Sigorta Avukatı

Sigorta hukuku, sigortacının zarar doğuran tehlike veya riziko gerçekleştiğinde ekonomik sonuçlara katlanmayı üstlendiği sözleşmeleri ve tarafların karşılıklı yükümlülüklerini kapsayan hukuk dalıdır.
Sözleşmelerden kaynaklı ihtilafların çözümlenmesi teknik detayların ağırlık kazandığı yasal zeminde ilerlemeyi zorunlu kıldığından ötürü tazminat tahsili, poliçe şartlarının yorumlanması ve sigorta kuruluşlarıyla yürütülen iletişim süreçlerin tamamı profesyonel yönetim gerektirmektedir.
Hak kayıplarının engellenmesi amacıyla uzman desteğiyle hareket edilmesi, hukuki sürecin şeffaf, hızlı ve güvenilir biçimde tamamlanmasını sağlayarak mağduriyetleri gidermektedir.
Sigorta hukukundan kaynaklanan anlaşmazlıklara ilişkin yönlendirme ve detaylı bilgi almak adına 0 (541) 371 06 09 ve info@cozumavukatlik.com.tr iletişim kanallarını kullanarak uzman avukatlarımızla iletişime geçebilirsiniz.
Sigorta Avukatı Nedir?
Sigorta avukatı, sigortacılık mevzuatında uzmanlaşarak sigortalılar ile sigorta kuruluşları arasındaki yasal uyuşmazlıklarda müvekkili temsil eden ve hukuki süreci yöneten hukukçudur.
Sigorta sözleşmelerinin hazırlanması, yorumlanması, feshi veya cayma işlemlerinin yürütülmesi sigorta avukatının temel faaliyet alanlarını oluşturmaktadır.
Sigorta avukatı;
- Sigorta şirketine karşı tazminat taleplerinin savunulması ve gerçek zararın tahsili noktasında sürece teknik bilgi birikimiyle dahil olmaktadır.
- Hak sahiplerinin sigorta poliçesindeki teknik terimler nedeniyle yaşayabileceği mağduriyetleri engelleyerek menfaat dengesini yasal zeminde korumaktadır.
- Tazminatın eksik ödenmesi, ödeme talebinin reddedilmesi veya poliçe kapsamının dar yorumlanması hallerinde hak arama süreci profesyonel bir zemine taşımaktadır.
Sigorta Avukatı Hangi Davalara Bakar?
Sigortacı ile sigortalı arasındaki sözleşmesel bağdan doğan hakların korunması ve rizikoların tazmini sürecini düzenleyen yasal çerçeve sigorta hukukudur.
Bu hukuk dalı kapsamında sigorta sözleşmelerinin ihlali veya tazminat ödemelerinin eksik yapılması vakaları nezdinde açılan davalar, can, mal ve sorumluluk sigortaları altındaki geniş uyuşmazlık türlerini kapsamaktadır.
Hak sahiplerinin zararlarının yasal zeminde giderilmesi maksadıyla sigorta avukatının gözetim ve yönlendirmeleri ile yürütülen başlıca dava türleri şunlardır:
- Trafik kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri ile bedeni hasar dosyaları takip edilmektedir.
- Kasko, havacılık, nakliyat ve deniz sigortası poliçelerinden doğan alacakların tahsili işlemleri yürütülmektedir.
- Yangın, sel, deprem ve benzeri afetler neticesinde mülklerde oluşan hasarların sigorta şirketlerinden tahsili sağlanmaktadır.
- Hayat, emeklilik ve sağlık sigortası kapsamındaki alacaklar ile tazminat talepleri Tüketici Mahkemeleri veya Hakem Heyetleri nezdinde çözümlenmektedir.
- Hekim mesleki sorumluluk (malpraktis) ve işveren sorumluluk sigortalarından kaynaklanan uyuşmazlıklar yargı mercilerine taşınmaktadır.
Sigorta avukatı, uyuşmazlığın niteliğine göre mahkemeler veya Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde stratejiler geliştirerek süreci şekillendirmektedir ve bu profesyonel destek ve yaklaşım, günün sonunda delillerin hukuki geçerlilikle dosyalanmasını sağlayarak tazminatın reel değer üzerinden tahsil edilmesini mümkün kılmaktadır.
Sigorta Avukatı Ücretleri (2026)
Sigorta avukatının ücreti, davanın teknik kapsamı, hukuki emeğin yoğunluğu ve uyuşmazlık konusu tazminat miktarı dikkate alınarak belirlenmektedir.
Türkiye Barolar Birliği tarafından her takvim yılı başında yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT), avukatlık hizmetleri bakımından bağlayıcı asgari ücret sınırlarını belirlemektedir. Bu kapsamda, AAÜT’te öngörülen tutarların altında avukatlık hizmeti sunulması hukuken mümkün değildir.
Üst sınır bakımından ise AAÜT bağlayıcı bir düzenleme içermemekte olup, avukat ile müvekkil, hizmet bedelini dosyanın niteliği ve kapsamı doğrultusunda karşılıklı mutabakatla serbestçe belirleyebilmektedir. Yerel barolar (örneğin, İstanbul Barosu) tarafından yayımlanan tarifeler ise uygulamada referans niteliği taşımaktadır.
Sigorta davaları gibi konusu para olan davalar için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde doğrudan tek bir sabit/maktu rakam değil, dava üzerinden yüzdelik (nispi) hesaplama yöntemi düzenlenmiştir.
AAÜT’de parasal değeri olan davalar bakımından nispi vekalet ücreti oranları kademeli şekilde belirlenmiştir. Bu kademeler:
- İlk 600.000 TL için: %16
- Sonraki 600.000 TL için: %15
- Sonraki 1.200.000 TL için: %14
- Sonraki 1.200.000 TL için: %13
Bu oranlar esas alındığında, 400.000 TL tutarında tazminat talebi içeren bir sigorta davasında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanan asgari avukatlık ücreti 64.000 TL (400.000 x 0,16) olacaktır.
Hak arama hürriyetini desteklemek maksadıyla ödeme takvimlerinde esneklik payı bırakılarak müvekkil lehine kolaylaştırıcı çözümler üretilmektedir. Tahsilat safhasına dek uzanan esnek ödeme koşulları, hak sahiplerinin finansal yüklerini hafifletmeye yardımcı olmak gayesiyle şekillendirilmektedir.
Dava süreçlerinde sigorta avukatının müvekkil adına ödediği harçlar, bilirkişi ve aktüer ücretleri ile tebligat masrafları, avukatlık ücretinden bağımsız olarak değerlendirilir.
Sigorta Şirketleriyle En Sık Yaşanan Hukuki Problemler
Sigorta hukuku paydaşları arasındaki uyuşmazlıklar, çoğunlukla poliçe hükümlerinin yorumlanması, kusur ve tazminat miktarlarının belirlenmesi ile ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmesi noktalarında yoğunlaşmaktadır. Sigortacılık uygulamalarında karşılaşılan bu tür sorunlar, birçok durumda hak sahiplerinin yargı yoluna başvurmasını kaçınılmaz hale getirmektedir.
Sigorta şirketleriyle en sık karşılaşılan hukuki uyuşmazlıklar genel olarak şu başlıklar altında toplanmaktadır:
- Tazminat taleplerinin, geçerli ve somut bir yasal gerekçe sunulmaksızın haksız şekilde reddedilmesi, uyuşmazlığın yargı mercilerine taşınmasına neden olmaktadır.
- Gerçekleşen hasarın, piyasa rayiçlerinin ve teknik verilerin altında değerlendirilmesi suretiyle eksik tazminat teklif edilmesi, hak sahiplerinin maddi kayba uğramasına yol açmaktadır.
- Kusur oranlarının, hatalı tutanaklar veya gerçeği yansıtmayan değerlendirmeler esas alınarak belirlenmesi; tazminatın tamamen reddedilmesine ya da önemli ölçüde azaltılmasına sebebiyet verebilmektedir.
- Sigorta poliçesi teminat kapsamının, dar ve sigortalı aleyhine yorumlanması suretiyle, teminat dahilinde olması gereken zararların kapsam dışı bırakılması hukuki ihtilaflara yol açmaktadır.
- Sigorta poliçesinin, haklı bir neden bulunmaksızın feshedilmesi veya cayma hakkının dürüstlük kuralına aykırı şekilde kullanılması, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin ihlali anlamına gelmektedir.
- Gerekli belgelerin ibraz edilmesine rağmen tazminat ödemelerinin, mevzuatta öngörülen sekiz iş günlük süreyi aşacak şekilde geciktirilmesi, sigorta şirketinin temerrüde düşmesine neden olmaktadır.
- Eksik belge ibrazı iddialarıyla, sürecin kasten yavaşlatılması ve hak sahiplerinin yanıltılması, uyuşmazlığın derinleşmesine ve hak kaybı riskinin artmasına yol açmaktadır.
Uyuşmazlığın tespiti safhasında, sigorta kuruluşundan yazılı ret gerekçesi talep edilerek, ileride yapılacak başvurular ve açılacak davalar bakımından delil niteliği taşıyan kayıtlar oluşturulmaktadır. Bu aşama, hukuki sürecin sağlıklı şekilde yürütülmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.
Sigorta Hukuku’ndan Kaynaklı Uyuşmazlıklarda Görevli ve Yetkili Mahkemeler
Sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli merci, uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu uyarınca mutlak ticari dava niteliği taşıması sebebiyle Asliye Ticaret Mahkemesi’dir. Sigorta sözleşmesinin mesleki olmayan, şahsi ihtiyaçlar doğrultusunda kurulduğu ve tüketici işlemi sayıldığı hallerde Tüketici Mahkemeleri uyuşmazlığı çözümlemektedir.
| Uyuşmazlık Türü | Görevli Mahkeme |
|---|---|
| Trafik Kazası Maddi Tazminat Davaları | Asliye Ticaret Mahkemesi |
| Trafik Kazası Manevi Tazminat Davaları | Asliye Hukuk Mahkemesi |
| Özel Sağlık Sigortası Uyuşmazlıkları | Tüketici Mahkemesi / Asliye Ticaret Mahkemesi |
| Kasko Sigortası Kaynaklı Davalar | Asliye Hukuk Mahkemesi / Asliye Ticaret Mahkemesi |
Yetkili mahkeme tayin edilirken davalı şahsın veya şirketin yerleşim yeri, sigorta kuruluşunun merkezi veya acentesinin bulunduğu bölge baz alınmaktadır. Ayrıca haksız fiilin vuku bulduğu veya mağdurun ikamet ettiği yerleşim yerindeki yargı birimleri yetki sahibi kabul edilmektedir.
Sigorta Avukatına Ne Zaman İhtiyaç Duyulur?
Sigorta sözleşmelerinden doğan hakların tam ve eksiksiz şekilde tahsil edilmesi sürecinde, sigorta kuruluşlarının ileri sürdüğü teknik ve hukuki savunmalara karşı profesyonel hukuki müdahale ihtiyacı doğmaktadır.
Hak sahiplerinin ekonomik menfaatlerinin korunması amacıyla yürütülen yasal destek süreci, uyuşmazlığın niteliğine göre aşağıdaki aşamaları kapsamaktadır:
- Tazminat taleplerinin, sigorta şirketi tarafından somut ve geçerli bir yasal gerekçe sunulmaksızın reddedildiği durumlarda, itiraz ve başvuru mekanizmaları işletilmektedir.
- Gerçekleşen hasar miktarının, piyasa rayiçlerinin altında tespit edilmesi veya düşük bedelli ödeme teklifleriyle karşılaşılması halinde, gerçek zararın teknik ve hukuki yollarla belirlenmesi talep edilmektedir.
- Sigorta poliçelerinde yer alan teknik terimler, özel şartlar ve klozların yorumlanmasında ortaya çıkan uyuşmazlıklar, uzman incelemesi ve hukuki değerlendirme gerektirmektedir.
- Kusur oranlarına yönelik itirazlar ile kalıcı iş göremezlik oranlarını ortaya koyan sağlık kurulu raporlarının temini ve değerlendirilmesi safhasında hukuki denetim sağlanmaktadır.
- Sigorta Tahkim Komisyonu başvuruları ile zorunlu hallerde yürütülen arabuluculuk müzakereleri, hak kaybı riskinin önlenmesi amacıyla profesyonel temsil eşliğinde yürütülmektedir.
- Sigorta poliçesinin haksız şekilde feshedilmesi veya sigortacının cayma hakkını hukuka aykırı biçimde kullanması hallerinde, sözleşmeden doğan hakların korunmasına yönelik yasal müdahalelerde bulunulmaktadır.
Yasal sürecin erken aşamasında sağlanan uzman hukuki destek, sigorta şirketlerinin karmaşık ve teknik prosedürleri içerisinde hak kayıplarının önüne geçilmesini amaçlamaktadır. Teknik bilgi birikimi ve mevzuata hakimiyetle yürütülen temsil süreci, uyuşmazlıkların makul sürede ve hak sahipleri lehine sonuçlanmasını mümkün kılmaktadır.
Sigorta davaları ne kadar sürer?
Sigorta davalarının sonuçlanma süresi, uygulanacak yargılama usulü, mahkemelerin iş yükü, delillerin temin hızı ve bilirkişi incelemelerinin tamamlanma süresi gibi birçok değişkene bağlı olarak farklılık göstermektedir. Bu nedenle her dosya bakımından kesin bir süre öngörülmesi mümkün değildir.
Uygulamada, hayat ve hayat dışı sigorta uyuşmazlıkları ilk derece mahkemeleri nezdinde ortalama 1,5 ila 2 yıllık bir zaman dilimi içerisinde, genellikle 5–6 duruşma sonunda karara bağlanmaktadır. Dosyanın kapsamı ve delil durumu bu süreyi kısaltabileceği gibi uzatabilmektedir.
Trafik kazası kaynaklı bedensel zarar ve sürekli iş göremezlik taleplerine ilişkin dosyalarda ise; iyileşme sürecinin tamamlanması, sağlık kurulu raporlarının düzenlenmesi ve aktüeryal hesaplamalar, yargılama süresini doğrudan etkilemektedir. Bu tür dosyalarda yalnızca sağlık raporu safhası dahi yaklaşık 6 aylık bir süre gerektirebilmektedir.
Sigorta şirketlerine eksiksiz belge ile yapılan başvurular sonrasında, mevzuat gereği sekiz iş günü içerisinde ödeme yapılması zorunlu olmakla birlikte, uyuşmazlığın çözülememesi ve yargı yoluna başvurulması hâlinde, sürecin tamamlanma süresi kaçınılmaz olarak uzamaktadır.
Dosyanın istinaf veya temyiz mercilerine taşınması durumunda ise, nihai kararın verilmesi süresi ortalama 12 ila 24 aylık ek bir periyot ile uzayabilmektedir.
Bununla birlikte, sürecin profesyonel şekilde yönetilmesi, usul işlemlerinin zamanında yerine getirilmesi, eksik belgelerin hızlı şekilde tamamlanması ve uygun hallerde Sigorta Tahkim Komisyonu gibi alternatif çözüm yollarının etkin biçimde kullanılması sayesinde, yargılama takviminin makul ölçüde kısaltılması mümkün olabilmektedir.
Sigorta davalarında avukat tutmak zorunlu mudur?
Türk hukuk sistemi uyarınca sigorta davalarında avukat ile temsil edilme zorunluluğu bulunmamaktadır. Hak sahipleri, dava dilekçesi tanzimi, delil sunumu ve duruşma takibi işlemlerini şahsen yürütebilme yetkisine sahiptir.
Yasal zorunluluk bulunmamasına rağmen sigorta hukukunun barındırdığı teknik terminoloji, karmaşık usul kuralları ve poliçe şartlarının yorumlanmasındaki zorluklar profesyonel desteği fiilen gereklilik haline getirmektedir.
Avukat yardımı alınmadan ilerlenen süreçlerde;
- zamanaşımı sürelerinin kaçırılması,
- hatalı mahkemeye başvuru yapılması veya
- sigorta şirketlerinin sunduğu teknik savunmalara karşı yetersiz kalınması
nedenleriyle ciddi hak kayıpları yaşanmaktadır.
Sigorta davalarında avukat ve harç ücretlerini hangi taraf öder?
Sigorta davalarında başvuru harcı, peşin harç, gider avansı ve bilirkişi ücretleri gibi yargılama giderleri, dava açılış safhasında davacı tarafından karşılanmaktadır. Bu giderler, yargılama sürecinin sağlıklı şekilde yürütülmesi için zorunlu masraflar arasında yer almaktadır.
Yargılama sonunda davanın tamamen kabul edilmesi halinde ise, dava açılışında davacı tarafından ödenen harç ve masrafların davalı sigorta şirketinden tahsil edilerek davacıya iadesine karar verilmektedir. Bu kapsamda, haklı çıkan tarafın yaptığı yargılama giderleri üzerinde kalıcı bir mali yük oluşmamaktadır.
Mahkeme tarafından hükmedilen kanuni vekalet ücreti, davayı kaybeden tarafın yükümlülüğünde olup, karşı tarafa ödenmektedir. Buna karşılık, avukat ile müvekkil arasında imzalanan avukatlık ücret sözleşmesinden doğan ücret, sözleşmenin tarafı olan müvekkil tarafından karşılanmaktadır.
Yürütülen hukuki çalışmalarda, hak arama özgürlüğünün etkin biçimde kullanılabilmesini teminen, ödeme koşullarında müvekkil lehine esneklik sağlanabilmekte, sürecin ekonomik açıdan sürdürülebilir şekilde ilerlemesi amaçlanmaktadır.
Yasal Uyarı
1- Sitemizde yer alan metinler, uzman avukatlarımız tarafından sizlere bilgi vermek amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Her hukuki süreç kendine has dinamiklere sahiptir. Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Çözüm Hukuk Bürosu sorumlu değildir.
2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları ilgili mevzuat kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, yayınlanması ya da kullanılması yasaktır. Aykırı kullanımın tespiti halinde Çözüm Hukuk Bürosu yasal yollara başvurma hakkı saklıdır.
Metinlerimiz e-imzalı olup zaman damgalıdır.

