktur.</p>
<p>Buna karşın, <strong>bedensel zarar içeren dosyalar detaylı teknik ve hukuki uzmanlık gerektirir.</strong> Örneğin, tazminat miktarının hesaplanmasında maluliyet oranı, bakiye yaşam süresi tablosu (TRH 2010), kusur durumu ve gelir verileri üzerinden hazırlanan karmaşık aktüeryal hesaplamalara ihtiyaç vardır. <strong>Bu hesaplamaların hukuki ve teknik olarak denetlenmemesi</strong>, hak sahiplerinin gerçek zararından daha düşük bir tazminatla karşılaşmasına yol açabilir.</p>
<p>Hukuki süreçte <strong>başvurunun reddedilmesi, eksik ödeme yapılması ya da Sigorta Tahkim Komisyonu ile dava süreçlerinin yürütülmesi aşamalarında da hak kaybına uğramamak adına</strong> sürecinde alanda uzman bir avukat aracılığıyla takip edilmesi önem taşır.</p>
<p>Güvence Hesabında Bilinmesi Gereken Temel Bilgiler</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/guvence-hesabi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trafik Kazalarında Kusur Oranına İtiraz Süreci</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazasi-kusur-oranina-itiraz/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazasi-kusur-oranina-itiraz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 19:25:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2240</guid>

					<description><![CDATA[Öne çıkan noktalar Kusur oranına itiraz sürecinde dört kritik nokta: 1 Kusur oranı, trafik kazası sonrası talep edilecek tazminat miktarının belirlenmesinde temel unsurlardan biridir. Araç hasarı, değer kaybı ve maddi zararlar kusur oranına göre değerlendirilir. 2 Kaza tespit tutanağındaki kusur oranı kesin bir karar değildir. Hatalı olduğu düşünülen değerlendirmelere sigorta şirketi, Sigorta Tahkim Komisyonu ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ozet-box">
<div class="ozet-baslik">
   <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
  <path d="M9 11l3 3L22 4"/>
  <path d="M21 12v7a2 2 0 0 1-2 2H5a2 2 0 0 1-2-2V5a2 2 0 0 1 2-2h11"/>
</svg><br />
    <span>Öne çıkan noktalar</span>
  </div>
<p class="ozet-aciklama">Kusur oranına itiraz sürecinde dört kritik nokta:</p>
<ol class="ozet-liste">
<li>
      <span class="ozet-no">1</span><br />
      <span class="ozet-metin">Kusur oranı, trafik kazası sonrası talep edilecek tazminat miktarının belirlenmesinde temel unsurlardan biridir. Araç hasarı, değer kaybı ve maddi zararlar kusur oranına göre değerlendirilir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">2</span><br />
      <span class="ozet-metin">Kaza tespit tutanağındaki kusur oranı kesin bir karar değildir. Hatalı olduğu düşünülen değerlendirmelere sigorta şirketi, Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkeme yoluyla itiraz edilebilir.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">3</span><br />
      <span class="ozet-metin">İtiraz sürecinde kamera kayıtları, fotoğraflar, tanık beyanları ve teknik raporlar en önemli deliller arasında yer alır. Somut deliller, kusur oranının yeniden değerlendirilmesinde belirleyici olur.</span>
    </li>
<li>
      <span class="ozet-no">4</span><br />
      <span class="ozet-metin">Kusur oranına itiraz ederken yasal sürelerin takip edilmesi gerekir. Sürelerin kaçırılması, tazminat haklarının korunmasını zorlaştırabilir ve süreci uzatır.</span>
    </li>
</ol>
</div>
<p>Trafik kazası sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağındaki kusur oranı, sürücülerin hem maddi hem manevi tazminat taleplerini doğrudan belirler ve <strong>hatalı tespit edilmesi durumunda maddi hak kayıplarına yol açar. </strong></p>
<p>Kusur oranına itiraz hakkı <strong>sigorta şirketi, Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkeme yolları üzerinden kullanılabilir</strong> ve ilk anda sigorta eksperleri ya da hakem heyeti tarafından tespit edilen kusur yüzdesi gerçek sorumluluk dağılını kesin olarak yansıtmaz.</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>kusur oranına nasıl itiraz edilebileceğine, itiraza ilişkin hak düşürücü sürelere, itirazı güçlendirecek delillere ve süreçte dikkat edilmesi gereken noktalara</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Trafik Kazalarında Kusur Oranı Neden Önemlidir?</h2>
<p>Trafik kazalarında belirlenen kusur oranı, kaza sonucunda mağduriyete uğrayan tarafın talep edebileceği tazminat miktarını belirlemesi açısından en kritik noktadır. Maddi tazminat kapsamında <strong>araçtaki hasar, değer kaybı, tedavi giderleri ve iş gücü kaybı gibi zarar kalemleri, tarafların kusur oranları dikkate alınarak değerlendirilir.</strong> Manevi tazminat açısından ise her ne kadar teorik olarak formül içerisinde yer almasa da, hakimin <strong>olayın ağırlığını ve tarafların durumunu değerlendirirken dikkate aldığı</strong> kriterlerden biri olabilir.</p>
<div class="expert-opinion-box">
<div class="expert-photo-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="expert-photo" /><br />
    <span class="expert-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#032540" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="expert-content">
<div class="expert-title">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#cfb283" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="expert-text">Trafik kazalarında kusur oranı, yalnızca kazanın nasıl gerçekleştiğini gösteren teknik bir değerlendirme değildir ve tarafların tazminat haklarını doğrudan etkileyen hukuki bir sonuç doğurur. Bu nedenle kusur oranına itiraz edilirken yalnızca mevcut tespitin hatalı olduğu belirtilmemeli, kazanın gerçek oluş şeklini ortaya koyan somut delillerle desteklenen kapsamlı bir inceleme yapılmalıdır. Özellikle kamera kayıtları, teknik raporlar ve olay yerindeki fiziki bulgular, kusur değerlendirmesinin yeniden ele alınmasında önemli rol oynar.</p>
<div class="expert-signature">
<p class="expert-name">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="expert-role">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<h2>Kaza Sonrası Kusur Oranı Nasıl Belirlenir?</h2>
<p>Trafik kazası sonrasında kusur oranının belirlenmesi için aşağıdaki adımlar takip edilir:</p>
<ul>
<li>Maddi hasarlı kazalarda taraflar kaza tespit tutanağını kendi aralarında düzenleyebilir fakat <strong>yaralanma ya da ölüm varsa</strong> tutanağı trafik polisi ya da jandarmanın hazırlaması gerekir.</li>
<li>Tutanaktaki <strong>sürücü beyanları, kaza krokisi ve varsa olay yeri fotoğrafları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) sistemine işlenir.</strong></li>
<li>Sigorta şirketlerinin eksperleri bu bilgileri inceleyerek <strong>her sürücü için ayrı bir kusur yüzdesi belirler.</strong></li>
<li>Belirlenen kusur payı taraflara kısa mesaj ya da e-posta yoluyla bildirilir.</li>
<li>Kusur oranı çoğu zaman%25 &#8211; %75 gibi paylaşımlı bir biçimde ya da taraflardan birinin tam kusurlu sayılmasıyla ortaya çıkar. Ortaya çıkan bu ilk tespit <strong>kesin değildir ve kusur oranına itiraz hakkı burada devreye girer.</strong></li>
</ul>
<h2>Adım Adım Kusur Oranına İtiraz Süreci</h2>
<p>Trafik kazası sonrasında belirlenen kusur oranına itiraz etmek için takip edilmesi gereken adımlar şunlardır:</p>
<ul>
<li>Kusur oranının bildirildiği tarihten itibaren <strong>5 iş günü içinde ilgili sigorta şirketine yazılı itiraz sunulur.</strong></li>
<li>İtiraz dilekçesine kazanın gerçek oluş şeklini destekleyen <strong>kanıtlar eklenmelidir.</strong> Örneğin; kamera kaydı, tanık beyanı veya olay yeri fotoğrafları gibi.</li>
<li>Sigorta şirketi itirazı kabul etmezse ya da süresi içinde<strong> yanıt vermezse başvuru Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınabilir.</strong></li>
<li>Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda soruşturma aşamasında <strong>savcılığa</strong>, kovuşturma aşamasında ise <strong>ceza mahkemesine</strong> kusur itirazında bulunmak mümkündür.</li>
<li>Uyuşmazlık büyükse yahut tahkim yolu sonuç vermezse <strong>dava açılarak kusur tespiti bilirkişi incelemesiyle yeniden değerlendirilir.</strong></li>
</ul>
<p>Tüm bu sürecin her aşamasında kanunda belirlenen süre sınırlarına uymak, itiraz hakkının kaybedilmemesine adına en kritik noktadır. Yine <strong>her bir adım farklı teknik prosedürler içerdiğinden dolayı hak kaybı yaşamamak adına sürecin uzman bir avukat gözetiminde ilerlemesi önerilir.</strong></p>
<h2>Yaralanmalı Trafik Kazası Kusur Oranına İtiraz Dilekçesi Örneği</h2>
<p>Yaralanmalı trafik kazasında kusur oranına itiraz ederken inceleyebileceğiniz dilekçe örneğini bu bölümde bulabilirsiniz. <strong>Uzman avukatlarımızın hazırladığı bu dilekçenin bir örnek olduğunu</strong>, her olayın kendi dinamiklerine bağlı olarak düzenlenmesi gerektiğini hatırlatmak isteriz.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>[SİGORTA ŞİRKETİ ADI] SİGORTA A.Ş. HASAR İTİRAZ BİRİMİ&#8217;NE</strong></p>
<p><strong>KONU:</strong> [Tutanak/Dosya No] sayılı trafik kazası tespit tutanağında belirlenen kusur oranına itirazımızın sunulmasıdır.</p>
<p><strong>SİGORTALI/İTİRAZ EDEN:</strong> [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres, Telefon]
<p><strong>KARŞI TARAF:</strong> [Ad Soyad, Plaka, Poliçe No]
<p><strong>KAZA TARİHİ VE YERİ:</strong> [Tarih], [İlçe/İl]
<p><strong>TUTANAK NO:</strong> [Numara]
<p><strong>AÇIKLAMALAR:</strong></p>
<ol>
<li>[Tarih] tarihinde, [yer] mevkiinde meydana gelen trafik kazasında tarafıma yüzde [oran] oranında kusur izafe edilmiştir. Kazanın gerçek oluş şekli, tarafıma bildirilen bu orana uygun değildir.</li>
<li>Kaza anında [olay yeri kamerası / araç içi kamera / tanık] tarafından kaydedilen görüntüler, karşı tarafın [ihlal edilen kural] ihlal ettiğini açıkça göstermektedir.</li>
<li>Yaralanmam nedeniyle düzenlenen adli muayene raporundaki bulgular, kazanın oluş şekliyle birebir örtüşmektedir ve ekte sunulmuştur.</li>
<li>Tutanağı düzenleyen görevlinin kaza yerinde yeterli inceleme yapmadan, yalnızca tarafların ilk beyanına dayanarak kusur değerlendirmesi yaptığı kanaatindeyim.</li>
<li>Yukarıda açıklanan nedenlerle, kusur oranının kaza yerindeki somut deliller yeniden incelenerek düzeltilmesini talep ediyorum.</li>
</ol>
<p><strong>HUKUKİ DAYANAK:</strong> 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları</p>
<p><strong>SONUÇ VE İSTEM:</strong> Yukarıda açıkladığım nedenlerle, kaza tespit tutanağında tarafıma izafe edilen kusur oranının ekte sunduğum deliller çerçevesinde yeniden değerlendirilmesini ve düzeltilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.</p>
<p><strong>EKLER:</strong> 1) Kaza tespit tutanağı örneği 2) Kamera kaydı / fotoğraflar 3) Tanık beyanı (varsa) 4) Adli muayene raporu 5) Sağlık raporu ve tedavi belgeleri</p>
<p style="text-align: right;">[Tarih] [Ad Soyad / İmza]
<h2>Ölümlü Trafik Kazası Kusur Oranına İtiraz Dilekçesi Örneği</h2>
<p>Ölümlü trafik kazalarında kusur itirazı, çoğunlukla soruşturma dosyası üzerinden ve mirasçılar adına yürütülür. Aşağıdaki örnek, Cumhuriyet Başsavcılığına sunulacak bir itiraz dilekçesinin yapısını göstermektedir. <strong>Uzman avukatlarımızın hazırladığı bu dilekçenin bir örnek olduğunu</strong>, her olayın kendi dinamiklerine bağlı olarak düzenlenmesi gerektiğini hatırlatmak isteriz.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>[İLÇE] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI&#8217;NA</strong></p>
<p><strong>SORUŞTURMA NO:</strong> [Numara]
<p><strong>MÜŞTEKİLER:</strong> [Mirasçıların adı, varsa vekili]
<p><strong>ŞÜPHELİ:</strong> [Ad Soyad]
<p><strong>KONU:</strong> Soruşturma dosyasındaki kaza tespit tutanağında belirlenen kusur oranına itirazımızın ve ek bilirkişi incelemesi talebimizin sunulmasıdır.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR:</strong></p>
<ol>
<li>[Tarih] tarihinde meydana gelen ve müvekkillerimizin murisi [Ad Soyad]&#8217;ın vefatıyla sonuçlanan trafik kazasında, dosyaya giren kaza tespit tutanağında şüpheliye yüzde [oran] oranında kusur izafe edilmiştir.</li>
<li>Tutanaktaki kusur değerlendirmesi, olay yerindeki fren izleri, araç hasar fotoğrafları ve varsa kamera kaydı ile birlikte değerlendirildiğinde eksik kalmaktadır.</li>
<li>Şüphelinin [hız sınırı ihlali / diğer somut bulgu] ile ilgili kolluk tarafından tutulan tespitler, kusur oranına yeterince yansıtılmamıştır.</li>
<li>Dosyada mevcut bilirkişi raporunun, olay yerindeki fiziki delillerle çelişen sonuçlar içerdiği kanaatindeyiz.</li>
<li>Bu nedenle dosyanın, trafik kazaları konusunda uzman bağımsız bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek kusur oranının yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz.</li>
</ol>
<p><strong>HUKUKİ DAYANAK:</strong> 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri</p>
<p><strong>SONUÇ VE İSTEM:</strong> Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, soruşturma dosyasındaki kusur tespitinin yeniden bilirkişi incelemesine tabi tutulmasını ve müvekkillerimizin mağduriyetinin giderilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.</p>
<p><strong>EKLER:</strong> 1) Veraset ilamı 2) Kaza tespit tutanağı 3) Otopsi / adli tıp raporu 4) Fotoğraf ve varsa kamera kaydı</p>
<p style="text-align: right;"><strong>[Tarih] [Müşteki Vekili Ad Soyad / İmza]</strong></p>
<p>Bu örnekte dikkat çeken nokta, <strong>bilirkişi raporunun fiziki delillerle karşılaştırılarak itiraz edilmesidir.</strong> Kusur oranını kabul etmediğini belirtmek yerine tutanaktaki somut çelişkiyi göstermek, itirazın ciddiye alınma ihtimalini artırır.</p>
<h2>Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru Süreci</h2>
<p><strong>Sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamaması durumunda itiraz Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınarak</strong> uyuşmazlığın bağımsız bir hakem ya da heyet tarafından değerlendirilmesi sağlanabilir. Bu süreç aşağıdaki gibi ilerler:</p>
<ul>
<li>Başvurular, Sigorta Tahkim Komisyonunun resmi internet sitesi üzerinden ya da e-Devlet üzerinden yapılabilir. Başvuru sırasında uyuşmazlığa ilişkin belgelerin sunulması ve gerekli başvuru ücretinin yatırılması gerekir.</li>
<li>Başvuru sonrasında dosya bağımsız bir hakem tarafından incelenir. Kusur oranı, hasar miktarı veya tazminat hesabı gibi <strong>teknik konularda değerlendirme yapılması gerektiğinde bilirkişi incelemesine başvurulur.</strong></li>
<li>Hakem, dosyadaki belgeleri, tarafların beyanlarını ve varsa bilirkişi raporlarını değerlendirerek karar verir. Karar süresi, dosyanın kapsamına ve teknik inceleme gerekip gerekmediğine göre farklılık gösterebilir.</li>
<li>Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararlarına karşı,<strong> uyuşmazlık tutarının kanunda belirtilen sınırları aşması halinde</strong> kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde İtiraz Hakem Heyetine başvuru yapılabilir.</li>
<li>Kesinleşen tahkim kararları,<strong> mahkeme ilamı niteliğinde olup doğrudan icra takibine konu edilebilir.</strong></li>
</ul>
<h2>Mahkeme Yoluyla Kusur Oranına İtiraz</h2>
<p>Kusur oranına ilişkin uyuşmazlıklar, <strong>tazminat davası kapsamında mahkeme tarafından da incelenebilir.</strong> Sigorta Tahkim Komisyonu sürecinden sonuç alınamaması, tahkim yolunun tercih edilmemesi ya da <strong>araç hasarı, değer kaybı, maddi ya da bedensel zarar nedeniyle doğrudan dava açılması</strong> halinde kusur değerlendirmesi mahkemeye taşınır.</p>
<p>Mahkeme sürecinde görevli mahkeme, davanın hangi tarafa karşı açıldığına ve uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. <strong>Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davalarında genellikle Asliye Ticaret Mahkemeleri</strong>, karşı sürücüye veya araç sahibine karşı açılan davalarda ise Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.</p>
<p>Dava dilekçesinde, <strong>kaza tespit tutanağındaki veya önceki kusur değerlendirmelerindeki tespitin neden hatalı olduğu açıklanmalı ve kusur oranının yeniden incelenmesi talep edilmelidir.</strong> Mahkeme, kusur oranını yalnızca mevcut tutanaklara göre belirlemez; kazanın oluş şekli, trafik kuralları, fotoğraflar, kamera kayıtları, tanık beyanları ve diğer teknik delilleri birlikte değerlendirir.</p>
<p>Kusur değerlendirmesi teknik bir inceleme gerektirdiğinden mahkeme, dosyayı trafik konusunda uzman bağımsız bilirkişi veya bilirkişi heyetine gönderir. Gerekli görülmesi durumunda olay yerinde keşif yapılır ve kazanın oluş şekli yeniden incelenir.</p>
<p>Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edildikten sonra taraflar <strong>HMK m. 281 kapsamında iki hafta içinde rapora itiraz edebilir.</strong> İtirazların haklı bulunması durumunda <strong>mahkeme ek rapor alınmasına veya yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirilmesine karar verebilir.</strong></p>
<p>Mahkeme yoluyla yapılan inceleme, diğer başvuru yollarına göre <strong>daha uzun sürebilse de kusur oranının tüm delillerle birlikte ayrıntılı şekilde değerlendirildiği en kapsamlı hukuki süreçlerden biridir</strong>. Dolayısıyla hatalı kusur tespitinin tazminat hakkını etkilediği durumlarda mahkeme süreci önemli bir başvuru yolu oluşturur.</p>
<h2>İtiraz Sürecinde Hak Kaybı Yaşamamak Adına Dikkat Etmeniz Gerekenler</h2>
<p>Kusur oranına itiraz sürecinde hak kaybı yaşamamak adına <strong>öncelikle yasal süreleri takip etmeniz gerekir.</strong> Maddi hasarlı trafik kazalarında kusur değerlendirmesine ilişkin itirazların, bildirim tarihinden itibaren öngörülen süreler içinde yapılması önemlidir. Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararlarına karşı itiraz hakkı ise kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde kullanılmalıdır.</p>
<p>İtiraz sürecinde dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise k<strong>azaya ilişkin delillerin zaman kaybetmeden toplanmasıdır.</strong> Kaza anını gösteren kamera kayıtları, tanık bilgileri, fotoğraflar ve diğer teknik belgeler belirli sürelerle saklandığından<strong> geç kalınması halinde önemli delillere ulaşmak zorlaşabilir.</strong></p>
<p>Sadece &#8220;kusur oranını kabul etmiyorum&#8221; şeklinde yapılan dayanaksız itirazlar yeterli değildir. <strong>İtiraz dilekçesinde kazanın oluş şekli açıklanmalı</strong> ve fotoğraf, kamera kaydı, tanık beyanı, ekspertiz raporu veya teknik değerlendirme gibi destekleyici delillerle kusur oranının neden hatalı olduğu ortaya konulmalıdır.</p>
<p>Trafik kazalarında kusur değerlendirmesi teknik inceleme, sigorta uygulamaları ve hukuki süreçlerin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Bu nedenle <strong>özellikle yaralanmalı, ölümlü veya yüksek maddi zarara yol açan kazalarda hukuki destek alınması</strong>, sürecin doğru yürütülmesine yardımcı olur ve prosedürel ya da teknik hatalardan oluşan hak kayıplarını engeller.</p>
<h2>Kusur Oranına İtiraz İçin Gerekli Belgeler</h2>
<p>Kusur oranına itiraz ederken belgelerin eksiksiz sunulması ve itirazı destekler nitelikte olması, başvurunun lehte sonuçlanmasını sağlayacaktır. Bu kapsamda gerekli belgeler şöyledir:</p>
<ul>
<li><strong>Kaza tespit tutanağının bir örneği</strong>. Sigorta şirketinden veya e-Devlet üzerinden temin edilebilir.</li>
<li>Kaza anına ait fotoğraf ve varsa kamera kaydı, mümkünse kazadan hemen sonra kaydedilmelidir.</li>
<li>Tanık beyanları, tanığın iletişim bilgileriyle birlikte yazılı olarak alınmalıdır.</li>
<li><strong>Yaralanma varsa adli muayene raporu ve tedavi belgeleri</strong>, hastaneden veya adli tıp kurumundan istenebilir.</li>
<li>Varsa özel bilirkişi veya eksper raporu, itiraz dilekçesine dayanak olarak eklenebilir.</li>
<li>Sigorta poliçe bilgileri ve araç ruhsat fotokopisi, başvuru formunun eksiksiz doldurulması için gereklidir.</li>
<li>Belgelerin <strong>dijital ve fiziki kopyalarının ayrı ayrı saklanması</strong>, itiraz sürecinde tekrar talep edilmesi durumunda zaman kaybını önler.</li>
</ul>
<h2>İtiraz Süresi ve Zamanaşımı Kavramı</h2>
<p>Başvurunun yapıldığı kuruma ve sürecin hangi aşamada olduğuna göre değişiklik gösteren itiraz süresi açısından<strong> hak kaybı yaşamamak adına kusur oranı tarafınızı bildirildikten sonra mümkün olan en kısa sürede süreci başlatmanızı öneririz.</strong> İtiraz sürecinde dikkat edilmesi gereken süreler ise şöyle sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li><strong>Sigorta şirketi ve SBM süreci:</strong> Maddi hasarlı trafik kazalarında kusur değerlendirmesine ilişkin itirazların, ilgili bildirim sonrasında genellikle <strong>ilk 5 gün içinde yapılması gerekir.</strong> Sürenin geçirilmesi halinde itiraz imkanları ve izlenecek hukuki yollar olaya göre değişir.</li>
<li><strong>Sigorta Tahkim Komisyonu süreci:</strong> Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararlarına karşı itiraz hakkı, kararın taraflara tebliğ edilmesinden itibaren <strong>10 gün içinde kullanılabilir</strong> fakat her hakem kararına karşı itiraz yolu açık değildir; itiraz edilebilmesi için kararın kanunda belirtilen şartları taşıması gerekir. Bu sürenin kaçırılması durumunda karar kesinleşebilir ve dava yoluna gitmek gerekir.</li>
</ul>
<p>Zamanaşımı süresi ise itiraz süresinden farklı bir hukuki kavramdır. Trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri, <strong>kural olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 109. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu&#8217;nun 72. maddesi kapsamında değerlendirilir.</strong> Buna göre tazminat talepleri, zararın ve sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde kaza tarihinden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.</p>
<p>Kaza aynı zamanda taksirle yaralama veya taksirle öldürme gibi bir suç oluşturuyorsa, <strong>taksirle öldürme suçunda dava zamanaşımı süresi kural olarak 15 yıl</strong>, taksirle yaralama suçunda ise olayın niteliğine göre 8 yıl veya daha uzun süreler olabilir. Bu durumda tazminat talebi için uygulanacak süre, <strong>kazadaki suçun niteliğine ve ceza kanunundaki zamanaşımı düzenlemelerine göre belirlenir.</strong></p>
<p>Bu nedenle kusur oranına ilişkin sürelerin kaçırılmaması ve hak kaybı yaşanmaması için kazanın niteliğine göre hukuki değerlendirme yapılması önem taşır.</p>
<p>Trafik kazalarında zamanaşımı sürelerine ilişkin detayları incelemek için uzman avukatlarımızın hazırladığı <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-zamanasimi/"><strong>Trafik Kazalarında Zamanaşımı</strong></a> web sayfamıza göz atabilirsiniz.</p>
<h2>Kusur Oranı Değişirse Haklarınız Nasıl Etkilenir?</h2>
<p>Kusur oranının değişmesi kaza sonrasında talep edilecek tazminat miktarını doğrudan etkilerken itiraz sonucunda oranın azalması halinde<strong> daha önce alınamayan ya da eksik hesaplanan bazı haklar da yeniden değerlendirilir. </strong></p>
<p>Bu hakları genel olarak şöyle özetleyebiliriz:</p>
<ul>
<li>Kusur oranının azalması, karşı tarafın kusuruna bağlı olarak talep edilebilecek araç hasarı ve değer kaybı tazminatının yeniden hesaplanmasını sağlayabilir.</li>
<li>Yaralanmalı kazalarda kusur oranındaki değişiklik, tedavi masrafları, geçici iş göremezlik ve sürekli maluliyet nedeniyle talep edilecek maddi tazminat miktarını etkileyebilir.</li>
<li>Ölümlü trafik kazalarında, hayatını kaybeden kişinin yakınlarının talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı, güncellenen kusur oranına göre yeniden hesaplanabilir.</li>
<li>Manevi tazminatta kusur oranı doğrudan bir hesaplama kriteri değildir fakat kazadaki kusur durumu, olayın ağırlığı ve tarafların durumlarıyla birlikte hakimin değerlendirdiği unsurlardan biri olabilir.</li>
</ul>
<h3>Kusur oranına avukat olmadan itiraz edilebilir mi?</h3>
<p>Kusur oranına itiraz edebilmek için avukatla temsil edilme zorunluluğu yoktur. Yasal olarak sorumlu vatandaş gerekli belgeleri hazırlayarak itirazını bizzat yapabilir fakat <strong>teknik ve karmaşık prosedürler içeren bir süreç olması dolayısıyla delillerin eksiksiz sunulması ve doğru usulün izlenmesi uzman olmayan biri için oldukça zordur.</strong> Özellikle yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarında ya da yüksek tutarlı tazminat tazminat taleplerinde avukat desteği alınması hak kaybı yaşanma riskini azaltır ve itirazın başarı ihtimalini önemli ölçüde artırır.</p>
<h3>Kusur oranı kaç gün içinde değiştirilebilir?</h3>
<p>Başvurunun yapılacağı mecraya bağlı olarak itiraz süresi değişir.</p>
<ul>
<li><strong>SBM üzerinden</strong> belirlenen kusur oranına itiraz etmek için, yeni belge veya delillerle birlikte <strong>5 iş günü</strong> içinde sigorta şirketine başvurulması gerekir.</li>
<li><strong>Sigorta Tahkim Komisyonuna</strong> başvuru için özel bir süre öngörülmemiş olsa da, hakem kararına itiraz edilecekse <strong>kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde</strong> (takvim günü olup tatiller dahildir) itiraz dilekçesi verilmelidir.</li>
<li>İlk kusur tespitine hiç itiraz edilmezse kusur oranı belirli bir süre sonunda, bu süre maddi hasarlı kazalarda 2 yıl, yaralanmalı kazalarda 8 yıl, ölümlü kazalarda ise 15 yıldır. Bu nedenle itirazın mümkün olan en kısa sürede, <strong>özellikle ilk aşamadaki 5 iş günlük ve 10 günlük süreler içinde yapılması büyük önem taşır. </strong></li>
<li>Bu süreler kaçırılmış olsa bile, <strong>zamanaşımı süresi dolmadığı sürece kusur oranı mahkeme yoluyla</strong> yeniden değerlendirilebilir.</li>
</ul>
<h3>Kusur oranını kim belirler?</h3>
<p>Kusur oranının kim tarafında belirlendiği kazanın sonucuna bağlı olarak değişen bir durumdur. Üç alternatif vardır bu süreçte:</p>
<ul>
<li>Eğer <strong>kaza maddi hasarlı</strong> ise sürücülerin düzenlediği ya da kolluk kuvvetleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağı, fotoğraflar ve diğer belgeler <strong>Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) sistemi</strong> üzerinden değerlendirilir ve ilk kusur oranı da bu inceleme sonucunda belirlenir.</li>
<li>Kazada <strong>yaralanma ya da ölüm olması durumunda</strong> polis veya jandarma olay yerinde inceleme yaparak delilleri toplar, kaza krokisini hazırlar ve gerekli tespitleri yapar fakat nihai kusur oranını belirlemez. <strong>Ceza soruşturması veya ceza davası kapsamında görevlendirilen bilirkişi</strong>, olayın oluş şekli, trafik kuralları ve teknik bulgular ışığında kusur değerlendirmesini yapar. Bu süreçte araç hasarına ilişkin kusur tespiti SBM üzerinden, <strong>kişisel zarara ilişkin kusur tespiti ise ceza bilirkişisi üzerinden ayrı ayrı yürütülür.</strong> Dolayısıyla iki süreç eş zamanlı ilerleyebilir.</li>
<li>İlk belirlenen kusur oranına itiraz edilmesi senaryosunda ise dosya Sigorta Tahkim Komisyonu veya görevli mahkeme tarafından yeniden incelenir. Bu süreçte görevlendirilen bağımsız bilirkişi veya bilirkişi heyeti, mevcut delilleri yeniden değerlendirerek önceki kusur oranından farklı bir sonuca ulaşabilir.</li>
</ul>
<h3>Ceza davasındaki kusur oranı ile hukuk davasındaki oran aynı mıdır?</h3>
<p>Ceza mahkemesinde yapılan kusur değerlendirmesi ile hukuk mahkemesindeki oran <strong>her zaman aynı olmak zorunda değildir</strong> çünkü bu iki yargılama birbirinden bağımsız yürütülür ve her mahkeme kendi dosyası kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırabilir.</p>
<p>Hukuk mahkemesi, <strong>ceza dosyasındaki kazanın oluş şekli, tanık beyanları ve teknik bulgular gibi detayları delil olarak değerlendirebilir fakat ceza yargılanamasında yapılan kusur tespitiyle bağlı değildir.</strong> Bu nedenle hukuk davasında görevlendirilen bilirkişi, dosyadaki tüm delilleri dikkate alarak bağımsız bir kusur değerlendirmesi yapabilir.</p>
<h3>SBM kusur oranı nasıl öğrenilir?</h3>
<p>Kusur oranını öğrenmek için e-Devlet&#8217;deki <a href="https://www.turkiye.gov.tr/sbm-trafik-police-sorgulama" target="_blank" rel="noopener"><strong>Trafik Poliçe ve Hasar Bilgileri Sorgulama</strong></a> hizmetini ya da SBM&#8217;nin <a href="https://www.sbm.org.tr/tr/ktt-sorgulama-ve-itiraz" target="_blank" rel="noopener"><strong>KTT Sorgulama ve İtiraz</strong></a> web sayfasını kullanabilirsiniz. Bazı sigorta şirketleri kusur oranı netleştiğinde SMS ve e-mail yoluyla da bilgilendirme yapar.</p>
<h3>Kusur oranı değişirse değer kaybı alınabilir mi?</h3>
<p>Araç değer kaybı talebi doğrudan kusur oranına bağlı hesaplandığından dolayı bu oranın itiraz sonucunda düşürülmesi, daha önce reddedilen ya da düşük ödenen değer kaybının yeniden gündeme gelmesini ve hesaplanmasını sağlar. Örneğin,<strong> kazada başlangıçta %100 kusurlu bulunan bir sürücünün kusur oranının itiraz sonucunda %25&#8217;e düşürülmesi</strong> ve karşı tarafın %75 kusurlu olduğunun tespit edilmesi hâlinde, araç değer kaybı talep etme hakkı doğar.</p>
<h3>Kamera kaydı kusur oranını değiştirir mi?</h3>
<p>Kusur oranına itiraz sürecinde en güçlü deliller güvenlik kamerası, araç içi kamera ya da mobese görüntüleridir. <strong>Görüntüler kaza tespit tutanağındaki sürücü beyanlarıyla çelişen bir oluş şeklini net biçimde gösteriyorsa</strong> itirazın kabul edilme ihtimali artar. Bu gibi kayıtlar belirli sürelerle silindiğinden dolayı vakit kaybetmeden delil toplama aşamasında değerlendirmenizi öneririz.</p>
<h3>%100 kusur kararı değişebilir mi?</h3>
<p>Tam kusurlu bulunan bir sürücünün de kusur oranına itiraz hakkı bulunur ve süreç diğer kusur oranlarıyla aynı şekilde işler. Kazanın oluş şeklini gösteren <strong>yeni bir delil ya da gözden kaçan bir teknik detay sunulduğunda tam kusurun kısmi hatta kusursuzluğa kadar gerilemesi mümkündür. </strong></p>
<h3>İtiraz süreci devam ederken araç tamir ettirilebilir mi?</h3>
<p><strong>Kusur oranına itiraz edilirken aracın tamir edilmesinin hukuken bir engeli yoktur</strong> fakat tamirden önce hasarın detaylı biçimde fotoğraflanması ve mümkünse bağımsız bir eksper tarafından hasar tespiti yaptırmanızı öneririz. Aksi halde <strong>itiraz sürecinde yahut bilirkişi incelemesi aşamasında hasarın kaza ile birebir uyumlu olduğunu göstermeniz zorlaşır.</strong> Yine yüksek tutarlı hasarlarda tamire başlamadan önce <strong>sigorta şirketinin ve/veya bilirkişinin onayını almak</strong>, sürecin devamında karşılaşabileceğiniz ihtilafları önleyecektir.</p>
<h3>%50-%50 kusur oranına itiraz edilebilir mi?</h3>
<p>Eşit kusur olarak da bilinen %50 kusur durumuna itiraz etmek elbette mümkündür. <strong>Kazanın oluş şeklini netleştiren kamera kayıtları, tanık beyanları yahut yol ve işaretleme kusuruna dair teknik bulgular</strong> sunulduğunda kusur değerlendirmesi taraflardan biri lehine değişebilir. Uygulamada eşit kusur kararlarına yapılan itirazlarda bilirkişi incelemesi talebi, sonucu değiştirmede etkili bir adımdır.</p>
<h3>Yaralanmalı ve ölümlü kazalarda fark nedir?</h3>
<p>Kazada yaralanma ya da ölüm olması durumunda kusur oranına itiraz sürecine birkaç kritik nokta eklenir.</p>
<p><strong>Yaralanmalı kazalar için bu itiraz süreci iki ayrı zeminde ilerleyebilir.</strong> Mağdurun şikayetçi olmadığı senaryoda süreç sigorta dosyasıyla sınırlı kalır ve kusur tespitinde SBM ve sigorta şirketine gidilebilir. <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-zamanasimi/"><strong>Kazadan sonraki 6 aylık zamanaşımı süresinde</strong></a> mağdurun şikayetçi olması durumunda ise taksirle yaralama suçundan ceza davası da açılır ve kusur oranı, mahkemenin atadığı bilirkişi raporuyla ayrıca değerlendirilir. <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/bilirkisi-raporuna-itiraz-dilekcesi/"><strong>Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi</strong></a> mümkün bu süreçte.</p>
<p>Önemli bir detay olarak, <strong>kazanın alkollü araç kullanımı ya da aşırı hız gibi bilinçli taksir sayılan bir durumdan kaynaklanması halinde ise savcılık şikayet aranmaksızın resen soruşturma başlatır.</strong> Dolayısıyla kusur tespiti baştan itibaren hem sigorta hem ceza dosyasında paralel yürür.</p>
<p><strong>Ölümlü trafik kazalarında ise ceza soruşturması mağdurun şikayetine bağlı değildir</strong> ve buna bağlı olarak kusur oranına itiraz hem tazminat dosyasında (mirasçılar açısından) hem de ceza soruşturmasındaki bilirkişi raporuna karşı ayrı ayrı yürütülebilir. Bu kazalarda kusur oranı <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/destekten-yoksun-kalma-tazminati/"><strong>destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında</strong></a> doğrudan belirleyici olduğundan, ufak bir değişim dahi maddi açıdan büyük farklar yaratabilir.</p>
<h3>İtiraz kaç gün içerisinde sonuçlanır?</h3>
<p>İtirazın hangi aşamada yapıldığına bağlı olarak kaç gün içerisinde yanıt geleceği sorusunun yanıtı değişkenlik gösterir. Sigorta şirketine yapılan itirazlara çoğu zaman birkaç iş gününde yanıt gelirken bir sonraki aşama olan <strong>Sigorta Tahkim Komisyonu&#8217;nda</strong> süreç dosyanın karmaşıklığına ve iş yoğunluğuna da bağlı olarak <strong>3-6 ay kadar sürebilir.</strong> Mahkeme yoluyla yapılan itirazlarda ise duruşma takvimi ve bilirkişi incelemesi ile beraber yanıtın gelmesi 1 yılı geçebilir.</p>
<h3>Kusur oranına itiraz ederken hangi deliller işe yarar?</h3>
<p><strong>Olay yeri fotoğrafları, güvenlik ya da araç içi kamera kayıtları</strong>, tanık beyanları ve bağımsız bilirkişi raporları, yol çizgileri, trafik işaretleri ve hız sınırına ilişkin teknik bulgular kusur oranına itiraz sürecindeki önemli delillerdendir. Yine <strong>tutanakta eksik ya da çelişkili ifadelerin somut delilerle karşılaştırılması</strong> da itirazın gücünü ve lehte sonuçlanma ihtimalini artırır.</p>
<h3>Tek taraflı kazada kusur oranına itiraz edilebilir mi?</h3>
<p>Evet, tek taraflı kazalarda da sürücünün tek başına sorumlu tutulmasına itiraz edilebilir. <strong>Kazanın gizli buzlanma, eksik trafik işareti yahut yol çalışması uyarısının bulunmaması gibi bir yol kusurundan kaynaklandığını düşünüyorsanız</strong> ilgili belediyeye ya da Karayolları Genel Müdürlüğü&#8217;ne karşı hizmet kusur nedeniyle idare mahkemesinde ayrı bir dava açabilirsiniz. Bu gibi durumlarda <strong>olay yerinin teknik olarak incelenmesi ve yol durumunun fotoğraflanması</strong>, davanın sonucu doğrudan etkileyen noktalardandır.</p>
<h3>Sigorta şirketi itirazımı reddederse ne yapmalıyım?</h3>
<p>Sigorta şirketinin kusur oranına yaptığınız itirazı reddetmesi sürecin sonu anlamına gelmez. Bu kararın ardında dosya <strong>Sigorta Tahkim Komisyonu&#8217;na taşınabilir ve bu davaya kıyasla daha düşük maliyetli ve hızlı bir süreçtir.</strong> Uyuşmazlığın tutarına bağlı olarak dosya tek hakem ya da itiraz hakem heyeti tarafından incelenir. Buradan da istenen <strong>sonuç alınamadığı takdirde son aşamada mahkemede dava açılır</strong> ve konu bağımsız bir bilirkişi incelemesine götürülür.</p>
<h3>Sigortasız araçla yapılan kazada kusur oranına itiraz edilebilir mi?</h3>
<p>Evet, kazaya karışan araçlardan birinin sigortasız olması kusur oranına itiraz hakkını ortadan kaldırmaz. <strong>Sigortasız araç sürücüsünün kusurlu bulunması halinde tazminatın Güvence Hesabı&#8217;ndan talep edilmesi gerekir</strong> ve kusur oranı ne kadar yüksek belirlenirse, Güvence Hesabı&#8217;ndan talep edilebilecek tazminat da o ölçüde artar.</p>
<p>Sigortasız araç ya da araçların karıştığı trafik kazalarıyla ilgili daha fazla hukuki bilgi için <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/sigortasiz-aracla-trafik-kazasi/"><strong>Sigortasız Araçla Trafik Kazası ve Hukuki Sonuçları</strong></a> sayfamızı inceleyebilirsiniz.</p>
<h3>Ehliyetsiz kaza yaptım, kusur oranına itiraz edebilir miyim?</h3>
<p>Kusur değerlendirmesi yapılırken kazanın oluş şekli dikkate alınır ve <strong>kazada bir sürücünün ehliyetsiz olması tek başına kusur oranını belirleyen bir unsur değildir.</strong> Dolayısıyla ehliyetsiz sürücü de kusur oranına itiraz hakkını kullanarak tazminat talep edebilir. <strong>Fakat bu durum, sigorta şirketinin ehliyetsiz sürücüye rücu hakkını ortadan kaldırmaz.</strong> Kusur oranı ile rücu hakkı birbirinden bağımsız değerlendirilir ve sürücü kazada kusursuz bulunsa dahi,<strong> sigorta şirketi ödediği tazminatı ehliyetsiz olması nedeniyle kendisinden geri isteyebilir. </strong></p>
<p>Trafik kazasına karışan taraflardan birinin ehliyetsiz olması durumunda hukuki sürecin nasıl ilerlediğine ilişkin uzmanlarımızın hazırladığı <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/ehliyetsiz-trafik-kazasi-yapmanin-cezasi/"><strong>Ehliyetsiz Trafik Kazası Yapmanın Cezaları ve Hukuki Sonuçları</strong></a> sayfamızı inceleyebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazasi-kusur-oranina-itiraz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trafik Kazalarında Zamanaşımı</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-zamanasimi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-zamanasimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:44:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2135</guid>

					<description><![CDATA[UZMAN GÖRÜŞÜ Trafik kazalarında zamanaşımı süresinin yanlış hesaplanması, haklı bir tazminat talebinin yalnızca süre aşımı nedeniyle reddedilmesine neden olabilir. Bu nedenle kazanın maddi hasarlı, yaralanmalı veya ölümlü olmasına göre uygulanacak zamanaşımı süresinin doğru belirlenmesi ve sürecin gecikmeden yürütülmesi büyük önem taşır. Av. Ezgi Bozkurt Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı Trafik kazalarında zamanaşımı süreleri maddi hasarlı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="uzman-gorusu-box">
<div class="uzman-foto-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="uzman-foto" /><br />
    <span class="uzman-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="uzman-icerik">
<div class="uzman-baslik">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#d3b077" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="uzman-metin">
Trafik kazalarında zamanaşımı süresinin yanlış hesaplanması, haklı bir tazminat talebinin yalnızca süre aşımı nedeniyle reddedilmesine neden olabilir. Bu nedenle kazanın maddi hasarlı, yaralanmalı veya ölümlü olmasına göre uygulanacak zamanaşımı süresinin doğru belirlenmesi ve sürecin gecikmeden yürütülmesi büyük önem taşır.
    </p>
<div class="uzman-imza">
<p class="uzman-ad">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="uzman-unvan">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<p>Trafik kazalarında zamanaşımı süreleri maddi hasarlı kazalar için 2 yıl, yaralanmalı kazalar için 8 yıl ve ölümlü kazalar için 15 yıl olarak belirlenmiştir. Kazada <strong>hem ölüm hem yaralanma</strong> aynı anda gerçekleştiyse yine <strong>15 yıllık</strong> zamanaşımı uygulanır. Benzer şekilde sigorta şirketine başvuru için de aynı süreler geçerlidir ve başvuru hakkı zamanaşımıyla birlikte düşer. <strong>Bu konuda kritik bir nokta olarak</strong>, yaralanmalı kazalarda 6 aylık şikayet süresinin kaçırılması, <strong>8 yıllık zamanaşımını genel 2 yıla düşürür. </strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>maddi hasarlı, yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarına ve rücu davalarında zamanaşımı sürelerine</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<section class="legal-box" aria-label="Yasal Uyarı">
<div class="legal-box__inner">
<h3 class="legal-box__title">Trafik Kazalarında Zamanaşımında 4 Kritik Nokta</h3>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">1- Zamanaşımı süresi kazanın niteliğine göre değişir. Maddi hasarlı kazalarda genel kural 2 yıl (en fazla 10 yıl), yaralanmalı kazalarda 8 yıl, ölümlü kazalarda ise 15 yıllık zamanaşımı uygulanır.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">2- Sigorta şirketine başvuru hakkı da zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı dolduğunda yalnızca dava açma hakkı değil, sigorta şirketine başvuru hakkı da büyük ölçüde ortadan kalkar.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">3- Sürenin başlangıcı her zaman kaza tarihi değildir. Özellikle maddi hasarlı kazalarda zamanaşımı; zararın ve sorumlu kişinin öğrenildiği tarihe göre hesaplanabilir. Bazı durumlarda bu tarih, bilirkişi raporu veya sorumlunun sonradan tespit edilmesiyle değişebilir.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">4- Zamanaşımı süresi geçse bile dava açılabilir fakat uygulamada bu çoğu zaman yeterli olmaz. Davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunduğunda mahkeme davayı reddeder. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için sürecin mümkün olan en kısa sürede başlatılması önemlidir.</span>
    </p>
</p></div>
</section>
<h2>Trafik Kazalarında Zamanaşımı Süresi Kaç Yıldır?</h2>
<p>Trafik kazalarında zamanaşımı süreleri, kazasının oluş şeklinde göre üç şekilde belirlenir.</p>
<ul>
<li><strong>Maddi hasarlı kazalarda</strong> zararın ve sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl, kaza tarihinden itibaren <strong>her halükarda 10 yıl</strong> uygulanmaktadır.</li>
<li><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;"><strong>Yaralanmalı trafik kazalarında ceza zamanaşımı 8 yıl</strong> olduğundan tazminat davası ve sigorta başvurusu da 8 yıllık süreye tabidir. </span></li>
<li><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;"><strong>Ölümlü trafik kazalarında taksirle öldürme suçunun ceza zamanaşımı 15 yıl</strong> olup bu süre tazminat davaları için de geçerlidir. Hem ölüm hem yaralanma birlikte gerçekleşmişse tüm talepler yine 15 yıla tabidir. </span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;">Tüm bu süreler sürücü, araç işleteni ve sigorta şirketi için eş zamanlı olarak işlemektedir.</span></p>
<h2>Maddi Hasarlı Trafik Kazalarında Zamanaşımı Süresi</h2>
<p>Yalnızca araçlarda ya da eşyalarda zarar oluşan, ölüm yahut yaralanmanın yaşanmadığı trafik kazalarında iki süre eş zamanlı işler.</p>
<ul>
<li>Zarar gören kişinin <strong>hem uğradığı zararı hem de sorumlu kişiyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde dava açması gerekir. </strong></li>
<li>Zarar veya sorumlu daha geç öğrenilmişse<strong> öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl geçerliliğini korur. </strong></li>
<li>Kaza tarihinden başlayan ve hiçbir koşulda aşılamayan <strong>10 yıllık mutlak süre bu hakkın son sınırını oluşturur. </strong>(KTK m.109/1)</li>
</ul>
<p>Değer kaybı talebi için bilirkişi raporunun kesinleştiği tarih öğrenme tarihi kabul edilmektedir. <strong>Yargıtay&#8217;ın yerleşik uygulamasına göre zarar görenin zararın tam kapsamını öğrenemediği durumlarda</strong> 2 yıllık süre öğrenmenin gerçekleştiği andan başlar ve kaza tarihi tek başına sürenin başlangıcı sayılmaz.</p>
<h2>Yaralanmalı Trafik Kazalarında Zamanaşımı Süresi</h2>
<p>Yaralanmalı trafik kazalarında zamanaşımı süresi, taksirle yaralama suçunun ceza hukuku açısından zamanaşımının 8 yıl olmasına bağlı olarak kaza tarihinden itibaren 8 yıl olarak işler. Bu kuralın yaralanmalı kazalarda sigorta şirketleri dahil tüm sorumlulara uygulanacağını <strong>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2000/10296 Esas, 2001/1183 Karar sayılı ilamında açıkça hükme bağlamıştır.</strong></p>
<p>Taksirle yaralama şikayete bağlı suçlardan biridir ve zarar görenin, f<strong>ailleri öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde şikayette bulunması zorunludur</strong> ve bu süre, hak düşürücüdür. Şikayet süresinin kaçırılması durumunda ceza davası açılamaz ve <strong>uzayan 8 yıllık süre yerine genel kural olan 2 yıl uygulanır. </strong></p>
<p>Tedavi süreci uzayan yaralanmalı trafik kazalarında <strong>maluliyet oranı raporla kesinleşmeden</strong> zararın tam boyutu bilinemediğinden, öğrenme tarihi bu durumlarda <strong>raporun kesinleştiği gün olarak kabul edilir. </strong></p>
<h2>Ölümlü Trafik Kazalarında Zamanaşımı Süresi</h2>
<p>Taksirle öldürme suçunda cezanın zamanaşımı süresinin 15 yıl olması dolayısıyla buradan doğan tazminat davası da 15 yıllık süreye tabidir. <strong>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2016/5493</strong> Esas sayılı kararında bu ilkeyi somutlaştırmış ve <strong>ceza davasındaki zamanaşımı süresinin tazminat davası için de uygulanacağını hükme bağlamıştır.</strong></p>
<p>Aynı kazada hem ölüm hem yaralanmanın birlikte gerçekleşmesi durumunda ise tüm tazminat talepleri için 15 yıllık süre uygulanır ve <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/destekten-yoksun-kalma-tazminati/"><strong>destekten yoksun kalma tazminatında</strong></a> da zamanaşımı ölüm tarihinden itibaren başlar.</p>
<h2>Sigorta Şirketine Başvuruda Zamanaşımı Süresi</h2>
<p>Sigorta şirketine yapılacak başvuruda ve açılacak davada zamanaşımı süresi kazanın niteliğine göre belirlenir:</p>
<ul>
<li>maddi hasarlı kazalarda 2 yıl ve en fazla 10 yıl,</li>
<li>yaralanmalı kazalarda 8 yıl,</li>
<li>ölümlü kazalarda 15 yıldır.</li>
</ul>
<p>Bu süreler <strong>yalnızca dava için değil başvuru için de geçerlidir ve zamanaşımı dolmuşsa sigorta şirketine başvuru hakkı da düşer.</strong></p>
<p>Dava açmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonu&#8217;na başvurmadan önce karşı tarafın sigorta şirketine yazılı olarak başvuruda bulunmak zorunludur. <strong>Sigorta şirketi bu başvurudan itibaren 15 gün içinde cevap vermek zorundadır</strong> ve cevap vermezse ya da talebi karşılamayan bir yanıt verirse dava ya da tahkim yoluna gidilebilir. Sigorta şirketine karşı açılan davalar ticari dava sayıldığından,<strong> dava açılmadan önce arabuluculuk da zorunlu dava şartıdır. (TTK m.5/A)</strong></p>
<p>Uzamış ceza zamanaşımı sigorta şirketine de uygulanır. ZMSS Genel Şartları C.8 maddesi, sigortacıya karşı açılacak davalarda uzamış ceza zamanaşımının geçerli olduğunu açıkça düzenlemektedir. <strong>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2002/9945 Esas, 2003/760 Karar</strong> sayılı ilamında da uzamış zamanaşımının araç işleteni ve sigortacıya birlikte uygulanacağını hükme bağlamıştır.</p>
<h2>Rücu Davalarında Zamanaşımı</h2>
<p>Rücu davası, tazminatı ödeyen tarafın asıl sorumluya ödediği bedeli geri talep ettiği davalardır. <strong>Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 109. maddesi uyarınca</strong> rücu alacaklarında zamanaşımı, ödemenin yapıldığı tarih ile rücu edilecek kişinin öğrenildiği tarihten hangisi sonraysa o tarihten itibaren <strong>2 yıl olarak işlemeye başlar. </strong></p>
<p>Sigorta şirketi mağdura ödeme yaptığı anda rücu hakkı doğar fakat <strong>sigortalının kusur durumu veya sözleşme ihlali gerekçesi sonradan netleşiyorsa öğrenme tarihi buna göre şekillenir.</strong> Ödeme belgesi ve kusur tespitine ilişkin yazışmaların dosyalanması, rücu alacağında sürenin başlangıcını tartışmasız kılmaktadır.</p>
<h3>Zamanaşımı ne zaman başlar?</h3>
<p>Trafik kazasında zamanaşımı başlangıcı zararın öğrenilmesi ve sorumlu kişinin tespit edilmesi şeklinde iki ayrı unsura bağlıdır. Her iki bilgi de edinildiğinde 2 yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlar fakat bunlardan biri bilinmiyorsa süre işlemez. <strong>Bu iki unsurdan hangisi daha geç öğrenilmişse, süre o tarihten itibaren başlar.</strong></p>
<h3>Zamanaşımı süresi geçerse ne olur?</h3>
<p>Zamanaşımı dolduktan sonra <strong>teknik olarak dava açılması mümkündür fakat davalı taraf, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerse mahkeme davayı bu nedenle reddeder.</strong> Buna karşılık davalı bu itirazda bulunmazsa mahkeme bu durumu kendiliğinden dikkate almaz ve davayı normal süreçte incelemeye devam eder.</p>
<p>Tabi teorik olarak böyle olsa da <strong>uygulamada davalılar neredeyse her zaman zamanaşımı itirazı yaptığından dolayı sürenin kaçırılması tazminat talebinin reddedilmesiyle sonuçlanır. </strong></p>
<h3>Ceza davası açılması zamanaşımını etkiler mi?</h3>
<p>Ceza davasının açılması <strong>tek başına tazminat davasının zamanaşımını durdurmamakla</strong> beraber fiilin suç niteliği taşıması, tazminat için uygulanacak zamanaşımı sürelerinin belirlenmesinde etkilidir.</p>
<p>Ölümlü trafik kazalarında ceza davasında zamanaşımı 15 yıl olduğundan, <strong>tazminat davası da 15 yıl içerisinde açılabilir.</strong> Benzer şekilde yaralanmalı trafik kazalarında da 8 yıllık zamanaşımı gündeme gelir.</p>
<p>Ceza mahkemesinde verilen beraat kararı <strong>hukuk mahkemesini bağlamaz ve tazminat davası beraatten bağımsız sürdürülür.</strong> Sanığın yargılama sürecinde borcu yazılı olarak kabul etmesi halinde ise zamanaşımı süresi durdurulur.</p>
<h3>Zamanaşımını süresini durduran haller nelerdir?</h3>
<p>Trafik kazalarında zamanaşımı süresini durduran <strong>dört temel nokta vardır.</strong> Bu noktaların detaylarını şöyle verebiliriz:</p>
<ul>
<li>Mahkemeye dava açılmasıyla zamanaşımı kesilir ve dava süresince hak kaybı yaşanmaz. <strong>Dava sonradan usulden reddedilse bile</strong> zamanaşımı bakımından açıldığı tarihin hukuki sonuçları değerlendirilir.</li>
<li>Arabuluculuk başvurusu yapıldığı tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı işlemez. <strong>Trafik kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinde arabuluculuk zorunlu dava şartı olduğundan</strong> başvurunun usulüne uygun şekilde belgelenmesi önem taşır.</li>
<li>Zorunlu başvuru kapsamında sigorta şirketine yapılan yazılı başvuru, şirketin nihai cevabını verdiği veya yasal cevap süresinin sona erdiği tarihe kadar zamanaşımının işlemesini etkileyebilir. Bu nedenle <strong>başvuruların ve yazışmaların ispatlanabilir yöntemlerle</strong> (örneğin noter ya da kayıtlı elektronik posta aracılığıyla) yapılması faydalıdır.</li>
<li>Sorumlu kişinin <strong>borcu yazılı olarak kabul etmesi, faiz ödemesi ya da teminat göstermesi gibi borcu ikrar eden davranışlar</strong> zamanaşımını durdurur ve yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlar.</li>
</ul>
<h3>Kusurlu sürücü kaza anında kaçtıysa zamanaşımı ne zaman başlar?</h3>
<p>Öncelikle belirtmemiz gerekir ki, sürücünün kaza yerinden kaçmış olması, <strong>zamanaşımı başlangıcını tek başına değiştirmez.</strong> Burada belirleyici olan nokta, zarar gören kişinin sürücünün kimliğini ne zaman öğrendiğidir. Bu nedenle sürücünün kimliği henüz tespit edilememişse, <strong>zarar görenin sorumluyu öğrenmesine bağlı olan 2 yıllık zamanaşımı süresi başlamaz. </strong>Süreçte plaka bilgisi, güvenlik kamerası kayıtları, tanık beyanları vb. sonucunda <strong>sürücü tespit edildiğinde ise 2 yıllık süre işlemeye başlar. </strong></p>
<p>Diğer taraftan, kritik bir nokta olarak, kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyen mutlak zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Bu nedenle <strong>sürücünün kimliğinin tespit edildiği tarihin resmi kayıtlarla belgelenmesi</strong>, 2 yıllık sürenin hangi tarihten itibaren hesaplanacağının ispatı açısından kritiktir.</p>
<h3>Hak sahibi reşit değilse (çocuksa) zamanaşımı nasıl işler?</h3>
<p>Trafik kazasında hak sahibi çocuk ise zamanaşımı süresi kural olarak yasal temsilcinin (veli ya da vasinin) zararı ve sorumlu kişiyi öğrendiği tarihten itibaren işleme başlar fakat burada önemli bir istisna vardır.</p>
<p><strong>Kazaya neden olan sürücü, aynı zamanda çocuğun velisiyse</strong> (babanın kullandığı aracın yaptığı kazada çocuğun da yaralanması gibi), yasal temsilcinin çocuğu adına kendisine karşı dava açması beklenemeyeceğinden zamanaşımı çocuğun aleyhine işlemez.</p>
<p>Bu durumda süre, <strong>çocuk reşit oluncaya kadar askıda kalır.</strong> Çocuk 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren ise yeni bir 2 yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlar. Dolayısıyla çocuk adına daha önce dava açılmamış olsa bile <strong>reşit olduğu tarihten itibaren iki yıl içinde tazminat talebinde bulunulabilir.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-zamanasimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigortasız Araçla Trafik Kazası</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/sigortasiz-aracla-trafik-kazasi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/sigortasiz-aracla-trafik-kazasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 12:44:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sigorta Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=2052</guid>

					<description><![CDATA[UZMAN GÖRÜŞÜ Sigortasız araç kullanmanın en büyük riski, kesilen idari para cezası değil, kazada sorumlu bulunulması halinde tüm tazminat yükünün doğrudan araç sahibine yönelmesidir. Özellikle yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarında ortaya çıkabilen yüksek tazminat tutarları, araç sahibinin kişisel mal varlığını dahi etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Av. Ezgi Bozkurt Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı Sigortasız araçla yapılan &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="uzman-gorusu-box">
<div class="uzman-foto-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="uzman-foto" /><br />
    <span class="uzman-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="uzman-icerik">
<div class="uzman-baslik">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#d3b077" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="uzman-metin">
     Sigortasız araç kullanmanın en büyük riski, kesilen idari para cezası değil, kazada sorumlu bulunulması halinde tüm tazminat yükünün doğrudan araç sahibine yönelmesidir. Özellikle yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarında ortaya çıkabilen yüksek tazminat tutarları, araç sahibinin kişisel mal varlığını dahi etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir.
    </p>
<div class="uzman-imza">
<p class="uzman-ad">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="uzman-unvan">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<p>Sigortasız araçla yapılan trafik kazalarında <strong>idari para cezası ve aracın trafikten men edilmesinin</strong> yanında mağdurun yaşadığı maddi ve manevi zarar doğrudan araç sahibine yönetiltilir. Bu süreçte sigortanın yerini doldurması amaçlanan Güvence Hesabı ödeme yapsa da ödediği tutarı rücu yoluyla geri ister ve günün sonunda <strong>tüm tazminat yükü araç sahibinin kişisel sorumluluğuna kalır.</strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>sigortasız araçla trafik kazasında kusur dağılımına, maddi ve manevi zararların nasıl karşılanacağına ve idari yaptırımlara</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<section class="legal-box" aria-label="Yasal Uyarı">
<div class="legal-box__inner">
<h3 class="legal-box__title">Sigortasız Araçla Trafik Kazasında 4 Kritik Nokta</h3>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">1- Sigortasız araç kullanmak kazada kusur yaratmaz ancak idari para cezası ve trafikten men sonucunu doğurur.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">2- Kazada sorumlu bulunmanız halinde maddi ve bedensel zararlar doğrudan sizden talep edilir.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">3- Bedensel zararlar için Güvence Hesabı ödeme yapsa da sonrasında sorumlu kişilere rücu eder.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">4- Tazminatların ödenmemesi halinde icra takibi ve haciz işlemleri gündeme gelir.</span>
    </p>
</p></div>
</section>
<h2>Trafik Sigortası Olmayan Aracın Kazaya Karışması</h2>
<p>Bir aracın, üçüncü kişilere verdiği bedensel ve maddi zararları karşılamak üzere kanunen zorunlu tutulan <strong>Zorunlu Mali Sorululuk Sigortası&#8217;nın (trafik sigortası) bulunmadığı bir araç kazaya karıştığında, bu güvence mekanizması devre dışı kalır.</strong> Mağdurun zararını karşılayacak bir sigorta şirketi bulunmadığından dolayı da hukuki süreç sigortalı araç kazalarından ayrışır.</p>
<p>Sigortasız araç sahibi, <strong>kazadan doğan tüm maddi ve bedensel zararlardan şahsen sorumludur.</strong> Maddi zarar hasarın tamamını, bedensel zarar ise tedavi giderleri, iş göremezlik ve sakatlık tazminatını kapsar. Ölümlü kazada ise destekten yoksun kalma tazminatı da doğrudan sigortasız araç sahibine yöneltilir.</p>
<p>Bu süreçte kaza tespit tutanağı eksiksiz düzenlenmeli, karşı tarafın aracının sigortasız olduğu tutanağa yansıtılmalı ve trafik polisi çağrılmalıdır. Karşı tarafın sigortasız olduğu öğrenildiği anda <strong>Güvence Hesabı&#8217;na başvuru sürecini başlatmak önemlidir. </strong></p>
<h3>Güvence Hesabı nedir? Ne işe yarar?</h3>
<p>Türkiye Sigorta Birliği bünyesinde kurulan ve sigortasız araçların kazalarında mağdurların zararlarını karşılamak amacıyla oluşturulan bir fon olan Güvence Hesabı, <strong>sigortasız araçta başvurulacak bir sigorta şirketi olmadığından bu boşluğu kapatmayı hedefler.</strong> Manevi tazminatın kapsam dışında olduğu bu sistemde Güvence Hesabı ödeme yaptıktan sonra <strong>ödediği tutarı kusurlu araç sahibinden rücu yoluyla geri ister.</strong></p>
<h2>Kazada Haklıyım Fakat Trafik Sigortam Yok, Ne Yapmalıyım?</h2>
<p><strong>Kazada haklı taraf olmanız</strong>, sigortasız araç kullanmanızın getirdiği <strong>idari yaptırımları ortadan kaldırmaz.</strong> Burada karşı tarafın tazminat yükümlülüğü ve sigortasız araç sahibinin idari sorumluluğu birbirinden bağımsız süreçler olarak ilerler.</p>
<p>Kazada karşı taraf kusurlu olduğundan zararlarınızı karşı tarafın trafik sigortasından talep edebilir, karşı taraf da sigortasızsa doğrudan şahsa yöneltebilirsiniz. <strong>Kazada haklı olmanız bu tazminat hakkınızı korur fakat</strong> sigortasız araç kullandığınız için kaza mahallinde aracınıza trafikten men kararı uygulanır ve size de <strong>idari para cezası verilir.</strong> Aracınızı yediemin otoparkından alabilmek adına trafik sigortasınız ibraz etmeniz ve çekici ve otopark ücretini ödemeniz gerekir.</p>
<p>Yaralanma söz konusuysa kendi bedensel zararlarınızı karşı tarafın sigortasına ya da Güvence Hesabı&#8217;na başvurarak talep edebilirsiniz. Kendi aracınızdaki <strong>maddi hasar doğrudan karşılanmaz, bunun için karşı tarafın şahsına dava açmalısınız.</strong></p>
<div class="law-cta-box">
<h3>Süreç Hakkında Bilgi</h3>
<p>Sigortasız trafik kazalarıyla ilgili hukuki yönlendirme alın.</p>
<p>  <a href="https://wa.me/905413710609" class="law-cta-btn law-cta-whatsapp" target="_blank" rel="noopener"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M12 2a10 10 0 00-8.65 15.03L2 22l5.12-1.34A10 10 0 1012 2zm0 18a8 8 0 01-4.07-1.1l-.29-.17-3.04.8.81-2.96-.19-.3A8 8 0 1112 20zm4.39-5.61c-.24-.12-1.41-.7-1.63-.78-.22-.08-.38-.12-.54.12-.16.24-.62.78-.76.94-.14.16-.28.18-.52.06-.24-.12-1.02-.38-1.94-1.22-.72-.64-1.2-1.42-1.34-1.66-.14-.24-.02-.37.1-.49.1-.1.24-.28.36-.42.12-.14.16-.24.24-.4.08-.16.04-.3-.02-.42-.06-.12-.54-1.3-.74-1.78-.2-.48-.4-.42-.54-.43h-.46c-.16 0-.42.06-.64.3-.22.24-.84.82-.84 2s.86 2.32.98 2.48c.12.16 1.7 2.6 4.12 3.64.58.25 1.03.4 1.38.52.58.18 1.1.15 1.52.09.46-.07 1.41-.58 1.61-1.14.2-.56.2-1.04.14-1.14-.06-.1-.22-.16-.46-.28z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">WhatsApp</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a href="tel:+905413710609" class="law-cta-btn law-cta-phone"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M6.62 10.79a15.05 15.05 0 006.59 6.59l2.2-2.2c.27-.27.67-.36 1.02-.24 1.12.37 2.33.57 3.57.57.55 0 1 .45 1 1V21c0 .55-.45 1-1 1C10.85 22 2 13.15 2 2c0-.55.45-1 1-1h3.5c.55 0 1 .45 1 1 0 1.24.2 2.45.57 3.57.11.35.03.74-.25 1.02l-2.2 2.2z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">Telefonla Görüşün</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a style="color: #062440 !important;" href="/iletisim/" class="law-cta-link">Trafik Kazası Avukatlık Hizmetlerimiz →</a>
</div>
<h2>Karşı Tarafın Trafik Sigortasının Olmaması Durumu</h2>
<p>Kazada karşı tarafın sigortası yoksa zarar gören, tazminat talebini Güvence Hesabı&#8217;na yöneltir. <strong>Başvuruda kaza tutanağı, sağlık belgeleri ve karşı aracın sigortasız olduğuna dair belgeler sunulmalıdır.</strong> Güvence Hesabı talebi değerlendirir ve sonrasında ödeme yapar.</p>
<p>Güvence Hesabı&#8217;nın ödeme limitlerinin aşılması halinde aşan kısım için sigortasız araç sahibine karşı bizzat dava açılması gerekir. <strong>Manevi tazminat Güvence Hesabı kapsamı dışındadır</strong> ve yalnızca kusurlu kişiye karşı açılacak davada talep edilebilir.</p>
<h2>Sigortasız Araçla Yaralamalı Trafik Kazası</h2>
<p>Sigortasız araçla yaralanmalı bir trafik kazasına karıştığında <strong>mağdurun tedavi giderleri, hastane masrafları, ilaç ve protez giderleri, geçici iş göremezlik kaybı ve kalıcı sakatlık tazminatı doğrudan sigortasız araç sahibine yöneltilir. </strong></p>
<p>Yaralanmalı kazada <strong>bedensel zarar talepleri Güvence Hesabı&#8217;na yöneltilir</strong> ve Güvence Hesabı poliçe limitlerini baz alarak ödeme yapar. Limit aşımları için sorumlu kişiye karşı ayrıca dava açılmalıdır. Maluliyet söz konusu ise tazminat hesabı yaralının yaşını, mesleğini, gelir düzeyini ve maluliyet oranını kapsar ve bu teknik hesaplama bilirkişi incelemesini gerektirir.</p>
<p>Sigortasız araç sahibi, kazada hukuken sorumlu tutulduğu ölçüde zararın tamamından şahsen sorumludur. Zorunlu trafik sigortası bulunmadığından, karşılanması gereken tazminatlar doğrudan araç sahibinden talep edilir. <strong>Ödemenin yapılmaması halinde mağdur icra takibi başlatabilir</strong> ve borçlunun mal varlığı üzerinde haciz işlemleri uygulanabilir.</p>
<h2>Sigortasız Araçla Ölümlü Trafik Kazası</h2>
<p>Ölümlü bir trafik kazasında cenaze giderleri, ölüme kadar olan tedavi masrafları, destekten yoksun kalma tazminatı ve yakınlar için manevi tazminat gündeme gelir. <strong>Tüm bu tazminat kalemleri doğrudan sigortasız araç sahibine yöneltilir. </strong></p>
<p><strong>Destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesinde</strong> ölenin yaşı, geliri, bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı ve bu kişilerin ekonomik durumunu kapsayan <strong>aktüerya hesaplamaları dikkate alınır.</strong> Maddi tazminat, limitler dahilinde Güvence Hesabı&#8217;ndan talep edilir fakat limit üstü kısım için sigortasız araç sahibine dava açılması gerekir. <strong>Manevi tazminat da aynı şekilde yalnızca dava yoluyla ve yalnızca kusurlu kişiye karşı talep edilebilir. </strong></p>
<p>Tazminat süreçleri dışında ölümlü trafik kazalarında savcılık sigortasız araç sahibi veya sürücüsüne <strong>taksirle öldürme suçlamasıyla soruşturma başlatır.</strong> Bu süreçte ceza ve tazminat davaları birbirinden bağımsız yürür ve <strong>ceza davasındaki beraat, hukuk mahkemesindeki tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. </strong></p>
<h2>Sigortasız Araçla Kaza Yapmanın Cezası</h2>
<p>Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 91. maddesi uyarınca zorunlu trafik sigortası yaptırmadan trafiğe çıkmak idari yaptırıma tabidir. 2026 yılı itibarıyla kesilen idari para cezası, <strong>1.246 TL&#8217;dir</strong> ve her yıl yeniden değerleme oranında bu ceza tutarı artırılır. Cezanın 15 gün içinde ödenmesi halinde ise <strong>%25 indirimden</strong> yararlanabilirsiniz. Para cezasının yanında araç trafikten men edilir, yediemine çekilir ve trafik sigortasına yaptırana kadar teslim edilmez. Trafik kazası noktasında da <strong>sigortasız araç sahibinin kusurlu olması durumunda</strong> tüm tazminat sorumluluğunu şahsen alması gerekir.</p>
<h2>Muayenesi Olmayan Araçla Trafik Kazası</h2>
<p>Araç muayenesinin olmaması, zorunlu trafik sigortası yokluğundan bağımsız bir ihlaldir. Muayenesiz araç tespitinde <strong>ayrı idari para cezası kesilir ve araç muayene tamamlanana kadar trafikten men edilebilir.</strong></p>
<p>Trafik kazasında kusur oranı açısından ise değerlendirme kriteri olarak aracın muayenesinin olmaması dikkate alınmaz. Diğer taraftan, <strong>muayenesizlikle bağlantılı teknik bir arızanın (örneğin fren sistemindeki bir hatanın) kazaya sebebiyet verdiği ispatlanırsa</strong> kusur tespitinde değişiklik olabilir.</p>
<h2>Aracın Sigortasının Olmaması Kazada Kusur Oranını Nasıl Etkiler?</h2>
<p>Sigortasız araç kullanıyor olmanız trafik kazasında <strong>doğrudan kusurlu olduğunuz anlamına gelmez.</strong> Kusur oranı belirlenirken kaza anındaki ihlaller, hız, manevra hatası ve yol koşulları dikkate alınır. Sigortasızlık, bu faktörleri etkilemeyen ayrı bir idari ihlal olarak değerlendirilir.</p>
<p>Diğer taraftan eğer araç sahibi ya da sürücüsü <strong>kazada sorumlu tutulursa</strong>, zorunlu trafik sigortası bulunmadığından zararlar sigorta şirketi tarafından değil <strong>doğrudan araç sahibi tarafından karşılanır.</strong> Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 85. maddesi uyarınca araç işleteni, belirli durumlarda kusurundan bağımsız olarak da sorumluluk altına girebilir. (Sigortasız araçların neden olduğu bedensel zararlarda ise <strong>mağdurlar belirli şartlar altında Güvence Hesabı&#8217;na başvurabilir </strong>fakat Güvence Hesabı tarafından yapılan ödemeler daha sonra sorumlu araç sahibi veya işletenine rücu edilebilir.)</p>
<p>Yine ufak fakat önemli bir nokta olarak, <strong>kaza tespit tutanağındaki kusur oranı bağlayıcı değildir.</strong> Süreç içerisinde mahkemede bilirkişi incelemesiyle kusur oranının yeniden belirlenmesi talep edilebilir ve <strong>hatalı kusur oranı tespitlerine itiraz mümkündür. </strong></p>
<h3>Sigortasız araçla yapılan kazada araç bağlanır mı?</h3>
<p>Evet, kazanın ardından yapılan incelemede <strong>sigortasız olduğu tespit edilen araç çekiciyle otoparka çekilir ve sigorta poliçesi bildirilene kadar sahibine teslim edilmez.</strong> Buradaki otopark masrafları ve çekici ücreti de araç sahibine aittir. Yalnızca kaza durumunda değil, sıklaşan denetimlerle beraber park halindeki araçlara yapılan plaka sorgulamalarında dahi sigortasız araçlar tespit ve trafikten men edilmektedir.</p>
<h3>Sigortasız araçla kaza yaptıktan sonra sigorta yaptırılabilir mi?</h3>
<p>Kaza sonrasında sigorta yaptırabilirsiniz fakat bu sigorta yaptığınız kazayı kapsamaz. Zorunlu trafik sigortası, poliçe düzenlendikten sonra meydana gelen olaylar için geçerlidir. Dolayısıyla <strong>daha önce gerçekleşen kazaya bağlı tazminat yükümlülüğünde sigorta şirketi bu tazminatı karşılamaz. </strong></p>
<h3>Sigortasız araçla kazada karşı taraf dava açabilir mi?</h3>
<p>Evet, aracınız sigortasız halde bir kaza karıştığınızda zarar gören karşı taraf doğrudan <strong>aracın sahibine ve varsa sürücüsüne dava açabilir</strong> ve tazminat davasında araç sahibi hem maddi hem de manevi tazminat ödemekle yükümlü tutulabilir. Bu süreçte karşı taraf Güvence Hesabı&#8217;na başvurmuş ve bedensel zararlarını tahsil etmişse <strong>kalan alacaklar (örneğin araç değer kaybı) veya Güvence Hesabı&#8217;nın karşılamadığı manevi tazminat için ayrıca dava açabilmektedir.</strong></p>
<h3>Karşı tarafın sigortası yoksa aracımdaki değer kaybı nasıl karşılanır?</h3>
<p>Karşı tarafında sigortasız olduğu durumda <strong>değer kaybını doğrudan araç sahibinden talep etmeniz gerekir.</strong> Güvence Hesabı değer kaybı noktasındaki talepleri karşılamamaktadır. Değer kaybı talebi için yetkili ekspere araç değerleme yaptırmanız ve bu raporu dava dosyasına eklemeniz gerekir. Sigortasız araç sahibi hukuki sürece istinaden <strong>ödeme yapmaz ise icra takibi başlatılabilir ve araç sahibinin mal varlığı üzerine haciz konulabilir.</strong></p>
<h3>Kazada her iki aracın da sigortası yoksa ne olur?</h3>
<p>Her iki tarafın da sigortasız olması durumunda taraflar, <strong>kusur oranlarına bağlı olarak</strong> birbirlerinin zararından şahsen sorumludur. Bu durumda her ne kadar bedensel zararlar için Güvence Hesabı&#8217;na başvurmak mümkün olsa da<strong> Güvence Hesabı süreçte her iki tarafa da rücü hakkını</strong> kullanacaktır. <strong>Maddi hasalar içinse tarafların birbirine dava açması gerekir.</strong> Bu dava sürecinde mahkeme kusur oranlarını belirler ve bu oranlar doğrultusunda bir taraf diğerinin zararını karşılar.</p>
<h3>Sigortasız araçla trafik kazası yaptım, tazminat alabilir miyim?</h3>
<p>Eğer kazada kusursuzsanız, aracınızın sigortası olmasa dahi karşı tarafın trafik sigortasından bedensel zararlara ilişkin tazminat talep edebilirsiniz. <strong>Karşı taraf da sigortasız ise bu sefer Güvence Hesabı devreye girer</strong> ve buraya başvuru yapılması gerekir.</p>
<p>Aracınızdaki <strong>maddi hasar için de eğer kasko poliçeniz yoksa ve karşı taraf sigortalıysa karşı tarafın sigortasına</strong>, değilse doğrudan karşı tarafa başvurmalısınız. Sigortasız araç kullandığı için araç sahibine kesilen <strong>idari para cezasının tazminat alacakları üzerinde bir etkisi olmadığının</strong> altını çizmek isteriz.</p>
<h3>Muayenesiz araç kazasını kasko karşılar mı?</h3>
<p>Bu sorunun yanıtında belirleyici olan <strong>kasko poliçesinin özel şartlarıdır.</strong> Bazı kasko poliçelerinde muayenesizlik teminat dışı hal olarak açıkça belirtilir. Bu durumda kasko, kaza hasarını ödemeyi reddedebilir ya da eksik ödeme yapabilir. Diğer taraftan poliçede muayenesizliğe ilişkin özel bir istisna yoksa kasko teminatının geçerliliği devam eder. <strong>Kaskonun ödemeyi reddetmesinin hukuka aykırı olduğu durumlarda</strong> sigorta tahkim komisyonuna ya da mahkemeye başvurma hakkınız vardır.</p>
<h3>Sigortasız araçla trafik kazasında para cezası verilir mi?</h3>
<p>Evet, sigortasız bir araçla trafik kazası yaptığınızda <strong>hem kazadan doğan tazminatı hem de idari para cezasını aynı anda ödemeniz gerekir.</strong> Para cezasının ödenmesi tazminat yükümlülüğünü, araç bağlama kararını ya da güvence hesabının rücu hakkını ortadan kaldırmaz. Bu süreçteki <strong>her yaptırım, kendi hukuki çerçevesinde bağımsız işler. </strong></p>
<p><script type="application/ld+json">{"@context":"https://schema.org","@type":"FAQPage","mainEntity":[{"@type":"Question","name":"Güvence Hesabı nedir? Ne işe yarar?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Türkiye Sigorta Birliği bünyesinde kurulan ve sigortasız araçların kazalarında mağdurların zararlarını karşılamak amacıyla oluşturulan bir fon olan Güvence Hesabı, sigortasız araçta başvurulacak bir sigorta şirketi olmadığından bu boşluğu kapatmayı hedefler. Manevi tazminatın kapsam dışında olduğu bu sistemde Güvence Hesabı ödeme yaptıktan sonra ödediği tutarı kusurlu araç sahibinden rücu yoluyla geri ister."}},{"@type":"Question","name":"Sigortasız araçla yapılan kazada araç bağlanır mı?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evet, kazanın ardından yapılan incelemede sigortasız olduğu tespit edilen araç çekiciyle otoparka çekilir ve sigorta poliçesi bildirilene kadar sahibine teslim edilmez. Buradaki otopark masrafları ve çekici ücreti de araç sahibine aittir. Yalnızca kaza durumunda değil, sıklaşan denetimlerle beraber park halindeki araçlara yapılan plaka sorgulamalarında dahi sigortasız araçlar tespit ve trafikten men edilmektedir."}},{"@type":"Question","name":"Sigortasız araçla kaza yaptıktan sonra sigorta yaptırılabilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Kaza sonrasında sigorta yaptırabilirsiniz fakat bu sigorta yaptığınız kazayı kapsamaz. Zorunlu trafik sigortası, poliçe düzenlendikten sonra meydana gelen olaylar için geçerlidir. Dolayısıyla daha önce gerçekleşen kazaya bağlı tazminat yükümlülüğünde sigorta şirketi bu tazminatı karşılamaz. "}},{"@type":"Question","name":"Sigortasız araçla kazada karşı taraf dava açabilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evet, aracınız sigortasız halde bir kaza karıştığınızda zarar gören karşı taraf doğrudan aracın sahibine ve varsa sürücüsüne dava açabilir ve tazminat davasında araç sahibi hem maddi hem de manevi tazminat ödemekle yükümlü tutulabilir. Bu süreçte karşı taraf Güvence Hesabı’na başvurmuş ve bedensel zararlarını tahsil etmişse kalan alacaklar (örneğin araç değer kaybı) veya Güvence Hesabı’nın karşılamadığı manevi tazminat için ayrıca dava açabilmektedir."}},{"@type":"Question","name":"Karşı tarafın sigortası yoksa aracımdaki değer kaybı nasıl karşılanır?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Karşı tarafında sigortasız olduğu durumda değer kaybını doğrudan araç sahibinden talep etmeniz gerekir. Güvence Hesabı değer kaybı noktasındaki talepleri karşılamamaktadır. Değer kaybı talebi için yetkili ekspere araç değerleme yaptırmanız ve bu raporu dava dosyasına eklemeniz gerekir. Sigortasız araç sahibi hukuki sürece istinaden ödeme yapmaz ise icra takibi başlatılabilir ve araç sahibinin mal varlığı üzerine haciz konulabilir."}},{"@type":"Question","name":"Kazada her iki aracın da sigortası yoksa ne olur?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Her iki tarafın da sigortasız olması durumunda taraflar, kusur oranlarına bağlı olarak birbirlerinin zararından şahsen sorumludur. Bu durumda her ne kadar bedensel zararlar için Güvence Hesabı’na başvurmak mümkün olsa da Güvence Hesabı süreçte her iki tarafa da rücü hakkını kullanacaktır. Maddi hasalar içinse tarafların birbirine dava açması gerekir. Bu dava sürecinde mahkeme kusur oranlarını belirler ve bu oranlar doğrultusunda bir taraf diğerinin zararını karşılar."}},{"@type":"Question","name":"Muayenesiz araç kazasını kasko karşılar mı?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Bu sorunun yanıtında belirleyici olan kasko poliçesinin özel şartlarıdır. Bazı kasko poliçelerinde muayenesizlik teminat dışı hal olarak açıkça belirtilir. Bu durumda kasko, kaza hasarını ödemeyi reddedebilir ya da eksik ödeme yapabilir. Diğer taraftan poliçede muayenesizliğe ilişkin özel bir istisna yoksa kasko teminatının geçerliliği devam eder. Kaskonun ödemeyi reddetmesinin hukuka aykırı olduğu durumlarda sigorta tahkim komisyonuna ya da mahkemeye başvurma hakkınız vardır."}},{"@type":"Question","name":"Sigortasız araçla trafik kazasında para cezası verilir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evet, sigortasız bir araçla trafik kazası yaptığınızda hem kazadan doğan tazminatı hem de idari para cezasını aynı anda ödemeniz gerekir. Para cezasının ödenmesi tazminat yükümlülüğünü, araç bağlama kararını ya da güvence hesabının rücu hakkını ortadan kaldırmaz. Bu süreçteki her yaptırım, kendi hukuki çerçevesinde bağımsız işler. "}}]}</script></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/sigortasiz-aracla-trafik-kazasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şirket Aracıyla Yapılan Trafik Kazalarında Hukuki Süreç</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/sirket-araciyla-kaza-yaptim/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/sirket-araciyla-kaza-yaptim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 May 2026 11:36:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1996</guid>

					<description><![CDATA[UZMAN GÖRÜŞÜ Şirket aracıyla yapılan trafik kazalarında risk yalnızca araç hasarı değildir ve yanlış atılan bir adım sigorta haklarını, iş ilişkisini ve tazminat sorumluluğunu aynı anda etkiler. Av. Ezgi Bozkurt Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı Araç sahibinin tüzel kişi olması dolayısıyla iş hukuku boyutunun devreye girmesi ve zorunlu trafik sigortası ile kasko poliçeleri bakımından işleyiş &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="uzman-gorusu-box">
<div class="uzman-foto-wrapper">
    <img decoding="async" src="https://secure.gravatar.com/avatar/04da4ac90aa802e8cc54328dc62f3b94031eb8257c6aa976a81a5a7357f504f5?s=280&#038;d=mm&#038;r=g" alt="Av. Ezgi Bozkurt" class="uzman-foto" /><br />
    <span class="uzman-check-badge"><br />
      <svg width="10" height="10" viewBox="0 0 12 12" fill="none" stroke="#052440" stroke-width="2.2" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round" style="display:block;">
        <polyline points="1.5 6 4.5 9 10.5 3"/>
      </svg><br />
    </span>
  </div>
<div class="uzman-icerik">
<div class="uzman-baslik">
      <svg width="20" height="20" viewBox="0 0 24 24" fill="none" stroke="#d3b077" stroke-width="2.5" stroke-linecap="round" stroke-linejoin="round">
        <path d="M3 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.756-2.017-2-2H4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2 1 0 1 0 1 1v1c0 1-1 2-2 2s-1 .008-1 1.031V20c0 1 0 1 1 1z"/>
        <path d="M15 21c3 0 7-1 7-8V5c0-1.25-.757-2.017-2-2h-4c-1.25 0-2 .75-2 1.972V11c0 1.25.75 2 2 2h.75c0 2.25.25 4-2.75 4v3c0 1 0 1 1 1z"/>
      </svg><br />
      <span>UZMAN GÖRÜŞÜ</span>
    </div>
<p class="uzman-metin">
     Şirket aracıyla yapılan trafik kazalarında risk yalnızca araç hasarı değildir ve yanlış atılan bir adım sigorta haklarını, iş ilişkisini ve tazminat sorumluluğunu aynı anda etkiler.
    </p>
<div class="uzman-imza">
<p class="uzman-ad">Av. Ezgi Bozkurt</p>
<p class="uzman-unvan">Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı</p>
</p></div>
</p></div>
</div>
<p>Araç sahibinin tüzel kişi olması dolayısıyla iş hukuku boyutunun devreye girmesi ve zorunlu trafik sigortası ile kasko poliçeleri bakımından işleyiş farklılıkları dolayısıyla şirket aracıyla yapılan trafik kazası, <strong>hukuki ağırlık bakımından sıradan bir trafik kazasından belirgin ölçüde ayrışır. </strong>Kaza anından sigorta bildirimine, işveren bildiriminden ceza soruşturmasına uzanan süreçlerin eş zamanlı işleyişi, <strong>en ufak bir ihmalin bile</strong> ağır mali ve hukuki yüklere dönüşmesine yol açabilir.</p>
<section class="legal-box" aria-label="Yasal Uyarı">
<div class="legal-box__inner">
<h3 class="legal-box__title">Şirket Aracıyla Kaza Yaptığınızda Bilmeniz Gereken 4 Kritik Nokta</h3>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">1- Şirket, araç işleteni sıfatıyla üçüncü kişilere karşı çoğu durumda doğrudan sorumlu tutulur. Sürücünün kusurlu olması, şirketin sorumluluğunu tek başına ortadan kaldırmaz.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">2- Tazminat miktarı, işverenin çalışana rücu edip edemeyeceği, iş sözleşmesinin akıbeti ve olası ceza soruşturması büyük ölçüde kusur oranına göre şekillenir.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">3- Kaza tespit tutanağı, fotoğraflar, tanık bilgileri ve sigorta bildirimleri ilerleyen süreçte kusur değerlendirmesi ve tazminat talepleri açısından kritik öneme sahiptir.</span>
    </p>
<p class="legal-box__item">
      <span class="legal-box__num">4- Şirket aracı kazalarında aynı anda sigorta hukuku, iş hukuku ve bazı durumlarda ceza hukuku süreçleri devreye girer. Bu nedenle olay, sıradan bir trafik kazasından daha geniş hukuki sonuçlar doğurur.</span>
    </p>
</p></div>
</section>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>şirket aracıyla kaza yapıldığı takdirde hukuki sürecin nasıl ilerleyeceğine ve bu sürecin iş, tazminat ve ceza hukuku noktalarında nasıl ayrıştığına</strong> ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Şirket Aracıyla Kaza Yapıldığında Hak Kaybı Yaşamamak İçin Bilmeniz Gerekenler</h2>
<p>Şirket aracıyla yapılan trafik kazalarında <strong>sıradan trafik kazalarından farklı olarak aynı anda iş hukuku süreçlerinin de sigorta, tazminat ve ceza hukukları ile birlikte işlemesi</strong> dolayısıyla kazanın ardından atılan her adım tazminat haklarını, iş ilişkisinin devamını ve olası hukuki sorumlulukları doğrudan etkiler. Bu durumu göz önünde bulundurarak, konuya ilişkin detaylara geçmeden önce, hak kaybı yaşamamak adına ilk anda bilmeniz gereken en kritik noktaları bir özet olarak burada vermek istedik:</p>
<ul>
<li>Şirket, araç işleteni sıfatıyla üçüncü kişilere karşı hukuki sorumluluk altında tutulur.</li>
<li>Çalışanın kusur oranı, tazminat sürecini, işverenin rücu hakkını ve olası ceza soruşturmasını doğrudan etkiler.</li>
<li>Sigorta şirketine yapılacak bildirimlerin süresinde ve eksiksiz şekilde tamamlanması en kritik noktalardandır. İş kazası kapsamında değerlendirilebilecek durumlarda SGK bildirim süresi 3 iş günüdür.</li>
<li>İşverenin <strong>maaştan doğrudan kesinti yapabilmesi belirli hukuki şartlara bağlıdır.</strong></li>
<li>İş sözleşmesinin haklı nedenle feshi bakımından çalışanın kusur oranı, zararın boyutu ve olayın niteliği ayrıca değerlendirilir.</li>
<li>Kazada yaralanma ya da ölüm olması durumunda tarafların şikayetinden bağımsız bir şekilde ceza soruşturması resen başlatılır.</li>
<li><strong>Alkollü araç kullanımı</strong> hem ceza sorumluluğu hem de sigorta ve iş hukuku (iş sözleşmesinin haklı feshi ve rücu talepleri) bakımından daha ağır sonuçlar ortaya çıkarır.</li>
<li><a href="https://cozumavukatlik.com.tr/kaza-tespit-tutanagina-itiraz/"><strong>Kaza tespit tutanağı</strong></a>, eksper raporu, kamera kayıtları ve tanık bilgileri gibi delillerin korunması gerekir.</li>
</ul>
<p><strong>Yalnızca araç hasarıyla sınırlı sonuçlar doğurmayan bu kazalarda</strong> olayın niteliğine göre çalışan, işveren ve sigorta şirketi bakımından uzun vadeli hukuki ve mali süreçler gündeme gelir. Özellikle yaralanmalı, ölümlü ya da yüksek maddi hasarlı kazalarda <strong>sürecin başından itibaren tüm adımları bu disiplinlerde uzmanlaşmış bir avukat gözetiminde atmak</strong> büyük önem taşır.</p>
<h2>Şirket Aracı ile Kaza Sonrası Öncelikle Ne Yapmalıyım?</h2>
<p>Şirket aracıyla meydana gelen bir trafik kazasından sonra atılan ilk adımlar, <strong>kusur değerlendirmesinden sigorta ödemelerine, işverenin olası işlemlerinden tazminat süreçlerine kadar birçok hukuki sonucu doğrudan etkilediğinden</strong> ötürü olayın hemen ardından aşağıdaki noktalara dikkat etmenizi öneriyoruz:</p>
<ul>
<li>Öncelikle kazanın niteliğini doğru belirlemelisiniz. <strong>Yaralanma ya da ölümlü trafik kazalarında taraflar kendi aralarında kaza tespit tutanağı düzenleyemez.</strong> Bu durumda sorumluluk sahasına göre polis ya da jandarmanın olay yerine gelir. Tabi bu durum sürücülerin ayrıca <strong>delil toplamasına engel değildir.</strong> Araçların konumu, hasar aldığı yerler, yol durumu, trafik işaretleri, kamera bulunabilecek noktaları fotoğraflamanız ve varsa kazaya tanık olan birkaç kişinin iletişim bilgilerini almanızı öneririz. Bu bilgi ve belgeler, <strong>daha sonra hazırlanacak bilirkişi raporları ve kusur değerlendirmelerine olası itirazlarda kullanılabilmesi açısından</strong> çok değerlidir.</li>
<li>Kazanın yalnızca maddi hasarla sonuçlanması durumunda ise taraflar kaza tespit tutanağı düzenleyebilir. Bu durumda da tutanağı imzalamadan önce dikkatlice incelemenizi, <strong>kabul etmediğiniz ya da gerçeği yansıtmadığını düşündüğünüz bilgi veya beyanlara imza atmamanızı öneririz.</strong> Her ne kadar sonrasında itiraz süreci yürütülebiliyor olsa da ilk anda buraya dikkat etmek de önemlidir.</li>
<li>Şirket aracının karıştığı kazalarda farklı olarak<strong> en kısa sürede</strong> şirkete ya da aracın kiralandığı şirkete bildirim yapma yükümlülüğünüz vardır. <strong>Bildirimin gecikmesi</strong> hem şirket içi süreçlerde hem de sigorta prosedürlerinde olası hak kayıplarına zemin hazırlayabilir, bu açıdan en önemli noktalardandır.</li>
<li>Önemli bir nokta olarak, olay yerinde kusuru peşinen kabul eden yazılı ya da sözlü beyanlarda da bulunmamalısınız. Kusur oranı her ne kadar resmi tutanaklar, bilirkişi incelemeleri ve diğer delillerin bir arada değerlendirilmesi ile belirlense de <strong>ilk anda yapılan hatalı açıklamalar ilerleyen süreçte aleyhinize kullanılabilir. </strong></li>
</ul>
<div class="law-cta-box">
<h3>Süreç Hakkında Bilgi</h3>
<p>Şirket aracıyla yaptığınız kazalarda hukuki yönlendirme alın.</p>
<p>  <a href="https://wa.me/905413710609" class="law-cta-btn law-cta-whatsapp" target="_blank" rel="noopener"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M12 2a10 10 0 00-8.65 15.03L2 22l5.12-1.34A10 10 0 1012 2zm0 18a8 8 0 01-4.07-1.1l-.29-.17-3.04.8.81-2.96-.19-.3A8 8 0 1112 20zm4.39-5.61c-.24-.12-1.41-.7-1.63-.78-.22-.08-.38-.12-.54.12-.16.24-.62.78-.76.94-.14.16-.28.18-.52.06-.24-.12-1.02-.38-1.94-1.22-.72-.64-1.2-1.42-1.34-1.66-.14-.24-.02-.37.1-.49.1-.1.24-.28.36-.42.12-.14.16-.24.24-.4.08-.16.04-.3-.02-.42-.06-.12-.54-1.3-.74-1.78-.2-.48-.4-.42-.54-.43h-.46c-.16 0-.42.06-.64.3-.22.24-.84.82-.84 2s.86 2.32.98 2.48c.12.16 1.7 2.6 4.12 3.64.58.25 1.03.4 1.38.52.58.18 1.1.15 1.52.09.46-.07 1.41-.58 1.61-1.14.2-.56.2-1.04.14-1.14-.06-.1-.22-.16-.46-.28z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">WhatsApp</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a href="tel:+905413710609" class="law-cta-btn law-cta-phone"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M6.62 10.79a15.05 15.05 0 006.59 6.59l2.2-2.2c.27-.27.67-.36 1.02-.24 1.12.37 2.33.57 3.57.57.55 0 1 .45 1 1V21c0 .55-.45 1-1 1C10.85 22 2 13.15 2 2c0-.55.45-1 1-1h3.5c.55 0 1 .45 1 1 0 1.24.2 2.45.57 3.57.11.35.03.74-.25 1.02l-2.2 2.2z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">Telefonla Görüşün</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a style="color: #062440 !important;" href="/iletisim/" class="law-cta-link">Trafik Kazası Avukatlık Hizmetlerimiz →</a>
</div>
<h2>Hukuki Süreç Nasıl İlerler?</h2>
<p>Şirket aracının karıştığı trafik kazaları sonrasında <strong>trafik hukuku, iş hukuku ve ceza hukuku kapsamında birbirinden bağımsız fakat birbiriyle ilişkili süreçler aynı anda ilerler.</strong> Her sürecin kendine özgü usul, ispat ve sorumluluk kuralları bulunur.</p>
<p>Kaza sonrasında hukuki süreç genel hatlarıyla aşağıdaki gibi ilerler:</p>
<ul>
<li>Öncelikle <strong>kaza tespit tutanağı düzenlenmeli</strong>, araçların konumu ve hasar alanları fotoğraflanmalı, varsa tanık bilgileri alınmalı ve kamera kaydı bulunabilecek noktalar tespit edilmelidir. Yaralanma ya da ölümlü kazalarda tüm bu süreçleri kolluk kuvvetleri ilerletecektir fakat imkan dahilinde siz de fotoğraf çekebilirsiniz.</li>
<li>Şirket araçlarında kaza bildirimi yalnızca sigorta şirketine yapılan bildirimden ibaret değildir. İ<strong>şverenin de mümkün olan en kısa sürede haberdar edilmesi gerekir.</strong> Ardından zorunlu trafik sigortası ve varsa kasko poliçesi kapsamında hasar süreci başlatılır.</li>
<li>Kaza tespit tutanağı, fotoğraflar, tanık beyanları, kamera kayıtları ve gerekiyorsa bilirkişi raporu üzerinden tarafların kusur oranı değerlendirilir. Bu oran <strong>sigorta ödemesini, tazminat sorumluluğunu, işverenin çalışana rücu hakkını ve olası ceza sürecini</strong> doğrudan etkiler.</li>
<li>Kaza, <strong>işin yürütümü sırasında yahut işverenin organizasyonu kapsamında meydana gelmişse</strong> iş kazası olarak kabul edilebilir. Bu durumda SGK bildirimi, sağlık giderleri, geçici iş göremezlik ödemeleri ve olası maddi ve manevi tazminat talepleri ayrıca gündeme gelir.</li>
<li>Çalışanın kusurlu olup olmadığı, kusurun ağırlığı, araç kullanım talimatlarına uyulup uyulmadığı, izinsiz veya alkollü kullanım bulunup bulunmadığı değerlendirilir. <strong>İşverenin çalışana rücu etmesi, maaştan kesinti yapması veya iş sözleşmesini feshetmesi</strong> her durumda doğrudan uygulanamaz, <strong>belirli şartlara bağlıdır.</strong></li>
<li>Kaza yaralanma veya ölümle sonuçlanmışsa savcılık tarafından ceza soruşturması resen başlatılır. Sigorta limitini aşan veya poliçe kapsamı dışında kalan zararlar bakımından ise tazminat davası gündeme gelir. Ceza yargılaması ile tazminat süreci birbirinden bağımsız ilerler ve <strong>ceza davasındaki beraat kararı, tazminat sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.</strong></li>
</ul>
<h3>Şirket aracıyla yapılan trafik kazası, iş kazası olarak mı değerlendirilir?</h3>
<p>Şirket aracıyla yapılan <strong>her trafik kazası doğrudan iş kazası olarak değerlendirilmez.</strong> Kazanın, işin yürütümü ya da işverenin organizasyonu kapsamında gerçekleşmesi durumunda iş kazası olarak değerlendirilmesi mümkündür.</p>
<p>İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı ile SGK uygulamalarına baktığımızda, aşağıdaki kaza örnekleri, iş kazası kapsamında değerlendirilir:</p>
<ul>
<li>Mesai saatleri içinde, işverenin talimatıyla görev yeri dışında bulunulurken meydana gelen kazalar</li>
<li>İşveren tarafından sağlanan servis veya şirket aracıyla işe gidiş, geliş sırasında yaşanan kazalar</li>
<li>Çalışanın, işveren tarafından tahsis edilen aracı iş kapsamında kullandığı sırada meydana gelen kazalar</li>
</ul>
<p>Burada sıraladığımız durumlara karşılık,</p>
<ul>
<li>çalışanın şirket aracını izinsiz şekilde tamamen kişisel amaçlarla kullanması</li>
<li>mesai ve görev ilişkisi dışında, özel kullanım sırasında meydana gelen kazalar</li>
<li>işverenin bilgisi ve organizasyonu dışında gerçekleşen kullanım halleri</li>
</ul>
<p>iş kazası kapsamı dışında değerlendirilir. Yargıtay içtihatlarında temel kriter, kazanın, <strong>işverenin otoritesi ve işin yürütümüyle bağlantılı bir faaliyet sırasında meydana gelip gelmediğidir.</strong> Bu nedenle değerlendirme yapılırken yalnızca kazanın gerçekleştiği yer değil, <strong>olayın iş ilişkisiyle kurduğu işlevsel bağ da dikkate alınmalıdır.</strong></p>
<h2>Sorumluluk Dağılımı Nasıl Olur?</h2>
<p>Şirket aracıyla meydana gelen trafik kazalarında sorumluluk <strong>çoğu zaman yalnızca sürücüye ya da yalnızca işverene yüklenmez.</strong> Kazanın özelliklerine ve oluş şekline göre hem sürücü hem de işleten aynı anda hukuki sorumluluk altında kalabilir.</p>
<p>Karayolları Trafik Kanunu uyarınca <strong>&#8220;işleten sorumluluğu kusursuz sorumluluk&#8221;</strong> esasına dayandığından, sürücünün kusur olup olmamasından bağımsız olarak aracın sahibi ve işleteni sıfatıyla üçüncü kişilere karşı sorumludur. Buna bağlı olarak <strong>kazada zarar gören kişiler doğrudan şirketten ya da şirketin sigortasından talepte bulunabilir. </strong></p>
<p>Sürücünün sorumluluğu ise <strong>büyük ölçüde kusur oranına bağlı olarak belirlenir.</strong> Kazanın tamamen karşı tarafın kusurundan kaynaklandığı durumlarda sürücünün kişisel sorumluluğu doğmaz. Fakat hız ve kırmızı ışık ihlali, alkollü araç kullanımı vb. <strong>kusurlu davranışların olduğu kazalarda sürücü hem tazminat hem de ceza hukuku bakımından sorumludur. </strong></p>
<p>Burada önemli bir parantez de, şirketin zarar görene ödeme yapmasının, sürücünün sorumluluğunu her zaman ortadan kaldırmadığı noktasındadır. <strong>Özellikle ağır kusur bulunan durumlarda işveren</strong>, ödediği tazminatın belirli bir kısmını sürücüye yansıtmak için <strong>rücu hakkını kullanabilir.</strong> Buna karşılık hafif kusurla gerçekleşen kazalarda iş hukukunun işçiyi koruyan yaklaşımına bağlı olarak çalışanın sorumluluğu daha sınırlı değerlendirilir.</p>
<p>Sorumluluk dağılımını değiştiren en önemli durumlardan biri ise <strong>izinsiz araç kullanımıdır.</strong> Çalışanın şirket aracını yetkisiz şekilde üçüncü bir kişiye vermesi ya da üçüncü kişinin aracı izinsiz kullanması durumunda hem sigorta hem de iş hukuku bakımından farklı sonuçlar ortaya çıkar. Bu durumlarda <strong>işverenin rücu hakkı genişler</strong>, kasko teminatı bakımından uyuşmazlıklar doğar ve sorumluluk değerlendirmesi olayın özelliklerine göre yeniden yapılır.</p>
<p>Özetle, şirket aracıyla meydana gelen kazalarda sorumluluk, <strong>kusur oranına, aracın hangi amaçla kullanıldığına, şirket talimatlarına uyulup uyulmadığına ve kazanın meydana geliş şekline göre belirlenir</strong> ve her olayın kendi şartları içinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.</p>
<h2>Şirketin Sorumlulukları</h2>
<p>Bu süreçte şirketin hukuki sorumluluğu, <strong>araçla ilgili gerekli özen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine göre</strong> şekillenmektedir. Araç, sigorta ve SGK bildirimi açılarından şirketin sorumlulukları şöyledir:</p>
<p>Araç bakım ve denetim sorumluluğu kapsamında şirket, aracın periyodik bakımlarını yaptırmak, teknik güvenliğini sağlamak ve ehliyet şartlarını taşımayan ya da sağlık durumu araç kullanmaya elverişli olmayan çalışanlara şirket aracı tahsis etmemekle yükümlüdür. <strong>Bu yükümlülüklerin yerine getirilmiş olsa dahi</strong> bir kaza durumunda şirketin Karayolları Trafik Kanunu kapsamında kusursuz sorumluluk esasına dayanan <strong>işleten sıfatından doğan sorumluluğu tamamen ortadan kalkmaz. </strong></p>
<p>Sigorta yükümlülüğü bakımından şirketin araç için <strong>trafik sigortası yaptırması zorunludur.</strong> Poliçe bulunmaksızın trafiğe çıkan araçların sebep olduğu zararlardan şirket doğrudan sorumlu tutulur. Yine <strong>geniş kapsamlı bir kasko poliçesinin bulunmaması</strong> da kaza sonrasında şirket açısından ciddi mali riskler doğurur.</p>
<p>Kaza sonrasında <strong>SGK bildirimi yükümlülüğü de işverene aittir.</strong> Kazanın iş kazası kapsamında değerlendirilmesi halinde işveren <strong>durumu 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür.</strong> Bildirimin süresinde yapılmaması veya hiç yapılmaması durumunda ise SGK’nın hak sahiplerine yaptığı ödemeler nedeniyle işverene karşı rücu süreci gündeme gelir.</p>
<h2>Sürücünün Sorumlulukları</h2>
<p>Şirket aracıyla kaza yapan sürücünün hukuki sorumluluğu üç ayrı alanda eş zamanlı olarak doğabilir. Bu alanların detaylarına bakalım:</p>
<ul>
<li><strong>Üçüncü kişilere karşı doğrudan sorumluluk:</strong> Kusurlu bulunan sürücü, zarar gören üçüncü kişiler tarafından şirketten bağımsız olarak hedef alınabilmektedir. Mahkeme kararıyla tespit edilen kusur oranı, sürücünün kişisel varlıkları üzerinden icra takibine zemin oluşturur.</li>
<li><strong>Cezai sorumluluk:</strong> Kaza yaralanma ya da ölümle sonuçlandıysa sürücü hakkında ceza yargılaması başlatılır. Alkollü araç kullanımı ya da kırmızı ışık ihlali gibi bilinçli taksir hallerinde belirlenen ceza artırılır. <strong>Kaza yerinden kaçmak</strong> ise başlı başına ayrı bir suç oluşturmaktadır.</li>
<li><strong>İşe devam ve disiplin sorumluluğu:</strong> Şirket,<strong> sürücünün kusuruna bağlı olarak disiplin işlemi başlatabilmekte</strong> ya da belirli koşulların varlığında iş sözleşmesini feshedebilmektedir. Kasıtlı zarar yahut ağır ihmal içeren fiillerde sürücüden bireysel tazminat talep edilebilmektedir.</li>
</ul>
<h2>Sigorta Şirketine Bildirim Süreci</h2>
<p>Süreçteki en önemli adımlardan biri sigorta şirketine bildirimdir çünkü <strong>bu sürelerin kaçırılması,</strong> tazminat hakkını tehlikeye atabilir. Zorunlu trafik sigortası ve kasko genel şartları uyarınca trafik kazası, sigorta şirketine <strong>10 gün içinde</strong> bildirilmek zorundadır. Maddi hasarlı kazalarda düzenlenen<strong> kaza tespit tutanağı ise 5 iş günü içinde</strong> sigorta şirketine teslim edilmelidir.</p>
<p>Bildirimde sunulması gereken belgeler ise şöyledir:</p>
<ul>
<li>Kaza tutanağı veya trafik kazası tespit tutanağı,</li>
<li>sürücü belgesi ve araç ruhsatının kopyaları,</li>
<li>kaza yerinden alınan fotoğraflar,</li>
<li>yaralanma söz konusuysa sağlık raporu ve hastane kayıtları,</li>
<li>tanık bilgileri.</li>
</ul>
<h3>Sigorta, şirket aracıyla yapılan zararı karşılar mı?</h3>
<p>Trafik kazalarında zorunlu trafik sigortası yalnızca karşı tarafında bedensel ve maddi zararlarını poliçe limiti dahilinde karşılar. <strong>Şirket aracının kendi hasarı için kasko poliçesi zorunludur. </strong>Kasko poliçesinde ise kritik istisnalar dikkatle değerlendirilmelidir. Alkollü araç kullanımı ve yetkisiz sürücü kullanımı, sözleşmede tanımlanmayan kullanım amacı ve poliçede belirlenen muafiyet tutarını aşmayan hasarlar teminat kapsamından çıkarılabilir. <strong>Şirket araçlarında ticari kullanım ve çalışanlara araç tahsisi koşullarının poliçede açıkça tanımlanmış olması</strong>, hasar anında sigorta şirketinin kapsam reddi gerekçe göstermesini önlemesi açısından kritiktir.</p>
<p>Trafik sigortasının poliçe limitlerini aşan zararlar içinse zarar gören, doğrudan işletene yani şirkete başvurma hakkına sahiptir. <strong>Sigorta şirketinin sürücüye rücu etme hakkı ise</strong> yalnızca alkollü araç kullanımı, kasıt veya ağır ihmal gibi poliçede açıkça düzenlenen haller için geçerlidir.</p>
<h2>Yargıtay Kararları</h2>
<p>Yargıtay&#8217;ın şirket araçlarıyla ilgili kararları hem iş kazası tespitinde hem sorumluluk dağılımında belirleyici içtihatlar oluşturmuştur. Birçok kararı taradığımız bu bölümde, hukuki sürecin farklı yönlerine ilişkin önemli içtihatları bulabilirsiniz.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;"><strong>1- Şirket toplantısına giderken yapılan kaza &#8211; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2023</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;">Şirket talimatıyla bir toplantıya yönlendirilen işçinin yolda kaza yapması iş kazası olarak kabul edilmiştir. Belirleyici kıstas, coğrafi konum değil; işverenin otoritesiyle kurulmuş işlevsel bağdır. Araç kime ait olduğu sonucu etkilememiştir.</span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>2- Servis beklerken meydana gelen kaza &#8211; Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 2016</strong></span></p>
<p>İşveren tarafından tahsis edilen servis aracına henüz binilmemişken, bekleme noktasında gerçekleşen kaza iş kazası sayılmıştır. Mahkeme, koruma kapsamının araç içiyle sınırlı tutulamayacağını ve işverenin sağladığı ulaşım hizmetinin tamamını kapsadığını ortaya koymuştur.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>3- Servis aracıyla işe giderken yaralanan işçi &#8211; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2022</strong> </span></p>
<p>Tazminat hesabı yapılırken SGK&#8217;nın rücuya tabi ödeme yapıp yapmadığı araştırılmadan karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Karar, iş kazası niteliğindeki trafik kazalarında SGK ödemelerinin tazminattan düşülmesi gerektiğini netleştirmiştir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>4- Trafik cezalarının maaştan kesilmesi &#8211; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi</strong> </span></p>
<p>İşçinin şirket aracıyla neden olduğu trafik para cezalarının, işçinin açık rızası alınmaksızın ücretinden kesilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Mahkeme, takas hakkının yalnızca kasten sebebiyet verilen ve yargı kararıyla sabit hâle gelen zararlar için kullanılabileceğini hükme bağlamıştır.</p>
<h3>Şirket aracıyla kaza yaptım, işten çıkarılır mıyım?</h3>
<p>İş Kanunu&#8217;na göre, işverenin haklı nedenle iş sözleşmesini feshedebilmesi (bu durumda işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödenmez) için şu <strong>iki koşulun birlikte gerçeklemesi şartı aranır: </strong></p>
<ol>
<li>Sürücü kazada kusur olmalı.</li>
<li>Araç oluşan hasar, sürücünün 30 günlük brüt ücretini aşmalı.</li>
</ol>
<p>Dolayısıyla karşı tarafında sebep olduğu kazalarda ya da bu tutarın altında kalan hasarlarda haklı fesih gerekçesi oluşmaz.</p>
<p>Fesih noktasında süre de belirleyici ve kritiktir. İşverenin, fesih gerekçesini öğrenmesinden itibaren <strong>6 iş gününde bu yola başvurması gerekir.</strong> Aksi takdirde hak düşer.</p>
<p><strong>Alkollü araç kullanımı</strong> ise bu koşullardan bağımsız değerlendirilir. Mesai saatlerinde alkollü olarak araç kullanan çalışanın iş sözleşmesi, hasar tutarı ve kusur oranı aranmaksızın İş Kanunu&#8217;nun ahlak ve iyi niyet kurallarını düzenleyen maddesi kapsamında <strong>derhal ve tazminatsız feshedilebilir. </strong></p>
<h3>İşveren bu kaza nedeniyle maaştan kesinti yapabilir mi?</h3>
<p>Bu sorunun yanıtı, belirli hukuki şartlara bağlıdır. Kural olarak işveren,<strong> oluşan zararı tek taraflı şekilde ücret kesintisi yaparak tahsil edemez. </strong></p>
<p>Türk Borçlar Kanunu kapsamında işverenin ücretle takas hakkı oldukça sınırlıdır. Özellikle taksirle meydana gelen trafik kazalarında, zarar tutarı mahkeme kararıyla kesinleşmeden maaştan doğrudan kesinti yapılması hukuka aykırı kabul edilir. Bu gibi durumlarda çalışan, <strong>iş mahkemesinde alacak ve iade talebinde bulunabilir.</strong></p>
<p>Bunun yanında iş sözleşmesinde ya da toplu iş sözleşmesinde açık düzenleme bulunması durumunda disiplin cezası niteliğinde ücret kesintisi uygulanabilir fakat <strong>bu kesinti bir ayda iki gündeliği aşamaz ve gerekçesinin çalışana yazılı olarak bildirilmesi gerekir. </strong></p>
<h3>Araçta oluşan değer kaybını kim öder?</h3>
<p>Trafik kazalarında değer kaybını kimin karşılayacağı <strong>kusur oranına göre belirlenir.</strong> Karşı tarafında kusurlu olduğu kazalarda değer kaybı, karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından talep edilir. <strong>Sigorta şirketinin ödeme yapmaması ya da eksik ödeme yapması durumunda</strong> Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru ya da dava yoluna gidilebilir.</p>
<p>Sürücünün tümüyle kusur olması durumunda ise araçtaki değer kaybı trafik sigortası kapsamında karşılanmaz. Bu durumda şirketi zararı çalışandan talep edip edemeyeceği ise <strong>çalışanın kusurunun ağırlığına, iş ilişkisinin niteliğine</strong> ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Özellikle<strong> ağır kusur veya açık ihmal iddialarında işveren tarafından rücu talepleri</strong> gündeme gelir.</p>
<h3>Kasko hasarsızlık indirimi kaybından sürücü mü sorumludur?</h3>
<p>Şirketin sonraki dönem sigorta primlerinde meydana gelen artışı ifade eden kasko hasarsızlık indirimi kaybından <strong>sürücünün doğrudan sorumlu tutulması mümkün değildir.</strong> Bu konuda değerlendirme yapılırken kazanın oluş şekli, sürücünün kusur durumu ve ortaya çıkan zararın somut olarak ispat edilip edilemeyeceği dikkate alınır.</p>
<p>Yargıtay uygulamaların yalnızca tahmine dayanan prim artışı iddialarının tek başına yeterli kabul edilmediği görülmekte olup bu artışın varsayımsal değil, <strong>somut ve belgelenebilir şekilde ortaya konulması gerekir. </strong></p>
<p>Bununla birlikte <strong>sürücünün ağır kusurlu veya kasıtlı davranışı nedeniyle meydana gelen kazalarda</strong>, sigorta şirketi ya da işveren tarafından HİB kaybının da zarar kalemi olarak ileri sürülebilir. Bu durumda da zarar miktarının ve <strong>illiyet bağının somut belgelerle ispat edilmesi gerekir.</strong></p>
<h3>Mesai dışında yapılan kazalarda kapsam ve süreç değişir mi?</h3>
<p>Bu sorunun yanıtı, kullanımın işveren izni kapsamında olup olmamasına bağlı olarak değişir. İşverenin açık ya da örtülü izniyle gerçekleştirilen kullanımlarda, <strong>şirketin araç işleteni sıfatıyla üçüncü kişilere karşı sorumluluğu çoğu durumda devam eder.</strong> Fakat kazanın işin görülmesi sırasında gerçekleşmemesi nedeniyle <strong>iş hukuku ve iş kazası değerlendirmeleri farklılaşır. </strong></p>
<p>Çalışanın mesai dışında ve izinsiz kullanımı durumunda ise çalışan açısından hukuki riskler belirgin şekilde artar. Bu durumda şirket,<strong> kullanımın kendi bilgisi ve rızası dışında gerçekleştiğini ileri sürerek sorumluluğun kapsamına itiraz edebilir.</strong> Yine birçok kasko poliçesinde yetkisiz kullanım teminat dışı kaldığından sigorta koruması da ortadan kalkabilir. Son olarak işveren, şirket aracının izinsiz kullanılması nedeniyle güven ilişkisinin zedelendiğini ileri sürerek <strong>iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. </strong></p>
<h3>Ceza davası açılır mı?</h3>
<p>Yalnızca maddi hasarlı kazalarda kural olarak ceza yargılaması gündeme gelmemekle beraber yaralanmalı veya ölümlü trafik kazalarında Cumhuriyet Savcılığı, şikayet aranmaksızın resen soruşturma başlatır. Dolayısıyla bu soruya yanıt olarak evet, <strong>şirket aracıyla yapılan kazalarda, olayın niteliğine göre sürücü hakkında ceza davası açılması mümkündür.</strong></p>
<p>Ceza davası kapsamında değerlendirme yapılırken <strong>aşırı hız, kırmızı ışık ihlali veya alkollü araç kullanımı gibi ağır kural ihlalleri mevcutsa</strong> bilinçli taksir hükümleri uygulanarak ceza artırılır. Ufak bir not olarak, alkollü araç kullanımı, <strong>kaza meydana gelmese dahi ayrıca ceza sorumluluğu doğurur. </strong></p>
<h3>Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda çalışanın sorumluluğu nasıl belirlenir?</h3>
<p>Yaralanmalı ya da ölümlü trafik kazalarında kusur tespiti yapılırken kaza yeri inceleme tutanağı, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve eğer mevcutsa güvenlik kamerası görüntüleri dikkate alınır. <strong>Bilirkişi, hız, görüş mesafesi, yolun akışı ve sinyalizasyon gibi teknik unsurları bir arada değerlendirerek</strong> kusur oranlarını belirler.</p>
<p>Çalışanın <strong>asli ya da tali kusurlu bulunması halinde</strong> hem ceza sorumluluğu hem de maddi ve manevi tazminat sorumluluğu gündeme gelir. Kazanın yaralanmalı veya ölümlü olması durumunda taksirle yaralama ya da taksirle ölüme neden olma suçları nedeniyle ceza soruşturması yürütülür. Alkollü araç kullanımı, aşırı hız yahut ağır kural ihlalleri mevcutsa <strong>bilinçli taksir hükümleri uygulanarak cezalar artırılabilmektedir.</strong></p>
<p>Yaralanmalı kazalarda maddi tazminat hesabında <strong>zarar görenin yaşı, mesleği, geliri, maluliyet oranı ve tedavi masrafları</strong> temel alınır. Ölümlü kazalarda ise tazminat sürecinde <strong>zarar görenin desteğinden yoksun kalacak yakınların durumunu</strong>, ölenin yaş ve gelir düzeyini ve bakım yükümlülükleri gündeme gelir. Destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze masrafları ve manevi tazminat ayrı kalemler olarak talep edilmelidir.</p>
<p>Tüm bu davalarda şirket, ortak davalı <strong>(ödediği tazminatları kusur oranına göre çalışana rücu edebilmektedir)</strong> konumunda bulunur. İşverenin, kusur oranına bakılmaksızın araç işleteni sıfatıyla sorumlu tutulduğu davalarda sigorta poliçesinin yeterliliği ve limit üstü sorumluluk için hazırlıklı olunması önem taşır.</p>
<h3>Üçüncü kişilerin zararını kim karşılar? Sürücü mü yoksa işveren mi?</h3>
<p>Kazada maddi ve manevi zarar gören üçüncü kişi, pratikte <strong>sigortaya, aracı işleten şirkete ve sürücüye aynı anda başvurabilir</strong> ve hukuki açıdan bu üç yol birbirini kapatmaz.</p>
<p>Sürecin akışı itibariyle zarar öncelikle zorunlu trafik sigortasından talep edilmelidir. Sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde ödemer yapar. <strong>Limit aşılıyorsa ya da sigorta poliçesi yoksa</strong> zarar gören hem şirkete hem de sürücüye karşı aynı davada tazminat talep edebilir.</p>
<p>Mahkeme kararı tazminatı belirlediğinde şirket, hükmedilen tutarı zarar görene öder ve sonrasınra sürücünün kusur oranındaki payı için sürücüye başvurur. Sürücünün hafif kusurlu olduğu davalarda <strong>iş hukukunun koruma ilkesi devreye girerek rücu miktarını kısıtlamaktadır</strong> fakat ağır kusur yahut kasıt hallerinde bu kısıtlama uygulanmamaktadır.</p>
<h3>Şirket aracının kiralık olması durumunda hukuki süreç nasıl ilerler?</h3>
<p>Kiralık araçla yapılan kazada işleten sıfatı kiracı şirkete aittir ve <strong>araç sahibi olan kiralama firması</strong> kaza araçtaki teknik bir arızadan kaynaklanmadığı sürece <strong>kural olarak sorumlu tutulamaz.</strong></p>
<p>Bu durumda hukuki süreç açısından kira sözleşmesinin içeriği belirleyicidir. Kaza anındaki sorumluluk dağılımı, araç hasarının kime ait olacağı ve zorunlu sigorta ile isteğe bağlı sigortaların hangi tarafça yaptırılacağı <strong>sözleşmede açıkça düzenlenmiş olmalıdır.</strong> Kiralık araçlarda çoğunlukla ek kaza sigortası ya da muafiyet kaldırma opsiyonu sunulmaktadır. Bu opsiyonlar kullanılmamışsa kiracı şirket, muafiyet tutarını karşılamakla yükümlüdür.</p>
<p>Çalışanın kaza yaptığı kiralık araç, iş amaçlı kullanıma tahsis edilmişse şirket aracı kazasındaki hukuki süreç büyük ölçüde aynı şekilde ilerler.<strong> İşverenin sorumluluğu yine geçerlidir</strong> ve kazanın kiralık araçta yaşanması bu statüyü değiştirmemektedir.</p>
<h3>Şirket aracıyla alkollü bir şekilde kaza yaptım, ne yapmalıyım?</h3>
<p>Alkollü araç kullanımı, ceza, sigorta ve iş hukuku alanlarının hukuki sonuçlarını ağırlaştıran bir etkendir. Burada yanıtlanması gereken ilk soru; alkol oranı 1.00 promilin altında mı, üstünde mi olmalıdır?</p>
<p>Eğer <strong>sürücünün alkol oranı 1.00 promilin üzerinde ise</strong> zorunlu trafik sigortası kapsamında sigorta şirketi karşı tarafa ödeme yapar fakat bu tutarı sonrasında sürücüye rücu eder. Yine <strong>kasko poliçesi de teminat dışı kalacağından</strong> şirket, araçtaki maddi hasardan sürücüyü sorumlu tutacaktır. Konunun ceza hukuku boyutunda ise alkollü araç kullanma bir suç oluşturmakta, <strong>kaza yaralanmalı ya da ölümlüyse bilinçli taksir uygulaması ile ceza artırılmaktadır.</strong> Tüm bunlara ek olarak işveren, mesai sırasında alkollü araç kullanılması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir.</p>
<p><strong> Kaza sonrasında verilen ifadeler ve imzalanan tutanaklar hukuki süreci doğrudan etkileyebileceğinden</strong> ötürü ifade işlemleri başlamadan önce ceza ve trafik hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almanızı öneririz.</p>
<h3>Şirket aracıyla ölümlü trafik kazasına karıştım, suçlu bulunur muyum?</h3>
<p>Ölümlü bir kaza yaşanması olması, <strong>doğrudan şirket aracını kullanan sürücünün kusurlu olduğu anlamına gelmez.</strong> Burada kusur yani suçluluk kavramı belirlenirken kazanın oluş biçimi, tarafların hız ve kural ihlalleri, yol ve görüş koşulları ve bilirkişi değerlendirmesi dikkate alınır.</p>
<p>Ölümlü trafik kazalarında soruşturma şikayete bağlı olmaksızın Cumhuriyet Savcılığı resen başlatılır. Bu süreçte <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/kaza-tespit-tutanagina-itiraz/"><strong>kaza tespit tutanağı</strong></a>, araç ekspertiz kayıtları, olay yeri inceleme raporları, tanık beyanları ve varsa kamera görüntüleri delil niteliği taşır. Yapılan incelemeler sonucunda <strong>kazanın tümüyle karşı tarafın kusurundan kaynaklandığının tespit edilmesi durumunda</strong> sürücü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Kusurun ortak olması durumunda ise tarafların <strong>kusur oranları ayrı ayrı belirlenir ve cezai sorumlulukların tespitinde bu oranlar dikkate alınır.</strong></p>
<p>Bununla beraber ölümlü trafik kazalarında, ceza soruşturmasının yanı sıra <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/destekten-yoksun-kalma-tazminati/"><strong>destekten yoksun kalma tazminatı</strong></a> başta olmak üzere maddi ve manevi tazminat talepleri de gündeme gelebilir. Özellikle şirket aracının kullanıldığı kazalarda sürücünün, <strong>araç malikinin ve işverenin hukuki sorumluluğu birlikte değerlendirilebildiğinden süreç daha karmaşık bir hal alır.</strong> Dolayısıyla soruşturmanın ilk aşamadan itibaren <strong>hem ceza hem de tazminat hukuku boyutunu birlikte yönetebilecek deneyimli bir avukatın gözetiminde ilerlemesi</strong>, hak kayıplarının önlenmesi ve sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından en kritik noktalardan biridir.</p>
<h3>Şirket aracını arkadaşıma vermiştim ve kaza yaptı. Bu durumda sorumluluk kimde olur?</h3>
<p>Şirket aracını arkadaşınıza vermeniz ve onun kazaya karışması durumunda <strong>üçüncü kişilere karşı öncelikle araç işleteni sıfatıyla şirket sorumlu olur.</strong> Bu süreçte şirket, ödediği zararları olayın koşullarına ve kusur duruma bağlı olarak <strong>aracı yetkisiz bir şekilde kullandıran çalışana rücu etme hakkına sahiptir. </strong></p>
<p>Çalışan açısından ortaya çıkabilecek başlıca sonuçlar şöyledir:</p>
<ul>
<li>Yetkisiz sürücü kullanımı nedeniyle kasko poliçesi teminat sağlamayabilir ya da sigorta şirketi ödediği tutarı sonradan sorumlulara rücu edebilir.</li>
<li>Şirket, araçta oluşan hasar ile üçüncü kişilere ödemek zorunda kaldığı tazminatları çalışandan talep edebilir.</li>
<li>Bu davranış, işveren ile çalışan arasındaki güven ilişkisini zedelediğinden ötürü İş Kanunu kapsamında haklı nedenle fesih sebebi (yani tazminatsız işten çıkış) olarak değerlendirilir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/sirket-araciyla-kaza-yaptim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Motosiklet Kazalarında Tazminat ve Sigorta Süreçleri</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/motosiklet-kazalarinda-tazminat/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/motosiklet-kazalarinda-tazminat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Çiğdem Baykara]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 May 2026 07:26:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1898</guid>

					<description><![CDATA[Ülkemizde son yıllarda artan motosiklet sayısına bağlı olarak bu araçlardan kaynaklanan kazalar hem sayı hem de ağırlık bakımından önemli bir hukuki uyuşmazlık, dava grubuna dönüşmektedir. EGM&#8217;nin 2025 yılı verilerine göre ülkemizde 676.706 trafik kazası gerçekleşmiş, bu kazalarda 2.541 kişi hayatını kaybederken 407.352 kişi yaralanmıştır ve maalesef motosiklet kazalarında karoser korumasından yoksun sürücü ve yolcular, kazanın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde son yıllarda artan motosiklet sayısına bağlı olarak bu araçlardan kaynaklanan kazalar hem sayı hem de ağırlık bakımından önemli bir hukuki uyuşmazlık, dava grubuna dönüşmektedir.</p>
<p><a href="https://www.radyotrafik.com/haber/2025-y%C4%B1l%C4%B1nda-t%C3%BCrkiye-genelinde-toplam-731-bin-202-trafik-kazas%C4%B1-meydana-geldi--26930" target="_blank" rel="nofollow noopener"><strong> EGM&#8217;nin 2025 yılı verilerine göre</strong></a> ülkemizde 676.706 trafik kazası gerçekleşmiş, bu kazalarda 2.541 kişi hayatını kaybederken 407.352 kişi yaralanmıştır ve maalesef motosiklet kazalarında karoser korumasından yoksun sürücü ve yolcular, kazanın tüm enerjisini doğrudan karşıladığından <strong>maluliyet oranları araç kazalarına kıyasla çok daha yüksek çıkmaktadır.</strong></p>
<p>Motosiklet kazalarında kapsamındaki tazminat süreçleri, motor, scooter yahut yük motosikleti kazaları sonucunda yaralanan, <strong>kalıcı sakatlık yaşayan ya da hayatını kaybeden kişilerin ve yakınlarının hukuki yollarla talep edebildiği maddi ve manevi tazminat haklarının tümünü kapsar.</strong></p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <b>motosiklet kazalarında tazminatın tüm boyutlarına, yaralanmalı ve ölümlü kaza süreçlerine, 50 cc motor özelinde durumlara ve 2026 güncel sigorta limitlerine ilişkin </b>genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>Motosiklet Kazaları Neden Özel Bir Hukuki Süreç Gerektirir?</h2>
<p><strong>Klasik trafik kazalarından farklı dinamiklere sahip olması</strong> dolayısıyla hukuki açıdan da daha hassas ve detaylı bir değerlendirme gerektiren motosiklet kazalarında <strong>yaralanma biçimi, kusur analizi ve sigorta süreçlerindeki özel durumlar</strong>, tazminat ve sorumluluk boyutunu doğrudan etkiler.</p>
<ul>
<li><strong>Maluliyet oranı yüksek:</strong> Özellikle koruyucu kaskın olmadığı durumlarda omurga, kafa, eklem ve uzuv kırıkları sık görülür. Bu nedenle aktüeryal hesaplama araç kazalarına kıyasla çok daha büyük rakamlar doğurur.</li>
<li><strong>Sigorta şirketlerinin ret oranı yüksek:</strong> Kask eksikliği, müterafik kusur ya da tutanak hataları gerekçesiyle sigorta şirketleri motosiklet dosyalarını sıklıkla reddeder ya da eksik öder.</li>
<li><strong>Kask faktörü:</strong> Kask takmamanın tazminata etkisi karmaşık bir hukuki analize gerektirir ve her yaralanma bölgesi için ayrı değerlendirme yapılır.</li>
<li><strong>Kusur tespiti farklı işler:</strong> Motosiklet görünürlüğü, şerit konumu ve hız analizi araç kazalarından farklı teknik kriterler gerektirir.</li>
</ul>
<h2>Motosiklet Kazası Tazminatı Eksiksiz Nasıl Alınır?</h2>
<p><strong>Motosiklet kazasında tazminatı süreci</strong>, maluliyet oranı tespiti, aktüeryal hesaplama, kask-müterafik kusur analizi ve sigorta tahkim süreçlerinin birlikte ve doğru yönetilmesini gerektiren <strong>karmaşık bir çalışma alanıdır.</strong> 2026 yılı itibarıyla motosiklet sigortası kişi başı bedeni hasar limiti 3.600.000 TL&#8217;ye yükseltilmiş olsa da bu limitin eksiksiz kullanılabilmesi için <strong>hukuki sürecin doğru ve eksiksiz yürütülmesi zorunludur.</strong></p>
<p>Büromuz, <strong>sigorta hukuku ve aktüerya uzmanı ve adli trafik bilirkişisi <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/yazar/avcigdembaykara/">Av. Arb. Çiğdem Baykara</a> liderliğinde</strong>, yaralanmalı ve ölümlü motosiklet kazalarından kaynaklanan tüm tazminat süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.</p>
<div class="law-cta-box">
<h3>Süreç Hakkında Bilgi</h3>
<p>Hesaplama sonucunuz hakkında bilgilendirme için bize ulaşın.</p>
<p>  <a href="https://wa.me/905413710609" class="law-cta-btn law-cta-whatsapp" target="_blank" rel="noopener"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M12 2a10 10 0 00-8.65 15.03L2 22l5.12-1.34A10 10 0 1012 2zm0 18a8 8 0 01-4.07-1.1l-.29-.17-3.04.8.81-2.96-.19-.3A8 8 0 1112 20zm4.39-5.61c-.24-.12-1.41-.7-1.63-.78-.22-.08-.38-.12-.54.12-.16.24-.62.78-.76.94-.14.16-.28.18-.52.06-.24-.12-1.02-.38-1.94-1.22-.72-.64-1.2-1.42-1.34-1.66-.14-.24-.02-.37.1-.49.1-.1.24-.28.36-.42.12-.14.16-.24.24-.4.08-.16.04-.3-.02-.42-.06-.12-.54-1.3-.74-1.78-.2-.48-.4-.42-.54-.43h-.46c-.16 0-.42.06-.64.3-.22.24-.84.82-.84 2s.86 2.32.98 2.48c.12.16 1.7 2.6 4.12 3.64.58.25 1.03.4 1.38.52.58.18 1.1.15 1.52.09.46-.07 1.41-.58 1.61-1.14.2-.56.2-1.04.14-1.14-.06-.1-.22-.16-.46-.28z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">WhatsApp</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a href="tel:+905413710609" class="law-cta-btn law-cta-phone"><br />
    <span class="law-cta-inner"><br />
      <span class="law-cta-icon"><br />
        <svg viewBox="0 0 24 24">
          <path d="M6.62 10.79a15.05 15.05 0 006.59 6.59l2.2-2.2c.27-.27.67-.36 1.02-.24 1.12.37 2.33.57 3.57.57.55 0 1 .45 1 1V21c0 .55-.45 1-1 1C10.85 22 2 13.15 2 2c0-.55.45-1 1-1h3.5c.55 0 1 .45 1 1 0 1.24.2 2.45.57 3.57.11.35.03.74-.25 1.02l-2.2 2.2z"/>
        </svg><br />
      </span><br />
      <span class="law-cta-text">Telefonla Görüşün</span><br />
    </span><br />
  </a></p>
<p>  <a style="color: #062440 !important;" href="/trafik-kazasi-avukati/" class="law-cta-link">Trafik Kazası Avukatı Hizmetlerimiz →</a>
</div>
<h2>Yaralanmalı Motosiklet Kazalarında Tazminat Davaları</h2>
<p>Yaralanmalı motosiklet kazalarında tazminat davası, kazadan zarar gören sürücü, yolcu ya da üçüncü kişiler tarafından <strong>kusurlu tarafa, araç sahibine ve sigorta şirketine karşı açılır.</strong> Kritik bir nokta olarak, davanın açılabilmesi için <strong>öncelikle sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir.</strong> Aksi takdirde açılan dava <strong>usulden reddedilir</strong> ve hem maddi hem zaman kaybı yaşanır.</p>
<p>Yaralanmalı bir motosiklet kazasına davanın temel aşamaları şu şekildedir:</p>
<ul>
<li><a href="https://cozumavukatlik.com.tr/kaza-tespit-tutanagina-itiraz/"><strong>Kaza tespit tutanağı</strong></a> eksiksiz düzenlenir ve kusur beyanları imzalamadan önce kontrol edilir.</li>
<li>Tüm tıbbi belgeler ve sağlık raporları toplanır, geçici iş göremezlik raporu alınır.</li>
<li>İyileşme süreci tamamlandıktan sonra <strong>(en az 1 yıl) heyet raporu başvurusu yapılır.</strong></li>
<li>Aktüeryal hesaplama ile gerçek tazminat miktarı belirlenir.</li>
<li>Kusurlu tarafın sigorta şirketine yazılı tazminat talebi iletilir.</li>
<li>Ret veya eksik ödeme halinde <a href="https://www.sigortatahkim.org" target="_blank" rel="noopener"><strong>Sigorta Tahkim Komisyonu</strong></a> ya da mahkeme yoluna gidilir.</li>
</ul>
<p>Motosiklet kazalarında <strong>ilk anda yaralanma hafif görünse de</strong> sonradan ortaya çıkabilecek iç yaralanmalar ve eksik raporun yol açabileceği hak kayıplarından korunmak adına <strong>doktor kontrolü zorunludur. </strong></p>
<h2>Motosiklet Kazası Tazminat Türleri</h2>
<p>Motosiklet kazaları sonrasında ortaya çıkan zararlar. yalnızca fiziksel yaralanmalara ilişkin maluliyet ile sınırlı kalmaz, maddi ve manevi birçok farklı kalemde tazminat hakkı ile çeşitlenir. Bu süreçler <strong>hangi zararların hangi tazminat hakkı kapsamında talep edilebileceğini bilmek</strong>, hak kayı yaşamamak adına en önemli nokta ve ilk adımdır. Dolayısıyla <strong>hem teknik hesaplamalar hem de detay hukuki prosedürler barındıran bu süreçte mağduriyet yaşamamak adına</strong> <a href="/trafik-kazasi-avukati/"><strong>trafik kazası alanında uzmanlaşmış avukatlarımız</strong></a> ile dilediğiniz an <a href="/iletisim/"><strong>iletişime</strong></a> geçebilir ve yönlendirme alabilirsiniz.</p>
<p>Kaza sonrasında gündeme gelebilecek tazminat türlerine bakacak olursak:</p>
<ul>
<li>Geçici iş göremezlik tazminatı: Tedavi ve iyileşme sürecindeki gelir kaybı.</li>
<li>Sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı: Kalıcı sakatlık nedeniyle çalışma gücünün azalması.</li>
<li>Tedavi ve ameliyat giderleri: Hastane, ilaç, fizik tedavi masrafları.</li>
<li>Bakıcı giderleri: Profesyonel bakım ihtiyacı doğuyorsa.</li>
<li>Manevi tazminat: Sigorta şirketi değil, araç sürücüsü/sahibi öder.</li>
<li>Araç (motosiklet) değer kaybı: Karşı tarafın sigortasından talep edilir.</li>
<li>Pert (toplam hasar) bedeli: Aracın piyasa değeri ödenir.</li>
<li>Yatma bedeli: Araç tamirdeyken kullanılamama tazminatı.</li>
<li>Destekten yoksun kalma: Ölümlü kazalarda yakınların maddi destek kaybı.</li>
<li>Cenaze ve defin giderleri: Ölümlü kazalarda.</li>
</ul>
<p>Burada bir parantez açmamız gerekiyor. <strong>Manevi tazminat, zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındır.</strong> Bu nedenle yalnızca araç sahibi ya da sürücüsünden talep edilebilir.</p>
<h2>Motosiklet Sürücüsünün Tazminat Hakları</h2>
<p>Tazminat türlerine baktıktan sonra, hangi durumlarda motosiklet sürücünün tazminat hakkını kullanabileceğine bakalım:</p>
<ul>
<li>Karşı taraf tam kusurlu ise sürücü tüm tazminat kalemlerini talep edebilir.</li>
<li>Paylaşımlı kusur durumunda tazminat, kusur oranına göre indirimli hesaplanır.</li>
<li>Sürücünün kusuru %100 ise tazminat hakkı doğmaz.</li>
<li>Tek taraflı kazada sürücü kusurlu olduğundan kural olarak tazminat alamaz.</li>
<li>Sigortasız araçla karşılaşıldıysa <a href="https://www.guvencehesabi.org.tr/anasayfa" target="_blank" rel="noopener"><strong>Güvence Hesabı&#8217;na</strong></a> başvurulur.</li>
</ul>
<h2>Motosiklet Yolcusunun Tazminat Hakları</h2>
<p>Motosiklet kazalarında yolcu, <strong>kural olarak kusursuz kabul edilir</strong> ve sürücünün kusurundan bağımsız olarak tam tazminat talep etme hakkı vardır. Yolcunun tazminat haklarını şöyle toparlayabiliriz:</p>
<ul>
<li>Bindiği araç kusurlu bile olsa, karşı aracın sigortasından tazminat talep edebilir.</li>
<li>Her iki araç da kusurlu ise iki sigorta şirketinden orantılı tazminat alabilir.</li>
<li>Kask takmaması durumunda ilgili bölgedeki yaralanmalar için müterafik kusur indirimine yol açar.</li>
</ul>
<h2>Ölümlü Motosiklet Kazasında Tazminat</h2>
<p>Motor kazasında ölen vatandaşın maddi destek sağladığı ailesi, aşağıda yer alan tazminat haklarını talep edebilir:</p>
<ul>
<li><strong>Destekten yoksun kalma tazminatı:</strong> Ölenin geçimini üstlendiği eş, çocuk ve anne-baba için.</li>
<li><strong>Manevi tazminat:</strong> Ölenin yakınlarının yaşadığı acı ve elem için.</li>
</ul>
<p><a href="https://cozumavukatlik.com.tr/destekten-yoksun-kalma-tazminati/"><strong>Destekten yoksun kalma tazminatı</strong> </a>aktüeryal yöntemle hesaplanır. TRH-2010 yaşam tablosu ve ölenin geliri esas alınır. Bu hesaplamanın eksik yapılması ailenin on yıllar boyunca hak ettiğinden az tazminat almasına yol açar.</p>
<p>Trafik kazalarında gündeme gelen tazminatlarının miktarının hesaplanmasında <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazasi-tazminat-hesaplama/"><strong>Trafik Kazası Tazminat Hesaplama Aracı</strong></a>&#8216;nı kullanabilirsiniz.</p>
<h3>Tek taraflı motor kazasında sigorta ödeme yapar mı?</h3>
<p>Bu sorunun yanıtı sürücü ve yolcu için değişkendir.</p>
<p><strong>Sürücü için hayır,</strong> Tek taraflı kazada sürücü kusurlu olduğundan tazminat hakkı doğmaz. Kasko poliçesi varsa aracın hasar bedeli karşılanabilir fakat bedeni hasar için sigorta ödemesi yapılmaz.</p>
<p><strong>Yolcu içinse evet</strong>, y<span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;">olcu kusursuz sayılır. Motosikletin sigortası varsa o sigortadan, yoksa Güvence Hesabı&#8217;ndan bedeni hasar için talepte bulunabilir. Dolayısıyla kazada yolcu varsa, vakit kaybetmeden yolcunun hakları için bir hukuki değerlendirme ve yönlendirme almanızı öneririz.</span></p>
<p>Önemli bir dipnot olarak, <strong>kazanın yoldaki bozukluktan kaynaklanması durumunda</strong> belediye veya ilgili kamu kurumuna karşı tazminat davası açılabilir.</p>
<h2>Kask Takmamanın Tazminata Etkisi</h2>
<p>Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nun 78. maddesi hem sürücü hem yolcu için kask takma zorunluluğunu düzenler. Kask takılmaması yalnızca idari para cezasına değil, <strong>tazminat miktarında da doğrudan indirimine yol açar.</strong></p>
<p>Yargıtay&#8217;ın bu konudaki yerleşik içtihadı net bir ilke ortaya koymaktadır. Kask takılmaması ancak kask ile<strong> ilgili bölgedeki yaralanma arasında illiyet bağı (nedensellik bağı) kurulabildiğinde tazminattan indirim sebebi sayılır.</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>17. Hukuk Dairesi, 2015/12829 E. – 2018/6417 K.:</strong> </span></p>
<p>Motosiklet sürücüsünün kask takmaması, maluliyetin sol ön kolda ortaya çıkması durumunda tazminattan indirim gerektirmez; zira kask takmamanın koldaki hasarla illiyet bağı yoktur. İndirim yalnızca kask takılsaydı önlenebilecek yaralanmalar için geçerlidir.</p>
<p>Tüm bu bilgilerin pratikteki karşılığına bakacak olursak:</p>
<ul>
<li><strong>Kafa, yüz ve boyun yaralanmaları:</strong> Kask takılsaydı daha az ya da hiç oluşmayacak bölgelerdir. Tazminattan indirim uygulanabilir.</li>
<li><strong>Bacak, kol ve gövde yaralanmaları:</strong> Kaskla illiyet bağı yoktur, bu bölgeler için indirim yapılamaz.</li>
</ul>
<p>Günün sonunda her dava kendi koşullarında değerlendirir ve tazminat ve sigorta süreçlerinde bilirkişi raporu belirleyicidir.</p>
<h2>Motor Kazalarında Müterafik Kusur İndirimi</h2>
<p>Müterafik kusur, kazaya zarar gören tarafın da kendi davranışıyla katkıda bulunmasını ifade eder ve <strong>Türk Borçlar Kanunu&#8217;nun 52. maddesi uyarınca</strong> zarar görenin kusuru oranında tazminattan indirim yapılır.</p>
<p>Motosiklet kazalarında müterafik kusur en sık şu hallerde gündeme gelir:</p>
<ul>
<li>Kask takmamak (bkz. yukarıdaki Yargıtay kararı)</li>
<li>Hız sınırını aşmak</li>
<li>Şerit ihlali</li>
<li>Reflektörsüz gece sürüşü</li>
<li>Alkollü sürüş</li>
</ul>
<p>Müterafik kusurun <strong>haksız biçimde ağırlaştırılmasına itiraz etmek tazminat miktarını önemli ölçüde artırabilir.</strong> Bu süreçte kusur bilirkişisi raporlarının teknik analizi kritiktir.</p>
<h3>Maluliyet oranı motosiklet kazalarında neden yüksek çıkar?</h3>
<p>Tazminat miktarını doğrudan belirleyen en önemli unsur maluliyet (sakatlık) oranıdır. Bu oran tam teşekküllü hastaneden alınan heyet raporu ile belirlenir ve motosiklet sürücüsü darbeye doğrudan maruz kalması neticesinde daha ciddi yaralanmalar ile karşılaşır.</p>
<p>Sıklıkla görülen<strong> yüksek maluliyet yaralanmalarına </strong>bakalım:</p>
<ul>
<li>Omurga yaralanmaları (servikal / lomber kırık): %20–80</li>
<li>Kafa travması: %25–100</li>
<li>Uzuv kaybı (ampütasyon): %40–100</li>
<li>Büyük eklem yaralanmaları (diz, kalça, omuz): %10–40</li>
</ul>
<h5>Maluliyet oranı noktasında heyet raporuna ne zaman itiraz edilebilir?</h5>
<ul>
<li>Rapordaki oran gerçek kısıtlılık düzeyinin altında kalmışsa</li>
<li>Farklı tarihli raporlar arasında tutarsızlık varsa</li>
<li>Engellilik cetvelindeki yanlış madde uygulanmışsa</li>
</ul>
<h2>Motor Kazası Tazminat Hesaplama</h2>
<p>Aktüeryal yönetme hesaplanan motosiklet kazası tazminat miktarı, <strong>standart bir tablo ya da rakam üzerinden değil, her dava için ayrı ilerletilmesi gereken bir süreçtir.</strong> Hesaplama aşamasında kullanılan temel metrikler şunlardır:</p>
<ul>
<li>Mağdurun kaza tarihindeki yaşı (TRH-2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür)</li>
<li>Aylık net geliri (bordro veya asgari ücret esaslı)</li>
<li>Maluliyet oranı (heyet raporundan)</li>
<li>Kusur oranı (tazminattan orantılı indirim)</li>
<li>Aktif dönem (65 yaşa kadar) ve pasif dönem hesabı</li>
<li>SGK geliri varsa mahsup edilecek tutar</li>
</ul>
<p>Örnek bir hesaplama ile netleştirelim konuyu:</p>
<p>35 yaşında, aylık net geliri 25.000 TL olan ve %30 malul kalan bir motosiklet kazası mağduru için basit aktif dönem hesabı şöyledir:</p>
<ul>
<li>Aylık net gelir: 25.000 TL</li>
<li>Maluliyet oranı: %30</li>
<li>Aylık kayıp gelir: 7.500 TL</li>
<li>Aktif dönem (35 → 65 yaş): 30 yıl</li>
<li>Kusur oranı: <span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, 'Segoe UI', Roboto, Oxygen, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, 'Helvetica Neue', 'Open Sans', Arial, sans-serif;">%25 (mağdur kusurlu)</span></li>
</ul>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>İskonto öncesi aktif dönem tazminatı</strong></span></p>
<p>7.500 × 12 × 30 = <strong>2.700.000 TL</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kusur indirimi sonrası</strong></span></p>
<p>2.700.000 × 0,75 = <strong>2.025.000 TL</strong></p>
<p>Bu rakam progresif rant yöntemiyle iskonto edilerek gerçek tazminat miktarına ulaşılır ve pasif dönem ve bakıcı gideri ayrıca eklenir. Elbette kesin tutar için bilirkişi raporu ve mahkeme kararı belirleyicidir.</p>
<p>Yaşadığınız trafik kazasına ilişkin hesaplama yapmak adına uzman avukatlarımızın hazırladığı <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazasi-tazminat-hesaplama/"><strong>Trafik Kazası Hesaplama Robotu</strong></a>&#8216;nu hemen kullanabilirsiniz.</p>
<h2>Motosiklet Kazalarında Değer Kaybı, Pert Parası ve Yatma Bedeli</h2>
<p>Yukarıda değindiğimiz tazminat hakları içerisinde önemli bir yer tutan değer kaybı, pert parası ve yatma bedeli, farklı dinamiklere ve kapsamlara sahip süreçler olması dolayısıyla ayrı parantezler ile detaylandırılmaları gerektiğini düşünüyoruz.</p>
<h5>1- Motosiklet Değer Kaybı Tazminatı</h5>
<p>Motosiklet kazadan sonra onarılmış olsa da piyasa değeri düşer. Bu kayıp ayrıca talep edilebilir.</p>
<ul>
<li>Kusursuz ya da daha az kusurlu taraf değer kaybı talep edebilir.</li>
<li>Kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde sigorta şirketine yazılı başvuru zorunludur</li>
<li>160.000 km sınırı kaldırılmıştır, <strong>kilometre sınırı gerekçesiyle red yapılamaz.</strong></li>
</ul>
<p>Kaza sonrasında aracınızda meydana gelen değer kaybını hesaplama adına <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/arac-deger-kaybi-hesaplama/"><strong>Araç Değer Kaybı Hesaplama Robotu</strong></a>&#8216;muzu kullanabilir, uzmanlarımızdan hukuki yönlendirme alabilirsiniz.</p>
<p>Bu süreçte;</p>
<ul>
<li>Motorun markası, modeli, kaza tarihindeki kilometresi ve hasar niteliği esas alınır.</li>
<li>Orijinal parça değişiminde daha yüksek değer kaybı çıkar.</li>
<li>Yalnızca boya işlemi ise haliyle daha düşük değer kaybı gündeme gelir.</li>
<li>Önceden hasar gören bölge için ikinci kez değer kaybı talep edilemez.</li>
</ul>
<h5>2- Pert Parası (Toplam Hasar Bedeli)</h5>
<p>Onarım bedeli araç değerini aşıyorsa araç pert ilan edilir.</p>
<ul>
<li>Sigorta şirketi kaza öncesi piyasa rayiç değerini ödemekle yükümlüdür.</li>
<li>Düşük pert teklifi için Sigorta Tahkim Komisyonu&#8217;na itiraz edilebilir.</li>
<li>Hurda değer düşüldükten sonra kalan tutar ödenir ve<strong> bu kesintiye de itiraz hakkı vardır.</strong></li>
</ul>
<h5>Yatma Bedeli (Araç Kullanılamama Tazminatı)</h5>
<ul>
<li>Motosiklet tamirdeyken kullanılamıyorsa bu süredeki zarar ayrıca talep edilebilir.</li>
<li><strong>Ticari amaçla (kurye) kullanılan araçlarda</strong> bu kalem çok daha yüksek tutara ulaşır.</li>
</ul>
<h3>Scooter Kazası Tazminatı</h3>
<p>Scooter, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında motorlu<strong> iki tekerlekli araç olarak değerlendirilir</strong> ve motosiklet için geçerli tüm kurallar scooter için de uygulanır.</p>
<ul>
<li><strong>Paylaşımlı scooter (Martı vb.) kazasında:</strong> Platform şirketinin araç işleten sıfatı taşıyıp taşımadığı belirleyicidir.</li>
<li><strong>Kiralık scooter kazasında:</strong> Kiralama firmasının sigorta poliçesi kapsamı incelenmelidir.</li>
<li><strong>Kask zorunluluğu:</strong> Scooter sürücüsü için de geçerlidir. Takılmaması tazminattan indirim sebebidir.</li>
</ul>
<h3>50 cc motor kaza yaparsa ne olur?</h3>
<p>50 cc ve altı motosikletler (motorlu bisiklet) için zorunlu trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu durum hem sigorta hem de tazminat boyutunda önemli farklar doğurur.</p>
<p>Bu kazaların sigorta boyutuna bakacak olursak;</p>
<ul>
<li>50 cc altı araçlar zorunlu trafik sigortasının kapsamı dışındadır.</li>
<li>Bu araçlar için kasko poliçesi de çoğu zaman yaptırılmaz.</li>
<li>Kaza sonucu mağdurun Güvence Hesabı&#8217;na başvuru imkanı olmayabilir çünkü Güvence Hesabı zorunlu sigorta kapsamındaki araçlara yöneliktir.</li>
</ul>
<p>Hukuki sorumluluk boyutuda ise şunlar karşımıza çıkar:</p>
<ul>
<li>50 cc altı motosiklet sürücüsünün sorumluluğu Türk Borçlar Kanunu&#8217;nun 49. maddesi kapsamında genel haksız fiil sorumluluğuna tabidir.</li>
<li>Kazaya sebebiyet veren 50 cc sürücüsü kusurlu ise, mağdur sürücüye ve araç sahibine dava açabilir.</li>
<li>Karayolları Trafik Kanunu&#8217;nda yer alan işleten sorumluluğu hükümleri 50 cc altı araçlara tam anlamıyla uygulanmaz, genel hükümler geçerlidir.</li>
</ul>
<p>50 cc altı motosiklet kazasında mağdur için en önemli risk, <strong>kusurlu sürücünün ödeme gücüne bağlı kalmaktır.</strong> Sigortadan tahsilat mümkün olmadığından dava sonucunda hükmedilen tazminatın tahsili güçleşebilir. Bu nedenle<strong> 50 cc araç sahiplerinin isteğe bağlı kasko yaptırmasını öneriyoruz.</strong></p>
<h2>Sigortasız Motorla Trafik Kazası</h2>
<p>Kazaya karışan motosikletin zorunlu trafik sigortası yoksa, mağdurlar için <strong>Güvence Hesabı devreye girer.</strong></p>
<ul>
<li>Bedeni hasar limiti 2026 yılı için kişi başı 3.600.000 TL&#8217;dir.</li>
<li>Maddi hasarı Güvence Hesabı karşılamaz. Araç sahibi/sürücüden talep edilir.</li>
<li>Sigortasız aracın kusurlu olması gerekir.</li>
<li>Başvuru doğrudan Güvence Hesabı&#8217;na yapılır; önceden sigorta şirketine başvuru aranmaz.</li>
</ul>
<h2>Alkollü Motor Kazası Tazminatı</h2>
<p>Burada tazminat sürecini mağdur ve alkollü motosiklet sürücüsü açısından ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.</p>
<p><strong>Mağdur açısından; </strong></p>
<ul>
<li>Karşı sürücü alkollüyse mağdurun tazminat hakkı güçlenir, alkol kusur oranını artırır.</li>
<li>Yargıtay uygulamasında alkollü sürücülere hükmedilen manevi tazminat miktarı genellikle daha yüksek belirlenmektedir.</li>
</ul>
<p><strong>Alkollü sürücü açısından ise;</strong></p>
<ul>
<li>Kendi aldığı yaralanmalarda tazminat hakkı kısıtlanır ya da ortadan kalkar.</li>
<li>Sigorta şirketi alkollü sürücü adına ödediği tazminatı <strong>rücu yoluyla sürücüden geri talep eder.</strong></li>
<li>Ceza hukuku boyutunda <strong>taksirle yaralama veya öldürme suçlaması gündeme gelir.</strong></li>
</ul>
<h2>Motosiklet Kazalarında Rücu</h2>
<p>Rücu, sigorta şirketinin üçüncü kişilere ödediği tazminatı belirli hallerde sürücü ya da araç sahibinden geri talep etmesidir.</p>
<ul>
<li><strong>Alkollü araç kullanma:</strong> Sigorta şirketinin en sık başvurduğu rücu sebebidir.</li>
<li><strong>Ehliyetsiz araç kullanma:</strong> A kategorisi ehliyet bulunmadan motosiklet kullanımı bu kapsamda değerlendirilir.</li>
<li><strong>Muayenesiz araç:</strong> Zorunlu muayene yaptırılmamış araçlarda rücu hakkı doğabilir.</li>
<li><strong>Yetkisiz kişiye araç devri:</strong> Kendi poliçeniz dışında birine verilen araçta rücu riski artar.</li>
</ul>
<h2>Motor Kazası Sonrasında Sigortadan Para Alma Süreci</h2>
<p>Motor kazasında sigorta şirketinden tazminat alabilmek için belirli adımların sırayla izlenmesi zorunludur. Bu süreç KTK&#8217;nın 97. maddesiyle düzenlenmiş olup kurallara uyulmaması hak kaybına ya da davanın usulden reddine neden olabilir.</p>
<p>Adım adım sigortadan para alma sürecini şöyle detaylandırabiliriz.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>1. Adım: Sigorta Şirketinin Tespiti </strong></span></p>
<p>Kaza tespit tutanağındaki poliçe bilgilerinin incelenmesi gerekir. Sigorta şirketi belirsizse TRAMER sorgusu ya da e-Devlet üzerinden araç sorgulama yapılabilir. Karşı aracın sigortasız olması durumunda ise başvuru Güvence Hesabı&#8217;na yapılır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>2. Adım: Yazılı Başvuru</strong></span></p>
<p>KTK m.97 uyarınca sigorta şirketine yazılı başvuru yapmak zorunludur ve dava şartıdır. Dolayısıyla başvuru yapılmadan açılan davalar usulden reddedilir. Başvuru noter, iadeli taahhütlü posta veya e-posta ile iletilebilir.</p>
<p>Başvuruda bulunması gerekenler şunlardır:</p>
<ul>
<li>Kaza tespit tutanağı veya polis raporu</li>
<li>Kimlik fotokopisi ve IBAN banka bilgisi</li>
<li>Sağlık raporları ve tedavi faturaları (yaralanmalı kaza)</li>
<li>Heyet raporu (maluliyet varsa, iyileşme tamamlandıktan sonra)</li>
<li>Gelir belgesi veya bordro (iş göremezlik tazminatı için)</li>
</ul>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>3. Adım: 15 Günlük Yanıt Süresinin Takibi </strong></span></p>
<p>Sigorta şirketi başvurudan itibaren 15 gün içinde yazılı yanıt vermek zorundadır (KTK m.97 — takvim günü). Yanıt gelmezse ya da teklif yetersizse bir sonraki adıma geçilebilir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>4. Adım: Sigorta Şirketinin Teklifinin Değerlendirilmesi</strong></span></p>
<p>İlk teklif çoğu zaman gerçek tazminatın çok altındadır. Özellikle maluliyet tazminatında aktüeryal hesaplama yapılmadan teklif kabul edilmemelidir. Manevi tazminat sigorta şirketinden değil araç sahibinden talep edilir. Dolayısıyla teklife dahil edilmez.</p>
<p>Önemli bir parantez olarak; sigorta şirketinin kask eksikliğini tam ret gerekçesi yapması hukuka aykırıdır. Yalnızca ilgili bölgedeki yaralanma için indirim sebebi sayılabilir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>5. Adım: Ret veya Eksik Ödeme</strong></span></p>
<ul>
<li>Sigorta Tahkim Komisyonu: 3–6 ay, düşük maliyetli. Karar ilamlı olup icraya konulabilir. Net meblağlı davalar için önerilir.</li>
<li>Asliye Ticaret Mahkemesi: 1–3 yıl, yüksek meblağ ve karmaşık davalarda tercih edilir. Dava öncesi arabuluculuk zorunludur.</li>
</ul>
<p>Bu iki yol aynı anda kullanılamaz. Davanın niteliğine göre hangi yolun tercih edileceği belirlenmelidir.</p>
<h3>2026 Zorunlu Trafik Sigortası Teminat Limitleri (Motosiklet)</h3>
<p>Aşağıda yer verdiğimiz tabloda, zorunlu trafik sigortasına ilişkin 2026 limitlerini bulabilirsiniz.</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th>Teminat Türü</th>
<th>2025</th>
<th>2026</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>Maddi hasar – araç başı</td>
<td>300.000 TL</td>
<td>400.000 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>Maddi hasar – kaza başı</td>
<td>600.000 TL</td>
<td>800.000 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>Bedeni hasar – kişi başı</td>
<td>2.700.000 TL</td>
<td>3.600.000 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>Bedeni hasar – kaza başı</td>
<td>8.100.000 TL</td>
<td>10.800.000 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>Güvence Hesabı (kişi başı)</td>
<td>2.700.000 TL</td>
<td>3.600.000 TL</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Limitlerle ilgili dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:</p>
<ul>
<li>Kişi başı limit her mağdur için ayrı ayrı uygulanır.</li>
<li>Bu limiti aşan tazminat talepleri için kusurlu sürücü ve araç sahibine dava açılabilir.</li>
<li>50 cc altı araçlar zorunlu trafik sigortasına tabi olmadığından bu limitler uygulanmaz.</li>
<li>Otomobil için kaza başı bedeni hasar limiti 18.000.000 TL iken motosiklet için 10.800.000 TL&#8217;dir. Bu fark, koltuk kapasitesine göre belirlenen kaza başı limit hesabından kaynaklanmaktadır.</li>
</ul>
<p><strong>Kaynak:</strong> <a href="http://www.seddk.gov.tr" target="_blank" rel="noopener"><strong>SEDDK</strong></a>, 27 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüktedir.</p>
<h3>Motosiklet Kazasında Zamanaşımı</h3>
<p>Hukuki süreçlerin tümünde olduğu gibi motosiklet kazalarında da zamanaşımı sürelerinin takibi, hak kaybına uğramamak için en kritik noktalardandır. <strong>Eğer kaza taksirle yaralama veya öldürme suçunu da oluşturuyorsa</strong> ceza zamanaşımı tazminat hakkını da uzatır. Kaza tarihinden 2 yıl geçmiş olsa bile hakkınız güncelliğini koruyabilir.</p>
<p>Süreçteki hukuki işlemlere ilişkin zamanaşımı süreleri şöyledir:</p>
<table>
<thead>
<tr>
<th>Talep / Dava Türü</th>
<th>Süre</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>Sigorta şirketine tazminat başvurusu</td>
<td>2 yıl</td>
</tr>
<tr>
<td>Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu</td>
<td>2 yıl</td>
</tr>
<tr>
<td>Tazminat davası (genel)</td>
<td>2 yıl</td>
</tr>
<tr>
<td>Taksirle yaralama suçu varsa</td>
<td>8 yıla kadar uzar</td>
</tr>
<tr>
<td>Taksirle öldürme suçu varsa</td>
<td>15 yıla kadar uzar</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2>Motosiklet Kazalarında Yargıtay Kararları</h2>
<p>Aşağıdaki içtihat bilgileri gerçek Yargıtay kararlarına dayanmaktadır. Karar numarası belirtilmeyenlerde, ilgili konudaki yerleşik uygulama kastedilmektedir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kask ve İlliyet Bağı</strong></span></p>
<p><strong>Yargıtay 17. HD 2015/12829 E. – 2018/6417 K.: </strong>Kask takmamanın tazminattan indirim gerektirmesi için kask takılsaydı daha az ya da hiç oluşmayacak yaralanmalar söz konusu olmalıdır. Sol ön kolda oluşan maluliyette kask ile illiyet bağı kurulmadığından indirim yapılması bozma sebebidir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Yolcunun Kasksız Olması &#8211; Müterafik Kusur</strong></span></p>
<p><strong>Yargıtay 17. HD yerleşik uygulaması:</strong> Motosiklet yolcusunun kask takmaması, kask takılsaydı önlenebilecek yaralanmalar açısından müterafik kusur oluşturur ve tazminattan uygun oranda indirim yapılmasını gerektirir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Manevi Tazminat ve Sigorta</strong></span></p>
<p><strong>Yargıtay yerleşik içtihadı:</strong> Zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı kapsamaz. Manevi tazminat yalnızca araç sahibi ve sürücüsünden talep edilebilir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Değer Kaybı – Kilometre Sınırı</strong></span></p>
<p><strong>Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda Yargıtay uygulaması:</strong> Araç değer kaybında kilometreye dayalı ret, hak ihlali oluşturur. Mevcut uygulamada km sınırı gerekçesiyle değer kaybı talebi reddedilemez.</p>
<h2>Motokurye ve Kurye Kazaları ve Özel Haklar</h2>
<p>Teslimat ve kurye sektörünün İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde hızla büyümesiyle birlikte, motokurye kazaları hem sayısal hem de hukuki karmaşıklık bakımından ayrı bir kategori oluşturmaktadır. Görev sırasında geçirilen motosiklet kazası iki ayrı hukuki kategorinin kesişim noktasındadır: trafik kazası ve iş kazası hukuku. <strong>Bu iki boyut birbirini dışlamaz</strong>, tersine birbiriyle bütünleşerek kurye mağdurunun talep haklarını genişletir.</p>
<h5>Yaralanmalı Kurye Kazası: Kimden Ne Talep Edilir?</h5>
<ul>
<li><strong>Karşı aracın sigortasından (trafik boyutu):</strong> Kusurlu karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından maddi ve bedeni hasar tazminatı.</li>
<li><strong>SGK&#8217;dan (iş kazası boyutu):</strong> Görev sırasında gerçekleşen kaza iş kazası sayıldığında SGK geçici iş göremezlik ödeneği öder. Maluliyet durumunda SGK sürekli iş göremezlik geliri bağlar.</li>
<li><strong>İşverenden (TBK ve İSG Kanunu):</strong> İşverenin İSG yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde maddi ve manevi tazminat sorumluluğu doğar.</li>
</ul>
<p><strong>Önemli bir nokta olarak;</strong> SGK&#8217;nın ödediği tutarlar tazminat davasında mahsup edilir ancak aradaki fark ayrıca talep edilebilir.</p>
<h5>Ölümlü Kurye Kazası</h5>
<p>Ölenin yakınları hem trafik sigorta şirketine hem de işverene yönelebilir.</p>
<ul>
<li>Destekten yoksun kalma tazminatı aktüeryal yöntemle hesaplanır ve kurye geliri esas alınır.</li>
<li>SGK ölüm aylığı bağlamışsa bu tutar mahsup edilir. Bakiye fark dava konusu yapılır.</li>
<li>Manevi tazminat sigorta şirketinden değil, araç sahibi/sürücüsü ve işverenden istenir.</li>
</ul>
<h5>Kurye Kazasında Yatma Parası (Araç Kullanılamama Tazminatı)</h5>
<p>Motosiklet ticari amaçla (kurye) kullanılıyorsa, araç tamirdeyken geçen süredeki kazanç kaybı ayrıca tazminat konusu yapılabilir. Bu kalem özellikle serbest çalışan kuryeler için anlamlı bir miktara ulaşabilmektedir. İspat için geliri belgeleyen fatura, sözleşme veya banka dekontlarının sunulması gerekir.</p>
<h5>SGK Boyutu ve İşveren Sorumluluğu</h5>
<p>Kaza SGK&#8217;ya derhal bildirilmelidir çünkü bildirim yapılmadan geçen süre ödenek hakkını etkileyebilir.</p>
<ul>
<li>İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamış olması (yetersiz ekipman, aşırı çalıştırma) tazminat miktarını artırır.</li>
<li>Bağımlı kuryeler iş mahkemesinde dava açabilir; bağımsız serbest çalışanlar asliye hukuk mahkemesine gider.</li>
<li>Yargıtay, kuryenin hukuki statüsünü işin fiili niteliğine göre belirlemekte, platform veya şirket etiketine bakmamaktadır.</li>
</ul>
<h5>Kurye Kazasında Değer Kaybı</h5>
<ul>
<li>Motosiklet kaza sonrası onarılmış olsa da ikinci el değeri düşer.</li>
<li>Ticari kullanım gerekçesiyle değer kaybı hesaplamasında araç değeri daha yüksek belirlenebilir.</li>
<li>Sigorta şirketine yazılı başvuru, 2 yıllık zamanaşımı içinde yapılmalıdır.</li>
</ul>
<h3>Motosiklet kazasında tazminat nasıl alınır?</h3>
<p>Öncelikle kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortasına başvuru yapılması gerekir. 15 iş günü içerisinde yanıt gelmez yahut teklif yetersiz kalırsa Sigorta Tahkim Komisyonu&#8217;na veya mahkemeye gidilir. Yaralanma varsa heyet raporu alındıktan sonra aktüer hesabıyla gerçek tazminat miktarı belirlenir.</p>
<h2>Tek taraflı motor kazasında sigorta öder mi?</h2>
<p>Sürücü için hayır, yolcu için evet. Yolcu kusursuz sayılır ve motosikletin sigortasından ya da Güvence Hesabı&#8217;ndan tazminat talep edebilir.</p>
<h3>Kask takmamanın tazminata etkisi ne kadar?</h3>
<p>Kask takılsaydı önlenebilecek yaralanmalar (kafa, yüz, boyun gibi) açısından tazminattan indirim yapılabilir. Kaskla illiyet bağı kurulamayan yaralanmalar içinse indirim yapılamaz. Yargıtay bu konuda somut olay bazında illiyet bağı aramaktadır.</p>
<h3>Motosiklet yolcusu tazminat alabilir mi?</h3>
<p>Yolcu kural olarak kusursuz sayıldığından dolayı evet, sürücünün kusurundan bağımsız tam tazminat hakkı vardır. Kask takmaması yalnızca ilgili bölgedeki yaralanmalar için indirim sebebidir.</p>
<h3>2026 yılında motosiklet sigorta teminat limiti ne kadar?</h3>
<p>SEDDK&#8217;nın 27 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete düzenlemesine göre: Bedeni hasar kişi başı 3.600.000 TL, kaza başı 10.800.000 TL, maddi hasar araç başı 400.000 TL, kaza başı 800.000 TL. (Not: Bu limitler otomobille aynı kişi başı bedeli taşır ancak kaza başı limitler farklıdır.)</p>
<h3>50 cc motor kaza yaparsa ne olur?</h3>
<p>50 cc altı araçlar zorunlu trafik sigortasına tabi değildir. Kusurlu sürücünün sorumluluğu genel haksız fiil hükümlerine (TBK m.49) göre belirlenir. Mağdur, Güvence Hesabı&#8217;na başvuramaz ve tazminat doğrudan sürücü ve araç sahibinden talep edilir.</p>
<h3>Motosiklet değer kaybı tazminatı alınabilir mi?</h3>
<p>Elbette, kazada daha az kusurlu ya da kusursuz olmanız halinde motosikletin piyasa değerindeki düşüş ayrıca talep edilebilir. 160.000 km sınırı artık geçerli değildir. Kaza tarihinden 2 yıl içinde sigorta şirketine yazılı başvuru zorunludur.</p>
<h3>Sigortasız motorla çarpıldım, ne yapabilirim?</h3>
<p>Güvence Hesabı&#8217;na başvurabilirsiniz. Bu fon sigortasız araçların yol açtığı bedeni hasarları 3.600.000 TL/kişi limitiyle karşılar. Araç maddi hasarı ise araç sahibi ve sürücüsünden talep edilir.</p>
<h3>Motokurye olarak kaza geçirdim, hem sigortadan hem SGK&#8217;dan yararlanabilir miyim?</h3>
<p>Evet. İki hak birbirini dışlamaz. Trafik sigortasından bedeni hasar tazminatı, SGK&#8217;dan iş göremezlik ödeneği talep edilebilir. SGK&#8217;nın ödemesi tazminat hesabında mahsup edilir; bakiye fark işveren dahil diğer sorumlulardan istenir.</p>
<h3>Alkollü sürücü motosiklete çarptı, daha fazla tazminat alabilir miyim?</h3>
<p>Evet. Karşı tarafın alkollü olması kusur oranını artırır ve Yargıtay uygulamasında manevi tazminat miktarını yükseltir. Ayrıca sigorta şirketi, alkollü sürücüden ödediği tutarı rücu yoluyla geri alabilir; bu da tahliye edilmiş bir sürücüyle karşılaşma riskini azaltır.</p>
<h3>Motosiklet kazasında manevi tazminat sigorta şirketinden alınabilir mi?</h3>
<p>Hayır, zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı kapsamaz. Manevi tazminat yalnızca araç sahibi ve sürücüsünden talep edilir; bu nedenle sigorta dışı bir dava yürütülmesi gerekir.</p>
<h3>Scooter kazasında tazminat hakkım var mı?</h3>
<p>Evet. Scooter KTK kapsamında motosiklet gibi değerlendirilir; tüm tazminat kuralları aynı şekilde uygulanır. Paylaşımlı scooter platformlarında platform şirketinin sorumluluğu ayrıca değerlendirilmelidir.</p>
<h3>Motosiklet kazası tazminat davası ne kadar sürer?</h3>
<p>Sigorta Tahkim Komisyonu süreci genellikle 3-6 ay içinde sonuçlanır. Mahkeme davaları bilirkişi aşamaları dahil 1-3 yıl sürebilir. Heyet raporu için en az 1 yıllık iyileşme süresi de hesaba katılmalıdır.</p>
<h3>Zamanaşımı süresi dolmak üzere, yine de dava açabilir miyim?</h3>
<p>Bu gibi durumlarda vakit kaybetmeden hukuki bir yönlendirme almanızı öneririz. Eğer kaza taksirle yaralama (8 yıl) ya da öldürme (15 yıl) suçunu da oluşturuyorsa tazminat zamanaşımı ceza zamanaşımına uzar. Kaza tarihinden 2 yıl geçmiş olsa bile hak güncel olabilir.</p>
<h3>Tek taraflı kazada yolcunun Güvence Hesabı&#8217;na başvurusu mümkün mü?</h3>
<p>Evet. Motosiklet sigortasız ya da tek taraflı kaza söz konusuysa yolcu, bedeni hasarı için Güvence Hesabı&#8217;na (kişi başı 3.600.000 TL) başvurabilir. Güvence Hesabı için sigorta şirketine önceden başvuru şartı aranmaz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/motosiklet-kazalarinda-tazminat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KTK 67/1-a Kusur Oranı</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/ktk-67-1-a-kusur-orani/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/ktk-67-1-a-kusur-orani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 11:09:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1802</guid>

					<description><![CDATA[Karayollar Trafik Kanunu’nun 67/1-a hükmü, park etme, duraklama ve dönüş gibi manevralar sırasında uyulması gereken kuralları belirler ve bu kurallara aykırı davranışlardan kaynaklanan trafik kazalarındaki kusur oranlarının tespiti ile beraber tazminat hakları belirlenir ve sigorta süreçleri ilerlemeye başlar. Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, 67/1-a kural ihlaline, kusur oranına ve trafik kazalarında tazminat süreçleri içerisindeki yerine &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karayollar Trafik Kanunu’nun 67/1-a hükmü, <strong>park etme, duraklama ve dönüş gibi manevralar sırasında uyulması gereken kuralları belirler</strong> ve bu kurallara aykırı davranışlardan kaynaklanan trafik kazalarındaki kusur oranlarının tespiti ile beraber tazminat hakları belirlenir ve sigorta süreçleri ilerlemeye başlar.</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, <strong>67/1-a kural ihlaline, kusur oranına ve trafik kazalarında tazminat süreçleri içerisindeki yerine ilişkin</strong> genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<h2>KTK 67/1-a Kusur Oranı Nedir?</h2>
<p>KTK 67/1-a kapsamında kusur oranı, <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2918.pdf" target="_blank" rel="noopener"><strong>Karayolları Trafik Kanunu</strong></a>’nun araç manevralarına ilişkin hükümlerine aykırı davranılması halinde, <strong>trafik kazalarında sürücüye yüklenen sorumluluk düzeyini ifade eder.</strong> Bu düzenleme doğrudan bir kusur oranı belirlemez (uygulamada çoğunlukla %75 kusur oranı verilir) çünkü somut olayda yapılan <strong>ihlalin niteliği, kusur dağılımının belirlenmesinde esas alınır.</strong></p>
<p>Sürücülerin, manevra yaparken <strong>trafik akışını zorlaştıracak veya tehlike yaratacak şekilde hareket etmeleri mevzuat gereği yasaktır.</strong> Uygulamada sık karşılaşılan ihlal örnekleri şöyledir:</p>
<ul>
<li>Sinyal vermeden ve gerekli kontroller yapılmadan manevra gerçekleştirilmesi.</li>
<li>Park halindeki araçlar arasından trafik akışı kontrol edilmeden çıkış yapılması.</li>
<li>Taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken diğer araçların geçişinin engellenmesi.</li>
<li>Yayalar açısından tehlike oluşturacak şekilde ani ve kontrolsüz manevralarda bulunulması.</li>
</ul>
<p>Kaza sonrasında düzenlenen <strong>tutanaklar, olay yeri tespitleri ve teknik incelemeler</strong> doğrultusunda belirlenen kusur oranı, tazminat miktarının hesaplanması, sigorta ödemeleri ve <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/arac-deger-kaybi-hesaplama/"><strong>araç değer kaybı</strong></a> taleplerinin değerlendirilmesinde temel belirleyici unsurlardan biridir.</p>
<h2>KTK 67/1-a Asli Kusur mu? Tali Kusur mu?</h2>
<p>KTK 67/1-a kapsamında değerlendirilen manevra ihlalleri, <strong>uygulamada çoğu zaman <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-asli-ve-tali-kusur-oranlari/">asli kusur</a> olarak kabul edilir.</strong> Bu hüküm, <strong>her somut olayda</strong> doğrudan ve kesin bir şekilde <strong>asli kusur olarak değerlendirileceği anlamına gelmez</strong> çünkü bu süreçte kazanın oluş şekli, tarafların davranışları ve teknik incelemeler doğrultusunda belirleyicidir. Dolayısıyla karşı tarafın da trafik kurallarına aykırı bir davranışının bulunması halinde kusur paylaşımı yapılabilir ve ihlal <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazalarinda-asli-ve-tali-kusur-oranlari/"><strong>tali kusur</strong></a> olarak da değerlendirilebilir.</p>
<p>Asli kusur değerlendirmesinin hukuki sonuçları genel olarak şöyledir:</p>
<ul>
<li>Kusur oranı, ihlalin kazaya etkisi oranında yüksek belirlenebilir.</li>
<li>Maddi hasarlı kazalarda hasar bedeli ve araç değer kaybı hesaplamaları kusur oranına göre yapılır..</li>
<li>Tazminat davalarında hükmedilecek tutar, tarafların kusur dağılımına göre belirlenir .</li>
<li>Sigorta şirketleri, rücu işlemlerinde kusur oranını esas alır.</li>
</ul>
<h2>KTK 67/1-a Kusur Oranı Yüzde Kaçtır?</h2>
<p>KTK 67/1-a kusur oranı <strong>çoğu zaman %75 olarak belirlenir fakat sabit bir yüzdeye bağlı olmadığını</strong>, kazanın oluşumuna etkisine göre somut olay bazında değişkenlik gösterebileceğini unutmamak gerekir. Karşı tarafın hız, takip mesafesi veya başka bir kural ihlali bulunması halinde bu oran %50 seviyesine düşebileceği gibi, bazı durumlarda %100 kusur olarak da değerlendirilebilir.</p>
<h2>Kısaca Kusur Oranı Nasıl Hesaplanır?</h2>
<p>Trafik kazalarında sorumluluk dağılımını ifade eden kusur oranlarının hesaplanmasında <strong>hem teknik veriler hem de yasal mevzuatın kesişimi dikkate alınır.</strong> Bu kesişim içerisinde kalarak dikkate alınan unsurlar şöyledir:</p>
<ul>
<li>Kaza yerinde çekilen fotoğraflar ve varsa çevre güvenlik kameralarının kayıtları incelenir.</li>
<li>Sürücülerin manevra kurallarına, hız limitlerine ve takip mesafelerine uygunluğu denetlenir.</li>
<li>Karayolları Trafik Kanunu dahilindeki <strong>asli ve tali kusur maddeleri kaza senaryosuyla eşleştirilir.</strong></li>
<li><strong>Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) algoritmaları ve uzman değerlendirmeleri</strong> ile %0, %25, %50, %75 veya %100 oranlarından uygun olanı atanır.</li>
</ul>
<p>Tazminat ödemeleri ve araç değer kaybı tutarlarının yasal zeminini bu süreçte ortaya çıkan kusur oranları oluşturur. <strong>Maddi ve manevi bir hak kaybı yaşanmaması adına</strong> kusur oranı tespiti ve ihtiyaç halinde itiraz süreçlerinin uzman bir avukat tarafından takibi belirleyicidir.</p>
<h2>Kusur Oranına Nasıl İtiraz Edilir?</h2>
<p>Kusur oranına itiraz süreci, kaza tespit tutanağının niteliğine ve tutanağı düzenleyen kuruma göre farklı adımlarla ilerler. Bu adımları şu şekilde özetleyebiliriz:</p>
<ul>
<li><strong>Taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanaklarında:</strong> Kusur değerlendirmesi sigorta şirketleri tarafından yapılır ve taraflara bildirilir. Bu değerlendirmeye karşı, bildirimden itibaren 5 iş günü içinde yeni bilgi ve belgelerle sigorta şirketine başvurularak yeniden inceleme talep edilebilir. Başvurular, S<strong>igorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sistemi üzerinden</strong> sorgulanabilir.</li>
<li><strong>Polis veya jandarma tarafından düzenlenen tutanaklarda:</strong> Kusur tespiti doğrudan yargı denetimine tabidir. Bu tür tespitlere karşı, somut olaya göre tazminat davası kapsamında Asliye Ticaret Mahkemeleri veya ilgili yargı yolları üzerinden itiraz edilebilir.</li>
<li><strong>Uyuşmazlığın devam etmesi halinde:</strong> Kusur oranına ilişkin ihtilaflar, Sigorta Tahkim Komisyonu veya genel mahkemeler nezdinde çözüme kavuşturulur.</li>
<li><strong>Delil ve teknik inceleme aşaması:</strong> Kamera kayıtları, olay yeri tespitleri ve bilirkişi raporlarındaki eksiklik veya hatalar dilekçe ile ileri sürülerek kusur oranının yeniden değerlendirilmesi sağlanır.</li>
</ul>
<p>İtiraz sürecinde iki önemli nokta; <strong>başvurunun usulüne uygun yapılması ve kusur oranındaki hatalı değerlendirmenin teknik deliller ile açıkça gösterilmesidir.</strong> Dolayısıyla sürecin profesyonel bir hukuki destekle yürütülmesi, her iki noktada da hata yapılmasının ve hak kayıplarının önüne geçecektir.</p>
<h2>İtiraz Süresi Ne Kadardır?</h2>
<p>Maddi hasarlı trafik kazalarında taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanaklarına ilişkin kusur değerlendirmesine itiraz süresi, <strong>sigorta şirketlerinin değerlendirme tarihinden itibaren 5 iş günüdür.</strong> Bu süreç Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sistemi üzerinden yürütülür.</p>
<p><strong>Polis ya da jandarma tarafından düzenlenen</strong> kaza tespit tutanaklarına karşı ise idari anlamda belirli bir itiraz süresi bulunmamakla birlikte, kusur oranına ilişkin uyuşmazlıklar kaza tarihinden itibaren <strong>2 yıl içinde açılacak tazminat davası ile yargıya taşınabilir.</strong></p>
<p>İtirazların yasal süreler içerisinde yapılmaması <strong>tazminat talebi ve sigorta ödeme süreçlerini zorlaştırması ve karmaşıklaştırmasının dışında doğrudan hak kayıpları da yaratabilir</strong> ve bu yönüyle hassasiyetle takip edilmesi gerekir.</p>
<h3>Kusur oranına itiraz için gerekli belgeler nelerdir?</h3>
<p>Kusur oranına yapılacak itirazda başvurunun hukuki dayanaklarını güçlendirecek ve itirazın kabulünü sağlayacak teknik delillerin dosyaya eklenmesi gerekir. Bu belgeler şöyledir:</p>
<ul>
<li>Islak imzalı kaza tespit tutanağı veya resmi trafik raporu örneği.</li>
<li>Kazanın meydana geliş şeklini ve araç hasarlarını gösteren fotoğraflar.</li>
<li>Olay mahallindeki kamera kayıtları veya araç içi kamera görüntüleri.</li>
<li>Sürücülere ait ehliyet, ruhsat ve kimlik fotokopileri.</li>
<li><strong>Bilirkişi raporlarındaki hataları ve teknik itiraz noktalarını açıklayan</strong> dilekçe.</li>
</ul>
<p>Delillerin eksiksiz sunulması ve en önemlisi itiraz dosyasının <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/trafik-kazasi-avukati/"><strong>trafik kazalarında uzmanlaşmış bir avukat</strong></a> tarafından hazırlanması, <strong>mahkeme aşamasından kusur oranının lehte düzenlenmesi </strong>noktasında kritik bir adımdır.</p>
<h3>Mahkeme kusur oranını yeniden belirleyebilir mi?</h3>
<p>Elbette, yargı makamları, trafik kazalarındaki kusur oranlarını <strong>somut deliller ve teknik incelemeler ışığında değerlendirme ve gerektiğinde yeniden belirleme yetkisine sahiptir.</strong> Kamera kayıtlar, olay yeri incele bulguları ve uzman görüşleri doğrultusunda verilen mahkeme kararı, tazminat miktarı ile <strong>sigorta şirketlerinin rücu hakları bakımından bağlayıcı nitelik taşır.</strong></p>
<h3>67/1-a kusur oranı hangi kazalarda uygulanır?</h3>
<p><strong>Park yerinden çıkış, yol kenarına yanaşma, duraklama ve sağa-sola dönüş gibi manevralar</strong> esnasında meydana gelen trafik kazalarında 67/1-a kusur oranı gündeme gelir. Bu manevraların trafikteki diğer unsurların güvenliğini tehlikeye atacak şekilde yapılması 67/1-a’nın ihlalidir.</p>
<h3>Arkadan çarpma kazalarında 67/1-a kusuru verilir mi?</h3>
<p>Arkadan çarpma kazalarında kural olarak arkadan gelen sürücünün kusurlu olduğu kabul edilir <strong>fakat öndeki aracın park yerinden kontrolsüz çıkış yapması ya da ani şekilde şeride girmesi</strong> yani manevra kurallarını ihlal etmesi durumunda, bu davranışları 67/1-a ihlali olarak değerlendirilebilir. Bu gibi durumlarda <strong>kazanın oluşumunda manevra hatasının etkisi ispatlanırsa kusur dağılımı değişir</strong> ve sorumluluk kısmen ya da tamamen manevra yapan sürücüye yüklenir.</p>
<h3>Şerit ihlali yapan sürücüye 67/1-a kusur yazılır mı?</h3>
<p>Güvenli şekilde yapılması zorunlu olan şerit değiştirme manevraları, <strong>sinyal verilmeden ya da diğer araçların geçişini tehlikeye düşürecek şekilde yapılması durumunda</strong> 67/1-a kapsamında manevra ihlali olarak değerlendirilebilir. Diğer taraftan <strong>her şerit ihlali doğrudan bu maddeye göre kusur yazılacağı anlamına gelmez.</strong> Kusur dağılımı, kazanın oluş şekli ve teknik deliller doğrultusunda belirlenir.</p>
<h3>Kavşak kazalarında bu madde nasıl değerlendirilir?</h3>
<p><strong>Kavşaklardaki sağa veya sola dönüş manevraları</strong> 67/1-a maddesi kapsamında değerlendirilir ve dönüş sırasında diğer araçların ve yayaların geçişini zorlaştıran ya da tehlikeye atan manevralar, <strong>çoğu zaman kazanın oluşumunda asli unsur olarak kabul edilir.</strong> Tabi kusur değerlendirmesi yalnızca bu maddeye dayanmaz. Geçiş üstünlüğü, trafik ışıkları ve diğer sürücü davranışları ve unsurlar da birlikte incelenir.</p>
<h2>67/1-a kusur oranı tazminatı nasıl etkiler?</h2>
<p>KTK 67/1-a kapsamında manevra hatası yapan sürücünün <strong>kazadaki kusur oranı arttıkça, karşı taraftan veya sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat aynı oranda azalır.</strong> Örneğin; %75 kusurlu olan bir sürücü, uğradığı zararın yalnızca %25’ini talep edebilirken, %25 kusurlu olan taraf zararının %75’ini talep edebilir. Bu nedenle kusur oranının, <strong>kaza tespit tutanakları ve teknik incelemeler doğrultusunda doğru ve adil şekilde belirlenmesi</strong> tazminat dengesinin sağlanması açısından belirleyici niteliktedir.</p>
<h3>Tam kusurlu sayılan sürücü tazminat alabilir mi?</h3>
<p>Trafik kazasında tam yani %100 kusurlu bulunan sürücü, <strong>karşı tarafın trafik sigortasından yahut araç sahibinden maddi tazminat talep edemez.</strong> Ancak sürücünün <strong>kasko poliçesi</strong> ya da ferdi kaza sigortası bulunması halinde, p<strong>oliçe kapsamına göre kendi zararlarının karşılanması mümkün olabilir.</strong> <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/bedeni-hasar-tazminati/"><strong>Bedensel zararlar</strong></a> gibi bazı istisnai haller ise ayrıca değerlendirilir.</p>
<h3>Sigorta ödemeleri kusur oranına göre nasıl yapılır?</h3>
<p>Zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) kapsamında yapılan ödemelerde, kusur oranı belirleyici unsurdur. <a href="https://www.sbm.org.tr" target="_blank" rel="noopener"><strong>Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi</strong></a> sistemi üzerinden taraflar arasında oluşturulan <strong>kaza tespit tutanakları ve sigorta şirketlerinin değerlendirmeleri doğrultusunda</strong> kusur dağılımı belirlenir. Kusur oranında <strong>uyuşmazlık olması durumunda ise bilirkişi incelemesi ve yargılama süreci ile kesinleşir.</strong></p>
<p>Sigorta şirketleri, <strong>poliçe limitleri dahilinde sigortalı sürücünün kusuru oranında</strong>, karşı tarafa verilen zararı karşılar. Bu kapsamda;</p>
<ul>
<li>%0 kusurlu olan tarafın zararı, karşı tarafın sigortası tarafından karşılanır.</li>
<li>%50 &#8211; %50 kusur halinde taraflar kendi zararlarının yarısını üstlenir.</li>
<li>%75 kusurlu olan sürücünün sigortası, karşı aracın zararının %75’lik kısmını öder.</li>
</ul>
<p>Kusur oranını aşan zararlarda ise <strong>tarafların kasko poliçeleri devreye girebilir yahut eksik kalan tutar için doğrudan talep ve dava yoluna başvurulabilir.</strong> Tüm bu ödeme sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanabilmesi, kaza tespit tutanağının doğru düzenlenmesine, olay yerinin uygun şekilde kayıt altına alınmasına ve teknik incelemelerin isabetli yapılmasına bağlıdır.</p>
<p><strong>Kaynaklar</strong></p>
<p><strong>1-</strong> <a href="https://www.sbm.org.tr/tr/ktt-sorgulama-ve-itiraz" target="_blank" rel="noopener">https://www.sbm.org.tr/tr/ktt-sorgulama-ve-itiraz</a></p>
<p><strong>2- </strong><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2918.pdf" target="_blank" rel="noopener">https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2918.pdf</a></p>
<p><script type="application/ld+json">{"@context":"https://schema.org","@type":"FAQPage","mainEntity":[{"@type":"Question","name":"KTK 67/1-a Kusur Oranı Nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"KTK 67/1-a kapsamında kusur oranı, Karayolları Trafik Kanunu’nun araç manevralarına ilişkin hükümlerine aykırı davranılması halinde, trafik kazalarında sürücüye yüklenen sorumluluk düzeyini ifade eder. Bu düzenleme doğrudan bir kusur oranı belirlemez (uygulamada çoğunlukla %75 kusur oranı verilir) çünkü somut olayda yapılan ihlalin niteliği, kusur dağılımının belirlenmesinde esas alınır."}},{"@type":"Question","name":"KTK 67/1-a Asli Kusur mu? Tali Kusur mu?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"KTK 67/1-a kapsamında değerlendirilen manevra ihlalleri, uygulamada çoğu zaman asli kusur olarak kabul edilir. Bu hüküm, her somut olayda doğrudan ve kesin bir şekilde asli kusur olarak değerlendirileceği anlamına gelmez çünkü bu süreçte kazanın oluş şekli, tarafların davranışları ve teknik incelemeler doğrultusunda belirleyicidir."}},{"@type":"Question","name":"KTK 67/1-a Kusur Oranı Yüzde Kaçtır?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"KTK 67/1-a kusur oranı çoğu zaman %75 olarak belirlenir fakat sabit bir yüzdeye bağlı olmadığını, kazanın oluşumuna etkisine göre somut olay bazında değişkenlik gösterebileceğini unutmamak gerekir."}},{"@type":"Question","name":"Kısaca Kusur Oranı Nasıl Hesaplanır?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Trafik kazalarında sorumluluk dağılımını ifade eden kusur oranlarının hesaplanmasında hem teknik veriler hem de yasal mevzuatın kesişimi dikkate alınır. "}},{"@type":"Question","name":"67/1-a kusur oranı hangi kazalarda uygulanır?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Park yerinden çıkış, yol kenarına yanaşma, duraklama ve sağa-sola dönüş gibi manevralar esnasında meydana gelen trafik kazalarında 67/1-a kusur oranı gündeme gelir. Bu manevraların trafikteki diğer unsurların güvenliğini tehlikeye atacak şekilde yapılması 67/1-a’nın ihlalidir."}},{"@type":"Question","name":"Şerit ihlali yapan sürücüye 67/1-a kusur yazılır mı?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Güvenli şekilde yapılması zorunlu olan şerit değiştirme manevraları, sinyal verilmeden ya da diğer araçların geçişini tehlikeye düşürecek şekilde yapılması durumunda 67/1-a kapsamında manevra ihlali olarak değerlendirilebilir. Diğer taraftan her şerit ihlali doğrudan bu maddeye göre kusur yazılacağı anlamına gelmez. Kusur dağılımı, kazanın oluş şekli ve teknik deliller doğrultusunda belirlenir."}},{"@type":"Question","name":"67/1-a kusur oranı tazminatı nasıl etkiler?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"KTK 67/1-a kapsamında manevra hatası yapan sürücünün kazadaki kusur oranı arttıkça, karşı taraftan veya sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat aynı oranda azalır. Örneğin; %75 kusurlu olan bir sürücü, uğradığı zararın yalnızca %25’ini talep edebilirken, %25 kusurlu olan taraf zararının %75’ini talep edebilir. "}}]}</script></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/ktk-67-1-a-kusur-orani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ehliyetsiz Trafik Kazası Yapmanın Cezası (2026)</title>
		<link>https://cozumavukatlik.com.tr/ehliyetsiz-trafik-kazasi-yapmanin-cezasi/</link>
					<comments>https://cozumavukatlik.com.tr/ehliyetsiz-trafik-kazasi-yapmanin-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ezgi Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:08:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik Kazaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cozumavukatlik.com.tr/?p=1756</guid>

					<description><![CDATA[Ehliyetsiz araç kullanarak trafik kazasına karışılması, Türk Ceza Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu kapsamında hukuki ve cezai sonuçlar doğurabilen bir ihlal niteliğindedir. Sürücü belgesi bulunmayan kişilerin karıştığı trafik kazalarında idari para cezaları, somut olayın özelliklerine göre ceza sorumluluğu ve sigorta şirketlerinin rücu talepleri gibi çeşitli hukuki sonuçlar gündeme gelir. Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, ehliyetsiz &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ehliyetsiz araç kullanarak trafik kazasına karışılması, <strong>Türk Ceza Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu kapsamında</strong> hukuki ve cezai sonuçlar doğurabilen bir ihlal niteliğindedir. Sürücü belgesi bulunmayan kişilerin karıştığı trafik kazalarında <strong>idari para cezaları</strong>, somut olayın özelliklerine göre <strong>ceza sorumluluğu</strong> ve sigorta şirketlerinin <strong>rücu talepleri</strong> gibi çeşitli hukuki sonuçlar gündeme gelir.</p>
<p>Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, ehliyetsiz sürücülerin taraf olduğu trafik kazalarına ve bu kazaların hukuki sonuçlarına ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için <strong><a href="mailto:info@cozumavukatlik.com.tr">info@cozumavukatlik.com.tr</a></strong> mail adresi ya da <strong><a href="tel:05413710609">0 (541) 371 06 09</a></strong> numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<p>Dilerseniz bu sayfamızın <a href="https://notebooklm.google.com" target="_blank" rel="noopener"><strong>Google NotebookLM</strong></a> ile oluşturulmuş sesli anlatımını hemen dinleyebilirsiniz.</p>
<p><iframe style="border-radius: 12px;" src="https://open.spotify.com/embed/episode/1Wfw0DxUd94ZIaFFWfPkvY?utm_source=generator" width="100%" height="352" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen" data-testid="embed-iframe"></iframe></p>
<h2>Ehliyetsiz Trafik Kazası Yaptım, Ne Yapmalıyım?</h2>
<p>Ehliyetsiz araç kullanırken trafik kazasına karışılması durumunda, <strong>olay sonrasında atılacak adımlar</strong> hem hak kaybının önlenmesi hem de ileride doğabilecek <strong>cezai ve hukuki sorumluluğun doğru yönetilmesi bakımından önemlidir.</strong></p>
<p>Ehliyetsiz sürücünün kaza sonrasında dikkat etmesi gereken adımlar şöyledir:</p>
<ul>
<li>112 aranarak olay yerine trafik ekiplerinin gelmesi sağlanmalıdır.</li>
<li>Ehliyetsiz sürücülerin kendi aralarında düzenledikleri maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanakları, uygulamada çoğu zaman yeterli kabul edilmediğinden, olayın resmi kolluk tutanağına bağlanması beklenmelidir.</li>
<li>Mümkünse araçların konumu, yol durumu, fren izi, trafik işaretleri ve hasar durumu fotoğraf ve video ile kayıt altına alınmalıdır.</li>
<li>Olayı gören tanıkların isim ve iletişim bilgileri yine mümkünse alınmalıdır.</li>
<li>Trafik ekipleri geldiğinde, olayın oluş şekli eksiksiz anlatılmalı, sürücü belgesine ilişkin durum gerçeğe uygun şekilde beyan edilmelidir.</li>
<li>Kaza, vakit kaybetmeden ilgili sigorta şirketine veya sigorta temsilcisine bildirilmelidir.</li>
<li><strong>Yaralanma, ölüm, yüksek maddi hasar, kusur ihtilafı veya sigorta/rücu riski bulunan durumlarda</strong> ise sürecin doğru yönetilebilmesi adına <strong>uzman bir avukattan hukuki destek almanızı öneririz.</strong></li>
</ul>
<p>Kaza sonrasında yapılan hatalı beyanlar, eksik delil toplama ya da usule aykırı işlemler, ilerleyen süreçte hem ceza soruşturmasını hem de tazminat ve sigorta süreçlerini doğrudan etkiler. Bu nedenle, özellikle ehliyetsiz sürücünün karıştığı kazalarda, <strong>sürecin başından itibaren prosedürlere uygun hareket etmek ve bunu uzman bir avukat gözetimi ve yönlendirmesi ile yapmak</strong> gerekir.</p>
<h2>Ehliyetsiz Trafik Kazasının Cezası</h2>
<p>Ehliyetsiz bir şekilde trafik kazasına karışan sürücünün karşı karşıya kalabileceği cezalar birkaç farklı boyutta ele alınmalıdır. Öncelikle, sürücüye ve aracı ehliyetsiz kişiye kullandıran araç sahibine veya işletene Karayolları Trafik Kanunu m.36 uyarınca <strong>40.000 TL idari para cezası uygulanır.</strong> Kazanın yalnızca maddi hasarla sınırlı kalmaması ve yaralanma ya da ölüm ile sonuçlanması halinde ise idari yaptırımların yanında <strong>Türk Ceza Kanunu hükümleri de devreye girer. </strong>Bu durumda olayın niteliğine göre, <strong>TCK m.89</strong> kapsamında taksirle yaralama suçundan <strong>3 aydan 1 yıla kadar</strong> hapis cezası yahut <strong>TCK m.85</strong> kapsamında taksirle öldürme suçlarından <strong>2 yıldan 6 yıla kadar</strong> hapis cezası istemiyle sürücü hakkında kamu davası açılabilir.</p>
<p>Sürücünün kazadan sonraki davranışları, <strong>mağdurun zararının giderilmesine yönelik tutumu, olayın meydana gelme şekli, kusur oranı ve kişisel durumu yargılama sürecinde belirleyicidir.</strong> Bu unsurlar, mahkeme tarafından takdiri indirim nedenleri, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme, uzlaştırma veya diğer ceza hukuku kurumları bakımından ayrıca değerlendirilebilir. Bu değerlendirmenin her olayın kendi şartlarına göre yapılacağını unutmamak gerekir.</p>
<p>Nihayetinde ehliyetsiz trafik kazalarında uygulanacak yaptırımlar yalnızca ehliyetsiz araç kullanma fiiline değil, kazanın maddi hasarlı, yaralanmalı veya ölümlü olup olmamasına göre büyük değişiklikler gösterir.</p>
<h2>Kazada Ehliyetsiz Sürücünün Kusur Oranı</h2>
<p>Trafik kazalarında kusur oranının belirlenmesinde, kazanın meydana gelmesine neden olan trafik kuralı ihlalleri esas alınır. Her ne kadar ehliyetsiz araç kullanılması hukuka aykırı bir durum olsa da, <strong>her olayda sürücünün doğrudan asli kusurlu kabul edilmesine neden olmaz. </strong></p>
<p>Kusur değerlendirmesi yapılırken sürücünün hız durumu, şerit takibi, geçiş önceliği, frenleme ve takip mesafesi, dönüş ve kavşak kurallarına uyması gibi birçok unsur dikkate alınır. Bu kapsamda, ehliyetsiz sürücünün kaza esnasında trafik kurallarına aykırı bir eylem yapmadığı ve kazanın meydana gelişinde belirleyici bir ihlalinin bulunmadığı tespit edildiği takdirde kusurun tamamı yahut ağırlıklı kısmı karşı tarafa yüklenebilir.</p>
<p>Buna karşılık <strong>ehliyetsizlik, sürücünün dikkat ve özen yükümlülüğü ile araç kullanma yeterliliği bakımından, bilirkişi incelemelerinde sürücü aleyhine ayrıca değerlendirilebilecek bir unsur niteliği taşır.</strong></p>
<p>Kusur oranı yalnızca ceza sorumluluğu bakımından değil, maddi tazminat, bedensel zarar tazminatı ve sigorta şirketlerinin rücu talepleri bakımında da belirleyici noktadır. Bu nedenle ehliyetsiz sürücünün kusurlu bulunduğu senaryoda sigorta şirketinin yaptığı ödemelerde rücu sorumluluğu gündeme gelir. Tüm bu süreci şekillendirecek olan nihai kusur değerlendirmesi ile <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/kaza-tespit-tutanagina-itiraz/"><strong>kaza tespit tutanağı</strong></a>, trafik polis/jandarma raporları, ekspertiz ve bilirkişi incelemeleri ile gerektiğinde mahkeme kararı birlikte dikkate alınarak yapılır.</p>
<h2>Ehliyetsiz Ölümlü Kazaya Karışmanın Cezası</h2>
<p>Ehliyetsiz bir sürücünün ölümle sonuçlanan trafik kazasına karışması durumunda ceza soruşturması, <strong>Türk Ceza Kanunu m.85 kapsamında taksirle öldürme suçu etrafında yürütülür.</strong> Bu kapsamda, kazada bir kişinin ölümüne neden olunması halinde 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası, birden fazla kişinin ölümü ya da bir kişinin ölümüyle birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanması halinde ise 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası gündeme gelir.</p>
<p><strong>Sürücünün ehliyetsiz olması</strong> tek başına bilinçli taksir ya da daha ağır bir ceza niteliği doğurmasa da, soruşturma ve kovuşturma sürecinde kusur değerlendirmesi yapılırken <strong>dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali ile noktasında sürücü aleyhine önemli bir unsur olarak dikkate alınır.</strong></p>
<p>Ölümlü trafik kazalarında ceza hukukunun dışında <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/destekten-yoksun-kalma-tazminati/"><strong>destekten yoksun kalma tazminatı</strong></a>, <strong>cenaze ve defin giderleri ile diğer maddi ve manevi tazminat talepleri de gündeme gelir.</strong> Mağdurun zarar gören yakınlarına sigorta şirketinin yaptığı ödemelerin rücu talepleri de ehliyetsiz sürücüye yöneltilir. Her ne kadar zorunlu trafik sigortasının üçüncü kişilere yönelik koruma mantığı devam etse de, ehliyetsiz kullanım hali sonradan sürücü ve sorumlular bakımından ayrı bir hukuki yük doğurabilir.</p>
<h3>Ehliyetsiz kaza yaptım fakat karşı taraf suçlu, süreç nasıl ilerler?</h3>
<p>Trafik kazasında karşı tarafın tam kusurlu olduğunun tespiti durumunda ehliyetsiz sürücü açısından kazanın oluşumuna ilişkin kusur sorumluluğu doğmayabilir. <strong>Bu gibi durumda</strong> ehliyetsiz araç kullanılması nedeniyle sürücü hakkında Karayolları <strong>Trafik Kanunu m.36 kapsamında idari para cezası uygulanır</strong> fakat kazanın meydana gelmesinden doğan hukuki sorumluluk esas olarak kusurlu karşı tarafa yönelir.</p>
<p>Araçta meydana gelen maddi hasar, değer kaybı, ikame araç ve mahrumiyet zararları ile varsa yaralanmaya bağlı tazminat talepleri, olayın niteliğine bağlı olarak kusurlu karşı tarafın zorunlu trafik sigortası ve varsa kasko sigortası ve ilgili sorumlular aleyhine ileri sürülebilir. Ehliyetsiz olmak, haklı durumdaki bireyin zararını talep etmesine engel olmamakla beraber, <strong>uygulamada kusur oranı, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, eksper incelemesi ve mahkeme kararı neticesinde süreç yalnızca “ehliyetsizlik” üzerinden değil</strong>, kusur ve zarar ilişkisi çerçevesinde değerlendirilir.</p>
<h3>Ehliyetsiz sürücü, tazminat talebinde bulunabilir mi?</h3>
<p>Evet, kazada kusursuz ya da karşı tarafa göre daha az kusurlu olması halinde ehliyetsiz sürücü de tazminat talebinde bulunabilir. Tazminat hakkı, yalnızca sürücü belgesinin olmasına bağlı değildir. <strong>Kazanın meydana gelmesindeki kusur oranına ve olayın şartlarına bağlı olarak</strong> ortaya çıkan ve değişkenlik gösteren bir haktır.</p>
<p>Burada dikkat edilmesi gereken nokta, tazminat hesabı yapılırken, ehliyetsiz araç kullanma durumunun yaratacağı etkidir. Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi kapsamında <strong>zarar görenin zararın doğmasına veya artmasına etkisi bulunuyorsa hakim tazminatta indirim yahut tümüyle ortadan kaldırılması kararı verebilir.</strong> Dolayısıyla ehliyetsiz araç kullanılması başlı başına tazminat hakkını ortadan kaldırmasa da, kusur oranına göre alınabilecek tazminat miktarını doğrudan etkiler.</p>
<h3>Ehliyetsiz sürücüye para cezası uygulanır mı?</h3>
<p>Karayolları Trafik Kanunu’nun 36. maddesi kapsamında ehliyetsiz araç kullanan sürücüye 2026 yılı itibarıyla <strong>40.000 TL idari para cezası uygulanır.</strong> Yine aracı ehliyetsiz kişiye kullandıran araç sahibi veya işletene de 40.000 TL idari para cezası uygulanır.</p>
<p>Bunun yanında, sürücü belgesi mahkeme, savcılık ya da diğer yetkili kurumlarca geçici olarak geri alınmış olmasına karşın araç kullanılması ya da sürücü belgesinin <strong>iptal edilmiş olmasına rağmen trafiğe çıkılması halinde ise uygulanan idari para cezası 200.000 TL’dir.</strong></p>
<h3>Ehliyetsiz araç kullanmak asli kusur mudur?</h3>
<p>Hayır, ehliyetsiz araç kullanılması,<strong> tek başına ve doğrudan asli kusur olarak kabul edilmez</strong>. Trafik kazalarında kusur değerlendirmesi yapılırken esas alınan nokta, kazanın meydana gelmesine doğrudan etki eden trafik kuralı ihlalleridir.</p>
<p>Örneğin, hız sınırının aşılması, şerit değiştirme kurallarına uyulmaması, geçiş önceliğinin dikkate alınmaması ya da kırmızı ışık ihlali gibi davranışlar kusur tespitinde temel belirleyici unsurlardır. Diğer bir ifadeyle, <strong>bir sürücünün ehliyetsiz olması ile kazanın meydana gelişi arasında doğrudan nedensellik bağı bulunmuyorsa</strong>, yalnızca ehliyetsizlik nedeniyle asli kusur yüklenmesi her somut olay bakımından mümkün değildir.</p>
<p>Bununla birlikte <strong>sürücü belgesinin bulunmaması, kusur incelemesinde tamamen önemsiz bir unsur da değildir.</strong> Bilirkişi raporlarında ve teknik değerlendirmelerde, sürücünün araç kullanma yeterliliği, trafik kurallarına hakimiyeti ve dikkat yükümlülüğü bakımından <strong>aleyhe bir değerlendirme unsurudur.</strong></p>
<h3>Ehliyetsiz trafik kazasında müterafik indirimi nedir?</h3>
<p><strong>Müterafik kusur indirimi</strong>, zarar gören kişinin zararın doğmasına ya da artmasına kendi davranışıyla katkı sağlaması halinde, hükmedilecek <strong>tazminattan belirli oranda indirim yapılmasını ifade eder.</strong> Türk Borçlar Kanunu m.52 kapsamında değerlendirilen bu ilke ile beraber hakim, olayın özelliklerine göre tazminat miktarında indirime gidebilir.</p>
<p>Müterafik indiriminin bir diğer boyutunda ehliyetsiz sürücünün kullandığı araca bu durumu bilerek ve isteyerek binen yolcular vardır. Kişinin, <strong>net bir şekilde hukuka ve trafik güvenliğine aykırı risk taşıyan araca bilerek binmiş olması</strong>, meydana gelen zararın sonuçlarına belli ölçüde katlandığı şeklinde değerlendirilir. Buna bağlı olarak da uygulamada, yolcunun sürücünün ehliyetsiz olduğunu bildiğinin ya da bilebilecek durumda olduğunun tespit edilmesi halinde tazminat hesabında müterafik kusur indirimi yapılması söz konusu olur.</p>
<h3>Ehliyetsiz sürücünün karıştığı kazada sigorta şirketi ödeme yapar mı?</h3>
<p>Ehliyetsiz sürücünün karıştığı trafik kazasında, zorunlu trafik sigortası kural olarak zarar gören üçüncü kişilerin maddi zararlarını ve bedensel zarar kapsamındaki taleplerini, <strong>poliçe limitleri dahilinde karşılar.</strong> Yaptığı bu ödemenin ardından sigorta şirketi, kazanın ehliyetsiz araç kullanımı ile gerçekleşmiş olması nedeniyle, <strong>olayın şartlarına göre sigortalıya, işletene veya sorumlu kişilere rücu etme hakkını kullanabilir.</strong> Dolayısıyla üçüncü kişiye ödeme yapılmış olması, ehliyetsiz sürücü bakımından hukuki sorumluluğun ortadan kalktığı anlamına gelmez.</p>
<p><strong>Ehliyetsiz sürücünün kendi aracında oluşan hasarların karşılanması noktasında</strong> ise trafik sigortasına değil <strong>kasko poliçesine bakmak gerekir.</strong> Teminatın uygulanıp uygulanmayacağı poliçe özel şartlarına ve teminat istisnalarına bağlıdır. Bu nedenle ödeme konusuna kesin bir yanıt vermek mümkün değildir.</p>
<h3>Ehliyetsiz sürücü kazada haklı olsa da sigorta şirketi rücu edebilir mi?</h3>
<p>Ehliyetsiz sürücünün <strong>kazada tamamen kusursuz olması halinde</strong>, sigorta şirketinin rücu hakkı kural olarak doğmaz. Zorunlu trafik sigortası, araç sahibinin üçüncü kişilere verdiği ve kusura dayanan zararları karşılamaya yöneliktir. Bu nedenle rücu değerlendirmesinde de <strong>kazadaki kusur durumu temel ölçütlerden biridir.</strong> Türkiye Sigorta Birliği ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin trafik sigortasına ilişkin açıklamaları da, trafik sigortasının kusurlu olarak üçüncü kişilere verilen zararları karşıladığı çerçevede şekillenmektedir.</p>
<p>Ehliyetsiz sürücünün kazanın meydana gelmesinde <strong>kusurunun bulunması halinde</strong> ise sigorta şirketi, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, <strong>ödediği tutarı rücu etme yoluna gidebilir.</strong> Bu noktada yalnızca ehliyetsizlik kavramı değil, kazanın oluş şekli, kusur oranı, trafik bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı, polis/jandarma tutanakları ve varsa mahkeme kararı birlikte değerlendirilir.</p>
<h3>Ehliyetsiz sürücünün 18 yaş altında olması süreci nasıl değiştirir?</h3>
<p>Ehliyetsiz sürücünün 18 yaşından küçük olması durumunda kaza yalnızca trafik hukuku kapsamında değil, <strong>çocuk ceza hukuku hükümleri çerçevesinde de değerlendirilir.</strong> Bu durumda, sürücünün yaşı, ceza sorumluluğunun belirlenmesinde temel kriterdir.</p>
<p><strong>Türk Ceza Kanunu m.31</strong> uyarınca;</p>
<ul>
<li>12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu bulunmaz,</li>
<li>12–15 yaş aralığında ise fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine göre değerlendirme yapılır,</li>
<li>15–18 yaş aralığında bulunan çocuklar hakkında ise indirilmiş ceza hükümleri uygulanır.</li>
</ul>
<p>Bu kapsamda yargılama, görevli mahkeme olarak çocuk mahkemelerinde yürütülür. İdari para cezaları bakımından ise ehliyetsiz araç kullanımı nedeniyle uygulanacak yaptırımlar kural olarak <strong>veli ve/veya vasiye yöneltilir.</strong> Yine <strong>aracın sahibi de “işleten” sıfatıyla</strong> Karayolları Trafik Kanunu kapsamında idari yaptırımlarla karşılaşır.</p>
<p>Diğer taraftan <strong>Türk Medeni Kanunu m.369 kapsamında, ana ve babanın çocuğun gözetim ve denetim yükümlülüğü bulunmaktadır.</strong> Bu yükümlülüğün gereği gibi yerine getirilmemesi halinde meydana gelen zarardan dolayı ebeveynlerin hukuki (tazminat) sorumluluğu da gündeme gelir.</p>
<h3>Kazanın ölümlü ya da yaralanmalı olması ehliyetsiz sürücünün cezasını nasıl etkiler?</h3>
<p>Ehliyetsiz sürücünün karıştığı trafik kazasının yaralanmalı ya da ölümlü olması, uygulanacak <strong>ceza sorumluluğunu ve yargılama sürecini doğrudan etkiler.</strong> Bu noktada belirleyici olan yalnızca ehliyetsizlik durumu değil, kazanın sonucu, kusur oranı, <strong>sürücünün dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılığı ile olayın somut özellikleridir.</strong></p>
<p>Yaralanmalı trafik kazalarında, fiil çoğu durumda Türk Ceza Kanunu m.89 kapsamında taksirle yaralama suçu çerçevesinde değerlendirilir. <strong>TCK m.89/1 uyarınca</strong>, taksirle başkasının vücuduna acı verilmesi veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olunması halinde <strong>hapis ya da <a href="https://cozumavukatlik.com.tr/adli-para-cezasi/">adli para cezası</a> gündeme gelebilir.</strong></p>
<p><strong>Yaralanmanın niteliğine bağlı</strong> olarak, örneğin kemik kırığı, yüzde sabit iz, organ işlevinde zayıflama yahut yaşamı tehlikeye sokan durumlar söz konusu ise <strong>daha ağır cezalar gündeme gelir.</strong> Yine yaralanmalı trafik kazalarında bazı hallerde <strong>şikayet, uzlaştırma ve yargılama usulü</strong> ayrıca değerlendirilir.</p>
<p>Ölümlü trafik kazalarında ise eylem, kural olarak <strong>TCK m.85 kapsamında taksirle öldürme suçu olarak ele alınır.</strong> Bu kanun maddesine göre, bir kişinin ölümüne neden olunması halinde <strong>2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası söz konusu olabilir.</strong> Eğer fiil, birden fazla kişinin ölümüne ya da bir kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına yol açmışsa, <strong>ceza 2 yıldan 15 yıla kadar hapis olarak uygulanabilir.</strong> Bu tür olaylar şikayete bağlı değildir ve Cumhuriyet Savcılığı tarafından <strong><a href="https://cozumavukatlik.com.tr/hukukta-resen-ne-demek/">resen</a> soruşturma başlatılır.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cozumavukatlik.com.tr/ehliyetsiz-trafik-kazasi-yapmanin-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
