Tazminat HukukuMakaleler

Hatalı Estetik Operasyon Nedeniyle Tazminat Davası

Estetik müdahaleler neticesinde ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla yürütülen hukuki süreçler, tüketici mevzuatı ve eser sözleşmesi hükümleri çerçevesinde düzenlenmektedir.

Estetik operasyonların tıbbi standartlara aykırılık teşkil eden uygulama kusurları nedeniyle bedensel, ruhsal ve mali kayıplara sebebiyet vermesi halinde hekim ile beraber operasyonun icra edildiği sağlık kuruluşunun hukuki mesuliyeti bulunmaktadır.

Yargılama safhasının teknik uzmanlık barındıran metrikler ve prosedürler dahilinde yürütülmesi, hastanın maddi varlığını muhafaza etmesi ve manevi zararının tazmin edilmesi açısından temel teşkil etmektedir.

Hatalı Estetik Operasyon (Malpraktis) Nedir?

Gerçekleştirilen tıbbi müdahale neticesinde hekimin mesleki standartlara aykırı davranarak bireyin bedensel bütünlüğüne zarar vermesi hali olarak tanımlayabileceğimiz hatalı estetik operasyon (malpraktis), hekimin bilgisizliği, deneyimsizliği veya ilgisizliği sebebiyle beklenen tıbbi sonuca ulaşılamaması ve ek sağlık sorunlarıyla karşılaşılması vakalarını kapsamaktadır.

Bu gibi durumlarda estetik müdahalelerden kaynaklanan tazminat sorumluluğu, operasyonu yapann hekimle birlikte, işlemin yapıldığı hastane ya da kliniğin organizasyonel kusurlarını da içerisine almaktadır. Sağlık kuruluşu, sterilizasyon şartlarının sağlanması, teknik ekipman yeterliliği ve yardımcı personelin denetimi noktasında hekimle birlikte mesul tutulmaktadır.

Doğal ve Önlenemez Risk (Komplikasyon) ve İhmal (Malpraktis) Kavramları

Hatalı estetik operasyonlar sonucunda ortaya çıkan hukuki süreçlere ilişkin detaylara geçmeden önce, komplikasyon ve malpraktis arasındaki çizgiyi ve farkları tanımlamak gerekir.

Tıbbi süreçlerde komplikasyon, hekimin mesleki özeni eksiksiz göstermesine rağmen ortaya çıkan, öngörülebilen fakat önlenemeyen “izin verilen risk” sınırlarını ifade etmektedir.

Malpraktis ise tıp biliminin verilerine aykırı hareket edilmesi, teşhis hatası yapılması veya uygulama safhasında kusurlu davranılması neticesinde oluşan ihmal halidir.

Yargıtay içtihatları, olumsuz sonuçların komplikasyon sayılabilmesi için hekimin mevcut riski zamanında fark etmesini ve uygun müdahaleyi gecikmeksizin gerçekleştirmesini şart koşmaktadır. Komplikasyon yönetimi hatalı yürütüldüğü takdirde başlangıçta risk kabul edilen hadise malpraktise dönüşerek hukuki sorumluluk doğurmaktadır.

Hukuki ayrım, tazminat yükümlülüğünün belirlenmesi safhasında Adli Tıp Kurumu ve uzman bilirkişi heyetlerinin teknik raporları doğrultusunda kesinleşmektedir ve sağlık kuruluşunun organizasyonel kusurları da malpraktis değerlendirmesinde hekimin kişisel hatasından bağımsız şekilde tazminat sorumluluğunu tetiklemektedir.

Hatalı Estetik Operasyon Halinde Hastanın Hakları

Hatalı estetik müdahaleye maruz kalan hastalar, mevzuat uyarınca çeşitli seçimlik haklara ve tazminat talep etme yetkisine sahiptir. Kanun, mağdur şahıslara uğranılan zararın boyutuna göre maddi ve manevi kayıpların telafisini isteme imkanı tanır.

Hak arama hürriyeti kapsamında maddi tazminat, manevi tazminat, ödenen bedelin iadesi, sözleşmeden dönme ve kusurlu eserin ücretsiz onarımı talepleri gündeme gelir. Yasal hakların kullanımı, hem operasyonu gerçekleştiren hekimi hem de organizasyonel kusurları bulunan sağlık kuruluşunu hukuki sürecin tarafı, muhatabı yapar.

1- Maddi Tazminat Davası

Maddi tazminat davası, hatalı estetik operasyon sürecinde gerçekleştirilen harcamaların ve tıbbi uygulama hatası dolayısıyla hastanın mahrum kaldığı kazançların davalı taraftan talep edilmesini sağlamaktadır.

Tazminat kapsamına, revizyon amaçlı yapılacak ikinci cerrahi müdahale ücretleri, hastane yatış masrafları, ulaşım ve konaklama giderleri ile iyileşme sürecinde çalışılamayan sürelere ait gelir kayıpları dahil edilmektedir.

Bu hukuki süreçte mağdurun yanı sıra hasta yakınları ve hastanın ölümü halinde destekten yoksun kalan şahıslar tarafından ikame edilebilmektedir.

2- Manevi Tazminat Davası

Manevi tazminat davası ise tıbbi malpraktis neticesinde sağlığı bozulan ve beklediği görsel sonuca ulaşamayan şahsın yaşadığı derin üzüntünün telafi edilmesi amacını taşımaktadır. Yargılama makamı, hatalı operasyonun yarattığı acı, elem, keder ve psikolojik sarsıntıyı analiz ederek hakkaniyete uygun manevi bedelin ödenmesine karar vermektedir. Maddi tazminat taleplerinden farklı olarak manevi zarar tazmini yalnızca operasyona bizzat maruz kalan mağdur şahıs tarafından talep edilebilmektedir.

3- Ücret İadesi

Ücret iadesi, estetik müdahalenin eser sözleşmesi niteliği taşıması sebebiyle, hekimin taahhüt ettiği sonucu meydana getirememesi halinde hastaya tanınan seçimlik haktır. Mağdur, amaca hizmet etmeyen operasyon için ödediği ameliyat bedelini ve hastane giderlerini geri alma hakkına sahiptir. Bu kapsamdaki düzenlemeler, sözleşmeden dönme ya da bedelde indirim isteme imkanı sunarak hastanın mali kaybının giderilmesini hedeflemektedir.

Tazminat Davasının Hukuki Dayanağı

Hatalı estetik operasyon nedeniyle açılan tazminat davası, Türk Borçlar Kanunu madde 470 ve devamı hükümlerinde düzenlenen eser sözleşmesi temeline dayanmaktadır. Bu yasal zemin, Avrupa Biyotıp Sözleşmesi madde 4, Hasta Hakları Yönetmeliği madde 11 ve Türk Tabipler Birliği Hekimlik Mesleği Etik Kuralları madde 13 hükümleriyle pekiştirilmektedir.

Estetik müdahaleler, tedavi amacı gütmeyen, güzelleşme hedefli işlemler sayıldığından ötürü yargılama makamlarınca eser sözleşmesi kapsamında kabul edilmektedir. Hekim mesleki sorumluluk sigortası varlığında ise Türk Ticaret Kanunu madde 1478 hükmü uyarınca doğrudan sigorta şirketine müracaat imkanı bulunmaktadır.

Hatalı Estetik Operasyon Halinde Hekimin Sorumlulukları

Hekim, estetik müdahale sürecinde hastanın isteklerini karşılayacak eseri kusursuz şekilde teslim etmekle mükelleftir. Bu kapsamda hekimin sorumluluklarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

  • Sadakat ve özen borcu, hekimin hastaya ait menfaatleri gözetmesini, doğru tanı koymasını ve en uygun tedavi yöntemini seçmesini zorunlu kılmaktadır.
  • Operasyon öncesinde yapılacak işlemin yöntemleri ve barındırdığı riskler hakkında hastayı bilgilendirme yükümlülüğü bulunmaktadır.
  • Eser sözleşmesi mahiyeti gereği hekim vaat ettiği estetik görünümü meydana getirmeyi taahhüt etmektedir.
  • Ameliyatın bizzat hekim tarafından yapılması kişisel verilerin korunması ve gizlilik esaslarına riayet edilmesi sorumluluklar dahilinde yer almaktadır.
  • Son olarak Yargıtay içtihatları, hekimin ortaya koyduğu eseri hastaya beğendirme yükümlülüğü altında olduğunu vurgulamaktadır.

Hekimin Hakları

Hatalı estetik operasyon iddiaları karşısında hekim, tıp biliminin kurallarına uygun hareket ettiğini ve hastanın eski halinden daha iyi sonuca ulaşıldığını ispat ederek tazminat sorumluluğundan kurtulabilmektedir.

  • Meydana gelen olumsuz sonucun, her türlü özene rağmen kaçınılamayan komplikasyon niteliği taşıması hekimi koruyan yasal savunma aracıdır.
  • Aydınlatılmış onam formunun usulüne uygun alınması, hastanın operasyon risklerini kabul ettiğini kanıtlayarak hukuki güvence sağlamaktadır.
  • Hastanın, operasyon sonrası hekim talimatlarına uymaması, pansuman süreçlerini aksatması veya iyileşmeyi engelleyen davranışları tazminat miktarında indirim sebebi sayılmaktadır.
  • Hak düşürücü nitelikteki zamanaşımı sürelerinin dolmuş olması ise hekime davanın reddini talep etme hakkı tanımaktadır.

Sorumluluğu Etkileyen veya Ortadan Kaldıran Nedenler

Hekimin ve sağlık kuruluşunun tazminat mesuliyeti, meydana gelen zararın doğrudan kusurlu eylemden kaynaklanması şartına bağlıdır. Hukuki sorumluluğu hafifleten veya tamamen kaldıran gerekçeler, illiyet bağının kesilmesi prensibi üzerinden değerlendirilmektedir.

  • Mücbir sebep, önceden öngörülemeyen ve kaçınılamayan doğa olayları veya toplumsal vakalar sebebiyle zararın oluşması halinde hekimin mesuliyetini sonlandırmaktadır.
  • Zarar görenin kusuru, hastanın operasyon sonrası iyileşme talimatlarına aykırı davranması veya tıbbi geçmişini gizlemesi neticesinde gelişen komplikasyonlarda sorumluluğu azaltmaktadır.
  • Üçüncü şahsın kusuru, sağlık personelinin kontrolü dışındaki kişilerin müdahalesiyle hasarın büyümesi durumunda hekim yükümlülüğünü kaldırmaktadır.
  • Aydınlatılmış onam formunun mevcudiyeti, hastanın riskleri bildiğini kanıtlayarak hekimin hukuki koruma altına girmesini sağlamaktadır.

İlgili nedenlerin varlığı, tazminat miktarının tayininde ve kusur oranlarının belirlenmesinde yargılama makamları tarafından esas alınmaktadır.

Hatalı Estetik Operasyon Nedeniyle Tazminat Davasının Şartları

Tazminat talebinin hukuki geçerlilik kazanması adına tıbbi malpraktis iddiasının somut verilerle ispatlanması ve belirli şartların birlikte bulunması gerekir. Bu şartlar sağlandığı takdirde yargılama süreci, hekimin ve hastanenin kusur derecesini saptayan teknik hesaplama ve değerlendirmeler odağında yürütülür.

Hatalı estetik müdahale nedeniyle açılan davalarda aranan temel koşullar şöyledir:

  • Hekim tarafından gerçekleştirilen cerrahi işlemin tıp bilimi kurallarına ve mesleki standartlara aykırılık teşkil etmesi.
  • Uygulanan hatalı yöntem neticesinde hastanın fiziksel hasara uğraması veya ruhsal bütünlüğünün bozulması.
  • İcra edilen tıbbi eylem ile meydana gelen zarar arasında doğrudan illiyet bağının kurulabilmesi.
  • Oluşan sağlık sorununun; öngörülebilen komplikasyon sınırlarını aşan ihmal veya özensizlik neticesinde vuku bulması.
  • Müdahale öncesinde hastanın aydınlatılmış onamının alınmaması veya zararın sunulan onam kapsamı dışında gerçekleşmesi.

Belirlenen şartların varlığı ve mahkemece atanan bilirkişi heyetlerinin teknik incelemeleri neticesinde tazminat talebi hukuki kesinlik kazanmaktadır.

Hatalı Estetik Dolgu ve Botoks Uygulamaları

Son dönemde basına da sıklıkla yansıyan hatalı estetik dolgu ve botoks işlemleri, yetkisiz şahıslarca sterilizasyon standartlarına aykırı ortamlarda gerçekleştirildiği takdirde ağır doku hasarlarına yol açmaktadır.

Enjeksiyon bazlı müdahalelerin yalnızca Dermatoloji veya Plastik Cerrahi uzmanlığı bulunan hekimler tarafından yapılması yasal zorunluluk teşkil etmektedir. Uygulayıcının tıp diploması sahibi olmaması halinde ise Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun uyarınca hapis cezası yaptırımları gündeme gelmektedir.

Sağlık kuruluşu, merdiven altı tabir edilen denetimsiz alanlarda yapılan işlemlerden kaynaklanan enfeksiyon ve kalıcı deformasyon vakalarında organizasyon kusuru çerçevesinde tazminat ödemekle yükümlü tutulmaktadır.

Mağdur şahıslar, hatalı enjeksiyon neticesinde oluşan yüz felci, doku nekrozu veya asimetri sorunları sebebiyle maddi ve manevi haklarını yargı yoluyla aramaktadır.

Hatalı Meme Estetiği

Hatalı meme estetiği, silikon protez yerleşimi, dikleştirme veya küçültme operasyonları neticesinde meydana gelen asimetri ve fonksiyon kayıplarını kapsamaktadır.

Yargıtay, memede gelişen kapsül sertleşmesi benzeri durumların eser sözleşmesi dahilindeki sonuç taahhüdü ihlali sayılması gerektiğine hükmetmektedir.

Sağlık kuruluşu ve hekim, protez seçimindeki hatalar, dikiş tekniklerindeki özensizlik veya yetersiz hijyen koşulları sebebiyle oluşan enfeksiyonlardan müteselsilen mesul tutulmaktadır.

Hatalı Estetik Lazer Epilasyon

Hatalı estetik lazer epilasyon vakaları, cihaz doz ayarının teknik standartlara aykırı yapılması neticesinde ciltte oluşan kalıcı yanıklar ve lekeler üzerinden hukuki uyuşmazlığa konu olmaktadır.

Lazer epilasyon işleminin doktor denetimi bulunmayan merkezlerde uygulanması, sağlık kuruluşunun ve uygulayıcının mesleki kusuru kabul edilerek tazminat sorumluluğunu beraberinde getirir. Cilt yüzeyinde meydana gelen derin hasarlar, ihmali suretle yaralama suçu kapsamında ceza yargılamasına da temel oluşturmaktadır.

Hatalı Burun Estetiği

Hatalı burun estetiği (rinoplasti), nefes alma güçlüğü, koku kaybı ve görünümsel anomaliler neticesinde bireyin yaşam kalitesini düşüren vakalardır. Rinoplasti operasyonları, hekimin hastaya vaat ettiği görsel sonucu garanti ettiği eser sözleşmesi kategorisinde yer almaktadır.

Ameliyat sonrasında taahhüt edilen burun yapısına ulaşılamaması, hekimin ve hastanenin edimini gereği gibi gerçekleştiremediği sonucunu doğurarak ücret iadesi haklarının temelini oluşturur. Teknik hataların saptanması durumunda ise revizyon ameliyat giderleri maddi tazminat kalemi şeklinde davalı taraflardan tahsil edilir.

Hatalı Estetik Operasyon Nedeniyle Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

Hatalı estetik operasyon nedeniyle açılan tazminat davaları delillerin toplanması, bilirkişi incelemeleri ve mahkemelerin iş yüküne bağlı olarak ortalama 12-24 aylık sürede sonuçlanmaktadır.

Yargılama süreci, uyuşmazlığın teknik derinliği, sağlık kuruluşunun sunduğu kayıtların kapsamı ve Adli Tıp Kurumu raporlarının hazırlanma periyoduna göre değişkenlik göstermektedir. İdare mahkemeleri nezdinde görülen tam yargı davaları ile tüketici mahkemelerindeki süreçler ise tebligat usulleri ve kanun yolu incelemeleri sebebiyle farklı takvimlerde ilerlemektedir.

Tüm bu hukuki süreçlerde uzman avukat desteği almak, eksik evrakların ve teknik incelemelerin hızla tamamlanması ve usuli işlemlerin hatasız yönetilmesi ile beraber davanın makul sürelerde sonuçlanmasını sağlar.

Özel Hastaneye veya Bağımsız Doktora Karşı Malpraktis Davaları

Özel sağlık kuruluşlarında ya da serbest çalışan hekimler nezdinde gerçekleştirilen hatalı estetik operasyonlar, tüketici mahkemeleri nezdinde görülen tazminat davalarına konu edilmektedir.

Hukuki süreç, eser sözleşmesi prensipleri uyarınca hem operasyonu icra eden hekime hem de organizasyonel sorumluluğu bulunan özel hastane işletmesine karşı yürütülmektedir. İspat yükü, hastane kayıtları, tıbbi belgeler ve uzman raporları aracılığıyla kusurlu eylemi ortaya koyan davacı tarafa aittir.

Özel hastane, teknik donanım yetersizliği, yardımcı personel hataları ve hijyen standartlarına aykırılıklar sebebiyle hekimle müteselsilen tazminat ödemekle yükümlü kılınmaktadır.

Hatalı Estetik Ameliyatlarda Tüketici Hakem Heyetine Başvuru

Tüketici hakem heyeti, belirli parasal limitlerin altında kalan hatalı estetik operasyon uyuşmazlıklarında hızlı çözüm sunan idari mercidir.

Başvuru, malpraktis iddiasının teknik detaylarını içeren dilekçe ve ödeme belgeleriyle beraber ikamet edilen yerdeki heyete yapılmaktadır. Heyet tarafından verilen kararlar, tarafları bağlayıcı nitelik taşıyarak ilamlı icra yoluyla tahsil kabiliyeti kazanmaktadır. Limit üstü uyuşmazlıklarda veya sigorta şirketinin taraf olduğu vakalarda ise hakem heyeti yerine arabuluculuk ve dava yolu tercih edilmektedir.

Hatalı Estetik Operasyon Nedeniyle Tazminat Davasında Zorunlu Arabuluculuk

Hukuki uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmasından önceki adımda tarafların uzlaşma zemininde buluşmasını hedefleyen zorunlu arabuluculuk süreci işletilir. Arabuluculuk süreci, dava şartı niteliği taşıyarak sürecin daha hızlı ve az masraflı şekilde çözülmesine imkan tanır.

Başvuru neticesinde hekim, sağlık kuruluşu ve sigorta şirketi ile tazminat miktarı üzerinden anlaşma sağlandığı takdirde düzenlenen tutanak ilam niteliğinde belge sayılmaktadır. Görüşmelerin olumsuz sonuçlanması halinde ise süreç, arabuluculuk son tutanağı ile birlikte yetkili mahkemede tazminat davasına ilerler.

Devlet Hastanesine Karşı Malpraktis Davaları

Kamu hastanelerinde veya üniversite hastanelerinde meydana gelen hatalı estetik müdahaleler, idari yargılama usulü dairesinde tam yargı davaları vasıtasıyla çözüme kavuşturulmaktadır.

Adli yargıdan farklı olarak, davanın doğrudan hekime karşı açılması mümkün olmayıp Sağlık Bakanlığına ya da ilgili üniversite rektörlüğüne yöneltilmektedir. Yargılama makamı, kamu hizmetinin yürütülmesi esnasında ortaya çıkan hizmet kusurunu tespit ederek idarenin tazminat sorumluluğuna hükmetmektedir.

Hukuki sürecin sonunda hekimin kişisel kusuru bulunması halinde ödenen tazminat miktarı idare tarafından ilgili personele rücu edilebilmektedir.

Dava Öncesi İdareye Başvuru

Devlet hastanelerinde yaşanan malpraktis vakalarında tazminat davası açılmadan önce zararın öğrenildiği tarihten itibaren yasal süreler içerisinde ilgili idari mercie başvuru yapılması zorunludur. İdari başvuru, uyuşmazlığın mahkeme aşamasına taşınmadan çözülmesine imkan tanıyan ve dava şartı niteliği taşıyan bir aşamadır.

İdarenin başvuruyu reddetmesi veya yasal süresi içerisinde cevap vermemesi halinde, bir sonraki adıma geçilerek idare mahkemeleri nezdinde tam yargı davası açılabilir. Başvuru dilekçesinde, hatalı işlemin detayları, oluşan zarar ve talep edilen tazminat miktarı net verilerle ifade edilmelidir. Hem teknik hesaplamalar hem de hukuki prosedürlerin titizlikle takip edilmesi gereken bu süreci uzman bir avukat gözetiminde yönetmek, yalnızca hak değil zaman kayıplarının da önüne geçecektir.

Tam Yargı Davası

Tam yargı davası, idari eylem veya işlemler sebebiyle kişisel hakları doğrudan ihlal edilen şahısların uğradığı maddi ve manevi zararların tazmin edilmesi amacıyla açılmaktadır. Devlet hastaneleri bünyesinde gerçekleştirilen hatalı estetik müdahaleler neticesinde ortaya çıkan hizmet kusurları, tam yargı davasının esaslı gerekçesini teşkil eder.

Davacı taraf, idarenin hukuka aykırı tutumu ile oluşan zarar arasındaki nedensellik bağını somut verilerle ortaya koyar ve tazminat miktarı da yargılama makamı tarafından maluliyet derecesi, tedavi giderleri ve yaşanan psikolojik yıpranma düzeyi dikkate alınarak saptanır.

Avukatlık Ücreti ve Dava Masrafları

Hatalı estetik operasyon davalarında yargılama giderleri, mahkeme harçları, bilirkişi ücretleri, tebligat masrafları ve keşif giderlerinden oluşmaktadır. Avukatlık ücreti ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenmekte ve davanın kazanılması halinde karşı tarafa yükletilmektedir.

Maddi ve manevi tazminat taleplerinin miktarı üzerinden hesaplanan nispi harçlar, dava açılış safhasında mahkeme veznesine yatırılmaktadır. Teknik inceleme gerektiren malpraktis dosyalarında bilirkişi heyeti masrafları ise uyuşmazlığın niteliğine göre değişkenlik göstermektedir.

Süreçteki güncel harç ve avukatlık ücretleri ile ilgili detaylı bilgi almak adına uzmanlarımızla iletişime geçebilirsiniz.

Yetkili ve Görevli Mahkeme

Hatalı estetik müdahale vakalarında görevli mahkeme, uyuşmazlığın taraflarına ve operasyonun yapıldığı kurumun statüsüne göre tayin edilmektedir.

Özel hastaneler veya serbest çalışan hekimlerle yaşanan uyuşmazlıklar, Tüketici Mahkemeleri nezdinde görülmektedir. Kamu hastaneleri veya üniversite hastanelerinde gerçekleşen kusurlu işlemler için İdare Mahkemeleri görevlidir.

Yetkili mahkeme ise tıbbi müdahalenin yapıldığı yer, davalı tarafın yerleşim yeri veya mağdur hastanın ikametgahı mahkemesi şeklinde belirlenmektedir. Doğrudan sigorta şirketine yöneltilen tazminat taleplerinde Asliye Ticaret Mahkemeleri yetki sahibi kabul edilmektedir.

Zamanaşımı Kavramı

Estetik operasyonların eser sözleşmesi kapsamında kabul edilmesi dolayısıyla hak ve alacak talepleri eserin teslim edildiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Tedavi amaçlı tıbbi müdahalelerde vekalet sözleşmesi hükümleri uyarınca 5 yıllık süre uygulanırken, güzelleşme odaklı ameliyatlarda hak arama süresi kısıtlı tutulmaktadır.

Hekimin ağır kusurunun, kasten zarar vermesinin ya da ağır ihmalinin saptanması durumunda ise zamanaşımı savunması geçerliliğini yitirmekte ve yasal süre 20 yıla kadar uzatılmaktadır. Yasal sürelerin takibi, usul hukuku gereği davanın esastan reddedilme riskinin önüne geçilmesi adına hassas bir süreçtir.

Davanın Tarafları

Hatalı estetik operasyon nedeniyle tazminat davasında davacı taraf, operasyon neticesinde bedensel veya ruhsal hasara uğrayan mağdur hastadır. Ameliyatın ölümle neticelenmesi durumunda ise ölenin desteğinden yoksun kalan yakınları tazminat talebiyle dava açma yetkisine sahip kılınmaktadır.

Davalı taraf ise operasyonu gerçekleştiren hekim, organizasyon kusuru bulunan özel sağlık kuruluşu ya da hizmet kusuru çerçevesinde Sağlık Bakanlığıdır. Hekimin zorunlu mesleki sorumluluk sigortası bulunması halinde ilgili sigorta şirketi pasif husumet yöneltilerek sürece dahil edilmektedir.

Estetik Operasyonlarda Aydınlatılmış Onamın Hukuki Değeri

Aydınlatılmış onam, hastanın operasyon öncesinde riskleri, alternatif yöntemleri ve muhtemel komplikasyonları özgür iradesiyle kabul ettiğini belgeleyen esas unsurdur. Hekim, hastayı eksiksiz bilgilendirdiğini ve yazılı rızasını aldığını ispatlamakla yükümlüdür. Geçerli onam formunun bulunmaması, meydana gelen olumsuz sonuçların hekimin ve sağlık kuruluşunun sorumluluğunda kabul edilmesine yol açmaktadır.

Tazminat miktarını belirleyen kriterler nelerdir?

Maluliyet derecesi, iyileşme periyodu ve yaşanan psikolojik sarsıntının derinliği, manevi tazminat miktarını belirleyen ana unsurlardır. Maddi zararların tespiti safhasında ise harcanan tedavi bedelli ve iş gücü kaybına dayalı gelir eksikleri dikkate alınır. Süreç sonunda hükmedilecek tazminat miktarında kusur oranları ve paranın alım gücü üzerinden yapılan teknik hesaplamalar belirleyicidir.

Davanın muhatabı hekim mi yoksa sağlık kuruluşu mudur?

Bu sorunun yanıtı, operasyonun yapıldığı kurumun niteliğine ve hekimin çalışma şekline göre değişkenlik göstermektedir. Devlet hastanelerinde muhatap Sağlık Bakanlığı iken özel kurumlarda hem hekime hem de organizasyon sorumluluğu kapsamında hastaneye dava açılmaktadır. Teknik ekipman yetersizliği ya da sterilizasyon hataları nedeniyle oluşan zararlardan hastane, organizasyon kusuru çerçevesinde mesul tutulmaktadır.

Estetik operasyon sonrası memnuniyetsizlik dava şartlarını karşılar mı?

Evet, eser sözleşmesi kapsamında hekim, hastaya vaat ettiği sonucu kusursuz teslim etmekle yükümlüdür. Yalnızca kişisel beğenilere dayanmayan, tıbbi standartlara uyuşmayan, asimetri içeren ya da fonksiyonel bozukluğa yol açan sonuçlar, hukuki şikayete konu edilebilir. Hekimin garanti vermediğini ispat edemediği ve taahhüt edilen görünüme ulaşılamadığı durumlarda, memnuniyetsizlik tazminat davası adına yasal zemin oluşturmaktadır.

Estetik ameliyat sonrası iz kalması malpraktis sayılır mı?

Ameliyat sonrası oluşan izlerin malpraktis sayılabilmesi için kesi tekniklerindeki hatalar ya da dikiş uygulama safhasındaki özensizliğin ve ihmalin tıbbi raporlarla kanıtlanması şarttır.

Hastanın biyolojik özelliklerinden kaynaklanan, öngörülebilen ve onam formunda belirtilen yara iyileşme sorunları, komplikasyon kategorisinde ele alınmaktadır. İzlerin öngörülen tıbbi sınırları aşması ve hastanın görünüşünü ciddi şekilde bozması, sonuç taahhüdünün ihlali kapsamında malpraktis incelemesine tabi tutulabilir.

Dolayısıyla sorunun yanıtı birtakım koşullara bağlı olarak evet ya da hayır şeklinde değişkenlik gösterdiğinden, en doğru yönlendirmeyi almak adına uzman avukatlarımızdan bilgi almanızı öneririz.

Av. Ezgi Bozkurt

Av. Ezgi Bozkurt, ilk, orta, lise ve yüksek öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. 7 yıllık mesleki tecrübesiyle trafik kazası ve iş kazası alanlarında uzmanlaşmıştır. Tazminat hesaplama, aktüerya analizleri ve kusur tespiti süreçlerini teknik olarak yönetmekte, müvekkillerine sonuç odaklı ve profesyonel hukuki hizmet sunmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
0 (541) 371 06 09