Ceza HukukuMakaleler

Dolandırıldım, Ne Yapmalıyım?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca dolandırıcılık suçu, hileli eylemlerle mağdurun iradesi sakatlanarak fail lehine mal varlığı artışı sağlanmasıyla oluşur. Basit dolandırıcılık fiilleri ilgili kanunun 157. maddesinde tanımlanırken, suçun ağır yaptırım gerektiren biçimleri nitelikli dolandırıcılık kapsamında 158. maddede sıralanmaktadır.

Teknolojinin gelişimi ile dijital platformların kullanımındaki artış ve olası güvenlik açıkları, dolandırıcılık vakalarında ciddi bir artışa neden olmaktadır. Bu vakalarda mağduriyetin giderilmesi ve faillerin cezalandırılması adına Cumhuriyet Başsavcılıklarına veya emniyet makamlarına müracaat edilmesi hukuki zorunluluktur.

TCK’ya Göre Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık Nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesi kapsamında basit dolandırıcılık, hileli davranışlarla kişiyi aldatıp, mağdurun veya başkasının zararına olarak, failin kendisine veya başka şahsa yarar sağlamasıdır.

Dolandırıcılık eyleminin dini inançların istismarı, kamu kurumlarının zarara uğratılması veya bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması hali kanunun 158. maddesi uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur.

Basit dolandırıcılık şikayete bağlı suçlar arasında yer alırken, nitelikli dolandırıcılıkta soruşturma makamları resen işlem yapar. Yine nitelikli dolandırıcılık davalarında Ağır Ceza Mahkemesi yetkilidir. Dolandırılma durumu fark edildiği an hak kaybını önlemek adına somut adımlar atmanız, sürecin gidişatında belirleyici rol oynar.

Dolandırıldıktan Sonra Ne Yapmak Gerekir?

Dolandırıldığını fark eden kişi maddi zararı ve hak kaybını önlemek adına vakit kaybetmeden hareket geçmeli ve öncelikle ödemenin gerçekleştirildiği bankaya ulaşarak şüpheli işlem bildirimi yapmalı ve transfer edilen tutarın bloke edilmesini talep etmelidir.

Bankayla iletişime geçtikten sonra ise hukuki olarak hak arama sürecinde takip edilmesi gereken adımlar şunlardır:

  • Emniyet teşkilatı veya Cumhuriyet Başsavcılıklarına müracaat ederek şikayet talebinde bulunulması hukuki zorunluluktur.
  • Şikayet dilekçesine banka dekont dökümleri, mesajlaşma kayıtları ve sosyal medya ekran görüntüleri eklenmelidir.
  • İnternet üzerinden gerçekleştirilen işlemlerde IP adresi tespiti için bağlantı zamanı ve tarih bilgilerinin eksiksiz sunulması talep edilmelidir.
  • Kayıp tutarın tahsili amacıyla icra takibi veya tazminat davası yoluyla hukuki işlemler başlatılmalıdır.

Hukuki prosedürlerin her aşamasında profesyonel bir destek ve yönlendirme ile ilerlenerek şikayet dosyası tüm delilleri ve dokümanları kapsayacak şekilde eksiksiz hazırlanabilir ve karmaşık görünen süreçlerin kolaylaşırken hak kaybına uğramanız da engellenebilir. 

Dolandırıldıktan Hemen Sonra Avukat Desteği Almak Neden Önemli?

Dolandırıldığınızı anladıktan hemen sonra vakit kaybetmeden bir uzman yardımı alarak delillerin hukuka uygun şekilde toplanması ve savcılık makamına sunulması, sürecin sonucu açısından belirleyicidir.

Hem ceza soruşturmasının takibi hem de maddi zararın karşılanması adına başlatılacak tazminat taleplerindeki sürecin teknik karmaşıklığı nedeniyle hak kaybı yaşamamak adına profesyonel destek almanızı öneririz.

Uzman desteği almadığınız takdirde;

  • Eksik hazırlanan şikayet dilekçesi nedeniyle savcılık kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vererek soruşturmayı sonlandırılabilir.
  • Ceza davasıyla eş zamanlı yürütülecek icra takibi ve tazminat davası prosedürlerini teknik olarak takip edemeyebilirsiniz.
  • İnternet ve bilişim suçlarında IP adresi tespiti yapılamayabilir ve birtakım deliller karartılarak hak kaybına uğrayabilirsiniz.

Dolandırıcılık Suçunun Cezası (2026)

Basit dolandırıcılık suçunun cezai yaptırımı Türk Ceza Kanunu 157. maddesi uyarınca 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası şeklinde belirlenmiştir. Eylemin Türk Ceza Kanunu 158. maddesinde yer alan nitelikli halleri teşkil etmesi durumunda faile 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası verilmektedir.

Nitelikli dolandırıcılık fiilinin bilişim sistemlerinin kullanılması, kamu kurumlarının zarara uğratılması veya banka kurumlarının araç kılınması suretiyle işlenmesi halinde hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan başlamaktadır. Belirtilen bentler kapsamında hükmedilecek adli para cezası miktarı suçtan elde edilen menfaatin 2 katından az belirlenemez.

Türk Ceza Kanunu 159. maddesi ise dolandırıcılık eyleminin hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla gerçekleştirilmesi durumunda 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörmektedir.

Failin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı maddi zararı gidermesi yaptırım miktarını doğrudan etkilemektedir. Maddi zararın soruşturma evresinde tazmin edilmesi halinde verilecek cezada 2/3 oranında, kovuşturma evresinde tazmin edilmesi halinde 1/2 oranında indirime gidilmektedir.

İlgili kanun hükümleriyle düzenlenen cezai süreçler, haksız menfaat temin eden şahısların yaptırıma tabi tutulması ve mağdur haklarının korunması ilkesine dayanmaktadır. Suçun unsurlarına ve faile yönelik cezai yaptırımların tespiti, dolandırıcılık fiillerinin tipik özelliklerinin belirlenmesiyle doğrudan ilintilidir.

Son Dönemde En Sık Karşılaşılan Dolandırıcılık Türleri

Teknolojik gelişmeler ve dijital mecraların yaygınlaşması, dolandırıcılık suçunun işleniş biçimlerini çeşitlendirerek yeni mağduriyet alanları oluşturmaktadır. Bununla paralel olarak özellikle son yıllarda dijital platformlar üzerinden mağdur olanların sayısı belirgin ölçüde artış göstermiştir. Uygulamada tespit edilen ve yargılama aşamasına taşınan güncel yöntemler şunlardır:

  • Kendilerini polis, savcı, asker veya banka personeli unvanlarıyla tanıtan şahıslar, mağdurları korku ve panik haline düşürerek maddi varlıklarını talep etmektedir.
  • Instagram, Facebook ve benzeri sosyal ağlarda kurulan sahte butik hesapları üzerinden bedeli alınan ürünlerin gönderilmemesi veya farklı ürün yollanması yöntemleri uygulanmaktadır.
  • Yüksek kazanç vaadiyle forex platformları, yasadışı bahis siteleri ve kripto varlık sistemleri üzerinden yürütülen süreçler oldukça yaygındır.
  • Sahibinden, Dolap vb. ilan sitelerinde piyasa değerinin altında fiyatlarla sunulan araç, konut veya elektronik eşya satışlarında kapora bedelleri üzerinden mağduriyet yaratılmaktadır.
  • Bilişim sistemlerine yönelik oltalama (phishing) yöntemleri, sahte linkler ve uzaktan erişim yazılımlarıyla kişisel veriler ile mobil bankacılık şifreleri ele geçirilmektedir.
  • Uzlaştırmacı, avukat veya arabulucu kimliği kullanılarak hakkında icra takibi veya hapis cezası bulunduğu iddialarıyla mağdurlardan uzlaşma bedeli adı altında para istenmektedir.

Hileli fiillerin tespiti ve faillerin yöntemlerinin bilinmesi, hak arama sürecinde sunulacak delillerin niteliğini belirlemektedir.

Paramı geri alabilir miyim?

Evet, dolandırıcılık neticesinde kaybedilen mal varlığı değerlerinin iadesi hukuken mümkündür fakat çoğu zaman bu uzun ve detaylı bir süreçtir. Maddi zararın telafisi, Cumhuriyet Başsavcılığı nezdindeki ceza soruşturmasına paralel yürütülen icra takipleri veya hukuk mahkemelerinde açılan tazminat davaları vasıtasıyla sağlanmaktadır.

Kredi kartı aracılığıyla yapılan transferlerde banka kuruluşuna iletilen ters ibraz talepleri, paranın geri alınması sürecini hızlandıran teknik yöntemlerdendir. Failin mal varlığı üzerine konulan ihtiyati haciz kararları da alacağın tahsil edilebilirliğini güvence altına almak adına tercih edilen yöntemlerden biridir.

Paramı bankadan isteyebilir miyim?

Bu sorunun yanıtı, dolandırıcılık halinde bankanın sorumluluğunu yerine getirip getirmediğine bağlı olarak değişir. Bankalar, kendi sistemlerinin güvenliğinden kaynaklanan zafiyetler sonucunda ortaya çıkan hukuka aykırı para transferlerinde zararı üstlenmekle yükümlüdür. Buradaki koruma görevi, bankaların kusursuz sorumluluğu ilkesine dayanmaktadır. Benzer şekilde internet bankacılığındaki yetkisiz erişimler ve usulsüz işlemler neticesinde gerçekleşen kayıplarda da mağdurun ağır kusuru ispatlanmadığı süreci sorumluluk ilgili bankaya aittir.

Yargıtay içtihatları, bankaların yüksek seviyede teknolojik önlem alma zorunluluğunu teyit etmektedir. Maddi tazminat taleplerinde, bilişim sistemleri uzmanı raporları ile tespit edilen güvenlik açıkları davanın sonucunu tayin etmektedir. Güvenlik mekanizmalarının işleyişi ve banka yükümlülüklerinin kapsamı, suçun işlenmeden engellenmesini sağlayan koruyucu yöntemlerin gerekliliğini vurgulamaktadır.

Dolandırıldım ne yapmalıyım demeden hangi önlemler alınmalıdır?

Kişisel verilerin ve dijital şifrelerin güvenliğinin sağlanması dolandırıcılığa karşı alınabilecek temel önlemdir. Şifrelerinizi, mobil onay kodlarınızı ve kimlik bilgilerinizi üçüncü şahıslarla paylaşmamanız gerekir. Ziyaret ettiğiniz internet sitelerinin resmi adresleri konusunda dikkatli olmanız ve şüpheli bağlantılara tıklamamanız da zararlı yazılımlara yakalanma ihtimalinizi büyük ölçüde azaltır. Son olarak, iki aşamalı doğrulama yöntemlerini kullanarak sistemdeki olası bir açıkta güvenlik mekanizması ile dolandırıcılığı engelleyebilirsiniz.

Dolandırıcılar kimlik bilgilerimize nasıl ulaşıyor?

Sahte internet siteleri üzerinden yapılan phishing (oltalama) ve kurumsal kimliklerin taklit edildiği SMS ve e-mail’ler, dolandırıcıların kullandığı en yaygın yöntemdir. İnternet sitelerindeki ve uygulamalardaki güvenlik açıklarından yararlanılarak sızdırılan veri tabanları da kimlik bilgilerinin yasadışı mecralara yayılmasına sebep olur. Dolandırıcılar bu mecralarda da kimlik bilgilerine ulaşarak farklı senaryolar üzerinden mağduriyet yaratmayı dener.

Yasadışı bahis sitelerinden dolandırıldım, ne yapmalıyım?

Öncelikle, yasadışı bahis oynamak bir suç olsa da, mağdurun dolandırıcılık suçu kapsamında hak arama hürriyeti mevcuttur. Dolayısıyla mali kayıplarınızın telafisi için Cumhuriyet Başsavcılıklarında müracaat etmeniz gerekir.

Transfer edilen tutarların geri alınması amacıyla banka kuruluşlarına harcama itirazı başvurusu yapılması teknik çözüm yolları arasında yer almaktadır. Bahis platformlarına gönderilen ödemelerin dekontları ile dijital yazışma kayıtları, eksiksiz şekilde adli makamlara sunulmalıdır.

Forex sitelerinde dolandırıldım, ne yapmalıyım?

Forex piyasası adı altında gerçekleştirilen usulsüz faaliyetler neticesinde yaşanan mağduriyetlerde, Sermaye Piyasası Kurulu ve Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yasal işlemlerin başlatılması gerekmektedir. Yetkisiz aracı kurumlar üzerinden yapılan transferlerin iadesi için banka kanalıyla harcama itirazı prosedürleri işletilmelidir. Şüpheli firmalarla kurulan dijital iletişim kayıtları ile ödeme dekontları, tazminat taleplerinin ispatı noktasında temel dayanak teşkil eder. Tüm bu süreçte uzman desteği, karmaşık finansal işlemlerin analiz edilmesi ve faillerin tespiti sürecinde teknik avantaj sağlamaktadır.

Paramı geri almak için tazminat davası ne kadar sürer?

Mahkemelerin iş yükü, delillerin toplanma hızı ve sürecin teknik olarak eksiksiz ilerlemesine bağlı olarak tazminat davalarının sonuçlanma süresi değişkenlik gösterir. Hukuk mahkemelerinde açılan alacak talepli tazminat davaları ilk derece yargılamasında 12 ila 24 ay aralığında neticelenmektedir. Dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi, banka kayıtlarının celbi ve tanık dinlenmesi işlemleri buradaki takvimini doğrudan etkilemektedir. Kararın kesinleşmesi adına gereken istinaf ve temyiz aşamaları ile beraber bu süre 30 ayı bulabilir hatta geçebilir. 

Dolandırıldığımı geç fark ettim, yine dava açabilir miyim?

Evet, dolandırıldığınızı geç fark ettiğiniz durumunda da yasal yollara başvurulması ve dava açılması mümkündür. TCK’da dolandırıcılık suçunun dava zamanaşımı süresi 8 ila 15 yıl arasında değişmektedir. Mağduriyetin üzerinden zaman geçmiş olsa dahi Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulması ve hukuk mahkemelerinde tazminat davası başlatılması haklar arasındadır. Delillerin korunması ve şikayet süresinin hak düşürücü nitelik taşımaması yargı sürecinin işletilmesini sağlamaktadır.

Dolandırıcıyı tanımıyorum, yine de dava açabilir miyim?

Evet, dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren şahsın kimlik bilgilerinin bilinmemesi, yasal yollara başvurulmasına engel teşkil etmemektedir. Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak müracaat üzerine başlatılan soruşturma evresinde banka kayıtları, IP adresleri ve iletişim trafikleri incelenerek failin kimliği tespit edilmektedir. Faili meçhul dosyalar kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri, şüphelinin tespiti halinde dava sürecine evrilmektedir.

Kapora bedeli üzerinden dolandırıldım, paramı geri almam mümkün olur mu?

Hukuki süreçlerin ilerletilmesi ile beraber kapora bedeli geri alınabilir. İkinci el araç, konut veya ürün satışlarında yatırılan meblağların iadesi için banka transfer dekontları ve sosyal medya yazışmaları ispat aracı olarak kullanılmaktadır. Bu iki delili kaybetmemek kritiktir.

Avukat olmadan dolandırıcılık davası açabilir miyim?

Teknik olarak evet, avukat desteği olmadan şikayet müracaatında bulunabilir ve dava açabilirsiniz. Fakat hukuki süreçlerin teknik karmaşıklığı, dosyanın ve delillerin sunuş biçimi ve hak düşürücü sürelerin takibinin hukuki uzmanlık gerektirdiği aşikardır. Hukuka aykırı şekilde hazırlanan dilekçeler veya eksik sunulan kanıtlar nedeniyle yargılama makamları kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tesis edebilmektedir. Dolayısıyla hak kaybına uğramamak adına profesyonel destek ve fikir alınması önerilir.

Çözüm Hukuk Bürosu

Çözüm Hukuk olarak hizmetlerimiz geniş ve çeşitli bir yelpazeyi kapsar. Tazminat hukuku, trafik kazaları ve iş kazaları gibi alanlarda sadece deneyimli değil, aynı zamanda yenilikçi çözümler üretecek uzmanlığa sahibiz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
0 (541) 371 06 09