Trafik Kazalarında Kusur Oranına İtiraz Süreci
Öne çıkan noktalar
Kusur oranına itiraz sürecinde dört kritik nokta:
-
1
Kusur oranı, trafik kazası sonrası talep edilecek tazminat miktarının belirlenmesinde temel unsurlardan biridir. Araç hasarı, değer kaybı ve maddi zararlar kusur oranına göre değerlendirilir. -
2
Kaza tespit tutanağındaki kusur oranı kesin bir karar değildir. Hatalı olduğu düşünülen değerlendirmelere sigorta şirketi, Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkeme yoluyla itiraz edilebilir. -
3
İtiraz sürecinde kamera kayıtları, fotoğraflar, tanık beyanları ve teknik raporlar en önemli deliller arasında yer alır. Somut deliller, kusur oranının yeniden değerlendirilmesinde belirleyici olur. -
4
Kusur oranına itiraz ederken yasal sürelerin takip edilmesi gerekir. Sürelerin kaçırılması, tazminat haklarının korunmasını zorlaştırabilir ve süreci uzatır.
Trafik kazası sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağındaki kusur oranı, sürücülerin hem maddi hem manevi tazminat taleplerini doğrudan belirler ve hatalı tespit edilmesi durumunda maddi hak kayıplarına yol açar.
Kusur oranına itiraz hakkı sigorta şirketi, Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkeme yolları üzerinden kullanılabilir ve ilk anda sigorta eksperleri ya da hakem heyeti tarafından tespit edilen kusur yüzdesi gerçek sorumluluk dağılını kesin olarak yansıtmaz.
Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, kusur oranına nasıl itiraz edilebileceğine, itiraza ilişkin hak düşürücü sürelere, itirazı güçlendirecek delillere ve süreçte dikkat edilmesi gereken noktalara ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için info@cozumavukatlik.com.tr mail adresi ya da 0 (541) 371 06 09 numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.
Trafik Kazalarında Kusur Oranı Neden Önemlidir?
Trafik kazalarında belirlenen kusur oranı, kaza sonucunda mağduriyete uğrayan tarafın talep edebileceği tazminat miktarını belirlemesi açısından en kritik noktadır. Maddi tazminat kapsamında araçtaki hasar, değer kaybı, tedavi giderleri ve iş gücü kaybı gibi zarar kalemleri, tarafların kusur oranları dikkate alınarak değerlendirilir. Manevi tazminat açısından ise her ne kadar teorik olarak formül içerisinde yer almasa da, hakimin olayın ağırlığını ve tarafların durumunu değerlendirirken dikkate aldığı kriterlerden biri olabilir.
UZMAN GÖRÜŞÜ
Trafik kazalarında kusur oranı, yalnızca kazanın nasıl gerçekleştiğini gösteren teknik bir değerlendirme değildir ve tarafların tazminat haklarını doğrudan etkileyen hukuki bir sonuç doğurur. Bu nedenle kusur oranına itiraz edilirken yalnızca mevcut tespitin hatalı olduğu belirtilmemeli, kazanın gerçek oluş şeklini ortaya koyan somut delillerle desteklenen kapsamlı bir inceleme yapılmalıdır. Özellikle kamera kayıtları, teknik raporlar ve olay yerindeki fiziki bulgular, kusur değerlendirmesinin yeniden ele alınmasında önemli rol oynar.
Av. Ezgi Bozkurt
Tazminat ve Sigorta Hukuku Uzmanı
Kaza Sonrası Kusur Oranı Nasıl Belirlenir?
Trafik kazası sonrasında kusur oranının belirlenmesi için aşağıdaki adımlar takip edilir:
- Maddi hasarlı kazalarda taraflar kaza tespit tutanağını kendi aralarında düzenleyebilir fakat yaralanma ya da ölüm varsa tutanağı trafik polisi ya da jandarmanın hazırlaması gerekir.
- Tutanaktaki sürücü beyanları, kaza krokisi ve varsa olay yeri fotoğrafları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) sistemine işlenir.
- Sigorta şirketlerinin eksperleri bu bilgileri inceleyerek her sürücü için ayrı bir kusur yüzdesi belirler.
- Belirlenen kusur payı taraflara kısa mesaj ya da e-posta yoluyla bildirilir.
- Kusur oranı çoğu zaman%25 – %75 gibi paylaşımlı bir biçimde ya da taraflardan birinin tam kusurlu sayılmasıyla ortaya çıkar. Ortaya çıkan bu ilk tespit kesin değildir ve kusur oranına itiraz hakkı burada devreye girer.
Adım Adım Kusur Oranına İtiraz Süreci
Trafik kazası sonrasında belirlenen kusur oranına itiraz etmek için takip edilmesi gereken adımlar şunlardır:
- Kusur oranının bildirildiği tarihten itibaren 5 iş günü içinde ilgili sigorta şirketine yazılı itiraz sunulur.
- İtiraz dilekçesine kazanın gerçek oluş şeklini destekleyen kanıtlar eklenmelidir. Örneğin; kamera kaydı, tanık beyanı veya olay yeri fotoğrafları gibi.
- Sigorta şirketi itirazı kabul etmezse ya da süresi içinde yanıt vermezse başvuru Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınabilir.
- Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda soruşturma aşamasında savcılığa, kovuşturma aşamasında ise ceza mahkemesine kusur itirazında bulunmak mümkündür.
- Uyuşmazlık büyükse yahut tahkim yolu sonuç vermezse dava açılarak kusur tespiti bilirkişi incelemesiyle yeniden değerlendirilir.
Tüm bu sürecin her aşamasında kanunda belirlenen süre sınırlarına uymak, itiraz hakkının kaybedilmemesine adına en kritik noktadır. Yine her bir adım farklı teknik prosedürler içerdiğinden dolayı hak kaybı yaşamamak adına sürecin uzman bir avukat gözetiminde ilerlemesi önerilir.
Yaralanmalı Trafik Kazası Kusur Oranına İtiraz Dilekçesi Örneği
Yaralanmalı trafik kazasında kusur oranına itiraz ederken inceleyebileceğiniz dilekçe örneğini bu bölümde bulabilirsiniz. Uzman avukatlarımızın hazırladığı bu dilekçenin bir örnek olduğunu, her olayın kendi dinamiklerine bağlı olarak düzenlenmesi gerektiğini hatırlatmak isteriz.
[SİGORTA ŞİRKETİ ADI] SİGORTA A.Ş. HASAR İTİRAZ BİRİMİ’NE
KONU: [Tutanak/Dosya No] sayılı trafik kazası tespit tutanağında belirlenen kusur oranına itirazımızın sunulmasıdır.
SİGORTALI/İTİRAZ EDEN: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres, Telefon]
KARŞI TARAF: [Ad Soyad, Plaka, Poliçe No]
KAZA TARİHİ VE YERİ: [Tarih], [İlçe/İl]
TUTANAK NO: [Numara]
AÇIKLAMALAR:
- [Tarih] tarihinde, [yer] mevkiinde meydana gelen trafik kazasında tarafıma yüzde [oran] oranında kusur izafe edilmiştir. Kazanın gerçek oluş şekli, tarafıma bildirilen bu orana uygun değildir.
- Kaza anında [olay yeri kamerası / araç içi kamera / tanık] tarafından kaydedilen görüntüler, karşı tarafın [ihlal edilen kural] ihlal ettiğini açıkça göstermektedir.
- Yaralanmam nedeniyle düzenlenen adli muayene raporundaki bulgular, kazanın oluş şekliyle birebir örtüşmektedir ve ekte sunulmuştur.
- Tutanağı düzenleyen görevlinin kaza yerinde yeterli inceleme yapmadan, yalnızca tarafların ilk beyanına dayanarak kusur değerlendirmesi yaptığı kanaatindeyim.
- Yukarıda açıklanan nedenlerle, kusur oranının kaza yerindeki somut deliller yeniden incelenerek düzeltilmesini talep ediyorum.
HUKUKİ DAYANAK: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıkladığım nedenlerle, kaza tespit tutanağında tarafıma izafe edilen kusur oranının ekte sunduğum deliller çerçevesinde yeniden değerlendirilmesini ve düzeltilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
EKLER: 1) Kaza tespit tutanağı örneği 2) Kamera kaydı / fotoğraflar 3) Tanık beyanı (varsa) 4) Adli muayene raporu 5) Sağlık raporu ve tedavi belgeleri
[Tarih] [Ad Soyad / İmza]
Ölümlü Trafik Kazası Kusur Oranına İtiraz Dilekçesi Örneği
Ölümlü trafik kazalarında kusur itirazı, çoğunlukla soruşturma dosyası üzerinden ve mirasçılar adına yürütülür. Aşağıdaki örnek, Cumhuriyet Başsavcılığına sunulacak bir itiraz dilekçesinin yapısını göstermektedir. Uzman avukatlarımızın hazırladığı bu dilekçenin bir örnek olduğunu, her olayın kendi dinamiklerine bağlı olarak düzenlenmesi gerektiğini hatırlatmak isteriz.
[İLÇE] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
SORUŞTURMA NO: [Numara]
MÜŞTEKİLER: [Mirasçıların adı, varsa vekili]
ŞÜPHELİ: [Ad Soyad]
KONU: Soruşturma dosyasındaki kaza tespit tutanağında belirlenen kusur oranına itirazımızın ve ek bilirkişi incelemesi talebimizin sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR:
- [Tarih] tarihinde meydana gelen ve müvekkillerimizin murisi [Ad Soyad]’ın vefatıyla sonuçlanan trafik kazasında, dosyaya giren kaza tespit tutanağında şüpheliye yüzde [oran] oranında kusur izafe edilmiştir.
- Tutanaktaki kusur değerlendirmesi, olay yerindeki fren izleri, araç hasar fotoğrafları ve varsa kamera kaydı ile birlikte değerlendirildiğinde eksik kalmaktadır.
- Şüphelinin [hız sınırı ihlali / diğer somut bulgu] ile ilgili kolluk tarafından tutulan tespitler, kusur oranına yeterince yansıtılmamıştır.
- Dosyada mevcut bilirkişi raporunun, olay yerindeki fiziki delillerle çelişen sonuçlar içerdiği kanaatindeyiz.
- Bu nedenle dosyanın, trafik kazaları konusunda uzman bağımsız bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek kusur oranının yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz.
HUKUKİ DAYANAK: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, soruşturma dosyasındaki kusur tespitinin yeniden bilirkişi incelemesine tabi tutulmasını ve müvekkillerimizin mağduriyetinin giderilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.
EKLER: 1) Veraset ilamı 2) Kaza tespit tutanağı 3) Otopsi / adli tıp raporu 4) Fotoğraf ve varsa kamera kaydı
[Tarih] [Müşteki Vekili Ad Soyad / İmza]
Bu örnekte dikkat çeken nokta, bilirkişi raporunun fiziki delillerle karşılaştırılarak itiraz edilmesidir. Kusur oranını kabul etmediğini belirtmek yerine tutanaktaki somut çelişkiyi göstermek, itirazın ciddiye alınma ihtimalini artırır.
Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru Süreci
Sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamaması durumunda itiraz Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınarak uyuşmazlığın bağımsız bir hakem ya da heyet tarafından değerlendirilmesi sağlanabilir. Bu süreç aşağıdaki gibi ilerler:
- Başvurular, Sigorta Tahkim Komisyonunun resmi internet sitesi üzerinden ya da e-Devlet üzerinden yapılabilir. Başvuru sırasında uyuşmazlığa ilişkin belgelerin sunulması ve gerekli başvuru ücretinin yatırılması gerekir.
- Başvuru sonrasında dosya bağımsız bir hakem tarafından incelenir. Kusur oranı, hasar miktarı veya tazminat hesabı gibi teknik konularda değerlendirme yapılması gerektiğinde bilirkişi incelemesine başvurulur.
- Hakem, dosyadaki belgeleri, tarafların beyanlarını ve varsa bilirkişi raporlarını değerlendirerek karar verir. Karar süresi, dosyanın kapsamına ve teknik inceleme gerekip gerekmediğine göre farklılık gösterebilir.
- Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararlarına karşı, uyuşmazlık tutarının kanunda belirtilen sınırları aşması halinde kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde İtiraz Hakem Heyetine başvuru yapılabilir.
- Kesinleşen tahkim kararları, mahkeme ilamı niteliğinde olup doğrudan icra takibine konu edilebilir.
Mahkeme Yoluyla Kusur Oranına İtiraz
Kusur oranına ilişkin uyuşmazlıklar, tazminat davası kapsamında mahkeme tarafından da incelenebilir. Sigorta Tahkim Komisyonu sürecinden sonuç alınamaması, tahkim yolunun tercih edilmemesi ya da araç hasarı, değer kaybı, maddi ya da bedensel zarar nedeniyle doğrudan dava açılması halinde kusur değerlendirmesi mahkemeye taşınır.
Mahkeme sürecinde görevli mahkeme, davanın hangi tarafa karşı açıldığına ve uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davalarında genellikle Asliye Ticaret Mahkemeleri, karşı sürücüye veya araç sahibine karşı açılan davalarda ise Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.
Dava dilekçesinde, kaza tespit tutanağındaki veya önceki kusur değerlendirmelerindeki tespitin neden hatalı olduğu açıklanmalı ve kusur oranının yeniden incelenmesi talep edilmelidir. Mahkeme, kusur oranını yalnızca mevcut tutanaklara göre belirlemez; kazanın oluş şekli, trafik kuralları, fotoğraflar, kamera kayıtları, tanık beyanları ve diğer teknik delilleri birlikte değerlendirir.
Kusur değerlendirmesi teknik bir inceleme gerektirdiğinden mahkeme, dosyayı trafik konusunda uzman bağımsız bilirkişi veya bilirkişi heyetine gönderir. Gerekli görülmesi durumunda olay yerinde keşif yapılır ve kazanın oluş şekli yeniden incelenir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edildikten sonra taraflar HMK m. 281 kapsamında iki hafta içinde rapora itiraz edebilir. İtirazların haklı bulunması durumunda mahkeme ek rapor alınmasına veya yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirilmesine karar verebilir.
Mahkeme yoluyla yapılan inceleme, diğer başvuru yollarına göre daha uzun sürebilse de kusur oranının tüm delillerle birlikte ayrıntılı şekilde değerlendirildiği en kapsamlı hukuki süreçlerden biridir. Dolayısıyla hatalı kusur tespitinin tazminat hakkını etkilediği durumlarda mahkeme süreci önemli bir başvuru yolu oluşturur.
İtiraz Sürecinde Hak Kaybı Yaşamamak Adına Dikkat Etmeniz Gerekenler
Kusur oranına itiraz sürecinde hak kaybı yaşamamak adına öncelikle yasal süreleri takip etmeniz gerekir. Maddi hasarlı trafik kazalarında kusur değerlendirmesine ilişkin itirazların, bildirim tarihinden itibaren öngörülen süreler içinde yapılması önemlidir. Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararlarına karşı itiraz hakkı ise kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde kullanılmalıdır.
İtiraz sürecinde dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise kazaya ilişkin delillerin zaman kaybetmeden toplanmasıdır. Kaza anını gösteren kamera kayıtları, tanık bilgileri, fotoğraflar ve diğer teknik belgeler belirli sürelerle saklandığından geç kalınması halinde önemli delillere ulaşmak zorlaşabilir.
Sadece “kusur oranını kabul etmiyorum” şeklinde yapılan dayanaksız itirazlar yeterli değildir. İtiraz dilekçesinde kazanın oluş şekli açıklanmalı ve fotoğraf, kamera kaydı, tanık beyanı, ekspertiz raporu veya teknik değerlendirme gibi destekleyici delillerle kusur oranının neden hatalı olduğu ortaya konulmalıdır.
Trafik kazalarında kusur değerlendirmesi teknik inceleme, sigorta uygulamaları ve hukuki süreçlerin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Bu nedenle özellikle yaralanmalı, ölümlü veya yüksek maddi zarara yol açan kazalarda hukuki destek alınması, sürecin doğru yürütülmesine yardımcı olur ve prosedürel ya da teknik hatalardan oluşan hak kayıplarını engeller.
Kusur Oranına İtiraz İçin Gerekli Belgeler
Kusur oranına itiraz ederken belgelerin eksiksiz sunulması ve itirazı destekler nitelikte olması, başvurunun lehte sonuçlanmasını sağlayacaktır. Bu kapsamda gerekli belgeler şöyledir:
- Kaza tespit tutanağının bir örneği. Sigorta şirketinden veya e-Devlet üzerinden temin edilebilir.
- Kaza anına ait fotoğraf ve varsa kamera kaydı, mümkünse kazadan hemen sonra kaydedilmelidir.
- Tanık beyanları, tanığın iletişim bilgileriyle birlikte yazılı olarak alınmalıdır.
- Yaralanma varsa adli muayene raporu ve tedavi belgeleri, hastaneden veya adli tıp kurumundan istenebilir.
- Varsa özel bilirkişi veya eksper raporu, itiraz dilekçesine dayanak olarak eklenebilir.
- Sigorta poliçe bilgileri ve araç ruhsat fotokopisi, başvuru formunun eksiksiz doldurulması için gereklidir.
- Belgelerin dijital ve fiziki kopyalarının ayrı ayrı saklanması, itiraz sürecinde tekrar talep edilmesi durumunda zaman kaybını önler.
İtiraz Süresi ve Zamanaşımı Kavramı
Başvurunun yapıldığı kuruma ve sürecin hangi aşamada olduğuna göre değişiklik gösteren itiraz süresi açısından hak kaybı yaşamamak adına kusur oranı tarafınızı bildirildikten sonra mümkün olan en kısa sürede süreci başlatmanızı öneririz. İtiraz sürecinde dikkat edilmesi gereken süreler ise şöyle sıralayabiliriz:
- Sigorta şirketi ve SBM süreci: Maddi hasarlı trafik kazalarında kusur değerlendirmesine ilişkin itirazların, ilgili bildirim sonrasında genellikle ilk 5 gün içinde yapılması gerekir. Sürenin geçirilmesi halinde itiraz imkanları ve izlenecek hukuki yollar olaya göre değişir.
- Sigorta Tahkim Komisyonu süreci: Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararlarına karşı itiraz hakkı, kararın taraflara tebliğ edilmesinden itibaren 10 gün içinde kullanılabilir fakat her hakem kararına karşı itiraz yolu açık değildir; itiraz edilebilmesi için kararın kanunda belirtilen şartları taşıması gerekir. Bu sürenin kaçırılması durumunda karar kesinleşebilir ve dava yoluna gitmek gerekir.
Zamanaşımı süresi ise itiraz süresinden farklı bir hukuki kavramdır. Trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri, kural olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi kapsamında değerlendirilir. Buna göre tazminat talepleri, zararın ve sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde kaza tarihinden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Kaza aynı zamanda taksirle yaralama veya taksirle öldürme gibi bir suç oluşturuyorsa, taksirle öldürme suçunda dava zamanaşımı süresi kural olarak 15 yıl, taksirle yaralama suçunda ise olayın niteliğine göre 8 yıl veya daha uzun süreler olabilir. Bu durumda tazminat talebi için uygulanacak süre, kazadaki suçun niteliğine ve ceza kanunundaki zamanaşımı düzenlemelerine göre belirlenir.
Bu nedenle kusur oranına ilişkin sürelerin kaçırılmaması ve hak kaybı yaşanmaması için kazanın niteliğine göre hukuki değerlendirme yapılması önem taşır.
Trafik kazalarında zamanaşımı sürelerine ilişkin detayları incelemek için uzman avukatlarımızın hazırladığı Trafik Kazalarında Zamanaşımı web sayfamıza göz atabilirsiniz.
Kusur Oranı Değişirse Haklarınız Nasıl Etkilenir?
Kusur oranının değişmesi kaza sonrasında talep edilecek tazminat miktarını doğrudan etkilerken itiraz sonucunda oranın azalması halinde daha önce alınamayan ya da eksik hesaplanan bazı haklar da yeniden değerlendirilir.
Bu hakları genel olarak şöyle özetleyebiliriz:
- Kusur oranının azalması, karşı tarafın kusuruna bağlı olarak talep edilebilecek araç hasarı ve değer kaybı tazminatının yeniden hesaplanmasını sağlayabilir.
- Yaralanmalı kazalarda kusur oranındaki değişiklik, tedavi masrafları, geçici iş göremezlik ve sürekli maluliyet nedeniyle talep edilecek maddi tazminat miktarını etkileyebilir.
- Ölümlü trafik kazalarında, hayatını kaybeden kişinin yakınlarının talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı, güncellenen kusur oranına göre yeniden hesaplanabilir.
- Manevi tazminatta kusur oranı doğrudan bir hesaplama kriteri değildir fakat kazadaki kusur durumu, olayın ağırlığı ve tarafların durumlarıyla birlikte hakimin değerlendirdiği unsurlardan biri olabilir.
Kusur oranına avukat olmadan itiraz edilebilir mi?
Kusur oranına itiraz edebilmek için avukatla temsil edilme zorunluluğu yoktur. Yasal olarak sorumlu vatandaş gerekli belgeleri hazırlayarak itirazını bizzat yapabilir fakat teknik ve karmaşık prosedürler içeren bir süreç olması dolayısıyla delillerin eksiksiz sunulması ve doğru usulün izlenmesi uzman olmayan biri için oldukça zordur. Özellikle yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarında ya da yüksek tutarlı tazminat tazminat taleplerinde avukat desteği alınması hak kaybı yaşanma riskini azaltır ve itirazın başarı ihtimalini önemli ölçüde artırır.
Kusur oranı kaç gün içinde değiştirilebilir?
Başvurunun yapılacağı mecraya bağlı olarak itiraz süresi değişir.
- SBM üzerinden belirlenen kusur oranına itiraz etmek için, yeni belge veya delillerle birlikte 5 iş günü içinde sigorta şirketine başvurulması gerekir.
- Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru için özel bir süre öngörülmemiş olsa da, hakem kararına itiraz edilecekse kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde (takvim günü olup tatiller dahildir) itiraz dilekçesi verilmelidir.
- İlk kusur tespitine hiç itiraz edilmezse kusur oranı belirli bir süre sonunda, bu süre maddi hasarlı kazalarda 2 yıl, yaralanmalı kazalarda 8 yıl, ölümlü kazalarda ise 15 yıldır. Bu nedenle itirazın mümkün olan en kısa sürede, özellikle ilk aşamadaki 5 iş günlük ve 10 günlük süreler içinde yapılması büyük önem taşır.
- Bu süreler kaçırılmış olsa bile, zamanaşımı süresi dolmadığı sürece kusur oranı mahkeme yoluyla yeniden değerlendirilebilir.
Kusur oranını kim belirler?
Kusur oranının kim tarafında belirlendiği kazanın sonucuna bağlı olarak değişen bir durumdur. Üç alternatif vardır bu süreçte:
- Eğer kaza maddi hasarlı ise sürücülerin düzenlediği ya da kolluk kuvvetleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağı, fotoğraflar ve diğer belgeler Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) sistemi üzerinden değerlendirilir ve ilk kusur oranı da bu inceleme sonucunda belirlenir.
- Kazada yaralanma ya da ölüm olması durumunda polis veya jandarma olay yerinde inceleme yaparak delilleri toplar, kaza krokisini hazırlar ve gerekli tespitleri yapar fakat nihai kusur oranını belirlemez. Ceza soruşturması veya ceza davası kapsamında görevlendirilen bilirkişi, olayın oluş şekli, trafik kuralları ve teknik bulgular ışığında kusur değerlendirmesini yapar. Bu süreçte araç hasarına ilişkin kusur tespiti SBM üzerinden, kişisel zarara ilişkin kusur tespiti ise ceza bilirkişisi üzerinden ayrı ayrı yürütülür. Dolayısıyla iki süreç eş zamanlı ilerleyebilir.
- İlk belirlenen kusur oranına itiraz edilmesi senaryosunda ise dosya Sigorta Tahkim Komisyonu veya görevli mahkeme tarafından yeniden incelenir. Bu süreçte görevlendirilen bağımsız bilirkişi veya bilirkişi heyeti, mevcut delilleri yeniden değerlendirerek önceki kusur oranından farklı bir sonuca ulaşabilir.
Ceza davasındaki kusur oranı ile hukuk davasındaki oran aynı mıdır?
Ceza mahkemesinde yapılan kusur değerlendirmesi ile hukuk mahkemesindeki oran her zaman aynı olmak zorunda değildir çünkü bu iki yargılama birbirinden bağımsız yürütülür ve her mahkeme kendi dosyası kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırabilir.
Hukuk mahkemesi, ceza dosyasındaki kazanın oluş şekli, tanık beyanları ve teknik bulgular gibi detayları delil olarak değerlendirebilir fakat ceza yargılanamasında yapılan kusur tespitiyle bağlı değildir. Bu nedenle hukuk davasında görevlendirilen bilirkişi, dosyadaki tüm delilleri dikkate alarak bağımsız bir kusur değerlendirmesi yapabilir.
SBM kusur oranı nasıl öğrenilir?
Kusur oranını öğrenmek için e-Devlet’deki Trafik Poliçe ve Hasar Bilgileri Sorgulama hizmetini ya da SBM’nin KTT Sorgulama ve İtiraz web sayfasını kullanabilirsiniz. Bazı sigorta şirketleri kusur oranı netleştiğinde SMS ve e-mail yoluyla da bilgilendirme yapar.
Kusur oranı değişirse değer kaybı alınabilir mi?
Araç değer kaybı talebi doğrudan kusur oranına bağlı hesaplandığından dolayı bu oranın itiraz sonucunda düşürülmesi, daha önce reddedilen ya da düşük ödenen değer kaybının yeniden gündeme gelmesini ve hesaplanmasını sağlar. Örneğin, kazada başlangıçta %100 kusurlu bulunan bir sürücünün kusur oranının itiraz sonucunda %25’e düşürülmesi ve karşı tarafın %75 kusurlu olduğunun tespit edilmesi hâlinde, araç değer kaybı talep etme hakkı doğar.
Kamera kaydı kusur oranını değiştirir mi?
Kusur oranına itiraz sürecinde en güçlü deliller güvenlik kamerası, araç içi kamera ya da mobese görüntüleridir. Görüntüler kaza tespit tutanağındaki sürücü beyanlarıyla çelişen bir oluş şeklini net biçimde gösteriyorsa itirazın kabul edilme ihtimali artar. Bu gibi kayıtlar belirli sürelerle silindiğinden dolayı vakit kaybetmeden delil toplama aşamasında değerlendirmenizi öneririz.
%100 kusur kararı değişebilir mi?
Tam kusurlu bulunan bir sürücünün de kusur oranına itiraz hakkı bulunur ve süreç diğer kusur oranlarıyla aynı şekilde işler. Kazanın oluş şeklini gösteren yeni bir delil ya da gözden kaçan bir teknik detay sunulduğunda tam kusurun kısmi hatta kusursuzluğa kadar gerilemesi mümkündür.
İtiraz süreci devam ederken araç tamir ettirilebilir mi?
Kusur oranına itiraz edilirken aracın tamir edilmesinin hukuken bir engeli yoktur fakat tamirden önce hasarın detaylı biçimde fotoğraflanması ve mümkünse bağımsız bir eksper tarafından hasar tespiti yaptırmanızı öneririz. Aksi halde itiraz sürecinde yahut bilirkişi incelemesi aşamasında hasarın kaza ile birebir uyumlu olduğunu göstermeniz zorlaşır. Yine yüksek tutarlı hasarlarda tamire başlamadan önce sigorta şirketinin ve/veya bilirkişinin onayını almak, sürecin devamında karşılaşabileceğiniz ihtilafları önleyecektir.
%50-%50 kusur oranına itiraz edilebilir mi?
Eşit kusur olarak da bilinen %50 kusur durumuna itiraz etmek elbette mümkündür. Kazanın oluş şeklini netleştiren kamera kayıtları, tanık beyanları yahut yol ve işaretleme kusuruna dair teknik bulgular sunulduğunda kusur değerlendirmesi taraflardan biri lehine değişebilir. Uygulamada eşit kusur kararlarına yapılan itirazlarda bilirkişi incelemesi talebi, sonucu değiştirmede etkili bir adımdır.
Yaralanmalı ve ölümlü kazalarda fark nedir?
Kazada yaralanma ya da ölüm olması durumunda kusur oranına itiraz sürecine birkaç kritik nokta eklenir.
Yaralanmalı kazalar için bu itiraz süreci iki ayrı zeminde ilerleyebilir. Mağdurun şikayetçi olmadığı senaryoda süreç sigorta dosyasıyla sınırlı kalır ve kusur tespitinde SBM ve sigorta şirketine gidilebilir. Kazadan sonraki 6 aylık zamanaşımı süresinde mağdurun şikayetçi olması durumunda ise taksirle yaralama suçundan ceza davası da açılır ve kusur oranı, mahkemenin atadığı bilirkişi raporuyla ayrıca değerlendirilir. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi mümkün bu süreçte.
Önemli bir detay olarak, kazanın alkollü araç kullanımı ya da aşırı hız gibi bilinçli taksir sayılan bir durumdan kaynaklanması halinde ise savcılık şikayet aranmaksızın resen soruşturma başlatır. Dolayısıyla kusur tespiti baştan itibaren hem sigorta hem ceza dosyasında paralel yürür.
Ölümlü trafik kazalarında ise ceza soruşturması mağdurun şikayetine bağlı değildir ve buna bağlı olarak kusur oranına itiraz hem tazminat dosyasında (mirasçılar açısından) hem de ceza soruşturmasındaki bilirkişi raporuna karşı ayrı ayrı yürütülebilir. Bu kazalarda kusur oranı destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında doğrudan belirleyici olduğundan, ufak bir değişim dahi maddi açıdan büyük farklar yaratabilir.
İtiraz kaç gün içerisinde sonuçlanır?
İtirazın hangi aşamada yapıldığına bağlı olarak kaç gün içerisinde yanıt geleceği sorusunun yanıtı değişkenlik gösterir. Sigorta şirketine yapılan itirazlara çoğu zaman birkaç iş gününde yanıt gelirken bir sonraki aşama olan Sigorta Tahkim Komisyonu’nda süreç dosyanın karmaşıklığına ve iş yoğunluğuna da bağlı olarak 3-6 ay kadar sürebilir. Mahkeme yoluyla yapılan itirazlarda ise duruşma takvimi ve bilirkişi incelemesi ile beraber yanıtın gelmesi 1 yılı geçebilir.
Kusur oranına itiraz ederken hangi deliller işe yarar?
Olay yeri fotoğrafları, güvenlik ya da araç içi kamera kayıtları, tanık beyanları ve bağımsız bilirkişi raporları, yol çizgileri, trafik işaretleri ve hız sınırına ilişkin teknik bulgular kusur oranına itiraz sürecindeki önemli delillerdendir. Yine tutanakta eksik ya da çelişkili ifadelerin somut delilerle karşılaştırılması da itirazın gücünü ve lehte sonuçlanma ihtimalini artırır.
Tek taraflı kazada kusur oranına itiraz edilebilir mi?
Evet, tek taraflı kazalarda da sürücünün tek başına sorumlu tutulmasına itiraz edilebilir. Kazanın gizli buzlanma, eksik trafik işareti yahut yol çalışması uyarısının bulunmaması gibi bir yol kusurundan kaynaklandığını düşünüyorsanız ilgili belediyeye ya da Karayolları Genel Müdürlüğü’ne karşı hizmet kusur nedeniyle idare mahkemesinde ayrı bir dava açabilirsiniz. Bu gibi durumlarda olay yerinin teknik olarak incelenmesi ve yol durumunun fotoğraflanması, davanın sonucu doğrudan etkileyen noktalardandır.
Sigorta şirketi itirazımı reddederse ne yapmalıyım?
Sigorta şirketinin kusur oranına yaptığınız itirazı reddetmesi sürecin sonu anlamına gelmez. Bu kararın ardında dosya Sigorta Tahkim Komisyonu’na taşınabilir ve bu davaya kıyasla daha düşük maliyetli ve hızlı bir süreçtir. Uyuşmazlığın tutarına bağlı olarak dosya tek hakem ya da itiraz hakem heyeti tarafından incelenir. Buradan da istenen sonuç alınamadığı takdirde son aşamada mahkemede dava açılır ve konu bağımsız bir bilirkişi incelemesine götürülür.
Sigortasız araçla yapılan kazada kusur oranına itiraz edilebilir mi?
Evet, kazaya karışan araçlardan birinin sigortasız olması kusur oranına itiraz hakkını ortadan kaldırmaz. Sigortasız araç sürücüsünün kusurlu bulunması halinde tazminatın Güvence Hesabı’ndan talep edilmesi gerekir ve kusur oranı ne kadar yüksek belirlenirse, Güvence Hesabı’ndan talep edilebilecek tazminat da o ölçüde artar.
Sigortasız araç ya da araçların karıştığı trafik kazalarıyla ilgili daha fazla hukuki bilgi için Sigortasız Araçla Trafik Kazası ve Hukuki Sonuçları sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Ehliyetsiz kaza yaptım, kusur oranına itiraz edebilir miyim?
Kusur değerlendirmesi yapılırken kazanın oluş şekli dikkate alınır ve kazada bir sürücünün ehliyetsiz olması tek başına kusur oranını belirleyen bir unsur değildir. Dolayısıyla ehliyetsiz sürücü de kusur oranına itiraz hakkını kullanarak tazminat talep edebilir. Fakat bu durum, sigorta şirketinin ehliyetsiz sürücüye rücu hakkını ortadan kaldırmaz. Kusur oranı ile rücu hakkı birbirinden bağımsız değerlendirilir ve sürücü kazada kusursuz bulunsa dahi, sigorta şirketi ödediği tazminatı ehliyetsiz olması nedeniyle kendisinden geri isteyebilir.
Trafik kazasına karışan taraflardan birinin ehliyetsiz olması durumunda hukuki sürecin nasıl ilerlediğine ilişkin uzmanlarımızın hazırladığı Ehliyetsiz Trafik Kazası Yapmanın Cezaları ve Hukuki Sonuçları sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yasal Uyarı
1- Sitemizde yer alan metinler, uzman avukatlarımız tarafından sizlere bilgi vermek amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Her hukuki süreç kendine has dinamiklere sahiptir. Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Çözüm Hukuk Bürosu sorumlu değildir.
2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları ilgili mevzuat kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, yayınlanması ya da kullanılması yasaktır. Aykırı kullanımın tespiti halinde Çözüm Hukuk Bürosu yasal yollara başvurma hakkı saklıdır.
Metinlerimiz e-imzalı olup zaman damgalıdır.



