Süre Tutum Dilekçesi Örneği
Öne çıkan noktalar
Süre tutum dilekçesine ilişkin dört kritik nokta:
-
1
1 Haziran 2024 itibarıyla ceza yargılamasında süre tutum dilekçesinin uygulama alanı büyük ölçüde daralmıştır. Güncel düzenlemede istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğiyle başladığından, kural olarak doğrudan gerekçeli istinaf başvurusu yapılabilmektedir. -
2
Eski usule tabi ceza dosyalarında süre tutum dilekçesi hala önem taşıyabilir. Özellikle 1 Haziran 2024’ten önce tefhim edilen ceza kararlarında eski süre kuralları dikkate alınmalıdır. -
3
İcra mahkemesi kararlarında süre tutum dilekçesi uygulamada önemini korur. Bu kararlarda istinaf süresinin kısa olması nedeniyle gerekçeli karar beklenmeden başvuru yapılması gerekebilir. -
4
Süre tutum dilekçesi tek başına gerekçeli istinaf dilekçesinin yerini tutmaz. Gerekçeli kararın tebliğinden sonra ilgili yasal süre içerisinde ayrıntılı istinaf sebeplerinin sunulması gerekir.
Kanunda düzenlenmeyen ve uygulamadan doğan süre tutum dilekçesinin ceza yargılamasındaki işlevi, yüksek mahkeme kararları ve 1 Haziran 2024’deki kanun değişikliği ile sona ermiştir ve gerekçeli istinaf dilekçesi teke başına yeterli hale gelmiştir. Hukuk ve iş yargılamasında ise kanun yolu süresi hiçbir zaman kısa karara bağlı olmamıştır. Eski tarihli ceza kararları, kısa süreye tabi icra mahkemesi kararları ve tebligatın geçerliliğinin tartışıldığı dosyalarda süre tutum dilekçesi hala anlam taşır.
Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, süre tutum dilekçesinin hangi hallerde gündeme geldiğine, ceza, hukuk ve iş mahkemesindeki kullanımına ve dilekçe hazırlanırken dikkat edilmesi gereken noktalara ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için info@cozumavukatlik.com.tr mail adresi ya da 0 (541) 371 06 09 numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.
UZMAN GÖRÜŞÜ
Süre tutum dilekçesi, güncel mevzuat bakımından her dosyada başvurulması gereken zorunlu bir yol değildir. Özellikle ceza yargılamasında 1 Haziran 2024 sonrası değişiklikler dikkate alınmalı, dosyanın karar tarihi, tebligat durumu ve tabi olduğu kanun yolu süresi birlikte değerlendirilerek hareket edilmelidir.
Av. Çiğdem Baykara
İş ve Tazminat Hukuku Uzmanı
Süre Tutum Dilekçesi Nedir?
Gerekçe içermeyen ve amacı yalnızca süreyi korumak olan süre tutum dilekçesi, gerekçeli karar tebliğ edilmeden önce kanun yoluna başvurma iradesini ortaya koymak adına kullanılır ve kanunda doğrudan düzenlenmemiş, uygulamadan doğmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/405 E., 2020/949 K. sayılı kararında, kısa kararda gerekçe bulunmamasına rağmen süreyi kaçırmak istemeyen tarafların gerekçeli kararı beklemeden başvuru iradesini ortaya koyduğunu, uygulamada anılan metinlere süre tutum dilekçesi dendiğini belirtmiştir.
Mevzuattaki güncel durum süre tutum dilekçesinin işlevini büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır. Anayasa Mahkemesi 2022/144 E., 2023/137 K. sayılı kararıyla ceza yargılamasında istinaf süresini tefhimden başlatan hükmü iptal etmiştir. Ardından 7499 sayılı Kanunla Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 273. maddesi yeniden düzenlenmiş, istinaf süresi iki haftaya çıkarılmış ve başlangıç anı gerekçeli kararın tebliği olarak belirlenmiştir ve değişiklik 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Sonuç olarak ceza dosyalarında süre tutum kurumuna gerek kalmamıştır. Gerekçe elinize ulaşmadan süre işlemediği için tek dilekçeyle gerekçeli istinaf başvurusu yapılır. Hukuk yargılamasında ise süre zaten ilamın tebliğinden başladığından kurumun hukuki dayanağı hiçbir zaman bulunmamıştır.
Hangi Durumlarda Süre Tutum Dilekçesi Verilir?
Süre tutum dilekçesinin gündeme geleceği hukuk durumları aşağıdaki gibidir:
- 1 Haziran 2024 tarihinden önce tefhim edilen ceza kararlarında eski usul geçerli olduğundan süre tutum dilekçesi verilir.
- İcra mahkemesi kararlarında istinaf süresi tefhim ya da tebliğden itibaren on gün olduğundan gerekçe beklenmeden başvuru yapılır.
- Tarafın duruşmada hazır bulunduğu ve süre başlangıcı konusunda tereddüt yaşandığı dosyalarda ihtiyaten verilir.
- Tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı tartışmalıysa, süre riskini ortadan kaldırmak için başvurulur.
- Vekaletin yeni üstlenildiği ve dosya içeriğinin henüz incelenmediği durumlarda zaman kazanmak amacıyla kullanılır.
- Karara karşı başvuru iradesinin karşı tarafa ve mahkemeye erken bildirilmesi istendiğinde tercih edilir.
Sayılan hallerin dışında dilekçe vermek zorunlu değildir. Ceza dosyalarında gerekçeli karar elinize ulaştığında süre başlar. Hukuk dosyalarında da başlangıç tebliğ tarihidir. Yine de ihtiyaten verilen dilekçe zarar doğurmaz, yalnızca gerekçeli dilekçenin ayrıca sunulması gerekir.
Ceza Mahkemesi Süre Tutum Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki süre tutum dilekçesi örneği, eski usule tabi ceza dosyaları ile süre başlangıcı tartışmalı dosyalar içindir. Köşeli parantezli alanlar kendi dosya bilgilerinizle değiştirilir. Bu örnek, dilekçenin yapısını genel hatlarıyla göstermesi açısından hazırlanmış olup her olayın farklı nitelikler taşıdığını ve dilekçe içeriğinin olay özelinde değişkenlik göstermesi gerektiğinin altını çizmek isteriz.
… ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: [0000/000] Esas, [0000/000] Karar
SANIK: [Ad Soyad], T.C. [00000000000]
MÜDAFİİ: [Boş bırakılacak]
KARAR TARİHİ: […/…/……]
KONU: Mahkemenizce verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunun bildirilmesi ile gerekçeli kararın tebliği talebidir.
AÇIKLAMALAR
- Mahkemenizin yukarıda numarası yazılı dosyasında [tarih] tarihinde hüküm kurulmuş ve karar tarafımıza tefhim edilmiştir. Karar usul ve yasaya aykırıdır.
- Gerekçeli karar henüz yazılıp tebliğ edilmediğinden istinaf sebepleri ayrıntılı biçimde bildirilememektedir. İşbu dilekçe, süreyi korumak ve istinaf iradesini ortaya koymak amacıyla sunulmaktadır.
- Gerekçeli kararın tarafımıza usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesini talep ediyoruz. Tebliğden sonra istinaf sebeplerini içeren ayrıntılı dilekçemiz kanuni süresi içinde sunulacaktır.
- Hükmün lehimize bozulmasını gerektiren sebepler, gerekçeli kararın incelenmesinin ardından ayrıca açıklanacaktır. Bu aşamada tüm istinaf sebeplerine ilişkin haklarımız saklıdır.
HUKUKİ NEDENLER
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.34, m.232, m.272, m.273 ve m.275; Anayasa m.36 ve m.40.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurduğumuzun kabulüne, gerekçeli kararın tarafımıza tebliğine ve tebliğden itibaren kanuni süre içinde sunacağımız gerekçeli istinaf dilekçemizin dosyaya kabulüne karar verilmesini saygılarımla talep ederim. [Tarih]
Sanık / Müdafii – [Ad Soyad]- İmza
Hukuk Mahkemesi Süre Tutum Dilekçesi Örneği
Hukuk yargılamasında süre ilamın tebliğinden işler. Aşağıdaki örnek, kısa karar sonrası istinaf iradesini kayda geçirmek isteyen taraflar içindir. Bu örnek, dilekçenin yapısını genel hatlarıyla göstermesi açısından hazırlanmış olup her olayın farklı nitelikler taşıdığını ve dilekçe içeriğinin olay özelinde değişkenlik göstermesi gerektiğinin altını çizmek isteriz.
… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: [0000/000] Esas
DAVACI / DAVALI: [Ad Soyad], T.C. [00000000000]
VEKİLİ: [Boş bırakılacak]
KARŞI TARAF: [Ad Soyad]
KONU: Kısa karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulacağının bildirilmesi ile gerekçeli kararın tebliği talebidir.
AÇIKLAMALAR
- Mahkemenizin yukarıda numarası yazılı dosyasında [tarih] tarihli celsede kısa karar tefhim edilmiştir. Karar müvekkil aleyhine olup hukuka aykırıdır.
- Gerekçeli karar henüz tebliğ edilmediğinden istinaf sebepleri bu aşamada ayrıntılı biçimde ortaya konulamamaktadır. İstinaf yoluna başvurma irademiz işbu dilekçe ile kayda geçirilmektedir.
- İstinaf yoluna başvuru süresi ilamın usulen taraflara tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m.345). Gerekçeli kararın müvekkile ve tarafımıza usulüne uygun şekilde tebliğini talep ediyoruz.
- Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren kanuni süre içinde istinaf sebeplerini içeren dilekçemiz ve gerekli harçlar sunulacaktır. Fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklıdır.
HUKUKİ NEDENLER
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.297, m.321, m.341, m.343, m.344 ve m.345; Anayasa m.36.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf kanun yoluna başvuru irademizin kayda alınmasına, gerekçeli kararın tarafımıza tebliğine ve tebliğden itibaren kanuni süre içinde sunacağımız gerekçeli istinaf dilekçemizin dosyaya kabulüne karar verilmesini saygılarımla talep ederim. [Tarih]
Davacı / Davalı Vekili – [Ad Soyad] – İmza
İş Mahkemesi Süre Tutum Dilekçesi Örneği
İş mahkemesi kararlarında da Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Aşağıdaki örnek işçilik alacağı ve işe iade dosyaları için hazırlanmıştır. Bu örnek, dilekçenin yapısını genel hatlarıyla göstermesi açısından hazırlanmış olup her olayın farklı nitelikler taşıdığını ve dilekçe içeriğinin olay özelinde değişkenlik göstermesi gerektiğinin altını çizmek isteriz.
… İŞ MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: [0000/000] Esas
DAVACI (İŞÇİ): [Ad Soyad], T.C. [00000000000]
VEKİLİ: [Boş bırakılacak]
DAVALI (İŞVEREN): [Unvan], [vergi numarası]
KONU: Kısa karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulacağının bildirilmesi ile gerekçeli kararın tebliği talebidir.
AÇIKLAMALAR
- Mahkemenizin yukarıda numarası yazılı dosyasında [kıdem tazminatı / ihbar tazminatı / fazla mesai alacağı / işe iade] talebimize ilişkin [tarih] tarihli celsede kısa karar açıklanmıştır.
- Verilen karar müvekkil aleyhine olup bilirkişi raporundaki hesaplama ile dosyadaki delil durumu bakımından hukuka aykırıdır. İstinaf yoluna başvurulacaktır.
- Gerekçeli karar tebliğ edilmediğinden istinaf sebeplerimiz bu dilekçede ayrıntılandırılamamaktadır. Dilekçe, başvuru iradesini kayda geçirmek amacıyla sunulmaktadır.
- İşe iade davalarında yargılamanın ivedi görülmesi gerektiğinden gerekçeli kararın en kısa sürede yazılarak tarafımıza tebliğini talep ediyoruz.
- Tebliğden itibaren kanuni süre içinde istinaf sebeplerini içeren dilekçemiz sunulacak, harç ve giderler aynı süre içinde yatırılacaktır.
HUKUKİ NEDENLER
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.297, m.341, m.344 ve m.345; 4857 sayılı İş Kanunu; Anayasa m.36.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf kanun yoluna başvuru irademizin kayda alınmasına, gerekçeli kararın ivedilikle yazılarak tarafımıza tebliğine ve tebliğden itibaren kanuni süre içinde sunacağımız gerekçeli istinaf dilekçemizin dosyaya kabulüne karar verilmesini saygılarımla talep ederim. [Tarih]
Davacı Vekili – [Ad Soyad] – İmza
Süre Tutum Dilekçesi Verildikten Sonra Ne Olur?
Süre tutum dilekçesinin dosyaya kaydedilmesiyle kanun yoluna başvuru iradesi resmileşir ve ilk derece mahkemesi gerekçeli kararını yazarak taraflara tebliğe çıkarır. Asıl süreç tebligatın ulaşmasıyla başlar. Bu andan itibaren ceza ve genel hukuk davalarında iki hafta, icra mahkemesi kararlarında ise on gün içinde somut itiraz gerekçelerini içeren ayrıntılı istinaf dilekçesi sunulmalıdır.
Hukuk davalarında istinaf harç ve gider avanslarının bu süre zarfında yatırılması zorunludur (ceza davaları harçtan muaftır) ve ayrıntılı gerekçeli dilekçenin süresinde sunulmaması halinde üst mahkeme incelemesini yalnızca kamu düzenine aykırılık halleriyle sınırlı tutar.
Süre Tutum Dilekçesi Hazırlanırken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Süre tutum dilekçesi düzenlenirken mahkeme adı, esas ve karar numarası, karar tarihi ile taraf ve vekil bilgilerinin hatasız yazılması dilekçenin yanlış bir dosyaya kaydedilmesini önlemek açısından ilk şarttır. Dilekçe metninde hükme karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulduğu tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta ifade edilmeli ve yalnızca “gerekçeli kararın tebliği talebi” içeren metinlerin tek başına kanun yolu başvurusu sayılmayabileceği unutulmamalıdır.
Yine dilekçede gerekçeli kararın tebliğe çıkarılması açıkça talep edilmeli ve tebligat yapıldıktan sonra ise yasal iki haftalık süre içinde ayrıntılı gerekçeli istinaf dilekçesinin sunulması ve gerekli harç/giderlerin tamamlanması için tebliğ tarihi titizlikle takip edilmelidir. Özellikle ceza dosyalarında hükmün 1 Haziran 2024 öncesine mi yoksa sonrasına mı ait olduğu teyit edilerek tabi olunan usul kuralı doğru belirlenmelidir.
Süre tutum dilekçesi verilmezse ne olur?
Güncel ceza ve hukuk yargılaması usulünde istinaf süreleri kural olarak gerekçeli kararın tebliği ile başladığından, süre tutum dilekçesi verilmemesi kendiliğinden doğrudan hak kaybına yol açmaz; taraflar tebligatı bekleyip iki haftalık yasal sürede doğrudan gerekçeli istinaf dilekçesi sunabilir.
1 Haziran 2024 öncesi tefhim edilmiş eski usule tabi ceza dosyalarında ve sürenin tefhimle başladığı 10 günlük icra mahkemesi kararlarında süre tutum verilmemesi hükmün kesinleşmesine neden olur. Kesinleşen karar sonrasında ceza dosyalarında infaz, hukuk dosyalarında ise ilamlı icra süreçleri başlayacağından sürenin başlangıç tarihinin doğru tespiti en kritik noktalardandır.
Süre tutum dilekçesi hangi mahkemeye verilmelidir?
Süre tutum dilekçesi kural olarak kararı veren ilk derece mahkemesine sunulur, doğrudan Bölge Adliye Mahkemesine veya Yargıtay’a gönderilmez.
Hukuk yargılamasında HMK m. 343 uyarınca dilekçenin başka bir yer mahkemesi aracılığıyla gönderilmesi de mümkün olmakla birlikte, olası gecikmelerin önüne geçmek adına doğrudan kararı veren mahkemeye verilmesi ya da UYAP üzerinden iletilmesi tercih edilmelidir.
Ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu veya hükümlüler ise dilekçelerini cezaevi yönetimine teslim edebilir ve evrakın idareye kayıt karşılığı verildiği tarih mahkemeye sunulma tarihi olarak kabul edilir.
Süre tutum dilekçesi istinaf yerine geçer mi?
Kanun yoluna başvurma iradesini ortaya koyarak süreyi koruma işlevi gören süre tutum dilekçesi, somut gerekçeleri içermediğinden tek başına bir istinaf dilekçesi yerine geçmez. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararlarında süre tutumun bağımsız bir kurum olmadığını, doğrudan istinaf başvurusu sayılarak harçlandırılması gerektiğini, sonradan verilen metnin ise gerekçelerin bildirilmesi niteliğinde olduğunu vurgulamıştır.
Gerekçeli kararın tebliğinden sonra ayrıntılı gerekçeli istinaf dilekçesinin sunulmaması durumunda Yargıtay içtihatları kapsamında inceleme yalnızca kamu düzenine aykırılık halleriyle sınırlı kalacağından, yasal süresinde gerekçeli dilekçenin sunulması esastır.
Süre tutum dilekçesinde zamanaşımı var mıdır?
Süre tutum dilekçesi zamanaşımına değil, mahkemece resen gözetilen kesin ve hak düşürücü sürelere tabidir ve bu sürenin kaçırılması durumunda başvuru esasa girilmeksizin doğrudan usulden reddedilir.
Süreler yargılama aşamasına göre farklılık göstermekte olup7499 sayılı Kanun sonrası ceza muhakemesinde istinaf ve temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta, hukuk yargılamasında iki hafta, icra mahkemesi kararlarında ise tefhim/tebliğden itibaren on gündür. 1 Haziran 2024 tarihinden önce tefhim edilen ceza dosyalarında eski yedi günlük hak düşürücü süre kuralı uygulandığından, sürenin belirlenmesinde hükmün verildiği tarihin esas alınması gerekir.
Yasal Uyarı
1- Sitemizde yer alan metinler, uzman avukatlarımız tarafından sizlere bilgi vermek amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Her hukuki süreç kendine has dinamiklere sahiptir. Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Çözüm Hukuk Bürosu sorumlu değildir.
2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları ilgili mevzuat kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, yayınlanması ya da kullanılması yasaktır. Aykırı kullanımın tespiti halinde Çözüm Hukuk Bürosu yasal yollara başvurma hakkı saklıdır.
Metinlerimiz e-imzalı olup zaman damgalıdır.

