Trafik Kazaları
Trafik kazası sonrasında zarar görenin talep edebileceği tazminat kalemleri, kusur dağılımının belirlenmesinden maluliyet oranının tespitine kadar birbirini izleyen adımlar sonucunda ortaya çıkar. Kaza yerinde toplanan deliller, tedavi sürecinde düzenlenen sağlık kayıtları ve sigorta şirketine sunulan evrak, alınacak tazminatın kapsamını doğrudan belirler. Sürecin her aşaması süreye bağlı işlemler içerdiğinden, geciktirilen başvuru ile eksik hazırlanan dosya sonradan telafi edilemeyen hap kayıplara dönüşür.
Trafik kazasından doğan taleplerin bir kısmı zorunlu trafik sigortası teminatı kapsamında sigorta şirketinden, bir kısmı doğrudan sürücü ve araç işleteninden karşılanır. Tedavi giderleri, çalışma gücü kaybından doğan zarar, destekten yoksun kalma tazminatı ve araç değer kaybı sigorta şirketine yöneltilirken, manevi tazminat ile teminat limitini aşan tutarlar kazaya karışan tarafın kendisinden istenir. Sigortasız, çalıntı veya sürücüsü kaçmış araçların karıştığı kazalarda bedensel zararlar ise Güvence Hesabı tarafından karşılanır ve talebin hangi muhataba yöneltileceğinin baştan doğru belirlenmesi, sürecin gecikmeden ilerlemesini sağlar.
Büromuzun tazminat hukuku alanında uzmanlaşan avukatlarınca trafik kazaları sonrasındaki hukuki sürece ilişkin hazırladığı rehberleri aşağıda bulabilir; kusur ve maluliyet raporlarının incelenmesi, sigorta şirketine ve Güvence Hesabı’na yapılacak başvuruların yürütülmesi, eksik ödeme yapılan dosyalarda Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulması, maddi ve manevi tazminat davalarının açılması ile araç değer kaybı taleplerinin takibi konularına ilişkin info@cozumavukatlik.com.tr mail adresi ya da 0 (541) 371 06 09 numaralı telefon ile avukatlarımızdan bilgi alabilirsiniz.
-
Ehliyetsiz Araç Kullanma, Sigorta, Rücu, Tazminat
Ehliyetsiz araç kullanmak Karayolları Trafik Kanunu gereğince idari para cezası gerektiren bir eylemdir. Bununla birlikte Zorunlu Mali Sigortası Genel Şartları gereğince ehliyeti iptal…
Devamını Oku » -
Trafik Kazası Heyet Raporu
Trafik kazası sonrası tazminat veya sigorta taleplerinde trafik kazası heyet raporu, mağdurun bedeni zararlarını belirlemek için düzenlenir. Trafik kazası heyet raporu, uzman…
Devamını Oku » -
47/1-c Trafik Cezası ve Kusur Oranı Nedir?
Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/1-c maddesi, trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen hususlara uymama ihlalini düzenler. Bu hüküm,…
Devamını Oku »
Trafik Kazası Sonrasındaki Hukuki Sürece İlişkin Merak Edilenler
Bu bölümde, trafik kazası ile beraber gündeme gelen hukuki süreçlere ilişkin merak edilen soruların yanıtlarını bulabilir, daha fazla bilgi ve yönlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Trafik kazası sonrası ilk olarak ne yapılmalıdır?
Polis yahut jandarmanın düzenlediği tutanaktaki kusur tespiti hukuk mahkemesini bağlamadığından, kusur oranı tazminat davasında bu deliller üzerinden yeniden incelenir. Kazada yaralanma belirtisi bulunmasa dahi tarafların aynı gün sağlık kuruluşuna başvurması, kaza ile sonradan ortaya çıkan rahatsızlık arasındaki nedensellik bağını ve maluliyet oranının tespiti açısından en önemli belgelerdendir.
Kusurlu sürücünün alkollü olması veya ehliyetsiz araç kullanması, zarar görenin zorunlu trafik sigortasından tazminat almasına engel teşkil etmez. Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesi kapsamında sigorta şirketi zarar göreni tazmin eder, ödediği tutarı sonrasında sigortalısına rücu eder. Kusurlu tarafın alkollü veya ehliyetsiz olduğunun kaza yerinde tutanağa geçirilmesi ise kusur dağılımını ağırlaştırdığından, manevi tazminat talebinin dayanağını güçlendirir.
Trafik kazasında kusur oranı nasıl belirlenir?
Kaza tespit tutanağındaki kusur değerlendirmesi ile ceza dosyasındaki bilirkişi raporu hukuk mahkemesini bağlamadığından, tazminat davasında kusur oranı trafik konusunda uzmanlaşmış bilirkişilerce yeniden incelenir. Bu inceleme, araçların çarpma noktaları, fren izlerinin uzunluğu, yolun durumu ve hız hesabı esas alınarak yapılır ve kusur taraflar arasında yüzdelik olarak paylaştırılır.
Kanun koyucu, kırmızı ışıkta geçme, arkadan çarpma, geri manevra, hatalı sollama ve dönüş kurallarına aykırılık gibi durumlarda kusuru baştan belirli tarafa yüklemiş olsa da, karşı tarafın hız sınırını aşması veya güvenli mesafeyi korumaması kusurun bölüşülmesi sonucunu doğurur.
Kusur oranı yükseldikçe alınacak tazminat aynı ölçüde azaldığından, bilirkişi raporuna iki hafta içinde itiraz edilmesi ve ek rapor ya da yeni bilirkişi incelemesi talep edilmesi, dosyanın sonucunu değiştiren kritik bir aşamadır çünkü rapor hükme esas alındıktan sonra aynı itiraz istinaf aşamasında ileri sürülemez.
Trafik kazasında yaralanan kişi hangi tazminatları talep edebilir?
Tedavi giderleri, hastane masraflarının yanında protez, ortez, tekerlekli sandalye, fizik tedavi, refakatçi ve ulaşım giderlerini de kapsar. Tedavinin ileride devam edeceği sağlık kurulu raporuyla ortaya konulduğunda gelecekte yapılacak masraflar da talep edilebilir.
Kazanç kaybı, iyileşme sürecinde çalışılamayan döneme ait geliri ifade ederken, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp maluliyet oranı üzerinden ömür boyu hesaplanır ve zararın asıl ağırlığını taşıyan kalemi oluşturur.
Sigortasız çalışan, ev hanımı veya öğrenci olan kazazedelerin talep hakkı da mevcuttur. Gelir belgesi sunulamadığında hesap asgari ücret üzerinden yapılır, ev hanımlarının ev içi emeği ise Yargıtay içtihadıyla ekonomik değer sayıldığından maluliyet oranı bu emek üzerinden tazmin edilir.
Bu kalemlerin tamamı zorunlu trafik sigortasının sakatlanma ve tedavi giderleri teminatı kapsamında sigorta şirketinden istenir, teminat limitini aşan kısım ile manevi tazminat ise sürücü, araç işleteni ve varsa işverene yöneltilir.
Maluliyet oranı nasıl tespit edilir?
Raporun tedavi tamamlanmadan alınması, zarar görenin en sık karşılaştığı kayıp sebebidir. Kırık kaynamadan, protez uygulaması yahut fizik tedavi süreci sonuçlanmadan yapılan değerlendirme iyileşme ihtimalini de hesaba kattığından oran gerçek kaybın altında çıkar. Birden fazla organda zarar oluştuğunda oranlar toplanmaz, Balthazard formülüyle birleştirilir ve her zararın kalan sağlam beden gücü üzerinden hesaplanması sağlanır.
Maluliyet oranı, tazminatın hesabında geliri çarpan unsur olduğundan, rapora karşı iki hafta içinde itiraz edilerek Adli Tıp Kurumu’ndan yeniden değerlendirme istenmesi, oranın düşük tespit edildiği dosyalarda sonucu değiştiren tek yoldur.
Destekten yoksun kalma tazminatını kimler talep edebilir?
Desteğin sürekli olarak para biçiminde verilmesi şart değildir, ev işlerinin görülmesi ve çocukların bakımı gibi düzenli hizmet sağlayan katkılar da Yargıtay içtihadında destek sayılır, bu nedenle çalışmayan eşin ölümünde de tazminat doğar.
Henüz destek vermeyen küçük çocuğun ölümü halinde anne babanın talep hakkı, çocuğun ileride sağlayacağı farazi destek üzerinden kabul edilir ve destek süresi çocuğun öğrenim durumu ile evlenme ihtimali gözetilerek belirlenir.
Tazminat hesabında ölenin gelirinden kendisine ayıracağı pay düşülür, kalan tutar hak sahipleri arasında paylaştırılır ve her hak sahibi için desteğin süreceği süre ayrı hesaplandığından, çocuklar destekten çıktıkça paylar yeniden dağıtılır. Ölenin kendi kusuru bulunması durumunda ise hesaplanan tutardan bu oranda indirim yapılır.
Manevi tazminat hangi durumlarda talep edilebilir?
Yaralanmalı kazalarda tedavi süresi, ameliyat sayısı, vücutta kalan iz ve günlük yaşamdaki kısıtlanma, oran doğurmayan yaralanmalarda dahi manevi tazminatın talebinin dayanaklarıdır.
Ölümlü trafik kazalarında ise talep hakkı yakınlara aittir ve destekten yoksun kalma tazminatında olduğu gibi mirasçılık sıfatı aranmaz, ölenle arasındaki duygusal bağı ispatlayan kardeş ve nişanlı da tazminat isteyebilir.
Ağır bedensel zararlarda yakınların kendi manevi tazminat talebi de kabul edilir. Zarar görenin sürekli bakıma muhtaç hale gelmesi gibi durumlarda eş, anne, baba ve çocukların yaşadığı üzüntü ölüme yaklaşan ağırlıkta sayılır.
Mahkeme, tutarı belirlerken tarafların kusur derecesini, ekonomik durumlarını, olayın gerçekleşme biçimini ve zararın ağırlığını değerlendirir. Kusurlu sürücünün alkollü olması veya sürücü belgesiz araç kullanması kusuru ağırlaştırdığından, hükmedilen tutarı yükselten sebepler arasında yer alır. Maddi tazminattan farklı olarak manevi tazminat zorunlu trafik sigortası teminatının dışında kaldığından, talep doğrudan sürücüye, araç işletenine ve varsa işverene yöneltilir.
Araç değer kaybı nedir, kimden talep edilir?
1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlar değişikliğiyle değer kaybı, zorunlu trafik sigortasının maddi zararlar teminatı kapsamına alınmış ve hasar dosyasından ayrı yürüyen başvuru süreci sona ermiştir.
Kaza ihbarının ardından EKSİST üzerinden otomatik ve sıralı biçimde atanan eksper, araçtaki hasar bedelini ve değer kaybı tutarını tek raporda belirler, değer kaybı hasar dosyasına eklenerek onarım bedeliyle birlikte araç sahibine ödenir. Eksper görevlendirilmesi, maddi hasar teminat limitinin onda birini aşan dosyalarda zorunlu tutulmuştur.
Hazırlanan ekspertiz raporuna araç sahibi üç iş günü içinde itiraz edebilir, itiraz üzerine yeni eksper görevlendirilir ve ikinci ekspertizin masrafı itiraz eden tarafça karşılanır. Değer kaybının doğması için kazada kusursuz olmak şart değildir, kusur oranı yalnızca ödenecek tutarı azaltır. Tam kusurlu sürücü kendi aracındaki değer kaybını talep edemez, aracın pert olarak değerlendirilmesinde ise kaza öncesi rayiç bedel ödendiğinden ayrıca değer kaybı istenemez.
Eksper raporundaki tutarın gerçek zararın altında kalması durumunda Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine yazılı başvuru yapılarak Sigorta Tahkim Komisyonu’na gidilir ya da dava açılır.
Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 E. ve 2020/40 K. sayılı kararıyla Kanun’un 90 ve 92. maddelerindeki genel şartlara atıf yapan ibareler iptal edildiğinden, yargılama aşamasında zarar, aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki gerçek fark üzerinden belirlenir.
Dava açmadan önce sigorta şirketine başvurmak zorunlu mudur?
Sigorta şirketi başvuruya on beş gün içinde yazılı cevap vermez yahut talebi reddederse dava şartı yerine getirilmiş sayılır ve zarar gören dilerse doğrudan dava açar, dilerse Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurur.
Belgeler tamamlandıktan sonra sekiz iş günü içinde ödeme yapılmaması durumunda Kanun’un 99. maddesi uyarınca temerrüt faizi işlemeye başladığından, başvuru tarihinin ve teslim edilen evrakın kayıt altına alınması faiz talebinin dayanağını oluşturur.
Sigorta şirketinin yaptığı ödeme gerçek zararın altında kaldığında bakiye tutar için dava açma hakkı saklıdır fakat ödeme sırasında imzalanan belgenin ibraname niteliği taşıması sonradan ileri sürülecek talebi zorlaştırdığından, belgenin yalnızca kısmi ödeme makbuzu olarak düzenlenmesi ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunun yazılması gerekir.
Sigortasız veya kaçan aracın karıştığı kazada tazminat alınabilir mi?
Başvuru, kaza tespit tutanağı ile zararı ispatlayan tedavi belgeleri, maluliyet raporu ve gelir belgeleri eklenerek Güvence Hesabı’na yazılı olarak yapılır, ödeme kaza tarihinde yürürlükte olan zorunlu trafik sigortası teminat limitleri ile sınırlı tutulur.
Kaçan aracın sonradan tespit edilmesi durumunda Güvence Hesabı ödediği tutarı sorumlulara rücu eder ve bu durum zarar görenin başvurusunu etkilemez. Güvence Hesabı’na başvuru da sigorta şirketine başvuruda olduğu gibi dava şartı niteliği taşıdığından, başvuru yapılmadan açılan dava usulden reddedilecektir. Talebin reddi veya ilgili süre içerisinde cevap gelmemesi durumunda dosya Sigorta Tahkim Komisyonu’na taşınır ya da dava açılır.
Trafik kazası tazminat davasında zamanaşımı süresi kaç yıldır?
Kaza aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ve Türk Ceza Kanunu daha uzun bir dava zamanaşımı öngörüyorsa, uzun olan süre tazminat talebine de uygulanır. Yaralanmalı kazalarda taksirle yaralama suçunun sekiz yıllık, ölümlü kazalarda taksirle öldürme suçunun on beş yıllık dava zamanaşımı süresi tazminat talebi için de geçerli sayılır ve uygulamada sürenin uzaması sonucunu doğurur.
Sürenin başlangıcı zararın öğrenildiği ana bağlandığından, maluliyetin sonradan ortaya çıktığı veya tedavinin uzun sürdüğü dosyalarda süre kaza tarihinden değil, maluliyet raporunun düzenlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Sigorta şirketine yapılan yazılı başvuru zamanaşımını durdurur ve süre başvurunun cevaplandığı tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. Sigorta şirketinin kısmi ödeme yapması da borcu kabul anlamına geldiğinden aynı sonucu doğurur.
Zamanaşımı süresinin dolması talep hakkını tamamen ortadan kaldırdığından ve mahkeme tarafından resen dikkate alınmayıp karşı tarafın defi ileri sürmesiyle değerlendirildiğinden, sürenin takibi dosyanın en kritik unsurunu oluşturur.
Trafik kazası tazminat davası hangi mahkemede açılır ve ne kadar sürer?
Yetkili mahkeme bakımından zarar görene seçim hakkı tanınmıştır. Dolayısıyla dava, kazanın meydana geldiği yer, davalının yerleşim yeri, sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer ya da zarar görenin kendi yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.
Yargılama süresi açısından, trafik kazalarında kusur incelemesi, maluliyet raporunun alınması ve bilirkişi raporları ve itiraz süreçleri dikkate alındığında uygulamada ilk derece yargılamanın 2-3 yıl arasındaki sonuçlanması gerçekçi bir süredir. Adli Tıp Kurumu’ndan rapor beklenmesi, bilirkişi raporlarına yapılan itirazlar üzerine ek rapor alınması ve tazminat tutarının artırılması için gündeme getirilen talepler, dava sürecini uzatan başlıca işlemlerdir.
Sigortacılık Kanunu uyarınca hakemler başvuruyu dört ay içinde karara bağlamakla yükümlü olduğundan dolayı sigorta şirketine yöneltilen taleplerde tahkim başvurusu dosyanın daha hızlı sonuçlanmasını sağlar. Burada sigorta şirketinin önerdiği tutar üzerinden bir değerlendirme ve pazarlık yapmak gerekir.
Trafik kazası avukatı süreçte hangi işlemleri yürütür?
Süreç, kaza tespit tutanağının ve ceza soruşturması dosyasının temin edilmesi, kamera kayıtlarının silinmeden dosyaya kazandırılması için kolluğa ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na talepte bulunulması, tedavi evrakı ile gelir belgelerinin toplanması aşamasıyla başlar.
Tedavinin tamamlanmasının ardından yetkili sağlık kuruluşundan maluliyet raporunun alınması, kaza tarihine göre uygulanması gereken yönetmeliğin denetlenmesi ve oranın düşük tespit edildiği durumlarda Adli Tıp Kurumu’ndan yeniden değerlendirme istenmesi, tazminat tutarını belirleyen aşamayı oluşturur.
Dava şartı olan sigorta başvurusunun eksiksiz evrakla yapılması, cevap ve ödeme sürelerinin takip edilmesi, ödeme yetersiz kaldığında imzalanacak belgenin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi ödeme makbuzu şeklinde düzenlenmesi, sonradan bakiye talebinde bulunulmasını mümkün kılar. Dava aşamasında ise kusur ve hesap bilirkişisi raporlarına süresi içinde itiraz edilmesi, ek rapor talep edilmesi ve zamanaşımı sürelerinin takibi, dosyanın sonucunu doğrudan belirleyen işlemlerdir. Kararın kesinleşmesinin ardından ilamın icraya konulması ve tahsilatın sağlanmasıyla süreç tamamlanır.
Trafik kazalarında hukuki sürecin her aşamasında süreye bağlı ve detay prosedürler barındıran işlemler bulunduğundan, ilk andan itibaren bu alanda çalışan bir avukat yönlendirmesi ile ilerlemek hak kayıplarının önüne geçeceği gibi tazminat taleplerinin daha kısa sürede sonuçlanmasına yardımcı olacaktır.