Hukuki BilgilerMakalelerSigorta HukukuTazminat Hukuku

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir? Hesaplama ve Şartları

Türk Borçlar Kanunu madde 49’da yer alan haksız fiil hükümlerine göre belirlenen destekten yoksun kalma tazminatı, haksız bir şekilde hayatını kaybeden bireyin, sağlığında ekonomik yardım sağladığı yakınlarına ödenen bir maddi tazminat türüdür.

Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için info@cozumavukatlik.com.tr mail adresi ya da 0 (541) 371 06 09 numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?

Destekten yoksun kalma tazminatı, haksız fiil neticesinde hayatını kaybeden şahsın sağlığında maddi yardım sağladığı yakınlarının, mahrum kaldıkları ekonomik desteğin telafi edilmesi amacıyla düzenlenen bir maddi tazminattır.

Vefat edenin desteğinden faydalanan bireylerin yaşam düzeylerinin ölüm sebebiyle kötüleşmesini engellemek amacıyla düzenlenen destekten yoksun kalma tazminatı, Türk Borçlar Kanunu madde 53’te ”Haksız Fiil” bölümü “Ölüm ve Bedensel Zarar” başlığı altında yer almaktadır.

Türk Borçlar Kanunu madde 53/3 uyarınca tazminat; “Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar” olarak tanımlanır. Tazminat talebi, vefat eden şahıs ile hak sahipleri arasında ölüm anında fiilen mevcut bulunan veya gelecekte kurulması kuvvetle muhtemel destek ilişkisine dayanır.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatının Şartları Nelerdir?

Tazminat talebinin hukuki geçerlilik kazanması, tıbbi uygulama hatası, trafik kazası ya da iş kazası benzeri haksız fiiller neticesinde gerçekleşen ölüm vakalarında belirli kriterlerin varlığına bağlıdır. Yargılama makamları, tazminat yükümlülüğünün doğması için somut olayda yasal şartların birlikte gerçekleşip gerçekleşmediğini teknik yöntemlerle denetler.

Destekten yoksun kalma tazminatı davası açılabilmesi için gereken temel şartlar şunlardır:

  • Şahsın, başka şahısların kusurlu veya hukuka aykırı eylemi neticesinde hayatını kaybetmesi gerekir.
  • Hukuka aykırı fiil ile ölüm hadisesi ve oluşan zararlar arasında doğrudan illiyet (nedensellik) bağı bulunması esastır.
  • Vefat eden şahıs ile tazminat isteyenler arasında ölüm anında fiili veya gelecekte kurulacak farazi destek ilişkisi mevcut olmalıdır.
  • Hayatını kaybeden şahsın yaşarken destek sağlama gücüne ve maddi/manevi bakım imkanına sahip olması şarttır, bakıma muhtaç olmaması gerekmektedir.
  • Tazminat talep eden şahısların, vefat sebebiyle ekonomik desteğe ihtiyaç duyması ve sosyal seviyesinin korunması gerekliliği bulunmalıdır. Yargıtay içtihatlarına göre ölen kişi eşi, çocukları ve anne babası desteği konumundadır.

Belirlenen şartların ispat edilmesi, tazminat miktarının tayin edilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi açısından hayati nitelik taşır. Burada belirtilen koşulların sağlanamadığı hallerde tazminat talepleri reddedilecektir.

Kimler Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Talep Edebilir?

Vefat eden şahsın sağlığında ekonomik yardımda bulunduğu veya gelecekte yardım alması kuvvetle muhtemel bireyler, destek yoksun kalma tazminatı talep etme hakkına sahiptir. Burada mirasçılık kavramına bir parantez açmak gerekir. Tazminat talebi, şahsa bağlı bağımsız hak niteliği taşıması nedeniyle mirasçılık sıfatı ya da miras payı ile doğrudan bağlantılı değildir. Mirasçılar, mirası reddetmiş olsalar dahi vefat sebebiyle mahrum kaldıkları desteğin tazmin edilmesini isteyebilir.

Yargıtay içtihatları uyarınca, vefat eden şahıs ile hak sahipleri arasındaki destek ilişkisi fiili veya farazi nitelik taşıyabilmektedir. Eş, çocuk, anne ve baba arasında destek ilişkisinin varlığı hukuki karine kabul edilmektedir. Karine kapsamı dışındaki şahıslar, nişanlı, burs alan öğrenci, kardeş veya arkadaşların tazminat alabilmesi adına vefat edenden düzenli ve sürekli yardım aldıklarını somut verilerle ispatlaması gerekir

Eşin Eşe Destekliği

Eşler arasındaki destek ilişkisi, hukuki karine olarak kabul edilmektedir ve ispat yükümlülüğü yoktur. Sağ kalan eş, vefat eden eşin gelirinden ya da ev içi hizmetlerinden mahrum kaldığı gerekçesiyle tazminat davası açma hakkına sahiptir. Resmi nikah bulunmayan ancak aile birliği bilinciyle sürekli birliktelik yaşayan bireyler, destek ilişkisinin varlığını ispatladıkları takdirde tazminat hakkından faydalanmaktadır.

Boşanmış eşler, vefat edenden nafaka alıyorlarsa veya boşanmaya rağmen fiilen birlikte yaşıyorlarsa mahrum kaldıkları ekonomik kayıpların karşılanmasını talep edebilmektedir. Tazminat hesaplamaları yapılırken, sağ kalan eşin ilerleyen süreçte yeniden evlenme ihtimali teknik tablolar üzerinden analiz edilmekte ve tazminat tutarından belirli oranda indirim yapılmaktadır.

Anne ve Babanın Çocuğa Destekliği

Anne ve babanın çocuklarına sağladığı destek, Türk Medeni Kanunu uyarınca yasal bakım ve eğitim borcu temeline dayanmaktadır ve ebeveynlerin destek yükümlülüğü, çocukların ergin olmasına, eğitim hayatının tamamlanmasına veya çalışmaya başlamasına kadar devam etmektedir. Tazminat hesaplamalarında çocukların cinsiyeti ve öğrenim durumu destek süresini doğrudan etkilemektedir.

Yerleşik yargı pratiklerine göre anne ve babanın destek süreleri şu kriterlerle belirlenmektedir:

  • Erkek çocukları için kural olarak 18 yaşın sonuna kadar destek sağlanacağı kabul edilmektedir.
  • Kız çocukları için kentlerde 22 yaşına kadar destek ihtiyacının devam edeceği varsayılmaktadır.
  • Yükseköğrenim gören veya görme ihtimali bulunan çocuklar adına destek süresi 25 yaşına kadar uzatılmaktadır.
  • Ağır engelli veya sürekli bakıma muhtaç çocuklar için ebeveyn desteğinin ömür boyu süreceği esas alınmaktadır.

Çocuğun Anne ve Babaya Destekliği

Çocukların anne ve babalarına gelecekte destek olacağı hususu, hukuken hayatın olağan akışına uygun bir durum olarak kabul edilmektedir. Yetişkin çocukların vefatı halinde anne ve babanın varlıklı olması veya vefat edenden fiilen para almıyor olması tazminat hakkına engel teşkil etmez. Hizmet yardımları, hastalık anındaki bakım ve aile bütçesine sunulan her türlü katkı maddi destek kapsamında değerlendirilmektedir.

Henüz gelir elde etmeyen küçük yaştaki çocukların ölümü durumunda ise ebeveynlerin ileride mahrum kalacağı farazi destek üzerinden tazminat hesabı yürütülmektedir. Hesaplama aşamasında çocuğun 18 yaşına gelerek çalışmaya başlayacağı varsayılmakta, yetiştirme giderleri düşüldükten sonra net tazminat miktarı belirlenmektedir.

Kardeşin Kardeşe Destekliği

Kardeşler arasında destek ilişkisinin varlığı, eş ve çocukların aksine hukuki karine olarak kabul edilmez ve tazminat talebinin kabul görmesi adına, vefat eden kardeşin sağlığında diğer kardeşe düzenli ve sürekli yardım sağladığının kanıtlanması şarttır.

Kardeşin kardeşe destek sayılabilmesi için aranan özel koşullar şöyledir:

  • Vefat eden kardeşin, ekonomik refah içinde bulunması ve yardım etme kapasitesine sahip olması gerekir.
  • Tazminat isteyen kardeşin, vefat edenin desteği olmaksızın yoksulluğa düşecek durumda olduğunun ispatı esastır.
  • Hak sahibinin, özel bakımı gerektiren ağır hastalığının bulunması veya anne/babanın vefat etmiş olması gibi istisnai haller destek ilişkisini güçlendirmektedir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Vefat eden şahsın sağlığında elde ettiği gelirler, yardım sağladığı kişilerin sayısı ve yaşam tabloları, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında kullanılan metriklerdir. Tazminat hesaplamasında birkaç kritik nokta vardır:

  • Gelir durumunun somut verilerle ispatlanamadığı durumlarda hesaplamalar güncel asgari ücret üzerinden ilerler.
  • Vefat edenin çalışabileceği aktif dönem (kural olarak 60 yaş) ve emeklilik sonrası pasif dönem kazançları ayrı başlıklar altında değerlendirilir.
  • Progresif rant yöntemi uyarınca, belirlenen her yıl için gelir tutarında %10 artırım ve %10 iskontolama işlemi uygulanmaktadır.

Formül: Tazminat = (Ölenin Net Geliri x Destek Payı) x (Bakiye Ömür) x (Kusur Oranı)

Tazminat hesaplamasına bir örnekle bakalım:

  • 2026 net asgari ücret: 28.075,50 TL
  • Aylık geliri = 28.075,50 TL
  • Eşi ile 2 çocuk destek görüyorsa pay = 1/3
  • Destek payı: 28.075,50 ÷ 3 = 9.358,50 TL
  • Bakiye ömür = 20 yıl = 240 ay
  • Kusur oranı %100
  • Tazminat: 9.358,50 x 240 = 2.246.040 TL

Bu rakam, TRH 2010 tablosu ve progresif rant esas alınarak mahkemelerce aktüeryal bilirkişi tarafından ayrıntılı hesaplanır. Toplam tazminat tutarı, vefat edenin kusur oranı, varsa zarar görenin müterafik kusuru ve sigorta şirketinden alınan kısmi ödemeler mahsup edildikten sonra kesinleşir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Pay Oranları

Yargıtay, 5510 Sayılı Kanun madde 19 ile 34’e göre destekten yoksun kalma tazminatı pay oranlarını belirlemektedir. Destek payları belirlenirken; miras payları veya Sosyal Güvenlik Kurumu’nun gelir bağlama oranları dikkate alınmamaktadır. Bu duruma göre aşağıdaki örneklere pay oranları şu şekildedir;

Durum Çocuklar Anne Baba
Bekarken %25 %25
Evli ve Çocuklu 2 pay Her birine 1 pay %12.5 %12.5
Eş Öldü/Çocuklar Büyüdü 1 pay %12.5 %12.5
Ebeveyn Yaşça Büyük Destekten Çıktığında Kalan pay diğer ebeveyne Kalan pay diğer ebeveyne

Muhtemel Bakiye Ömrün Tespiti

Tazminat hesaplamalarının zaman sınırını belirleyen muhtemel bakiye ömür, vefat edenin ve hak sahiplerinin nüfus kayıtları üzerinden varsayımsal olarak saptanmaktadır. Hak sahiplerinin yaşama ihtimali bulunan sürelerin belirlenmesinde Türkiye verilerine uygun olarak hazırlanan TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosu esas alınmaktadır. Yargıtay’ın bazı özel daireleri PMF 1931 tablosunu kullanmaya devam etse de, güncel yargı eğilimi gerçek verilere en yakın sonuçları veren TRH 2010 tablosu yönündedir.

Destek süresi belirlenirken vefat edenin aktif çalışma hayatını tamamlayacağı yaş sınırı kural olarak 60 kabul edilmekte, mesleki yıpranma payı olan memuriyet veya güvenlik güçleri kadrolarında yasal emeklilik yaşları dikkate alınmaktadır. Çocuklar adına yürütülen hesaplamalarda ise destek süresi erginlik yaşına veya eğitim durumuna göre 18 ile 25 yaş arasında değişmektedir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davası Nedir?

Destekten yoksun kalma tazminatı davası, haksız fiil neticesinde yaşanan can kaybı dolayısıyla mahrum kalınan ekonomik yardımların, kusurlu taraflardan talep edildiği hukuki yoldur. Söz konusu dava, vefat eden şahsın terekesine dahil olmayan, doğrudan doğruya destek alanların şahsında vücut bulan bağımsız bir alacak hakkıdır. Hak sahipleri, bu dava kapsamında maddi zararlarının yanı sıra, yaşanan elem ve kederin telafisi için manevi tazminat isteminde de bulunabilmektedir.

Kusur oranlarının tespiti, aktüeryal hesaplamalar ve delillerin değerlendirilmesi safhalarından oluşan yargılama sürecinde hak kaybına uğramamak ve tüm bu teknik bilgi gerektiren prosedürlere ilişkin doğru yönlendirme alabilmek adına uzman avukatlarımızla iletişime geçebilirsiniz.

Davada Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tazminat davasının açılacağı görevli mahkeme; vefatın gerçekleştiği olayın niteliğine ve davalı tarafların statüsüne göre belirlenmektedir. Haksız fiilden kaynaklanan genel tazminat taleplerinde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli kılınmaktadır. Ölüm olayının iş kazası neticesinde meydana gelmesi halinde uyuşmazlıklar İş Mahkemeleri nezdinde çözülmektedir. Davalı taraflar arasında sigorta şirketinin bulunması durumunda ise Asliye Ticaret Mahkemeleri yetki sahibi kabul edilmektedir.

Yetkili mahkeme tayininde; davacı tarafa seçimlik haklar tanınmaktadır:

  • Davalı şahısların veya sigorta şirketinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabilmektedir.
  • Haksız fiilin işlendiği veya ölüm hadisesinin meydana geldiği yer mahkemesi yetkilidir.
  • Zarar gören hak sahiplerinin ikametgahı mahkemesinde tazminat talepleri ileri sürülebilmektedir.

Dava için Gerekli Evraklar

Yargılama süresinin kısalması ve hak kayıplarının önlenmesi adına eksiksiz hazırlanması gereken dava dosyasında ihtiyaç duyulan temel evraklar şunlardır:

  • Olayın oluş şeklini ve kusur durumunu tevsik eden kaza tespit tutanağı veya soruşturma dosyası
  • Vefatın nedenini ve tarihini gösteren resmi ölüm raporu
  • Aile bağlarını ve hak sahipliğini kanıtlayan vukuatlı nüfus kayıt örneği ile veraset ilamı
  • Vefat eden şahsın kaza tarihindeki gerçek gelirini belgeleyen maaş bordroları veya vergi beyannameleri
  • Kusurlu kişilere ait sigorta evrakları ve poliçe örnekleri
  • Varsa maluliyet derecesini veya tıbbi tedavi süreçlerini içeren Adli Tıp Kurumu raporları

Zamanaşımı Kavramı

Destekten yoksun kalma tazminatı talepleri, kanunda öngörülen yasal süreler içerisinde ileri sürülmediği takdirde zamanaşımına uğramaktadır. Haksız fiillerde genel zamanaşımı süresi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl, her halükarda fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıldır. Ölümle sonuçlanan trafik kazalarında, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca sigorta şirketine karşı açılacak davalar için 2 yıllık süre uygulanmaktadır.

Şayet ölüm hadisesine sebebiyet veren eylem Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suç teşkil ediyorsa, daha uzun olan ceza zamanaşımı süreleri uygulama alanı bulmaktadır. Taksirle ölüme sebebiyet verme vakalarında tazminat davası açma hakkı 15 yıllık ceza zamanaşımı süresine tabidir. Sürelerin takibi, usul hukuku gereği davanın reddedilmemesi adına en kritik noktadır.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Yargıtay Kararları

Hukuk Genel Kurulu 2007/4-222 Esas, 2007/222 Karar sayılı kararı

“destekten yoksun kalma tazminatı ölüm ile ortaya çıkmasına rağmen, miras bırakanın şahsından doğan ve mirasçılara geçen bir hak değil, doğrudan bu kimselerin kendisinden doğan bağımsız bir haktır.”

Yargıtay’ın görüşüne göre mirası reddeden mirasçıların destekten yoksul kalma tazminat talebinde bulunabileceklerdir. Zira destekten yoksul kalma tazminat talebi miras hukukuna ilişkin bir işlem değildir. Söz konusu tazminat ölen kişinin yakınlarının destekten mahrum kalmaları nedeniyle ödenen bir tazminattır. Dolayısıyla destekten mahrum kalma nedeniyle talep edilen tazminat bağımsız bir hak niteliğindedir[1].

Kararın tümünü okumak için linki kullanabilirsiniz.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi    2018/6431 Esas  ,  2019/323 Karar sayılı kararı

“Bunun yanında amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi halde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre artış meydana gelmiş olur.”

Ölüm olayı sebebiyle ölen kişinin yakınlarının sigorta şirketinden ödeme alması gibi başka çıkarlar elde etmişse bu tutarların tazminat hesaplanmasında düşürülmesi gerekmektedir. Destekten mahrum kalma nedeniyle hükmedilen tazminat hak sahiplerini zenginleştirmek değildir. Bu tazminattaki amaç yakınını kaybeden kişiye destekten mahrum kalması nedeniyle uğradığı zararı karşılamaktır[2].

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/20408 Esas ,  2017/2550 Karar sayılı kararı

Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır.”

Destekten mahrum kalma nedeniyle talep edilen tazminatın konusu, destek veren kişinin ölmesi nedeniyle mahrum kalınan zarardır. Bu tazminattaki amaç ölen kişinin yakınlarının ölümden önceki sosyoekonomik şartlarının muhafaza edilmesidir. Ayrıca ölüm sonrasında ölen kişinin yakınlarının destek olmadan yaşamlarını devam ettirecek tazminatın ödenmesidir[3].

Destekten yoksun kalma tazminatı kimden istenir?

Tazminat talepleri, vefat olayına sebebiyet veren kusurlu şahıslara ve hukuken mesul tutulan kurumlara yöneltilir. Trafik kazalarında, kazaya karışan sürücü, araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi tazminatın muhataplarıdır. Ölüm vakası iş kazası kapsamında ise iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almayan işveren tazminat ödemekle yükümlüdür.

Destekten yoksun kalma tazminatını yalnızca kanuni mirasçılar mı alabilir?

Tazminat hakkı, mirasçılık sıfatından bağımsız, şahsa bağlı ve asli niteliktedir. Vefat edenin kanuni mirasçısı olmayan ancak sağlığında düzenli yardım alan şahıslar da destek kaybı sebebiyle dava açabilir. Mirasçılar, mirası reddetmiş olsalar dahi şahsi hakları olan destek tazminatını talep ederler. Dolayısıyla hak sahipliği, akrabalık bağından ziyade vefat eden şahısla kurulan ekonomik destek ilişkisine dayanır.

Ölen kişinin kusuru tazminatı nasıl etkiler?

Vefat edenin kusurlu eylemleri, hesaplanan toplam tazminat miktarından kusur oranında indirim yapılması sonucunu doğurur. Kendi kusuruyla vefat eden şahsın yakınları ise haksız fiil sorumluluğu kapsamında karşı taraftan tazminat talep edemezler. Trafik sigortası kapsamında açılan davalarda, üçüncü kişi konumundaki hak sahiplerinin doğrudan doğan hakları, vefat edenin kusurundan bağımsız analiz edilir. Kusur tespiti, mahkemece atanan teknik bilirkişi heyetlerinin raporları neticesinde kesinleşir.

Sigorta şirketine başvuru zorunlu mudur?

Evet, trafik kazalarından kaynaklanan can kayıplarında, sigorta şirketine karşı dava açılmadan evvel yazılı müracaat yapılması dava şartıdır. Sigorta şirketi ise başvurunun kendisine ulaştığı tarihten itibaren 15 gün içinde başvuruyu yanıtlamakla mükelleftir. Başvurunun reddedilmesi veya süresi içinde yanıtlanmaması hallerinde sigorta tahkim komisyonu ya da ticaret mahkemeleri nezdinde yargılama süreci başlatılır.

Hangi durumlarda tazminat hakkı doğmaz?

Tazminat yükümlülüğü, hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve nedensellik bağı kriterlerinin birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. Vefat eden şahsın sağlığında yardım etme gücünün bulunmadığı veya hak sahiplerinin desteğe ihtiyaç duymadığı hallerde tazminat hakkı doğmaz. Ölüm hadisesinin, meşru müdafaa gibi hukuka uygunluk sebepleri çerçevesinde oluşması da tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırır. Fiilin, uygun illiyet bağını kesen mücbir sebepler veya üçüncü şahısların ağır kusuruyla gerçekleşmesi tazminat istemlerinin reddine sebebiyet verir.

Ev hanımı veya geliri olmayan kişiler için de tazminat alınabilir mi?

Vefat edenin fiilen gelir elde etmemesi, yakınlarının destekten mahrum kalmadığı sonucunu doğurmaz. Ev hanımlarının, ev içi hizmetleri, çocuk bakımı ve aile düzenine katkıları ekonomik değer taşıyan eylemli destekler sayılır. Kazanç elde etmeyen şahıslar için tazminat hesaplamaları ise yukarıda örneklendirdiğimiz gibi güncel asgari ücret standartları esas alınarak yürütülür. Yargı makamları, bedelsiz hizmet veren şahısların vefatı halinde dahi hak sahiplerine tazminat ödenmesine hükmeder.

Birden fazla kişi destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir mi?

Eğer vefat eden şahıs sağlığından birden fazla kişiye destek sağlıyorsa, her hak sahibi, mahrum kaldığı pay oranında tazminat talebinde bulunabilir. Dava açmayan veya süreci takip etmeyen hak sahiplerinin payları saklı tutulur ve diğer davacılara aktarılmaz.

Tazminat davası açmadan önce arabuluculuk gerekli midir?

Evet, sigorta şirketlerinin taraf olduğu tazminat uyuşmazlıklarında dava sürecine geçmeden önce arabuluculuğa müracaat edilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu süreçte anlaşma yapıldığı takdirde düzenlenecek tutanak, mahkeme ilamı niteliğindedir. Uzlaşma sağlanamaması halinde ise hazırlanan son tutanak dava dilekçesine eklenerek süreç yetkili mahkemede tazminat davası ile devam eder.

Çocuklar için destek süresi nasıl belirlenir?

Çocuklarda süre hesabında cinsiyet, öğrenim durumu ve fiziksel kapasite kriterleri belirleyicidir. Erkek çocukları için 18 yaş, yükseköğrenim gören veya görme ihtimali bulunan tüm çocuklar 25 yaş, fiziksel veya zihinsel engel sebebiyle çalışamayacak durumda olan çocuklar içinse destek ilişkisinin ebeveynlerin muhtemel bakiye ömürleri boyunca devam edeceği esas alınır.

KAYNAKLAR

1- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/4-222 E., 2007/222 K.

2- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi         2018/6431 E.  ,  2019/323 K..

3- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi        2014/20408 E.  ,  2017/2550 K.

4- https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/631994

Çözüm Hukuk Bürosu

Çözüm Hukuk olarak hizmetlerimiz geniş ve çeşitli bir yelpazeyi kapsar. Tazminat hukuku, trafik kazaları ve iş kazaları gibi alanlarda sadece deneyimli değil, aynı zamanda yenilikçi çözümler üretecek uzmanlığa sahibiz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
0 (541) 371 06 09