Medeni HukukMakaleler

Nişanda Verilen Hediyelerin İadesi Davası


Öne çıkan noktalar

Nişanda verilen hediyelerin iadesi davasında dört kritik nokta:

  1. 1
    Nişan hediyeleri her durumda karşı tarafta kalmaz. Türk Medeni Kanunu’na göre alışılmışın dışındaki altın, bilezik, saat ve benzeri değerli hediyeler, nişan sona erdiğinde geri istenebilir.
  2. 2
    Hediyelerin iadesinde kusurlu tarafın kim olduğu önem taşımaz. Nişanı kimin bozduğu veya hangi tarafın kusurlu olduğu, hediyelerin geri istenmesine engel değildir.
  3. 3
    Dava açma süresi yalnızca 1 yıldır. Nişanın bozulduğu tarihten itibaren bir yıl içinde dava açılmaması halinde zamanaşımı nedeniyle hak kaybı yaşanabilir.
  4. 4
    İade talebinin başarıya ulaşması büyük ölçüde delillere bağlıdır. Fotoğraflar, videolar, tanık beyanları ve kuyumcu faturaları, hediyelerin verildiğinin ispatında en önemli deliller arasında yer alır.

Nişan bozulduğunda takılan altınların ve verilen hediyelerin kime kalacağı, taraflar arasında en sık yaşanan uyuşmazlıklardan biridir ve Türk Medeni Kanunu’na göre bu süreçte alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir, kimin kusurlu olduğunun önemi yoktur.

Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, nişan hediyeleri ve takılarının iade davasında süreç nasıl ilerler, hangi noktalara dikkat edilmelidir ve kimler talep edilebilir noktalarına ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için info@cozumavukatlik.com.tr mail adresi ya da 0 (541) 371 06 09 numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.

Av. Ezgi Bozkurt



UZMAN GÖRÜŞÜ

Nişan hediyelerinin iadesine ilişkin davalarda en sık yapılan hata, hediyelerin her koşulda geri alınabileceği veya kusurlu tarafın bu hakkını kaybedeceği yönündeki yanlış inanıştır. Oysa her uyuşmazlık, Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü şartlar çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilir. Hediyenin hukuki niteliği, ispat durumu ve zamanaşımı süresi gibi unsurlar, davanın sonucunu doğrudan etkileyen temel kriterlerdir.

Av. Ezgi Bozkurt

Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı

Nişanda Takılan Takılar ve Hediyeler Kime Aittir?

Nişanda takılan takılar ve verilen hediyeler, kanunen bu eşyayı alan kişiye aittir. Türk Medeni Kanununun 122. maddesi, nişanlılık evlenme dışında bir sebeple sona erdiğinde, nişanlıların birbirlerine veya ana babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya verdiği alışılmışın dışındaki hediyelerin, veren kişi tarafından geri istenebileceğini düzenler. Mülkiyet hediyeyi alan kişide kalır ancak kanun bu mülkiyete bir geri isteme hakkı tanır. Bu hak nişanlılık süresince değil, ancak nişanlılığın sona ermesiyle doğar.

Nişan Takıları ve Hediyeleri Geri Alınabilir mi?

Nişan takıları ve hediyeleri geri alınabilir fakat bu hak yalnızca alışılmışın dışındaki hediyeler için geçerlidir. Alışılmış hediyeler, giyilmekle veya kullanılmakla tükenen, örf ve adet gereği verilen ve tarafların mali durumuna göre normal sayılan eşyalardır, bunlar geri istenemez.

Altın, bilezik, saat gibi kalıcı ve değerli eşyalar ise genellikle alışılmışın dışında kabul edilir ve iade talebine konu olur fakat nişan yüzüğü bu genel kuralın istisnasıdır ve ayrı bir başlıkta ele alınmaktadır. Geri isteme hakkının hukuki dayanağı Türk Medeni Kanununun 122. maddesidir. Hediye elde değilse veya harcanmışsa, aynen iade yerine sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bedeli istenir.

Nişanda Verilen Hediyelerin İadesi Davası

İade davası, hediyeyi veren tarafın, bunları elinde bulunduran karşı tarafa karşı açtığı bir davadır. Dava dilekçesinde nişanın tarihi, bozulma tarihi, verilen kalemlerin listesi ve bunların değeri açıkça belirtilmelidir. Öncelikli talep aynen iadedir, eşya elde değilse bedelinin ödenmesi talep edilir.

Davacı, hediyelerin gerçekten verildiğini ispatla yükümlüdür, bu ispat nişan fotoğrafları, video kayıtları, tanık beyanları veya kuyumcu faturalarıyla yapılır. Mahkeme, bunların alışılmış olup olmadığını tarafların mali ve sosyal durumunu da gözeterek değerlendirir ve buna göre karar verir.

Yetkili ve Görevli Mahkeme

Nişan hediyelerinin iadesi davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme ise Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Dava yanlış mahkemede açılırsa, mahkeme görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir ve dosya doğru mahkemeye gönderilir, bu da sürecin uzamasına yol açar.

Dava Ne Kadar Sürer?

Mahkemenin iş yüküne, tarafların delil sunma hızına ve bilirkişi incelemesine ihtiyaç olup olmadığına göre değişmekle beraber ilk derece mahkemede süreç ortalama 8 ay ile 1.5 yıl arasında tamamlanır.

Taraflardan biri kararı istinaf ederse bu süreye bölge adliye mahkemesindeki inceleme süresi de eklenir ve toplam süreç 2 yılı bulabilir. Hediyelerin varlığının tanık dinletilerek ispatlanmaya çalışılması ve kuyumcu bilirkişisinden rapor alınması gerekliliği süreci en çok uzatan unsurlardır. Delillerin dava başında eksiksiz sunulması, sürecin makul bir sürede tamamlanmasına katkı sağlar.

Davaya İlişkin Masraflar

Dava masrafları noktasında kesin bir tutar vermek mümkün değildir çünkü masraflar, davanın konu değerine göre hesaplanan harçlara bağlıdır. Dava açılırken peşin harç, başvurma harcı ve bilirkişi ücretleri gibi kalemlerin ödenmesi gerekir ve birkaç bin TL düzeyindedir bu tutarlar.

Dava kazanılırsa, davacının yaptığı bu masraflar davalıdan tahsil edilir, dava kaybedilirse masraflar davacı üzerinde kalır. Vekille takip edilen davalarda ayrıca avukatlık ücreti gündeme gelir, bu ücret taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenir.

İadeye İlişkin Açılacak Davalarda Zamanaşımı Süresi

Nişan hediyelerinin iadesi davası, Türk Medeni Kanununun 123. maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre, nişanlılığın sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar ve sürenin başlangıcı olan nişanın bozulma tarihinin doğru tespiti, davanın süresinde açılıp açılmadığını doğrudan belirler. Süre geçtikten sonra dava açılırsa, karşı taraf zamanaşımı savunmasında bulunabilir ve bu savunma kabul edilirse dava reddedilir. Bu nedenle nişanın bozulmasının ardından hakların kaybedilmemesi için bir yıllık süre içinde harekete geçilmesi gerekir.

Yargıtay Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2015/4137 E., 2016/1933 K., 16.02.2016 tarihli kararında, nişan hediyelerinin iadesine ilişkin davaların aile hukukundan doğan bir uyuşmazlık olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin aile mahkemesi olduğunu ve yerel mahkemenin bu hususu gözetmeden davanın esasına girmesinin usule aykırı olduğunu belirtmiştir.

Yargıtay’ın yerleşik uygulaması, nişan yüzüğü ile diğer altın ve ziynet eşyaları arasında bir ayrım yapar. Nişan yüzüğü, nişanlanma töreninin kendisine özgü, alışılmış bir hediye sayılır ve iadesi istenemez. Buna karşılık nişan sırasında takılan diğer altın, bilezik ve ziynet eşyaları alışılmışın dışında kabul edilir ve iade talebine konu olur. Bu ayrım, dava dilekçesi hazırlanırken hangi eşyaların talep edileceğinin belirlenmesinde doğrudan yol gösterici niteliktedir.

Nişanın bozulmasından sonra maddi ve manevi tazminat talep edilebilir mi?

Nişanın bozulmasından sonra maddi ve manevi tazminat talep edilebilir fakat bu talepler hediyelerin iadesinden farklı şartlara bağlıdır. Türk Medeni Kanununun 120 ve 121. maddeleri, maddi ve manevi tazminat için karşı tarafın kusurlu olmasını arar. Hediyelerin iadesinde ise kusur aranmaz, bu iki talep türü birbirinden bağımsız olarak aynı davada ileri sürülebilir.

Nişan hediyelerinin iadesini kimler talep edebilir?

Hediyelerin iadesini bizzat hediyeyi veren kişi talep edebilir. Bu kişi nişanlının kendisi olabileceği gibi anne baba yahut bu şekilde davranan yakın bir akraba da olabilir. Nişanlının kendisi almadığı, örneğin kendi akrabası tarafından karşı tarafa verilen bir eşya için iade davası açamaz, Economy Class PrimeFly, V

Takıların ve hediyelerin iadesi hangi şartlarda istenebilir?

İade talebinin doğması için nişanlılık ilişkisinin kurulmuş olması, bu ilişkinin evlenme dışında bir sebeple sona ermesi ve verilen hediyenin alışılmışın dışında bir hediye olması şartları gerekmektedir.

İade davasında altınların ve hediyelerin değeri nasıl ölçülür?

Altınların değerinin belirlenmesi mahkemece görevlendirilen kuyumcu bilirkişi tarafından yapılır. Bilirkişi hediyenin cinsine, gramına ve dava tarihindeki güncel piyasa değerine göre bir tespit yapar. Hediye elde mevcutsa aynen iadesine karar verilir, değilse bilirkişinin belirlediği güncel bedelden ödemeye hükmedilir.

Nişan hediyelerine hangi eşyalar dahildir?

Altın, bilezik, kolye, saat, cep telefonu vb. kalıcı değerli eşyalar nişan hediyeleri kapsamına dahil edilir. Nişan yüzüğü ve çiçek, çikolata yahut küçük hediyelik eşyalar gibi tüketilen ve eskiyen kalemler iade kapsamına girmez.

Hediyelerin iadesinde kusurlu tarafın önemi var mıdır?

Nişanı hangi tarafın hangi sebeple bozduğu, iade talebinin sonucunu değiştirmez. Kusurlu taraf da verdiği hediyelerin iadesini isteyebilir. Kanun burada tazminat taleplerinden farklı olarak kusura değil, nişanlılığın sona ermiş olmasına bakar. 

Hediyeler satılmış veya kaybolmuşsa ne olur?

Hediyelerin satılması veya kaybolması durumunda Türk Medeni Kanunu’nun 122. maddesinin ikinci fıkrası devreye girer ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre güncel piyasa değeri üzerinden karşılığı istenir.

Hediyeleri aile büyükleri almışsa davayı kim açar?

Hediyelerin nişanlının kendisi değil annesi, babası yahut ana baba gibi davranan bir yakını tarafından verilmesi durumunda davayı bu kişinin açması gerekir. Bu kural, kanunun hediyeyi verenin iradesini esas almasından kaynaklanır.

Hediyelerin faturası yoksa dava açılabilir mi?

Hediyelerin faturasının olmaması durumunda da dava açılabilir çünkü kanun hediyenin ispatını belirli bir belgeye bağlamamıştır. Nişan fotoğrafları, video kayıtları, tanık beyanları ve kuyumcudan alınan yazılı beyanlar da ispat açısından kullanılabilir. Fatura ve/veya fişin olması durumunda ispat süreci elbette daha kolay ilerler fakat bu belgelerin yokluğu davanın açılmasına engel değildir. 

Nişanda verilen hediyelerin iadesi davasında avukat tutmak zorunlu mudur?

Hukuk sistemimizde avukatla temsil zorunlu değildir ve taraflar hukuki süreçlerini kendileri de takip edebilir fakat dava sürecinin ispat yükü, mahkeme dilekçeleri ve usul kuralları teknik bilgi ve yakından takip gerektirdiğinden, uzman bir avukatla çalışmak hak kaybının önüne geçer ve sürecin doğru ve prosedürlere uygun yürütülmesini sağlar.

Nişan hediyeleri iade edilmezse icra takibi yapılabilir mi?

Nişan hediyelerinin iadesi taraflar arasında çekişmeli bir hukuki taleptir ve bu yönüyle kural olarak doğrudan icra takibine konu edilemez. Öncelikle mahkemede hediyelerin iadesi yahut mümkün değilse bedelinin tahsili için dava açılması gerekir. Mahkemenin bu yönde verdiği kararının yerine getirilmemesi durumunda ilamlı icra takibi başlatılır ve kanunun icrası sağlanır.

Nişanlılık ölümle sona ererse hediyeler geri istenebilir mi?

Kanun, nişanlılığı sona erdiren nedenleri tek tek saymak yerine evlenme dışındaki her sebebi kapsayacak şekilde düzenlediğinden, nişanlılığın ölümle sona ermesi durumunda da hediyeler geri istenebilir. Bu durumda hediyelerin iadesini, ölen nişanlının yasal mirasçıları talep edebilir. Ayrıca nişanlı çift adına değil, kendi malvarlığından hediye veren anne, baba veya diğer kişiler de verdikleri hediyelerin iadesini isteyebilir.

Dava açma süresi kaçırılırsa ne olur?

Bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açılması halinde, davalı zamanaşımı def’inde bulunursa mahkeme davayı zamanaşımı nedeniyle reddeder. Davalının bu savunmayı ileri sürmemesi durumunda ise mahkeme zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz. Dolayısıyla sürenin kaçırılması çok büyük ölçüde hak kaybı anlamına gelse de davalının yapacağı bir savunma hatası ile hukuki süreç devam de edebilir.

Nişanlılık sürecinde yapılan masraflar iade talebine dahil edilebilir mi?

Nişanlılık sürecinde yapılan ve hediye niteliği taşıyan masraflar iade talebine dahil edilebilir fakat örneğin organizasyon gibi karşı tarafa doğrudan katkı sağlamayan genel masraflar bu kapsamın dışında tutulur. Hangi masrafın hediye, hangisinin süreçteki genel bir harcama sayılacağı olayın koşullarına bağlı olarak mahkeme tarafından belirlenir. 

Takıların iadesinde ihtarname göndermek gerekir mi?

Hayır, dava açmadan önce ihtarname göndermek hukuki bir zorunluluk değildir, doğrudan dava açılabilir. İhtarname göndermek, karşı tarafı temerrüde düşürmek ve çözümcü bir anlayışa sahip olunduğunu göstermek açısından faydalıdır. İhtarnameye rağmen iadenin yapılmaması durumunda dava sürecine bu yazışma da delil olarak eklenebilir. 

Takıların varlığı nasıl ispat edilir?

Nişan organizasyonuna ait fotoğraflar ve videolar takıların varlığını ispatlar. Yine katılan tanıkların beyanları da güçlü bir delildir bu süreçte. Takılar bir kuyumcudan alınmışsa kuyumcudaki kayıtlar ya da faturalar da ispatı büyük ölçüde kolaylaştırır.

Av. Ezgi Bozkurt

Av. Ezgi Bozkurt, ilk, orta, lise ve yüksek öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. 7 yıllık mesleki tecrübesiyle trafik kazası ve iş kazası alanlarında uzmanlaşmıştır. Tazminat hesaplama, aktüerya analizleri ve kusur tespiti süreçlerini teknik olarak yönetmekte, müvekkillerine sonuç odaklı ve profesyonel hukuki hizmet sunmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Call Now Button