İş Kazasında Maluliyet Oranına İtiraz
Öne çıkan noktalar
İş kazasında maluliyet oranına itiraz sürecine ilişkin dört kritik nokta:
-
1
Maluliyet oranı, hem SGK tarafından bağlanacak sürekli iş göremezlik gelirini hem de iş kazası tazminatının hesaplanmasını doğrudan etkiler. -
2
Meslekte kazanma gücü kaybının en az %10 olması sürekli iş göremezlik geliri için gereklidir. Oranın %10’un altında kalması ise işverenden tazminat talep edilmesine engel değildir. -
3
SGK Sağlık Kurulunun belirlediği maluliyet oranı kesin değildir. Önce Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz edilir, uyuşmazlık devam ederse konu İş Mahkemesine taşınır. -
4
– Maluliyet oranının %0 çıkması bütün tazminat haklarını ortadan kaldırmaz. Geçici iş göremezlik ve gelir kaybı gibi maddi zararlar ile manevi tazminat ayrıca değerlendirilir.
İş kazasında belirlenen maluliyet oranı, SGK tarafından bağlanacak sürekli iş göremezlik gelirini ve işverenden talep edilecek tazminatın hesaplanmasını doğrudan etkiler. Bu nedenle meslekte kazanma gücü kaybının doğru tespit edilmesi, işçinin uğradığı zararın karşılığının belirlenmesi açısından en önemli noktalardandır.
SGK Sağlık Kurulu tarafından belirlenen oranın gerçek sağlık durumunu yansıtmaması veya kazaya bağlı kalıcı kayıpların eksik değerlendirilmesi durumunda maluliyet oranına itiraz edilir. İtiraz önce SGK üzerinden Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna taşınır, uyuşmazlığın devam etmesi durumunda ise yargı yoluna başvurulur.
Büromuz avukatlarının hazırladığı bu yazıda, maluliyet oranının hangi kurum tarafından nasıl belirlendiğine, bu orana nasıl itiraz edilebileceğine ve itiraz sürecine bağlı olarak sürecin nasıl ilerletilmesi gerektiğine ilişkin genel bilgiler paylaşılmıştır. Hukuki uyuşmazlığa ve sürece dair detaylı bilgi ve yönlendirme için info@cozumavukatlik.com.tr mail adresi ya da 0 (541) 371 06 09 numaralı telefon ile iletişime geçebilirsiniz.
UZMAN GÖRÜŞÜ
İş kazalarında maluliyet oranındaki uyuşmazlıkların temelinde çoğu zaman yaralanmanın varlığından çok, kazanın işçinin mesleğini ve çalışma kapasitesini ne ölçüde etkilediğinin doğru ortaya konulamaması bulunur. Aynı tıbbi hasar, yapılan işe ve kaybedilen fonksiyona göre çalışma hayatında farklı sonuçlar doğurur. Bu nedenle maluliyet tespitinde yalnızca tıbbi tanının değil, kalıcı kaybın işçinin mesleğini sürdürme kapasitesi üzerindeki gerçek etkisinin de doğru belirlenmesi gerekir.
Av. Çiğdem Baykara
İş ve Tazminat Hukuku Uzmanı
İş Kazasında Maluliyet (Sürekli İş Göremezlik) Oranı Nedir? Neden Önemlidir?
İş kazasında maluliyet oranı, kazanın sigortalının meslekte kazanma gücünde meydana getirdiği kalıcı kaybın oranını ifade eder. Bu oran, yetkili hastaneler tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporları ve tıbbi belgeler incelenerek SGK tarafından belirlenir.
5510 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca meslekte kazanma gücünün en az %10 oranında azaldığının tespit edilmesi durumunda sürekli iş göremezlik geliri bağlanır. Maluliyet oranının %10’un altında kalması SGK tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına engeldir fakat işverenden tazminat talep edilmesine engel değildir. İş kazası nedeniyle kalıcı bir zarar oluşmuşsa, işverenin kusuru ve diğer tazminat şartları doğrultusunda maddi ve manevi tazminat talep edilir.
Belirlenen maluliyet oranı, iş kazası nedeniyle talep edilecek maddi tazminatın hesaplanmasında kullanılan temel verilerden biridir. İşçinin yaşı, ücreti, kusur durumu ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı gibi unsurlar birlikte değerlendirilerek sürekli iş göremezlik nedeniyle oluşan zarar hesaplanır. Bu nedenle sağlık durumunu veya kalıcı kaybı gerçeğe uygun şekilde yansıtmayan bir oran, hem SGK tarafından bağlanacak geliri hem de işverenden talep edilecek tazminatın miktarını doğrudan etkiler.
Maluliyet Oranı Yüzde 0 Çıkarsa Tazminat Alınabilir Mi?
İş kazası sonrasında maluliyet oranının %0 çıkması tazminat hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Sürekli iş göremezliğin bulunmaması, iş kazası nedeniyle bedensel veya ruhsal bir zarar meydana gelmediği anlamına gelmez.
Yargıtay uygulamasında da %0 sürekli iş göremezlik oranına rağmen kazanın kişide oluşturduğu elem, ruhsal etkiler ve tedavi süresi dikkate alınarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Manevi tazminatın belirlenmesinde olayın özellikleri, tarafların kusur durumu ve zararın ağırlığı birlikte değerlendirilir.
Maddi tazminat bakımından da %0 oran, iş kazasından kaynaklanan bütün zarar kalemlerini ortadan kaldırmaz. İşçinin tedavi ve iyileşme döneminde çalışamaması nedeniyle oluşan geçici iş göremezlik ve gelir kaybı, sürekli iş göremezlik zararından ayrı değerlendirilir. Bu nedenle %0 maluliyet oranı sürekli iş göremezlik nedeniyle tazminat hesabını etkilerken, iş kazasından doğan diğer maddi zararlar ile manevi tazminat taleplerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Maluliyet Oranı Nasıl ve Hangi Kurum Tarafından Belirlenir?
İş kazasında maluliyet yani meslekte kazanma gücü kaybı oranını SGK belirler. İşçi, sağlık kurulu raporunun düzenlenmesi için SGK tarafından yetkilendirilmiş hastanelerden birine sevk edilir. Bu hastaneler, SGK’nın sağlık kurulu raporu düzenleme konusunda yetkilendirdiği devlet hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri veya üniversite hastaneleri gibi sağlık kuruluşlarıdır.
Hastanede iş kazası sonucunda oluşan kalıcı rahatsızlıklar ilgili branşlar tarafından muayene edilir, gerekli tetkikler yapılır ve kazaya bağlı kalıcı bulgular sağlık kurulu raporuna kaydedilir. Hastane maluliyet oranını belirlemez, yalnızca işçinin sağlık durumunu ve kazaya bağlı kalıcı bulguları raporlar.
Sağlık kurulu raporu ve rapora dayanak oluşturan tıbbi belgeler SGK tarafından incelenir. İş kazasına bağlı rahatsızlığın niteliği, işçinin yaptığı iş ve yaşı gibi unsurlar değerlendirilerek meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit edilir. Birden fazla kalıcı hasar bulunması durumunda oranlar doğrudan toplanmaz. İlgili oranlar Balthazard formülü kullanılarak birleştirilir. Böylece işçinin sürekli iş göremezlik derecesi belirlenmiş olur.
İş Kazasında Maluliyet Oranına Nasıl İtiraz Edilir?
İş kazası sonucunda SGK tarafından belirlenen meslekte kazanma gücü kaybı oranının sağlık durumunu doğru yansıtmadığı düşünülüyorsa bu orana itiraz edilir. Maluliyet oranı, iş kazası nedeniyle hesaplanacak maddi tazminatın temel verilerinden biri olduğundan oranın doğru belirlenmesi tazminat miktarını doğrudan etkiler. Gerçek kaybın altında belirlenen bir oran, işçinin sürekli iş göremezlik nedeniyle talep edeceği tazminatın da daha düşük hesaplanmasına neden olur.
Maluliyet oranına itiraz yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda hukuki sonuçları bulunan bir süreçtir. Bu nedenle sürecin iş kazaları ve tazminat hukuku alanında uzman bir avukat tarafından yürütülmesi eksik veya hatalı değerlendirilen tıbbi bulguların tespit edilmesi, itiraz gerekçelerinin doğru oluşturulması ve Yüksek Sağlık Kurulu ile devamındaki yargı sürecinin usulüne uygun yürütülmesi açısından önem taşır.
İtiraz sürecini birkaç adımda aşağıdaki şekilde detaylandırabiliriz:
- Yetkili hastaneden alınan sağlık kurulu raporu ve diğer tıbbi belgeler incelenerek meslekte kazanma gücü kaybı oranı SGK Sağlık Kurulu tarafından belirlenir.
- Belirlenen orana itiraz, ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya Sosyal Güvenlik Merkezine dilekçe verilerek yapılır. İtiraz gerekçeleri dilekçede açıkça belirtilir.
- SGK, itiraz üzerine dosyayı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gönderir. Kurul, ilk karara esas sağlık kurulu raporlarını ve tıbbi belgeleri inceleyerek meslekte kazanma gücü kaybı oranı hakkında yeniden karar verir.
- Kurul ilk belirlenen oranı değiştirebilir veya aynı bırakabilir. Yüksek Sağlık Kurulunun verdiği karar SGK açısından bağlayıcıdır ancak işçi ve işveren açısından kesin ve değiştirilemez bir karar değildir.
- İtirazın kabul edilmemesi ve Yüksek Sağlık Kurulunun ilk belirlenen oranı değiştirmemesi ya da belirlenen yeni oranın yine gerçeği yansıtmaması durumunda uyuşmazlık İş Mahkemesine taşınır. Mahkeme, maluliyet oranının yeniden değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alır.
- Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen oranlar arasında çelişki bulunması durumunda bu çelişki, Adli Tıp Kurumunun ilgili üst kurulu tarafından yapılacak değerlendirmeyle giderilir.
Dolayısıyla SGK Sağlık Kurulunun ilk belirlediği maluliyet oranı kesin değildir. İlk aşamada Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz edilir. Bu aşamada da sonuç değişmezse uyuşmazlık yargıya taşınır ve maluliyet oranı Adli Tıp Kurumu incelemesiyle yeniden değerlendirilir.
İtiraz Nereye Yapılır?
İş kazasında belirlenen maluliyet oranına ilk itiraz Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya Sosyal Güvenlik Merkezine yapılır. İtiraz dilekçesi doğrudan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna verilmez. SGK’ya yapılan başvuru üzerine dosya, yeniden değerlendirilmek üzere Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilir. Yüksek Sağlık Kurulu, Kurum Sağlık Kurulunun belirlediği meslekte kazanma gücü kaybı oranına yapılan itirazı inceleyen mercidir.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun kararı da işçinin gerçek maluliyet durumunu yansıtmıyorsa uyuşmazlık yargıya taşınır. Bu aşamada görevli mahkeme İş Mahkemesidir. Yüksek Sağlık Kurulunun kararı SGK Sağlık Kurullarını bağlamakla birlikte işçi açısından yargı yolunu kapatmaz. Mahkeme aşamasında maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu incelemesine başvurulur.
Maluliyet Oranına İtiraz İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
Maluliyet oranına itirazda, belirlenen oranın neden hatalı olduğunu ortaya koyan tıbbi belgeler dosyanın en önemli bölümünü oluşturur. Özellikle ilk değerlendirmede dikkate alınmayan bir rahatsızlık, kalıcı fonksiyon kaybı veya tedavi sonucu varsa bunların belgelerle ortaya konulması gerekir. İtiraz başvurusunda şu belgelere yer verilmesi faydalıdır:
- SGK Sağlık Kurulu tarafından verilen maluliyet oranı kararı
- Maluliyet oranına neden itiraz edildiğini açıklayan itiraz dilekçesi
- İş kazası sonrasında düzenlenen sağlık kurulu ve hastane raporları
- Ameliyat raporları, epikrizler ve tedavi sürecine ilişkin diğer tıbbi belgeler
- MR, tomografi, röntgen, EMG ve benzeri tetkik sonuçları
- Varsa ilk değerlendirmeden sonra alınan yeni rapor ve tıbbi belgeler
- İş kazasına ilişkin tutanak ve diğer kaza belgeleri
- Başvuru avukat aracılığıyla yapılıyorsa vekaletname
İtiraz dosyasına mümkün olduğunca fazla belge eklemekten ziyade, maluliyet oranının neden gerçeği yansıtmadığını gösteren doğru belgelerin sunulması doğru yaklaşımdır. Örneğin; hareket kısıtlılığı ilk raporda değerlendirilmemişse bunu gösteren ortopedi muayenesi ve tetkikler; sinir hasarı bulunuyorsa EMG sonuçları itirazın doğrudan dayanağını oluşturur. Bu nedenle tıbbi belgeler ile itiraz gerekçelerinin birbiriyle uyumlu şekilde hazırlanması gerekir.
Maluliyet Oranına İtiraz Dilekçesi Nasıl Yazılır?
Maluliyet oranına itiraz dilekçesi, belirlenen oranın neden gerçeği yansıtmadığını somut tıbbi bulgular ve belgeler üzerinden detaylarıyla açıklamalıdır. Bu yönüyle, dilekçede yalnızca daha yüksek bir oran talep edilmesinin yeterli ve anlamlı olmadığını belirtmemiz gerekir.
İtiraz dilekçesinde aşağıda yer alan bilgiler mutlaka yer almalıdır:
- Başvurunun yapılacağı Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya Sosyal Güvenlik Merkezi
- Başvuranın adı, soyadı, T.C. kimlik numarası ve iletişim bilgileri
- İtiraz edilen SGK kararının tarih ve sayısı
- Belirlenen meslekte kazanma gücü kaybı oranı
- Orana hangi nedenlerle itiraz edildiğinin açıklaması
- Eksik veya hatalı değerlendirildiği düşünülen rahatsızlık ve kalıcı fonksiyon kayıpları
- İtiraz gerekçelerini destekleyen sağlık raporu, tetkik ve diğer tıbbi belgelere ilişkin açıklamalar
- Dosyanın Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilerek yeniden değerlendirilmesi talebi
- Ekler, tarih ve imza
Dilekçenin en önemli bölümü itiraz gerekçesidir. Örneğin; yalnızca “%15 olarak belirlenen oran düşüktür” denilmesi yerine, “iş kazası sonucunda sol el başparmağında oluşan kalıcı hareket kısıtlılığı değerlendirmeye alınmamıştır” şeklinde somut gerekçe gösterilmeli ve bu iddiayı destekleyen sağlık raporu veya tetkike atıf yapılmalıdır. Böylece hangi tıbbi bulguya dayanılarak oranın yeniden değerlendirilmesinin talep edildiği açık biçimde ortaya konulur.
İtiraz Sürecinde Zamanaşımı
SGK tarafından belirlenen maluliyet oranına Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu nezdinde yapılacak itiraz için mevzuatta belirlenmiş genel bir hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Bununla birlikte itirazın geciktirilmemesi, maluliyet oranının kesinleştirilmesi ve buna bağlı tazminat sürecinin yürütülmesi açısından önemlidir.
İş kazası nedeniyle işverene karşı ileri sürülecek maddi ve manevi tazminat taleplerinde ise kural olarak 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Kazanın aynı zamanda suç oluşturması durumunda ise daha uzun ceza zamanaşımı süresinin uygulanması da gündeme gelir. Maluliyetin zaman içerisinde geliştiği veya zararın kapsamının sonradan belirlenebilir hale geldiği durumlarda zamanaşımının başlangıcı ayrıca değerlendirilir.
Maluliyet Oranının Tespiti Davası Nasıl Açılır?
SGK ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından belirlenen maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığı düşünülüyorsa uyuşmazlık İş Mahkemesine taşınır. Yargılama sırasında meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi için dosya Adli Tıp Kurumuna gönderilir. Adli Tıp Kurumu, işçinin tıbbi belgelerini ve önceki sağlık kurulu raporlarını inceler ve gerekli olduğunda işçiyi muayene ederek maluliyet oranı hakkında rapor düzenler.
Maluliyet oranına ilişkin uyuşmazlığın çözümü için her durumda ayrı bir dava açılması gerekmez. Devam eden iş kazası tazminat davasında Yüksek Sağlık Kurulu tarafından belirlenen orana itiraz edilmişse, mahkeme maluliyet oranını aynı dava içerisinde Adli Tıp Kurumu incelemesiyle kesinleştirir. Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp Kurumu raporları arasında farklılık bulunması durumunda ise çelişkinin giderilmesi için dosya Adli Tıp Kurumunun ilgili üst kuruluna gönderilir. Maluliyet oranı kesinleştirildikten sonra bu oran iş kazası tazminatı hesabında esas alınır.
Maluliyet oranına itiraz etmek için avukat gerekir mi?
Maluliyet oranına itiraz için avukatla temsil zorunlu değildir ve işçi, itiraz dilekçesini kendisi de SGK’ya verebilir. Diğer taraftan, maluliyet oranı hem sürekli iş göremezlik gelirini hem de iş kazası tazminatının hesaplanmasını doğrudan etkilediğinden, hangi tıbbi bulgunun eksik değerlendirildiğinin belirlenmesi ve itiraz sürecinin doğru yürütülmesi açısından iş kazaları alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınması önemlidir.
Maluliyet oranına itiraz edilirse oran düşebilir mi?
Maluliyet oranına itiraz edilmesi, oranın mutlaka yükseltileceği anlamına gelmez. Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu dosyayı yeniden değerlendirerek mevcut oranı değiştirebilir veya aynı bırakabilir, sonraki kontrol ve yargılama süreçlerinde de farklı oranlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle itirazdan önce mevcut tıbbi belgelerin ve itiraz gerekçelerinin birlikte değerlendirilmesi ve eğer süreçte uzman bir avukat ile çalışıyorsanız onun yönlendirmelerine bağlı hareket edilmesi gerekir.
Yüksek Sağlık Kurulu kararı kesin midir?
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun kararı SGK Sağlık Kurullarını bağlar fakat işçi, işveren ve mahkeme açısından kesin değildir. Belirlenen orana ilişkin uyuşmazlık devam ediyorsa konu İş Mahkemesine taşınır ve yargılama sırasında Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak maluliyet oranı yeniden değerlendirilir.
Maluliyet oranı mahkemede yeniden belirlenebilir mi?
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından belirlenen maluliyet oranına itiraz edilmesi durumunda mahkeme, gerekli tıbbi incelemeleri yaptırarak maluliyet oranını yeniden değerlendirir. Bu süreçte Adli Tıp Kurumundan rapor alınır, önceki raporlarla çelişki bulunuyorsa bu çelişkinin giderilmesi için ilgili üst kurul incelemesine başvurulur.
Adli Tıp raporu ile SGK raporu farklı çıkarsa ne olur?
SGK veya Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından belirlenen oran ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında farklılık bulunması durumunda çelişkinin giderilmesi gerekir. Mahkeme, ilgili mevzuata uygun şekilde üst kurul incelemesine başvurarak maluliyet oranını kesinleştirir ve tazminat hesabını belirlenen nihai oran üzerinden yaptırır. Yargıtay uygulamasında da farklı oranların bulunduğu dosyalarda bu inceleme silsilesinin tamamlanması aranır.
İtiraz sürerken mevcut oran üzerinden maaş/gelir alınabilir mi?
Maluliyet oranına itiraz edilmesi, SGK’nın mevcut kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz ve buna bağlı olarak işçiye sürekli iş göremezlik geliri bağlanmışsa itiraz sürecinde mevcut karar uygulanmaya devam eder. Oran itiraza bağlı olarak değiştirilirse gelir de yeni karara göre yeniden değerlendirilir. Yeni oranın geçmiş dönem ödemelerine nasıl yansıyacağı ise kararın niteliğine ve uygulanacağı tarihe göre belirlenir.
Maluliyet tespit davası devam ederken tazminat davası açılabilir mi?
Maluliyet oranının henüz kesinleşmemiş olması iş kazası nedeniyle tazminat davası açılmasına tek başına engel değildir. Maluliyet oranının ayrı bir davada tespit edilmesi gerekiyorsa mahkeme bu davanın sonucunu bekletici mesele yaparak kesin oran belirlendikten sonra tazminat hesabına devam eder. Somut dosyaya göre mahkeme, maluliyet oranının tespiti için ayrıca dava açılması amacıyla süre de verebilir.
Maluliyet tespiti için işçinin bizzat muayene edilmesi zorunlu mu?
Maluliyet oranına itiraz sürecinde her aşamada bizzat muayene zorunlu değildir. SGK Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu değerlendirmelerini sağlık kurulu raporları ve dosyadaki tıbbi belgeler üzerinden yapar. Yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu ise dosyadaki mevcut tıbbi belgeleri yeterli görmezse işçiyi muayeneye çağırır. Dolayısıyla hukuki sürecin ihtiyacına bağlı olarak muayene tekrarı değişecektir.
Yasal Uyarı
1- Sitemizde yer alan metinler, uzman avukatlarımız tarafından sizlere bilgi vermek amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Her hukuki süreç kendine has dinamiklere sahiptir. Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Çözüm Hukuk Bürosu sorumlu değildir.
2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları ilgili mevzuat kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, yayınlanması ya da kullanılması yasaktır. Aykırı kullanımın tespiti halinde Çözüm Hukuk Bürosu yasal yollara başvurma hakkı saklıdır.
Metinlerimiz e-imzalı olup zaman damgalıdır.



