Dilekçeler

Tutukluluğa İtiraz Dilekçesi Örneği


Öne çıkan noktalar

Tutukluluğa itiraz sürecine ve başvuru dilekçesine ilişkin dört kritik nokta:

  1. 1
    7499 sayılı Kanun ile itiraz süresi 2 haftaya çıkarılmıştır ve cezaevinde dilekçenin idareye teslim tarihi geçerli sayılır.
  2. 2
    Sulh Ceza Hâkimliğinin tutuklama kararlarına itirazları Asliye Ceza Mahkemesi inceler.
  3. 3
    Avukatsız doğrudan itiraz hakkı yalnızca tutuklunun resmi eşine ve veli/vasisine aittir. Diğer yakınlar süreci avukatla yürütmelidir.
  4. 4
    İki haftalık süre kaçsa bile her an tahliye talep edilebilir ve her yeni devam kararına karşı tekrar itiraz yolu açıktır.

Kişi hürriyetini kısıtlayan en ağır koruma tedbiri olan tutuklama kararlarına karşı, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta içinde yetkili üst mercie itiraz edilmesi mümkündür. 7499 sayılı Kanun ile uzatılan güncel başvuru süreleri, görevli mahkemeler ve harçtan muaf itiraz usulü, sürecin hak kaybı yaşanmadan yönetilmesinde kritik rol oynar.

Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, tutukluluğa itiraz sürecinin nasıl ilerlediğine, hak düşürücü sürelere ve farklı aşamalarda itiraza dair dilekçe örneklerine ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için info@cozumavukatlik.com.tr mail adresi ya da 0 (541) 371 06 09 numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.

Av. Çiğdem Baykara



UZMAN GÖRÜŞÜ

Tutuklama peşin bir ceza değil, yalnızca kaçma ve delil karartma şüphesinin somutlaştığı durumlarda başvurulacak istisnai bir koruma tedbiridir. Matbu gerekçelerle verilen kararlara karşı iki haftalık yasal sürede somut deliller ve adli kontrol seçenekleri öne sürülerek itiraz edilmelidir. İtiraz süresi kaçırılsa dahi tahliye istemi hiçbir süreye bağlı değildir ve her 30 günlük devam kararı yeni bir itiraz hakkı doğurur.

Av. Çiğdem Baykara

İş ve Tazminat Hukuku Uzmanı

Tutukluluğa İtiraz Nedir ve Hangi Hallerde Yapılır?

Tutukluluğa itiraz, kişinin hürriyetini kısıtlayan tutuklama tedbirinin hukuka uygunluğunun bağımsız bir üst merci tarafından denetlenmesini sağlayan olağan bir kanun yoludur. Bu başvuru temel olarak üç aşamada gündeme gelir:

  • Soruşturma evresinde Sulh Ceza Hâkimliğince verilen ilk tutuklama kararlarına karşı,
  • Kovuşturma (dava) evresinde Asliye Ceza veya Ağır Ceza Mahkemelerinin verdiği tutukluluğun devamı kararlarına karşı,
  • Yargılamanın herhangi bir aşamasında yapılan tahliye (salıverilme) talebinin reddi kararlarına karşı.

Öncelikle tutuklama bir ceza değil, istisnai bir koruma tedbiridir. Bu tedbirin uygulanabilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin yanı sıra şüphelinin kaçma, saklanma veya delilleri karartma tehlikesinin somut olgularla ortaya konulması gerekir. Yapılacak itirazda, bu yasal şartların oluşmadığı, tutuklama tedbirinin ölçüsüz olduğu ve adli kontrol hükümlerinin amaca ulaşmak için yeterli geleceği hukuki gerekçelerle savunulur.

İtirazın kabulü durumunda şüpheli veya sanık derhal tahliye edilir ya da hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilir. İtirazın reddedilmesi durumunda tutukluluk hali devam etse de mevzuat gereğince tutukluluk durumu en geç otuzar günlük periyotlarla resen (kendiliğinden) incelenmeye devam eder.

Tutukluluğa İtiraz Süresi ve Başvuru Süreci

Tutuklama kararına karşı itiraz süresi, kararın tefhim yahut tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır ve 7499 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle eski 7 günlük süre iki haftaya çıkarılmıştır.

İtiraz dilekçesi doğrudan kararı veren hakimlik veya mahkemeye sunulur ve ilgili merci kararını yerinde görmezse dosyayı en geç üç gün içinde yetkili inceleme merciine iletir. İki haftalık yasal hak düşürücü sürenin kaçırılması durumunda ise karara itiraz hakkı düşse de şüpheli veya sanık herhangi bir süre sınırına tabi olmaksızın yargılamanın her aşamasında CMK m. 104 kapsamında doğrudan salıverilme (tahliye) talebinde bulunabilir.

** Avukatlarımızın hazırladığı Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Başvuru Dilekçesi örneğini bağlantıya tıklayarak hemen indirebilirsiniz.

** Avukatlarımızın hazırladığı Tahliye Talebi Dilekçesi örneğini bağlantıya tıklayarak hemen indirebilirsiniz.

Sulh Ceza Hakimliği Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki tutukluluğa itiraz dilekçesi örneği, soruşturma evresinde sulh ceza hakimliğince verilen karara karşı hazırlanmıştır. Bu örnek, dilekçenin yapısını genel hatlarıyla göstermesi açısından hazırlanmış olup her olayın farklı nitelikler taşıdığını ve dilekçe içeriğinin olay özelinde değişkenlik göstermesi gerektiğinin altını çizmek isteriz. 

… ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE

Gönderilmek üzere

… SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

İTİRAZ EDEN (ŞÜPHELİ): [Ad Soyad], T.C. [00000000000]

ADRESİ: [Ceza infaz kurumu adı ve adresi]

MÜDAFİİ: [Boş bırakılacak]

SORUŞTURMA NO: [… Cumhuriyet Başsavcılığı 0000/000000 Soruşturma]

KARAR: [… Sulh Ceza Hakimliği 0000/0000 Değişik İş sayılı, …/…/…… tarihli tutuklama kararı]

KONU: Tutuklama kararının kaldırılması, aksi hâlde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliyeme karar verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

  1. Hakkımda [suç adı] suçundan soruşturma yürütülmekte olup [tarih] tarihinde gözaltına alındım. Sulh ceza hakimliğince aynı gün tutuklanmama karar verilmiştir. İtirazım süresi içinde sunulmaktadır.
  2. Dosyada kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil yoktur. Hakkımdaki iddia [müşteki beyanı / ihbar] dışında hiçbir delille desteklenmemektedir. Kamera görüntüleri, HTS kayıtları ve tanık beyanları henüz toplanmamış, buna rağmen tutuklama yoluna gidilmiştir.
  3. Kaçma şüphesi bulunmamaktadır. [Süre] yıldır [adres] adresinde ikamet etmekteyim, [iş yeri adı] bünyesinde çalışmaktayım ve ailemle birlikte yaşamaktayım. Yurt dışına çıkış kaydım yoktur. Kolluk çağrısı üzerine kendi rızamla ifade vermeye gittim.
  4. Delilleri karartma tehlikesi de yoktur. Suça konu deliller kolluk tarafından toplanmış ve dosyaya girmiştir. Müşteki ve tanıklarla aramda bağ bulunmamaktadır.
  5. Adli sicil kaydım bulunmamaktadır. Daha önce hakkımda yürütülmüş soruşturma ya da kovuşturma yoktur.
  6. Tutuklama, son çare olarak başvurulması gereken tedbirdir. Somut olayda adli kontrol tedbirleri koruma amacını fazlasıyla karşılar. Yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü ya da konut terk etmeme tedbiri uygulanabilir.
  7. Tutukluluğun devamı ailem bakımından ağır sonuç doğurmaktadır. [Bakmakla yükümlü olduğum kişiler / sağlık durumum] nedeniyle özgürlüğümün kısıtlanması ölçüsüz kalmaktadır.

HUKUKİ NEDENLER

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.100, m.101, m.109, m.267, m.268 ve m.271; Anayasa m.19.

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle itirazımın kabulüne, tutuklama kararının kaldırılarak tahliyeme, aksi kanaatte iseniz adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmama karar verilmesini saygılarımla talep ederim. [Tarih]

İtiraz Eden – [Ad Soyad] – İmza

Ağır Ceza ve Asliye Ceza Mahkemesi Tutukluluk Halinin Devamına İtiraz Dilekçesi Örneği

Kovuşturma evresinde dosya mahkemededir ve tutukluluk her duruşmada yeniden değerlendirilir. Aşağıdaki tutukluluğa itiraz dilekçesi örneği, devam kararına karşı hazırlanmıştır. Bu örnek, dilekçenin yapısını genel hatlarıyla göstermesi açısından hazırlanmış olup her olayın farklı nitelikler taşıdığını ve dilekçe içeriğinin olay özelinde değişkenlik göstermesi gerektiğinin altını çizmek isteriz. 

… AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE

Gönderilmek üzere

… ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE

İTİRAZ EDEN (SANIK): [Ad Soyad], T.C. [00000000000]

ADRESİ: [Ceza infaz kurumu adı ve adresi]

MÜDAFİİ: [Boş bırakılacak]

DOSYA NO: [0000/000] Esas

KARAR: […/…/…… tarihli duruşmada verilen tutukluluğun devamına ilişkin karar]

KONU: Tutukluluğun devamına ilişkin kararın kaldırılması ve tahliyeme karar verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

  1. [Tarih] tarihinden bu yana tutukluyum. Tutuklu geçen süre [süre] olup dosyanın geldiği aşama gözetildiğinde ölçüsüz hale gelmiştir.
  2. Devam kararı gerekçesiz verilmiştir. Kararda yalnızca kaçma şüphesi ve delil durumu ifadeleri yer almakta, hangi somut olguya dayanıldığı gösterilmemektedir. Aynı kalıp gerekçe [sayı] duruşmadır tekrarlanmaktadır.
  3. Delil toplama süreci tamamlanmıştır. Tüm tanıklar dinlenmiş, bilirkişi raporu dosyaya girmiş, [kamera kayıtları / banka kayıtları] temin edilmiştir. Delilleri karartma tehlikesinden söz edilemez.
  4. Kaçma şüphesi bulunmamaktadır. Sabit ikametim ve düzenli işim vardır. Tutuklandığım tarihe kadar tüm çağrılara uydum, hiçbir duruşmaya katılmazlık etmedim.
  5. İsnat edilen suçun kanunda öngörülen ceza aralığı ve dosyadaki delil durumu birlikte değerlendirildiğinde, tutukluluğun devamı ölçülülük ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
  6. Adli kontrol tedbiri amaca ulaşmak için yeterlidir. Kanun, tutuklama yerine adli kontrol uygulanmasına açıkça imkan tanır. İmza yükümlülüğü ve yurt dışına çıkış yasağı somut olayda güvence sağlar.

HUKUKİ NEDENLER

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.100, m.104, m.108, m.109, m.268 ve m.271; Anayasa m.19; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.5.

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle itirazımın kabulüne, tutukluluğun devamına ilişkin kararın kaldırılmasına ve tahliyeme, aksi kanaatte iseniz adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmesini saygılarımla talep ederim. [Tarih]

İtiraz Eden – [Ad Soyad] – İmza

Şüpheli ve Sanık Yakını Tarafından Verilebilecek İtiraz Dilekçesi Örneği

Tutuklunun eşi ile yasal temsilcisi kendi adına itiraz edebilir. Aşağıdaki tutukluluğa itiraz dilekçesi örneği anılan kişiler için hazırlanmıştır. Bu örnek, dilekçenin yapısını genel hatlarıyla göstermesi açısından hazırlanmış olup her olayın farklı nitelikler taşıdığını ve dilekçe içeriğinin olay özelinde değişkenlik göstermesi gerektiğinin altını çizmek isteriz. 

… ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE

Gönderilmek üzere

… SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

İTİRAZ EDEN: [Ad Soyad], T.C. [00000000000]

YAKINLIK DERECESİ: Tutuklunun [eşi / yasal temsilcisi]

ADRESİ: [Açık adres]

TUTUKLU: [Ad Soyad], T.C. [00000000000]

SORUŞTURMA NO: [… Cumhuriyet Başsavcılığı 0000/000000 Soruşturma]

KONU: Tutuklu yakınım hakkında verilen tutuklama kararına itirazlarımın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR

  1. [Ad Soyad] benim [eşim / velayetim altındaki çocuğum / vesayetim altındaki yakınım] olup [tarih] tarihinde tutuklanmıştır. Şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ile eşi, kendisine açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliğinden başvurabilir (CMK m.262). İtirazım anılan sıfatla sunulmaktadır.
  2. Eşimin sabit ikameti bulunmaktadır. [Süre] yıldır [adres] adresinde birlikte yaşamaktayız. Kaçma ihtimalinden söz edilemez, ikametgah ve nüfus kayıtları dilekçe ekindedir.
  3. Eşim ailenin geçimini tek başına sağlamaktadır. [Sayı] çocuğumuz bulunmakta, [okul / bakım] giderleri kendisi tarafından karşılanmaktadır. Tutukluluğun devamı ailenin geçim kaynağını tümüyle ortadan kaldırmıştır.
  4. Eşimin sağlık durumu kurum koşullarına elverişli değildir. [Hastalık] nedeniyle düzenli tedavi görmekte olup sağlık raporları ekte sunulmuştur.
  5. Adli sicil kaydı bulunmamaktadır. Bugüne kadar hiçbir soruşturmaya konu olmamıştır.
  6. Adli kontrol tedbirleri somut olayda yeterlidir. Eşimin imza yükümlülüğü altına alınması ve yurt dışına çıkışının yasaklanması halinde soruşturmanın selameti korunur.

HUKUKİ NEDENLER

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.100, m.101, m.109, m.262, m.268 ve m.271; Anayasa m.19.

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle itirazımın kabulüne, [Ad Soyad] hakkındaki tutuklama kararının kaldırılmasına, aksi kanaatte iseniz adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliyesine karar verilmesini saygılarımla talep ederim. [Tarih]

İtiraz Eden – [Ad Soyad] – İmza

Tutuklama kararına hangi gerekçelerle itiraz edilebilir?

Tutuklamanın kanuni koşulları üzerinden kurulan itiraz gerekçelerinden en önemlisi, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delilin bulunmamasıdır. Dosyada yalnızca soyut iddialar varsa tutuklamanın dayanağı eksik kalır ve bu da itirazı güçlendirir.

İkinci gerekçe ise tutuklama nedeninin gerçekleşmemesidir. Sabit ikamet, düzenli iş, aile bağları ve çağrılara uyulmuş olması kaçma şüphesini ortadan kaldırır ve delillerin toplanmış olması da karartma tehlikesini bitirir.

Üçüncü gerekçe de ölçülülüktür. Adli kontrolün yeterli olduğu durumlarda tutuklamaya gidilmesi ölçüsüz kalır. Son olarak dördüncü gerekçe kararın gerekçesizliğidir. Kalıp ifadelerle yetinilen kararlar denetime elverişli sayılmaz. Sağlık durumu, yaş ve bakmakla yükümlü olunan kişiler destekleyici gerekçe oluşturur.

Tutukluluğa itiraz reddedilirse tekrar itiraz edilebilir mi?

Aynı karara karşı ikinci kez itiraz etmek mümkün olmamakla beraber tutukluluk her duruşmada ve en geç otuz günlük sürelerle mahkemece kendiliğinden yeniden incelenir. Her yeni devam kararı bağımsız sayılır ve kendisine karşı tutukluluğa itiraz edilebilir. Yine salıverilme istemi de her zaman kullanılabilir. Talebin reddi durumunda ret kararına ayrıca itiraz edilir. Yeni delil ortaya çıkması ya da koşulların değişmesi başvurunun kabul ihtimalini artırır.

Tutuklu yakını avukatsız itiraz dilekçesi verebilir mi?

CMK m. 262 kapsamında, kanun yollarına başvurma hakkı şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ile eşine tanınmıştır. Yasal temsilci, küçükler bakımından veli, kısıtlılar bakımından vasidir. Bu nedenle yetkişkin bir kişinin kardeşi, annesi ya da çocuğu kendi adına başvuramaz ve bu kişiler tarafından verilen dilekçeler, başvuru hakkı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilir.

Gözaltı kararına ise durum değişir ve gözaltı kararına karşı eş ile birinci ve ikinci derece kan hısımları da sulh ceza hakimine başvurabilir (CMK m.91/5) fakat aynı yetki tutuklamaya itirazda tanınmamıştır.

Başvuru hakkı bulunmayan yakınların elinde tek yol müdafi görevlendirmektir. Avukat tutulması durumunda müdafi kendi adına ve bağımsız olarak itiraz eder. Maddi imkanı olmayan aileler baro adli yardım bürosuna başvurabilir. Eş ya da yasal temsilci bakımından ise avukat zorunluluğu bulunmaz, dilekçe doğrudan verilir.

Tutukluluğa itiraz dilekçesini kimler verebilir?

Tutukluluğa itiraz dilekçesi şüpheli/sanık yahut müdafisi aracılığıyla verilebileceği gibi şüphelinin yasal temsilcisi (veli/vasi) ve eşi tarafından da verilebilir. Yetişkin kişilerin anne, baba, çocuk veya kardeş gibi diğer yakınlarının doğrudan başvuru hakkı bulunmadığından bu kişilerin süreci bir avukat üzerinden yürütmesi gerekir. Ayrıca tutuklu kişi başvurusunu cezaevi yönetimine dilekçe vererek ya da zabıt katibine beyanda bulunarak da yapabilir.

Tutuklama kararına itiraz dilekçesi nereye verilir?

Tutuklama kararına karşı itiraz dilekçesi, kararı veren hakimliğe yahut mahkemeye (cezaevindeki tutuklular için Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne) sunulur. Başvuruyu alan merci öncelikle talebi kendisi değerlendirir ve kararı yerinde görmezse dosyayı en geç üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili üst mercie gönderir.

Soruşturma evresinde Sulh Ceza Hakimliğinin verdiği tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazlar dikey denetim usulü gereğince yargı çevresindeki Asliye Ceza Mahkemesi hakimi tarafından incelenirken, kovuşturma evresinde Asliye Ceza Mahkemesi kararlarını Ağır Ceza Mahkemesi, Ağır Ceza Mahkemesi kararlarını ise numara olarak kendisini izleyen (tek daire varsa en yakın) Ağır Ceza Mahkemesi karara bağlar.

Tutukluluğa itiraz ne zaman sonuçlanır?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda tutukluluğa itirazın karara bağlanması noktasında kesin bir gün sayısı belirlenmemekle beraber m. 271/3 uyarınca incelemenin mümkün olan en kısa sürede tamamlanması esastır. Kanunda öngörülen tek kesin süre, kararına itiraz edilen merciin başvuruyu yerinde görmemesi durumunda dosyayı en geç üç gün içinde yetkili inceleme merciine gönderme yükümlülüğüdür.

Kural olarak duruşma açılmaksızın evrak üzerinden yürütülen bu süreç, mahkemenin iş yoğunluğu ve dosya kapsamına bağlı olarak uygulamada birkaç gün ile birkaç hafta arasında sonuçlanmakta ve verilen karar tutukluya ceza infaz kurumu aracılığıyla tebliğ edilmektedir.

İtiraz süresi ne zaman başlar?

Tutuklama kararına itiraz süresi, kararın ilgili vatandaşa tefhim (yüze karşı okuma) yahut tebliğ edildiği an başlar.  Sorguda hazır bulunan şüpheli ya da sanık için süre kararın duruşmada yüzüne okunduğu gün başlarken, yoklukta verilen kararlarda ise tebligatın yapıldığı tarih esas alınır.

Yasal sürenin hesabında kararın öğrenildiği ilk gün hesaba katılmaz ve sürenin son günü hafta sonu veya resmi tatile rastlarsa süre tatili izleyen ilk mesai günü mesai bitimine kadar uzar. Ceza infaz kurumunda bulunan tutukluların kuruma sunduğu dilekçelerde ise evrakın mahkemeye ulaştığı tarih değil, cezaevi idaresine kayıt karşılığı teslim edildiği gün başvuru tarihi olarak kabul edilir.

İtiraz süresinin kaçırılması durumunda ne olur?

Dilekçenin süre geçtikten sonra verilmesi durumunda merci esasa görmeden süre yönünden ret kararı verir ve tutukluluk aynen devam eder. Yine de itiraz hakkı tümüyle kaybedilmiş değildir. Salıverilme istemi hiçbir süreye tabi tutulmamıştır ve yargılamanın her aşamasında ileri sürülür. Talep reddedilirse ret kararı yeni karar sayılır ve kendisine karşı iki hafta içinde başvurulur.

Mahkemenin kendiliğinden yaptığı incelemeler de sürer. Tutukluluk hali en geç otuz günlük sürelerle yeniden değerlendirilir. Her devam kararı yeni başvuru hakkı doğurduğundan sonraki karar beklenerek süreç yeniden işletilebilir.

Tutuklama kararına itiraz reddedilirse ne olur?

İtirazın reddedilmesi durumunda kişi ceza infaz kurumunda tutuklu kalmaya devam eder. Aynı karara karşı tekrar itiraz edilmesi mümkün değildir fakat ret kararı süreci tümüyle bitirmez. Sonraki tutukluluk incelemesinde ya da duruşmada verilecek devam kararına karşı yeniden tutukluluğa itiraz edilebilir. Salıverilme istemi de her zaman gündeme getirilir.

Olağan yollar tükendiğinde, tutukluluğun makul süreyi aştığı ya da kararların gerekçesiz olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilir. Başvuru için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması aranır.

Azami tutukluluk süresi ne kadardır?

Ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmeyen işlerde tutukluluk en çok bir yıl olup, zorunlu hallerde gerekçe gösterilerek altı ay daha uzatılabilir ve toplam süre on sekiz ayı aşamaz. 

Ağır cezaya konu olan vakalarda ise iki yıl olup, uzatma süresi toplam üç yılı geçemez. Yani üst sınır beş yıldır. Devletin güvenliğine ve anayasal düzenli karşı suçlar ile terör suçlarında uzatma süresi beş yıla kadar çıkar.

Soruşturma evresindeki dosyalarda ise ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde soruşturmadaki tutukluluk altı ayı, giren işlerde bir yılı aşamaz.

Uzatma kararları Cumhuriyet savcısının, şüpheli ya da sanığın ve müdafinin görüşleri alındıktan sonra verilir ve azami sürenin dolması durumunda tutuklu kendiliğinden tahliye edilir.

İtiraz harca veya ücrete tabi midir?

Ceza muhakemesinde kanun yoluna başvuru için harç ödenmesi aranmaz ve bu kapsamda tutukluluğa itiraz da harca ya da herhangi bir ücrete tabi değildir. Ceza infaz kurumundan yapılan başvurularda da tutukludan bir ödeme istenmez, posta giderini kurum karşılar.

Cezaevinden itiraz dilekçesi kaç günde mahkemeye ulaşır?

Ceza infaz kurumu idaresi, itiraz dilekçesini kayda alır ve tutukluya alındı belgesi verir. Dolayısıyla dilekçenin ulaşması birkaç gün sürse dahi bu gecikme hak kaybına yol açmaz. Kanun, tutuklulunun dilekçesini ceza infaz kurumu müdürüne vermesini yeterli saymıştır. Bu tarih, mahkemeye verildiği tarih olarak kabul edilir. Yine de verilen belgenin saklanması, sonradan doğabilecek olası süre tartışmaları açısından önemli bir kanıt oluşturur.

Diğer taraftan, önemli bir nokta olarak, tutuklu dilekçe yazmak zorunda da değildir. Kanun, ceza infaz kurumu müdürüne ya da zabıt katibine sözlü beyanda bulunarak kanun yoluna başvurma imkanı tanır. Beyan tutanağa geçirilir ve yazılı başvuruyla aynı sonucu doğurur.

Av. Çiğdem Baykara

Atatürk Üniversitesi'nden 2013 yılında mezun olan ve sigorta, iş ve tazminat hukuku alanlarında uzmanlaşana Av. Çiğdem Baykara, aktüerya hesaplama, arabuluculuk süreçleri, kusur değerlendirmesi ve adli trafik uzmanlığı alanlarında 13 yıllık deneyime sahiptir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Call Now Button