Trafik KazalarıMakaleler

Trafik Kazalarında Zamanaşımı

Av. Ezgi Bozkurt



UZMAN GÖRÜŞÜ

Trafik kazalarında zamanaşımı süresinin yanlış hesaplanması, haklı bir tazminat talebinin yalnızca süre aşımı nedeniyle reddedilmesine neden olabilir. Bu nedenle kazanın maddi hasarlı, yaralanmalı veya ölümlü olmasına göre uygulanacak zamanaşımı süresinin doğru belirlenmesi ve sürecin gecikmeden yürütülmesi büyük önem taşır.

Av. Ezgi Bozkurt

Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı

Trafik kazalarında zamanaşımı süreleri maddi hasarlı kazalar için 2 yıl, yaralanmalı kazalar için 8 yıl ve ölümlü kazalar için 15 yıl olarak belirlenmiştir. Kazada hem ölüm hem yaralanma aynı anda gerçekleştiyse yine 15 yıllık zamanaşımı uygulanır. Benzer şekilde sigorta şirketine başvuru için de aynı süreler geçerlidir ve başvuru hakkı zamanaşımıyla birlikte düşer. Bu konuda kritik bir nokta olarak, yaralanmalı kazalarda 6 aylık şikayet süresinin kaçırılması, 8 yıllık zamanaşımını genel 2 yıla düşürür. 

Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, maddi hasarlı, yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarına ve rücu davalarında zamanaşımı sürelerine ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için info@cozumavukatlik.com.tr mail adresi ya da 0 (541) 371 06 09 numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.

Trafik Kazalarında Zamanaşımı Süresi Kaç Yıldır?

Trafik kazalarında zamanaşımı süreleri, kazasının oluş şeklinde göre üç şekilde belirlenir.

  • Maddi hasarlı kazalarda zararın ve sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl, kaza tarihinden itibaren her halükarda 10 yıl uygulanmaktadır.
  • Yaralanmalı trafik kazalarında ceza zamanaşımı 8 yıl olduğundan tazminat davası ve sigorta başvurusu da 8 yıllık süreye tabidir.
  • Ölümlü trafik kazalarında taksirle öldürme suçunun ceza zamanaşımı 15 yıl olup bu süre tazminat davaları için de geçerlidir. Hem ölüm hem yaralanma birlikte gerçekleşmişse tüm talepler yine 15 yıla tabidir.

Tüm bu süreler sürücü, araç işleteni ve sigorta şirketi için eş zamanlı olarak işlemektedir.

Maddi Hasarlı Trafik Kazalarında Zamanaşımı Süresi

Yalnızca araçlarda ya da eşyalarda zarar oluşan, ölüm yahut yaralanmanın yaşanmadığı trafik kazalarında iki süre eş zamanlı işler.

  • Zarar gören kişinin hem uğradığı zararı hem de sorumlu kişiyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde dava açması gerekir.
  • Zarar veya sorumlu daha geç öğrenilmişse öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl geçerliliğini korur.
  • Kaza tarihinden başlayan ve hiçbir koşulda aşılamayan 10 yıllık mutlak süre bu hakkın son sınırını oluşturur. (KTK m.109/1)

Değer kaybı talebi için bilirkişi raporunun kesinleştiği tarih öğrenme tarihi kabul edilmektedir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre zarar görenin zararın tam kapsamını öğrenemediği durumlarda 2 yıllık süre öğrenmenin gerçekleştiği andan başlar ve kaza tarihi tek başına sürenin başlangıcı sayılmaz.

Yaralanmalı Trafik Kazalarında Zamanaşımı Süresi

Yaralanmalı trafik kazalarında zamanaşımı süresi, taksirle yaralama suçunun ceza hukuku açısından zamanaşımının 8 yıl olmasına bağlı olarak kaza tarihinden itibaren 8 yıl olarak işler. Bu kuralın yaralanmalı kazalarda sigorta şirketleri dahil tüm sorumlulara uygulanacağını Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2000/10296 Esas, 2001/1183 Karar sayılı ilamında açıkça hükme bağlamıştır.

Taksirle yaralama şikayete bağlı suçlardan biridir ve zarar görenin, failleri öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde şikayette bulunması zorunludur ve bu süre, hak düşürücüdür. Şikayet süresinin kaçırılması durumunda ceza davası açılamaz ve uzayan 8 yıllık süre yerine genel kural olan 2 yıl uygulanır. 

Tedavi süreci uzayan yaralanmalı trafik kazalarında maluliyet oranı raporla kesinleşmeden zararın tam boyutu bilinemediğinden, öğrenme tarihi bu durumlarda raporun kesinleştiği gün olarak kabul edilir. 

Ölümlü Trafik Kazalarında Zamanaşımı Süresi

Taksirle öldürme suçunda cezanın zamanaşımı süresinin 15 yıl olması dolayısıyla buradan doğan tazminat davası da 15 yıllık süreye tabidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2016/5493 Esas sayılı kararında bu ilkeyi somutlaştırmış ve ceza davasındaki zamanaşımı süresinin tazminat davası için de uygulanacağını hükme bağlamıştır.

Aynı kazada hem ölüm hem yaralanmanın birlikte gerçekleşmesi durumunda ise tüm tazminat talepleri için 15 yıllık süre uygulanır ve destekten yoksun kalma tazminatında da zamanaşımı ölüm tarihinden itibaren başlar.

Sigorta Şirketine Başvuruda Zamanaşımı Süresi

Sigorta şirketine yapılacak başvuruda ve açılacak davada zamanaşımı süresi kazanın niteliğine göre belirlenir:

  • maddi hasarlı kazalarda 2 yıl ve en fazla 10 yıl,
  • yaralanmalı kazalarda 8 yıl,
  • ölümlü kazalarda 15 yıldır.

Bu süreler yalnızca dava için değil başvuru için de geçerlidir ve zamanaşımı dolmuşsa sigorta şirketine başvuru hakkı da düşer.

Dava açmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmadan önce karşı tarafın sigorta şirketine yazılı olarak başvuruda bulunmak zorunludur. Sigorta şirketi bu başvurudan itibaren 15 gün içinde cevap vermek zorundadır ve cevap vermezse ya da talebi karşılamayan bir yanıt verirse dava ya da tahkim yoluna gidilebilir. Sigorta şirketine karşı açılan davalar ticari dava sayıldığından, dava açılmadan önce arabuluculuk da zorunlu dava şartıdır. (TTK m.5/A)

Uzamış ceza zamanaşımı sigorta şirketine de uygulanır. ZMSS Genel Şartları C.8 maddesi, sigortacıya karşı açılacak davalarda uzamış ceza zamanaşımının geçerli olduğunu açıkça düzenlemektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2002/9945 Esas, 2003/760 Karar sayılı ilamında da uzamış zamanaşımının araç işleteni ve sigortacıya birlikte uygulanacağını hükme bağlamıştır.

Rücu Davalarında Zamanaşımı

Rücu davası, tazminatı ödeyen tarafın asıl sorumluya ödediği bedeli geri talep ettiği davalardır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca rücu alacaklarında zamanaşımı, ödemenin yapıldığı tarih ile rücu edilecek kişinin öğrenildiği tarihten hangisi sonraysa o tarihten itibaren 2 yıl olarak işlemeye başlar. 

Sigorta şirketi mağdura ödeme yaptığı anda rücu hakkı doğar fakat sigortalının kusur durumu veya sözleşme ihlali gerekçesi sonradan netleşiyorsa öğrenme tarihi buna göre şekillenir. Ödeme belgesi ve kusur tespitine ilişkin yazışmaların dosyalanması, rücu alacağında sürenin başlangıcını tartışmasız kılmaktadır.

Zamanaşımı ne zaman başlar?

Trafik kazasında zamanaşımı başlangıcı zararın öğrenilmesi ve sorumlu kişinin tespit edilmesi şeklinde iki ayrı unsura bağlıdır. Her iki bilgi de edinildiğinde 2 yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlar fakat bunlardan biri bilinmiyorsa süre işlemez. Bu iki unsurdan hangisi daha geç öğrenilmişse, süre o tarihten itibaren başlar.

Zamanaşımı süresi geçerse ne olur?

Zamanaşımı dolduktan sonra teknik olarak dava açılması mümkündür fakat davalı taraf, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerse mahkeme davayı bu nedenle reddeder. Buna karşılık davalı bu itirazda bulunmazsa mahkeme bu durumu kendiliğinden dikkate almaz ve davayı normal süreçte incelemeye devam eder.

Tabi teorik olarak böyle olsa da uygulamada davalılar neredeyse her zaman zamanaşımı itirazı yaptığından dolayı sürenin kaçırılması tazminat talebinin reddedilmesiyle sonuçlanır. 

Ceza davası açılması zamanaşımını etkiler mi?

Ceza davasının açılması tek başına tazminat davasının zamanaşımını durdurmamakla beraber fiilin suç niteliği taşıması, tazminat için uygulanacak zamanaşımı sürelerinin belirlenmesinde etkilidir.

Ölümlü trafik kazalarında ceza davasında zamanaşımı 15 yıl olduğundan, tazminat davası da 15 yıl içerisinde açılabilir. Benzer şekilde yaralanmalı trafik kazalarında da 8 yıllık zamanaşımı gündeme gelir.

Ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk mahkemesini bağlamaz ve tazminat davası beraatten bağımsız sürdürülür. Sanığın yargılama sürecinde borcu yazılı olarak kabul etmesi halinde ise zamanaşımı süresi durdurulur.

Zamanaşımını süresini durduran haller nelerdir?

Trafik kazalarında zamanaşımı süresini durduran dört temel nokta vardır. Bu noktaların detaylarını şöyle verebiliriz:

  • Mahkemeye dava açılmasıyla zamanaşımı kesilir ve dava süresince hak kaybı yaşanmaz. Dava sonradan usulden reddedilse bile zamanaşımı bakımından açıldığı tarihin hukuki sonuçları değerlendirilir.
  • Arabuluculuk başvurusu yapıldığı tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı işlemez. Trafik kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinde arabuluculuk zorunlu dava şartı olduğundan başvurunun usulüne uygun şekilde belgelenmesi önem taşır.
  • Zorunlu başvuru kapsamında sigorta şirketine yapılan yazılı başvuru, şirketin nihai cevabını verdiği veya yasal cevap süresinin sona erdiği tarihe kadar zamanaşımının işlemesini etkileyebilir. Bu nedenle başvuruların ve yazışmaların ispatlanabilir yöntemlerle (örneğin noter ya da kayıtlı elektronik posta aracılığıyla) yapılması faydalıdır.
  • Sorumlu kişinin borcu yazılı olarak kabul etmesi, faiz ödemesi ya da teminat göstermesi gibi borcu ikrar eden davranışlar zamanaşımını durdurur ve yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlar.

Kusurlu sürücü kaza anında kaçtıysa zamanaşımı ne zaman başlar?

Öncelikle belirtmemiz gerekir ki, sürücünün kaza yerinden kaçmış olması, zamanaşımı başlangıcını tek başına değiştirmez. Burada belirleyici olan nokta, zarar gören kişinin sürücünün kimliğini ne zaman öğrendiğidir. Bu nedenle sürücünün kimliği henüz tespit edilememişse, zarar görenin sorumluyu öğrenmesine bağlı olan 2 yıllık zamanaşımı süresi başlamaz. Süreçte plaka bilgisi, güvenlik kamerası kayıtları, tanık beyanları vb. sonucunda sürücü tespit edildiğinde ise 2 yıllık süre işlemeye başlar. 

Diğer taraftan, kritik bir nokta olarak, kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyen mutlak zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Bu nedenle sürücünün kimliğinin tespit edildiği tarihin resmi kayıtlarla belgelenmesi, 2 yıllık sürenin hangi tarihten itibaren hesaplanacağının ispatı açısından kritiktir.

Hak sahibi reşit değilse (çocuksa) zamanaşımı nasıl işler?

Trafik kazasında hak sahibi çocuk ise zamanaşımı süresi kural olarak yasal temsilcinin (veli ya da vasinin) zararı ve sorumlu kişiyi öğrendiği tarihten itibaren işleme başlar fakat burada önemli bir istisna vardır.

Kazaya neden olan sürücü, aynı zamanda çocuğun velisiyse (babanın kullandığı aracın yaptığı kazada çocuğun da yaralanması gibi), yasal temsilcinin çocuğu adına kendisine karşı dava açması beklenemeyeceğinden zamanaşımı çocuğun aleyhine işlemez.

Bu durumda süre, çocuk reşit oluncaya kadar askıda kalır. Çocuk 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren ise yeni bir 2 yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlar. Dolayısıyla çocuk adına daha önce dava açılmamış olsa bile reşit olduğu tarihten itibaren iki yıl içinde tazminat talebinde bulunulabilir.

Av. Ezgi Bozkurt

Av. Ezgi Bozkurt, ilk, orta, lise ve yüksek öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. 7 yıllık mesleki tecrübesiyle trafik kazası ve iş kazası alanlarında uzmanlaşmıştır. Tazminat hesaplama, aktüerya analizleri ve kusur tespiti süreçlerini teknik olarak yönetmekte, müvekkillerine sonuç odaklı ve profesyonel hukuki hizmet sunmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Call Now Button